>ÖATLAK KAZAN<
Majenta tam yabancının karşısına otururken içinde dalglanan bir güç hisseder. Daha önce hiç hissetmediği kadar güçlü bir duygudur bu.Az önce söylediği şey yankılanır kulağında "Geleceğimde ne göreceğinizi merak ettim."
Etrafı değişti, han inşa edilmeden öncesini gördü. ZAMAN hızla aktı karşısında hana daha girmemiş ama ileride girecek kişileri gördü. Olacak olaylara tanıklık etti.
Herşey geçtikten sonra farketti ki aslında bir saniye bile geçmemişti. şaşkınlıkla etrafına bakındı. Handaki çoğu kişinin normal şekilde işlerine devam ettiklerini gördü.İşlerini bırakmış olanlar sadece içerdeki büyücülerdi. Onlarda daha önce hiç hissetmedikleri bir gücün varlığını hissetmiştirlerdi.Karşısındaki adamın hissettiği güçten dolayı şaşırmış yüzüne baktı ve "galiba sizin kaderim hakkındaki yorumlarınıza ihtiyacım kalmadı yabancı.ama hikayelerinizi dinleyebilirim." Hikayenin ne olduğunu,nasıl biteceğini bildiği halde sabırsızlıkla bekliyormuş gibi yaptı.
Ve Lorduna içinden şükran dolu bir dua mırıldandı.Lordunun onu duyacağını bilerek içinden konuştu."Lord Dragonfire, Büyünün ve Zamanın efendisi, size şükranlarımı sunuyor ve inancımı herzaman taşıyacağımı bilmenizi istiyorum"
Etrafı değişti, han inşa edilmeden öncesini gördü. ZAMAN hızla aktı karşısında hana daha girmemiş ama ileride girecek kişileri gördü. Olacak olaylara tanıklık etti.
Herşey geçtikten sonra farketti ki aslında bir saniye bile geçmemişti. şaşkınlıkla etrafına bakındı. Handaki çoğu kişinin normal şekilde işlerine devam ettiklerini gördü.İşlerini bırakmış olanlar sadece içerdeki büyücülerdi. Onlarda daha önce hiç hissetmedikleri bir gücün varlığını hissetmiştirlerdi.Karşısındaki adamın hissettiği güçten dolayı şaşırmış yüzüne baktı ve "galiba sizin kaderim hakkındaki yorumlarınıza ihtiyacım kalmadı yabancı.ama hikayelerinizi dinleyebilirim." Hikayenin ne olduğunu,nasıl biteceğini bildiği halde sabırsızlıkla bekliyormuş gibi yaptı.
Ve Lorduna içinden şükran dolu bir dua mırıldandı.Lordunun onu duyacağını bilerek içinden konuştu."Lord Dragonfire, Büyünün ve Zamanın efendisi, size şükranlarımı sunuyor ve inancımı herzaman taşıyacağımı bilmenizi istiyorum"
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Anaaa bana geleceğimi söyleyenbilir misiniz yaa amca merak ettim şimdi yaaa anlatsanıza biraz. hadi hadi nooolur. Bakın bi şalgam suyu daha veririm vallahi. Işıldamakta olan kıza bakar sonra tekrar adama döner yaa merak ettim acaba bi anlatsana ne olacakmış gelecekte bana yaa...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Yabancı içeri girdiğinden beri onu hayretle izlemekteyi. Evet garip bir duygu hissetmişti. Aslında fiziksel bir his olduğu döylenemezdi. Sanki ruhunda bir çeşit dalgalanma olmuştu.
şimdi ise gördüklerine ya da gördüğünü dandığı şeylere hayret etti. Ağzı açık olduğu yerde kalakalmıştı.hayretle majentaya baktı ve sonra yabancıya. Altına bir sandalye çekti. Oturdu. Birşey söyleyecek oldu, vazgeçti.
şimdi ise gördüklerine ya da gördüğünü dandığı şeylere hayret etti. Ağzı açık olduğu yerde kalakalmıştı.hayretle majentaya baktı ve sonra yabancıya. Altına bir sandalye çekti. Oturdu. Birşey söyleyecek oldu, vazgeçti.
Masaya oturan Efla'ya baktı.Yüzündeki şaşkın ifadeyi farketti.Nasıl olabirdi? O da mı Görmüştü?
Artık Lord Dragonfire'ın bağşettiği gücünü daha kontrollu kullanabiliyordu. Konsantrasyonunu sağladı ve zamanda geriye gitti.Sandalyeye otururken'e. O anda farketmişti. Gücünü kontrol edemediği için Efla'nın da bazı şeyleri görmesini sağlamıştı.Başka bir gücünü daha farketti ve Lord Dragonfire'a bir şükran duası daha etti. Ama Majenta'nın gücü yetmediğinden Efla'ya herşeye gösterememişti.Bu sefer şanslıydı.Ama bir daha ki sefere güçlerini kontrol etmeliydi.
Efla'ya "çaktırma sakin ol" gibi bir bakış attı ve tekrar yabancıya dönüp hikayeyi bekledi.
Artık Lord Dragonfire'ın bağşettiği gücünü daha kontrollu kullanabiliyordu. Konsantrasyonunu sağladı ve zamanda geriye gitti.Sandalyeye otururken'e. O anda farketmişti. Gücünü kontrol edemediği için Efla'nın da bazı şeyleri görmesini sağlamıştı.Başka bir gücünü daha farketti ve Lord Dragonfire'a bir şükran duası daha etti. Ama Majenta'nın gücü yetmediğinden Efla'ya herşeye gösterememişti.Bu sefer şanslıydı.Ama bir daha ki sefere güçlerini kontrol etmeliydi.
Efla'ya "çaktırma sakin ol" gibi bir bakış attı ve tekrar yabancıya dönüp hikayeyi bekledi.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Yaşlı adam tozlu kitabı kaba bir hareketle masaya koydu ve kitabın altından toz fışkırdı...Cübbesinin içerisinden kuştüyü bir kalem çıkardı ve kader bekleyenin eline tutuşturdu...
Tİtrek elleriyle eski kitabında boş bir sayfa açtı ve kiatbı kedni önüncden kader bekleyenin önüne çevirdi.
Kalem kaderbekleyenin elinde hızlıca hareket etmeye başladı ve kitabın üzerine geçti...
hiç durmadan yazdı, yazdı.
sayfanın sonuna geldiğinde kalem elinden düştü ve kitap kendiliğinden kapandı.....
YAzdıkalrını sadece sen biliyorsun evlat...
geleceğini gördün...
Ardından Majentaya bir deste uzatır
"kaderini çek"
majenta desteden bir kart çekti ve yüzünü çevirdi.. kartta kocaman bir güneş durmaktaydı....
Yaşlı adam karta baktı ve
" Kaderin açık ve parlak gözüküyor evlat, bu kartı kaybetme"
E artık benim de gitme vaktim geldi...yaşlı bir çingeneye gösterdiğiniz konukseverlik asla unutulmayacaktır....
çıkmak üzereyken Majenta nın eline bir madalyon tutuşturu...
"bunu hanının girişine as bu seni beladan koruyacaktır, kötü niyetlileri buradan uzak tutar, hanına bereket getirir"
Tİtrek elleriyle eski kitabında boş bir sayfa açtı ve kiatbı kedni önüncden kader bekleyenin önüne çevirdi.
Kalem kaderbekleyenin elinde hızlıca hareket etmeye başladı ve kitabın üzerine geçti...
hiç durmadan yazdı, yazdı.
sayfanın sonuna geldiğinde kalem elinden düştü ve kitap kendiliğinden kapandı.....
YAzdıkalrını sadece sen biliyorsun evlat...
geleceğini gördün...
Ardından Majentaya bir deste uzatır
"kaderini çek"
majenta desteden bir kart çekti ve yüzünü çevirdi.. kartta kocaman bir güneş durmaktaydı....
Yaşlı adam karta baktı ve
" Kaderin açık ve parlak gözüküyor evlat, bu kartı kaybetme"
E artık benim de gitme vaktim geldi...yaşlı bir çingeneye gösterdiğiniz konukseverlik asla unutulmayacaktır....
çıkmak üzereyken Majenta nın eline bir madalyon tutuşturu...
"bunu hanının girişine as bu seni beladan koruyacaktır, kötü niyetlileri buradan uzak tutar, hanına bereket getirir"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Giden adamın arkasından baktı.Kaderini görmek değşik bir his yaratmıştı içinde. Ama hayatını pek etkileyeceğini sanmıyordu. Ne de olsa görmesi gereken herşeyi ZAMANı geldiğinde görecekti.
Adamın verdiği madalyonu kibarca aldı ama kapıya asmadı. Lordu'na olan inancını onu koruyacağına sonuna kadar inanıyordu.Bu yüzden madalyonu tezgahın altına bıraktı ve diğer müşterilerle ilgilenmeye başladı.
Adamın verdiği madalyonu kibarca aldı ama kapıya asmadı. Lordu'na olan inancını onu koruyacağına sonuna kadar inanıyordu.Bu yüzden madalyonu tezgahın altına bıraktı ve diğer müşterilerle ilgilenmeye başladı.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Palisdan adamın gidişi üzerine hanı hareketlendirmek için ortaya neşeli hareketlerle çıktı, gülümsemesi için çaba göstermesi gerekmedi buranın böyle bir güzelliği vardı.
"Bu şarkıyı eskiden bir elf kolcusundan duymuştum, neşeli adamdı hani. Bakalım nasıl bulacaksınız."
Ben sabah akşam demem gezerim altın güneşin altında
Haşır neşir olmuşum etrafta gördüğünüz türlü ağaçlarla
Bakmayın öylece durduklarına gölgeleri ferahlatır da
Sen de öyle durma hiç çekinme gövdesine yaslansana
Oklarım hiç şaşmaz sadaktan çıkarttığım gibi fırlar hızlı
Namı tüm diyara yayılmış oklarım ki bilinen en şaşmazı
Okumun mesafesinde gözüm kapalı vururum uçan kazı
Her vakit oklarım hazır ben beklemem öyle kışı yazı
Sen ozanmışsın artık şaşmaz okçuluğuma yazarsın yazı
"Bu şarkıyı eskiden bir elf kolcusundan duymuştum, neşeli adamdı hani. Bakalım nasıl bulacaksınız."
Ben sabah akşam demem gezerim altın güneşin altında
Haşır neşir olmuşum etrafta gördüğünüz türlü ağaçlarla
Bakmayın öylece durduklarına gölgeleri ferahlatır da
Sen de öyle durma hiç çekinme gövdesine yaslansana
Oklarım hiç şaşmaz sadaktan çıkarttığım gibi fırlar hızlı
Namı tüm diyara yayılmış oklarım ki bilinen en şaşmazı
Okumun mesafesinde gözüm kapalı vururum uçan kazı
Her vakit oklarım hazır ben beklemem öyle kışı yazı
Sen ozanmışsın artık şaşmaz okçuluğuma yazarsın yazı
Taşlar unutana dek...
Palisdanın güzel müziğinin eşliğinde handa sessizce oturan kişiye baktı. Yabancıyla konuşurken içeri girdiğini fark etmemişti.Bir süre inceledi ve etrafına baktı. Arkadaşlarının adamı fark etmediğini görünce adama doğru ilerledi.Palisdanın şarkısını bitirdiğini duyunca alkışlamaya başladı. Handaki diğerleri alkışlara devam ederken adamın karşısına geçti ve "size nasıl yardımcı olabilirim" dedi yüzündeki sıcak gülümsemeyle.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Adamın görüntüsünden pek hoşnut kalmamış olan drowun eli kılıcnın kabzasında her an çekmeye hazır duruyordu. majenta'nın kaşlarını yukarı kaldırması üzerine elini kabzadan çekti. Ama her zaman için hazırdı. Onu koruyabileceğini biliyordu. Kılıcını çekip adamın boynuna dayamak iki saniyesini alırdı en fazla. Tezgahın yanından kalkıp kapıya gitti. Bir yandan içeri girenleri gözlerken bir yandan da adamı şüpheli bir şekilde izliyordu. Sonra belki de çok tedbirliyim diye düşündü. Ama o bunun için buradaydı.
Alkış dindikten sonra Sevecen bir bakışla Firble'a baktı. "Bir düşün belki de kaderini görmek, olanlara şaşırmamak sıkıcı olurdu senin için. Zamanı geldiğinde öğrenirsin."Sesi biraz kalınlaştı"Hem böylesi daha eğlenceli olmaz mı?"Firble'a göz kırptı. Ardından yeni gelenlerle ilgilenen majentayı gördü. Sanırım biraz yardım etmeliyim dedi içinden .
-
Cyan Bloodbane
- Kullanıcı

- Posts: 77
- Joined: Tue Apr 13, 2004 10:15 pm
- Location: Solamnia
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
