Kan ve Gözyaşı
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Kan ve Gözyaşı
Bir sonbahar sabahıydı,
Gökyüzüyle yeryüzü arasındaki pembemsi çizgi güneşin tekrar doğacağını müjdeliyordu..
Aeron yataktan bir tüy edasıyla doğruldu ve hızla hazırlanmaya başladı. Altın rengi zırhını üzerine geçirdi ( kendine özel bir zırhtı ve tüğ kadar hafif adementit kadar sağlamdı..)gümüşi kılıcını belinin yanına astıktan sonra üzerine açık kahverengi bir paçavra geçirdi...
Evin kapısını araladı ve şöyle bir etrafa baktı..Vakit çok erken olsa bile birileri uyanık olabilirdi, belki bir dilenci, belki bir hırsız. Kimsenin onu görmemesi gerekiyordu çünkü o Tanrısının emirlerine karşı çıkmıştı..
Aeron kapının aralığından dışarı süzüldü ve kapıyı sessizce kapattı ve kasabadan hızla ayrıldı....
Yol boyunca yaptıklarını düşündü, Aeron bir insana aşıktı, tanrısı ise bu aşkı yasaklamıştı ama dün gece Aeron bu yasağı kırmış ve o insanla beraber olmuştu. şimdi ise kimseye görünmemesi gerekiyordu...
Uzunca bir süre yürüdükten sonra döndü ve kasabayı mavi gözleriyle şöyle bir süzdü.. Aşık olduğu kadın oradaydı, kendisi de orada olmalıydı.
Aşk duyularını öyle bir köreltmişti ki onu izleyen gölgeyi görmedi bile...
Aeron yeterince uzaklaştığını düşündü ve paçavraları üzerinden attı...Kürek kemiği hizasından çıkan iki bembeyaz kanat tüm görkemiyle açıldı ve düzenli hareketlerle onu bulutlara doğru taşımaya başladılar...
Bulutların arasında ilerlemeye devam ederken Lord'unun sesi kulaklarını çınlattı... "AERONNnnn!!!"
Ses kızgındı ve Aeron paniklemişti..Sağına soluna bakındı ve derken altından yükselen devasa bir el ve karşısında Lordunu, Savaş Tanrısını gördü..
Aeron savaş tanrısının en gözde meleği idi ve saygıyla lordunun önünde eğildi, başını kaldırdığında ise lordunun diğer elinde duran gölge haberciyle göz göze geldi....
yakalandığını anlayan Aeron kısık bir sesle "lordum.." diye geveledi..
Savaş Tanrısının sesi Aeronunkini ezdi ve üste çıktı..
"Kurallarımı çiğnedin ve o insanla birlikte oldun Aeron. Sakın itiraz etmeye çalışma ve hiç değilse onurlu bir şekilde cezanı kabul et..."
Aeron kabul ettiği anlamında başını önüne eğdi..
"Ã?ezan, sonsuza kadar uğruna tanrının sözlerini çiğnediğin insanların yanında yaşamak......"
Aeron daha ağzını açmadan tanrısı onu tuttu elini sıkmış ve havaya kaldırmıştı. bir sonraki hamlede onu yeryüzüne doğru fırlattı..
İnanılmaz bir hızla yere yaklaşan meleğin kanatlarından tükler kopuyor ve çatırdamalar geliyordu, Aeron bağırmak için ağzını açtığında rüzgar çığlıkları ağzına tıkıyodu.
Kasabanın yakınlarında bir yere düşecekti, yer yaklaştı, yaklaştı ve sonunda Aeron yere tüm hızıyla çarptı..önce gözleri karardı ardından inanılmaz bir acı bütün vücudunu kapladı ve bilinci de dış ortama kapandı...
Gökyüzüyle yeryüzü arasındaki pembemsi çizgi güneşin tekrar doğacağını müjdeliyordu..
Aeron yataktan bir tüy edasıyla doğruldu ve hızla hazırlanmaya başladı. Altın rengi zırhını üzerine geçirdi ( kendine özel bir zırhtı ve tüğ kadar hafif adementit kadar sağlamdı..)gümüşi kılıcını belinin yanına astıktan sonra üzerine açık kahverengi bir paçavra geçirdi...
Evin kapısını araladı ve şöyle bir etrafa baktı..Vakit çok erken olsa bile birileri uyanık olabilirdi, belki bir dilenci, belki bir hırsız. Kimsenin onu görmemesi gerekiyordu çünkü o Tanrısının emirlerine karşı çıkmıştı..
Aeron kapının aralığından dışarı süzüldü ve kapıyı sessizce kapattı ve kasabadan hızla ayrıldı....
Yol boyunca yaptıklarını düşündü, Aeron bir insana aşıktı, tanrısı ise bu aşkı yasaklamıştı ama dün gece Aeron bu yasağı kırmış ve o insanla beraber olmuştu. şimdi ise kimseye görünmemesi gerekiyordu...
Uzunca bir süre yürüdükten sonra döndü ve kasabayı mavi gözleriyle şöyle bir süzdü.. Aşık olduğu kadın oradaydı, kendisi de orada olmalıydı.
Aşk duyularını öyle bir köreltmişti ki onu izleyen gölgeyi görmedi bile...
Aeron yeterince uzaklaştığını düşündü ve paçavraları üzerinden attı...Kürek kemiği hizasından çıkan iki bembeyaz kanat tüm görkemiyle açıldı ve düzenli hareketlerle onu bulutlara doğru taşımaya başladılar...
Bulutların arasında ilerlemeye devam ederken Lord'unun sesi kulaklarını çınlattı... "AERONNnnn!!!"
Ses kızgındı ve Aeron paniklemişti..Sağına soluna bakındı ve derken altından yükselen devasa bir el ve karşısında Lordunu, Savaş Tanrısını gördü..
Aeron savaş tanrısının en gözde meleği idi ve saygıyla lordunun önünde eğildi, başını kaldırdığında ise lordunun diğer elinde duran gölge haberciyle göz göze geldi....
yakalandığını anlayan Aeron kısık bir sesle "lordum.." diye geveledi..
Savaş Tanrısının sesi Aeronunkini ezdi ve üste çıktı..
"Kurallarımı çiğnedin ve o insanla birlikte oldun Aeron. Sakın itiraz etmeye çalışma ve hiç değilse onurlu bir şekilde cezanı kabul et..."
Aeron kabul ettiği anlamında başını önüne eğdi..
"Ã?ezan, sonsuza kadar uğruna tanrının sözlerini çiğnediğin insanların yanında yaşamak......"
Aeron daha ağzını açmadan tanrısı onu tuttu elini sıkmış ve havaya kaldırmıştı. bir sonraki hamlede onu yeryüzüne doğru fırlattı..
İnanılmaz bir hızla yere yaklaşan meleğin kanatlarından tükler kopuyor ve çatırdamalar geliyordu, Aeron bağırmak için ağzını açtığında rüzgar çığlıkları ağzına tıkıyodu.
Kasabanın yakınlarında bir yere düşecekti, yer yaklaştı, yaklaştı ve sonunda Aeron yere tüm hızıyla çarptı..önce gözleri karardı ardından inanılmaz bir acı bütün vücudunu kapladı ve bilinci de dış ortama kapandı...
Last edited by Oren_Dautry on Sat Apr 30, 2005 8:21 pm, edited 1 time in total.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Aralanan göz kapaklarının arasından ona gülümseyen bir elf bayan gördü. Acılarına aldırmadan doğrulmaya çalıştı ama elf bayan onu şiddetle geriye bastırdı.Hâla gülümsemesi duratındaydı."Seni bulduğumuzda kötü yaralanmıştın."dedi."Dinlenmen gerekli."
Aeron gözlerini kırparak ona baktı ve bu güzelliğe hayran kaldı.Sonra aniden neler olduğunu anlayınca etrafına bakındı ve artık o güzel kanatlarının olmadığını fark etti.Tanrısı gerçektende onu cezalandırmıştı. şimdi hayatının geri kalan kısmını faniler arasında yaşamak zorundaydı.
Gözleri yalvarırcasına gökyüzüne kalktı ama gökyüzünün bir evin tavanı ile engellendiğini görünce içini bir dehşet kapladı."Neredeyim ben?"diye sordu.
"Elf şehri Lianadasın."dedi elf kadın."Seni bulduğumuz yere fazla uzak değil."
Aeron doğrulmaya çalıştı."Gitmem gerekli!"dedi.
Elf kadını onu yeniden yatağa bastırarak "Henüz değil."dedi."Ã?ncelikle tamamen iyileşmelisin."
Aeron gözlerini kırparak ona baktı ve bu güzelliğe hayran kaldı.Sonra aniden neler olduğunu anlayınca etrafına bakındı ve artık o güzel kanatlarının olmadığını fark etti.Tanrısı gerçektende onu cezalandırmıştı. şimdi hayatının geri kalan kısmını faniler arasında yaşamak zorundaydı.
Gözleri yalvarırcasına gökyüzüne kalktı ama gökyüzünün bir evin tavanı ile engellendiğini görünce içini bir dehşet kapladı."Neredeyim ben?"diye sordu.
"Elf şehri Lianadasın."dedi elf kadın."Seni bulduğumuz yere fazla uzak değil."
Aeron doğrulmaya çalıştı."Gitmem gerekli!"dedi.
Elf kadını onu yeniden yatağa bastırarak "Henüz değil."dedi."Ã?ncelikle tamamen iyileşmelisin."
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Aeron kendine geldiğinde olanların bir rüya olmasını umut ediyordu ama olanların hepsi bütün vücudunu kaplyan acı kadar gerçekti..
Bundan sonra başına gelecekleri az çok tahmin ediyordu ve bu tahminler onu iliklerine kadar titretiyordu..
Gözünü güzel işlemelerle dolu odanın içinde gezdirdi, bir köşede duran kılıcını ve zırhını gördü. Gözleri yavaşca kendi üzerine kaydı ve oradan tekrar güzel elfe baktı.. Güvende olduğuna kanaat getirdikten sonra yavaşca gözlerini kapattı.
Ã?nceki hayatından ona kalan şeyler vardı, bunlara en basit işaretler göğsündeki meleklere özgü işaret, mavi parlak iki göz ve eşyalarıydı. Daha fazlası olmasını umut ederek kendini dinlenmeye bıraktı...
Bundan sonra başına gelecekleri az çok tahmin ediyordu ve bu tahminler onu iliklerine kadar titretiyordu..
Gözünü güzel işlemelerle dolu odanın içinde gezdirdi, bir köşede duran kılıcını ve zırhını gördü. Gözleri yavaşca kendi üzerine kaydı ve oradan tekrar güzel elfe baktı.. Güvende olduğuna kanaat getirdikten sonra yavaşca gözlerini kapattı.
Ã?nceki hayatından ona kalan şeyler vardı, bunlara en basit işaretler göğsündeki meleklere özgü işaret, mavi parlak iki göz ve eşyalarıydı. Daha fazlası olmasını umut ederek kendini dinlenmeye bıraktı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
En sonunda uyandığında kendisini gayet iyi hissediyordu ve yavaşça yattığı yumuşak yataktan kalktı.Kapı açıldı ve içeriye güzel elf girdi.Aeron bu elfte onu bu kadar etkileyen ne olduğunu bir türlü çıkaramıyordu.
Ona bakan güzel elf "iyileşmişsin!"dedi.
Aeron başını sallayarak onayladı.Gömleğini sırtına taktı ve önünü iliklemeye başladı.Birden elfin gözlerinin üzerinde olduğunu hissedince bakışlarını kaldırdı ve elfin neye baktığını gördü.Güzel elf göğsündeki meleklere özgü işarete bakıyordu.Aeron ise hislerinin tamamen kaybolmadığını fark etti.Yoksa kızın gözlerinin üzerinde olduğunu nasıl hissedebilirdi ki?
"Bu işareti başka bir yerde gördüm!"dedi güzel elf eli ile göstererek ve Aeron'u korkutarak.Eğer işaretin anlamını biliyorduysa bu hayattaki yeri ve geldiği yer sürekli olarak sorgulanırdı.
O hızla düğmelerini iliklerken kız "Ama şu anda nerede gördüğümü hatırlamıyorum."dedi.
Aeron kılıcını ve kalkanını aldıktan sonra kapıya doğru yöneldi ve birkez daha elfin gözlerini üzerinde hissedince durdu.Hisleri gerçektende tamamen körelmemişti.
"Nereye gidiyorsun?"diye sordu güzel elf kızı.
Aeron bir an sessiz durduktan sonra cevapladı. "Umare köyüne Biri ile buluşmaya!"
Ona bakan güzel elf "iyileşmişsin!"dedi.
Aeron başını sallayarak onayladı.Gömleğini sırtına taktı ve önünü iliklemeye başladı.Birden elfin gözlerinin üzerinde olduğunu hissedince bakışlarını kaldırdı ve elfin neye baktığını gördü.Güzel elf göğsündeki meleklere özgü işarete bakıyordu.Aeron ise hislerinin tamamen kaybolmadığını fark etti.Yoksa kızın gözlerinin üzerinde olduğunu nasıl hissedebilirdi ki?
"Bu işareti başka bir yerde gördüm!"dedi güzel elf eli ile göstererek ve Aeron'u korkutarak.Eğer işaretin anlamını biliyorduysa bu hayattaki yeri ve geldiği yer sürekli olarak sorgulanırdı.
O hızla düğmelerini iliklerken kız "Ama şu anda nerede gördüğümü hatırlamıyorum."dedi.
Aeron kılıcını ve kalkanını aldıktan sonra kapıya doğru yöneldi ve birkez daha elfin gözlerini üzerinde hissedince durdu.Hisleri gerçektende tamamen körelmemişti.
"Nereye gidiyorsun?"diye sordu güzel elf kızı.
Aeron bir an sessiz durduktan sonra cevapladı. "Umare köyüne Biri ile buluşmaya!"
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Elf şehrinden ayrılan Aeron hala güzel elfte onu etkileyenin ne olduğunu düşünmekteydi..
Umare köyüne doğru hızlı adımlarla ilerlerken Gördüğü maznara karşısında şok olan Aeron köye doğru koşmaya başladı...
Gökyüzünde gezinen dumanların dibi köyü gösteriyordu ve çığlıklar etraftaki tepelerden yankılanıyordu...
Aeron köye yaklaştıkça kontrolsüzce bağırmaya başlad....
"Andariaaaaa"
Umare köyüne doğru hızlı adımlarla ilerlerken Gördüğü maznara karşısında şok olan Aeron köye doğru koşmaya başladı...
Gökyüzünde gezinen dumanların dibi köyü gösteriyordu ve çığlıklar etraftaki tepelerden yankılanıyordu...
Aeron köye yaklaştıkça kontrolsüzce bağırmaya başlad....
"Andariaaaaa"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Savaş tanrısının ona verdiği ceza bu kadarla kalmamıştı.Savaş tanrısı Umare köyünün üzerine felaketler yağdırmış onun yaptığı suçun cezasını içerisinde sevdiği kadınında olduğu bu köyden çıkarmıştı.
Köy alevler içerisinde yanıyordu.Kurtulmayı başaranların söylediklerine göre gök yüzünden alevler yağmış ve dev bir hortum ortaya çıkarak tüm evleri havalandırmıştı.
Üzerindeki lâneti daha yeni yeni hissetmeye başlayan Aeron dizleri üzerine çöktü ve artık olmayan köye baktı.Gözlerinden boşalan yaşlar sadece sevdiği insan için değildi.Kendi işlediği suçun cezasını çeken tüm insanlar içindi.
Köy alevler içerisinde yanıyordu.Kurtulmayı başaranların söylediklerine göre gök yüzünden alevler yağmış ve dev bir hortum ortaya çıkarak tüm evleri havalandırmıştı.
Üzerindeki lâneti daha yeni yeni hissetmeye başlayan Aeron dizleri üzerine çöktü ve artık olmayan köye baktı.Gözlerinden boşalan yaşlar sadece sevdiği insan için değildi.Kendi işlediği suçun cezasını çeken tüm insanlar içindi.
lordun emriyle, onun gazabının bir elçisi olan kara şövalyelerden bir birlikte yağan alevlerden ve hortumdan kurtulan köylüleri yok etmek için görevlendirilmişti. sayıları fazla değildi. 8-10 kişilik bir ekip kapkara zırhlar içinde,kuru kafa şeklinde bütün kafalarını örten bir başlık ve ellerinde kalkanları ve savaş baltaları içinde son derece azimli ve lorda inançlı şekilde garnizondan çıkmışlardı.
saflarını asla bozmadan uygun adım yürüyorlar. birbirlerini 1 adım dahi geçmiyorlardı. köye doğru yaklaştıkça verilen görevi yerine getirmenin mutluluğunu şimdiden yaşamaya başlamışlardı.sonuçta lorda hizmet layıkıyla ve kusursuz yapılmalıydı. ve öylede olacaktı.
"artık bu kadar kan ve vahşet gördüğüm yeter" diye düşündü, Gray kendi kendine.
bu olaylara lorda hizmete daha ne kadar katlanblrimki.
26 sında, esmer, yanık tenli, 1,85 boylarında, tam bir savaşçı fiziğine sahip bir adamdı bunları düşünen. o anda gece kadar siyah gözlerindeki teredddüt fark edilseydi hemen üstleri tarafından ölümü emredilirdi; hiç şüphesiz.
o bunları düşüne dursun birlik köye varmıştı. ve tek tek zaten vbir harebeye dönen köydeki evleri, ahırları ve içinde insanın yada hayvanın barınabileceği herşeyi aramaya başladılar. bulduklarını kadın çocuk demeden paramparaç aediyorlardı. bütün hepsinin üstü başı kan içinde kalmıştı. kollar bacaklar , atılan çığlıklarla birlikte havada uçuyorudu.
gray baktığı evde kimseyi bulamyınca evn mahzenine inmeye karar verdi. merdibenleri inmişti. gözlerinde hala tereddüt vardı nie burdayım. merdivenelrden ndi içeriyi gözlerken hıçkırığı uydu. ve yaklaştı.iki tane güzelelr güzeli yavrucak birbirlerine sarılmış duvara sinmiş tiremekeydi. birden grayin ensesindeki tüyler diken diken oldu.bu hissi tanıyordu. tam arakasını dönmüştüki o anda dışardan gelen ince ışık çizgisinde parıltıyı gördü. aşağıdan gelen bir hançer darbesi tam zırhının boşluğuna koltuk altına yerleşmişti. acı dayanılmaz olmuştu ve o anda sendeledi.ve olduğu yere kalçalarının üstüne çöktü.nefes almak çok zorlaşmıştı bir anda aldığı her nefes sanki hançerin tekrar battığını hissertiriyordu.
sonra etrafına bakındı. gördüğü son şey sarışın bir kadının elinde bir hançerle mahzenin merdivenlerinden yukarı kayboluşuydu. duyduğu son ses ise o kadını olduğunu tahmin ettiği acı bir feryattı. sonra derin bir uyku hissi bastı ve kendini derin bir karanlığın içine bıraktı.
uyandığında hala ordaydı.karanlık aynı idi ve kapıda açıktı. ama sesleer kesilmiş.ve içeriye is ve kan kokusu dolmuştu. midesinin bulanmaması için kendini zor tutuyordu. yarası ise daha acu,ı verir olmuştu. burda kalırsa öleceği kesindi.
"kalk, en azından sürün asker " diye kendini telkin etti..ve insan üstü bir çaba ile sürünmeye başladı. merdivnelere geldiğinde netdeyse bayılavaktı.ve çıktı sonuna kadar gün ışığına çıktığında bilinci tekrar kapanmıştı.
saflarını asla bozmadan uygun adım yürüyorlar. birbirlerini 1 adım dahi geçmiyorlardı. köye doğru yaklaştıkça verilen görevi yerine getirmenin mutluluğunu şimdiden yaşamaya başlamışlardı.sonuçta lorda hizmet layıkıyla ve kusursuz yapılmalıydı. ve öylede olacaktı.
"artık bu kadar kan ve vahşet gördüğüm yeter" diye düşündü, Gray kendi kendine.
bu olaylara lorda hizmete daha ne kadar katlanblrimki.
26 sında, esmer, yanık tenli, 1,85 boylarında, tam bir savaşçı fiziğine sahip bir adamdı bunları düşünen. o anda gece kadar siyah gözlerindeki teredddüt fark edilseydi hemen üstleri tarafından ölümü emredilirdi; hiç şüphesiz.
o bunları düşüne dursun birlik köye varmıştı. ve tek tek zaten vbir harebeye dönen köydeki evleri, ahırları ve içinde insanın yada hayvanın barınabileceği herşeyi aramaya başladılar. bulduklarını kadın çocuk demeden paramparaç aediyorlardı. bütün hepsinin üstü başı kan içinde kalmıştı. kollar bacaklar , atılan çığlıklarla birlikte havada uçuyorudu.
gray baktığı evde kimseyi bulamyınca evn mahzenine inmeye karar verdi. merdibenleri inmişti. gözlerinde hala tereddüt vardı nie burdayım. merdivenelrden ndi içeriyi gözlerken hıçkırığı uydu. ve yaklaştı.iki tane güzelelr güzeli yavrucak birbirlerine sarılmış duvara sinmiş tiremekeydi. birden grayin ensesindeki tüyler diken diken oldu.bu hissi tanıyordu. tam arakasını dönmüştüki o anda dışardan gelen ince ışık çizgisinde parıltıyı gördü. aşağıdan gelen bir hançer darbesi tam zırhının boşluğuna koltuk altına yerleşmişti. acı dayanılmaz olmuştu ve o anda sendeledi.ve olduğu yere kalçalarının üstüne çöktü.nefes almak çok zorlaşmıştı bir anda aldığı her nefes sanki hançerin tekrar battığını hissertiriyordu.
sonra etrafına bakındı. gördüğü son şey sarışın bir kadının elinde bir hançerle mahzenin merdivenlerinden yukarı kayboluşuydu. duyduğu son ses ise o kadını olduğunu tahmin ettiği acı bir feryattı. sonra derin bir uyku hissi bastı ve kendini derin bir karanlığın içine bıraktı.
uyandığında hala ordaydı.karanlık aynı idi ve kapıda açıktı. ama sesleer kesilmiş.ve içeriye is ve kan kokusu dolmuştu. midesinin bulanmaması için kendini zor tutuyordu. yarası ise daha acu,ı verir olmuştu. burda kalırsa öleceği kesindi.
"kalk, en azından sürün asker " diye kendini telkin etti..ve insan üstü bir çaba ile sürünmeye başladı. merdivnelere geldiğinde netdeyse bayılavaktı.ve çıktı sonuna kadar gün ışığına çıktığında bilinci tekrar kapanmıştı.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Aeron kasabaya girdi ve hızla sevgilisinin kulübesine yöneldi...
Oraya vardığında kapı kırılmış, kulübenin 2 dubvarı çökmüştü. Yıkımdan kalkan tozlar hala havada asılı durmaktaydı...
Kılıcını yere atan Aeron taşları etrafa fırlatıp yıkıntıyı eşelemeye başladı. Eskisi kadar olmasa da hala güçlüydü ve hızlı iyileşiyordu..
Bir süre umutsuzca eşeledikten sonra boşluğa bir lanet savurdu ve etrafına bakındı..
Gözüne yerde yatan bir figür ilişti ve Aeron ona doğru ilerlemeye başladı.
Yerdeki figür kasabayı katleden lanetolası kara şovalyelerden biriydi..
Aeron yerde yatan kara şovalyeye baktı.. son nefeslerini alıyor gibiydi..Karanlık bu sefer ona yardım etmemişti.
şovaşye karşısında Aeron kendini bir tanrı gibi hissetti. Bir elinde yaşam bir elinde ölümü tutuyordu şovalye için..
Ölümün sapını kavradı sıkıca.ve kol kasları gerildi...
Kılıç titredi ve alçaldı... Lorunun bu konudaki emirleri açıktı ve affedilmek istiyorsa onlara uymalıydı, lordu için iyi yada kötü önemli değildi, savaşcılara yardım edilmesini emretmişti...
Aeron yavaşca ölümü kınına koydu ve yaşamı kara şovalyeye uzattı.
"belki bu davranışım senin içine bir parça ışık koyar şovalye!!"
Aeron elini kara şovalyenin göğsüne koydu ve herzaman yaptığı gibi ışığı düşledi...
kesik kesik nefes alan şovalyenin solukları düzene girdi ve arkaya dönmeye meğilli gözleri hizasını buldu...
Oraya vardığında kapı kırılmış, kulübenin 2 dubvarı çökmüştü. Yıkımdan kalkan tozlar hala havada asılı durmaktaydı...
Kılıcını yere atan Aeron taşları etrafa fırlatıp yıkıntıyı eşelemeye başladı. Eskisi kadar olmasa da hala güçlüydü ve hızlı iyileşiyordu..
Bir süre umutsuzca eşeledikten sonra boşluğa bir lanet savurdu ve etrafına bakındı..
Gözüne yerde yatan bir figür ilişti ve Aeron ona doğru ilerlemeye başladı.
Yerdeki figür kasabayı katleden lanetolası kara şovalyelerden biriydi..
Aeron yerde yatan kara şovalyeye baktı.. son nefeslerini alıyor gibiydi..Karanlık bu sefer ona yardım etmemişti.
şovaşye karşısında Aeron kendini bir tanrı gibi hissetti. Bir elinde yaşam bir elinde ölümü tutuyordu şovalye için..
Ölümün sapını kavradı sıkıca.ve kol kasları gerildi...
Kılıç titredi ve alçaldı... Lorunun bu konudaki emirleri açıktı ve affedilmek istiyorsa onlara uymalıydı, lordu için iyi yada kötü önemli değildi, savaşcılara yardım edilmesini emretmişti...
Aeron yavaşca ölümü kınına koydu ve yaşamı kara şovalyeye uzattı.
"belki bu davranışım senin içine bir parça ışık koyar şovalye!!"
Aeron elini kara şovalyenin göğsüne koydu ve herzaman yaptığı gibi ışığı düşledi...
kesik kesik nefes alan şovalyenin solukları düzene girdi ve arkaya dönmeye meğilli gözleri hizasını buldu...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Ormanda hızla ilerleyen ayakların sahibi bir anda karşısındaki manzarayı görerek durdu.Yıkılmış köy harabelerine bakan iki badem göz acıyı hissettiler ve ölen insanlar için göz yaşı dökmeye başladılar.Biliyordu bu gözlerin güzel sahibi,biliyordu bu yıkımı neyin getirdiğini?Hatırlamıştı adamın göğsündeki o sembolün anlamını ve hemen düşmüştü adamın peşine neler olduğunu sormaya?
Belindeki ince kılıcına elini attı ve ondan güven duydu.Güzel elf kızı köye doğru hızla ilerlemeye başladı.
Biraz sonra çığlıkları duydu ve kendisine doğru koşarak gelen korgudan çılgına dönmüş bir insan gördü.Hemen ardında atlı bir kara şövalye vardı. Elinde kılıcını savuruyordu.
İnce kılıcı hızla kınından sıyırdı ve hayatı için kaçan insanı arkasına aldı.İnsan hızla kaçarak uzaklaştı.Ne pahasına olursa olsun onu koruyacaktı.Sonrada gidip o meleği bulacak ve ona neden dünyaya bu şekilde yaralı olarak indiğini soracaktı.
Kara şövalye kılıcını savurdu ve elf eğilerek darbeden kaçtı.Elindeki kılıcı daha eğildiği anda hızla savrulmuş ve atın bedeninde derin kesikler açmıştı.At acı içerisinde sahibini fırlattı ve sahibi havada savrularak yere indi.Ağır zırhının altında ezildi.
Güzel elf kılıcını kara şövalyenin boynuna dayadı ve "söyle bana neler oluyor?" dedi.
şövalye kadına boyun eğmez bir bakışla baktı ve kılıç hafifden boynuna batınca kelimeler ağzından dökülmeye başladı...
Belindeki ince kılıcına elini attı ve ondan güven duydu.Güzel elf kızı köye doğru hızla ilerlemeye başladı.
Biraz sonra çığlıkları duydu ve kendisine doğru koşarak gelen korgudan çılgına dönmüş bir insan gördü.Hemen ardında atlı bir kara şövalye vardı. Elinde kılıcını savuruyordu.
İnce kılıcı hızla kınından sıyırdı ve hayatı için kaçan insanı arkasına aldı.İnsan hızla kaçarak uzaklaştı.Ne pahasına olursa olsun onu koruyacaktı.Sonrada gidip o meleği bulacak ve ona neden dünyaya bu şekilde yaralı olarak indiğini soracaktı.
Kara şövalye kılıcını savurdu ve elf eğilerek darbeden kaçtı.Elindeki kılıcı daha eğildiği anda hızla savrulmuş ve atın bedeninde derin kesikler açmıştı.At acı içerisinde sahibini fırlattı ve sahibi havada savrularak yere indi.Ağır zırhının altında ezildi.
Güzel elf kılıcını kara şövalyenin boynuna dayadı ve "söyle bana neler oluyor?" dedi.
şövalye kadına boyun eğmez bir bakışla baktı ve kılıç hafifden boynuna batınca kelimeler ağzından dökülmeye başladı...
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Elf kızı önünde yatan karaşövalyeye suratında bariz bir tiksinti ile baktı ve hızla kılıcını boğazına soktu.
Kara şövalyenin boğazından akan kanlar yere damlarken elf kızı son bir kez karaşövalyeye baktı ve "Demek uzun kulak!"dedi.
Arkasını dönerek uzaklaşmaya başladı.şimdi yıkılmış kasabaya gidecek ve o meleği bulacaktı.
Kara şövalyenin bedeninden çıkan kara bir bulut hızla havaya yükseldi ve elf kızına arkadan saldırıya geçti.Elf son anda arkasını döndü ama kara ruh çoktan bedenine girmişti.
Elf yeniden arkasını döndü ve badem gözleri şeytanca kısılarak köye baktı. "Sana gitmeni söylemiştim uzun kulak."dedi elf kızı."İşte şimdi yeni bir bedendeyim."Köye doğru yürümeye başlarken."Sen ve ben güzel yıkımlar yapacağız."dedi.
Kara şövalyenin boğazından akan kanlar yere damlarken elf kızı son bir kez karaşövalyeye baktı ve "Demek uzun kulak!"dedi.
Arkasını dönerek uzaklaşmaya başladı.şimdi yıkılmış kasabaya gidecek ve o meleği bulacaktı.
Kara şövalyenin bedeninden çıkan kara bir bulut hızla havaya yükseldi ve elf kızına arkadan saldırıya geçti.Elf son anda arkasını döndü ama kara ruh çoktan bedenine girmişti.
Elf yeniden arkasını döndü ve badem gözleri şeytanca kısılarak köye baktı. "Sana gitmeni söylemiştim uzun kulak."dedi elf kızı."İşte şimdi yeni bir bedendeyim."Köye doğru yürümeye başlarken."Sen ve ben güzel yıkımlar yapacağız."dedi.
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Aeron kendine gelmeye çalışan şovalyeyi kendi haline bıraktı ve yıkıntıları eşelemeye devam etti.. Yaşıyorsa onu kurtaracaktı, öldüysede bedenini elleriyle toprağa teslim etmek istiyordu...
Eşeledikçe eşeledi..taşlar toz ve tırnak gıcırtıları..
Harabenin altını üstüne getirdi ama onu bulamadı.
"Acaba bu kötü olay olduğu sırada o burada değilmiydi" diye içinden geçirdi..
O sırada gözü karsıdan gelmekte olan Elf kızına takıldı. Uyandığında başında bekleyen kız onu şehre kadar takip etmişti ama burası narin bir elf kızı için güvenli değildi.
Yaklaştıkca kız daha net görünmeye başladı ve Aeronun gözü kızın çarpılmış surat ifadesini farkettikten sonra elindeki kılıca kaydı...
Eşeledikçe eşeledi..taşlar toz ve tırnak gıcırtıları..
Harabenin altını üstüne getirdi ama onu bulamadı.
"Acaba bu kötü olay olduğu sırada o burada değilmiydi" diye içinden geçirdi..
O sırada gözü karsıdan gelmekte olan Elf kızına takıldı. Uyandığında başında bekleyen kız onu şehre kadar takip etmişti ama burası narin bir elf kızı için güvenli değildi.
Yaklaştıkca kız daha net görünmeye başladı ve Aeronun gözü kızın çarpılmış surat ifadesini farkettikten sonra elindeki kılıca kaydı...
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Elf kızının bedenindeki iki ruh çelişiyordu.Birisi bu meleğin üzerine gitmek istemiyor ama diğeri sürekli ölüm diye haykırıyordu.
Elf kılıcını çektiğini fark ettiğinde tüm benliğini ortaya koyarak gerçekleri aradı.Kılıç kınından daha fazla çıkmadı.
Aeron kılıcı elinde kıza baktı ve hala içinde yanan o sıcak ateşi yeniden hissetti."Bu elf kızını öldüremezdi!Ne olursa olsun ona zarar veremezdi!"
Elf kılıcını çektiğini fark ettiğinde tüm benliğini ortaya koyarak gerçekleri aradı.Kılıç kınından daha fazla çıkmadı.
Aeron kılıcı elinde kıza baktı ve hala içinde yanan o sıcak ateşi yeniden hissetti."Bu elf kızını öldüremezdi!Ne olursa olsun ona zarar veremezdi!"
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Yürüyüşünde tereddüt olan elf kızına dikkatlice baktı....
Kılıcı sertce kavrayışına...yüzündeki nefret ifadesine, merhametsizce çatılmış kaşlarına, sinirden titreyen dudaklarına ve gözlerindeki....
Bu gözler, bunlar ona elf şehrinde bakan gözler değildi...
Aeron kara şovalyeleri tanıyordu ve olmuş olanı az çok tahmin edebilirdi, ne de olsa kara şovalyelerde birer savaşcıydı...
Elf kızı ilerden yaklaşırken Aeron elini kaldırdı ve durmasını işaret etti...
"Dur kara şovalye... benim yüzümden daha fazla ölüm istemiyorum, bir beden arıyorsan onu bırak benimkini al.. Birşeyler yapmak istiyorsan cılız bir kız bedeninden daha fazlasına ihtiyacın olacak...."
Aeron ne olursa olsun hala bir melekti ve bedeni ele geçirelemezdi..en azından kendisi öyle umut ediyordu...
eğer bedeni ele geçirilemiyorsa.. kara şovalyenin uğursuz ruhu ortada kalacaktı, işler umduğu gibi gitmezse, kontrolünü kaybetmeye başladığını hissettiği anda kendini öldürmeyi planlıyordu.
Kılıcı sertce kavrayışına...yüzündeki nefret ifadesine, merhametsizce çatılmış kaşlarına, sinirden titreyen dudaklarına ve gözlerindeki....
Bu gözler, bunlar ona elf şehrinde bakan gözler değildi...
Aeron kara şovalyeleri tanıyordu ve olmuş olanı az çok tahmin edebilirdi, ne de olsa kara şovalyelerde birer savaşcıydı...
Elf kızı ilerden yaklaşırken Aeron elini kaldırdı ve durmasını işaret etti...
"Dur kara şovalye... benim yüzümden daha fazla ölüm istemiyorum, bir beden arıyorsan onu bırak benimkini al.. Birşeyler yapmak istiyorsan cılız bir kız bedeninden daha fazlasına ihtiyacın olacak...."
Aeron ne olursa olsun hala bir melekti ve bedeni ele geçirelemezdi..en azından kendisi öyle umut ediyordu...
eğer bedeni ele geçirilemiyorsa.. kara şovalyenin uğursuz ruhu ortada kalacaktı, işler umduğu gibi gitmezse, kontrolünü kaybetmeye başladığını hissettiği anda kendini öldürmeyi planlıyordu.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Ama biliyordu ki kendisini öldürmesi hiç bir şeyi değiştirmezdi. Karaşövalyenin ruhu yeniden elf kızının bedenine girer ve insanlar ölmeye devam ederdi.
Kara şövalye bu teklifi düşündü ve elf kızının suratına sinsi bi gülümseme yayıldı.Ruh bedenden ayrılmaya başladı ve hızla Aerona doğru uçtu. Kendisine gerçekten güçlü bir beden bulmuştu.Kendi ölmüş bedeninden bile güçlü bir beden.Özellikle melek onu kabul ederken savunmasız ve ele geçirilebilir bir beden...
Ruh bir tabakaya çarparak geriye savruldu ve ne olduğunu anlamadan yeniden ileriye atıldı...
Aeron bir büyü duvarı ördü ve garip bir şekilde bazı güçlerinin hâla elinde olduğunu fark etti.
Ruh neler olduğunu kavrayınca hızla geriye döndü ve elf kızının bedenine yeniden girmeye çalıştı.Ama yeni bir duvara çarparak geriye savruldu.İki arada kaldı.Aeron elf kızına bir büyü duvarı örmüştü.
Melek ona tanrılar tarafından verilmiş olan büyü yüklü kılıcını eline aldı ve ruhun üzerine doğru yürümeye başladı.Tek bir savuruş ve büyü yüklü kıvılcımlar ruhun oluşumunu yok ettiler.
Kara şövalye bu teklifi düşündü ve elf kızının suratına sinsi bi gülümseme yayıldı.Ruh bedenden ayrılmaya başladı ve hızla Aerona doğru uçtu. Kendisine gerçekten güçlü bir beden bulmuştu.Kendi ölmüş bedeninden bile güçlü bir beden.Özellikle melek onu kabul ederken savunmasız ve ele geçirilebilir bir beden...
Ruh bir tabakaya çarparak geriye savruldu ve ne olduğunu anlamadan yeniden ileriye atıldı...
Aeron bir büyü duvarı ördü ve garip bir şekilde bazı güçlerinin hâla elinde olduğunu fark etti.
Ruh neler olduğunu kavrayınca hızla geriye döndü ve elf kızının bedenine yeniden girmeye çalıştı.Ama yeni bir duvara çarparak geriye savruldu.İki arada kaldı.Aeron elf kızına bir büyü duvarı örmüştü.
Melek ona tanrılar tarafından verilmiş olan büyü yüklü kılıcını eline aldı ve ruhun üzerine doğru yürümeye başladı.Tek bir savuruş ve büyü yüklü kıvılcımlar ruhun oluşumunu yok ettiler.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests