KAOSUN YUVASI............

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

"tanrıların savaşı oyunumuzda küçük bir hamleydi. diyarlarda tanrılarınkinden çok daha büyük güçler saklıdır Azalin" dedi yeminer
"belki de onların dokunuşunu hissettin ya da daha buna erişemedin fakat önemli değil daha olaylar dengeye ulaşmadan onlar ile yapılacak bir anlaşma işlerimize faydalı olacaktır fakat bundan önce diyarlarda bariz bir üstünlük kazanmalıyız tahmin edeceğin gibi" dedi yeminer ve azalinin cevabını beklemek üzere kendisi için bir taht yaratacak büyüsünün sözlerini söylemeye başladı. atbi ki bu tahtta yeminerin varlığı gibi bir ilizyon olacaktı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

tahtına ii ce yerleşen "sarışın adam" ...gülümser...

"tanrı dediğin nedir ki.. onlar sadece güce ve kaosa giden yolda birer araçtırlar.. onlarla anlaşırsın... bii şekilde hizmet eder gibi görnür sonrada amacına ulaştıktan sonra terk edersin...hahahahahhaah"... azalin gülmesi kıkırdamasından çok daha iğrençti...

"ama diyarlar üzerindeki tanrı dışındaki güçlerse ...hmmmm... onlarla galiba henüz karşılaşmadım... eminim onlarda bir şekilde kullanılabilir..."

"merak ettiğim bişey var yeminer...bu yolda müttefiklerimi az çok anlamış durumdayım...ancak karşımızdakiler kimler????"..."düşmanlarımızı tanımadan hareket etmek pek de akıllıca olmaz sanıyorum".....

"şunuda söylemeden geçemeyeceğim...illüzyonlar konusunda en az benim kadar başarılısın... tebrik ederim....."

diyen azalin... elini çenesine doğru götürüp ...yeminerin cevabını bekler....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

"ah teşekkürler iltifatın için kadim lich" der yeminer.
"düşmanlarımız konusu daha tam aydınlık değil. bize karşı bir kitle var ama başlarında kimse yok, ve bu da bizim için büyük bir fırsat. ama yakında onlar da tekrar oluşabilirler. şu anda güç toplamak için cehennem deki ittifaklarımızı kullanmayı düşünüyoruz ama daha üst düzlemlerde bizzat lordum oren ve ben(burada ben kelimesi üzerinde yeminer bbiraz düşündü) ya da biz savaşacağız" dedi yeminer. tahtında rahatça oturuyordu ve Azalinin cevabını bekliyordu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

yeminer bu esnada birşeye konsantre oluyor gibi görünüyordu ve sonunda suratında pis bir gülümseme ile Azaline baktı
"sanırım bir müttefiği daha aramıza çağırma vakti geldi" dedi ve Azalinin garipseyen bakışları arasnda büyüsüne başladı.

Yeminer'in çağrısı diyarların en güçlü rahipleriinden birisi olan burock'a idi.
Burock'un güce taptığını çok önceden fark etmiş ve birçok cana mal olsada onu kendi ortağı olmaya yöneltebilmişti. şimdi kendisi de diyarlarda büyük oyunları fark ediyor ve bu oyunlarda arka planda olamıyacağını fark ediyor olamlıydı. Ve şimdi onu karanlık çağırıyordu yani gücün her zaman cömert olduğu yer.

Yeminer zihinsel bir çağrı yolladı burock'a
" karanlık gücün etrafında toplanıyor, yeni bir müttefiğimiz geldi ve sizinle tanışmaktan mutlu olacağını belirtiyor. lütfen işaretimi takip edin ve kulemizde bize katılın ve bundan sonra da Burock'un önünden kuleye bir geçit açılır.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

tapınaktaki özel odasında istirahatteyken duydu çağrıyı burock. Gerçekten de diyarın üzerinde dönen hesaplardan uzak kalmak istemiyordu. Yatağından kalktı, kutsal madalyonunu öpüp bi dua fısıldadıktan sonra önünde açılan geçitten içeri adımını attı...
War, war never changes...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

burock vücudunun bir an titrediğini yada kaşındığını hissetti... ortalık birden bire kararıp, aydınlanmıştı.... görüşü tekrar yerine geldiğinde oldukça geniş bir holün ortasındaydı...loş ışıklarla aydınlatılmış, duvarları garip garip rünlerle süslenmiş ve kırmızı-siyah taşlardan oluşan bir yerdi burası... sanki taşlardaki siyah kötülüğü, kırmızı ise kan ve kaos u anlatır gibiydi..... oda ise anlamsız biçimde soğuktu....

odanın içinde iki tane suret karşılıklı tahtlarda oturmaktaydı.... bir tanesi ni görür görmez bir lich olduğunu anladı burock... diğeri ise son derece yakışıklı, sarışın bir adamdı...

*sarışın adam.. burock u görünce kafasıyla onu selamlar ve...

"hoş geldin.... sanırım çağrımızın kabul edilmesi bizim kadar senide mutlu etmiştir?
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

doğru yerdeydi. ortamdaki gücün yoğunluğu başını döndürüyordu burock'un. odadakileri başıyla hafiçe selamladaktan sonra ilk kez konuştu :

"mutlu olup olmamam bana ne önereceğinize bağlı. Herhalde beni buraya mutlu olup olmadığımı anlamak için çağırmadınız?"
War, war never changes...
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

"hahah... sana ne mi önereceğiz... bu diyardaki en karlı ortaklığı...ve kesin zaferi... az kaldı burock, ordumuz ve "yandaşlarımız" toplanmakta..... diyarlar hükmümüz altına girecek...... "

*sarışın adam o kadar büyük bir hırsla konuşmaktaydı.. .sesi titriyordu....birden o adamla bağdaşmayan bir kıkırdama duyulur adamdan.. ve tekrar konuşmaya başlar*

" eğer kazanan ve hükmeden taraf olmak istiyorsan.. tekrar hoşgeldin..."
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

bu adam kesinlikle benim dilimden konuşuyor diye düşündü burock. savaş, ordular, zafer, güç... bunlar bir tempus rahibinin hayatını adayabileceği şeylerdi.

"bana bunları önerebilecek kişiyi tanımak isterim..."
War, war never changes...
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Yeminer ikili arsındaki konuşmaya müdahale etmeden dinledi ve Burock un gözlerindeki hırsı ve müttefiği Azalin'in sözlerindeki güveni hissedip daha da rahatladı.
"evet lord Oren-Dautry" dedi yeminer Lord'un kendisini duyup duymadığını bilmiyordu ama çok yakında Lord tekrar eski gücüne kavuşacaktı ve Yeminer de hayal ettiği şeylerde bir adım daha ileri gidecekti.
"amacımıza artık birkaç adım daha yakınız"
ve Yeminer burock'a seslendi.
"ortağım Azalin'le tanış Burock kendisi yeni müttefiğimiz. Diyarları kaosa sokmanın vakti yaklaşıyor. bize engel olmaya çalışabilecekler hazırlanmadan çok önce hazır olmalıyız. Bunu tartışıp yeni kararlar alıcağız. Tabi belki de yeni müttefiğimizz hakkında birşeyler öğrenmek istersin" dedi yeminer ve tekrar sessizleşti. Kadim lich yeni pla larını gözden geçiriyordu.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss
Contact:

Post by Dragonfire »

Zaman donar ve hayat durur.

Tüm odayı bir bahar meltemi okşar. Oda daki herkes hareketsiz kalmanın acı hissini yaşadılar. Düşünceleri bile donmuştu.

Oda da, hissedilenden daha derin, daha kadim daha yüce bir güç mevcuttu.

Oda ki yüce güç tek tek tüm lanetli varlıklara dokunuşunu hissettirdi.

Zihinlerde canlanan ses onları lşunu acı ile fısıldıyordu;
"şimdilik yanlızca biriniz için geldim. Ama zamanı gelince sıra sizede gelicek. Yerinizi iyi seçin. Seçim hakkınız olmasada."

Birden bire Azalin oda dan başka bir yerdeydi. Bir yerdeydi ama aynı zamanda biryerde de değildi. Yavaş yavav ortam şekillenmeye başladı. Hayalle rüya arasında.

Burası insanların cennet diyebileceği yer olmalıydı, ama aynı zamandada olamazdı. Burası Azaline sonsuza dek yasaklanan yerlerden birisi olmalıydı.

Azalin bir ses işitti ve istemsizce ona döndü. Ses ona "Baba" diye şenlikle haykırıyordu.
Bu oğluyudu. Sağlıklı canlıl kanlı bir insandı. Koşuyor gülüyor oynuyordu. Büyüyordu adeta. Zaman geçiyordu. Oğlu yaşlanmış babasının mezarında baba diye ağlıyordu. Zaman geri döndü ve bu sefer Azalin kendisini insan hali ile oğlunun yanında gördü.
...


Zihninideki ses ona şevkat ile sesleniyordu;"Firan Zalhonan, sana bir seçenek sunuyorum. İster kabul et ve dilekerline azim ile ulaş. İstersen Azalin olarak bir mezarada cürüyerek yok ol.""
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

"-Firan Zalhonan-, bu adı duymayalı , hatırlamayalı... binlerce sene geçmişti... ona en son canlı bedenindeyken böyle seslenmişlerdi.... bu olamaz dedi.... bu kadarını kimse bilemez...."

ikinci şok ise oğlunun görüntüsüyle geldi... bu görüntüyü ikinci kez yaşıyordu...diyarlara geldiğinden beri...savaş karargahındaki kara kambur figür de aynı görüntüyü göstermişti...( corax diyorlar galiba ona diye düşündü)....... ama bu sefer çok daha gerçekçi, güvenilir, ve hatta elle tutulur gibiydi....

"oğlum" dedi azalin... bu sefer gerçekti.. gerçek olmasını istiyordu... bu lanetten kurtulmak... onu öldürdüğü günü hiç yaşanmamış kılmak istiyordu....

azalin içindeki nefret bir anda dindiğini kendini daha huzurlu olduğunu hissetti....

"bunları hissetmeyeli ne kadar uzun zaman oldu.... huzur evrendeki bütün duyguların daha üstünde.. bunu çok özlemişim....."

sarışın illüzyonun gene sesi titriyordu...ancak bu sefer... sesinin sinirli değil...belkide ağlamaklı bir havası vardı....

"sen kudretli varlık teklifin ne ise kabul ediyorum... "

"sonucu ne olursa olsun......."
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Dragonfire
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 2005
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: Abyss
Contact:

Post by Dragonfire »

Firan Zalhonan bir an daha gözlerinin kırpıştırdığında artık o çürümüş, hastalıklı görünümden sıyrılmış ete ve kana bürünmüştü. Gayet sağlıklı , genç ve sarışın bir adam gibiydi. Olması gerektiğinden daha gençti. Etrafında bakındığında zamanın ve yaşamın ötesinde bir yerde olduğunu anlayabiliyordu. İlk merak ettiği şey şüphesiz uğruna kendi canını ve evladının canını feda ettiği ama buna değip değmediğini hala düşündüğü Gücü oldu. Ama gücüde hiç bir eksiklik yoktu. Görünümün önce güçlü bir ilüzyon olduğunu var saydı, ama hiçte ilüzyon gibi değildi. Olamazdı. Hele ki burada imkansızdı. Dalgın düşüncelerinden onu bir ok gibi sıyıran şey berrak ve neşeli bir çocuk sesi oldu; "Baba".
...



Firan Zalhonan nekadar zaman geçtiğini anlayamıyordu. Burada zaman kavramı yoktu. Bundan ve diğer tüm nedenlerden dolayı mutluydu.

Onu kendisinden alı koyan olay şefkatli ve dinç bir erkek sesi oldu. Ses ona ilk önce zihninde dokundu. Daha spnrasında altın renkli kumaşlara bürünmüş iri yarı yapılı ve ışıkla parlayan bir varlık belirdi Firan Zalhonan hemen önünde. Firan Zalhonan bunlar dışında net olarak seçebildiği tek şey altın rengi gözler oldu.

"Burada anlaşmamız süresince huzur ve mutluluğun süresince kal. Sana ileride ihtiyacım olacak. O gün gelene kadar kendini tart."

Işık hüzmesi birden kayboldu ama ışıkla birlikte gelen ferahlık kaldı.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

"ilk hissettiği şey nefes almak... oksijen... kaç bin sene..oldu.... bunu duymayalı...

sonra ilk refleks olarak gözlerini kırptığında ... gerçekten göz kapaklarının olması... ve o ateş kürelerinin yerine ırıslerinin geri gelmesi... bunlar gerçek olamaz...... dedi...

ellerine baktı... et..vardı...canlı deri....

ve birden inanılmaz bir telaşa düştü.... büyüm..gücüm... hayatın anlamı....

vücudunu zihinsel olarak taradığında ...hissetti... büyü artık.... eskiden olduğu çürümüş.. kafatasından yada kemiklerinden değil... zihninden, yaşayan bedeninden, kanından gelmekteydi... ve hatta sanki gücüne güç katılmıştı......

"Ben Firan Zalhonan...tekrar doğdum... "

figür kaybolduktan sonra Firan..."burada biraz vakit geçireceğim.... izninizle...." der..

"biraz daha "kendime" alışmam lazım"...
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Azalin çocuğuyla hasret giderirken kafasında şu ses yankılandı....

"AZALİN............... Seçimini yaptın, anlaşmayı bozdun , bu i,şin bu kadar kolay olmayacağını söylemiştim...Bir ihanetin mutlak bir bedeli olacaktır, ve İHANETİN ÇOK BÃ?YÃ?K AZALİN... acın da öyle olacak...."


aradan bir süre geçti....
ses yokoldu hatta Azalin rahatlamıştı.....

İzlendiğini hissetti ve tekrar oğluna baktığında Olunun gülümsemesinin arkasında 2 çift göz gördü... parlak yeşil kurukafa şeklinde iki göz... ve arkasından o iğrendiği surat da ortaya çıktı ...arkasından ince uzun parmaklı pençeleri andıran 2 el azalinin oğlunu kavradı ve Lord Oren DAutry yerden doğruldu....


"Azalin hükmüm artık sana geçmese de lanetimi seninle paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyacağım..... Bana yaptığın ihanetin bedeli 2 kez yaşayacağın evlat acısı olacak... "

Ses yankılanırken görüntü de duman gibi dağaldı.....
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests