kural kitapları ve zarlar...nereye kadar?
kural kitapları ve zarlar...nereye kadar?
foruma bakındım ama bu konuda bir başlık göremedim, eğer gözümden kaçmışsa bilgilendirin lütfen...
efenim demek istediğim şu, kural kitaplarına bağlı kalmak ve min lise-2 düzeyi matematik isteyen zar işlemleri ile uğraşmaktan hiç bıkmadınız mı?
benim antalyadaki grubum bu işten ciddi sıkılmıştı ve biz kendi aramızda bir yöntem geliştirdik. Hepimizin frp'ye başlama sebebi aynıydı. Kitaplarda okuduklarımızı yaşamak istiyorduk, ama işin içine ac, saveler, hit point yok efendim level, büyü oranları filan girince bırakın o kitapları yaşamayı oyunlardan zevk alamaz olduk. İstanbul'a dönene kadar oyunlarımızda ne kural kitabı oldu ne zarlar. Ya dragonlance yada kendi yarattığımız dünyada oynadık oyunları ve tamamen role-play'e bağlı kaldık. dm ile oyuncular arasında bir güven vardı, ne oyuncular dm'i istismar ediyor ne de DM egosunu tatmin ediyordu. Büyülerimizi kendimiz tasarladık, hareketlerimizi kendimiz anlattık, kaç action olduklarına yada minimum kaç dex istediklerine bakmadan. Bazen yapabileceğimizin üstünde büyüler ve hareketler yaptık ve dm'imiz bunun oyuna güzellik katacağını düşünüyor ise kabul etti, çok ikilemde kaldığı zaman yazı tura hesabı bir 20lik atıyordu sadece.. ve oyunlar size anlatamıyacağım kadar zevkli geçmeye başladı.
Bence kuralkitapları ve onca işlem, ayrıntı, frp'yi gerçekçilikten ve zevk almaktan uzaklaştırıyor.
siz ne dersiniz?
efenim demek istediğim şu, kural kitaplarına bağlı kalmak ve min lise-2 düzeyi matematik isteyen zar işlemleri ile uğraşmaktan hiç bıkmadınız mı?
benim antalyadaki grubum bu işten ciddi sıkılmıştı ve biz kendi aramızda bir yöntem geliştirdik. Hepimizin frp'ye başlama sebebi aynıydı. Kitaplarda okuduklarımızı yaşamak istiyorduk, ama işin içine ac, saveler, hit point yok efendim level, büyü oranları filan girince bırakın o kitapları yaşamayı oyunlardan zevk alamaz olduk. İstanbul'a dönene kadar oyunlarımızda ne kural kitabı oldu ne zarlar. Ya dragonlance yada kendi yarattığımız dünyada oynadık oyunları ve tamamen role-play'e bağlı kaldık. dm ile oyuncular arasında bir güven vardı, ne oyuncular dm'i istismar ediyor ne de DM egosunu tatmin ediyordu. Büyülerimizi kendimiz tasarladık, hareketlerimizi kendimiz anlattık, kaç action olduklarına yada minimum kaç dex istediklerine bakmadan. Bazen yapabileceğimizin üstünde büyüler ve hareketler yaptık ve dm'imiz bunun oyuna güzellik katacağını düşünüyor ise kabul etti, çok ikilemde kaldığı zaman yazı tura hesabı bir 20lik atıyordu sadece.. ve oyunlar size anlatamıyacağım kadar zevkli geçmeye başladı.
Bence kuralkitapları ve onca işlem, ayrıntı, frp'yi gerçekçilikten ve zevk almaktan uzaklaştırıyor.
siz ne dersiniz?
eğer bu oyunun amacı eğlenmek, sosyalleşmek, vs... ise bizi bu amaçlara götüren her şekilde frp oynanabilir. zaten kuralların amacı, yaşanan dünya üzerindeki dengelerin sağlanması ve bir karakterin diğerinden daha güçlü/üstün olmasını engellemektir bence. eğer bi parti kural-zar olmadan oynamaktan haz alıyorsa öyle oynar; ama bir diğeri de öyle diildir. şahsen ben -oyuna katkısı olduğu sürece- kuralları eğip bükmekte sakınca görmem.
War, war never changes...
ya.. skylancer ın söylediği çok güzel ...ama ben zarlar oyuna bambaşka olasılıklar ve bir çeşit bilinmeyen kattığı için mutlaka olmalı diyorum..... ama kurallar istenildiği kadar değiştirilebilir..
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Shadowmaster
- Kullanıcı

- Posts: 402
- Joined: Thu Oct 09, 2003 10:00 am
- Contact:
Eğer bir sene önce bu görüşünü dile getirseydin, yapmakta olduğunun yalnızca kendi kafanızda kurmuş olduğunuz bir tiyatro oyunu olduğunu veya kuralları hazmedeyen yeni yetmeler olduğunuzu söyleyerek sizle dalga geçer, alay ederdim.
Ancak artık bu tür titiz konulardaki yorumları dile getirirken, önce kendi bildiklerime bakarım ve bilip bilmeden asla yanlış eleştiri getirmem.
Mesajında dediğin gibi, saldırılar, büyüler ve binimum bu tür hareketler için teker teker zar atılması, buna bir de oyuncuların fazlalığı ve dm'in bunlara karşın zarlar atması oyun süresini uzatır, atmosferden bayar vs. Ancak bir süre kendimizi epey zorladıktan ve ''house rule'' denilen kuralları istediğimiz gibi değiştirme özgürlüğünü keşfettikten sonra bu ''bayma'', ''iç kıyma'' müddetlerini oldukça kısa hale getirdik ve şimdi oyun eskisine göre oldukça zevkli oldu.
şu da göz önünde bulundurulmalı: LARP sizin beğeniniz için oldukça uygun olabilir; ancak görüşlerinizi dile getirirken ''lise 2 matematik düzeyi'' tarzı sert çıkışlarda bulunmamanız herkes için daha yararlı, sağlıklı olacaktır. Ã?ünkü bu ''lise 2 matematik düzeyi'' dediğiniz (oysa ki bu düzey ilkokuldur) işlemlerden ziyade, burada asıl hesaplar büyü yapma, dövüşte karşılık verme, hangi featleri eleyip kullanma, karşılıklı düellolarda en iyi hangi büyünün avantaj sağlayacağı ya da oyuncuyu kaybetmenin eşiğine getireceği gibi yüzlerce değişik durum karşısında oyuncunun alacağı zevk veya moral bozuntusudur.
Yani şu durumda, ''şunlardan da bıkmadınız mı yahu?!'' sözlerinin ucu bana dokunmaktadır; ancak ben bu ''dokundurmaları'' uzun süre önce bıraktım, çünkü Eflatun'un ''Devlet''inde ''tartışmayı bilmeyen akıllar cezalandırılmaldır'' sözünü oldukça uygun bulmuştum. (Tahmin edilebilir ki, eğer söz konusu hüküm bu doğrultuda olsaydı, ben de bundan bir sene evvelki tartışma tarzımla cezayı hak ediyordum.)
şimdi buna göre: Sizin grubunuzun beğenileri göz önüne alınmalı.
Diğer grupların beğenileri göz önüne alınmalı.
Tartışmayı yaparken, mantıkça tutarlı bir görüş getirmekten ziyade, yukarıdaki göz önüne alınan beğenilere saldırmaktan kesinlikle uzak durmalıyız demek istediğim.
şimdilik bu kadar.
Ancak artık bu tür titiz konulardaki yorumları dile getirirken, önce kendi bildiklerime bakarım ve bilip bilmeden asla yanlış eleştiri getirmem.
Mesajında dediğin gibi, saldırılar, büyüler ve binimum bu tür hareketler için teker teker zar atılması, buna bir de oyuncuların fazlalığı ve dm'in bunlara karşın zarlar atması oyun süresini uzatır, atmosferden bayar vs. Ancak bir süre kendimizi epey zorladıktan ve ''house rule'' denilen kuralları istediğimiz gibi değiştirme özgürlüğünü keşfettikten sonra bu ''bayma'', ''iç kıyma'' müddetlerini oldukça kısa hale getirdik ve şimdi oyun eskisine göre oldukça zevkli oldu.
şu da göz önünde bulundurulmalı: LARP sizin beğeniniz için oldukça uygun olabilir; ancak görüşlerinizi dile getirirken ''lise 2 matematik düzeyi'' tarzı sert çıkışlarda bulunmamanız herkes için daha yararlı, sağlıklı olacaktır. Ã?ünkü bu ''lise 2 matematik düzeyi'' dediğiniz (oysa ki bu düzey ilkokuldur) işlemlerden ziyade, burada asıl hesaplar büyü yapma, dövüşte karşılık verme, hangi featleri eleyip kullanma, karşılıklı düellolarda en iyi hangi büyünün avantaj sağlayacağı ya da oyuncuyu kaybetmenin eşiğine getireceği gibi yüzlerce değişik durum karşısında oyuncunun alacağı zevk veya moral bozuntusudur.
Yani şu durumda, ''şunlardan da bıkmadınız mı yahu?!'' sözlerinin ucu bana dokunmaktadır; ancak ben bu ''dokundurmaları'' uzun süre önce bıraktım, çünkü Eflatun'un ''Devlet''inde ''tartışmayı bilmeyen akıllar cezalandırılmaldır'' sözünü oldukça uygun bulmuştum. (Tahmin edilebilir ki, eğer söz konusu hüküm bu doğrultuda olsaydı, ben de bundan bir sene evvelki tartışma tarzımla cezayı hak ediyordum.)
şimdi buna göre: Sizin grubunuzun beğenileri göz önüne alınmalı.
Diğer grupların beğenileri göz önüne alınmalı.
Tartışmayı yaparken, mantıkça tutarlı bir görüş getirmekten ziyade, yukarıdaki göz önüne alınan beğenilere saldırmaktan kesinlikle uzak durmalıyız demek istediğim.
şimdilik bu kadar.
Hold me near, unravel the stars
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
şimdi bi iki noktayı belirtmeliyim; ben "bunlardan bıkmadınız mı yahu?" demedim, "hiç bıkmadınız mı?é dedim..biri çıkıp bana "hayır kardeşim bıkmadık, ben mutluyum" diyebilirdi, ki demesini bekliyordum...
herneyse,
lise-2 matematik seviyesi sözünü ciddiye alman ise bence yanlış, çünkü o yazıyı biraz daha dikkatle okusan o kelime ile mübalağa yaptığımı anlardın. Tamam matematiğim rezalet olabilir ancak attığım zarı attack bonusumla toplayıp karşıdakinin ac'sini geçip geçmediğini anlayabilirim..ortalama her insan anlar...
sadece daha sonra karşıma "dar kafalı skylancer" olarak çıkmaması için bunları belirtmek istedim, görüşleri kaldığı yerden alalım, saygılar.
herneyse,
lise-2 matematik seviyesi sözünü ciddiye alman ise bence yanlış, çünkü o yazıyı biraz daha dikkatle okusan o kelime ile mübalağa yaptığımı anlardın. Tamam matematiğim rezalet olabilir ancak attığım zarı attack bonusumla toplayıp karşıdakinin ac'sini geçip geçmediğini anlayabilirim..ortalama her insan anlar...
sadece daha sonra karşıma "dar kafalı skylancer" olarak çıkmaması için bunları belirtmek istedim, görüşleri kaldığı yerden alalım, saygılar.
zarsız oynayan görmüştüm
ama adamlar aşmıştı olayı, zaten ezbere biliyorlar
yani karşısına olur olmadık bir yaratık mı çıktı, adam hesaplayabiliyor kaç damage vurup kaç damage alacağını
zarla uğraşmıyorlar, chekleri de statlara göre belirliyorlar
şans faktörü ortadan kalkıyor tabii
ama benim öyle oynayabilmem için kırk dm oyun bitirmem gerekli
ama adamlar aşmıştı olayı, zaten ezbere biliyorlar
yani karşısına olur olmadık bir yaratık mı çıktı, adam hesaplayabiliyor kaç damage vurup kaç damage alacağını
zarla uğraşmıyorlar, chekleri de statlara göre belirliyorlar
şans faktörü ortadan kalkıyor tabii
ama benim öyle oynayabilmem için kırk dm oyun bitirmem gerekli
-
Shadowmaster
- Kullanıcı

- Posts: 402
- Joined: Thu Oct 09, 2003 10:00 am
- Contact:
''Bunlardan da bıkmadınız mı yahu?!'' - bundan ziyade: ''Min (sanırım burada minumum demek istiyorsun) Lise 2 matematik düzeyi gerektiren hesaplar'' bundan daha sert bir çıkış (Bunlardan da bıkmadınız mı yahu?! -dan) olmuş. Hatta durum şöyle ki, bunun için o sözü ciddiye almamı, burada ''mübalağa'' yaptığını söyledin.
şimdi durum şudur; mübalağa abartmadır. Ancak şu var:
-Mübalağa, söz konusu işlem ve hesaplamaların ne kadar kolay, basit olduğu kanısını güçlendirmek için kullanılacak.
O halde senin ''mübalağa'' yaptığın cümleye bakalım.
''ve min lise-2 matematik düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Peki, bu mübalağayı daha da abartmak mümkünse, şöyle yapalım:
''ve min üniversite - master düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Biraz daha,
''ve min profesörlük, filozofluk düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
şimdi, şu durumda sen mübalağayı yanlış kullanmış oluyorsun. şunu okursan:
''ve min anaokulu düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Veya,
''ve min IQ'su X(*) olan bir insanın bile yapacağı işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
p.s. *X anlaşılabileceği gibi IQ testlerine göre küçük bir rakamdır.
İşte bu durumda mübalağayı doğru yönde kullanmış olurdun. İşlemlerin ne kadar kolay olduğunu yüksek bir sınıfla denkleştirmişsin; ancak mübalağa yapmak istiyorsan bunu bundan daha düşük bir sınıf, zeka düzeyi, bir çeşit örnekle göstermeliydin.
Özellikle de şu var:
''ve min. lise 2 matematik düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Eğer ortada, söz konusu bir tatmin olma durumu varsa; yani birileri matematik hesapları yapıp tatmin oluyorsa ve bu kişilerin bundan ne zevk aldığına dair yakınıyorsan lafım yoktur - ancak böyle biri şimdiye kadar hiç tanımadığımı söylemeliyim. Bunun dışında, herhangi bir tatminden ziyade gereklilikten o işlemler yapılmaktadır ve oyunu aksatmaktır; yani kastettiğin oyunun aksamasıysa o zaman lafım yok.
Sen zaten dar kafalı olmadığını işlemlerin monotonluğundan yakınarak kanıtladın; ancak fikirlerimizi savunurken sağlam temellerimiz olsun dedim ben.
şimdi durum şudur; mübalağa abartmadır. Ancak şu var:
-Mübalağa, söz konusu işlem ve hesaplamaların ne kadar kolay, basit olduğu kanısını güçlendirmek için kullanılacak.
O halde senin ''mübalağa'' yaptığın cümleye bakalım.
''ve min lise-2 matematik düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Peki, bu mübalağayı daha da abartmak mümkünse, şöyle yapalım:
''ve min üniversite - master düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Biraz daha,
''ve min profesörlük, filozofluk düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
şimdi, şu durumda sen mübalağayı yanlış kullanmış oluyorsun. şunu okursan:
''ve min anaokulu düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Veya,
''ve min IQ'su X(*) olan bir insanın bile yapacağı işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
p.s. *X anlaşılabileceği gibi IQ testlerine göre küçük bir rakamdır.
İşte bu durumda mübalağayı doğru yönde kullanmış olurdun. İşlemlerin ne kadar kolay olduğunu yüksek bir sınıfla denkleştirmişsin; ancak mübalağa yapmak istiyorsan bunu bundan daha düşük bir sınıf, zeka düzeyi, bir çeşit örnekle göstermeliydin.
Özellikle de şu var:
''ve min. lise 2 matematik düzeyi isteyen işlemlerden hiç bıkmadınız mı?''
Eğer ortada, söz konusu bir tatmin olma durumu varsa; yani birileri matematik hesapları yapıp tatmin oluyorsa ve bu kişilerin bundan ne zevk aldığına dair yakınıyorsan lafım yoktur - ancak böyle biri şimdiye kadar hiç tanımadığımı söylemeliyim. Bunun dışında, herhangi bir tatminden ziyade gereklilikten o işlemler yapılmaktadır ve oyunu aksatmaktır; yani kastettiğin oyunun aksamasıysa o zaman lafım yok.
Eğer paragraflarımdan ''dar kafalı skylancer'' gibi bir anlam çıkardıysan bunu nereden çıkardığını söylemeni sevinirim, zira ben öyle birşey kullanmamıştım.sadece daha sonra karşıma "dar kafalı skylancer" olarak çıkmaması için bunları belirtmek istedim, görüşleri kaldığı yerden alalım, saygılar.
Sen zaten dar kafalı olmadığını işlemlerin monotonluğundan yakınarak kanıtladın; ancak fikirlerimizi savunurken sağlam temellerimiz olsun dedim ben.
Hold me near, unravel the stars
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
ben kuralları zaten kendime göre yorumlar ve bunlara sıkı sıkıya bağlı kalmam yani kural manyağı değilim tasfire önem veririm oyuncunun tasfiri güzelse vuramıyacağı bir saldırır başarılı olabilir benim oyunlarımda ama zarsız oyun bence biraz zor sıfatlı dm'lere gün doğar sanki dm, için çok zevkli olur o ayrı
shadowmaster,
haklısın abi, yanlış kullanmışım, ayrıca ben senin yazdıklarından "dar kafalı" olduğuma dair bi anlam çıkarmadım...
lakin;
(bu yazacaklarım kimseye özel yazılmamış olmakla birlikte herkese ortak yazılmıştır)
sanki burda yazılanları biraz fazla analiz ediyoruz, yani hepiniz çevirmen yahut bunun beşbenzemezi iş dallarında çalıştığınız için mi bilmem ama ben bu yazdıkları çok başka yerlerde de yazdım(bu derken sadece bu topicten bahsetmiyorum, çevirilerle ilgili olan da var) lakin hiçbiryerde her kelimemin genel anlamı, yan anlamı, mecazı, mecaz-ı mürseli, tekil, cümlesel ve paragrafsal anlamları ve göndermeleri bazında irdelenip eleştirilmedim...
oeh! be abilerim...sizin beyinlerinize de yazık...ben kafamdan geçenleri, fikirlerimi gerginlik yaratmasın diye(çünkü hassas bünyelerde gerginlik yaratırım ben) abartılı bir yavşaklıkla yazarım....dümdüz okuyun yazdıklarımı, gizli manalar, birilerine sokulan laflar yoktur bende...kasmayın kendinizi bu kadar...
evet.
haklısın abi, yanlış kullanmışım, ayrıca ben senin yazdıklarından "dar kafalı" olduğuma dair bi anlam çıkarmadım...
lakin;
(bu yazacaklarım kimseye özel yazılmamış olmakla birlikte herkese ortak yazılmıştır)
sanki burda yazılanları biraz fazla analiz ediyoruz, yani hepiniz çevirmen yahut bunun beşbenzemezi iş dallarında çalıştığınız için mi bilmem ama ben bu yazdıkları çok başka yerlerde de yazdım(bu derken sadece bu topicten bahsetmiyorum, çevirilerle ilgili olan da var) lakin hiçbiryerde her kelimemin genel anlamı, yan anlamı, mecazı, mecaz-ı mürseli, tekil, cümlesel ve paragrafsal anlamları ve göndermeleri bazında irdelenip eleştirilmedim...
oeh! be abilerim...sizin beyinlerinize de yazık...ben kafamdan geçenleri, fikirlerimi gerginlik yaratmasın diye(çünkü hassas bünyelerde gerginlik yaratırım ben) abartılı bir yavşaklıkla yazarım....dümdüz okuyun yazdıklarımı, gizli manalar, birilerine sokulan laflar yoktur bende...kasmayın kendinizi bu kadar...
evet.
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
bende bi kere zarsız kagıtsız oynamıstım..sınıftaki arkadas dragonlance oynattı kendi kafasından..gayette zevkli oldu ama arkadas kural kitaplarını falan okumamıs oldugu icin(daha ilk oyun oynatısıydı) yaratıkları benim büyüleri falan kafadan salladı..ama yinede cok zevkli olmustu...oyunun sonunda büyü tanrısı olmamda ayrı bi zevkli oldu tabi:)
-
XtroTheArctic
- Kullanıcı

- Posts: 38
- Joined: Thu Feb 26, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
öyle de oynanır tabi neden olmasın. ben bu frp alemlerine girmeden yıllar önce sadece sandalye kullanarak 4 ü kız 8 kişiye birden Heroes Of Might& Magic oynatmıştım. o zamanlar hafızam daha iyiydi tabi. şimdiki gibi 2 sn önce söylediğimi unutmuyodum
Ama FRP dedince, ortada yığılı 4-5 çeşit zar takımı olmazsa olmaz bence. kullanılmayacaksa bile olmalı
Ama FRP dedince, ortada yığılı 4-5 çeşit zar takımı olmazsa olmaz bence. kullanılmayacaksa bile olmalı
tabi abi, zar takımları olucak bissürü şangır şangır. ambiyansı yeter. bi de minyatürler olucak tabe. senin avatardaki gibin minyatürler. Ayrıca, oynattığın oyunda 8 kişinin kız olduğunu belirtmen de dikkatimden kaçmadı. niye belirttin şindi bunu? hatunlara kıllığın mı var yoksam?
War, war never changes...
-
XtroTheArctic
- Kullanıcı

- Posts: 38
- Joined: Thu Feb 26, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
bunu kime dedin kardeş. 8 kız felan kim? ne? nerde? ben nası görmedimburock wrote:tabi abi, zar takımları olucak bissürü şangır şangır. ambiyansı yeter. bi de minyatürler olucak tabe. senin avatardaki gibin minyatürler. Ayrıca, oynattığın oyunda 8 kişinin kız olduğunu belirtmen de dikkatimden kaçmadı. niye belirttin şindi bunu? hatunlara kıllığın mı var yoksam?
-
XtroTheArctic
- Kullanıcı

- Posts: 38
- Joined: Thu Feb 26, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
abi o zamanlar FRP bilmiyoduk. sadece adını biliyoduk. bilgisayarda da deli gibi Heroer 1 oynuyoduk. FRP yi de onun gibi bişi sanıyoduk. Aynen oyunda neler oluyosa (Maden ele geçirmek, Savaş yapmak, Kale kurmak) aynen oynadık 8 kişiyle beraber Turn based olarak. zar felan da olmadığı için kafadan tasfirlerle oynuyoduk. 2 kere oynadık zaten sonra grup dağıldı (8 kişi için 2 kere buluşmak fazla bile)Norticus wrote:şu olayı biraz açabilirmisin?sandalye kullanarak Heroes Of Might& Magic oynatmıştım
ondan bi kaç yıl sonra da gerçek FRP yi öğrendik o olay öyle anı olarak kaldı
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest