Wikileaks
-
SacoKhan
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2585
- Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
- Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
- Contact:
Wikileaks
Çok basitçe siyasal tartışmalara girmeden Wikileaks hakkında düşündüklerinizi yazar mısınız? Ben bayağı heyecanlandım ortaya çıkanları okudukça. Eğer doğrulukları kesinleşirse ki ABD'nin Wikileaks'i susturma çabaları var, eğer kesinleşirse büyük diplomatik krizler meydana gelebilir.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Siz ne düşünüyorsunuz?
And i still wonder if you ever wonder the same!...
-
SacoKhan
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2585
- Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
- Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
- Contact:
Catboy bir kaç senedir Wikileaks diye bir organizasyon var, ismi Wikipedia'dan çağrıştırılmış, hani "leak" sızmak demek, yani bilgi sızdırma gibi bir durum. Adamlar daha önce İzlanda ve Kenya'da bazı girişimlerde bulunmuşlardı.
şimdiki icraatları topyekün Amerika Birleşik devletleri ve daha bir sürü önemli ülkenin kendi aralarındaki yazışmalarını ortaya dökmek. 250 binin üzerinde belgeleri varmış ve bu belge sayısında Türkiye ikinci sırada. Bir sürü iddiaları var ve şu ana kadar da ciddi bir argümanla çıkıp yalanlayan da yok. ABD sadece dava etmeye hazırlandığı belirlendi. Yani aslına bakarsak iş ciddi gibi görünüyor.
şimdiki icraatları topyekün Amerika Birleşik devletleri ve daha bir sürü önemli ülkenin kendi aralarındaki yazışmalarını ortaya dökmek. 250 binin üzerinde belgeleri varmış ve bu belge sayısında Türkiye ikinci sırada. Bir sürü iddiaları var ve şu ana kadar da ciddi bir argümanla çıkıp yalanlayan da yok. ABD sadece dava etmeye hazırlandığı belirlendi. Yani aslına bakarsak iş ciddi gibi görünüyor.
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Irak'taki kitlesel imha silahları bulunduğu iddiasının gerçek olmasığı bu sitede belgelenmişti.
Mat Damon'un oynadığı Green Zone bu konuyla ilgilidir.
Bir çok ülkede yasaklandığından söz ediliyor, dün belgeler yayınlanırken bir süre yayından kalktı sanırım bir saldırı olmuş.
şimdilik açıklanan belgeler 220 civarında yani binde bir.
Kriz doğurur mu bilemiyorum, belki bazı görevlileri görevden alırlar ya da yerlerini değiştirirler ama büyük bir olay olacağını zannetmiyorum. Diğer yayın organlarıyla bu belgeleri yalanlamak daha kolay.
Düzeltme:
Gördüğüm kadarıyla televizyonlar ve gazeteler olabildiğince cımbızlayarak haberleri veriyorlar. Çok daha önemli yazılardan pek haber yok.
Mat Damon'un oynadığı Green Zone bu konuyla ilgilidir.
Bir çok ülkede yasaklandığından söz ediliyor, dün belgeler yayınlanırken bir süre yayından kalktı sanırım bir saldırı olmuş.
şimdilik açıklanan belgeler 220 civarında yani binde bir.
Kriz doğurur mu bilemiyorum, belki bazı görevlileri görevden alırlar ya da yerlerini değiştirirler ama büyük bir olay olacağını zannetmiyorum. Diğer yayın organlarıyla bu belgeleri yalanlamak daha kolay.
Düzeltme:
Gördüğüm kadarıyla televizyonlar ve gazeteler olabildiğince cımbızlayarak haberleri veriyorlar. Çok daha önemli yazılardan pek haber yok.
Wikileaks bana göre bir başlangıç değil, bir sonuç.
Soğuk savaştan sonra, Rusya'nın zayıflaması ile birlikte Amerika bir süper güç oldu. Otoritesi sadece kendi sınırları içinde değil, bütün dünyada, bütün ülkelerde ağır bir şekilde hissedilir hale geldi. Bu bağlamda Amerika'ya karşı, ve Amerika'ya rağmen bir şey yapılamaz oldu.
Kapitalizm Amerika ile ters düşmek istemeyen bütün ülkelere dayatılan bir sistem oldu.
Bu perspektifte, Gazetecilik'de esasında kar peşinde koşan şirketlere dönüştü. Haberin önemi Kar'ın öneminin ardına düştü. Uzun vadede kardan çok zarar ettirecek haberler verilmez oldu. Gazeteler şirketleşti ve çıkarlarını gözetmeye başladılar. Bu da onların tarafsızlığını ortadan kaldırdı.
Bugün Wikileaks gibi bir oluşumun var olma sebebi bu haberleri tek başına sorumluluğu alarak verecek cesarete sahip gazete ve gazatecilerin olmayışından kaynaklanıyor. Ki bu konuda onlara hak veriyorum. Wikileaks Julian Assange tarafından temsil edilse de aslında bugün arka planda "gazetelere" giderek yapılan yolsuzlukları, haksızlıkları ve etik olmayan tüm davranışları kamuoyunun bilgisine sunmak isteyen insanlardan oluşmuş bir ağ tarafından besleniyor.
Wikileaks bana Jurassic Park'daki "Doğa daima bir yolunu bulur" sözünü çağrıştıran bir sonuç bana göre. Devletler ne kadar otoriter ve baskıcı bir şekilde yaptıkları yanlışları gizlemeye çalışsa da gerçekler bir şekilde ortaya çıkmanın yolunu buluyorlar.
Her şeyi bilen, her şeyi gören, her şeyi yöneten güçlere rağmen gazetecilik de bir yolunu buluyor. Bence Wikileaks gazeteciliğin günümüzde yegane var olma şekli.
Soğuk savaştan sonra, Rusya'nın zayıflaması ile birlikte Amerika bir süper güç oldu. Otoritesi sadece kendi sınırları içinde değil, bütün dünyada, bütün ülkelerde ağır bir şekilde hissedilir hale geldi. Bu bağlamda Amerika'ya karşı, ve Amerika'ya rağmen bir şey yapılamaz oldu.
Kapitalizm Amerika ile ters düşmek istemeyen bütün ülkelere dayatılan bir sistem oldu.
Bu perspektifte, Gazetecilik'de esasında kar peşinde koşan şirketlere dönüştü. Haberin önemi Kar'ın öneminin ardına düştü. Uzun vadede kardan çok zarar ettirecek haberler verilmez oldu. Gazeteler şirketleşti ve çıkarlarını gözetmeye başladılar. Bu da onların tarafsızlığını ortadan kaldırdı.
Bugün Wikileaks gibi bir oluşumun var olma sebebi bu haberleri tek başına sorumluluğu alarak verecek cesarete sahip gazete ve gazatecilerin olmayışından kaynaklanıyor. Ki bu konuda onlara hak veriyorum. Wikileaks Julian Assange tarafından temsil edilse de aslında bugün arka planda "gazetelere" giderek yapılan yolsuzlukları, haksızlıkları ve etik olmayan tüm davranışları kamuoyunun bilgisine sunmak isteyen insanlardan oluşmuş bir ağ tarafından besleniyor.
Wikileaks bana Jurassic Park'daki "Doğa daima bir yolunu bulur" sözünü çağrıştıran bir sonuç bana göre. Devletler ne kadar otoriter ve baskıcı bir şekilde yaptıkları yanlışları gizlemeye çalışsa da gerçekler bir şekilde ortaya çıkmanın yolunu buluyorlar.
Her şeyi bilen, her şeyi gören, her şeyi yöneten güçlere rağmen gazetecilik de bir yolunu buluyor. Bence Wikileaks gazeteciliğin günümüzde yegane var olma şekli.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Ben de neredeyse Bogus'la aynı şeyi düşünüyorum söylemek istediklerimin çoğunu söylemiş.
Devletler insanları yönetmek için gücü ellerine alırlar. Fakat güç insanı yozlaştırdığı için midir bilinmez belki de zorunluluktan gücü insanlarının yararından başka şeyler için de kullanıyorlar. Ve bunu yaparken insanlara olabildiğince iyi kalpli gözükmeleri gerekir.
Yapılanları halkın takip etmesi de bir oto kontrol mekanizması. Hatta en büyüğü. Normalde bu görevi gazetecilerin yapması gerekirken gazeteler de belirli devletlerin bünyesinde yer alması gerektiği için istedikleri şekilde haber yapamıyorlar.
Geçmişte gazeteciliğe ait alan bu görevi dünyanın asıl süper gücü olan "internet" üstleniyor artık.
Wikileaks şeffaflığa yeni bir boyut getiriyor. Bence devlet adamlarının, diplomatların yaptıkları şeyin asla başkasının eline geçemeyeceğinden emin olmamaları onları "iyi niyetli" davranmaya mecbur bırakıyor.
Somut belgeler ortalığa döküldüğünde artık gerçekten de hesap vermek zorunda kalıyorlar. Tabii politik süreçte herkes hakettiğinin karşılığını hemen bulur diyemeyiz ama en azından artık saklanamayan bir şeyler var.
Neticede Wikileaks gibi organizasyonlar (iyi ya da kötü demeyeceğim) gerçekten insanların yararına olan şeylerin esas olmasını zorunlu kılmaya başlıyor. Ve globalleşen dünyada herşey ne kadar kötüye gidiyor gibi gözükse de uzun vadede daimi bir iyileşme olacağının garantisi gibi...
Ha tabi bu belgeleri değerlendirmek için de bir sosyal/ kültürel olgunluk seviyesine gelmiş olması gerekli toplumların. Bizim ülkemizin gelip gelmediği tartışılır. Muhtemelen herkes "bak ben demiştim" demek için kullanacaktır.
Bogus'un dediği gibi bazı şeyler doğanın kanunu. "Doğa her zaman bir youlunu bulu"
Yada "Etki eşit büyüklükte fakat ters yönde tepkiyi doğurur"
Yarın bir gün wikileaksi de engelleyecekelrdir belki ama son olmayacağından eminim.
Devletler insanları yönetmek için gücü ellerine alırlar. Fakat güç insanı yozlaştırdığı için midir bilinmez belki de zorunluluktan gücü insanlarının yararından başka şeyler için de kullanıyorlar. Ve bunu yaparken insanlara olabildiğince iyi kalpli gözükmeleri gerekir.
Yapılanları halkın takip etmesi de bir oto kontrol mekanizması. Hatta en büyüğü. Normalde bu görevi gazetecilerin yapması gerekirken gazeteler de belirli devletlerin bünyesinde yer alması gerektiği için istedikleri şekilde haber yapamıyorlar.
Geçmişte gazeteciliğe ait alan bu görevi dünyanın asıl süper gücü olan "internet" üstleniyor artık.
Wikileaks şeffaflığa yeni bir boyut getiriyor. Bence devlet adamlarının, diplomatların yaptıkları şeyin asla başkasının eline geçemeyeceğinden emin olmamaları onları "iyi niyetli" davranmaya mecbur bırakıyor.
Somut belgeler ortalığa döküldüğünde artık gerçekten de hesap vermek zorunda kalıyorlar. Tabii politik süreçte herkes hakettiğinin karşılığını hemen bulur diyemeyiz ama en azından artık saklanamayan bir şeyler var.
Neticede Wikileaks gibi organizasyonlar (iyi ya da kötü demeyeceğim) gerçekten insanların yararına olan şeylerin esas olmasını zorunlu kılmaya başlıyor. Ve globalleşen dünyada herşey ne kadar kötüye gidiyor gibi gözükse de uzun vadede daimi bir iyileşme olacağının garantisi gibi...
Ha tabi bu belgeleri değerlendirmek için de bir sosyal/ kültürel olgunluk seviyesine gelmiş olması gerekli toplumların. Bizim ülkemizin gelip gelmediği tartışılır. Muhtemelen herkes "bak ben demiştim" demek için kullanacaktır.
Bogus'un dediği gibi bazı şeyler doğanın kanunu. "Doğa her zaman bir youlunu bulu"
Yada "Etki eşit büyüklükte fakat ters yönde tepkiyi doğurur"
Yarın bir gün wikileaksi de engelleyecekelrdir belki ama son olmayacağından eminim.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Bilgilendirme için teşekkür ederim, gerçi senin açıklamandan sonra bugünün gazetesini okudum meğersem gündemde olan bir şeymiş. Sonra akşam haberlerinin tamamında bundan bahsediyordu. Tam da vize dönemine denk geldi, haber filan da takip edemiyoruz baksana dünyada neler oluyor haberimiz yok...SacoKhan wrote:Catboy bir kaç senedir Wikileaks diye bir organizasyon var, ismi Wikipedia'dan çağrıştırılmış, hani "leak" sızmak demek, yani bilgi sızdırma gibi bir durum. Adamlar daha önce İzlanda ve Kenya'da bazı girişimlerde bulunmuşlardı.
şimdiki icraatları topyekün Amerika Birleşik devletleri ve daha bir sürü önemli ülkenin kendi aralarındaki yazışmalarını ortaya dökmek. 250 binin üzerinde belgeleri varmış ve bu belge sayısında Türkiye ikinci sırada. Bir sürü iddiaları var ve şu ana kadar da ciddi bir argümanla çıkıp yalanlayan da yok. ABD sadece dava etmeye hazırlandığı belirlendi. Yani aslına bakarsak iş ciddi gibi görünüyor.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Ben de bugün duydum Wikileaks'i. Gerçekten okudukçta heyecanlandım. 'İşte gazetecilik böyle bir şey olsa gerek' diye düşünmeme yol açtı. Türkiye ile ilgili belgeleri yayınlasalar da görsek ne pis işler çevriliyormuş. Bir Amerikan milletvekili WL'in terörist örgütü olarak tanınmasını öne sürmüş, Economist'in yorumuna göre söylentilerden ibaret, Avrupada ise engellenmiş. Bir şeyleri doğru yapıyor olmalılar.
-
SacoKhan
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2585
- Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
- Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
- Contact:
Doğanın bir yolunu bulması kısmına katılıyorum. Zaten ortada aslında haberciliğe bakış açısındaki farklılıktan kaynaklanan bir durum var. şifre kırmalar, hack olayları, gizli bir takım dosyalara erişmeler. Aslında bana göre çok bilimsel bir yaklaşım olarak geliyor. Hatta güzel kısmı olayları olduğu gibi yayınlıyorlar ve yalanlanamayacağını da yanına bir güzel verilerle ekliyorlar.
şimdi asıl tedirgin olduğum konu; Emre Aköz'ün yazısını okudum. Onun da görüşleri, Wikileaks çok iyi bir iş başarmış olduğu. Yani 250bin tane sahte belge oluşturulamaz, ama ABDnin birşekilde Wikileaks'in içine sızacağı ve bir kaç sahte bilgi paylaşımında bulunabileceğini söylüyor. Eğer bu şekilde yapıp bir kaç belgenin sahte olduğunu kamuoyuna duyururlarsa, geri kalan belgeleri de yalanlayabilirler. Bence mantıklı düşünmüş, umarım böyle bir şey denemezler.
şimdi asıl tedirgin olduğum konu; Emre Aköz'ün yazısını okudum. Onun da görüşleri, Wikileaks çok iyi bir iş başarmış olduğu. Yani 250bin tane sahte belge oluşturulamaz, ama ABDnin birşekilde Wikileaks'in içine sızacağı ve bir kaç sahte bilgi paylaşımında bulunabileceğini söylüyor. Eğer bu şekilde yapıp bir kaç belgenin sahte olduğunu kamuoyuna duyururlarsa, geri kalan belgeleri de yalanlayabilirler. Bence mantıklı düşünmüş, umarım böyle bir şey denemezler.
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Aklıma kulaktan kulağa bölümündeki Dört Atlı hikayesi geldi. Orada "merak" diye bir karakterim vardı. Aslında benzer bir şey düşünmüştüm ama tabi tam planladığım yere gitmiyor ama Merakın gücünü dünyada bir şekilde sezebiliyoruz =)
Wikileaksin kuvvet aldığı nokta insanların merakı bence.
Wikileaksin kuvvet aldığı nokta insanların merakı bence.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Vay be zamanında ne öykü başlatmışım arkadaşEfla wrote:Aklıma kulaktan kulağa bölümündeki Dört Atlı hikayesi geldi. Orada "merak" diye bir karakterim vardı. Aslında benzer bir şey düşünmüştüm ama tabi tam planladığım yere gitmiyor ama Merakın gücünü dünyada bir şekilde sezebiliyoruz =)
Wikileaksin kuvvet aldığı nokta insanların merakı bence.
Ya çoğu kişi şimdi bilerek sahte belge sızdırılıp ardından o belgelerin sahte olduğu ortaya çıkınca da gerçek olan belgelerin de sahte olduğu söylenecektir diye hemfikir. Hükümetler kurnaz insanlardan oluşur, onlar tilki haberciler de kedidir
Bildiğim kadarıyla wikileaks'te kanunsuz yoldan (şifre kırma, gizli belgelere ulaşma gibi) elde edilen bilgi yok.
Ã?rneğin Türkiye Amerika ile ilgili yazışma varsa bunu bu yazışmalar elinden geçen biri sızdırıp wikileaks'e yolluyor. Bu sebeple yanlış istihbarat vermek gayet mümkün nasıl kontrol ediyorlar bilemiyorum.
Ã?rneğin Türkiye Amerika ile ilgili yazışma varsa bunu bu yazışmalar elinden geçen biri sızdırıp wikileaks'e yolluyor. Bu sebeple yanlış istihbarat vermek gayet mümkün nasıl kontrol ediyorlar bilemiyorum.
en son wikileaks türkiye ile iddi bir iddia ortaya attığını biliyorum sadee.
kontrolü ve konumu türkiye'de olan birden fazla nükleer silah var yolunda bir belge buldukları açıklamışlardı en son. ben onu duymuştum. ama bu kadar ciddi olduğunu tahmin etmemiştim lakin zeitgeist tufanıda esmişti gürlemişti bir çok kişiyi bilgilendirdi ama yokoldu. bu da öyle olabilir diye hiç araştırmadım.
kontrolü ve konumu türkiye'de olan birden fazla nükleer silah var yolunda bir belge buldukları açıklamışlardı en son. ben onu duymuştum. ama bu kadar ciddi olduğunu tahmin etmemiştim lakin zeitgeist tufanıda esmişti gürlemişti bir çok kişiyi bilgilendirdi ama yokoldu. bu da öyle olabilir diye hiç araştırmadım.
Zaman, kayan bir yıldız. Atmosfer ise; ben..
-
SacoKhan
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2585
- Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
- Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
- Contact:
Aslına bakarsan sızdırmak direkt olarak kanunsuzluğa giriyor ve gizli belgelere de ulaşmışlar(top secret belgelere!). Kontrol etme kısmı sadece güven olayından ibaret, ki güven olmasa zaten adam çoktan yakalanmış olurdu.devrimk wrote:Bildiğim kadarıyla wikileaks'te kanunsuz yoldan (şifre kırma, gizli belgelere ulaşma gibi) elde edilen bilgi yok.
Ã?rneğin Türkiye Amerika ile ilgili yazışma varsa bunu bu yazışmalar elinden geçen biri sızdırıp wikileaks'e yolluyor. Bu sebeple yanlış istihbarat vermek gayet mümkün nasıl kontrol ediyorlar bilemiyorum.
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest



