Super Kahraman Maceraları
Warwiz arabaları kaldırarak yaralıların çıkmasına yardım edip, ağır yaralananları bir arabanın içine doldurarak en yakın hastaneye bıraktı.
Sonrasında ödevini bitirmediği aklına geldi ve hızla evine döndü. Zırhından çıkıp tekerlekli iskemlesine oturduktan sonra uzaktan kumandayla zırhını gizli sığınağa yolladı.
Ã?devi için araştırma yaparken bir yandan da kumkadınla ilgili bilgi toplamaya başladı.
"Yeni zırhım pek yeterli değil galiba, belki bazı değişiklikler yapmam gerekebilir." diye düşündü.
Kapısı çaldı Nestor'du kapıyı çalan.
"Küçük beyefendi okula gitmek için arabanız hazır, yetişmemiz için 10 dakika içinde çıkmamız lazım."
"T...tt.tttabi, N.nnnn.nnnestor, hh.he.emen h.h.h.ha.hazırlanırım."
Zaten tekerlekli iskemleyle okula gitmek başlı başına bir rezaletken onu çok lüks bir limuzinin bırakması daha da büyük bir rezaletti.
Okulda profesörün yanına geldiğinde bir postada ondan azar işitti.
"Bak evladım zekisin bunu biliyorum ama kendini derslere vermiyorsun. Başkası bu ödevi verse 100 veririm ama sen verirsen sana 100 vermem çünkü kapasiteni biliyorum."
"A..aaa.ama... Pro..profesör Albert... b.bb.b.bbb."
"Bak eğer tekerlekli sandalyeye mahkumsun diye sana iltimas geçeceğimi zannediyorsan çok aldanırsın. Aklını başına topla bu ödevi kabul etmiyorum yani bir tane yap."
Stephan okuldan dönerken adeta dünyası yıkılmış gibiydi, halbuki zırhın içinde ne kadar güven içinde ve bu sorunlardan uzaktı.
Sonrasında ödevini bitirmediği aklına geldi ve hızla evine döndü. Zırhından çıkıp tekerlekli iskemlesine oturduktan sonra uzaktan kumandayla zırhını gizli sığınağa yolladı.
Ã?devi için araştırma yaparken bir yandan da kumkadınla ilgili bilgi toplamaya başladı.
"Yeni zırhım pek yeterli değil galiba, belki bazı değişiklikler yapmam gerekebilir." diye düşündü.
Kapısı çaldı Nestor'du kapıyı çalan.
"Küçük beyefendi okula gitmek için arabanız hazır, yetişmemiz için 10 dakika içinde çıkmamız lazım."
"T...tt.tttabi, N.nnnn.nnnestor, hh.he.emen h.h.h.ha.hazırlanırım."
Zaten tekerlekli iskemleyle okula gitmek başlı başına bir rezaletken onu çok lüks bir limuzinin bırakması daha da büyük bir rezaletti.
Okulda profesörün yanına geldiğinde bir postada ondan azar işitti.
"Bak evladım zekisin bunu biliyorum ama kendini derslere vermiyorsun. Başkası bu ödevi verse 100 veririm ama sen verirsen sana 100 vermem çünkü kapasiteni biliyorum."
"A..aaa.ama... Pro..profesör Albert... b.bb.b.bbb."
"Bak eğer tekerlekli sandalyeye mahkumsun diye sana iltimas geçeceğimi zannediyorsan çok aldanırsın. Aklını başına topla bu ödevi kabul etmiyorum yani bir tane yap."
Stephan okuldan dönerken adeta dünyası yıkılmış gibiydi, halbuki zırhın içinde ne kadar güven içinde ve bu sorunlardan uzaktı.
.
Gambling Man
Gambling Man Freedom şehrine yeni gelmiştir. Yeraltı dünyasıyla ilişkili birkaç suçlu tipten aldığı bilgilere dayanarak, sonunda gizli bir kumarhanenin adresini bulur. Freedom şehrinde kumar vergileri çok çok yüksek olduğundan bazı suç örgütleri sık sık gizli kumarhaneler açarak para kazanma yoluna gtmektedirler.
Gamble Man ve yardımcıları, dışardan terk edilmiş gibi görülen bir fabrikaya gider. Talimata göre arabalar 150 metre ötedeki bir parka bırakılacaktır. Parktan terk edilmiş fabrikaya kadar olan yolda birkaç serseri varsa da, aslında bunlar (müşterileri kollayan) kumarhanenin adamlarıdır.
Gambling hemen bir poker masasına geçer ve saatlerce para kazanır. Bu arada dikkatini çeken biri vardır ki, kendini Morpheus Monroe olarak tanıtan bir kişi neredeyse kendisinden bile iyi poker oynamaktadır. Adam görünüşe göre hile yapmıyordu ama diğer oyuncuların blöfünü görme konusunda oldukça başarılıydı.
Derken Morpheus denen adam kalkar ve kasaya gidip fişlerini paraya çevirtir. Ardından Gambling Man"in yanına gelerek el sıkışır. "Bu güzel oyun için teşekkürler bayım, umarım tekrarlarız!" der. Sonra tam gitmek üzereyken, cebinden bir kartvizit çıkararak Gambling"e verir. (üzerinde bir telefon numarası var) Ardından biraz eğilerek ve fısıldayarak şöyle der. "şehirde kalacak güvenli bir yere ihtiyacınız olursa beni arayın bay Gambling. Bu arada bence fişlerinizi hemen paraya çevirseniz iyi olur, çünkü binanın dışında polisler olduğunu hissediyorum!" der ve hızlı adımlarla uzaklaşır.
.
Gambling Man
Gambling Man Freedom şehrine yeni gelmiştir. Yeraltı dünyasıyla ilişkili birkaç suçlu tipten aldığı bilgilere dayanarak, sonunda gizli bir kumarhanenin adresini bulur. Freedom şehrinde kumar vergileri çok çok yüksek olduğundan bazı suç örgütleri sık sık gizli kumarhaneler açarak para kazanma yoluna gtmektedirler.
Gamble Man ve yardımcıları, dışardan terk edilmiş gibi görülen bir fabrikaya gider. Talimata göre arabalar 150 metre ötedeki bir parka bırakılacaktır. Parktan terk edilmiş fabrikaya kadar olan yolda birkaç serseri varsa da, aslında bunlar (müşterileri kollayan) kumarhanenin adamlarıdır.
Gambling hemen bir poker masasına geçer ve saatlerce para kazanır. Bu arada dikkatini çeken biri vardır ki, kendini Morpheus Monroe olarak tanıtan bir kişi neredeyse kendisinden bile iyi poker oynamaktadır. Adam görünüşe göre hile yapmıyordu ama diğer oyuncuların blöfünü görme konusunda oldukça başarılıydı.
Derken Morpheus denen adam kalkar ve kasaya gidip fişlerini paraya çevirtir. Ardından Gambling Man"in yanına gelerek el sıkışır. "Bu güzel oyun için teşekkürler bayım, umarım tekrarlarız!" der. Sonra tam gitmek üzereyken, cebinden bir kartvizit çıkararak Gambling"e verir. (üzerinde bir telefon numarası var) Ardından biraz eğilerek ve fısıldayarak şöyle der. "şehirde kalacak güvenli bir yere ihtiyacınız olursa beni arayın bay Gambling. Bu arada bence fişlerinizi hemen paraya çevirseniz iyi olur, çünkü binanın dışında polisler olduğunu hissediyorum!" der ve hızlı adımlarla uzaklaşır.
.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Jack biraz önce neler olduğunu anlamaya çalışırken Morpheus denilen adamın tavsiyesini kulakardı eder, omuz silker ve adamın verdiği kartı buruşturup yan cebine atar. Daha gece yeni başlamaktadır. Yüzüne anlamsız bir gülümseme yerleşir, sandalyesinde arkasına yaslanır ve kartların dağıtılmasını bekler.
"şansımın döneceğini hissediyorum." der açık açık, yüzünde geniş bir sırıtışla.
"şansımın döneceğini hissediyorum." der açık açık, yüzünde geniş bir sırıtışla.
Bir dakika sonra kapılar çarpılarak polisler her yönden kumarhaneye girmeye başlarlar. Kadınlar çığlık atmakta, polisler sert şekilde önlerine gelenin bileklerine naylon kelepçelerden takarak tutuklamaya başlarlar.Alenthas wrote:Jack biraz önce neler olduğunu anlamaya çalışırken Morpheus denilen adamın tavsiyesini kulakardı eder, omuz silker ve adamın verdiği kartı buruşturup yan cebine atar. Daha gece yeni başlamaktadır. Yüzüne anlamsız bir gülümseme yerleşir, sandalyesinde arkasına yaslanır ve kartların dağıtılmasını bekler.
"şansımın döneceğini hissediyorum." der açık açık, yüzünde geniş bir sırıtışla.
.
Kapı kilitlidir.Alenthas wrote:Jack ani bir kararla girilmez yazan kapıdan içeri girmeye karar verdi. Kapı kilitliyse kırmayı düşünüyordu. "Arkamı kollayın kızlar!"
Jack kapıya bir tekme geçirir. Kapı parçalanır. İçeri girdiğinde yerde yatan, kafası gözü kanlar içinde bir adam ve silahlarını sana doğrultan (1 pompalı, 1 uzi, 1 tabanca) üç koruma ayrıca büyük masanın ardında içi para dolu bond çantayı alelacele kapatan belli ki patron olan kişi vardır. Patron "Gebertin o kapıdan kim girerse!" diye bağırır. (kendi de sol elinde çantayı tutarken sağ eliyle silah çekiyor)
Dışarda panik havası devam ediyor, müşterilerle polisler arbede yaşıyorlar. Derken iki polisin sizin olduğunuz yeri işaret ettiğini gören Spy-Girl, "dikkat aynasızlar bizi farketti şekerim!" diye uyarıda bulunur.
Gambling Man iki ateş arasında mı kalmıştı...
.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Hemen duvara yaslanarak siper aldı ve kızlara mecbur olmadıkları sürece kimseye ateş açmamalarını söyledi. Eğer çaresiz kalırsa polislerle köprüleri yakmak istemiyordu. "Bak, polisler burada ve kaçmamız gerekiyor. Birbirimizi katledip onların işini kolaylaştırmaktansa neden birbirimize yardımcı olmuyoruz? Soru sormak yok, polislerden kurtulduğumuz zaman herkes kendi yoluna. Hem kızlarımdan biri yaralınızla ilgilenebilir. Umarım odanızda gizli bir kaçış yolu vardır, yoksa birazdan işler tatsızlaşacak."
"Durun ateş etmeyin şimdilik!" diyerek korumalarını durduran Patron, yerdeki yaralı adama bir tekme sallar. "Bu hainle mi ilgileneceksiniz! Polislerin yaklaşmasında kimin parmağı vardı sanıyorsun!"Alenthas wrote:Hemen duvara yaslanarak siper aldı ve kızlara mecbur olmadıkları sürece kimseye ateş açmamalarını söyledi. Eğer çaresiz kalırsa polislerle köprüleri yakmak istemiyordu. "Bak, polisler burada ve kaçmamız gerekiyor. Birbirimizi katledip onların işini kolaylaştırmaktansa neden birbirimize yardımcı olmuyoruz? Soru sormak yok, polislerden kurtulduğumuz zaman herkes kendi yoluna. Hem kızlarımdan biri yaralınızla ilgilenebilir. Umarım odanızda gizli bir kaçış yolu vardır, yoksa birazdan işler tatsızlaşacak."
Patron aceleyle arka duvardaki bir dolabın oraya gider ve dolap kapağını açarak, korumalarına seslenir: "hadi çocuklar uzuyoruz buradan!" Diğer üç koruma da (silahlar hala Jack'a doğrultulmuş olarak) peşinden dolaba girerler.
Ancak son adam da dolaba girerken dolabın içinden iki konserve kutusuna benzer bomba odaya atılır. Bombalardan gri dumanlar çıkarak görüşü engellemeye başlamıştır bile. Kokusundan gözyaşartıcı gaz olduğunu anlar Jack. Bu sırada dolap kapağı kapanır ve ardından hain bir kahkaha duyulur. Dışardan ise Computer-Girl seslenir: "hayatım polisler geliyor, teslim mi olacağız!"
.
.
Minibüs yola çıktığında Jack ve kızları arkada elleri kelepçeli vaziyetteydi, yanlarında da silahlı bir polis vardır. şoför mahalli gözükmemektedir bulundukları yerden. Bir süre yol aldıktan sonra minibüs durur. Ã?n taraftan bir inleme sesi gelir. Yanlarındaki nöbetçi de şaşkındır, silahını hazırlar. Arka kapı açılır, açan da şoför polistir. Nöbetçi olan, "ne oldu?" diye sorar arkadaşına.
Fakat diğeri hiç cevap vermeden sadece bir bakışıyla nöbetçinin, "Aaaaah başıımm!" diye şakaklarını tutarak bayılmasına sebep olur. şoför polis gülerek Jack"in yanına gelir, kelepçeleri parmaklarıyla koparırken, "biraz önce kendimi size Morpheus olarak tanıtmıştım, şekil değiştirebiliyorum bay Gambling şaşırmayın lütfen," der. Kızların kelepçelerini de parmaklarıyla kolayca ayırırken, "silahlarınız ön tarafta bayanlar," der.
Jack"a dönerek, "yalnız beni biraz hayal kırıklığına uğrattınız Bay Gambling, bu kadar çabuk yakalanacağınızı sanmazdım, üstelik sizi önceden uyarmama rağmen," der.
.
Polisler göz yaşartıcı gazdan etkilenen Gambling Man ve kızlarını tutuklarlar. Üstlerinden silah çıktığı için onları diğer kumarbazlardan ayırıp, kelepçeleyip, özel olarak bir tutuklama maracına bindirirler. "Bayım konuştuklarınız aleyhinize delil olabilir, avukat tutma hakkına sahipsiniz vs..."Alenthas wrote:Sinirle yumruğunu duvara geçirdi ve hırladı. İntikamını alacaktı. Başka bir çıkış yolu olarak düşündüğü kapıya doğru ilerledi, ama işler yine ters giderse teslim olmayı planlıyordu. Hapisten kaçmaya çalışırken hayatından olmaya niyeti yoktu. "Nasıl olsa para bol, bir şekilde çıkarım" diye düşündü.
Minibüs yola çıktığında Jack ve kızları arkada elleri kelepçeli vaziyetteydi, yanlarında da silahlı bir polis vardır. şoför mahalli gözükmemektedir bulundukları yerden. Bir süre yol aldıktan sonra minibüs durur. Ã?n taraftan bir inleme sesi gelir. Yanlarındaki nöbetçi de şaşkındır, silahını hazırlar. Arka kapı açılır, açan da şoför polistir. Nöbetçi olan, "ne oldu?" diye sorar arkadaşına.
Fakat diğeri hiç cevap vermeden sadece bir bakışıyla nöbetçinin, "Aaaaah başıımm!" diye şakaklarını tutarak bayılmasına sebep olur. şoför polis gülerek Jack"in yanına gelir, kelepçeleri parmaklarıyla koparırken, "biraz önce kendimi size Morpheus olarak tanıtmıştım, şekil değiştirebiliyorum bay Gambling şaşırmayın lütfen," der. Kızların kelepçelerini de parmaklarıyla kolayca ayırırken, "silahlarınız ön tarafta bayanlar," der.
Jack"a dönerek, "yalnız beni biraz hayal kırıklığına uğrattınız Bay Gambling, bu kadar çabuk yakalanacağınızı sanmazdım, üstelik sizi önceden uyarmama rağmen," der.
.
Polis üniformalı Morpheus'un bu seferlik Gene Hackman'a benzeyen yüzünde yine bir hayal kırıklığı ifadesi oluştu. "Bak Jack, seni ve kız arkadaşlarını hapisten kurtararak güvenini kazanmışımdır umarım. Açık konuşacağım: senin gibi, polislerden ve kanunlardan hoşlanmayan kişileri bir araya topluyorum. "Yenilmezler Birliği" adında bir grup kurmak niyetindeyim, bu şehrin altını üstüne getirip çok eğleneceğiz. Sen de bu örgütün bir parçası olmak istersen, yeraltında gizli üssümüz hazır bile. Kimseden emir alma gibi bir durumun yok, buna daha çok kötü adamların yardımlaşması, birbirini kollaması gibi bakabilirsin Jack. Ne diyorsun; yakalansan bile birilerinin seni kurtaracağını bilmek hoş olmaz mıydı?.. Jack kararını bekliyorum, daha fazla ısrarcı olup seni sıkmak istemem, istemiyorsan yollarımız burada ayrılsın."Alenthas wrote:Jack gelişen olaylar sonucunda biraz utanıp sıkılmıştı. Dişlerinin arasından nefes aldı ve "şey, evet, o konu hakkında...Ee, beni ve kızları kurtardığınız için teşekkür ederim. Biz bundan sonrasını halledebiliriz. Tekrar teşekkürler."
.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
"'Yenilmezler Birliği' öyle mi? Hah! Bu isim üzerinde fazla kafa yormamış gibisiniz. Yalnız çalışmak tercihimdir ama yaptığınız teklif gayet çekici. Yani diyorsun ki, ortada bir patron yok ama birimizin başı dertte olduğu zaman ona yardım ediyoruz? Makul görünüyor... Ama bu 'bir girdin mi bir daha çıkamazsın' tarzında bir birlik ha?"
Bir kaç saniye düşündükten sonra "Peki, gidelim." dedi.
Yolculuk sırasında "Kumar yerinin sahibi birlikten değil, di mi? Öldürsem bir sorun olmaz yani?"
Bir kaç saniye düşündükten sonra "Peki, gidelim." dedi.
Yolculuk sırasında "Kumar yerinin sahibi birlikten değil, di mi? Öldürsem bir sorun olmaz yani?"
Morpheus hain bir kahkaha atar. "Jack, o kumarhane müdürü gibi basit insanları biz ancak piyon olarak kullanırız ve piyonlar feda edilebilir! Sana yanlış yaptıysa bulup cezasını keseriz merak etme."Alenthas wrote:...Yolculuk sırasında "Kumar yerinin sahibi birlikten değil, di mi? Öldürsem bir sorun olmaz yani?"
Yolda uğrayıp Gambling Man"in zırhlı arabasını alırlar. Görünüşe göre Morpheus, yakınlarda bir sürü polis olmasından, yakalanmaktan hiç endişe duymuyordu. Daha sonra limana yakın bir bölgede eski bir garaja girip en alt kata inerler. Garajın bodrum katında Morpheus anahtarlık şeklinde bir uzaktan kumanda ile duvarda gizli bir kapı açar. "Artık bu senin," diyerek uzaktan kumandayı Jack"a verir.
Gizli kapıdan arabayla girerek yüz metre kadar daha ilerleyip kocaman bir gizli araba garajına gelirler. Burada motorlar, arabalar, hatta kamyonlar ve bir de tamir atölyesi vardı. Atölyede çalışan birkaç usta bile vardı içeride. Arabadan inerler ve Morpheus"un rehberliğinde şifreli bir kapıdan girerek çeşitli koridorlardan geçerler ve sonunda yeraltında tavanı en az 30 metre olan muhteşem bir gizli üsse gelirler. Etrafta çeşitli asma katlar, depolar, salonlar, odalar, laboratuvarlar, vesaire doluydu. Ayrıca birkaç görevli adam etrafı temizlemek vs gibi işler yapmaktadır.
Ortak salona girdiklerinde Jack, birkaç bilgisayara bağlı monitörlerden devamlı bilgilerin aktığı, medyanın otomatikman tarandığı ve önemli olabilecek haberlerin kaydedildiğini görür. Yan odada muhteşem bir kütüphane vardır. Morpheus hizmetlilerden birini çağırır ve Jack ile bayanları yaşam mahalline götürmesini söyler. Jack"a dönerek, "bir sürü boş oda var, beğendiğinize yerleşebilirsiniz," der.
.
Inventor--PI-Tesla şirketinde gizli bir silah üretildiği ve bu silahta uzaylı teknolojisi kullanıldığına dair basına sızan haberlerden bir hafta sonra sonunda genel müdür Muroko bir basın açıklaması yaparak, "iddialar çocukça ve gülünçtür, ama biz gülmüyoruz. PI-Tesla şirketi yıllarını temiz enerji üretimi konusunda çalışmalara adamışken, çamur at izi kalsın gibisinden böyle yaklaşımlar şehrimize bir kazanç getirmez!" şeklinde beyanat verdi. Ayrıca gazeteciler tarafından çalışmalarını basına açma konusunda yapılan teklifi, teknoloji hırsızlığına sebebiyet verebilir gerekçesiyle reddetti.
Stephan uzaktan bilgisayarları hakleyebilecek bir aygıt yapar. Binanın etrafından geçerken PI-Tesla şirketinin bilgisayar sistemine sızmaya çalışır.
Technology +22
Warwiz polis teşkilatı ve müze müdürüyle irtibata geçip herhangi bir çalınma durumunda alarm sinyalinin kendisine de gönderilmesini rica eder.şehir müzesinde bir hafta boyunca sergilenecek olan ünlü Pers Elması"nın lanetli olduğu hakkındaki dedikodulara rağmen müze müdürü ziyaretçi sayısında hatırı sayılır bir artış olacağından emin. Yumruk büyüklüğündeki elmasa paha biçilemiyor ve bu yüzden de güvenlik önlemleri olağanüstü düzeyde arttırılmış durumda.
Stephan bu konuyla ilgili de araştırma yapar, binanın yanması kimin işine yaradı? Dijital kopyalara ne kadar sürede bir alınıyor?--Tapu ve Kadastro müdürlüğünün merkez binası çıkan yangında kullanılmaz hale geldi. Neyse ki can kaybı olmadı. Müdür Bronson, "bina kayıtlarının kaybı söz konusu değildir, başka bir depomuzda kayıtların yedekleri olduğu gibi ayrıca birçok dijital kopyası da bilgisayarlarda kaydedilmiş durumdadır; telaşa mahal yok!" dedi.
Investigation 9 (+16)
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests

