yalnız söylemek istediğim bir şey var, bu mektup biraz daha kısa ve daha samimi bir havada yazılmıştır, çünkü lord ile aşklarını birbirlerine itiraf ettikten sonra caitlin, o kadar resmi olmaya gerek duymamıştır.hatta mektubun sonunda ona fransızca "canım" diye hitap etmiştir.
şu ara İngiltere tarihinin farklı dönemlerinde geçen öykülerden oluşan bir roman okuyorum. Romanın geçtiği yer Salisbury.... Bir anda hikayede ismi tekrar görünce dikkatimi çekti.
Bunun dışında Illyra bu bölüm bende en çok bir sonraki bölümde izleyeceğin üslup konusunda merak uyandırdı. Yani ben böyleyim filmin ortasında yav bu sahneyi nasıl çekmişlerdir diye on dakika düşünmüşlüğüm olmuştur.
Sonuçta ortada buluşma olacaksa bir sonraki bölümde mektup sistemi terk mi edilecek? Buluşacaklarsa kim kime mektup yazabilir mi? Aslında tabii mektupla başlayıp farklı devam eden bir hikaye de olabilir.
Eh o zamanda tabii buluşmanın sonucu ilginç olacak gibi... Eee Viktorya Dönemi İngilteresini andıran bir ortamda böyle bir buluşmanın sonu ne olabilir ki?
Neyse bir sonraki hikayeyi beklemek lazım sanırım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Plot twist diye ben buna derim, Narrator değişti iyi mi? Son cümle çok güzeldi, ben o dönemin içine sokmayı başardı, o "zira" kelimesi sayesinde. Çok hoş bir mektup olmuş, hele olayları başkalarının bakış açısıyla görmek beni ziyadesiyle mutlu etti, tebrik ederim. Devamı ne zaman gelecek?
biraz da başkasının gözünden görelim dedim. e hep ikisinin ağzından olmuyor.
dwaxer'in dediği gibi yalnız, bu pek iffetli bir buluşmaya benzemiyor
yine de hala işin iç yüzünü bilmiyoruz...
: ) ) Hikayede özellikle kadının opereda arkadaşını gözetliyor olması benim hoşuma giden bir ögeydi. Burada New Yorkta da 20. yüzyılın başında aristokrat kesim operalara diğer aristokratları gözlemek için gidermiş.
Bu arada Operadaki Hayalet de çok güzel bir operadır. : ) ) Açıkçası kaçırmalarına üzüldüm.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
: ) ) ) Operadaki Hayaletin aslında bazı sahneleri hikaye ile birleştirile de bilirdi belki, ama bu biraz benim fikrim belki birazda bu opera ve müzikali çok seviyor olduğum için de böyle düşünüyor olabilirim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
oha demem lazım çünkü gerçekten de şaşırdım başta anlayamamıştım çünkü kimin kız kardeşine mektup yazdığı tam olarak anlaşılmıyordu, tahmin de edemedim ama sonunda Edward'ın gönderdiğini okuyunca çok şaşırdım, böyle yap hep ya kim mektup yazıyor tahmin oyunu oluyor aynı zamanda. çok beğendim bunu, hep aynı kişiler olunca sadece olayların gidişatını merak ediyordun ama böylesi daha bir farklı heyecan oluyor...
Gerçekten taşların yerinden oynadığı bir mektup gibi geldi. Ama bir şekilde bir sonraki olayı da bir mektupla okuyacağız her halde hadi bakalım. Ama sonuçta kimin kime yazacağı mektup olacağı belirsiz henüz...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>