Ocakbaşı Nostaljileri (Tanıtım - Yorumlar - Öne
Catboyu bir kez daha tebrik ediyorum. Ayrıca Dwaxer ve catboy'un her ikisine de teşekkür ediyorum.
Catboy'un isimlerin yanına parantez içinde koyduğu şeylerin çok isabetli olduğunu fark ettim. Gerçekten her birimiz sitenin birer parçasıyız. Bunu laf olsun diye söylemiyorum.
Hani zaten uzun süredir beraber olduğumuz için alışmışız. Mesela diyoruz ki "aaa dwaxer yine bir oyun açmış helal vallahi". Ama bu dizi insanların bildiğimiz özelliklerini yeniden keşfetmelerini sağladı bence. Dwaxer'ın hayal gücünün ne kadar kuvvetli olduğunu ne kadar yaratıcı olduğunu bir kez daha görmüş olduk.Sadece hayal etmek bile zorken bunları ürüne dönüştürüp bizi hayal dünyasına davet etmesi çok bir şey.
İyi ki varsın dwaxer.
Eline sağlık catboy.
Catboy'un isimlerin yanına parantez içinde koyduğu şeylerin çok isabetli olduğunu fark ettim. Gerçekten her birimiz sitenin birer parçasıyız. Bunu laf olsun diye söylemiyorum.
Hani zaten uzun süredir beraber olduğumuz için alışmışız. Mesela diyoruz ki "aaa dwaxer yine bir oyun açmış helal vallahi". Ama bu dizi insanların bildiğimiz özelliklerini yeniden keşfetmelerini sağladı bence. Dwaxer'ın hayal gücünün ne kadar kuvvetli olduğunu ne kadar yaratıcı olduğunu bir kez daha görmüş olduk.Sadece hayal etmek bile zorken bunları ürüne dönüştürüp bizi hayal dünyasına davet etmesi çok bir şey.
İyi ki varsın dwaxer.
Eline sağlık catboy.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Tadı damağımda kaldı desem, hislerimi tam olarak anlatmış olur muyum? Sanırım olmam çünkü ne kadar tatlı olduğundan da bahsetmem gerekiyor. Hayatı boyunca yediği en tatlı şey kuru fasulye olan bir insana baklava vermişsin gibi tatlı olmuş. (yürü be) Ama abi biraz cimri davranmışsın(ız). Yani ucundan gösterip de, (bak işte böyle bir tatlı var, al bi tane ye) diyip kalanını saklamışsın. Eğer bu tatlıdan daha çok istiyorsan, git de dwaxer'ın yazılarını oku. Haklısın, belki de nostaljilerin amacı o. Ama söylemeden geçemiyorum yine de: Tadı damağımda kaldı.
Hatırladıkça gülümsedim.
Her halükarda, bize tatlıyı öğrettin catboy. Azar azar da olsa, artık bizi sürekli beslemen gerekiyor. Tatlılar bittiği zaman da kaçsan iyi olur
Elinize, aklınıza, kaleminize sağlık üstatlar, süper oluyor süper!
Giriş çok güzel olmuş, sorulan sorular da çok güzel, Dwax abimizin cevapları da çok tatmin ediciydi. Söylediğim gibi, tek isteğim daha fazla soru olurdu. Ã?ünkü benim bildiğim Dwax abimiz, bu röportajda yazanlardan çok çok daha fazlası. Ã?te yandan düşünüyorum da, aynısı Firble için de geçerli, belki de röportajları kısa tutmak daha iyi, insanları meraklandırıp yazılarını okumaya teşvik etmek. Ben bile, Dwaxer'ın her yazısını 3 kere okumuş birisi olarak tekrar dönüp baktım"Gerçekler acıdır! İllüzyon ise... sadece illüzyondur!"
Her halükarda, bize tatlıyı öğrettin catboy. Azar azar da olsa, artık bizi sürekli beslemen gerekiyor. Tatlılar bittiği zaman da kaçsan iyi olur
Elinize, aklınıza, kaleminize sağlık üstatlar, süper oluyor süper!
Been there. Seen that. Got the scars.
.
Sevgili Artemis Entreri Batı, hakkımdaki güzel sözlerin için (abartmışsın biraz) teşekkür ederim, o senin güzelliğin. Bu sitede de şair dolu.
Ã?oğu üye benden eski olduğu halde, ben de şu vesileyle baktım da seneler olmuş, neler neler yapmış, neler neler yazmışız. Hepsi de keyifliydi, kendi adıma neşemi bozacak hiçbir olay yaşamadım FRPworld'da (bir kez çökmesi hariç) Ancak aklıma gelen şöyle bir olay var: İlk defa bu siteye geldiğimde yazılar bana minnacık geldi, sanki gözümü bozacak gibiydiler. (aslında şimdi de küçük) Hatta şikayet ettim filan, bir sene kadar hiç uğramadım. Sonra yine geldiğimde CTRL+ yap filan dediler, hade yavaş yavaş takıldım, en sonunda da monitörümü değiştirince yazılar okunur hale geldi. Yani buraya gelişim bayaa bir gecikmelidir.
Bazen yazı boyutunu büyütüyorum mesajlarımda, belki de görgüsüze bak filan diyorsunuzdur ama alakası yok, karınca duası gibi olmasın istiyorum sadece.
.
Ã?oğu üye benden eski olduğu halde, ben de şu vesileyle baktım da seneler olmuş, neler neler yapmış, neler neler yazmışız. Hepsi de keyifliydi, kendi adıma neşemi bozacak hiçbir olay yaşamadım FRPworld'da (bir kez çökmesi hariç) Ancak aklıma gelen şöyle bir olay var: İlk defa bu siteye geldiğimde yazılar bana minnacık geldi, sanki gözümü bozacak gibiydiler. (aslında şimdi de küçük) Hatta şikayet ettim filan, bir sene kadar hiç uğramadım. Sonra yine geldiğimde CTRL+ yap filan dediler, hade yavaş yavaş takıldım, en sonunda da monitörümü değiştirince yazılar okunur hale geldi. Yani buraya gelişim bayaa bir gecikmelidir.
.
Bir solukta okudum ben de... Bu hem iyi, hem de kötü bir şey çünkü okumak için daha çok soluğum vardı. Ben de Artemis'e katılıyorum. Daha çok soru olmalıydı. Dwaxer'ın yazarlık yönüyle ilgili binlerce soru çıkabilirdi mesela... Benim merak ettiğim daha çok şey var.
Ben bir tane sorayım hatta hemen.
Hikayelerinde karşımıza sürekli olarak pratik, olaylara ve sorunlara düm düz bir mantıkla, direk cepheden yaklaşan ana karakterler karşımıza çıkıyor. Hatta biraz "Türk Mantığı" ile, fazla iç sesleri veya duygu çatışmaları olmadan hareket ediyorlar gibi.. Bu da bence sonuçta dinamik ve okuması zevkli bir hikaye çıkartıyor ortaya. Karakterlerini samimi buluyoruz. Karakterlerinin bu yönünü kimden esinleniyorsun? Yoksa bu hep sahip olmak istediğin bir özellik mi?
İlham perinin seni terk ettiği oldu mu hiç? Yoksa her hikaye yazacağım diye masaya oturduğunda bir şeyler yazabiliyor musun?
Kendini tekrar ettiğin duygusuna kapıldın mı hiç?
Ama yiğidi öldür hakkını yeme.
Eline sağlık catboy. Çok güzel olmuş.
Ve tabi forza Dwaxer. Hiç kötü hikayesi olmayan insan....
Ben bir tane sorayım hatta hemen.
Hikayelerinde karşımıza sürekli olarak pratik, olaylara ve sorunlara düm düz bir mantıkla, direk cepheden yaklaşan ana karakterler karşımıza çıkıyor. Hatta biraz "Türk Mantığı" ile, fazla iç sesleri veya duygu çatışmaları olmadan hareket ediyorlar gibi.. Bu da bence sonuçta dinamik ve okuması zevkli bir hikaye çıkartıyor ortaya. Karakterlerini samimi buluyoruz. Karakterlerinin bu yönünü kimden esinleniyorsun? Yoksa bu hep sahip olmak istediğin bir özellik mi?
İlham perinin seni terk ettiği oldu mu hiç? Yoksa her hikaye yazacağım diye masaya oturduğunda bir şeyler yazabiliyor musun?
Kendini tekrar ettiğin duygusuna kapıldın mı hiç?
Ama yiğidi öldür hakkını yeme.
Eline sağlık catboy. Çok güzel olmuş.
Ve tabi forza Dwaxer. Hiç kötü hikayesi olmayan insan....
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Bogus wrote:Hikayelerinde karşımıza sürekli olarak pratik, olaylara ve sorunlara düm düz bir mantıkla, direk cepheden yaklaşan ana karakterler karşımıza çıkıyor. Hatta biraz "Türk Mantığı" ile, fazla iç sesleri veya duygu çatışmaları olmadan hareket ediyorlar gibi.. Bu da bence sonuçta dinamik ve okuması zevkli bir hikaye çıkartıyor ortaya. Karakterlerini samimi buluyoruz. Karakterlerinin bu yönünü kimden esinleniyorsun? Yoksa bu hep sahip olmak istediğin bir özellik mi?
Bu aslında aksine daha az sahip olmak istediğim bir özellik!
Bogus wrote: İlham perinin seni terk ettiği oldu mu hiç? Yoksa her hikaye yazacağım diye masaya oturduğunda bir şeyler yazabiliyor musun?
Kendini tekrar ettiğin duygusuna kapıldın mı hiç?
İlham perim beni terk etti evet. Uzun süredir bir şey yazmıyordum. Psikolojik olduğunu düşünüyorum, çünkü samimi bir arkadaşım bana, "yeteneğin olmasa da çalışa çalışa bir şeyler yazabilmişsin!" anlamına gelebilecek bir söz sarfettiğinden beri bıçakla kesilmiş gibi bir daha öykü fikri gelmiyor aklıma. Bir yazar da, fazla öykü yazdığımı, roman filan yazsam böyle tükenmeyeceğimi söyledi. Otuzdan fazla öykü yazdım, iki tane de uzun öykü, (ben bunlara romana öykünen öykü diyorum) bilmiyorum bunlar beni yazar yapar mı. Aslında benim amacım bu değildi, hep siz ödüllü öykü yarışmalarıyla heveslendirdiniz beni, gaz verdiniz. şimdi ise tutmuş öykümde karakter yaratırken nelere dikkat ettiğimden filan konuşuyoruz, ne günlere geldik.
Geçen ay bir projeye ortak oldum; on yazar topluca mizahi bir kitap yazdık. Bir aksilik olmazsa ay sonunda filan basılacak. Ã?ıkınca burdan da reklamını yapacağım tabii. Bu vesileyle de pasımı biraz attım yine yazmaya başlamış bulunuyorum.
.
Dwaxer'e teşekkür ediyorum bir defa daha. Bir sürü soru sorulabilirdi daha, ama bölümler uzun oldukça da okumadan sadece belli yerlerinin okunma olasılığı da oluyor. Ben bölümün ner yerinin okunabileceği en stabil hale getirerek yayınlıyorum. Yani mesela Firble bilmiyordu Dwaxer'i çağıralacağını ya da röportajdaki soruları o şekilde sorucağımı Dwaxer de bilmiyordu. Biraz sürpriz faktörü de olsun istiyorum onur konuğumuz için de aynı zamanda...
3. bölümümüz yarın geliyor, bekleyin...
3. bölümümüz yarın geliyor, bekleyin...
catboy, dwaxer, lydronk, alenthas ve edmond; güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim, bölümü okurken çok duygulandım. kısacası (kendi bölümüm olduğu için söylemiyorum) ama, çok hoş olmuş. hikayelerin özellikle en önemli kısımlarını seçmişsin, hediyeyi de söylememişsin (neden acaba neden
)
herkese çok teşekkür ederim....
herkese çok teşekkür ederim....

-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Illyra'nın da Catboy'un da eline ağzına sağlık. Yine güzel bir reportaj olmuş. Ben özellikle Illyra'nın açık sözlülüğünü ve samimiyetini kutlamak istiyorum.
Genellikle insanlar lafı dolandırma eğilimindedir ama Illyra direk söylemiş aslında her birimizde benzeri olan özellikleri açıkça ifade etmiş. Mesela demiş ki karakterim soylu olsun, prenses olsun istiyorum. Genelde de bayan karakterleri tercih ediyorum.
Başka insanlarla konuştuğum zaman şuna çok rastlıyordum "yaaa işte orada öyle olması gerekiyordu karakterim. kendi cinsiyetimden dolayı değil o uyduğu için seçtim."
Ama yazarken de oynarken de aslında başlangıçta kendi hoşumuza gideni yaptığımızı. Eğlendiğimiz için yaptığımızı hatırlatmış oldu bize. Zaten öyle olmasa pek üretici de olamazdık.
Tekrardan kutluyorum. Bir sonraki haftayı merakla bekliyoruz
Genellikle insanlar lafı dolandırma eğilimindedir ama Illyra direk söylemiş aslında her birimizde benzeri olan özellikleri açıkça ifade etmiş. Mesela demiş ki karakterim soylu olsun, prenses olsun istiyorum. Genelde de bayan karakterleri tercih ediyorum.
Başka insanlarla konuştuğum zaman şuna çok rastlıyordum "yaaa işte orada öyle olması gerekiyordu karakterim. kendi cinsiyetimden dolayı değil o uyduğu için seçtim."
Ama yazarken de oynarken de aslında başlangıçta kendi hoşumuza gideni yaptığımızı. Eğlendiğimiz için yaptığımızı hatırlatmış oldu bize. Zaten öyle olmasa pek üretici de olamazdık.
Tekrardan kutluyorum. Bir sonraki haftayı merakla bekliyoruz
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Katılıyorum. Çok beğendim. Illyra'nın cevaplarını okurken, dibindeki (mücevherleri andıran) çakıl taşlarını sergileyecek kadar temiz ve berrak, hafifçe akan bir suyu izlerken kapılacağım hissi duyumsadım sanki. İçtenlik ve duruluk algıladım ben.Efla wrote:Illyra'nın da Catboy'un da eline ağzına sağlık. Yine güzel bir reportaj olmuş. Ben özellikle Illyra'nın açık sözlülüğünü ve samimiyetini kutlamak istiyorum.
Genellikle insanlar lafı dolandırma eğilimindedir ama Illyra direk söylemiş aslında her birimizde benzeri olan özellikleri açıkça ifade etmiş...
Tekrardan kutluyorum. Bir sonraki haftayı merakla bekliyoruz
Catboy da bu işi kıvırıyor, ilerde gazeteci filan olabilir.
.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

