Siniri daha geçmemişti ki birden bir anons sesi kafasındaki herşeyi unutmasını sağladı. Anlamadığı bir anons evet süperdi bu. Sonra bilim adamıyım deyip duran adama baktı. Anlamışa benziyordu. Tam ona ne diyor diye soracaktı ki JB ondan önce davrandı.
Anlaşılan gemiyle ilgili planları olan tek uyanıklar onlar değildi. Bunu nasıl akıl edememişlerdi acaba. Dünyada ki tek hırsız takılan kişiler onlarmıydı. Bakalım bu sefer ne bela açacaktı başına. Sessiz bir yarım saat geçirirken buraya gelirken düşündüklerini düşündü yeniden ve yeniden..
Sonra birden kapı aralandı. İçeriye giren Varalardı. Silahlarını ona dnlara doğrultmuşlardı. Gümüş artık sinirlenmişti. JB ye bakarak:
''şimdi ayvayı yedik. Bir kurtuluş yolu bulsak artık hiç fena olmayacak'' dedi kısık bir ses tonuyla.
Öapulcular Öetesi
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
-
Possessed
- Site Çizeri
- Posts: 958
- Joined: Mon Mar 13, 2006 10:00 am
- Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...
- Contact:
Zaten bir kere yakalanmış iken odaya doluşan tipsiz uzaylıların onları rehin alması Barbaros'un komiğine gitmişti. Elleri bağlanırken gülme tuttu, kahkahalarını bastırmaya çalıştı; ama kıkırdamasına engel olamıyordu. Sonra elleri bağlı arkadaşlarına döndü.
"Acaba bunlar bizim konuştuklarımızı anlıyorlar mıdır..." dedi, uzaylılara dönüp baktığı zaman uzaylıların konuşmalarından pek anlıyormuş gibi görünmediklerini fark etti.
Garip bir durumun içine düşmüşlerdi şu anda. Bir gemiyi kaçırmak istemişlerdi; ama kaçırmak istedikleri gemiyi kaçıramamış, üstüne gemiyle beraber komple kaçırılmışlardı. Kaçıranlar ise bambaşka bir ırka ait tiplerdi. Acaba nasıl bir diplomatik durumun içindeydiler. Bir şekilde durumu öğrenmeleri gerekiyordu ama nasıl...
"Acaba bunlar bizim konuştuklarımızı anlıyorlar mıdır..." dedi, uzaylılara dönüp baktığı zaman uzaylıların konuşmalarından pek anlıyormuş gibi görünmediklerini fark etti.
Garip bir durumun içine düşmüşlerdi şu anda. Bir gemiyi kaçırmak istemişlerdi; ama kaçırmak istedikleri gemiyi kaçıramamış, üstüne gemiyle beraber komple kaçırılmışlardı. Kaçıranlar ise bambaşka bir ırka ait tiplerdi. Acaba nasıl bir diplomatik durumun içindeydiler. Bir şekilde durumu öğrenmeleri gerekiyordu ama nasıl...
I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
Yaki bir süre sonra sinirinden yapacak bir şey bulamamıştı. Tekrar sessizce oturmuştu, arkadaslarının gergin ve ufak tefek konusmalarını dinlerken uykuya dalmıştı. Ne alarm sesini ne de silah seslerini duymuştu. Kendisini derin bir uykuda garip rüyalar görerken buldu.
Kafasına gelen sert bir darbeyle uyandı ve daha ne olduğunu anlamadan kollarının tekrar baglanmaya çalıstığını farketti. Debelendi olduğu yerde ve kafasına bir darbe daha alınca tamamen ayıldı. "Neler oluyor... Zaten hapiste değil miyiz? bizi neden bağlıyorl....." dedi ve etraflarındakilerin Kargha olmadığını anlayınca arkadaşlarına baktı. "Neler oluyor?"...
Uyurken tecavüz etseler hiç bir şey hissetmeyecektin demek ki ha Yaki? Kendine gel! Bir şeyler olmuş anlaşılan. Kargha pislikleri daha nazikti en azından... düsünceleri iyice sinirlenmesine yol açmıştı. "Hey!... JB, Gümüş, Barbaros ve yeni arkadaşımız bilim adamı!" dedi ve yere tükürdükten sonra devam etti "Kafama aldığım bu darbeleri her bir uzaylıya ödeteceğim!" konusması o kadar nefret doluydu ki, Varalar bile anlayabilirdi sinirini. Tabi o kadar akıllıysalar.
Kafasına gelen sert bir darbeyle uyandı ve daha ne olduğunu anlamadan kollarının tekrar baglanmaya çalıstığını farketti. Debelendi olduğu yerde ve kafasına bir darbe daha alınca tamamen ayıldı. "Neler oluyor... Zaten hapiste değil miyiz? bizi neden bağlıyorl....." dedi ve etraflarındakilerin Kargha olmadığını anlayınca arkadaşlarına baktı. "Neler oluyor?"...
Uyurken tecavüz etseler hiç bir şey hissetmeyecektin demek ki ha Yaki? Kendine gel! Bir şeyler olmuş anlaşılan. Kargha pislikleri daha nazikti en azından... düsünceleri iyice sinirlenmesine yol açmıştı. "Hey!... JB, Gümüş, Barbaros ve yeni arkadaşımız bilim adamı!" dedi ve yere tükürdükten sonra devam etti "Kafama aldığım bu darbeleri her bir uzaylıya ödeteceğim!" konusması o kadar nefret doluydu ki, Varalar bile anlayabilirdi sinirini. Tabi o kadar akıllıysalar.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Hepsi bağlandıktan sonra diğerlerine göre daha gösterişli bir Vara girdi odaya. Küçümseyerek bir bakış fırlattıktan sonra konuşmaya başladı.
"Adım Fargan. Bu çetenin lideriyim, peki siz kimsiniz ve burada işiniz ne?"
"Ben Jacques, bunlar da arkadaşlarım. Yaki, Barbaros ve Aegron. Bir de bu eleman." Ozan'ı göstererek. "Yargılanmak üzere Pliar'a gönderiliyorduk."
"Neden?" belli ki fazla konuşmayı sevmeyen biriydi.
Jac omuz silkerek "Özel mülke girmekten." dedi.
"Hırsızlık için biraz aşırı değil mi?" dedi Fargan. Eğer kaşı olsaydı kaş kaldıracakmış gibi görünerek.
"Lütfen beyefendi, hırsızlıkla uğraşacak insanlara benziyor muyuz biz? Ayrıyetten bulunduğumuz mekan Pliar'a aitti."
"Deme yahu? Ne işiniz vardı ki orada?"
"Biraz meraklanmıştık da..."
"Hah! Ne öğrendiniz bakalım."
"Müsaadenizle, Bay Fargan, hepimiz bir hayli yorgun ve açız. Konuşacağımız önemli şeyler var fakat hemen değil, umarım anlayışla karşılarsınız." dedikten sonra hafifçe reverans yaptı.
Fargan hoşlanmamış bir ses tonuyla hıhladı. Adamlarına bir kaç şey söyledikten sonra "Adamlarım sizi geçirecekler." dedi ve kendi gemisine döndü. Ã?eteye de eski mürettebatın kamaraları verildi. Kamaralara giderken tüm cesetler kaldırımış olsa dahi hâlâ sağda solda kan, duvarlarda yanık ve deliklerle karşılaşıyorlardı. Tabii kapılar kilitlendi. Getirilen yemekleri yedikten sonra Fargan'ın yanına götürüleceklerdi.
"Adım Fargan. Bu çetenin lideriyim, peki siz kimsiniz ve burada işiniz ne?"
"Ben Jacques, bunlar da arkadaşlarım. Yaki, Barbaros ve Aegron. Bir de bu eleman." Ozan'ı göstererek. "Yargılanmak üzere Pliar'a gönderiliyorduk."
"Neden?" belli ki fazla konuşmayı sevmeyen biriydi.
Jac omuz silkerek "Özel mülke girmekten." dedi.
"Hırsızlık için biraz aşırı değil mi?" dedi Fargan. Eğer kaşı olsaydı kaş kaldıracakmış gibi görünerek.
"Lütfen beyefendi, hırsızlıkla uğraşacak insanlara benziyor muyuz biz? Ayrıyetten bulunduğumuz mekan Pliar'a aitti."
"Deme yahu? Ne işiniz vardı ki orada?"
"Biraz meraklanmıştık da..."
"Hah! Ne öğrendiniz bakalım."
"Müsaadenizle, Bay Fargan, hepimiz bir hayli yorgun ve açız. Konuşacağımız önemli şeyler var fakat hemen değil, umarım anlayışla karşılarsınız." dedikten sonra hafifçe reverans yaptı.
Fargan hoşlanmamış bir ses tonuyla hıhladı. Adamlarına bir kaç şey söyledikten sonra "Adamlarım sizi geçirecekler." dedi ve kendi gemisine döndü. Ã?eteye de eski mürettebatın kamaraları verildi. Kamaralara giderken tüm cesetler kaldırımış olsa dahi hâlâ sağda solda kan, duvarlarda yanık ve deliklerle karşılaşıyorlardı. Tabii kapılar kilitlendi. Getirilen yemekleri yedikten sonra Fargan'ın yanına götürüleceklerdi.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
