"Ne diyorsun Thorkil? Bu cüceler bizi takip edebilir ancak. Ã?yle pimli, mimli adamları takip etti dedirtmem kendime."dwaxer wrote:.
Thorkil diğerlerine bakarak göz kırptı, "var mısınız lanetli şehre gitmeye, bu kahraman cüceleri takip edelim?"
.
Powerplay: Macera1: şeytan kuyusu
"Gidelim!"
dedi zaten pek konuşabilecek bir tip olmadığı anlaşılan Maho Ağa.
dedi zaten pek konuşabilecek bir tip olmadığı anlaşılan Maho Ağa.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Yeni şekline tamamen bürünmüş olan Bili Co party'i selamladı. "Selamlar beyler! Ben Bili Co" dedi. "Herhangi bir çarpışmaya gidiyorsak verin gazı gidelim. Cücelerin peşinden gidebiliriz! Evett... Evet gidelim!" dedi. Bu arada çok gazlı olduğu kalkanını ve silahını havaya kaldırmasıyla anlaşılıyordu.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Cüceler Belayı yollarında ittiler ve bu onalr için pekte zor olmamıştı. Sonra Lanetli şehire giden koridorun içlerine doğru ilerlemeye başladılar.
Arkalarında bıraktıkları gnom grubu da onlara yetişmişti.
"İyi iş beyler. Bizim yerimize oraları temizlemişsiniz. Size bir teşekkür borçluyuz."
Sonra nöbetçi cücelere dönerek
"Ben Gnom avcı grubu "yaralı köstebek"in lideriyim. İçeriye girişim....
"Geç, geç!" diye kesti sözünü cüce ve kapıları açtılar.
Tüm gnom grubu içeri girdi ve gnomlar son bir kez el salladıktan sonra kapılar kapandı.
Arkalarında bıraktıkları gnom grubu da onlara yetişmişti.
"İyi iş beyler. Bizim yerimize oraları temizlemişsiniz. Size bir teşekkür borçluyuz."
Sonra nöbetçi cücelere dönerek
"Ben Gnom avcı grubu "yaralı köstebek"in lideriyim. İçeriye girişim....
"Geç, geç!" diye kesti sözünü cüce ve kapıları açtılar.
Tüm gnom grubu içeri girdi ve gnomlar son bir kez el salladıktan sonra kapılar kapandı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Bak nasıl gıcık ediyorlar insanı ya? Hepsinini öldürcem şimdi." Bela ağzından tükürükler saçıyor minik yumruklarını savuruyordu.
"Doğru diyorsun önden piyonları yollayalım riske girmenin ne gereği var di mi?"
Sonra Thorkil'i duyup sakinleşti.dwaxer wrote:.
Thorkil:
"Bela'cığım yoldan çekil de cüceler kaza geçirmesinler sana çarparak. Onlar önden gitsin, ne de olsa cüce ırkı yeraltında yolunu bulma konusunda ünlüdür. Hem yaratık maratık çıkarsa stabilitesi yüksek olanların önde baraj kurması daima tercihim olagelmiştir monşer."
.
"Doğru diyorsun önden piyonları yollayalım riske girmenin ne gereği var di mi?"
Tünele cüce grubunun arkasında girdiniz.
3 kişinin yanyana sığabileceği genişlikte, derinlere doğru ilerleyen, oldukça iyi aydınlatılmış bir tünelde yaklaşık 15 dakika ilerliyorsunuz. Cüce grubunu takip ettiğinizden dolayı ayrılan diğer yollara sapmıyorsunuz dahi.
Tünel neredeyse hep aynı genişlikte devam ederken birden içinde cücelerin uyuduğu deniş bir oda (Ki horuldamalrı neredeyse askerlerin seslerini bastıracak) ve onunda ardından geniş bir alana çıkıyorsunuz.
Tavanını şu anki aydınlatmanın aydınlatamadığı, içine bir tümen'i dahi alacak geniş ve dairesel bir alan olduğu görüyorsunuz. Ortasında ise nerede bittiğini anlayamadığınız, zemini alanın çoğunu kaplayan bir taş sütunu yukarı doru çıkıyor. Taş sütun eskiden oyulmuş ve işlenmiş olduğunu belli eden bazı motiflerini hala korurken pek çok kısmı geçen zamanla eski kabataş haline dönmüş. Zamanın izlerinin azalığını ve hala yeniliğini koruyan kısımların arttığını fark ediyorsunuz.
Alanın içinde pek çok cüce farklı noktalara yerleşmiş, nöbet tutuyorlar. Karanlı görüşlerine pek güvenmiyor olsalar gerek ki pek çok meşale ve büyülü aydınlatma etrafa koyulmuş.
Cüce grubu aşağı inen bir tünele giriyor. Sizde onlarla girdikten sonra tünelin taş sütunun içine doğru ilerlediğini görüyorsunuz. Cüceler dahi huzursuz olmuş durumdalar ve baltalarını daha sıkı tutuyorlar.
Sonunda taş sütunun içindesiniz. Dışarısı kadar iyi aydınlatılmış bir odacık. Bir toz deryası içinde kalıyorsunuz başında. Cüce grubu kendi kaldırdıkları bu tozdan etkilenmese de sizi rahatsız ediyor, gözlerinize kaçıyor ve hapşırtıyor. (Consealment) Eskiden bazı şekilleri varmış gibi duran molozlar ve bir üst kata çıkan tahtadan sağlam bir merdiven dışında hiç bir şey gözünüze çarpmıyor.
Cüceler tek tek merdivenden çıkarken yukarıdan bir demir kütlesinin tepenize düştüğünü fark ediyor ve son ada çekiliyorsunuz. Yere düşen zırhı aldığı darbelerle çeklimni dahi kaybetmiş zırhı içinde sakalları kustuğu kanla kızıllaşmış bir cüce. Yattğı yerde etrafa kanları yayılırken, cücelerin nefret ile karışmış ağlamaklı ulumaları kaplıyor tüm koridoru. Hepsi birden "Odin" diye bağırıyorlar. Cücelerin yaratıcı tanrısı ve onların koruyucusu Odin'e yakarıyorlar.
Matem havasında cücenin cesedini dışarı çıkartırken cüce size dönüyor.
"İşta dost, bizim lanetli şeher. Ne kadar yukarı çıkıor bilimiyoz ama her geçen süre daada çok sorun çıkartıyo. şehrimize kadar girile. Ben burada geri kalnlarını bekleyeceğim siz isterseniz çıkın bakam. Sizi uyarıyom ama. Burası tehlikeli. ayrıca yukarıda çok fazla rüzga var, amman dikkat edin, hemi."
3 kişinin yanyana sığabileceği genişlikte, derinlere doğru ilerleyen, oldukça iyi aydınlatılmış bir tünelde yaklaşık 15 dakika ilerliyorsunuz. Cüce grubunu takip ettiğinizden dolayı ayrılan diğer yollara sapmıyorsunuz dahi.
Tünel neredeyse hep aynı genişlikte devam ederken birden içinde cücelerin uyuduğu deniş bir oda (Ki horuldamalrı neredeyse askerlerin seslerini bastıracak) ve onunda ardından geniş bir alana çıkıyorsunuz.
Tavanını şu anki aydınlatmanın aydınlatamadığı, içine bir tümen'i dahi alacak geniş ve dairesel bir alan olduğu görüyorsunuz. Ortasında ise nerede bittiğini anlayamadığınız, zemini alanın çoğunu kaplayan bir taş sütunu yukarı doru çıkıyor. Taş sütun eskiden oyulmuş ve işlenmiş olduğunu belli eden bazı motiflerini hala korurken pek çok kısmı geçen zamanla eski kabataş haline dönmüş. Zamanın izlerinin azalığını ve hala yeniliğini koruyan kısımların arttığını fark ediyorsunuz.
Alanın içinde pek çok cüce farklı noktalara yerleşmiş, nöbet tutuyorlar. Karanlı görüşlerine pek güvenmiyor olsalar gerek ki pek çok meşale ve büyülü aydınlatma etrafa koyulmuş.
Cüce grubu aşağı inen bir tünele giriyor. Sizde onlarla girdikten sonra tünelin taş sütunun içine doğru ilerlediğini görüyorsunuz. Cüceler dahi huzursuz olmuş durumdalar ve baltalarını daha sıkı tutuyorlar.
Sonunda taş sütunun içindesiniz. Dışarısı kadar iyi aydınlatılmış bir odacık. Bir toz deryası içinde kalıyorsunuz başında. Cüce grubu kendi kaldırdıkları bu tozdan etkilenmese de sizi rahatsız ediyor, gözlerinize kaçıyor ve hapşırtıyor. (Consealment) Eskiden bazı şekilleri varmış gibi duran molozlar ve bir üst kata çıkan tahtadan sağlam bir merdiven dışında hiç bir şey gözünüze çarpmıyor.
Cüceler tek tek merdivenden çıkarken yukarıdan bir demir kütlesinin tepenize düştüğünü fark ediyor ve son ada çekiliyorsunuz. Yere düşen zırhı aldığı darbelerle çeklimni dahi kaybetmiş zırhı içinde sakalları kustuğu kanla kızıllaşmış bir cüce. Yattğı yerde etrafa kanları yayılırken, cücelerin nefret ile karışmış ağlamaklı ulumaları kaplıyor tüm koridoru. Hepsi birden "Odin" diye bağırıyorlar. Cücelerin yaratıcı tanrısı ve onların koruyucusu Odin'e yakarıyorlar.
Matem havasında cücenin cesedini dışarı çıkartırken cüce size dönüyor.
"İşta dost, bizim lanetli şeher. Ne kadar yukarı çıkıor bilimiyoz ama her geçen süre daada çok sorun çıkartıyo. şehrimize kadar girile. Ben burada geri kalnlarını bekleyeceğim siz isterseniz çıkın bakam. Sizi uyarıyom ama. Burası tehlikeli. ayrıca yukarıda çok fazla rüzga var, amman dikkat edin, hemi."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Lanetli şehire girmeden önce keşke restoration büyülerimizi yapsaydık kaybettiğimiz güçlerimiz yerine geri gelirdi.Ben nerde miydim?Hep buradaydım ? Değil mi dostum Savaşçix?"
"Restoration büyüsü nedir?"
"Aah Savaşçix bunları dersine çalışsaydın iyi bilirdin, gerçi din dersinden hep AA aldın bense CC ama yine de ders notlarım seninkinden iyi"
"Restoration büyüsü nedir?"
"Aah Savaşçix bunları dersine çalışsaydın iyi bilirdin, gerçi din dersinden hep AA aldın bense CC ama yine de ders notlarım seninkinden iyi"
Cüce tombul parmağıyla işaret ederken konuşur. Sesinde bir alilik, bir DM'lik vardır.
"Korkma delikanlı. Bu kısımdan biz defalarca kez geçtik. Senin korkman gereken yer yukarda."
Merdivenler odanın tam ortasından yukarıya doğru çıkıyor. Üst kata tek geçiş olan daire şeklindeki geçiş ten geçmekte ve daha yukarı doğru da devam etmektedir. Yukarı çıktınız ve şu anda az öncekinden daha büyük, oval bir odadasınız. Eskiden havuzmuş gibi görülen, dairesel, 4 adet yıkıntı çıktığınız yerin etrafında bir karenin köşerlerine oturmuş gibi duruyor. Hemen duvarlara bitişik 4 heykel ise çıktığınız noktayı gösteriyor.
Bela:
Bulunduğunuz yerde pek çok kurumuş kan lekesi dikkatiniz çekti. Yakın bir zaman içinde burada oldukça büyük ya da pek çok küöük çarpışma olmuş gibi. En son düşen cücenin kanları ise diğerleri gibi kurumamış olarak çıktığınız yerin kenarına sıvanmış. Kanın ne kadar dağıldığına bakacak olursanız, bu cücenn oldukça yüksekten düştüğü kesin.
Tavanları kaplamış örümcek ağları, oldukça çok gezildiği belli olan yerlerde hep bozulmuş. Cüceler bu kısma sıklıkla gelmiş olsalar gerek.
Savaşçıx ve özellikle Anger yorulmuşa benziyor. Savaştan geri durmamak için seizinle geliyor gibi ama bu şekilde size hiç bir yararı dokunmayacaktır.
"Korkma delikanlı. Bu kısımdan biz defalarca kez geçtik. Senin korkman gereken yer yukarda."
Merdivenler odanın tam ortasından yukarıya doğru çıkıyor. Üst kata tek geçiş olan daire şeklindeki geçiş ten geçmekte ve daha yukarı doğru da devam etmektedir. Yukarı çıktınız ve şu anda az öncekinden daha büyük, oval bir odadasınız. Eskiden havuzmuş gibi görülen, dairesel, 4 adet yıkıntı çıktığınız yerin etrafında bir karenin köşerlerine oturmuş gibi duruyor. Hemen duvarlara bitişik 4 heykel ise çıktığınız noktayı gösteriyor.
Bela:
Code: Select all
(Spot check): Heykellerin üstünde durduğu gibi sütünlardan 8 tane var. Ancak 4 tanesi şu anda boş.Tavanları kaplamış örümcek ağları, oldukça çok gezildiği belli olan yerlerde hep bozulmuş. Cüceler bu kısma sıklıkla gelmiş olsalar gerek.
Savaşçıx ve özellikle Anger yorulmuşa benziyor. Savaştan geri durmamak için seizinle geliyor gibi ama bu şekilde size hiç bir yararı dokunmayacaktır.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
.
Thorkil:
"Yahu cücelerin ilahı Moradin değil miydi? Odin felan deniz Tanrısıydı bildiğim kadarıyla ve cüceler hiç sevmez denizi, boyu geçen suyu; boy derken cüce boyunu kastediyorum tabii."
Yarasa:
"Efendi, önden gidip araştırayım mı?"
Thorkil:
"Yok, 6.hislerim (6 ve 6,5) bana orda özellikle senin için kelek bir durum olacağını söylüyor. Baksana rüzgar filan varmış, sakata gelme, iyisi mi sen emniyette kal. Geçen sefer çok işler başardın, ayağını kaydırmak isteyenler olabilir; biliyorsun meyve veren ağaç taşlanır. Canavarlar sana kıl olabilir özellikle.”
.
Thorkil:
"Yahu cücelerin ilahı Moradin değil miydi? Odin felan deniz Tanrısıydı bildiğim kadarıyla ve cüceler hiç sevmez denizi, boyu geçen suyu; boy derken cüce boyunu kastediyorum tabii."
Yarasa:
"Efendi, önden gidip araştırayım mı?"
Thorkil:
"Yok, 6.hislerim (6 ve 6,5) bana orda özellikle senin için kelek bir durum olacağını söylüyor. Baksana rüzgar filan varmış, sakata gelme, iyisi mi sen emniyette kal. Geçen sefer çok işler başardın, ayağını kaydırmak isteyenler olabilir; biliyorsun meyve veren ağaç taşlanır. Canavarlar sana kıl olabilir özellikle.”
.
"Hadi, Hadi! Gidelim!" dedi bu arada silahını kalkanına vuruyordu.
Gnome dilinde Thorkil'e "Eğer meyç armırın varsa önden hemen fırlarım!" dedi. Tikel partyde Torkil adlı bir büyücü olduğunu söylemişti Bili'ye.(!)
(!): DM izniyle
Gnome dilinde Thorkil'e "Eğer meyç armırın varsa önden hemen fırlarım!" dedi. Tikel partyde Torkil adlı bir büyücü olduğunu söylemişti Bili'ye.(!)
(!): DM izniyle
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
