Kara Toprak
Quel-Shin Scythe'ı izledi.Kitap okuyarak ilerleyen birine göre hızlı gidiyorlardı.Sağa sola ani dönüşler yapıyor,akılda tutulamıyacak kadar karmaşık bir yol izliyorlardı.sonunda uzun süre düz ilerlediler.Koridor normal dışı bir karanlıkla kaplıydı,önlerini göremiyorlardı.Scythe aniden durdu.Vampir lord da ona uyarak kendini frenledi.önlerinde hiçbirşey gözükmüyordu.Taa ki Scythe kitaptan gereken satırı okuyana kadar.
şimdi önlerinde mavi güç akıntılarıyla sarılmış bir portal duruyordu,nereye gittiğini bilmiyordu Quel-Shin ama Scythe'ın peşinden girivedi...
şimdi önlerinde mavi güç akıntılarıyla sarılmış bir portal duruyordu,nereye gittiğini bilmiyordu Quel-Shin ama Scythe'ın peşinden girivedi...
scythe ayaklarını kendi kontrol edemiyordu ... bir şekilde kitap onu kontrolü ele geçirmişti... az önce bir portaldan geçmiştiler ve şimdi karşılarına çıkan mağaramsı mekanda ilerlemekteydiler... scythe bir an bir ses duyduğunu sandı... hızla arkasını döndü... birşey yoktu... quel shinle bir an bakıştılar... bir şey yaklaşmaktaydı ...
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
Kısa bir bakışmanın ardında.Etrafa kulak kesildiler.Duyuları keskin olan Quel-Shin'di.Konsantre oldu,birşeyler duymaya çalıştı.Ama hiçbirşey duyamadı.Tam Scythe a dönecektiki.Bir şeyler hisseti.Ani bir refleksle Scythe'ı da çekerek yana kayıverdi.O an karanlıktan bir siluet fırlayarak daha demin oldukları yere konverdi.Elinde hafif büyülü bir maviyle parlayan iki hançer vardı."Bu da ne ?"diye fısıldadı Scythe."Daha fazlası var bunlardan,hem çok daha fazlası".Karanlıktan çıkan 3-4 tane sülieti karşılamadan önceki son sözleriydi bunlar Quel-Shin'in.
scythe tırpanıyla ilk iki yaratığı karşıladı... ilk yaratık elindeki hançerleri fırlattı ... mavi bir ışıkla parıldayan hançerler tırpanın kırmızı ışığıyla karşılandı... sonraki yaratık hızlı bir dalışa geçmek istedi ancak hançerleri tırpana göre kısaydı... tırpan onun vücudunu ikiye ayırırken diğer yaratığı uzaklaştırdı... yaratığın elinde iki hançer daha belirmişti... scythe'ın kısa hançerlere muamelesi aynı şekildeydi... rahip arkasını döndüğünde vampir lordun çok daha iyi iş çıkardığını gördü... beş tane yaratık yerde yatmaktaydı ve bir tanesi daha aynı sona sürüklenmekteydi...
vampir lord çevik bir hamleyle son yaratığın boynunu çevirdi ve yere bıraktı... şimdilik dokuz yaratık katletmişlerdi ve daha ne kadar olduğunu bilmiyorlardı... karanlık gözler birbirlerine kenetlendi ve bir sonraki adım için sesiz bir mutabakata vardı...
vampir lord çevik bir hamleyle son yaratığın boynunu çevirdi ve yere bıraktı... şimdilik dokuz yaratık katletmişlerdi ve daha ne kadar olduğunu bilmiyorlardı... karanlık gözler birbirlerine kenetlendi ve bir sonraki adım için sesiz bir mutabakata vardı...
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
Tam bir sonraki adımı atmışlardı ki,bir yaratık dalgası daha üstlerine atıldı.Yorulmaz vücutları yaklaşık bir saattir mücadele içersindeydi.Quel-Shin arasıra ellerini arasıra da büyüsünü kullanıyordu.Ama büyüsünü harcamak istemiyordu lakin yolculuğun nereye gidiyor olduğu belli değildi.
Ve sonra ir sessizlik oldu.İki ölümsüz birbirlerine baktılar.Ve Scythe temkinli adımlarla yolculuğun kalan kısmına başladı...
Ve sonra ir sessizlik oldu.İki ölümsüz birbirlerine baktılar.Ve Scythe temkinli adımlarla yolculuğun kalan kısmına başladı...
rahip ayaklarının götürdüğü yere doğru ilerlemekteydi... neden bu yöne gittiği hakkında hiçbir fikri yoktu aslında... sanki beyninin içinde başka bir güç vardı da onu bu tarafa yönlendirmişti... vampir lordun ensesini ısıtan takibinde yoluna devam etti... ta ki yol geniş bir salona açılana dek.. gerçekten de salon diyebilirdi..
zira yaratıklarla dolu dehlizlerden sonra burası saray gibiydi... salonda bir sunak vardı ... kara rahip sunağın kenarına oturdu ve kitabın sayfalarını çevirmeye başladı...
zira yaratıklarla dolu dehlizlerden sonra burası saray gibiydi... salonda bir sunak vardı ... kara rahip sunağın kenarına oturdu ve kitabın sayfalarını çevirmeye başladı...
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
salonun arka tarafında yeminer karanlıklara karışmış bir şekilde bekliyordu. uzun süredir kara toprağa uğramayan iki lordun ne yaptığını merak etmiş ve burayı keşfetmişti ama hala ölümsüz varlığının tam olarak kavrayamadığı birşeyler vardı. şimdiye kadar quel-shin de scythe da varlığını mutlaka fark etmiş olmalıydılar ama onlar istemediği sürece onları rahatsız etmeyecekti. bazen dışarda kalmak en iyisiydi ama bazen... bu düşünceler yeminer'inölümsüz varlığını düşündürürken yeminer izlemeye devam etti.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Gnom paldır küldür hana girer. Hanın ismini çok sevmiştir her gnom gibi o da toprağı çok sevmektedir hatta ozanlığa toprağın sesini dinlerken özenmiştir.
Hancıya "Ben buranın ismini çok sevdim çok sevdim der.. İçeceğiniz var mı bana verecek bu akşamlık burada kalmak istiyorum da.."
Salonun arkalarındaki gelişmeleri de farketmemiştir.
Hancıya "Ben buranın ismini çok sevdim çok sevdim der.. İçeceğiniz var mı bana verecek bu akşamlık burada kalmak istiyorum da.."
Salonun arkalarındaki gelişmeleri de farketmemiştir.
Ufak gnom Kara Topraktan içeri girer bu defa eskisinden farklı bir görünüştedir sakin ve gizemli görünür. Quele sadece şeyi söylemek istiyorum der şey... Ona elimden gelen yardımı yapmaya hazırım yüzleşmesi gerekebilecek her şeyde tabii benim gibi aciz bir gnomun ona yapabileceği bir yardım varsa...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
scythe kitabın sayfalarını okumaya devam ediyordu.. sanki her okuduğu kelimeyle sesi biraz daha gür çıkıyor gibiydi... ve her okuduğu kelime sızlayan kemiklerinin ufalanacağı hissi veriyordu... kitapta karanlık bir sayfa belirene dek çevirdiği sayfaları okumaya devam etti... karanlık sayfa kendisini içeri girmesi için davet ediyor gibiydi... gözlerini sayfadan ayıramıyordu... henüz okuduğu sayfaların verdiği güç dalgasıyla mutlak karanlığın çağrısına karşı koymaya çalıştı... vücudu inanılmaz bir güçle sarsılmaya başladı... bu irade savaşını kaybedeceğini biliyordu.. mutlak karanlığın içine çekileceğini biliyordu... ama bi anda zihnindeki baskının azaldığını hissetti.. ve yavaş yavaş geri çekildi... gözlerini karanlıktan aldığında kitabın alev alev parlamakta olduğunu gördü.. karanlık sayfa yazı yazması için beyaz beyaz parlamaktaydı... elindeki kalemin de aynı şekilde parladığını farketti... ve aynı anda ne yazması gerektiğini bildiğini de.. yazısını bitirdiğinde vücudunun rahatlama hissiyle kendini bıraktığını hafif bir tebessümle seyretti.. ve o anda karşısında kendisine ilgiyle bakmakta olan kadim dostu yemineri gördü.. zihin yardımının nerden geldiğini anlamıştı artık... lichin etsiz dudakları hafifçe aralandı...
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
Lord Quel-Shin Başrahibi Palisdan varoluşundan beri lorduna hizmet eden bu mekanda rahat ve kendinden emin bir şekilde yürümektedir. Gölgedeniz Tapınağı'ndaki ayinin önemini düşünerek tedbiren orayı daha terketmemiş scythe ve yeminer'le buluşup onlarla bazı konularda konuşmayı düşünüyordu, son gelişmeler hakkında. Bazen Kara Toprak insanlara istemeseler bile bilgi getirebiliyordu. Burası güzel bir yerdi, kimileri için.
Taşlar unutana dek...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
