Musibet Öetesi .......... OYUN.....
Her zamanki gibi homurdanmaya başladı. "Lanet büyücü malzemeleri. Bu eldarinde büyücü gibi bizi öldürtmeye gelmiş sanki!" dedi. "Dinlenmemiz lazım. Yorgunuz. Uykusuzuz. Dinlenmemiz için uygun bir yer lazım. Tabii burayı patlatmasaydık orayıda aramayacaktık!". Sonrasında Hope'a döndü. Sessizce konuştu. "şu ejdere dikkat et. Daha adını bile söylemedi. Bütün ejderler benim kadar dost canlısı ve güvenilir değillerdir.".
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Liero "Aslında kilitler konusunda uzman sayılırım fakat araya büyücü faktörü girince sonuç böyle olabiliyor." dedi.
"Pekala ne taraftan geliyorsunuz ve ne yöne doğru kaçıyorsunuz? Peşinizdekilerin neden sizi kovaladığını sormuyorum. Bir yanlış anlaşılma olduğuna eminim. Hep öyle olur. Benim de başıma bir kaç kere geldi."
"Pekala ne taraftan geliyorsunuz ve ne yöne doğru kaçıyorsunuz? Peşinizdekilerin neden sizi kovaladığını sormuyorum. Bir yanlış anlaşılma olduğuna eminim. Hep öyle olur. Benim de başıma bir kaç kere geldi."
.
Hava kararmaya başlamıştır.
Ancak daha defteri incelemeden cırtlak bir ses herkesin ilgisini çeker. Bu ötedeki bir ağacın dallarına konmuş (40 ft kadar yüksekte) siyah renkli bir kuştur. (kuzgun)
"GAAK! Bıraaak! Bıraaak!.. Defteri bırak! Bırakın ve hemen uzaklaşın! Belanızı bulmayın! Defteri bırakın ve uzaklaşın! Gidin! GAAAK!" diye konuşur kuzgun
.
Hava kararmaya başlamıştır.
Mark wrote:Winter'ın gözlüğünü taktı, ve -mümkünse dokunmadan- kitaptaki büyünün ne olduğunu anlamaya çalışır"
Ancak daha defteri incelemeden cırtlak bir ses herkesin ilgisini çeker. Bu ötedeki bir ağacın dallarına konmuş (40 ft kadar yüksekte) siyah renkli bir kuştur. (kuzgun)
"GAAK! Bıraaak! Bıraaak!.. Defteri bırak! Bırakın ve hemen uzaklaşın! Belanızı bulmayın! Defteri bırakın ve uzaklaşın! Gidin! GAAAK!" diye konuşur kuzgun
.
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
"Kimse bana ne yapacağımı söyleyemez... Ayrıca çok açım!" dedi Hope.
Winter'ın gözlüklerini takmak zaten sinirini bozdu, bu karga sadece basit bir uşak olabilirdi.
Gözlerini üzerine dikip, kargayı inceledi. (detect magic)
Winter'ın gözlüklerini takmak zaten sinirini bozdu, bu karga sadece basit bir uşak olabilirdi.
Gözlerini üzerine dikip, kargayı inceledi. (detect magic)
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Mark wrote:"Kimse bana ne yapacağımı söyleyemez... Ayrıca çok açım!" dedi Hope.
Winter'ın gözlüklerini takmak zaten sinirini bozdu, bu karga sadece basit bir uşak olabilirdi.
Gözlerini üzerine dikip, kargayı inceledi. (detect magic)
Kuzgunu incelediğinde hayvanın üzerinde bir çeşit büyü olduğunu anladın. Bu hayvan başka biri tarafından, büyüyle uzaktan kumanda ediliyor.
Ayrıca defterin de üzerinde büyü olduğunu göz ucuyla farkettin. Ayrıntılı incelersen üzerindeki Arcana yazı ve işaretlerden anlam çıkarabilirsin.
.
Mark wrote:"Pislik büyücüler..." dedi kargaya. Defterin üzerindeki işaretleri incelmeye başlıyorum.
Kitabın (kalın ciltli defter) kapağında pek çok arcana sembol var. Bunların bazıları koruyucu tılsımlar.
Defterin kapağında anlayamadığın bir dilde (defterin başlığı) bir cümle yazılı!
History Check: başarısız; hangi dil olduğunu da anlayamadın!
Ayrıca ön yüzünde anahtarla açılan basit bir kilit var (bu açılmadan kitabın içine bakmak mümkün değil) Bu kilidin etrafına dizilmiş bazı arcana semboller dikkatini çekiyor; bunların anlamlarını biliyorsun! Dört sembolün her biri ok işaretiyle başka birer sembole gönderme yapıyor:
-Güneş (Sun) sembolü, gökgürültüsünü (Thunder) gösteriyor,
-Ay (Moon) sembolü, yıldırımı (Lightning) gösteriyor,
-Karanlık (Dark) sembolü, kutsal ışığı (Radiant) gösteriyor,
-Su (Water) sembolü, yazıyı (Rune) gösteriyor.
Kuzgun defteri incelediğini farkedince iyice deliriyor. “Seni tiefling bozuntusu! Kendini büyücü mü sandın! Tehlikeli bir oyun oynuyorsun, sana ait olmayan şeyleri kurcalıyorsun. Son kez uyarıyorum: Derhal defteri bırakıp uzaklaşmazsanız canınızdan edeceğim hepinizi! Kim olduğumu bilmiyorsunuz, ama öğrendiğinizde buna pişman olursunuz! Gidin buradan, defteri bırakıp gidin!”
.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
"Biliyormusunuz?" dedi warlock. "Herhalde bu kitap çok değerli."
Hope, defteri eline aldı. "Açmaya çalışmadığımız sürece, sorun yok. Bu kargayı biri bizi gözetlemek için göndermiş. Yani şu koca ağızını açan," dedi warlock kargayı işaret ederek.
"Buradan gidelim, aranızda dil bilgisi olan biri varsa bazı işaretler var onları çözmeliyiz. Belki büyük bir hazineyi gösteriyordur."
"Kuşu öldürün, yerimizi onunla takip edebilir."
Hope, defteri eline aldı. "Açmaya çalışmadığımız sürece, sorun yok. Bu kargayı biri bizi gözetlemek için göndermiş. Yani şu koca ağızını açan," dedi warlock kargayı işaret ederek.
"Buradan gidelim, aranızda dil bilgisi olan biri varsa bazı işaretler var onları çözmeliyiz. Belki büyük bir hazineyi gösteriyordur."
"Kuşu öldürün, yerimizi onunla takip edebilir."
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
.
Güneşler tamamen batmış, hava artık iyice kararmıştır. Neyse ki bulutların arasından arada sırada kendini gösteren dolunay vardı da ormanın gölgelerine rağmen ortamda low-light alacakaranlık hakim oluyordu.
Karga uçarak sizden biraz daha uzaklaştı, daha yüksek bir ağacın tepesine kondu. Aranızda sadece “low-light” görüşe sahip olanlar görebiliyor kuzgunu. Aranızdaki mesafe yaklaşık 20 kare (100 ft) ve kuşun oturduğu ince dalın yerden yüksekliği ise yaklaşık 8 kare (40 ft)
Gecenin sessizliğinde hepinizin açlıktan karınları gurulduyor.
(Normal hareket edebilmeniz için ortamda ışık olması lazım; ay ışığı olsa da ağaçların gölgeleri, yer yer kapkaranlık bölgeler meydana getiriyor)
.
Güneşler tamamen batmış, hava artık iyice kararmıştır. Neyse ki bulutların arasından arada sırada kendini gösteren dolunay vardı da ormanın gölgelerine rağmen ortamda low-light alacakaranlık hakim oluyordu.
Karga uçarak sizden biraz daha uzaklaştı, daha yüksek bir ağacın tepesine kondu. Aranızda sadece “low-light” görüşe sahip olanlar görebiliyor kuzgunu. Aranızdaki mesafe yaklaşık 20 kare (100 ft) ve kuşun oturduğu ince dalın yerden yüksekliği ise yaklaşık 8 kare (40 ft)
Gecenin sessizliğinde hepinizin açlıktan karınları gurulduyor.
(Normal hareket edebilmeniz için ortamda ışık olması lazım; ay ışığı olsa da ağaçların gölgeleri, yer yer kapkaranlık bölgeler meydana getiriyor)
.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
"Güzel," diye düşündü, olanlardan tatmin olarak.
Bize katılacaklarsa, söylediklerimi yapmaları gerek.
Doğu'ya doğru baktı. Tipit kasabası o taraftaydı, ve alacağı adaleti kanını kaynatıyordu.
Eğer yeni tanıştığı bu adam kargayı vuramazsa, alevleri göndermek için eli kasıldı.
Bize katılacaklarsa, söylediklerimi yapmaları gerek.
Doğu'ya doğru baktı. Tipit kasabası o taraftaydı, ve alacağı adaleti kanını kaynatıyordu.
Eğer yeni tanıştığı bu adam kargayı vuramazsa, alevleri göndermek için eli kasıldı.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
