Bilen adamın eleştirisi başka oluyor, ağır da olsa bir bilenden eleştiri almak seni gerçekten geliştirir. Ama bilmeden ağır eleştiri yapmaya çalışanı pek takmayacaksınız. Herkesin ağzı var, herkes konuşuyor. Zaten en iyi eleştiri seni geliştiren eleştiridir, yapıcı değil de yıkıcı olan iyi bir eleştiri değildir.lightflarer wrote:ayrıca eleşiren kişiler konu hakkında bilgili/bilgisiz olsun çok ağır eleştiriler geldiği için moral bozuyor.
Oyku Yazmak Uzerine
-
Possessed
- Site Çizeri
- Posts: 958
- Joined: Mon Mar 13, 2006 10:00 am
- Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...
- Contact:
I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
-
lightflarer
- Kullanıcı

- Posts: 639
- Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am
- Contact:
anlamak zor oluyor ama birde ağzı olan konuşuyor tarzı insanların sayısı arttıkça göz ardı etmekte zorlaşıyor, açıkçası insanların fikirlerini pek önemsemeyen bir insan olmak lazım.Possessed wrote:Bilen adamın eleştirisi başka oluyor, ağır da olsa bir bilenden eleştiri almak seni gerçekten geliştirir. Ama bilmeden ağır eleştiri yapmaya çalışanı pek takmayacaksınız. Herkesin ağzı var, herkes konuşuyor. Zaten en iyi eleştiri seni geliştiren eleştiridir, yapıcı değil de yıkıcı olan iyi bir eleştiri değildir.lightflarer wrote:ayrıca eleşiren kişiler konu hakkında bilgili/bilgisiz olsun çok ağır eleştiriler geldiği için moral bozuyor.
-
Possessed
- Site Çizeri
- Posts: 958
- Joined: Mon Mar 13, 2006 10:00 am
- Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...
- Contact:
Evet, lightflarer, son dediğin hiç olmadı. Tam yanıtlayacaktım seni ki, catboy çok iyi yazmış. Catboy'un söylediğini söylemek istemiştim. Yapıcı ile yıkıcı arasındaki farkı ayırt edebilmek gerek. Yoksa kendini eleştirilere kapatırsan olduğun yerde sayarsın, ilerleyemezsin.
I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
-
lightflarer
- Kullanıcı

- Posts: 639
- Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am
- Contact:
: / // Doğrusu çok emin değilim... Sanki iyi sanatçılar farklı bakış açılarına alabildiğine açık ancak bir yolun doğru olduğuna ikna olduklarında da tüm Dünyanın o yoldan kendilerini döndüremediği insanlardan çıkıyor gibi geliyor bana...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Ã?ykü yazmada pek başarılı olamayan biri olarak yine de görüşlerimi belirtmek isterim.
Bana kalırsa öykü yazarken en önemli şey kullandığınız dil,yaptğınız tasvirden ziyade gidişatı etkileyece yan karakterleri ve öyküyü derinden etkileyecek yan yolları oluşturabilmek.
Bir karakter sokarsınız ana karakterin en yakın arkadaşıdır.Ama onun öyküye neler katabileceğini düşünmek lazım.
Birde benim nedense aklıma gece yatarken gelirdi öyküyü etkileyecek asıl unsurlar.Gece yatağımdan kalkıp yazardım bir şeyler..
Bir de en önemlisi azim lazım.Bitirmeye kararlı olmak lazım.
Tabi bunlar benim görüşlerim.Ben bir şey yapamadım
Bana kalırsa öykü yazarken en önemli şey kullandığınız dil,yaptğınız tasvirden ziyade gidişatı etkileyece yan karakterleri ve öyküyü derinden etkileyecek yan yolları oluşturabilmek.
Bir karakter sokarsınız ana karakterin en yakın arkadaşıdır.Ama onun öyküye neler katabileceğini düşünmek lazım.
Birde benim nedense aklıma gece yatarken gelirdi öyküyü etkileyecek asıl unsurlar.Gece yatağımdan kalkıp yazardım bir şeyler..
Bir de en önemlisi azim lazım.Bitirmeye kararlı olmak lazım.
Tabi bunlar benim görüşlerim.Ben bir şey yapamadım
De işye Entreri öyküye karakter sokmak... Okuyucunun gözünden olan bir şey... Sence öykü yazma sürecinden tam olarak tanımlanmamış bir karakter öyküye sokulup da öykünün içerisinde şekillendirilemeli mi? Yoksa tüm ana karakterler en baştan tanımlanmalı mı?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble,bence tüm karakterleri öyküye sokmaden bir şekilde tanımlamalı..Hikâyeyi yazarken aklana bir karakter gelirse onu hikâyeye neresinden sokarsak sokalım doğal olmayacağı görüşündeyim.Biri inandırıcı olsa başka diğeri inandırıcı olmaz.
Ã?te yandan en başından öyküyü iyi tahlil edip onu geliştirebilcek karakterleri kendi kafamızdan bir geçirip düşündükçe karakteri öyküye en doğal halinden sokarız.
Hatta yan karakterlerin hikâyeye katacağı havadan ziyade o karakterle ilgili var olabilcek her şeyi baştan not alınması gerektiğini düşünüyorum.Ã?ünkü hikâye gelişip olgunlaştıkça o karakter hakkında hatalarda yapılabilir ve bunların okuyucuyu çok etkilediğini düşünüyorum.şahsen ben okuduğum bir çok sevilen seride,hata yakaldıktan sonra o serilere bakışım değişmişti.
Karakterleri inandırıcı kılmak,doğal kılmak ve öyküde her zaman bir rolü olduğunu ve olacağını hissettirmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Birde tabi şu var;özgün karakter yaratabilmek...Onca yazılmış çizilmiş hikâye varken onuda yapabilmek ayrı bir zorluk ama hayal gücü sınır tanımaz...
Bunlar benim görüşlerim elbette ..
Ã?te yandan en başından öyküyü iyi tahlil edip onu geliştirebilcek karakterleri kendi kafamızdan bir geçirip düşündükçe karakteri öyküye en doğal halinden sokarız.
Hatta yan karakterlerin hikâyeye katacağı havadan ziyade o karakterle ilgili var olabilcek her şeyi baştan not alınması gerektiğini düşünüyorum.Ã?ünkü hikâye gelişip olgunlaştıkça o karakter hakkında hatalarda yapılabilir ve bunların okuyucuyu çok etkilediğini düşünüyorum.şahsen ben okuduğum bir çok sevilen seride,hata yakaldıktan sonra o serilere bakışım değişmişti.
Karakterleri inandırıcı kılmak,doğal kılmak ve öyküde her zaman bir rolü olduğunu ve olacağını hissettirmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Birde tabi şu var;özgün karakter yaratabilmek...Onca yazılmış çizilmiş hikâye varken onuda yapabilmek ayrı bir zorluk ama hayal gücü sınır tanımaz...
Bunlar benim görüşlerim elbette ..
-
Dragon_Knight
- Kullanıcı

- Posts: 165
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Sivas
- Contact:
Bende öykülerimi gece yazarım. Yatağımdan kalkmak zor geldiği için telefonuma Word yükledim. Artık yatakta yazıyorumentreri2 wrote:
Birde benim nedense aklıma gece yatarken gelirdi öyküyü etkileyecek asıl unsurlar.Gece yatağımdan kalkıp yazardım bir şeyler..
şimdiye kadar bitirdiğim 1 tane öykü var :Sentreri2 wrote:
Bir de en önemlisi azim lazım.Bitirmeye kararlı olmak lazım|
Ben öykülerimi yazarken tersten giderim. Bir son belirlerim kafamda. Sona gelirken neler olmuştur diye düşünerek geriye doğru giderim. Biraz tuhaf ama böyle yazabiliyorum.
Neden insanlar bu kadar acımasız ?<br>Neden dostum düşmanımdan farksız ?<br>Neden kaybedilince değerler anlaşılır ?<br>Neden güçlü hep duygularla oynaşır?<br>
Ã?ykü konusu cidden zorlandığım... ayaklarım üzerine basamayıp bir yandan bir yana savrulduğum ya da dengemi sağlamak üzere zorluk çektiğim bir yer... O nedenle iki adım geriye atıyor ve daha rahat yürüdüğüm alana dönüyorum izninizle arkadaşlar... Bir de şiir yazmaya zor derler... : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
