"O tarafta yanmış bir çiftlik var, kadın cesedide vardı. Ben de kim bu yakma-öldürme işini yapmış merak ettim doğrusu."
Suyu ısınınca kahvesini içmeye başladı bu arada. Adamın aradığı kadın çiftlikte öldürülmüşse intikam alma hırsıyla yanına yardımcı olarak katılabilirdi belki.
.
Kid acıdan bir an elinin koptuğunu zannetti, eline baktğında çok büyük bir yara almadığını gördü. Yere yattı sağlam eliyle dikkatle nişan aldı ve ateş etti.
Edmond korunma(11)=50
Kid isabet(3)=20 başarısız.
Ancak Kid’in atışı başarısız olur, ıskalar.
Profesör Isaac Nobel HP: 110
Johnny Kid HP: 115-16=99
Edmond Dantes HP: 110-28=82-2=80
.
Douglas adındaki adam "o tarafta yanmış bir çiftlik var, kadın cesedi de vardı. Ben de kim bu yakma-öldürme işini yapmış merak ettim doğrusu," der ve kahvesini içmeye başlar.
Edmond kurşunlarını saydığında 3 tane kalması gerektiğini farketti.Ã?yleyse, son 3 kurşununu boşa harcamamalıydı.Yeniden ateş etti.Daha dikkatli.
"Kendini boşuna zorlama, öleceksin ne de olsa!"
Büyük ihtimalle kendisi ölecekti ama yine de saldırıyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
Adam gereksi bilgilerle zamanını kaybettirmişti. Ancak bu karanlıkta zaten Red'i bulamayacağını biliyordu. En azından belki Red sabah izleri tekrar bulup buraya gelebilirdi. Olmadı kendisi gündüz vaktinde kalkar giderdi.
"O zaman seninle elimizdekileri paylaşalım." diyerek elindeki az mktardaki yiyeceğin bir kısmını çıkarttı ve adama da ikram etti. Adamın neden burada olduğunu merak ediyordu ama kendisine sorulmasını istemediği soruları başkasına sorması hiçte mantıklı olmazdı.
.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Asıl niyetin nedir? Ã?nce yemek istedin şimdi ise çantandan yemek çıkarıyorsun."
Kahvesini içerken yılan gözleriyle bakıyor ve sırıtıyordu. Gergin olduğu anlarda hep böyle yapardı.
"Kız falan yok aslında değil mi? Yoksa çifliği basanlardan biri sen misin?"
Belki de bu adam onu Bob'a götürecek kişi olabilirdi.
"Ne diuyerek gelmemi tercih ederdin? 'Uyan sana soracak sorularım var?'"
Kısılmış gözleri onu endişelendirmekten çok sadece kızdırmıştı. Bu kızgınlığıda kendisine 'evi basan kati' yakıştırması yapınca gözlerine dek vurdu.
"Sen beni..."
Adamın tüfeğine baktı. Kendisinden çok uzak değildi ama tüfeğine davranarak sorulmuş bir soru değildi bu. Tabancası dahi olsa onu çekene kadar bu cılız adamın yanında biterdi.
"Kayıp kız var gringo. Yemeğimde var. Sadece senin yanında rahatım olmayacak anlaşılan."
5 Günlük sakalını kaşıdı. Etrafına baktı.
"Burası çöl. Tehlikeli. Senin küçücük bakan gözlerin üstümdeyken rahat etmiyorum."
Etlerini geri koydu. İzleri bir süre daha takip etse belki daha iyi olacaktı. Ã?ölün kalbi bile bu adamın yanından daha güzeldi. Doglas'ın ateşini kullanarak ikinci bir meşale daha yaktı. Karanlık en azından biraz daha aydınlanırdı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Doğruyu söylemek daha iyi bir başlangıç olurdu. Madem beni soru sormak için uyandırdın bende sana soru sorayım."
Kahvesinden bir yudum aldı. Bu cahil Meksikalının bu kadar iyi rol yapacağını zannetmiyordu, gerçekten de suçsuz olmalıydı.
"Ã?iftliği basanların kim olduğunu biliyor musun?"
Atına etleri geri koyarken adamın yüzüne bile bakmıyordu.
"Biliyorum gringo."
Bir süre durdu ve düşündü. Biraz sıkılgan da olsa
"Bak gringo. Ben sana güvenmiyorum, sen de bana. Vahşi batının ilk kuralı bu. Ama ben bu kıza güveniyorum. Bunun ne kadar değerli olduğunu bilirsin. Sen bana kızı bulmama yardım et, bende senin bu çiftliği basan adamların yerlerini bulmana. Tanrı izin verirse bu [i]alcahuete[/i]'leri bir kere daha bulabilirim."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
"Bu işi yapan Bob Troble mu? Eğer değilse bilgin işime yaramaz."
Kahvesini tekrar yudumladı.
"Bir de tabii ödül meselesi var, o konuda da anlaşmamız lazım."
.
Edmond: Yarası hafifçe kanıyor (HP=-2)
Edmond, kurşunlarını saydığında 3 tane kalması gerektiğini farketti.Ã?yleyse, son 3 kurşununu boşa harcamamalıydı.Yeniden ateş etti. Daha dikkatli.
"Kendini boşuna zorlama, öleceksin ne de olsa!"
Büyük ihtimalle kendisi ölecekti ama yine de saldırıyordu.
Kid korunma(2)=72
Edmond isabet(40)=78 başarılı (sıyırıp geçti) – Hasar: 1d100/2=48/2=24
Edmond’un tabancasından çıkan mermi Kid’in vücuduna kenarından girip çıkar. İç organlar parçalanmamıştır ama hafif bir kanama başlamıştır.
Kid:
Kid, tekrar dikkatle nişan aldı hep güvendiği şansı yaver gitmiyordu. Sakince tekrar nişan aldı ve ateş etti. "Birazdan şerif burada olur, teslim ol!"
Edmond korunma(23)=58
Kid isabet(54)=85 başarılı – Hasar: 1d100=30
Kid’in tabancasından çıkan mermi Edmond’un sol bacağına isabet eder. (Edmond iki bacağı da yaralı Hız=10)
Profesör Isaac Nobel HP: 110
Johnny Kid HP: 115-16=99-24=75
Edmond Dantes HP: 110-28=82-2=80-2-30=48
.
Last edited by dwaxer on Mon Jul 07, 2008 11:39 pm, edited 1 time in total.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Douglas ayağa kalktı, piposunu çıkatmıştı.
"Ben çiftliğin tarafından buraya kızla karşılaşmadım. Ben uyurken yanımdan geçip gittiyse bilemiyorum." Ateşten bir dal alıp piposunu yakmaya başladı.
"Bob'a toplam 1000$ ödül var. Fifti-fifty sana uyarsa şu senin kızı bulalım."
Gülümserken Meksikalının cevabını bekliyordu.