Okulunuzda durmunuz ve yeni gençlerin durumu

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

mathius sizin okulun durmu nedir bilmem ama sözelin iyi ise sayısalın kötü ise sayısal öğretmenleri ile konuşmayı dene. ben de aynı şekilde, yabancı dil ve sözel derslerden hep tam not geçer, sayısaldan hiç anlamazdım ama, öğretmenlerime rica ettiğimde hiç değilse notlarımı karneye kırık vermediler veya tekrardan imtahan ettiler. konuşmak ve durumu uygun bir dille anlatmak sana yardımcı olabilir.

sevmediğin bölüm konusuna gelince, bunu üniversite de halledebilirsin. istediğin yeri seçebileceksin ne de olsa, bu çok zor bir şey değil pek. ama tek tavsiyem sevmediğniz bir mesleği seçmeyin ( mesela ben de işimi hiç sevmiyorum :( ). ne istediğinizi iyice düşünün.
Image
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Bogus »

şimdi ben size Türk Eğitim sisteminin neden çöktüğünü anlatayım...

Ben Alman müfredatına göre okudum. (Türkçe, Tarih Coğrafya ve Din hariç) Orta okul 3 sene (+1 sene almanca hazırlık ama bu alman müfredatı değil, biz Türk olduğumuz içindi elbette...) lise ise 4 seneydi, ki 1993-2001 arasından bahsediyorum.

Ben orta okula giderken Türk müfredatına göre okuyan arkadaşlarım inanılmaz zor ve teorik şeyler görüyorlardı. Biz ise anca etrafımıza baktığımızda gördüğümüz şeylere bir anlam verecek kadar bir şeyler öğreniyorduk. Yani orta okul dersleri Türk müfredatına göre çok çok kolaydı. Okulu geçmek de de pek zorlanmıyorduk.

Lise 1'de Türk müfredatını oldukça yakaladık. Lise 2'de aynı hale geldik ve son iki sene Türk müfredatına ciddi anlamda fark attık. Ã?niversite mühendislik seviyesinde Türev İntegral gördük. Biyoloji ve Kimya sınavları ciddia anlamda bilgi araştırma ve çalışma gerektiriyordu. Kafanız çalışmıyorsa kitabı ezberleseniz bile hiç bir şey yapamıyordunuz çünkü bir sorunun çözümü için farklı senelerden ve o sene öğrendiklerinden bildiğin bir çok şeyi birleştirip ancak o zaman cevap yazabiliyordun.

Kariyer seçme ise şöyle oluyor. Almanlar'ın Abitur adında, "olgunluk" anlamına geliyor diyebiliriz, bir sınavları var. Ã?ğrenciler liseyi bitirdiklerinde bu sınava giriyorlar. Sayısal - Sözel diye bir seçim yok!

Kendilerine 4 tane ders seçiyorlar.

Mesela Kimya, İngilizce, Matematik, Biyoloji seçti diyelim.

Bu dört dersten sınava giriyorlar. Daha sonra neticelerini aldıktan sonra isterlerse iki dersten de sözlü olma hakları var. (Sonucu daha yukarıya çekmek için, ya da o dersin öğretmeni aldığın notun senin sınıf performansını yansıtmadığını düşünürse, seni yine sözlüye alabiliyor.)

Enteresan değil mi? Bu sınavı o dersin öğretmeni yapıyor ve senin Ã?niversite'ye girip girmeyeceğine karar veriyor.

4 kez sınava giriyorsun (dört ders var) ve sınavların süresi 6 saat. Sınava formül kitabınla giriyorsun. (Almanlar bütün müfredatlarında geçen ve işe yarayabilecek olan tüm formülleri tek bir kitapçıkta toplamış. Periyodik cetvel, fizik formülleri, matematik formülleri aklınıza ne geliyorsa hepsi... Yani hiç bir şey ezberlemene gerek yok.

6 saatte çözmen için sana (çoğu zaman 2) 2 - 4 arasında soru soruluyor. Ama bu soruları Ã?SS sorusuna benzetmeyin. O soruyu çözebilmek için o güne kadar öğrendiğiniz her bilgiyi kullanmak zorundasınız. Neredeyse küçük bir tez konusu soruyorlar.

Soruları kim hazırlıyor? O dersin öğretmeni. Mesela okulun bütün kimya öğretmenleri oturup geçmiş yıllarda sorulan soruları da araştırıp Abitur seviyesinde sorular hazırlıyorlar ve bunları Almanya'da ki Eğitim Bakanlığı'na gönderiyorlar. Bakanlık soruları Abitur seviyesine uygun zorlukta bulursa onaylıyor. Daha sonra da bu sorular karşınıza çıkıyor.

Siz sınava girdikten sonra öğretmenler kurulu kağıdınızı değerlendiriyor. Her zaman itiraz edip bakanlık incelemesine gönderebilirsiniz.

Daha sonra da iki dersten sözlüye girip bu notları yukarı çekme şansınız oluyor.

Yani yapmanız gereken tek şey öğretmenin size anlattıklarını iyice dinlemek. Her okulda her soru farklı! Bu yüzden de hiç bir Alman dersaneye gitmiyor. Orada dersane diye bir şey yok. Ama Abitur'a hazırlayan özel öğretmenler mevcut.

Ã?niversiteye'de şöyle giriyorlar. Beğendikleri Ã?niversite'nin beğendikleri bölümüne baş vuruyorlar. Mesela

ben genetik mühendisi olmak istiyorum ve buraya baş vuruyorum diyorlar.

Peki hangi derslerden girdin sınavlara diye soruyorlar.

Yukarıdaki örnekteki gibi Biyoloji, Kimya, Matematik ve İngilizce seçtim dersen ve başarılıysan tamam sen tam bizim bölüme uygun birisin, zaten ona göre dersler seçmişsin diyorlar ve seni alıyorlar. Ã?niversite kabulünde sınır mülakat ve kontenjanla sınırlı. Ama Edebiyat, Müzik, Coğrafya seçene burada ne işin var diye soruyorlar.

Yani berbat notların varsa yine de azmini inandırıcı bulurlarsa seni en zor mühendislik bölümlerine bile kabul ediyorlar. Ama Almanya'da üniversite 6 sene sürüyor. Ã?ni mantığı da çok farklı zaten. Ã?niversite'ye girmek önemli değil, çünkü herkesin girme şansı var, bitirmek önemli. Girmek kolay, bitirmek zor.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Evet, Almanya'da kuzenlerim var, buna benzer birkaç şey söylemişlerdi.Gerçekten ilginç, fakat bu sistemin uygulanması için, önce Türkiye'deki velilerin RÃ?şVET bilincinden (aynı şekilde öğretmenlerinden) kurtulması gerekiyor.Kurtulurlarsa belki olur :)
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Catboy sana hiç katılmıyorum. Ã?ğretmenler bile bazen ağır olduğunu söylüyorlar lse 1 için. Burada sadece sen mantıklı olarak buluyorsun diyelim mesela ama örenğin bizim okulda lise 1 öğrencilrinden %80 ilk 2 sınavdan 1 yada '0' aldı. Hiç de mantıklı değil zaten oks sınavından çıktıktan sonraki sene birde bunları gördük. Ben şahsen bu sene oks senesinden daha çok yoruldum.

Darkgnome sana gelelim. Optik sadece yansımadan oluşuyorsa kolay demişsin. Ama optikin içinde bir 9-10 konu vard neredeyse. Ve herbirinde de en az 5 6 formül var (renkler konusunu saymıyorum) Ve bu formüllerle beraber bir 50 60 arası oluyor. Buda beyin yıkıcı bir kapasite. Sınavda da tamamen karma sorulduğu için optikten, bütün formülleri akılda tutmak çok yorucu. Formülden yakınan bir sürü kişi olduğuna eminim (bu kadar çok olmasından dolayı).
Darktimes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Wed Aug 02, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Darktimes »

Online oyun sıkıntısı her anlamda çok ciddi bir sorun.şimdilik sadece okulda derslere gelen zayıflarla yetiniyoruz fakat bunun ciddi bir obezite hastalığı yapabilme olasılığı var.Ã?ünkü masa başında pc ile gözleri kanlanmış zombiye bağlamış olan adam sürekli masada yemek yiyor ve hareket olmayınca da obezite hastalığına yol açıyor.

Ã?te yandan liseler 4 sene oldu.Bence hiçbir değişiklik yok.Dersler çalışana kolay ve müfredat o kadar kolay ki.Matematik kitabına bakıyorsunuz ilkokul 5.sınıftaki şekiller falan filan orada.Matematik v.b olan sayısal derslere kafamızın basmadığından mıdır yoksa herkes en azından biraz matematik öğrensin olayı mıdır bilemicem?Ama hocamız 2.sinin olduğunu söylüyor.Ve matematik kitabını attık gitti.

Hea nedir ingilizce'de hazırlık kalktı.Bazıları iyi diyor bazıları kötü diyor.Bende ingilizcenin 1 senede olması ya da 4 senede olması taraftarı değilim.İngilizce sürekli pratik olunca birşeye benzer.Geçen sene miydi ya da ondan önceki sene mi, YDS 1.si ben bu durumumu bilgisayar oyunlarına borçluyum demişti.Helal olsun cidden de bende bunu düşünüyorum.Adamın Final Fantasy ya da çevirmesi gereken paragrafların bulunduğu bir oyun oynadığını düşünsenize.Adamın ingilizcesi en azından kelime bilgisi tabiki gelişir ki ingilizce tamamen kelimedir.Kelime bildiniz mi hayvanca da olsa anlatırsınız derdinizi illeki.

Ama sayısal alanda pek bir zorluk görmedim.Konular oraya buraya getirildi falan filan tabi çok etkiliyor.Lise 1 de gördüğünüz optik ile Lise son (Lise 4) da gördüğünüz optik aynı mı hiç alakası yok.Lise 1 de çiğneyip geçiyorsunuz fiziği.Ama tabi öğretmenlerin de zorlaması durumu çok değiştirir.

Ayrıca bu sene yeni bir sisteme geçiliyor bildiğim kadarıyla.Doğrudan deersi öğrenci anlatıcak.Ne kadar etkili olacak bilmiyorum ama bu sistem için çok hevesliyim, yetişemedim ama lise 1 lerin dersine bile girmeyi düşünüyorum.Bakalım neler olacak.En azından MEB'in yıllardır istediği öğrenci aktif olsun olayı gerçekleşebilecek mi ? Bakıcaz ve görücez.
Ultima bırakılmaz, ara verilir ;)
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Ben de derslerden sıkıntı çekmiyorum, Darkgnome gayet güzel açıklamış.Çalışana kolay, ben bu yıl hiç ama neredeyse hiç çalışmadığım hâlde, yalnızca derslerde adam gibi dinleyerek 3'ün altında not getirmemeyi başardım.Bu yıl hiç ama hiç de yorulmadım :D

Müfredat bence de gayet yumuşak, yalnızca Ortaöğretim bebekliğinden kurtulmuş insanların (ben de dahil, yani hakaret anlamayın :D ) bir anda bocalayacağı bir tür.Fakat bence normal bu ağırlık :)
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Darktimes wrote:.Dersler çalışana kolay ve müfredat o kadar kolay ki.Matematik kitabına bakıyorsunuz ilkokul 5.sınıftaki şekiller falan filan orada.
OOO darktimes çok yanılıyorsun. Bir kere matematikte ortaokuldaki konular bile yok. Sadece bildğiniz tam sayılar, rasyonel s., ve problemler (çeşitleri) aynı. Diğer konuları hayatımızda ilk defa gördük neredeyse. Fonksiyon, taban aritmatiği, mantık, bağıntı,işlem(ayrıntılısı),mutlak değer (8. sınıftaki konusuyla epey uzak),köklü ifadeler (buda 8. sınıftan yeterince uzak), kartezyen çarpım... Sence hangileri daha çok yeni ve zor olan konular mı? Yoksa eski konular mı?
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Ben zaten müfredatta fizik ve matematiği ağırlık verildiğini söylüyorum. Diğerleri kolay denebilir. Bende 3ün altında not getirmedim ama bu sene daha çok yoruldum, geçen seneye göre.
Darktimes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Wed Aug 02, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Darktimes »

CLiCKs wrote:
Darktimes wrote:.Dersler çalışana kolay ve müfredat o kadar kolay ki.Matematik kitabına bakıyorsunuz ilkokul 5.sınıftaki şekiller falan filan orada.
OOO darktimes çok yanılıyorsun. Bir kere matematikte ortaokuldaki konular bile yok. Sadece bildğiniz tam sayılar, rasyonel s., ve problemler (çeşitleri) aynı. Diğer konuları hayatımızda ilk defa gördük neredeyse. Fonksiyon, taban aritmatiği, mantık, bağıntı,işlem(ayrıntılısı),mutlak değer (8. sınıftaki konusuyla epey uzak),köklü ifadeler (buda 8. sınıftan yeterince uzak), kartezyen çarpım... Sence hangileri daha çok yeni ve zor olan konular mı? Yoksa eski konular mı?
Ondan bahsetmiyorum.Ele alış biçimi olarak demek istedim.Konunun zorluğu tabiki etkiler ama basit işlemiş.İlkokul 5.sınıfta derken ben sadecee şekil işleniş biçimi yönteminden kastım.Yani ilkokul 5.sınıf konuları değil sadece o düzeyde anlatmış kitaplar :)
Ultima bırakılmaz, ara verilir ;)
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

CLiCKs wrote:
Darktimes wrote:.Dersler çalışana kolay ve müfredat o kadar kolay ki.Matematik kitabına bakıyorsunuz ilkokul 5.sınıftaki şekiller falan filan orada.
OOO darktimes çok yanılıyorsun. Bir kere matematikte ortaokuldaki konular bile yok. Sadece bildğiniz tam sayılar, rasyonel s., ve problemler (çeşitleri) aynı. Diğer konuları hayatımızda ilk defa gördük neredeyse. Fonksiyon, taban aritmatiği, mantık, bağıntı,işlem(ayrıntılısı),mutlak değer (8. sınıftaki konusuyla epey uzak),köklü ifadeler (buda 8. sınıftan yeterince uzak), kartezyen çarpım... Sence hangileri daha çok yeni ve zor olan konular mı? Yoksa eski konular mı?
Ayrıntılısı değil onlar :D En basite indirgenmiş hâli, ben üst sınıfların çektikleri eziyeti gördüm ve acıdım :D
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Tamam anladım demek istediğini darktimes :) Adminler bu konuyu silermisin yav eski anılarım canlanmaya başladı tatil moduna tamamen geçmek istiyorum :-P :D
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Ne silinmesi ya.Daha karpız geseceğdik.

Online Oyunlar toptan kapatılmalı..

demeyeceğim ama, biraz denetim altına alınmalı yahu!Gün içinde her saat açık olmaması gibi.Yoksa gençlik gidecek!
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lugtarias »

Bir kısmı gitti sayılır..

Online oyunlar kesinlikle kalkmalı.

Bilgisayar kullanımına -ne amaçla kullanılıyor olursa olsun- öğrenciler için(en azından ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri için) belirli kısıtlamalar getirilmeli.

Gençlik eğitimi daha çok önemsemeli. (Bogus'un anlattığı tür bir eğitim sistemini şu ankine tercih ederdim doğrusu ben. Eğitilmekte olan kitlenin üzerinde de olumlu etki yapardı bence. Ama yine de şu anki eğitim sistemini hepimiz biliyoruz ve elimizden geldiğince nitelikli bir eğitim almaya ve bu ülke için birşeyler yapmaya çalışmalıyız.)

Gençlik kitap okumalı! Okumayı sevmeleri için birçok arkadaşıma fantastik kurgu kitaplarımı ödünç verdim hala da veriyorum. Bazılarına zorla hatta :D Okuma alışkanlığı kazandıktan sonra felsefe ile, sosyoloji ile, siyaset ile ilgili kitaplar okumalarını öneriyorum. Herkes kendi çevresini elinden geldiğince aydınlatmaya çalışırsa bilinçli bir kite oluşturmaya daha yaklaşmış oluruz.

Ve gençlik, kültüründen, dilinden, benliğinden uzaklaşmamalı, soğumamalı! Türk Kültürü'nü koruyan ve devam ettirecek olan birey sayısı şu anki hızıyla azalmaya devam ederse, bu bizim için korkunç birşey olur...
Ve sonbahar gelmeden toprağa düştü yeşil renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Lugtarias wrote:Bir kısmı gitti sayılır..

Online oyunlar kesinlikle kalkmalı.

Bilgisayar kullanımına -ne amaçla kullanılıyor olursa olsun- öğrenciler için(en azından ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri için) belirli kısıtlamalar getirilmeli.

Gençlik eğitimi daha çok önemsemeli. (Bogus'un anlattığı tür bir eğitim sistemini şu ankine tercih ederdim doğrusu ben. Eğitilmekte olan kitlenin üzerinde de olumlu etki yapardı bence. Ama yine de şu anki eğitim sistemini hepimiz biliyoruz ve elimizden geldiğince nitelikli bir eğitim almaya ve bu ülke için birşeyler yapmaya çalışmalıyız.)

Gençlik kitap okumalı! Okumayı sevmeleri için birçok arkadaşıma fantastik kurgu kitaplarımı ödünç verdim hala da veriyorum. Bazılarına zorla hatta :D Okuma alışkanlığı kazandıktan sonra felsefe ile, sosyoloji ile, siyaset ile ilgili kitaplar okumalarını öneriyorum. Herkes kendi çevresini elinden geldiğince aydınlatmaya çalışırsa bilinçli bir kite oluşturmaya daha yaklaşmış oluruz.

Ve gençlik, kültüründen, dilinden, benliğinden uzaklaşmamalı, soğumamalı! Türk Kültürü'nü koruyan ve devam ettirecek olan birey sayısı şu anki hızıyla azalmaya devam ederse, bu bizim için korkunç birşey olur...
Kesinlikle.Özellikle dilimiz elden gittikçe, benim içim sızlıyor.Gerek MSN'de, gerekse günlük kullanımda, dil denen kavramdan eser kalmamış.

Ben de fantastik kitapları zorlayarak verme taraftarıyım ayrıca :D
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Darkgnome »

Bu tip şeylerin yasaklama yada cezalandırma ile yapılabileceğini sanmıyorum. ONlara daha çok ortam sağlamak ile olabilir. Ankarada yaşan benim gibi zavallılar'ı İzmirde oturan biri anlayamaz. Burada deniz yok, hava çok kuru, etraf beton, alışveriş merkezine gitmekten başka değişik bir şeyler yapmak istersen alternatiflerin çok kısıtlı, herkes uzak ve 1.5 milyon otobüs fiyatı, otobüsle gideceğin bir yer için gidiş geliş en az 1 saatini gözden çıkartman gerekiyor (En az!).

şİmdi Ankaradaki birine bilgisayar oyunlarını hangi halkla yasaklayabilirsinki. Yapacak başka ne verdin.

şu sıcakta Atatürk Orman çiftliğine koşuyamı gitsin? kışın ayazda azıcık ve köhne sahalarda basketbol mu oynasın? Deli gibi pahalı halı sahada magandalarlamı uğraşsın? Burası Ankara dışarıda durmak su kaybından adamı öldürür. Atlayacağın bir su, başında serinlemek için oturacağın bir havuz yok!

Sadece burası için mi geçerli bu durum? Ankara gibi kaç yer var. E tabii burada eğlenmek isteyen ve bilgisayardan biraz anlayan gençler hemen internet oyunlarına başlıyor.

Ã?ocukalrın bir arada geçirecekleri aktiviteler gerekiyor. Aslıdna Belediye açsa bir Türkiye RPG sevenler oyun salonları dye bir yer gençler en azından burada zaman geçirecekler. Hatta alsınlar oyun efendileri devlet memuru olarak maaşla. Odalarada saat sınırlaması koysunlar. Gençler orada kaynaşsın tanışsın yeni yeni etkinlikler için alanlar felan da olsun. Ya bu ülkeyi aslında FRP kurtaracak ama bakalım ne zaman uyanacaklar. :D
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests