Yeşeren Umutlar

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Artık tam zamanıydı. Tam zamanı... Ailesinden kalan ve bir kere kullanma hakkı doğan şeyi bir yudumda içti. Sözleri bu oldu. "Yurdum için, doğa için, canlılar için, Elfler için, İNSANLAR İÃ?İN!".Çok keskin bir ışığa dönüşmüştü. Parıl parıl parıldıyor. Saçları havada bir yaprakmışcasına süzülüyordu. Vücut Algénia'nın vücuduydu. Ruhda onundu fakat Elflerin tanrısıyla beraber. Elfler doğayı seviyorlardı. Algénia'nın ağzından sözler çıktı. Yanan yerlerin hepsi söndü ve yeşermeye başladı. Yeşeriyor ve daha çok büyüyorlardı. zombiler ağaçlarin yeşilliği içinde kayboluyor ve yokoluyorlardı. Bir tanrıya karşı çıkmıştı Algénia. Ya da sağdıcına ne farkeder. Ã?fkesi içini yiyip bitiriyordu Algénia'nın havada süzülüp ejderhalarla çarpışıyordu artık. Onların işini bitirmeye yemin etmişti. Bu savaşı kazanmaya...
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Algenia üzerine doğru gelen kara ejderhaya kılıcını geçirdi. Ama ejderha pençelerini Algenianın karnıan geçirmişti. Algenia yere yığılırken Elessar ona koşmak istedi. Ama Safir: "Sonra Elessar. Savaşa konsantre ol şimdi." dedi.
Teemieri savaşın gidişatından hiç hoşlanmamıştı. Yavaşça geriye doğru döndü. Ama karşısına Lydronk çıktı.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Lydronk Teemieri'nin bakışlarında karşılık verdi ve kıyafetini silkeledi: "Ne yani, o duvar halısı bendim, savaş alanına ışınlanacak değildim ya! Hem, çenen iyileşmiş, değil mi? Her ne kadar kurban olsan da güzel bir şakaydı sanırım? Ha bu arada, Safiel'in tekniklerini taklit etmek istemem ;ama bir şey söylemezsem olmaz: arkanda!" diye seslendi kızıl elfe. Ne yani, arkasına dönmüyor muydu? Hem o elindeki garip kıpırtı... O neydi? "Hey baksana, ciddi ciddi dönmeyecek misin arkana?"

O sırada kızıl elf elkinden öldürücü bir ışın çıkardı. Lydronk yere düştü, bir öldürücü ışın elbet onu da öldürürdü. "Eh, iyi... Arkanı dönmezsen olacağı buydu işte! Seni uyarmaya çalıştım ama... Hey biliyorsun değil mi, bu numarayı seni yiyen çirkin yeşil ejderhaya da yapmıştım!" diye güldü. Bir an sonra boğazını temizledi, savaştaydı şimdi! "Bu arada biliyor musun, Deru için çok üzüldüm... Ona bir hayat borçluydum. Gerçi, bu hayat ha benim hayatım ha seninki, ne farkı var? Gerçi seninkinden birazcık daha değerli bir yaşam 'feda' etmek yakışırdı onun asil ruhuna. Eh bununla idare edersin umarım, Deru!"

Lydronk kızıl elfi fazlasıyla oyalamıştı. Gerçi bu sırada bir iki öldürücü 'şeyden' kaçmak zorunda kalmıştı ama... Zaten Teemieri'nin çağırdı kedimsi şeyin pençe izleri hala kolundaydı. Fakat Lydronk'un büyük bir kozu vardı, kendisi bile bilmiyordu bu kozun ne olduğunu ama şüphesiz işe yarayacaktı, hep yarardı! "Bak, kızıl elf, kişisel algılama ama biraqz fazla korkaksın!" kızıl elfin hırlamasını görmezden gelip devam etti: "Yerinde olsam bu korkularımla yüzleşirdim, mesela bu!" dedi. Kızıl elfin tam önünde kara bir şekil 'biçimlendi'. Ya da biçimlenmedi, garip bir şeydi. O şeklin ne olduğunu bilemezdi Lydronk ama Teemieri bilior olmalıydı; gözlerini bu kadar iri iri açtıracak şey neydi? Esten miydi, tanrısından mı korkuyordu kızıl elf? Lydronk bilmiyordu ama kızıl elfin çığlık çığlığa kaçacağından neredeyse emindi!
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Juhandirdir'deki en tehlikeli adam önünde duruyordu. Kara Büyücü karşısında dikilmiş ona doğru yaklaştı. Beline yakın duran asası öne çıktıı.
" Sana kaç kere daha öğretmem gerekiyor, bir hiç olduğunu. "
Teemieri, yutkundu: " Sen öldün. "
Sakalı titredi, yaşlı büyücü tehditkarca tıslamaya başladı.
" Kes sesini! Yerimi öyle kolayca doldurabileceğini, nasıl zannedersin? "
Teemieri'nin suratı morarmaya başladı. Cevabını suratına haykırmak için ağzını açmıştı ki, gözleri adamın sulüetinin ardındaki alevlerin dansını yakaladı.
" AAahhhh. " Haykırarak, ellerini kaldırdı. Görüntüyü yaratan adama, gönderdi. Bu sefer, ışınlar dokuz taneydi. Kavurdu, eti kemiğinden ayırdı.
Telaş içinde, Essun'a baktı. Hızlıca başını çevirdi, ejderhanın gökyüzünden düşüşünü farketti.
Last edited by Mark on Tue May 13, 2008 11:54 pm, edited 1 time in total.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
ElessarTelemnar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 407
Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
Location: Ankara/Bruxelles
Contact:

Post by ElessarTelemnar »

Safirin sozleri uzerine atini surmeye devam etti daha alana varmadan zombilerin cogu ortadan yokolmustu.Elessar Hayretler icindeydi ve Algéniayi geride biraktigi icin yuregi sizliyordu bir ara kafasini dondurmustu kralin askerleri yarali prensesi Revene dogru geri goturuyorlardi
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Essun ona yaklaşan dryadı tek bir dokunuşuyla öldürdü. Thereon tam karşısındaydı. "Geleceğin karanlıklarla bezeli senin çocuk." dedi.
Elessar atıyla önüne geçti: "Ã?ocuğa zarar vermene müsade edemem."
"Zarar vermek isteseydim çoktan verirdim." dedi Essun ve Elessara doğru ilerledi. Ama Elessarın kartalı Elesarın önüne geldi ve bir ışık süzmesi oluştu. Işık süzmesi Elessarın bedenine dolmaya başladı.
"Hey, buraya baksana." dedi bir ses. Bu Safirdi. Parmağındaki safir yüzüğü parlıyordu.
"Seninle bir yolculuğa çıkıcağız." dedi safir.
Birden Essun ve Safir aynı anda kayboldular. Elessar:
"Ne yapmam gerektiğini biliyorum." dedi ve bir eliyle toprağa değdi.
Zombilerin olduğu alanda şiddetli bir deprem oldu.Tüm zombiler yerin altına girdiler.
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

"Senin gibisine en ufak güvenim yok seni pislik!" diye sövdü onlar gittikten sonra...

"Peki şimdi...ne olacak?"
Image
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Tek başına kalmıştı. Essun'da gitmişti. Karanlık bir vantuz yerden kıvrılarak ona uzandı. Teemieri, vucudunu sarmasını bekledi.
" Essun, lanet olsun! Nereye kayboldun? Buraya kadar, öyleyse. "
Kontrolündeki vantuz onu çekerek, portaldan geçirdi. Ve Juhandirdir'deki karanlık mabedde belirdi.
Aceleyle, odasına doğru merdivenleri çıkmaya başladı. Kapının üzerindeki, ölümcül sembol parlayıp geçmesine izin verdi. Duvara dayalı masaya gitti. Hançerini çekip, bileğinden akan kanın kristale damlamasını bekledi.
" Essun, Essun! " Eğildi. Karmaşaya bakıyordu. " Nerdesin? "
Kristaldeki görüntü kararıp değişmeye başladı.
" Esten! " Yalvarmaya başladı.
" Beni orda yalnız bırakamazsın. "
İçini adeta donduran, bir his vardı.
" Sana yaptığım onca hizmetler için... Ã?ocuğu getirdim! Heres'i öldürdüm. Fuji... Onu da öldürdüm. "
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor neye uğradığnı şaşırmıştı, deprem, gerçekten küçümsenmiyordu artık Elessar'ın gücü.Ya Safir'e ne demeli?Bir tanrıyı kaçırmak?şaka mıydı bu?

Minnä ise ağzı açık olanları seyrediyordu.Yanına gelen Huor'u farketmedi bile.

*Haklısın!* dedi Huor durup durmadık yere.Kimse bir şey anlamamıştı.Minnä hariç.GÖlümsüyordu güzel kız.Huor devam etti.

*Haklısın, fakat Safir hakkında değil, henüz güvenmek için çok erken.Elessar konusunda ise haklısın.Onun gücü sevgisinden geliyor olsa gerek.*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

O sırada boru sesleri yankılandı. Misat askeri birliğini yardıma yollamıştı. Başlarında büyücü Beess vardı. "Olren yardım yolladı." dedi Huor ve Minna'ya.
Safir ve Essun Burtha salonlarındaydı. Safir kafeslerden çocukları kurtardı. Essun hiç bir şey yapamıyordu. Safir taşını takan kişiye yaklaşırsa neler olacağını bilmiyordu.
Parmağından yüzüğünü çıkardı Safir ve yere attı: "Bu yüzük burda kalacak ve bir daha bizim dünyamıza ayak basamyacaksınız." dedi sert bir sesle. Birden etrafı ışıkla doldu.
Safir kendini bir çadırın içinde buldu. Bir yatakta yatıyordu.Artık parmağında Safir yüzüğü yoktu. Safir yüzüğünü Burthada bırakmıştı. Böylece Esten hizmetkarlarını bu dünyaya yollayamayacaktı.
"Ã?ocuklar güvende mi?" diye sordu ona bakan büyücüye. Büyücünün saçları sapsarıydı.
"Merak etme. Hepsini kurtardın." dedi sarı saçlı bayan büyücü.
"Artık bir kahraman oldun." diye de ekledi.
"Ben? Kahraman?" diye kalakaldı.
"Sana bakma görevi bana verildi. Adım Galdeel, Safir."
"Hayır. Benim adım Safir değil. Benim adım Safiel." dedi.
ElessarTelemnar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 407
Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
Location: Ankara/Bruxelles
Contact:

Post by ElessarTelemnar »

Elessar biraz zaman gecipte ancak kendine geldiginde neler oldugunu idrak edebilmisti.Babasi oglu icin birkez daha kendini feda edebilmisti.Hersey bitmisti artik etrafina bakti herkes birbirinin yarasini sariyordu. Cocuklarin hepsi sag saglim oracikta oturuyorlardi.Gozleriyle endiseli bir sekilde Huor'u aradi ve bianda onlari gordu.Huor ve Minnä Birbirlerine sarilmislardi.Belkide ayrildiklarindan bu yana ilk defa herseyi dusunmeksizin burada sariliyorlardi.Onlara bakarken kendinde garip birseyler hissetmeye basladi.Isik suzmesi icine girdigi gibi geri disariya dogru suzuluyordu goge dogru suzuldu suzuldu ve bir anda ayni varoldugu gibi ama oncesinden dahada parlak adeta kor edici ama muthis guzellikte bir sekilde patlayarak kayboldu.Patlarkenki isiltisindan herkesin gozu kapanmisti geri actiklarinda depremden parcalanmis yerler yeniden yesermis ve bolgenin ilk filizi ise Huor ve Minnänin ayaklari dibinde acmisti.
"Hoscakal baba..."diyebilmisti Elessar gozleri yasli olarak.Babasi birkez daha kendini feda ederek oglunu kurtarmis, dogaya saygisindanda son gucunu yine onun icin kullanmaktan cekinmemisti.
Elessar bir an duraksadi ve Algénianin yaralandigi ve askerlerin onu sehre geri goturduklerini hatirladi.Kosar adim Theron'un yanina gitti.
"Evlat, artik kotu hicbirsey olmiyacak ve sen hep mutlu olacaksin.Sana seninle ilk karsilastigimiz gun soylemistim o iyi bir kartal ve bizi koruyacaktir diye.Dediklerim dogru cikti gordunmu."Ardindan elini boynuna dogru goturdu ve boynundaki kolyeyi kopardi ve Theron'un eline tutusturdu.

"Al bakalim evlat bilmiyorum birdaha karsilasirmiyiz, eminim karsilasicaz belki cok yakin belkide cok uzak zaman sonra ama birgun mutlaka.Bu kolye sende kalsin, ilerde beni ve kartalimi hatirlaman icin" dedikten sonra cocugun basini oksadi.Hemen huor ve Minnänin yanina dogru gitti.onlari rahatsiz etmek istememisti bir an.
zihninden sunlari soyledi.

"Emin ol sizleri gordugum ilk gun dost bildim ve hep oyle kalacaksiniz.Kader bu dostum bizi birdaha nerde ve nezaman karsilastiracagi belli olmaz ama simdi yapmam gerek birsey daha var oda Algéniayin gormek, umarim....." Huor ve Minnä dediklerini duymus ve ona dogru donmuslerdi Huor gulumsuyordu.Elessar egilerek Minnä "Leydim"diyerek selam verdikten sonra Algénianin sehrine dogru kosmaya basladi tepeyi cikarken bi ara durdu ve arkasina dondu " Unutmayin dostlarim kader....bu arada o inatci buyucuyede selamlarimi iletin herseye ramen herseye..." dedikten belli bir sure sonra tepeyi tamamen cikmis ve gozlerden kaybolmustu.


___________________SON____________________
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest