Ölkemiz de bence çizgi romanlar yanlış anlaşılıyor, esasında hayal kurmanın bile yanlış anlaşıldığı düşünülürse çizgi romanların maruz kaldığı bu durum malesef ki normal oluyor.
Çizgi roman okumak çocukça kabul ediliyor çizgi romanların yanlızca çocuklar için olduğu onlara hitap ettiği düşünülüyor peki kaç çocuk çizgi roman okuyor ? İşte bu ön yargı çizgi romanları ülkemizde değersiz kılan sebeplerden birisi malesef. Başka sebeplerde var elbet ülkemizde çizgi romanların yaygın olmamasında mesela dağıtım sorunları, çeviriyle uğraşan kişilerin azlığı ve bu azınlığa verilen desteğin minimumluğu. Arkabahçe ve tek tük bir kaç yayın evinin dışında çizgi roman basan varmı ki ?
Birde ülkemizde çizgi roman çizerliği ve yazarlığıda hak ettiği yeri bulamıyor, bu az sayıda ki emek veren insanların çabaları ya unutulup gidiyor yada malesef yarıda kalıyor. Kaçımız Karaoğlan çizgi romanını biliriz ya Tarkan ya Karabasan (tabi bu hiç birimizin suçu değil zihniyetin suçu).
Çizgi romanla ilk 4-5 yaşlarındayken tanıştım o zamanlar okumayı bilmediğim için sadece resimlerine bakardım, zaten çoğunluğuda Almancaydı
Malesef bunların değerini geç anladım ve hepsi çöpe atıldı zamanın da
Yurt dışında, bazı avrupa ülkeleri ve özellikle Amerika 'da çizgi romanlar hak ettiği yeri bulmuş üniversitelerinde bölüm olarak okutuluyor
Keşke bizim ülkemizde de çizgi romanlar hak ettiği yeri bulsalar, keşke bizde de Amerika daki gibi comic book dükkanları açılsa, çizgi roman kütüphaneleri olsa.
Yukarıda istediklerim hayal gibi gözüküyor değil mi ? Ölkemizde kaç kişi kitap okuyor ki ? Ölkemizde kaç tane halka açık kütüphane var ? Koskoca İstanbulda kaç tane halka açık kütüphane var ?
Yazımı noktalarken ilk okul yıllarımda okuduğum zagor çizgi romanlarımın (hepsi sular altında kaldı) arkasında ki bir yazı geldi aklıma : "Çizgi roman okumak, okuma alışkanlığı kazandırır".
Sizlerinde yorumlarını bekliyorum arkadaşlar.

