Ölüme Öıkan Hayat (Hikaye)

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
Tersyuz
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1426
Joined: Thu Dec 20, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Tersyuz »

"Durunbirdakikabiztanımıyoruzkionu. Dahadüntanıştık, mademsuçişlemişyargılayıphapseatın. Hemzatenkendisiyeteneksizbirhırsızolduğuiçinkilitleriaçıpçıkamaz."
Glimbell'in eli ayağına dolanmıştı normalden de hızlı konuşurken bir yandan da Kerdox'un sırtında olan çantasını karıştırıyordu. Aslında bu insanlarla dövüşmek yerine Donaef'i sonradan hapisten çıkarmak daha kolay olur diye düşünüyordu.
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

"ROAAAAAAAAAAAAAAAAAAAH..!!!!!"

"LANET OLASI TRUAN, SANIRIM TANRIN BİZE BİR İBLİSTEN BİLE DAHA FAZLASINI VERDİ!" Ardından Kerdox kendisini sıktı, gözleri kıpkırmızı olmuştu, sinirden damarları gözüküyordu. "KİMSE DOSTLARIMA ZARAR VEREMEZ, ANLADINIZ MI?! SİZİ İşE YARAMAZ İNSANCIKLAR!"
Kafasını eğdi, kollarını iki tarafa açtı ve son gücüyle koşmaya başladığında "MORADIIIIIIN..!" diye bağırdı. Koştuğu yerdeki insanlar etrafa kaçıştılar, böylelikle Kerdox kimseye vuramamıştı.

Fakat cüce hemen geri dönüp bir saldırı daha yaptı, bir grup köylüyü kenara kıstırmıştı. Üstlerine koşup çarptığında tam altı insanın etrafa dağılmasına neden oldu. Hepside ciddi şekilde yaralanmıştı.

Cüce cahil insanları öldürme yanlısı değildi fakat gözü dönmüştü resmen. Yerdeki bir köylünün sırtına atlayıp yapıştı ve zırhındaki dikenlerin üzerine batmasını sağladı. Köylünün neredeyse tüm derisi parçalanmıştı. Bunu gören köylülerden bir kaçı arkalarına bakmadan kaçtılar.
Image
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lugtarias »

Lugtarias, etrafları tamamen köylülerle çevrilene kadar içinde şiddet kullanmadan kurtulmaya yönelik bir umut taşıyordu. Fakat köylülerden birisi kurdu vurun, onu vurun diye bağırdığında, savaşmaktan başka seçenek olmadığını anladı. Kasabanın kasabı halka çeşitli bıçaklar, kasaturalar, şişler dağıtmakla meşguldu. Yavaşça arpını yere bırakarak. yayına bir ok taktı, onu gören kasaba halkı, şuna bakın canımıza kastediyor! Hem hırsızın yandşları hemde canımıza kastediyorlar diye bağırdı. Truan'ın titreyen fakat yürekten bir cesaret taşıyan sözleri kalabalığın uğultusu arasında yükseldi: ona bir daha hırsız derseniz, hepinizi doğduğunuza pişman ederim. Lugtarias Truan'A bakarak güldü. Son sözlerden sonra iyice tahrik olan kalabalığın arasından göbekli, kirli sakallı, elinde kaba yontulmuş kasaturasıyla, iğrenç bir adam. Raegeke ilk hamlesini yaptı. Kurt çeviklikle yana sıçradı. Doğrudan kurta saldırılması, Lugtarias'ın kanına dokunmuştu. Öldürmeye yönelik olmaya, sadece adamı birkaç hafta yatakta kalmaya mecbur edecek bir ok fırlattı kasaturayı tutan kolu ile gövdesini birleştiren yağlı omzuna. Kolunun yanına saplanan ok sadece etini deldi adamın. Tam istediği isabette atmıştı okunu. Lakin bu okun ardından meydan karıştı bir karamboldür aldı yürüdü. Yayını omzuna asan Lug, yakın dövüş kabiliyetlerini kullanarak kendisini savunmaya koyuldu. İlk saldıran köylünün kaba şişleme hamlesini, rahatlıkla savuşturarak Köylüyü bileğinden tuttuğu gibi, kolunu dirsek ekleminden kırdı. Bunu yaparken hiç iyi hissetmemişti kendini. Fakat orası çarpışma alanıydı ve arkadaşları ile kendisini savunmak zorundaydı...

Bu sanatına aykırı değildi. Ve başladı dövüşmeye...
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"Tanrım dualarımı kabul ettin ve bu çılgın cüceye bir şeyi ciddi alması konusunda yardım ettin. Onun taş kafasına gireceğini pek sanmıyordum ama..." derken önüne hırsız kılıklı bir köylü geldi. Gerçekten hırsıza benziyordu. Cepleri değerli eşyalarla doluydu. Kamasını çıkarıp Truan'a doğru bir hamle yaptı ama bu çok kolay savuşturulacak bir hamleydi. Dengesini kaybeden köylünün çenesine topuzuyla geldiği gibi vurdu ve acı içinde yere yuvarlandı. Ve diğer gelen köylünün de karnına topuzunu geçirerek yaralanmasını sağladı. Cücenin ilerde birkaç köylünün canına okuduğunu görebiliyordu. Oradaki köylüler kaçışmaktan başka birşey yapamıyorlardı. Zor durumda olan biri var mı diye etrafı gözetledi ama toz duman içinde pek bir şey göremedi.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Huor etrafın kızışacağını tahmin etmişti, Donaef onu uyarmıştı bu üç kent de peşimde diye.Olsun bilerek sokmuştu grubu.Azcık eğlenmek hakkı değilmiydi.Hem Donaef'in adını kurtarması gerekiyordu.Sadece bir hırsız değildi Donaef.Sonra parmağını sağa sola uzatarak, acı çektirecek büyüleri yollamaya başladı.Aslında büyüleri biraz da korkutmak için yapıyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line
Contact:

Post by WeS_DeX »

Donaef Raegek e yapılan hamleden sonra cılgına dönmüstü.Bir kurt hırlaması gibi bir ses cıkardı ve bagırdı "Raegek'e veya burda ki herhangi birine bir zarar gelirse sizin yasamanıza izin vermeyecegimi söyledigimi sanıyordum"dedi ve elinde ki bir bıcagı bir köylünün bogazına fırlattı.Yana kacmak isteyen köylü sendeledi ve bıcak boynnuna saplandı.Raegek sadece Gnom u koruyordu.Donaef hırladı."Hgggrrrrr..... Hepinizi öldürmek ne kadar da kolay olacak!" dedi ve bir baska bir köylüye dogru saldırıya gecti.Kendisinde deiğildi Donaef.Belkide Raegek'e bir sey olcak korkusu vardı icinde ve diger arkadaslarına.
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Kerdox bir kişiyi daha öyle vahşice öldürdükten sonra kendine geldi. Kavganın yukarısında iki tane okçu belirdi. Birinde arbalet (crossbow), diğerinde ise uzun yay vardı. Büyük ihtimalle şehir muhafızlarıydılar. İki okçuda Kerdox'ı hedef almışlardı. Kerdox elinde arbalet taşıyan okçuya öyle bir baktı ki, okçu korkudan kısa okunu (bolt) yere düşürdü ve titreyerek başka bir kısa ok almaya çalıştı. Kerdox okçuya koşturmaya başladığında diğer okçudan gelen ok sol omzuna saplandı. Cüce tüm gücüyle koşturdu fakat okçu kısa okunu arbaletine geçirmiş, Kerdox'un tam suratına nişan almış ve fırlatmaya hazır bir şekilde duruyordu. Kerdox kafasını daha çok öne eğdi ve kollarını siper yaparak koşturmaya devam etti. Arbelet okçusu, Kerdox'un ona ulaşmasına beş adım kala okunu fırlattı ve yan tarafa atlamaya hazır bir şekilde durdu.

Kısa ok kemiğini parçalayarak sol kolundan girdi ve cücenin acıyla son bir savaş narası atmasına neden oldu:

"MORADIIIN..!"

Cüce bu sefer daha fazla sinirlenmişti ve tam bir ölüm makinesi gibi görünmekteydi. Üç adım daha attıktan sonra tüm gücüyle zıplayarak arbalet okçusuna sağ yumruğuyla yandan öyle bir geçirdi ki, okçunun suratı kan içinde kalmış ve büyük bir çatırtıyla kafası tam anlamıyla geriye dönmüştü!

Ardından Kerdox öldürdüğü okçunun üzerinde düştükten sonra takla atıp yüzüstü kendini yerde buldu. Sol kolunun bir tarafından girip diğer tarafından çıkmış olan ok bu esnada kırılmıştı ve yaranın büyümesine sebep olmuştu. Cüce aldığı eğitimden ve adrenalinden dolayı acıyı neredeyse hissetmiyordu bile. Hemen ayağa kalkıp diğer okçuyu aradıysada ondan eser göremedi. Yokuşun ardına baktığında, üzeri tamamen zırhlarla kaplı olan yaklaşık beş tane şehir muhafızının geldiğini gördü.

Arkadaşlarına dönüp bağırdı "KAÃ?IIN..! DAHA FAZLA DAYANAMAYACAğIZ, BURADAN ACİLEN Ã?IKMAMIZ GEREKİYOR!" fakat arkadaşları çok uzaktaydı ve şehir çok gürültülüydü. Onu duyamamışlardı. Cüce arkadaşlarının uyarısını duyduğunu zannederek arkasını döndü ve çantasından küçük bir balta ve beyaz renkte bir şişe çıkarttı. İlk önce elindeki baltayı muhafızlardan birine atıp dikkatini ona çektikten sonra şişeyi açtı.

şişeden beyaz bir duman çıkmıştı, kokusu Kerdox'un burnuna geldiğinde iğrenerek yüzünü buruşturdu. "Lanet olasıcalar tadını güzel yapsalardı bari!" diyip şişeyi bir dikişte içti.
Image
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line
Contact:

Post by WeS_DeX »

Donaef savasın cılgınlıgı arasında kaybolmus vaziyette saldırıyordu.Belinde ki hancerini cıkardı ve yanında ki bir adamın koluna sapladı.Adam acı icinde kıvranırken Donaef,Kerdox'un yaralandıgını fark etti ve hic durmadan Kerdox'a dogru kostu.Diger arkadasları hala savastayken ve Raegek'de orada savasırken gözü arkada kalamazdı.Kosarak Kerdox'un yanına geldi ve "Su anda Tanrına haykırmak pek akıllıca olmaz ha kısa dostum!" dedi ve sırıttı.Sevincten degildi bu sırıtma tamamen Kerdox'a yardım edebileceginden dolayıydı.Gelen gardiyanlara baktı.Fazla yakında değillerdi.Ceketinin cebinden bir top cıkardı ve gelen gardiyanlara dogru fırlattı.Hafif bir patlama sesiyle gardiyanların etrafı dumanla sarıldı.Hemen Kerdox'a yardım etmek icin elini uzattı."Burdan gitmeliyiz kısa ve aksi dostum!" dedi ve Kerdox'u ayaga kalkması icin zorladı.Kerdox bir kac homurtu cıkarsada yardım eline hayır diyemezdi.Umarım Raegek ve digerleri iyidir diyerek düsündü Donaef.Lanet olsun bu kısa adam ne kadar da agırdı!.
Tersyuz
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1426
Joined: Thu Dec 20, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Tersyuz »

Kerdox koşarak saldırınca, Glimbell cantasını karıştırırken yere yuvarlandı. Yarım düzine kadar büyülü çubuğu yere savruldu. O sırada hızla kendine doğru koşan eli satırlı kasabı gördü. Ã?ubuklarını tomar olarak aldı birini kasaba doğru uzattı. İçinden umarım doğrusunu seçmişimdir diye düşünüyordu. Büyülü çubuğu çalıştırdı. (Dancing lights) Ã?ıkan ışıklar etrafta hoplayıp zıplayarak dolaşmaya başladı. Kasap Glimbell'i gırtlağından tutup havaya kaldırdı, elindeki satırı vurmaya hazırlanırken Raegek atlayıp bileğinden ısırdı. Glimbell kıç üstü yere düştü. Ã?nüne gelen çubuğu aldı ve tekrar çalıştırdı. "Poff" Kasap bir kuzuya dönüşüverdi. (Polymorph) Kuzu şeklindeki kasap koşarak uzaklaşırken "Umarımşehrindiğerkasabıseniyakalar" diye bağırdı Gnom.
(Hmm. Acaba koyun halinde ölürse koyun olarak mı kalır yoksa insan haline geri döner mi? Daha da kötüsü koyun olarak servis edildikten sonra büyü süresi bitince insan haline dönüşmesi. Tabağımda bir kasap butu görmek hiçte güzel olmazdı.) diye düşündü Glimbell.
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"Ah lanet olsun." dedi Truan ve Kerdox'u kaldırmaya çalışan Donaef'in yanına gitti.Kerdox'u taşımalarına yardım etti. "Kerdox. Seni lanet olası. Etrafta savaş narası atıcağına zekice ilerlesen fena olmazdı ha?" dedi ve ardından "Burada bekle. Seni iyileştireceğim." dedi ve Tanrısına dua etmeye başladı. Kollarını havaya kaldırıp sözler mırıldanıyordu. Gözleri bembeyaz kesilmişti. Sesi gittikçe güçleniyordu. Ellerini Kerdox'un yaralı yerlerine yatay olarak getirdi ve üzerinde gezdirdi. Bir kaç saniye sonra yaraları tamamen iyileşme sürecine girmişti. Sonra transtan çıkınca Kerdox'a "Senin tanrın bunu yapabilirmiydi dostum ha? Bu arada sakın bir yere ayrılıp delice etrafa saldırma. Kendini koruman için güç toplaman lazım en azından." dedi ve bir tebessümle savaş alanına döndü...
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth
Contact:

Post by Alenthas »

Kerdox ise sadece sırıtmıştı "Moradin hakkında fazla bir şey bilmiyorsun," dedi. "Pöh ben başımın çaresine bakabilirim siz asıl kendinizi kurtarın. Beni bırakın büyünün etkisi geçiyor lanet olsıcalar!"

Kerdox'un hareketleri sanki hızlanmış gibiydi, bir cüceye karşı inanılmaz derecede hızlı hareket ediyordu. "şimdi beni izleyinde Moradin'in mucizesi olan ben, yani büyülü cüce Kerdox'un nasıl savaştığına tanık olun!"

Kerdox üzeri tamamen zırhlarla kaplı şehir muhafızlarına doğru hızla koşturmaya başladı. Tam onların yanına geldiğinde arkadan uçarak gelen bir büyücü görünce irkildi. "Lanet olsun!" dedi korkuyla. "İşte şimdi yandık!"

Ardından hiç beklemeden arkasına dönüp koşturmaya başladı. Bir şeyler hissetmişti, bir karıncalanma, bu histen nefret ediyordu. Etraftaki tüm sesler kesilmişti ve hiç bir şey göremiyordu. Tekrar "Lanet olası büyücüler!" diye bağırdı ama kendi sesini bile duyamadı.

"Gimbell, şu büyücü hakkında bir şeyler yap! Bizi kurtarabilecek bir zımbırtın var mı?" diye bağırdı fakat kendisini yine duyamadı.

Ã?aresizlikle kendisini yere attı, en korktuğu şey başına gelmişti. Savaşın ortasında hiç bir şey yapamadan öylece kalmak. Korkmuştu, ağlamak istedi ama ağlayamadı.
Last edited by Alenthas on Tue Jan 22, 2008 6:33 pm, edited 1 time in total.
Image
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"Seni cesur salak dur!!" demesiyle karşısında bir büyücünün dikilmesi bir oldu. Etrafa bakındı. Herkesin önünde birer büyücü duruyordu neredeyse. Aklını kaçıracaktı. Kerdox'un yere yığıldığını gördü. Bağırmak istedi ama bağıramadı. Sesi çıkmıyordu.Ã?ıksa bile kendisi de duymuyordu. Tanrısına dua etmeye başladı. "Pelor.Güneş tanrısı. Bizi kötülükten koruyan. Dileklerimi kabul et ve bu büyücülerinin büyüleri bize karşı..." derken aniden gözleri kapandı ve uykusu geldi. "Hayır!! Lanet olsun yine kabus göreceğim..."
WeS_DeX
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 736
Joined: Wed Jan 03, 2007 10:00 am
Location: Grand Line
Contact:

Post by WeS_DeX »

"Büyücüler" dedi Donaef sessizce.Büyücüler."Simdi ne yapmam gerekiyor!?" dedi kendi kendine Donaef."Kerdox'u mu korumalıyım.Yoksa gruba destek mi olmalıyım.Lanet olsun.Her kez su tanrılara bu kadar baglı olmasa.Lanet olsun.Ne yapmalıyım!?." icindeki düsünceler gittikce artıyordu.Hancerine sımsıkı sarıldı.Hancer onu büyülerden koruyamazdı fakat baska caresi yoqtu.Su an da ona destek olabilecek hic bir alet yoktu.Ne yapmalıyım!?" dedi son birkez.

Hızlıca ara bir sokaga girdi.Kimsenin onu görmemis olmasını umuyordu."Belki arkalarından cıkarsam büyücüleri haklayabilirim" dedi kendi kendine.Bir kac tane fırlatma bıcagını elinde tuttu ve binaların arasında hızlıca kostu.Planı ise yaramak zorundaydı.Yavasca 2 büyücüyü görüs acısına soktu ve iki fırlatma bıcagını da pes pese büyücülere yolladı.Sanslıydı cünkü biri hazırlıksız yakalanıp gögsünden vurulmustu.Dieri ise ufak bir sıyrıkla kurtulmustu.Büyücü Donaef'e dogru döndü fakat Donaef binaların arasında kaybolmustu bile."Raegek sana güveniyorum!"
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 10:00 am
Contact:

Post by devrimk »

yanlış yere mesaj attım pardon.
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Sert bir şey sırtına batıyordu ve bu rahatsızlık onu derin uykusundan uyandırmıştı. Kuzgun bir an nerde olduğunu çıkartamamıştı, telaşla ayağa kalkmaya çabalamak tutalan kaslarına hiç iyi gelmedi. Kendisinden biraz uzakta yerde yatan yaralı prensi görmesi bir gece önce olanları hatırlamasına yardımcı olmuştu. Tükeninceye kadar kanatlı halkın kayıp şarkısını söylemiş ve dişi orkun ona yardım etmesini beklemişti. Nitekim dişi ork hiç konuşmadan yaralı insanı bir bebek gibi kuçaklıyıp daha uygun olan bu magraya getirmiş ve elinden geleni yapmıştı ama prensin ateşi sürekli artmıştı. Bu gergin anlarda dişi orka hiç bir yardımda bulunamamıştı. Ne zaman uykuya daldığını bilmiyordu ama pek rahat bir uyku geçirdiği söylenemezdi. Yavaş hareketlerle yaralı prensin yanına gitti, ölümün kıyısında olan prens için bir an önce bir hekim yahut onu iyi edecek şifa gücüne sahip bir büyücü bulmalıydı yoksa prens hayatını kaybedecekti. Ayrıca lanet ork kadınıda nereye kaybolmuştu. Üstelik daha adını bile bilmiyordu. Sıkıntı içinde kafasını sallarken daha önce nasıl olupta fark etmediğine şaşırdı. Güzel kokan bir tür çorbanın varlığı adeta onu davet edercesine ateşin üstünde kaynamaktaydı. Bu lanet magrada ilgi çekici bir şeyin olması Kuzgunun tüm düşüncelerini kafasından silmişti. Karnının bu kadar aç olduğunu nasılda fark edememişti, dişi ork'un gelişini beklemeden yanan ateşin üstünde kaynayan çorbadan bir tas afiyetle miğdesine indirdi. Tok karnı artık bir süreliğine ona sorun yaşatmayacaktı bu yüzden daha acil olan konulara yoğunlaştı, yanında getirdiği bir kaç giysinin içinden yolculuk için uyğun olanları ayırdı ve üzerindekilerle bunları değiştirdi. Siyah bir pantolan üstüne deriden yapılmış siyah düğmeli bir bulüz ve yumuşak deriden yolculuk çizmelerini giydikten sonra kendisini daha iyi hissediyordu. Ayrıca çok sevdiği kahve ve yeşilin tonlarına sahip yolculuk pelerinide boşta kalmıştı. Uzun saçlarını tek bir örgü yapıp omuzlarında bırakmıştı. Kendisini artık daha iyi hissediyordu ama yaralı prens için aynı şeyi söylemek mümkün değildi. Prens ter içinde kalmıştı yarası dişi orkun dün gece etrafını sardığı bezlerden gözükmüyordu ama pis bir koku yaymasından Kuzgun prensin yarasının intihap kapmış olduğunu anladı. Üstelik sürekli sayıklıyordu. Kuzgun biraz daha oyalanırsa hayatını borçlu olduğu bu insanı kaybedeceğini anladı ve daha fazla beklemeden ona gerçekten yardım edecek birilerini bulmak için magradan dışarı çıktı. Lanet olası ork kadınıda nereye kaybolmuştu. Kuzgun magra ağzına geldiğinde gökyüzünün yavaş yavaş aydınlandığını gördü şafak yeni sökmüş gibiydi. Gündüz gözüyle bulunduğu yere şöyle bir baktı, ağaçlık alanın biraz dışında yer alıyorlardı bu Kuzgunun kanatlarını rahatça açabilme imkanı veriyordu ama bilmediği bir yerde olduğu için şimdilik kanatlarını başka gözlerden saklamak zorunda olduğunu anlamıştı. Kral Karapençe onu her yerde arayaçaktı üstelik bakacakları ilk yer gök yüzü olacaktı. Daha önce bunu hiç düşünmemişte olsa bundan çok uzun yıllar önce babasına bir büyücü tarafından verilen bu pelerin onun kanatlarını başka gözlerden gizleyecek ve sıradan normal bir insan gibi gösterecekti. Gök tanrısına şükürler olsunki her zaman bu pelerini yanında taşırdı, lakin şimdiye kadar onu gerçek anlamda hiç kullanma şansı olmamıştı çünkü o muhteşem kanatlarını açıp özgürce uçmak için yaratılmıştı. Neden saklamak istemiş olsunki, ama şimdi her şeyin bir zamanı olduğunu anlıyordu. şimdi beni gören sıradan bir insan kadın olarak görecek diye düşündü ve bu düşünce kıkırdamasına sebep oldu...
Last edited by esen on Wed Jan 23, 2008 5:49 pm, edited 1 time in total.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests