Kardeşlik (Oyun)
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Yenendithas, hızlıca Kragash'ı geçti. Yere yuvarlanan adamın, üzerini aramaya başladı. Dişlerini sıkıyordu, ve arada ormanın derinliklerine bakıyordu.
- Hala çevrili olabiliriz.
Anlamıyorlar mıydı, bu adamlar dört kişiye karsi, sinsice hareket etmişlerdi, açlıktan perişan bir halleri de, yoktu. Sinirliydi, gergindi. Göğsüne ok saplanan adamı, konuşturmak için bir büyü saklıyordu. Ama artık işe yaramicaktı.
- Lütfen, ormanı aramadan durmayalım. Bunlar sadece iki kişi, biz dörtüz , bize saldirmak için ya çok önemli bir amaçları olmalı, ya da arkadaşları bizi gözlüyor. İki seçenekte, kötü.
Sivri kulakları üzerine eğildiği, yarıorkun ceplerini hızlıca tersdüz, ederken. Ormanın içlerini dinliyordu. Midesi bulandı, kanlar içindeki parçalanmış adamdan, Kragash neler yapabiliyordu, böyle.
- Burada fazla kalamayız.
Kragash'ın kendini iyileştirebileceğini bilyordu. İlahi büyüden, anlamıyordu. şimdi, bu ceseti aradıktan sonra diğerine başlicaktı, ya da ayyaşlar gibi davranan müzisyen diğerini aramayı akıl ederdi. Kendi kendine, sinirimi ona yönlendirmemeliyim. Yine ormanı dinlemeye başladı.
- Hala çevrili olabiliriz.
Anlamıyorlar mıydı, bu adamlar dört kişiye karsi, sinsice hareket etmişlerdi, açlıktan perişan bir halleri de, yoktu. Sinirliydi, gergindi. Göğsüne ok saplanan adamı, konuşturmak için bir büyü saklıyordu. Ama artık işe yaramicaktı.
- Lütfen, ormanı aramadan durmayalım. Bunlar sadece iki kişi, biz dörtüz , bize saldirmak için ya çok önemli bir amaçları olmalı, ya da arkadaşları bizi gözlüyor. İki seçenekte, kötü.
Sivri kulakları üzerine eğildiği, yarıorkun ceplerini hızlıca tersdüz, ederken. Ormanın içlerini dinliyordu. Midesi bulandı, kanlar içindeki parçalanmış adamdan, Kragash neler yapabiliyordu, böyle.
- Burada fazla kalamayız.
Kragash'ın kendini iyileştirebileceğini bilyordu. İlahi büyüden, anlamıyordu. şimdi, bu ceseti aradıktan sonra diğerine başlicaktı, ya da ayyaşlar gibi davranan müzisyen diğerini aramayı akıl ederdi. Kendi kendine, sinirimi ona yönlendirmemeliyim. Yine ormanı dinlemeye başladı.
Darthu elindeki okla olduğu yerde kısa bir süre için kaldı ardından uzaklaşan wulfgar ı gördü.. yayını ve okunu sırtına takarak, onun peşinden ilerledi, diğerleri ona nazaran daha iyi gözüküyordu, arkasına varınca ona seslendi
"wulfgar, iyimisin? izin ver yaralarına bir bakayım"
elini şefkatle arkadaşının omuzuna koydu, tabii bunun için parmak uçlarına kalkması gerekmişti...
"wulfgar, iyimisin? izin ver yaralarına bir bakayım"
elini şefkatle arkadaşının omuzuna koydu, tabii bunun için parmak uçlarına kalkması gerekmişti...

Kragash duaları cevap buldu yarasının bir kısmı iyileşti, fakat yarımorkun açtığı yara oldukça derindi, hareketleri hala kısıtlıydı. Yarasının acısını umursamıyordu aslında, savaştan ve galip çıkmanın mutluluğundan sarhoş olmuştu adeta.
Cure light wounds x2 (11 Vitality, 2 Wound iyileşti)
Sonra Wulfgar’ın yarasına baktı ve bacağından oku çıkarıp yarasını sardı.
Yenenthidas yarımorkun üstünden çoğunlukla bakır ve gümüşten paralar buldu. Değeri çok fazla etmeyecek kanlı ziynet eşyaları da çıktı. Belli ki bu adamlar yoldan geçen gözlerine kestirdikleri yolcuları öldürüp soyuyorlardı. Kahramanlarımız temkinli davranıp etrafı aramayı ihmal etmediler, fakat başka kişiler olduğuna dair bir iz bulamadılar.
O gece kampı birkaç kilometre daha ileri taşıdılar. Kragash ve Wulfgar’a dinlenmesi için nöbet tutturmadılar ama zaten çoğunun gözüne uyku girmedi. Wulfgar ertesi sabah bayağı toparlanmıştı ama Kragash dinlenebilmek için sonraki üç günlük yolculuk boyunca nöbet tutmadı ve yaralarının iyileşmesi için Tempus’a tekrar tekrar dua etti. Yolculuğun son gününe gelindiğinde Kragash’ta eski formuna kavuşmuştu.
Kahramanlarımız yoğun bir şekilde yağmur yağarken Broomwick’e vardılar, sisle birlikte görüş mesafesi iyice azalmıştı. Yolların yoğun balçık haline gelmesi yüzünden atları oldukça zorlanıyordu. Uzun süredir yağan yağmur yüzünden her yerleri ıslanmıştı. Bu köydeki han ne kadar kötü olursa olsun içeri girip biraz ısınmak için hepsi can atıyordu.
Köyün girişine yakın bir ahır bulup atları bıraktıktan sonra, hemen ilerisindeki hana girdiler. Havanın kötü olması sebebiyle köylüler de sıcak hana doluşmuş, içkilerini yudumlarken sohbet ediyorlardı. Islak eşyalarını şöminenin yakınına kuruyacak şekilde astılar ve bir masaya oturdular. Burada ısınıp, karınlarını doyurmaktan başka Nemhir'in nerede oturduğunu da öğrenebilirlerdi.
Kel kafalı, şiş göbekli hancı oturdukları masayı şöyle bir yalandan sildi:
“-Buyrun beyler ne yersiniz, ne içersiniz?”
Cure light wounds x2 (11 Vitality, 2 Wound iyileşti)
Sonra Wulfgar’ın yarasına baktı ve bacağından oku çıkarıp yarasını sardı.
Yenenthidas yarımorkun üstünden çoğunlukla bakır ve gümüşten paralar buldu. Değeri çok fazla etmeyecek kanlı ziynet eşyaları da çıktı. Belli ki bu adamlar yoldan geçen gözlerine kestirdikleri yolcuları öldürüp soyuyorlardı. Kahramanlarımız temkinli davranıp etrafı aramayı ihmal etmediler, fakat başka kişiler olduğuna dair bir iz bulamadılar.
O gece kampı birkaç kilometre daha ileri taşıdılar. Kragash ve Wulfgar’a dinlenmesi için nöbet tutturmadılar ama zaten çoğunun gözüne uyku girmedi. Wulfgar ertesi sabah bayağı toparlanmıştı ama Kragash dinlenebilmek için sonraki üç günlük yolculuk boyunca nöbet tutmadı ve yaralarının iyileşmesi için Tempus’a tekrar tekrar dua etti. Yolculuğun son gününe gelindiğinde Kragash’ta eski formuna kavuşmuştu.
Kahramanlarımız yoğun bir şekilde yağmur yağarken Broomwick’e vardılar, sisle birlikte görüş mesafesi iyice azalmıştı. Yolların yoğun balçık haline gelmesi yüzünden atları oldukça zorlanıyordu. Uzun süredir yağan yağmur yüzünden her yerleri ıslanmıştı. Bu köydeki han ne kadar kötü olursa olsun içeri girip biraz ısınmak için hepsi can atıyordu.
Köyün girişine yakın bir ahır bulup atları bıraktıktan sonra, hemen ilerisindeki hana girdiler. Havanın kötü olması sebebiyle köylüler de sıcak hana doluşmuş, içkilerini yudumlarken sohbet ediyorlardı. Islak eşyalarını şöminenin yakınına kuruyacak şekilde astılar ve bir masaya oturdular. Burada ısınıp, karınlarını doyurmaktan başka Nemhir'in nerede oturduğunu da öğrenebilirlerdi.
Kel kafalı, şiş göbekli hancı oturdukları masayı şöyle bir yalandan sildi:
“-Buyrun beyler ne yersiniz, ne içersiniz?”
Huor hafif titreyerek hancıya baktı.Açıkçası ne yiyip, ne içmesi gerektiğini bile bilmiyordu.Hatta burada nelerin olup, nelerin olmadığını dahi pek düşünecek halde değildi.Sonra arkadaşlarına baktı, bir şey istememek gibi bir şansları yoktu.Zaten olsa da kullanmazlardı.
Fakat ne isteyeceği konusunda da şüpheliydi.Herhangi bir şekilde yanlış bir şey istemekten korkuyordu.Sonra hiçbir şey yapmamaya karar verdi, elbet birileri söyleyecekti ve birisi bir şey söyledikten sonra verirdi kararını.Fakat dayanamıyordu.Soğuk ve sabırsızlık, hat safada titremeye başlamıştı.
*Bana sıcak bir şeyler getir ne varsa artık.Ã?orba iyi olurdu.Sıcak bir çorba.*
Sonra titremesinin geçmesi için ellerini iki bacağının arasına sokup, sakince beklemeye başladı.
Fakat ne isteyeceği konusunda da şüpheliydi.Herhangi bir şekilde yanlış bir şey istemekten korkuyordu.Sonra hiçbir şey yapmamaya karar verdi, elbet birileri söyleyecekti ve birisi bir şey söyledikten sonra verirdi kararını.Fakat dayanamıyordu.Soğuk ve sabırsızlık, hat safada titremeye başlamıştı.
*Bana sıcak bir şeyler getir ne varsa artık.Ã?orba iyi olurdu.Sıcak bir çorba.*
Sonra titremesinin geçmesi için ellerini iki bacağının arasına sokup, sakince beklemeye başladı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Sandalyelerden birisne oturdu özellkile Huor ve Wulfgar ın arasında, kendisini burada daha güvende hissediyordu iki arkadaşının tam yakınında..
Kuzgun siyah ıslak saçlarını elleri ile karıştırdı, kurması için geriye doğru attı.
Ã?antası oturduğu sandalyede tam iki bacağının arasına sıkıştırılmış şekilde duruyordu, kitapta onun içindeydi..
Huor sıcak bir şeyler içmek istiyordu ama karnı hiç aç değildi
Bu yüzden Wulfgar a döndü
"ben yemek istemiyorum. belki birazdan dışarı çıkıp etrafı kolaçan ederim. bilgiye ihtiyacımız var, siz dinlenmelesiniz"
Kuzgun siyah ıslak saçlarını elleri ile karıştırdı, kurması için geriye doğru attı.
Ã?antası oturduğu sandalyede tam iki bacağının arasına sıkıştırılmış şekilde duruyordu, kitapta onun içindeydi..
Huor sıcak bir şeyler içmek istiyordu ama karnı hiç aç değildi
Bu yüzden Wulfgar a döndü
"ben yemek istemiyorum. belki birazdan dışarı çıkıp etrafı kolaçan ederim. bilgiye ihtiyacımız var, siz dinlenmelesiniz"

Kragash, ellerini dizlerinin arasına sıkıştıran Huor'a bu hareketinden ötürü şaşkın bir bakış attı ve ardından görüşünün yarımelf tarafından kesilmesiyle rahatsız olarak sandalyesini biraz Wulfgar'a doğru kaydırdı.
Ozanın "Bana sıcak bir şeyler getir ne varsa artık.Ã?orba iyi olurdu.Sıcak bir çorba." dediğini duydu ve ardından hancıya;"Domuz eti iyi olurdu."dedi. "Sıcak domuz eti." Son sözünü söylerken Huor'a gülerek bakıyordu.
Ozanın "Bana sıcak bir şeyler getir ne varsa artık.Ã?orba iyi olurdu.Sıcak bir çorba." dediğini duydu ve ardından hancıya;"Domuz eti iyi olurdu."dedi. "Sıcak domuz eti." Son sözünü söylerken Huor'a gülerek bakıyordu.
Nemhir adını duyunca handakilerde önce bir sessizlik oldu, sonrasında homurdanmalar gelmeye başladı.
“-O lanet büyücünün dostlarıysanız defolun gidin buradan!”
“-Pis büyücü yaptıkları yetmedi, bir de casus yolluyor.”
“-şu Yarımkan da büyücü belli ki”
Fırlatılan dolu bir kadeh Yenendithas’ın tam kafasında patladı.
Köylü saldırı: 19+0= Başarılı (2 Vitality yarası)
Hancı sert bir sesle:
“Size servis yapmam, sorun çıkarmayın hanımı terk edin.”
“-O lanet büyücünün dostlarıysanız defolun gidin buradan!”
“-Pis büyücü yaptıkları yetmedi, bir de casus yolluyor.”
“-şu Yarımkan da büyücü belli ki”
Fırlatılan dolu bir kadeh Yenendithas’ın tam kafasında patladı.
Köylü saldırı: 19+0= Başarılı (2 Vitality yarası)
Hancı sert bir sesle:
“Size servis yapmam, sorun çıkarmayın hanımı terk edin.”
Wulfgar hiddetle ayağa kalktı. Bir anda o korkunç ve vahşi kişiliğine geri dönmüştü.
"Eğer aranızdan biri daha bu masada oturanlardan birinin kılına zarar verirse bütün hanı kana boyarım."
Sonra sarı gözlerini iyice kıstı, gözbebekleri tıpkı kedilerinki gibi ince çizgi halini almıştı.
"Sende bana bak hancı bozması, karnımız aç ve yorgunuz, hemen istediklerimizi hazırla!"
"Eğer aranızdan biri daha bu masada oturanlardan birinin kılına zarar verirse bütün hanı kana boyarım."
Sonra sarı gözlerini iyice kıstı, gözbebekleri tıpkı kedilerinki gibi ince çizgi halini almıştı.
"Sende bana bak hancı bozması, karnımız aç ve yorgunuz, hemen istediklerimizi hazırla!"
Huor Wulfgar'ı durdurmak ile durdurmamak arasında düşünmeye başladı.Aslında durdurmaması daha iyiydi, yoksa ölme ihtimalleri vardı.Sonra gülümseyerek Wulfgar'a baktı.Bağırarak
*SAKİN OL WULFGAR, ANLAşILAN DÃ?N YEDİğİN Ã?Ã? Kİşİ YETMEMİş SANA, Ã?ABUK WULFGAR'A DOMUZ GETİRİN!YOKSA CANINIZDAN OLABİLİRSİNİZ!*
diye bağırdı.Biraz eğlenmekten kimseye zarar gelmezdi.İnanıp inanmamak kendi ellerindeydi.Fakat karşılarındaki dev adam karşısında inanmamak güçtü.
Ardından söylenenleri dinlemeye başladı.Bu büyücü ne yapmıştı ki bunlara?Ardından Yenendithas'a bakarak zaten güçsüz olan yarımkan'ın canının acıyabileceğini tahmin ederek *Bir sorun var mı kardeş?* diye sordu.Aslında handakilerin gözlerini korkutmak istiyordu.Bunun Kragash'ın ve Wulfgar'ın yardımlarına ihtiyaçları vardı.
Sonra sazını çıkardı.Biraz da sakinleşmek iyiydi.Sazını olabildiğince duygusal çalmaya başladı.[FASCİNATE]
*SAKİN OL WULFGAR, ANLAşILAN DÃ?N YEDİğİN Ã?Ã? Kİşİ YETMEMİş SANA, Ã?ABUK WULFGAR'A DOMUZ GETİRİN!YOKSA CANINIZDAN OLABİLİRSİNİZ!*
diye bağırdı.Biraz eğlenmekten kimseye zarar gelmezdi.İnanıp inanmamak kendi ellerindeydi.Fakat karşılarındaki dev adam karşısında inanmamak güçtü.
Ardından söylenenleri dinlemeye başladı.Bu büyücü ne yapmıştı ki bunlara?Ardından Yenendithas'a bakarak zaten güçsüz olan yarımkan'ın canının acıyabileceğini tahmin ederek *Bir sorun var mı kardeş?* diye sordu.Aslında handakilerin gözlerini korkutmak istiyordu.Bunun Kragash'ın ve Wulfgar'ın yardımlarına ihtiyaçları vardı.
Sonra sazını çıkardı.Biraz da sakinleşmek iyiydi.Sazını olabildiğince duygusal çalmaya başladı.[FASCİNATE]
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Zaten kafası kaşınıyordu. şimdi bir de, atılan bardağın camları her tarafına dağılmıştı. Yenendithas , sarsılmıştı. Üzerindekileri dikkatlice yere attı. Handakilere, inanamayan gözlerle bakıyordu. Suratı kızarmaya başladı.
Wulfgar masadan fırlamıştı.
- Nemhirin casusu değiliz, onu tanımıyoruz bile, dedi handakilere. (diplomacy)
Wulfgar'ın, arkasında durmaya dikkat ediyordu.
Wulfgar masadan fırlamıştı.
Koşarak, hanı terketmemesini sağladı.Tersyuz wrote:Wulfgar hiddetle ayağa kalktı. Bir anda o korkunç ve vahşi kişiliğine geri dönmüştü.
"Eğer aranızdan biri daha bu masada oturanlardan birinin kılına zarar verirse bütün hanı kana boyarım."
Sonra sarı gözlerini iyice kıstı, gözbebekleri tıpkı kedilerinki gibi ince çizgi halini almıştı.
"Sende bana bak hancı bozması, karnımız aç ve yorgunuz, hemen istediklerimizi hazırla!"
Edmond wrote:*SAKİN OL WULFGAR, ANLAşILAN DÃ?N YEDİğİN Ã?Ã? Kİşİ YETMEMİş SANA, Ã?ABUK WULFGAR'A DOMUZ GETİRİN!YOKSA CANINIZDAN OLABİLİRSİNİZ!*
Kendini kontrol ediyordu, - Sanırım yok.Edmond wrote:*Bir sorun var mı kardeş?*
- Nemhirin casusu değiliz, onu tanımıyoruz bile, dedi handakilere. (diplomacy)
Wulfgar'ın, arkasında durmaya dikkat ediyordu.
Tüm bu kargaşa.. Darthu Wulfgar ın aniden ayaklanması ile sandalyesinden kalktı ve masadan uzaklaştı.. Böyle birşeyler öğrenmek imkansızdı.
Sonra çantasını aldı ve sessizce kimseye görünmeden handan çıkmak için hareket etti. Dışarıda daha rahat bilgi edinebilridi.. Hemde arkadaşlarını tehlikeye atmadan..
Sonra çantasını aldı ve sessizce kimseye görünmeden handan çıkmak için hareket etti. Dışarıda daha rahat bilgi edinebilridi.. Hemde arkadaşlarını tehlikeye atmadan..

Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests