Toprağın şarkısı Yeniden

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Toprağın şarkısı Yeniden

Post by Firble »

İlkbaharın yarattığı bir mucize idi
şarkı ile beni tanıştıran ilk hikaye
İkincisi başka bir baharın ortasında
Ne zamandır özlenen yağmurun
Tüm gücüyle yeniden döndüğü gün
Başladı.

Unutulmuş bir şarkıyı duydum yeniden
İki yıldır duyduğum
Bambaşka bir Dünyayı yaratan
Ya da Dünya yı bana yeniden tanıtan şarkıyı

Bir hayalle karışıktı şarkı o zamanlar.
şimdi ise farklı
Gerçeği anlatıyor bana hayal yerine
Gerçek hiç olmadığı kadar berrak
Dökülen yağmurlar temizliyor
Zihnimdeki son sisleri

Toprak yeniden anlatıyor bana
Müziğe bırakmak lazım şimdi kendimi
Dinlemek doyasıya dinlemek
Yıllardır özlediğim o sesi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: Ýstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Yağmur her vurduğunda titreyen bedenime
Bu hikaye birşeyler fısıldıyor kulaklarıma
"Özlüyorsun" diyor önce, yalan değil.
"Kaçıyorsun" diyor sonra, anlayamıyorum.

"Hatanı kabullendikten sonra
Devam ediyorsan yolculuğa
Ve o yolculuk,
Yeni hatalara yol açıyorsa...
Arkana dönüp sakın bakma."
diyor bana!

Bu hikaye, her konuştuğunda
Beni anlatıyor bana,
Ve emin ol yolcu
Sana da seni anlatacaktır
Yeterince ıslanınca.

şimdi bir çare bulabilmek için
Ã?yle bir kalmalıyım ki fırtınanın ortasında
Yağmur üşüyen bedenimi değil,
Benden kaçmış ruhumu dövmeli.
Ve o korkak ruh, yine de,
Asla geri dönmemeli.
Been there. Seen that. Got the scars.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Yolculuk

Korkuyorum yine
Yol almak korkutuyor beni
Yine bilinmeyen bir şehir
Uzun bir yolun sonunda
Beni bekleyenler
Benim bilmediğim

Ancak garip bir sevinç de var.
Gidiyor olacağım.
Yeniden yollarda
Kendimden biraz uzakta
Ancak tamamen değil bu sefer
Yeni bir yer ekleyeceğim
Giderek büyüyen Dünyama

Yeni bir şehir
Eskilerine yeniden gitmek bile
Güzelken bu kadar
Üstelik yolda olmak
Saatlerce

Üstelik de bir dostum bekliyorsa
O şehrin bir köşesinde
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Gitmek lazım bazen yine de.
Geride kalan herşey pahasına gitmek lazım.

Çok fazla şey de lazım değil öyle...
Bir sen lazım kendini taşımak için,

Belki bir de otobüs bileti falan...
Varsa cebine birazcık da para.

Umutlarını da alıp yanına,
Yola çıkmak lazım biran önce...

Sıkıntı, keder ne varsa rahatsız eden,
Geride bırakıp gitmek lazım.

Belki onları da almak lazım yanına.
Issız bir yerlerde bırakmak için o da.

Mevsim ne olursa olsun,
Bir bahar şarkısı dilinde

Hava nasıl olursa olsun,
Yüzün günlük güneşlik.

Ã?ekip gitmek lazım bazen....

---------------------------------------
Çok tarzımda olmadı belki ama bişeyler karalamak istedim :)
Ozansız birfrpworldde hep birşeyler eksik geliyor bana. şiirlerinizi eksik etmeyin...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: Ýstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

SANIK


Sanma ki ellerin arkada ve kelepçeli
Yüzün önüne düşmüş diye
Arkalara bakmak onursuz olsun.
Geride bıraksan bile
Geride bırakılmamışsın.

Sanma ki dizlerinin üstündesin
Ve yerleri öptürüyorlar diye
Vatanından çıkmış olasın.
Esir kaldığın her bir karış,
Gözyaşının düştüğü bu topraklar..
Senindir, ya da sen olmalı.

Sanma ki sen sanık!
Yargılayabilirler seni.
Ne ben, ne de başkası.
Uykuyu tatmaya muhtaç
Bir gece, kış soğuğunda
Sanma ki cezalandırabilirler.

Sensiz kalmış bir Dünya,
Bakmaya korktuğun,
Arkanda kalanlar.
Ya da peşinden koşanlar...

Sen düşünce neylesin?
Been there. Seen that. Got the scars.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ã?ığlıklar

Ã?ığlıklar yankılanıyor beynimde
Ã?ocukların kadınların çığlıkları
Kimi yakından kimi çok uzaklardan
Korkunç bir acıyla yüklü
Yüzüme vuran bir tokat gibi gerçek

Zihnimden silinmiyorlar bir gün bile
Gökyüzünü farklı görüyorum duydukça onları
Sesler bile değişti etrafında
Yok ediyorlar eski benliğimi çığlıklar parça parça
Yeni bir insan yaratıyorlar en baştan
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

SUÃ?LULAR

Her suçun ardından
Muhafızlar arar suçluları
Bulurlar da
Bazen bir bazen daha fazlasını
Bulup getirirler insanların önüne

Gereklidir şimdi yargılamak suçluları
Bir yargıç çıkar görev verilmiş
Yargıç ikna edildiğinde suçlunun suçluluğuna
Ceza verilir olay kapanır
Sonraki cinayet ya da hırsızlığa kadar
İnsanlar dağılır.

Geçer gider zaman suçlar artar azalır
Hep görev başındadır muhafız ve yargıçlar
Her suçun ardından onlara koşar insanlar
Bitmeyen bir lanet gibi bitmez görevleri
Asıl suçluları örtmek için insanların içindeki
Bulmalı ve cezalandırılmalıdır görünen algılanan suçlular
Ve bitmez suçlar Dünya döner.

Gerçek suçluysa her defasında
İnsanların zihnindeki derinliklere kaçar.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

BİZDE İNSAN ÇOK

Umursamayız
Sokakta birbirini vuran insanlarımızı
Bizde insan çok çünkü
Fabrikalarda beş kuruşluk önlemle
Hatta beş dakika harcayarak beş kuruşu ödemek yerine
Kurtarabildiğimiz hayatlar mühim değil ki
Nasılsa çok insanımız var bizim

Babasız kalan çocuklar, evsiz aileler
Açlıktan bir deri bir kemik insanlarımız
Hepsinin yerine koyacak daha çok kişi var

Depremlerde çürük binada, sokaklarda çukurların içinde ölenler
Sellerde boğulup evlerinde zehirlenenler sobaların dumanından
Onca insan için ne yapılabilir zaten
Ölüm Allahın emri deriz sonuçta
Ve Ayrıca ekleriz
Çok insanımız var daha...

Ozan Firble[/b]
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

YOL Ã?NCESİ

Hazırlıklarımı yapmışım
Bir ozan ne kadar hazırlanırsa artık
Gidiyorum iki saat var
Terkediyorum bu şehri
İki günlüğüne de olsa

Gidiyorum güneyde
İsmi bilinen kendisini bilinmeyen
Yepyeni bir şehre
İçimde garip bir duygu
Korku değil
Heyecan da değil sanki
Başka bir şey

Özlemişim yollarda olmayı
Böylesine delice
Böylesine ansızın
Aslında çok da olmadı önceki geçeli
Yine de özlemişim özlüyorum

şarkılar olacak yine yolda
Anılar akacak.
Yepyeni şeyler düşüneceğim
Doğan güneşi izleyeceğim
Hiç izlemediğim bir köşesinden Dünyanın
Daha önce

Özleyeceğim geldiğim şehri
Yine de o şehrinde anlayacağını bileceğim beni

Bir buçuk saat kaldı yola çıkmama
Yeniden
Zaman geçecek
Ben tüm kimliklerimi bırakacağım geride
Sadece yolcu olacağım
Ve gideceğim
O şehire...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Gitmek ve Gelmek

Ne garip şehirleri var ülkemin
İlk görüşte sıradan gelen
Ayrıldığımda ise
Özlediğim
Neyi özlediğimi bile bilmeden
Bazen

Üzerinde bir avuç ot bulunan
Tepeleri ve Düzlükleri bile bazen
Arıyorum başka bir şehre gittiğimde
Toprakta bir tını var
İlk başta fark etmediğimiz
Ancak işimize işleyen sanki

Bilmeden o tınıyı özlüyoruz
Döndüğümüzde...

Gittiğim ve geldim.
Artık bir parça daha eklendi
Haritada daha önce bir boyadan ibaret olan
Daha bir anlam kazandı
Daha bir büyüdü Dünya

Artık bir şehir daha var.
18 saat uzakta benden
Ancak yine de orada
Ve bekliyor benim bir gün
Yeniden gitmemi.

Gittim ve geldim.
Bir an gibi kısa bir gündü
O şehirdeki zaman
Ancak hep zihnimde yaşayacak o an
Ve bir yanım da o şehirde olacak
Her zaman...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

SAVAş

En çok üzen beni
Ölenler değil
Ölenlere üzülüyorum elbette.
Azaltmıyor üzüntümü
Vatan için ölmüş olmaları da
Aksine bu vatan için canını verenler
Yaşasaydı ve hizmet etselerdi vatana
Neler kazanırdı ülkemiz diyorum.
Son bahar yağmurlarının soğuttuğu bir toprakta
İnsanın insana duyduğu nefretin kurbanı olanlar
Özüyor beni elbet

Ancak en çok üzen onlar değil yine de
Geriye kalanlar yaşayanlar
O dehşetin ardından
Hala insan gibi
Eskisi gibi olmaya çalışanlar
Düşündükçe onların titriyorum çaresizlikten

Bir nefret denizinde yaşanan günlerin ardından
Nasıl arınabilir insan üstüne yağışan damlalardan
Nasıl bir insana baktığında bir insan görebilir artık
Güneş toprak yağmur nasıl anlamlarını koruyabilir
Savaş sırasında bambaşka bir şeye döünüşmüşlerken gözünde

Korkuyorum savaşa giden masum çocuklar için
Onsekiz ondokuz yaşlarında
Onlar için en büyük dileğim
Dilerim güzel dönsünler gittikleri gibi
Futbol oynayalım yine onlarla
Kızlar hakkında konuşalım.
Ã?ay ve simitle kahvaltı edelim.
Gülelim saçma sapan fıkralara

Yine güzel dönsün o çocuklar
Gittikleri gibi
Orhan Ustanın da dilediği gibi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

KENDİMİ KAYBETMEK

Uzaklara hiç olmadığı kadar uzaklara
Giden ve dönen ben değildim yalnızca
Orada yıkıldı yine bir şeyler
Dünya değişti
Beni de değiştirerek
Bir defa daha

Ã?ylesine ki
Kaybettim kendimi bir daha
Daha önce defalarca olduğu gibi
Karalıkta

Karanlık etrafımda
Birilerinin doğruları geliyordu üzerime
Yok etmek için benim olanı bende
Bense onlardan bir şeyler almak
Ancak benim olanı da kaybetmemek istiyordum.

Dönmüştüm dönmesine
Ancak zihnim yolculuktaydı hala
Üstelik de hala bulamıyordu yolunu
Düşünceler yerine geçiyordu
Gözlerimin gösterdiği görüntülerin
Yaşamın yerini zihnimin derinleri aldı iki gün

İki gün ve yavaş yavaş
Yeniden yaratıldı gerçekler.
Farklıydı skisinden şüphesiz
Ancak yine benimdi zihnim

Hala ışıklar parlak değil yeterince
Kayıbım yine
Belki de hep öyleyim.
Sadece yollar anlatıyor bana
Bu gerçeğin ne denli gerçek olduğunu

Ancak bulduğumda yeniden gideceğim yolu
Yalan da olsa o yol ve arkasındaki şehirler
Biliyorum o yalan benim yalanım yalansa da
İnandığımı yapıyorum kalbim ve yüreğimle
Kendimi bir daha aydınlıkta bulduğumda....
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Toprağın Fısıltısı

Sona mı yaklaşıyoruz?
Yaşam gidiyor mu bu gezegenden
şimdilik yavaş yavaş
Kararlıca ancak hiç olmadığı kadar..

Ne felaketler gördü bu toprak
Çok soğuk kışlar, cehennem gibi yazlar
Ancak böylesi bir ümitsizlik yaşadı mı hiç

Dinleyin dikkatle duyacaksınız
Sesi son gücünü harcayan çömüş bir yaşlı gibi..
Oysa asırların tüm bilgeliğine rağmen
Bir çocuk gibi neşeli değil miydi yıllardır...

Yanılıyor muyum diyorum kendime
Duyduğum ses bir hayal mi diyorum
Ancak tüm seslerden daha gerçek iken bu fısıltı
Ne kadar kaçabilirim ondan

Özlüyorum toprak
Mutlu günlerini özlüyorum senin
Ne yapabilirim söyle anlat bana...
Anlat yeniden kurulsun
Bu sefer farklı olsun bu Dünya...

Ozan Firble...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: Ýstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Benden Bana Kucak


Ã?nüme diz çökmüştüm
Kalk! diye haykırdı ben
Ama ben kalkarken
Dönmüştüm çoktan arkamı.

Anlamadım biliyorum
Ama gitmeye devam ediyorum
Dur! diye haykırsam kendime,
Dururmuyum bilmiyorum.

Yakalıyorum omzumdan
Yüzleşiyorum benimle
Ne o? diye dalga geçercesine
Soruyorum kendime.
Yoksa ben ağlıyor muyum?

Hayır yüzüyorum tek başıma denizde
Hayır uçuyorum yanlız göklerde
Gözyaşı değil, yağmurdur ya da su
Ağlamıyorum kendi kendime.

Kabullensem ne yazar,
Ya da yazmasam artık birşeyler
Denizse bu, boğuluyorum çünkü
Yağmursa üşümeye başladım.
Titriyorsun! diyor bana ben.
Ama kendisi de titriyor.
Ve o kadar çaresiz ki
Isınmak için bana sarılıyor.
Been there. Seen that. Got the scars.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

YETİşMESİ GEREKENLER

Neler yetişmesi gerekiyor ömrümüzde
Ã?devler sınavlar işler onca görev
Aşkımız çocuklarımız kaçamaklar belki
Sinemalar eğlenceler yolculuklar

Yaşam akıp gidiyor
Ve yetişmesi gerekiyor hepsi
Ucu bilinmeyen bir zaman dilimi içine

Her şeyden tatmak isteyen biri gibiyiz
Bir lokantanın içinde
Aceleyle yiyiyor hiç tad alamıyor
Sonra çok şey yapmış
Ancak bir hiç uğruna yaşamış gibi
Veda ediyoruz yaşama...

Tabii ki böyle değil tüm insanlar
Ancak öylesine böyle olmaya itiyor ki Dünya
Kaptırmamalıyız akışa kendimizi
Direnmeliyiz.
İzin vermemeliyiz yaşam denen öyküyü başkasının yazmasına
Kendi öykümüzün yazarı
Ya da ozanı kendi yaşamımızın şarkısının
Başkası değil kendimiz olmalıyız.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests