Macera Arayanı Bulur ( RP Ekranı )
*Mekanikten anlayanları kastetmediği kesin.* , *Evet Lienas, umarım sen anlıyorsundur mekanikten, çünkü sökmekte kullandığım gücümü takmakta kullanamayacağım kesin* ardından Bors'un yanına gitti, gücünü kullanmak istiyordu, güç istiyordu, daha fazla güç, belki harcamak için istiyordu.Sonuçta gösteriş yapmayacağı kesindi.Ancak, bu gücünü kullanmayacağı anlamına da gelmiyordu.
Edmond her daim gücünü kullanırdı ancak bunu o sefil kıyafetiyle yaptığı için, kimse farketmezdi o gücü.Ve Edmond bundan hoşlanırdı.Ancak daima gücün peşinde koşturmuştur Edmond, fakat iyilik için.
Arkaya doğru ilerledi, arkaya geçtikten sonra makarayı oraya bıraktı ve eliyle Karavanı alt tarafından kavradı, hafifçe kaldırmayı denerek ağırlığını test ettikten sonra, kaldırmak için gerekli olan emiri beklemeye başladı.*Evet Lienas hadi makara burda, gel de bitirelim şu işi*, sabırsızlanıyordu
Edmond her daim gücünü kullanırdı ancak bunu o sefil kıyafetiyle yaptığı için, kimse farketmezdi o gücü.Ve Edmond bundan hoşlanırdı.Ancak daima gücün peşinde koşturmuştur Edmond, fakat iyilik için.
Arkaya doğru ilerledi, arkaya geçtikten sonra makarayı oraya bıraktı ve eliyle Karavanı alt tarafından kavradı, hafifçe kaldırmayı denerek ağırlığını test ettikten sonra, kaldırmak için gerekli olan emiri beklemeye başladı.*Evet Lienas hadi makara burda, gel de bitirelim şu işi*, sabırsızlanıyordu
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
Maceracılar güç bela arabanın önünü kaldırdı. Gnom-boy bir karavan için oldukça ağırdı.
Liero üstüne düşeni yerine getirerek makarayı dingilin uzantısına monte etti.
Karavan -makaranın takılı olduğu taraf biraz öne eğik de olsa- gidebilir duruma gelmişti.
"Hepinize teşekkür ederim" dedi Muçalanta minnettar bir ses tonuyla. İnce-uzun sakalını düşünceli düşünceli okşadı bir süre. Bu işlemi yaparken gözleri sanki etrafındaki hiçbir şeye odaklanmıyordu.
"Bana bir saniye izin verin" dedi yüzünde oluşan darı bulmuş tavuk ifadesiyle eş zamanlı olarak. Ve yolculuğa hazır bulunan karavanının içine girdi.
Gnomun karavanın içinde bulunduğu süre içinde epey bir tangırtı duyuldu. Ve Muçalanta çabuk geçen bir iki dakikanın ardından yerden beline kadar büyüklükteki bir çuval ile döndü.
"Bunun içindekileri hediye kabul ederek beni mutlu edersiniz" diyerek maceracılara uzattı çuvalı.
------------------------------------------------------------
Nielas sonunda dikkate değer bir ayrıntıyı yakaladı gözünü diktiği ufukta. Yürümekte olduğu doğrultuda ona doğru gelen bir at arabasıydı bu. Yükü tam olarak seçilemiyordu ama 2 at tarafından çekiliyordu.
Liero üstüne düşeni yerine getirerek makarayı dingilin uzantısına monte etti.
Karavan -makaranın takılı olduğu taraf biraz öne eğik de olsa- gidebilir duruma gelmişti.
"Hepinize teşekkür ederim" dedi Muçalanta minnettar bir ses tonuyla. İnce-uzun sakalını düşünceli düşünceli okşadı bir süre. Bu işlemi yaparken gözleri sanki etrafındaki hiçbir şeye odaklanmıyordu.
"Bana bir saniye izin verin" dedi yüzünde oluşan darı bulmuş tavuk ifadesiyle eş zamanlı olarak. Ve yolculuğa hazır bulunan karavanının içine girdi.
Gnomun karavanın içinde bulunduğu süre içinde epey bir tangırtı duyuldu. Ve Muçalanta çabuk geçen bir iki dakikanın ardından yerden beline kadar büyüklükteki bir çuval ile döndü.
"Bunun içindekileri hediye kabul ederek beni mutlu edersiniz" diyerek maceracılara uzattı çuvalı.
------------------------------------------------------------
Nielas sonunda dikkate değer bir ayrıntıyı yakaladı gözünü diktiği ufukta. Yürümekte olduğu doğrultuda ona doğru gelen bir at arabasıydı bu. Yükü tam olarak seçilemiyordu ama 2 at tarafından çekiliyordu.
Edmond *Afedersiniz, bayım; sizi mutlu etmek görevimiz* diyerek yüzsüz ama kibar bir şekilde uzatılan çuvalı aldı.
Normalde asla ve asla, ne kibar olurdu, ne yüzsüz ancak Gnom'ları hele hele böyle neşeli tipleri çok severdi, aslında sadece sevgi değildi.Belki de saygı da vardı.Onlar da ustasını görüyordu.Ustası da neşeliydi, ancak o kaslar arasında pek kibar biri yatmıyordu
Normalde asla ve asla, ne kibar olurdu, ne yüzsüz ancak Gnom'ları hele hele böyle neşeli tipleri çok severdi, aslında sadece sevgi değildi.Belki de saygı da vardı.Onlar da ustasını görüyordu.Ustası da neşeliydi, ancak o kaslar arasında pek kibar biri yatmıyordu
Bors başını yavaşça öne eğerek; "teşekkürü gerektirecek bir şey yapmadık, ihtiyacı olan birisine yardım etmek..." cümlesini bir iki saniyeliğine yarım bıraktı ardından çuvala uzanan eli görerek "bunu herhangi bir karşılık bekleyerek yapmadık buna gerek yok" Kaşları çatılmış Edmond'a çok kısa bir süre baktı. Ardından tekrar Muçalanta'ya dönerek; "harita için çok teşekkür ederim gerçekten siz çok daha fazla yardımcı oldunuz bizim için, yolunuz açık olsun."
Yardım edebilmiş olmanın huzuru vardı Bors'un yüreğinde ve yoluna bir adım daha yaklaşmış olmanın heyecanı, bir an önce devam edip önce şu küçük kasabaya, ardından da Taşkent'e gitmek için sabırsızlanıyordu.
Muçalanta'ya teşekkür ettikten sonra üzerini düzeltti, tekrar atının dizginlerini tuttu; "Artık devam edebiliriz sanırım arkadaşlar?" dedi diğerlerine dönerek.
Yardım edebilmiş olmanın huzuru vardı Bors'un yüreğinde ve yoluna bir adım daha yaklaşmış olmanın heyecanı, bir an önce devam edip önce şu küçük kasabaya, ardından da Taşkent'e gitmek için sabırsızlanıyordu.
Muçalanta'ya teşekkür ettikten sonra üzerini düzeltti, tekrar atının dizginlerini tuttu; "Artık devam edebiliriz sanırım arkadaşlar?" dedi diğerlerine dönerek.
-Fac fortia et patere-
-
Hakikatli-TormII
- Kullanıcı

- Posts: 205
- Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
- Location: Ankara- susuz diyar
- Contact:
Nielas uzaktaki at arabasını farketti. İki tane at çektiğine göre içinde ya mal yada insan vardı. Ama tahmin etmesi mümkün değildi.Aklına geri koşup arkadaşlarına haber vermek geldi. Mantıklı görünüyordu. Sonrada her gördüğü şeyden süphelenmekte olduğunu farkedip kendine sövdü. Geriye dönmekten vazgeçti ve yanındaki ağaçların arasına daldı. Kendine saklanarak yolu iyi görebileceği bir ağaç seçti ve ona doğru giderek arkasına geçti. Ve arabayı beklemeye başladı.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
...
Muçalanta mutlu bir şekilde dizginleri eline alıp son bir kez baktı maceracılara.
"Yolunuz açık olsun."
Bir şaklama sesi duyuldu ve atlar biraz yan giden karavanı çekmeye başladı.
------------------------------------------------------------
Gnomun karavanı uzaklaşırken, Nielas yaklaşmakta olan at arabasını izliyordu saklandığı ağacın arkasından.
Atlar ve araba doğal boyutlarındaydı. Ahşap vagonun üstü açıktı, ön tarafta oturan sürücü yalnız gözüküyordu. Kesilmiş ağaç gövdeleri ile yüklü olan kasanın kenarlarındaki bariyerler yükün dökülmesini engelliyordu.
Sürücü dalgın gözüküyordu; Nielas'ı o mesafeden farketmeyecek kadar...
Nielas'a en fazla 2 dakika uzaktaydı.
Muçalanta mutlu bir şekilde dizginleri eline alıp son bir kez baktı maceracılara.
"Yolunuz açık olsun."
Bir şaklama sesi duyuldu ve atlar biraz yan giden karavanı çekmeye başladı.
------------------------------------------------------------
Gnomun karavanı uzaklaşırken, Nielas yaklaşmakta olan at arabasını izliyordu saklandığı ağacın arkasından.
Atlar ve araba doğal boyutlarındaydı. Ahşap vagonun üstü açıktı, ön tarafta oturan sürücü yalnız gözüküyordu. Kesilmiş ağaç gövdeleri ile yüklü olan kasanın kenarlarındaki bariyerler yükün dökülmesini engelliyordu.
Sürücü dalgın gözüküyordu; Nielas'ı o mesafeden farketmeyecek kadar...
Nielas'a en fazla 2 dakika uzaktaydı.
-
Hakikatli-TormII
- Kullanıcı

- Posts: 205
- Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
- Location: Ankara- susuz diyar
- Contact:
Nielas arabayı daha detaylı inceleme fırsatı bulunca adamın ya oduncu yada onları satmak için götüren bir tüccar olduğunu düşündü. Tüccar olsa yanında muhafızlarıda olurdu ama kendi kendine ve adamın önemsiz biri olduğunu anladı. Saklandığı yerden ayrıldı ve yola doğru yürümeye başladı. Araba yaklaşmaktaydı. Sırtını yolun kenarındaki ağaçlardan birine dayadı ve arabayı izlemeye koyuldu. Arabacı birşey demezse bile arkadaşlarını beklemiş geri dönmemiş olurdu. Gerindi ve bugünün güzel bir gün olduğunu düşünerek beklemeye başladı.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
Bors, bu uyuşukların daha fazla oyalanmasını beklemek istemiyordu. Daha önce olduğundan daha sert bir ses tonuyla; "Beyler, Nielas yolun ilerisinde bekliyor, biraz acele edersek, o geri dönmeden yanında olmuş oluruz. Eminim daha fazla oyalanmak istemiyorsunuzdur. Ã?uvaldakilere tekrar durduğumuz yerde bakabiliriz pekala. Hem bu kadar umursamaz olamazsınız, belki de Nielas'ın başı beladadır." Eğer arkadaşları için de acele etmezlerse daha en az bir gecemiz var diye düşündü Bors ve gülümsedi.
-Fac fortia et patere-
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests