Ozan Akademisi
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Koyu gri kumaş göz bandını başının arkasından iyice sıktı Kan. Hafifçe gülümsedi.
"Kendimi bir yerlere ait hissetmeyeli çok uzun zaman oldu bekçi Yoruk.
Umarım aradığımı burada bulabilirim. Benim ismim Kan." Uzun kumral
saçlarını geriye atarak basamaklardan çıkmaya başladı. Bir yandan eliyle
basamaklara dokunuyordu. Düşmemek için elinden gelen gayreti gösterdi.
Son basamağıda çıktıktan sonra, girişte duran flüt çalan elf heykeline çarparak
tökezledi. Sarsılan heykeli durdurmaya çalıştı. Ancak yarardan çok zararı oldu.
Heykel yere şiddetle çarparak parçalandı ve heykelin kafası merdivenlerden
düşmeye başladı.
"Be.. Ben gerçekten çok üzgünüm." dedi ozan. Verdiği hasarın farkında
bile olamıyordu ve onun için en zoru da buydu. Gözleri doldu. Ama bir
damlanın dahi gözünden aşağı düşmesine izin vermedi.
"Kendimi bir yerlere ait hissetmeyeli çok uzun zaman oldu bekçi Yoruk.
Umarım aradığımı burada bulabilirim. Benim ismim Kan." Uzun kumral
saçlarını geriye atarak basamaklardan çıkmaya başladı. Bir yandan eliyle
basamaklara dokunuyordu. Düşmemek için elinden gelen gayreti gösterdi.
Son basamağıda çıktıktan sonra, girişte duran flüt çalan elf heykeline çarparak
tökezledi. Sarsılan heykeli durdurmaya çalıştı. Ancak yarardan çok zararı oldu.
Heykel yere şiddetle çarparak parçalandı ve heykelin kafası merdivenlerden
düşmeye başladı.
"Be.. Ben gerçekten çok üzgünüm." dedi ozan. Verdiği hasarın farkında
bile olamıyordu ve onun için en zoru da buydu. Gözleri doldu. Ama bir
damlanın dahi gözünden aşağı düşmesine izin vermedi.
Been there. Seen that. Got the scars.
Önemli değil değil hiç değil dedi Yoruk Kan a... Biliyor musun belki de biliyorsundur gerçi ama o heykel aslında düşmedi hiç... Gördüklerin. yani.... işteeeee bir rüyada olduğun için böyle aslında... Ancak dedi biraz dertli şekilde yine de güzeldi beee heykel yazık oldu. Neyse işşşşteeeee ziyaredci oturmak istersen otur bir yere farklı koltuklar var farklı yerlerde... İstediğine oturabilirsin sen istersen...
Yiyecek içecek de olabilir yanında... Ancak işte bi de karar verirsin örenci olup olmayacağına... Hemen karar vermene gerek yok tabii. Sohbet de edebiliriz belki benim anlatacak pek bi şiiiim yok ama senin vardır belkiii...
Yiyecek içecek de olabilir yanında... Ancak işte bi de karar verirsin örenci olup olmayacağına... Hemen karar vermene gerek yok tabii. Sohbet de edebiliriz belki benim anlatacak pek bi şiiiim yok ama senin vardır belkiii...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Edmond odadaki adama ve adamı seven kadına hafif çaresizce ve acıyarak baktı.Ancak adamın sevdiği kadın, o affedilmezdi.Hele hele yargısı adama verilirse.
Edmond zavallı kadına baktı.Belli ki adama acıyordu, ama acımak çare değildi.Ã?are çabalamaktaydı.Kadının yanına sakince ilerledi.Kadın öylece duruyordu.Sakin bir şekilde kadının biraz yanında durdu.
*
Aşık insan, sevdiğinin yüzünü görmez ki kusurunu bilsin,
Aşık insan, yalanı anlamaz ki sevdiğinden nefret etsin,
Aşık insan, ölümü görmez ki hayatını vermesin ,
Aşık insan, hiçbir şey yapmaz, yanlızca sever.
İnsan severse, gözü kör olur kusur görmez,
İnsan severse, kulağı sağır olur gerçeği duymaz,
İnsan severse, hayat yârdan ibaret olur,
İnsan severse kusur bile güzellik olur.
Sence aşkın çaresi nerede var?
Kendi kendine geçer mi aşk?
Ölüm anlamamış ki aşkı,
Seven insan mı anlayacak?
*
Sonra Edmond kadının yüzündeki ifadeye baktı.Belki de artık aşkı anlıyordu.Sıra diğer göreve gelmişti.Adamın bakış açısını değiştirmek.Edmond'un aklına bir fikir gelmişti ama işe yarar mıydı bilmiyordu.
Adamın yanına gitti ve adamın sevdiği kadını adama anlatmaya başladı.Bu sefer şiire o kadar önem vermeyecekti çünkü adam için önemli olan Edmond'un anlatacaklarıydı
*
Bir kadın tanıyorum, güzelliği dillere destan.
Bir arkadaşım var, kadına sırılsıklam âşık.
Ancak kadın adamı kandırıyor.
Fakat adam kadının kendisini sevdiğini zannediyor.
Kadın çok güzel ama kötü bir kişiliği var.
Sence arkadaşıma ne söylemeliyim de onu bundan vazgeçirmeliyim?
*
diye sordu adama.Adamın vereceği cevabı adama kadının ağzından söyletmeyi planlıyordu.
Edmond zavallı kadına baktı.Belli ki adama acıyordu, ama acımak çare değildi.Ã?are çabalamaktaydı.Kadının yanına sakince ilerledi.Kadın öylece duruyordu.Sakin bir şekilde kadının biraz yanında durdu.
*
Aşık insan, sevdiğinin yüzünü görmez ki kusurunu bilsin,
Aşık insan, yalanı anlamaz ki sevdiğinden nefret etsin,
Aşık insan, ölümü görmez ki hayatını vermesin ,
Aşık insan, hiçbir şey yapmaz, yanlızca sever.
İnsan severse, gözü kör olur kusur görmez,
İnsan severse, kulağı sağır olur gerçeği duymaz,
İnsan severse, hayat yârdan ibaret olur,
İnsan severse kusur bile güzellik olur.
Sence aşkın çaresi nerede var?
Kendi kendine geçer mi aşk?
Ölüm anlamamış ki aşkı,
Seven insan mı anlayacak?
*
Sonra Edmond kadının yüzündeki ifadeye baktı.Belki de artık aşkı anlıyordu.Sıra diğer göreve gelmişti.Adamın bakış açısını değiştirmek.Edmond'un aklına bir fikir gelmişti ama işe yarar mıydı bilmiyordu.
Adamın yanına gitti ve adamın sevdiği kadını adama anlatmaya başladı.Bu sefer şiire o kadar önem vermeyecekti çünkü adam için önemli olan Edmond'un anlatacaklarıydı
*
Bir kadın tanıyorum, güzelliği dillere destan.
Bir arkadaşım var, kadına sırılsıklam âşık.
Ancak kadın adamı kandırıyor.
Fakat adam kadının kendisini sevdiğini zannediyor.
Kadın çok güzel ama kötü bir kişiliği var.
Sence arkadaşıma ne söylemeliyim de onu bundan vazgeçirmeliyim?
*
diye sordu adama.Adamın vereceği cevabı adama kadının ağzından söyletmeyi planlıyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Aegron uynadığında kendini hiç bilmediği bir yerde buldu.Acaba hala rüyada mı idi.
Tek gördüğü şey bir kapıydı ve etraf ıssızdı.Bu sırada aklına sevdiği kızgeldi. O Aegronu sevmesede aegron ona çok büyük bir aşk besliyordu.Bu düşünceler içinde ağzından şu sözler döküldü;
Aşk bir yoldur,
Yolcusu boldur.
Geçmek zordur,
Engebesi çoktur.
Aşk için katlanılır,
Engebeye, yola
Taki yolun sonun da
sevdiğin var ise.
Gerçekten seviyorsan,
Yol ksa gelir,
Engebeleri aşmak,
Bir hayli kolay gelir.
Aegronun şiiri bitince beklemeye başladı.
Tek gördüğü şey bir kapıydı ve etraf ıssızdı.Bu sırada aklına sevdiği kızgeldi. O Aegronu sevmesede aegron ona çok büyük bir aşk besliyordu.Bu düşünceler içinde ağzından şu sözler döküldü;
Aşk bir yoldur,
Yolcusu boldur.
Geçmek zordur,
Engebesi çoktur.
Aşk için katlanılır,
Engebeye, yola
Taki yolun sonun da
sevdiğin var ise.
Gerçekten seviyorsan,
Yol ksa gelir,
Engebeleri aşmak,
Bir hayli kolay gelir.
Aegronun şiiri bitince beklemeye başladı.
Thanks Mario but The princess is in another castle!!

-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Nasıl düşüneceğine karar veremeyen Kan önce biraz bekledi. Sonra birden yere oturdu. Kapının önünde olduğundan taş bir zemine çökmüştü. Ã?yle olduğunu görmüş müydü peki? Yoksa öyle olduğunu zannettiği için mi taş zemindi. Hissedebilmek için her zaman kapalı olan gözlerine ihtiyacı yoktu. Ellerini, bir ormanda olduğunu düşünerek koca çimenlerin arasında gezdirdi. Parmak uçlarında serin çimenleri hissedince gülümsedi.
Been there. Seen that. Got the scars.
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
aegron kendini cennette zannediyordu.Ruhu rahatlamıştı ve içine bir mutluluk gelmişti.bu mutluluk içinde ilk aklına gelen sevdiği oldu ve ağzından şu sözler döküldü;
Aşk bende mühür gözlüm!
Mutluluk sende
Seni çok seveceğim sen istemesen de,
Varıp göğün şahına seni dileyeceğim
Bıkıp usanmak neyime
Seni özleyeceğim ! :w00t:
Aşk bende mühür gözlüm!
Mutluluk sende
Seni çok seveceğim sen istemesen de,
Varıp göğün şahına seni dileyeceğim
Bıkıp usanmak neyime
Seni özleyeceğim ! :w00t:
Thanks Mario but The princess is in another castle!!

EDMOND İÃ?İN:
Adam Edmond konuştuğu sırada sevdiği kadını düşünüyordu. Bir süre gözünü yumup açarak kadının görüntüsünün gözünün önünden kaybolmasını bekledi. Sonra ona söylenenleri tekrar aklına getirdi.
Bilmyorum dedi Edmond a eğer onu gerçekten seviyorsa belki sen yanılıyor olamaz mısın? Belki gerçekten kadın onun gördüğü gibidir. Ancak eğer haklı olduğuna inanıyorsan onun gözündeki kadını gerçek haline dönüştürmelisin. Ama... dedi birden irkilerek bunu birden yapma sakın Eğer adamın zihnindeki güzel kadın birden çıkarcı bir insana dönüşürse adam... dayanamaz buna...
Eğer becerirsen önce ona bir kadın tasvir et... Ã?yle bir tasvir et ki bu onun sevdiği kadın olsun adamın gözünde.. O kadar güzel tasvir et ki adam onun güzelliğinden şüphe etmesin. Sonra adamın fark etmediği bir özelliğini fark ettir adama kadının o özelliği öyle anlat ki kadın adamın gözünde değişsin. Ama birden değil. Yavaş yavaş... Sonra adam belki anlar ve kabullenip vaz geçebilir. Belki.
Evet dedi bunu yapabilirsin dedi adam Edmond a... İşe yarayabilir. Elbette denemeye cesaretin varsa... Ã?ünkü aşk her zaman oynanması çok tehlikeli bir duygudur. Sonra gülümsedi Sanırım bunu zaten biliyorsun değil mi?
Adam Edmond konuştuğu sırada sevdiği kadını düşünüyordu. Bir süre gözünü yumup açarak kadının görüntüsünün gözünün önünden kaybolmasını bekledi. Sonra ona söylenenleri tekrar aklına getirdi.
Bilmyorum dedi Edmond a eğer onu gerçekten seviyorsa belki sen yanılıyor olamaz mısın? Belki gerçekten kadın onun gördüğü gibidir. Ancak eğer haklı olduğuna inanıyorsan onun gözündeki kadını gerçek haline dönüştürmelisin. Ama... dedi birden irkilerek bunu birden yapma sakın Eğer adamın zihnindeki güzel kadın birden çıkarcı bir insana dönüşürse adam... dayanamaz buna...
Eğer becerirsen önce ona bir kadın tasvir et... Ã?yle bir tasvir et ki bu onun sevdiği kadın olsun adamın gözünde.. O kadar güzel tasvir et ki adam onun güzelliğinden şüphe etmesin. Sonra adamın fark etmediği bir özelliğini fark ettir adama kadının o özelliği öyle anlat ki kadın adamın gözünde değişsin. Ama birden değil. Yavaş yavaş... Sonra adam belki anlar ve kabullenip vaz geçebilir. Belki.
Evet dedi bunu yapabilirsin dedi adam Edmond a... İşe yarayabilir. Elbette denemeye cesaretin varsa... Ã?ünkü aşk her zaman oynanması çok tehlikeli bir duygudur. Sonra gülümsedi Sanırım bunu zaten biliyorsun değil mi?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
KAN VE AEGRON İÃ?İN:
Yoruk adamın oturduğu yeri görünce gülümsedi. Garip bir adamdı bu adam göremeyen bir adam olduğu belliydi. Ancak görememesinin nedeni gözleri miydi acaba? Yoksa acaba beyni de olabilir miydi? Belki de görmeme nasıl onu merak etmişti. Bi defa kendisi de deneyebilirdi belki önceki yıllarda bunu... Garip olurdu...
Neyse deyip gülümsedi. En güzel yerler oturmak istiyorsam eğer çimlerdir bence de... Ã?imleri çok da severim yani başka değişle.. Ancak uzunlar sevmiyor. Kirli buluyorlar. Ama sen de uzunsun ve seviyorsun. İyi de yapıyorsun bence...
Sonra Kan ın duyamayacağı bir şeyi dinlemeye başladı birden... Bak gördün mü işte nooldu? Bir uzun daha geldi. Galiba... Sonra tekrar dinledi.. Daliba değil geldi Yahuuu.... Sonra ufak ayak sesleri ile kapıya gitti. Kan ne zaman kapandığı bilinmeyen kapının gürültülü açılış sesini duydu.
Aegron un önündeki kapı gürültü ile ağır aüır açıldı. Kapının açılışı bittikten sonra ufak boylu bir gnom kapının kanatlarından birisinin yanından çıktı. İlk sınavı geçtin artık ziyaretçi dedi. Sen işte artık akademiye girebilirsin. Akademinin kapıları açık sana... Bir ziyaretçimiz daha var onun yanına geç istersen. İleride çimlerin üstüne oturmuş. Uzunlar çime oturmayı sevmez ama o seviyor benim gibi. Ama sen sevmezsen eğer sana sandalye örtü falan da getirebilirim istersen... Sonra Kan ın bulunduğu yerden de duyulacak şekilde içeriye adımını attı.
Yoruk adamın oturduğu yeri görünce gülümsedi. Garip bir adamdı bu adam göremeyen bir adam olduğu belliydi. Ancak görememesinin nedeni gözleri miydi acaba? Yoksa acaba beyni de olabilir miydi? Belki de görmeme nasıl onu merak etmişti. Bi defa kendisi de deneyebilirdi belki önceki yıllarda bunu... Garip olurdu...
Neyse deyip gülümsedi. En güzel yerler oturmak istiyorsam eğer çimlerdir bence de... Ã?imleri çok da severim yani başka değişle.. Ancak uzunlar sevmiyor. Kirli buluyorlar. Ama sen de uzunsun ve seviyorsun. İyi de yapıyorsun bence...
Sonra Kan ın duyamayacağı bir şeyi dinlemeye başladı birden... Bak gördün mü işte nooldu? Bir uzun daha geldi. Galiba... Sonra tekrar dinledi.. Daliba değil geldi Yahuuu.... Sonra ufak ayak sesleri ile kapıya gitti. Kan ne zaman kapandığı bilinmeyen kapının gürültülü açılış sesini duydu.
Aegron un önündeki kapı gürültü ile ağır aüır açıldı. Kapının açılışı bittikten sonra ufak boylu bir gnom kapının kanatlarından birisinin yanından çıktı. İlk sınavı geçtin artık ziyaretçi dedi. Sen işte artık akademiye girebilirsin. Akademinin kapıları açık sana... Bir ziyaretçimiz daha var onun yanına geç istersen. İleride çimlerin üstüne oturmuş. Uzunlar çime oturmayı sevmez ama o seviyor benim gibi. Ama sen sevmezsen eğer sana sandalye örtü falan da getirebilirim istersen... Sonra Kan ın bulunduğu yerden de duyulacak şekilde içeriye adımını attı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Yoruk adamın gözündeki banttan dolayı göremedğini söyleyip söylememeyi düşündü. Sonra fısıldar gibi şey dedi. O seni göremeye de bilir gözünde bant var bir tane... Kör de olabilir ya da kim bilir belki de aslında görmek istemiyordur da ondan takmıştır bandı....
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Eeee bunlar da iyice ağır ağır hareket ediyorlar yahuu.... Ziyaretçi Dedi Yoruk Aegron a.. Oturabilirsin sen oturabilirsin. Ã?ekinme... Oturacak her türlü yer vardır burada...
Ã?bür ziyaretçi de pek konuşmayı sevmiyor sanırım... Sana da söliyim aynı şeyi. Buraya akademiye yani ilk sınavı geçen herkes girebilir.
Ancak akademinin eitimi vardırbir de . Buna bir çeşit rehberliktir. Zaten usta olanlar için kendini kanıtlama da sayılır belki... Noolursa olsun... Ne istiyo olsa bile... Akademi isteyen herkese eitim verir. Eğer sen de eitim almak istiosan alabilirsin kısacası.
Elbette eğer istiyorsan.. Ki eğer istiyorsan hemen de başlayabiliriz.
Ã?bür ziyaretçi de pek konuşmayı sevmiyor sanırım... Sana da söliyim aynı şeyi. Buraya akademiye yani ilk sınavı geçen herkes girebilir.
Ancak akademinin eitimi vardırbir de . Buna bir çeşit rehberliktir. Zaten usta olanlar için kendini kanıtlama da sayılır belki... Noolursa olsun... Ne istiyo olsa bile... Akademi isteyen herkese eitim verir. Eğer sen de eitim almak istiosan alabilirsin kısacası.
Elbette eğer istiyorsan.. Ki eğer istiyorsan hemen de başlayabiliriz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Evet, adama göre en etkili yol buysa, Edmond bunu denemeliydi.
Diğer kadını çağırmaktan vazgeçti Edmond.Bu işi kendisi yapmalıydı.Edmond ilk önce, diğer kadını inceledi.Güzel birisiydi, tasvir etmek pek de zor olmayacaktı.Ayrıca Edmond'un sevdiği kadına çok benzemesi Edmond'un işine geliyordu.Adamın öbür yanına geçti.
*
Saçlarına bile ölmek güzel onun.
Siyah, dalgalanan muhteşem saçlar.
Görünce insan ölüyor onu.
Değil hayatından, insan ruhundan vazgeçer onun için.
Ceylan gözlerini görmek insan için bir ömre bedel.
Bir hayat değil, bin hayat feda ona.
Sevmek bile bir başka güzel onu.
Bir bakışı var, dağlar dayanmaz
Bir gülüşü var, ölüm dayanmaz
Bir duruşu var, hayata bedel
Onu sevmesi bile güzel
Ancak küçük bir kusur
Kız yalan söyler durur
Aşkı da yalan ruhu da
Sevemez o kimseyi,
Sen tanıyorsun, seviyorsun onu
Bırak, yalanları yok eder seni
Hayatını verme yüz güzelliğine
Seni seven insanlar var çevrende
Yalanlar etrafını sarmış
Göremiyorsun besbelli
Yalan söylemiş o sana
Sevgisi de yalan aşkı da
*
Edmond bir an çok mu sert oldu diye düşünsede, aşk yumuşak sözcüklerle güçlenir diye düşündü.Eğer yumuşak konuşsaydı adamı ayıramayabilirdi.Sert olması kalıcılığı artırabilirdi.Sonra adama bakmaya başladı
Diğer kadını çağırmaktan vazgeçti Edmond.Bu işi kendisi yapmalıydı.Edmond ilk önce, diğer kadını inceledi.Güzel birisiydi, tasvir etmek pek de zor olmayacaktı.Ayrıca Edmond'un sevdiği kadına çok benzemesi Edmond'un işine geliyordu.Adamın öbür yanına geçti.
*
Saçlarına bile ölmek güzel onun.
Siyah, dalgalanan muhteşem saçlar.
Görünce insan ölüyor onu.
Değil hayatından, insan ruhundan vazgeçer onun için.
Ceylan gözlerini görmek insan için bir ömre bedel.
Bir hayat değil, bin hayat feda ona.
Sevmek bile bir başka güzel onu.
Bir bakışı var, dağlar dayanmaz
Bir gülüşü var, ölüm dayanmaz
Bir duruşu var, hayata bedel
Onu sevmesi bile güzel
Ancak küçük bir kusur
Kız yalan söyler durur
Aşkı da yalan ruhu da
Sevemez o kimseyi,
Sen tanıyorsun, seviyorsun onu
Bırak, yalanları yok eder seni
Hayatını verme yüz güzelliğine
Seni seven insanlar var çevrende
Yalanlar etrafını sarmış
Göremiyorsun besbelli
Yalan söylemiş o sana
Sevgisi de yalan aşkı da
*
Edmond bir an çok mu sert oldu diye düşünsede, aşk yumuşak sözcüklerle güçlenir diye düşündü.Eğer yumuşak konuşsaydı adamı ayıramayabilirdi.Sert olması kalıcılığı artırabilirdi.Sonra adama bakmaya başladı
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Elinde bir sopa olduğunu düşledi ve bu sopadan destek alarak ayağa kalktı."Merhaba" diyerek elini uzattı Kan. Fakat elini uzattığı yer, yeni gelen ziyaretçiye epey bir ters açıda kalmıştı. "İsmim Kan. Doğduğum gün gözlerimden kanlar boşalmış. Bu yüzden bana bu ismi takmışlar. Doğuştan görme özürlüyüm. Acaba siz kimsiniz? İsminizi bana bahşeder misiniz?" Tüm bunları söylerken elini cebine soktu ve daha önce orada bulunmayan bir elma çıkararak yemeye koyuldu.
Been there. Seen that. Got the scars.
EDMOND İÃ?İN:
Adamın gözleri önce bir hayali canlandırır gibi parladı. Sonra giderek sanki boşluğa bakar gibi bir hale geldiler. şarkı sona erdiğinde ise adam ağlamaklıydı. Evet dedi sesi titreyerek evet... Sanırım sen haklısın.
Sonra görüntü kayboldu. Üstad Galadlirim gülümseyerek Edmond a baktı. Sanırım bu bölümü başardın Ã?ğrenci Edmond... şimdi artık hazır olduğunda kritik eşiği aşabiliriz. Hazır mısın?
Adamın gözleri önce bir hayali canlandırır gibi parladı. Sonra giderek sanki boşluğa bakar gibi bir hale geldiler. şarkı sona erdiğinde ise adam ağlamaklıydı. Evet dedi sesi titreyerek evet... Sanırım sen haklısın.
Sonra görüntü kayboldu. Üstad Galadlirim gülümseyerek Edmond a baktı. Sanırım bu bölümü başardın Ã?ğrenci Edmond... şimdi artık hazır olduğunda kritik eşiği aşabiliriz. Hazır mısın?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest