Yüzüklerin Efendisi ve Alegori

Genel olarak Fantastik Edebiyatla ilgili tartışmalar için…
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Yüzüklerin Efendisi ve Alegori

Post by Rhalazarn »

Bu şimdiye kadar birçok tartışmanın konusu, bunu biliyorum. Ancak kafamı çok karıştırıyor ve dürüst olmak gerekirse oyunlarda oynatacağım karakterin ırkını belirlemekte bilinçli ya da bilinçsiz bana yön veriyor. Eğer aranızda bununla iligili bilgileri bulunanlar varsa-ki çoğunuzda olduğunu tahmin ediyorum-biraz açıklama yapabilirler mi? Özellikle merak ettiğim nokta şu: bazı kişiler orkların, bazılarıysa cücelerin vikingleri temsil ettiğini söylüyor. Bana da hep Uruk-Hai ikinci dünya savaşında Adolf Hitler'in yaratmaya çalıştığı Ã?bermensch'i, Üstinsan'ı hatırlatıyor. Bazı yerlerde Uruk-Hai Oo'rook High şeklinde yazılmış. Eski Türkçe'de "uruk" kelimesi "ırk" anlamına geliyor ve Tolkien da Fin dili bilen biri olarak bunu bilmeli çünkü onlar da Orta Asya'dan gelme. Ancak belki de bu "uruk" olayı bir tesadüften ibarettir ya da Finlileri ya da bazılarının dediği gibi Türkleri sembolize ediyorlardır. Ama bana mantıklı gelen açıklama orkların Almanları sembolize ettiği. Ayrıca "uruk" da sadece "ork" anlamına geliyor olabilir sanırsam. Lütfen konu hakkında mantıklı ve gerçeğe yakın fikirleri olan arkadaşlar beni aydınlatsınlar. Ã?ünkü belki de yazımdan da anlaşılacağı gibi kafam çok karışık :D
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Bogus »

Tolkien hayattayken bu soruyu ona defalarca sormuşlardı... Yüzüklerin Efendisi 2. Dünya savaşının bir alegorisi mi? diye.

O da her seferinde "Ben alegoriden nefret ederim. Yüzüklerin Efendisi hiç bir şeyin alegorisi değildir." diye cevap vermiştir. Ancak yine de bazı çevrelerde, eserin popüleritesi arttıkça bu soru sanki hiç cevaplanmamış gibi tekrar tekrar sorulur ve tartışılır.

Yüzüklerin Efendisini bir şeylere benzetebiliriz, hatta bu keyifli de bir iştir. Ancak en azından yazarı böyle bir niyetinin olmadığını söylemiştir.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...
Contact:

Post by Dreamscape »

Eğer Yüzüklerin efendisi 2. Dünya savaşının alegorisi olsaydı Türklerin Ork,uruk yada goblin vs. olacağını zannetmiyorum.Ã?ünkü 2. dünya savaşında Türklerin pek bir rolü yoktu :) .

Tolkien Orkları vs. diğer kötü ırkları Alman olarak nitelendirmiş olabilirmi? Bence olabilir eğer Yüzüklerin Efendisinin 2. Dünya savaşının etkisiyle yazıldığını varsayarsak.Nedenide çok açık bence.Ã?ünkü Tolkien bildiğim kadarıyla yahudi biriydi ve o yıllarda Hitlerin Yahudilere yaptıklarını hepimiz biliyoruz...

Tolkien Orkları vs. diğer kötü ırkları Türk olarak nitelendirmiş olabilirmi? Bence buda olası bir durum.Ã?ünkü daha derin tarihlere baktığımızda Osmanlı zamanında Türkler Bizansa son verip Viyana kapılarına kadar dayanmıştı.Buda ister istemez Avrupalıların bilinçaltlarına Türklerin kötü karşılanmasına sebep olmuştur... Tolkienin yaptığı Orta-Dünya haritasına baktığımızda Shire'ı Birleşik Krallık olarak alırsak Türkiyenin bulunduğu yerde hemen hemen Mordora denk gelir...

Ayrıca "Ben alegoriden nefret ederim. Yüzüklerin Efendisi hiç bir şeyin alegorisi değildir." Tolkiende her insan gibi yalan söylemiş.Bence bariz bir şekilde etkilenmiştir kendisi.
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Post by Rhalazarn »

Tolkien yahudi falan değildi koyu bir katolik olarak biliyorum kendisini. Ama eğer Türkler orksa Uruk-Hai tuhaf kaçar. Alman olması daha mantıklı geliyo bana üstün ırk açısından. Ama cücelerin adı da hep İskandinav isimleri gibi. Mesela Hobbit kitabındaki Thorin, Thror falan. İskandinav tanrısı Thor'dan geliyo gibi. Ayrıca cücelerin yaratıcısı Orta Dünya'da da çekiçle uğraşan bi tanrı sanırsam, tıpkı Thor gibi.
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Konu alegori:

Bir zamanlar Sacred diye bir bilgisayar oynu vardı.o oyunda ork mekanına baskın yaptığımda orkların atları kullandığını ve duvarlarda halılar olduğunu farkettim!!!!

Yüzüklerin Efendisi'ni okumadım ama bir arkadaşım kitabı okumuştu.Hani Elf'ler düzenli olarak ayrılıyorlar ya.Hah, onların gittikleri yerin Amerika olduğunu söyledi.Bilmiyorum ama haritayı inceleyince mantıklı geldi.Mesela 2. Dünya Savaşı'ndan ziyade uluslar bence

Tabi Elenium serisi'nde de farklı bir durum var.Ã?ünkü kıtanın adı Eosia yani asya, ve kitapta mekanın geçtiği yer Türkiye torpakları ve üst solda da Avrupa.Aşağıda da Kıbrıs dikkat çekiyor

İşte herkez farklı bir dikkat çekmiş
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Bogus »

Lord of the Rings fantezi kurgu oyunları dönemini açan eserdir.

Bugün fantastik kurgunun tek başına bir edebiyat türü olarak kabul edilmesini sağlayan eserdir. Fantezi kurgunun yolu Edgar Alan Poe ile ciddi anlamda açılmış ve nihayet Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi isimli eseriyle resmen kabul edilmiştir.

Bildiğiniz gibi Tolkien Oxford Ã?niversitesinde edebiyat profesörüydü. Düşünsenize o zamanlar dünyanın en saygın edebiyat bölümünde profesörlük yapacaksınız, bütün meslaktaşlarınız sizden makamınıza yaraşır ciddiyette eserler beklerken siz Hobbit adında bir masal kitabı ile çıkageleceksiniz... Ardından da onları daha da şaşırtacak ve Yüzüklerin Efendisi diye bir başka masal(!) kitabı yazacaksınız.

Meslektaşları özellikle Hobbit'den sonra Tolkien ile epeyce dalga geçmişler, yazarın çalışmasını ciddiye almamışlardır. Böyle bir ortamda bile, makamına yakışmadığı iddia edilen bir eser yazdığı zannı altındayken bile bu eser bir alegori mi? diye sorulduğunda Tolkien "Hayır. Alegorinin kokusunu aldığım her şeyden nefret ederim." diye cevap vermiştir.

Elbette esinlendi. Pagan dinlerinden, mitolojilerden hatta masallardan. Geçmişte ve gelecekte yaşanmış olaylarla benzerlikleri de olabilir, olacaktırda. Ancak alegori ile esinlenme başka başka şeylerdir. Tolkien'in eseri %100 orjinal fikirlerden oluşmuyor ama %100 fantastik kurgu.

Tolkien "Ben alegori yaptım. Bu aslında 2. Dünya savaşı alegorisidir." veya bu "Kutsal metinlerde yazan olayların alegorisidir." deseydi o zaman bugün bir fantezi kurgu kavramından söz edemiyor olabilirdik. O zamanki edebiyat çevreleri de bu kadar güzel yazılmış ve edebi açıdan büyük bir değeri olan eserin sadece (!) fantazi kurgu eseri olduğunu kabul etmek istememişler, sanki ona daha ciddi (!) bir misyon yüklemek için bu aslında bir "alegori"dir demişlerdi.

Açıkcası ben de ilk okuduğumda onun bir alegori olmasını istedim. Sanki böylece güzelliğini herkesin kabul edeceği daha da dahiyane daha da yüce bir eser olacaktı.

Ama hayır. Yüzüklerin Efendisi sadece bir Fantastik Korku eseri... ve bence bununla gurur duyun. Ã?ünkü ona bir alegori derseniz hem Tolkien'in meşrulaştırdığı edebiyat dalına, hem de yazarın kendisine ihanet edersiniz.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Lord_Feanor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 628
Joined: Mon Jun 11, 2007 10:00 am
Location: Miklagaard
Contact:

Post by Lord_Feanor »

alegori olduğunu sanmıyorum ancak belki biraz esinlenmiş olabilir ki bu çok doğal (coğrafya vb.) (bi de şu nibelungs olayı var) alegori george orwell ın hayvanlar çiftliği kitabındaki gibi olur (ki bunu lotr önsözünde de yazmışlardı) çiflikte simgelenen rus devrimiydi ve karakterler çok açıktı.ancak yüzüklerin efendisinde ne karakter ne de ırk olarak böyle bir durum yok kasmayalım kendimizi zaten varsa da durum bizim için pek hoş diil.. eğer orta dünya haritasıyla avrupa haritasını üst üste koyarsanız görürsünüz ;)
Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar
Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa
Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan
Saklayan, kendine alan, ellerinde tutan,
Bulan ya da kaçıran kişiyi, bir Silm
Hakikatli-TormII
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 205
Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
Location: Ankara- susuz diyar
Contact:

Post by Hakikatli-TormII »

Ama cücelerin adı da hep İskandinav isimleri gibi. Mesela Hobbit kitabındaki Thorin, Thror falan. İskandinav tanrısı Thor'dan geliyo gibi. Ayrıca cücelerin yaratıcısı Orta Dünya'da da çekiçle uğraşan bi tanrı sanırsam, tıpkı Thor gibi.
Cücelerin yaratıcısı aynı cüceler gibidir. Silmarillion'da var. İskandinav konusunda haklısın Tolkien elflerin dilini yaratırken Finlandiya'nın Karelya bölgesinde konuşulan dilden çok etkilenmiştir. Bunun dışında İskandinav mitoloji ile çok ilgilenmiştir özellikle oxford'dayken bunun için yeterince kaynak bulduğu söylenir. Ã?ıkarımların bence doğrudur Rhalazarn.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
middle-earth
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 73
Joined: Sun Jan 20, 2008 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by middle-earth »

Bogus a tamamen katılıyorum.Ama bence Türkler o kitapta olsa olsa Rohanlılar olurdu.Ã?ünkü Türklerde Rohanlılarda ata ve süvarilere oldukça önem veriyolardı.Hatırlarsanız filmde bir sahne vardı süvarinin biri elindeki yayla geriye dönüp ok atıyodu Türklerde zamanında bunu yaparmış.Rohanlılarda (yanlış hatırlamıyosam) aynı Türkler gibi önce göçebeyken sonradan yerleşik hayata geçmişlerdir.
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lugtarias »

Bence Yüzüklerin Efendisnde kesinlikle ve kesinlikle sembolizm yapılmıştır. Uruk-hai'lerin Türk ırkını simgelediği muhtemel. İki Kule'nin başlarındaki uruk-hai tasfirine dikkat edin örneğin. şöyle diyordu(sözcüğü sözcüğne yazamayabilirim kitap arkadaşta şu an) Esmer, çekik gözlü, kalın kol ve bacaklı, heybetli ve kuvvetliler... Bu en küçüğünden bir örnek ama middle-earth'ün de dediği gibi Rohan'lılar gerçekten bize daha çok benzetilmiş. Ã?n sözdede Rohanlı ağzının Orta Asya lehçesi, Elf ağzınınsa Lisan-i Osmaniye ile özdeşleştiği yazılıydı. Dediğiniz gibi Uruk tamamen Öz-Türkçe bir sözcüktür. Boy-aile-soy anlamına gelir. Bir başka örnek, mitolojimizde önemli yer tutan ve atlarımızca kutsal sayılan kurdun, yüzüklerin efendisinde iğrenç tiksinç kana doymak bilmeyen bir hayvan olarak nitelendirilmesi. Bilindiği gibi kurt-adam, kızları yiyen kötü kalpli kurt vb. mitler Avrupa kültürüne atlarımızın sert akınlarıyla kazınmıştır. Başka bir örnek: sizinde dediğiniz gibi harita olayı. Sonra Helms Deep'in uruklar tarafından kuşatılması ve alınamaması, zamanında İstanbul'un yörükler, akıncı Türkler tarafından kuşatılıp alınamamasına benzer... Bunlar garip tesadüfler... Lakin ne olursa olsun bir fantastik kurgu sever olarak Yüzüklerin Efendisi'ne çok büyük saygım var...
Last edited by Lugtarias on Fri Jan 25, 2008 12:01 am, edited 3 times in total.
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Post by Rhalazarn »

"Uruk" kelimesi hakkında farklı şeyler düşünmeye başladım. Belki de bu kelime aslen Türkçe değil, Hintlilerden falan Türklere geçmiş bir kelimedir. Bunu şuradan çıkarıyorum: Uruk kelimesinin manası boy-aile-soy diğer bir değişle ırk ya da ırka yakın bir mana içeriyor. Ayrıca Uruk-Irk kelimeleri arasındaki benzerlik de çok büyük. Irk kelimesinin kökeniyse Hint-Avrupa dillerinden. Ã?yle ki Arapça sandığımız Faruk ismi, aslen Hintçedir, Türkçeye Fark ve Irk kelimeleri buradan gelmiştir ve İngilizcedeyse Freak olarak hala kullanılır. Buradan gidersek Uruk köken itibariyle Türkçe olmayan bir kelime olabilir. Yani Türkçeye sonradan geçmiş olabilir.

Nedense Tolkien'ın Türkleri Ork yapmasında hiçbir mantık göremiyorum. Neden yapsın ki? Belki 1. Dünya Savaşı'nda Türklerin Almanlarla aynı tarafta yer almasından etkilenmiştir. Bilmiyorum. Ama bence Tolkien gidip de eski Türkçe kelimeleri araştırmamıştır-ki zaten uzmanlaştığı diller arasında bu yok. Ancak Finceyle ilgieniyordu, ve bir kez daha belirtmek istiyorum Finler İskandinav değil Fin-Ugor kökenlidir, Orta Asya'dan gitmişlerdir ve Türklerle akrabadırlar, bu sebeple eski dilleri Türkçe'ye oldukça yakındır. Yani Uruk kelimesi, muhtemelen eski Fince'de de aynı manaya geliyordu ve Tolkien Türkçeyi değil Fince'yi araştırarak bunu buldu. Bu durumda eğer Uruk kelimesine takılırsak Orklar Finler olabilirler ki yine neden Tolkien'ın onlara kin duyacağını anlamıyorum.

Ya da belki ilk paragrafta bahsettiğim gibi Uruk, yani Irk, Hint-Avrupa kökenli bir kelime olduğu için, eski Almanlarda da benzer bir şekilde kullanılıyordu. Bana en mantıklı geleni bu. Tolkien'ın sadece Almanlar'a karşı kin besleyebileceğine inanıyorum.
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lugtarias »

Uruk sözcüğünün Hint-Avrupa dil ailesinden olduğu gayet mantıklı haklısın...

Ancak!

Güneş-Dil Teorisi adıyla bilinen ve ulu önderimiz Atatürk tarafından başlatılmış, günümüzde özellikle Kazım Mirşan, Haluk Tarcan tarafından doğruluğu her geçen gün yeni bulgularla kanıtlanan büyük araştırmaya göre, Hint-Avrupa, Ural-Altay dilleri, Kızılderililerin, İnkaların, Azteklerin, Mayaların, Fin değil İskandinavların! ve daha okuduğum fakat adını hatırlayamadığım birçok dilin kökeni aynı yere dayanmaktadır.

Bu dillerin dayandığı ortak dil günümüz araştırmacıları tarafından Ã?n-Türkçe olarak nitelendirilip, bütün dünyanın ortak mirasıdır. Buna inanmayan birçok kimse çıkacaktır tabiki. İnanmakta güçlük çekenlere, ayrıca gerekli kitap isimlerini ve okumaları gereken yerli yabancı birçok bilim-adamının ismini verebilirm. şimdilik hatırladığım küçük ama destekleyici nitelikteki bulgulardan bazılarını paylaşayım: İskandinavya dahil tüm Avrupa'da bulunup, ne diri ne ölü ne de antik hiç bir dille okunamayan 5000 den fazla yazıtı Sayın Kazım Mirşan, Ã?n-Türkçe ile okumuştur. Tarihte kurulmuş bir çok uygarlığın, mitolojik varlıkların, ismi Ã?n-Türkçe'den gelmektedir. Ã?rneğin Urartu Ur-art-mak Ã?n-Türkçe'e kur-ul-mak anlamına gelir, buradan Urartu isminin ''kurulmuş olan'' gibi bir anlama geldiği çıkarılmaktadır. Yazmak fiiliyle yazıt sözcüğündekiki gibi aynı. Sonra Odin mesela! Od-İn Ã?n-Türkçe'de gökyüzünden inen ateş anlamına gelir. Büyük kudreti ve gücü anlatır. Birbaşka örnek: İsis !!! Ã?n-Türklerde İsis tanrı anlamına gelmekteydi. Mısır piramitleri ile gene Ã?n-Türk kültürü arasında çok kuvvetli bir bağ vardır. Zira şuan Ã?in sınırlarında yasaklanmış bir bölgede, Beyaz renkte ve 300 metre yüksekliğinde Ã?n-Türk piramitleri bulunmaktadır. Bir başka örnek; Orta-Asya(Türkistan) insanları ikiye ayrılır tarihte. As'lar ve Ok'lar Oklar zamanla (biz) Okuz ismine dönüşmüştür. Ve bilindiği gibi Ã?n-Türkçede k ile h harfi gırtlaktan aynı anda çıkar bu yüzden bazı dillere k bazı dillere g bazılarınaysa h olarak geçmiştir. şuanda ise Oguz olarak bilinmektedir.Gelelim As'lara As öntürkçede kuvvetli anlamına gelir. Aslanda buradan gelir. Ve ünlü Asur Uygarlığı As-Ur ''kuvvetliler tarafından kurulmuş olan'' anlamına gelmektedir. Bir başka çarpıcı örnek As-ia Asların ülkesi... Bunlar gibi ve bunlardan daha çarpıcı o kadar örnek ve kanıt varki hepsini burada anlatmak imkansız. Belki bu başlık için biraz farklı kaçan bir açıklama oldu fakat Fantastik-Edebiyat sevenlerin bunları okuyup bilinçlenmelerini istiyorum...

Son birşey söyleyeyim; tüm bu ortak mirasın kökeni benim ve daha birçoklarının inancına göre, Batık Kıta Mu'ya, diğer bir deyişle anavatanımıza dayanmaktadır...
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Post by Rhalazarn »

Elbette tüm insanlığın ortak bir yönü olacaktır. Tüm insanlığın henüz ayrılmamış bir dönemi olacaktır. Sonuçta bilim adamları da ırk farklılığının zamanla ortaya çıktığını söylüyorlar. Yani Zenci, Beyaz, Sarı hepsi sonuçta insan ırkının alt bölümleri. Ve elbette ortak noktaları olacaktır. Benim anlamadığım neden bunların Ã?n-Türk olduğu? Yani nasıl oluyor da tüm insanlık için ortak olan bir miras Türk adı içeriyor? Sonuçta hepimizin ortak noktasıysa, genel bir adı olması gerekir.

O İskandinavyadaki Göktürkçe yazıtları görmüştüm. Zannedersem onlar Macarlardan ya da Finlerden kalma. Ve evet eski İskandinav alfabesiyle Göktürk alfabesi çok benzer. Sebebi yakın coğrafya olsa gerek. Yani Avrupa Hunlarını kastediyorum. Ve birçok okunuş farklılıkları var. Zannedersem İskandinavlar bu Futhark alfabesini pek yazı için kullanmıyorlar genelde büyü için ama Türkler yazı için de kullanmışlar.
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Lugtarias
Forum Yöneticisi
Posts: 726
Joined: Wed Jun 13, 2007 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Lugtarias »

Rhalazarn wrote:Elbette tüm insanlığın ortak bir yönü olacaktır. Tüm insanlığın henüz ayrılmamış bir dönemi olacaktır. Sonuçta bilim adamları da ırk farklılığının zamanla ortaya çıktığını söylüyorlar. Yani Zenci, Beyaz, Sarı hepsi sonuçta insan ırkının alt bölümleri. Ve elbette ortak noktaları olacaktır. Benim anlamadığım neden bunların Ã?n-Türk olduğu? Yani nasıl oluyor da tüm insanlık için ortak olan bir miras Türk adı içeriyor? Sonuçta hepimizin ortak noktasıysa, genel bir adı olması gerekir.

O İskandinavyadaki Göktürkçe yazıtları görmüştüm. Zannedersem onlar Macarlardan ya da Finlerden kalma. Ve evet eski İskandinav alfabesiyle Göktürk alfabesi çok benzer. Sebebi yakın coğrafya olsa gerek. Yani Avrupa Hunlarını kastediyorum. Ve birçok okunuş farklılıkları var. Zannedersem İskandinavlar bu Futhark alfabesini pek yazı için kullanmıyorlar genelde büyü için ama Türkler yazı için de kullanmışlar.

İnsanlığın atalarının neden Ã?n-Türk'ler diye isimlendirildiğini elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım. Başlamadan önce söylemek isterim ki, bahsettiğim şeyleri kesinlikle körü körüne dayatıyormuşum gibi algılanmasın. Farklı düşünenler tabiki var. Hatta sayıları benim gibi düşünenlerden çok daha fazla. Birbirimizi dinlemek ve tartışmak hepimiz için faydalı olacaktır...


Ezoterik kaynaklara göre Mu'ya indirilen ilk Tek Tanrı'lı din Sirius Ã?ğretisidir. Büyük araştırmacı J.Churcward'ın ölü bir dil olan Naga-Maya diliyle Hindistan'da okuduğu Naakal tabletlerine göre, Atlantis kıtasında bu din yozlaşmış lakin Mu'da ise hala bozulmamıştı. Atlantis'li Osiriris, büyüdüğünde bilgisini derinleştirmek amacıyla Mu'ya gidip oradaki Naakal(rahip-bilgin) okullarında dini ve kozmik konularda öğrenim gördü. Orada üstadlaştıktan sonra anavatanındaki insanları aydınlatmak amacıyla Atlantis'e döndü. Tüm hayatını, halkını aydınlatmaya ve Sirius Ã?ğretisini yozlaşmış halinden kurtarmaya adadı. Halkın büyük sevgi ve saygıyla bağlandığı Osiris halkın ruhani lideri oldu. Kendisini Kral Uranos'un yerine geçirmek istedilersede o kabul etmedi ve sonra kardeşi tarafından katledildi. Ona bağlı inisiyeler, adının anılması için yaydıkları saf dine Osiris dini adını verdiler. Gelelim İsis’e… İsis mitolojide Osiris’in kız kardeşi ve eşidir, onun organlarını bir araya getiren bir ilahtır, Ezoterizmde ise Sirius ile örtüşür yani açıkçası Siriusyen Döngü’nün sembolize edilmiş halidir, dişi olarak sembolize edilmesinin sebebide anaç ruhlu, gözetici, kollayıcı olduğunun gösterilmek istenmesindendir. şimdi şuraya dönelim Mu ile Atlantis battığında kaçan, Hermes-Thot adlı bilge Mısır'a Osiris dinini getirdi lakin binlerce yıl içerisinde bu din yozlaştırıldı ve Osiris tanrılaştırıldı...

şuraya dikkat edelim! Sirius takım yıldızı gökyüzünde ‘’kurt’’ biçimindedir. Mısır mitolojisinde Anubis isimli ‘’dik kulaklı kara bir köpeğin’’ başına sahip tanrı, elinde bir terazi tutar, ölümden sonra onunla hesaplaşılır, iyilikler ve kötülükler tartılır... Türk Mitolojisinde ‘’Kurt’’un çok önemli bir yeri vardır. Tanrının yeryüzünde bedene bürünmüş hali olduğu söylenir!! Afrikalı Dogonlar,şu anki bilim adamlarının yeni yeni elde ettiği astronomik bilgileri atalaramızdan kaldı diyerek bilen bu ilkel kabile, Sirius yıldızına tapar ve sembolünün ‘’Kurt’’ olduğuna inanırlar ve teleskopsuz meleskopsuz sembolünün ‘’Kurt’’ olduğunu bilirler .Asteklerde, Mayalarda, Sümerlerde, Asurlarda bunlara benzer birçok çarpıcı rastlantı görebiliriz….


Bir bağlantı daha: Mu kıtasının dininde Sirius, güneşin ardındaki güneş olarak tanımlanmaktaydı ve Mu’nun imparatorluk arması, yazıtlardaki betimlemelere göre, güneş sembolleri içermekteydi ve tasfir edilen bu sembollerin aynıları, bütün Antik Amerika uygarlıklarında mevcuttur.


Bütün bunların ışığında, tüm dünyaya yayılmış Siriüsyen bir kültürün varlığı şüphesizdir. Ve bu kültüre göre Tanrı’nın sembolü Kurt’tur. Atalarımız kurdu bu yüzden kutsal saymışlardır.

Dünyaya Mu ile Atlantis’ten yayılan insanlığın kullandığı dil, inşa ettikleri yapılar, alfabeleri ve rünleri, destanları… Kısacası her şeyleri birbirine çok benzemektedir. Aradaki az farklılıkların nedeni ise binyıllar içerisinde farklı coğrafyalardaki kardeş halkların tradisyonlarının farklılaşmasıdır. Ã?rnek verelim; Odysea destanı ile Oğuz Kağan destanındaki tepegöz olayı neredeyse aynıdır. Mısırdaki Ra (Yozlaşmış ismi güneş tanrısı, aslı ise Ra-Mu’dur. Güneş(tanrı) tarafından, Mu kıtasına atanan kral anlamındadır) kültürü neredeyse aynı halde Mayalardada bulunmaktadır. Arap, Latin, İbrani alfabelerinin aynı yere dayanışı, Mısır’da Amerika’da ve Orta-Asya’da görülen piramitler…

Varış noktasına geliyoruz: Tüm bu kültür neden Ã?n-Türk kültürü olarak adlandırıldı???

Bunu şu yüzdendir diye kestirip atmak yanlış olur. Ama en büyük sebepleri şunlardır: Mu ile Atlantis göçlerinin en büyük kolu olan atalarımız, Asya’ya gelip binyıllar içerisinde biyolojik ve ruhsal değişimler sonucu kardeş uygarlıklarından farklı bir kimliğe bürünmüşlerdir. Bize M.Ã?.200 lerde başladı diye öğretilen Avrupaya akınlar ise taa o dönemlerde başlamıştır. Bunun sonucu İskandinavlar, Keltler oluşmuştur. O kültürlerin hepsinde Mu ile Atlantis’in en büyük kolunun etkisi gözükür. O koldan birçok grup Mezopotamya’ya Anadolu’ya göç etmiştir bunun sonucu ise Anadolu Mezopotamya uygarlıklarının temelleri atılmıştır. Tüm bu kültürlerin dibinde aynı izler gözükür. Peki neden bu kültürün ismi Ã?n-Türk kültürü.

Asya’ya ulaşan büyük kol Türk ismini almıştır arkadaşlar. Kimileri bunun, Nuh’un tufandan kurtulması(Atlantis ile Mu’nun batışı) sonucu oğullarına bölüştürdüğü topraklarının bir kısmını Türk isimli oğluna vermesiyle sembolize edildiğini söyler. Kimileriyse zaman içinde kendilerine verdikleri ismin Türk olduğuna inanırlar… Fakat neden ‘’Türk’’ bunu inanın bende bilmiyorum… Neden 4 harfli başka bir sözcük değilde neden Türk bunu bende bilmiyorum… Fakat Sirius öğretisine göre her şeyin olmuş olan,var olan herşeyin bir nedeni vardır…
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Post by Rhalazarn »

İskandinavlar ve Keltler... Ancak İskandinavlar M.Ã?. 200 lü yıllarda göç etmediler ki, arkeolojik kazılar sonucu ispatlanan bir şey bu. Vikingler ilk asrın ikinci yarısında Azerbaycan'dan İskandinavya'ya göç ettiler. Merak edenler google a Thor Heyerdahl yazıp öğrenebilirler.

Ancak tarihin daha eski bir zamanında onlar da Orta Asya'daydı. Yine de Türk değillerdi. Yani Orta Asya nüfusunun çoğunun Türk olması, hepsinin Türk olduğunu da göstermez, diğer kültürlerin Türk kültüründen etkilendiğini de. Ayrıca Arap, Latin ve İbrani alfabelerinin aynı kökenden geldiği doğru ve sebebi de açıkça biliniyor, Fenikeliler. Yunanlılar Fenikelilerin alfabesini geliştirerek Latin alfabesini keşfettiler hepsi bu.

Ayrıca tüm insanlığın mitolojisi ortak ya da hepsi benzer değildir. Hepsinde ortak noktalar vardır elbette ancak bu sadece hepimizde olan insansı bir psikolojinin anne-baba arayan yönünden kaynaklanır. Genel olarak baktığımızda, dil aileleri, ırkları farklı olan milletlerin mitolojileri de farklıdır. şöyle söyleyelim; Hint-Avrupa dili konuşan insanların mitolojisi Hint-Avrupa mitolojisidir. Misal olarak Ruslar, İranlılar ve Norveçliler. Biri Slav, biri Iranian ve diğeri German kollarından olsa da hepsi de Ari ırka mensuplar. Dilleri yine aynı şekilde hepsininki Hint-Avrupa kökenli. şimdi de mitolojilerine bakalım:

Simurgla(Slavic)-Simürg(Iranian)
Ogni(Slavic)-Agni(Hint)-Ignis(Roman)-Athar ya da Asha(Iranian)
Dyaus(Hint)-Deus(Latin)-Zeus(Yunan)-Tiwaz(Germanic)-Tawus(Kurdic)
Thor(Germanic)-Tarhun(Hurrian-Hittitian)-Perun(Slavic)-Indra(Hint)-Andra(Iranian) (Indra'nın diğer adı Perkunos'a oldukça benziyor.)
Svarog(Slavic)-Uranos(Yunan)-Ormuzd(Iranian)-Varuna(Hint)
Dionysos(Yunan)-Homa(Iranian)-Soma(Hint)

İsimleri benzer buldunuz mu? Bulduysanız tek sebebi ortak ırksal kökenleri ve Hint-Avrupa mitolojisidir. Ancak kimse bunların Türkçe birebir karşılığını veremez. Ã?ünkü Türkler Ural-Altay milletleriyle akrabadır. Bu durumda dilleri de, mitolojileri de onlarınkine benzer.

Ya da Araplar. Araplarınkiyle Perslerin mitolojisi arasında da hiçbir bağ bulamazsınız. Ã?ünkü kan olarak da birbirlerinden çok farklıdırlar. (Her ne kadar şu anda Araplar tarafından asimile tehlikesiyle karşı karşıya olsalar da.)

Sadece isim benzerliği de değildir hani. Genel olarak bütün Arilerin mitleri benzer. Persler de, Yunanlılar da savaşta düşmana uğursuzluk getirmesi için atlarının başını düşman orduya çevirirler. İkisinin de fal bakma yöntemleri aynıdır. Germenlerde de, Perslerde de ölüme gülerek giden karakterler ön plandadır. Bu mitolojilerde sadece ufak farklılıklar vardır. Ancak Türk Mitolojisi'yle bunlar arasındaki benzerlik de bir o kadar ufaktır.

Kurta gelelim. Evet, Türk mitolojisinde kurt büyük bir yer tutar. Birçok mitolojide olduğu gibi. Kurtu kutsal sayan sadece Türkler değildir ve eğer birçok kavim kurdu kutsal sayıyorsa, bu da onların bunu Türklerden aldığını göstermez. Ancak gerçek olan birşey de vardır ki Amerika yerlilerinin bir bölümü öz be öz Türktürler. Dilleri de Türkçeye oldukça benzer.

Ama mesela sıklıkla iddia edilen bir diğer şey Etrüsklerin Türk olduğudur ki buna pek de inanasım gelmiyor. Etrüsklerin genetik olarak Anadolulularla aynı geni taşıdığı ispatlanmış, ancak Anadoluya Türkler çok geç geldiler. Evet Haluk Tarcan 15 bin yıldır burada Türklerin olduğunu iddia ediyor ama aynı kişilik Kürtlerin de Türk olduğunu iddia ediyor. Oysa Kürtlerin hem genetik hem de dil yapısı bakımından İranlılarla aynı köklere sahip olduğu bilinmekle beraber, günümüz Türkiyesinin nüfusunun sadece %9 unun orjinal Orta Asya Türk genine sahip olduğu ispatlandı. Bu durumda Etrüskler Anadolulu olsalardı bile, Türk olmayacaklardı. Gerçi Arkeologlar tarafından Hint-Avrupa dili konuşmadıkları belirlendi, bu sebeple Kürt falan da olamazlar ki zaten hiç ihtimal vermemiştim, ancak Ã?erkes falan olabileceklerine yani Kafkas kökenli olabileceklerine ihtimal veriyorum. Yine de Etrüsklerin Türk olma ihtimallerini tamamen yadırgadığım söylenemez. Bundan emin değilim.

Başka bir kavmi ele alalım. Yine sıklıkla Türk olduğu iddia edilen Sarmatlar var ama onların da İran kökenli olduğu tüm dünya arkeologları tarafından biliniyor.

şunu demek istiyorum: Ã?ğrenilen bir şey tek bir kaynağa bağlanmamalı ve yine hiçbir şekilde emin konuşulmamalı.

Not: Bu da dahil her genelleme yanlıştır. -Friedrich Nietzsche

Ayrıca hala neden Ã?n-Türk denildiğini anlayamadım. Ve şu Sirius öğretisi... Neden insanlarda çoktanrılı inançları hep tektanrıcılığın yanlış yorumu biçiminde anlama duygusu var zamanımızda? Tam tersi olmasın sakın?

"Gerçek, benim ölümüm bundan olacak, eşekleri esrik gördükçe, gece bekçilerinin Tanrıdan kuşkulandıklarını işittikçe katılasıya gülmekten.

Bütün bu kuşkuların çağı çoktan geçmedi mi? Böyle eski, uyuklayan, ışıktan çekinen şeyleri artık kim uyandırabilir ki!

Eski Tanrıların sonu çoktan geldi: Güzel, sevinçli, tanrıca bir son doğrusu!

Bir alacakaranlık içre son bulmalıdır, insanların uydurmasıdır o! Tersine: Bir zamanlar güle güle öldürdüler kendilerini!

Bu, bir tanrının ağzından en tanrıya aykırı söz çıktığı zaman oldu, o söz şudur: 'Bir tek tanrı vardır! Benden başka tanrın olmayacaktır!'

Yaşlı, kabasakal, kıskanç bir tanrı böyle unuttu kendini:

Derken, bütün tanrılar gülüştüler,tahtlarında sallandılar ve bağırıştılar: 'Tanrının değil, tanrıların olması, tanrılığın ta kendisi değil midir?'

-Kulağı olan işitsin!"

(Son bölüm Nietzsche'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt'ünden alıntıdır :D Nietzscheciliğim tuttu yine.)
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest