Uzun zaman geçti,han yine yalnız kalmıştı ancak ona dostluk eden biri vardı 27 senedir kendisini yalnız bırakmayan bir dostu vardı. meşhur hancı hetrik.
tütün ve alkol kokusu içmeden sarhoş ediyordu cüceyi,sönmekte olan şömine ateşinin karşısına geçmiş derin derin içine çekiyordu piposunu.
kömürleşemekte olan odunların çıtırtı sesi doldurmuşltu koca hanı.
"hey Fills çek bir sandalye"dedi cüce ciğerlerini yavaşça boşaltırken.fills cücelerin sahip olduğu işitme duyularının gerçekten fevkelade olduğunu biliyordu.karanlığın içinden bir hayalet gibi süzülen genç adam sessizce efkarlanmış cücenin yanıbaşına oturdu.
"bugün anlatmak istedğin birşeyler vardı sanırım"dedi hetrik ateşin verdiği kızılımsı görüntüyle yüz hatları belli belirsiz ortaya çıkıyordu,fills bütün gece başından geçen yaşadığı o kabus dolu hikayesini anlatıyordu,kendinden bezmiş cüce o herzamanki heyecanla genç adamı dinliyordu.
fills bulmuş olduğu kristali cüceye gösterirken hetrik in hızlanan kalp atışlarını hissedebiliyordu"herikulade"dedi cüce.
parmak uclarını taşın üzerinde gezdirirken isteksizce kristali avucunun içine gömüp
geri çeken fills"bu normal bir taş değil,sahip olduğu aura enerjisi mükemmel"taşı ejderha derisi kesesine geri koydu "onu ne yapmayı düşünüyorsun" dedi cüce heyecanlanarak.
"belki kadim bir büyücünün faydası dokunabilir"diye karşılık verdi genç adam..
"hahah neyse hazır seni bulumşken maceranın devamını anlat istersen"dedi cüce.
bu konuda pek isteksiz görünen fills hatıralarını gözleriyle arıyor gibiydi"evet şimdi hatırladım,çölde geçen amansız iki günden sonra yorgun düşmüş ve bayılmıştım.
tekrar kendime geldiğimde güzel bir koku eşlik etti bana.
gözlerimi araladıımda kendimi dört bir tarafı iksirlerle çevrili geniş bir odada buldum.
üzerimde ipekten örülmüş yeni giysiler vardı öyle bir huzurluydum ki bunu sana anlatamam hetrik.
ilk dikkatimi çeken şey kusursuz bir düzene sahip olan kitaplıklardı ve ardından herbiri çeşitli renklerden oluşan karışımları cam şişeleri aydınlatıyordu odayı tıpkı bir gaz lambası gibi.
hayran gözlerle etrafı izlerken odanın çeşitli süslemelerle işlenmiş olan kapısı yavaşça aralandı içimi tarif edilemez bir korku sarmıştı ancak tam aksine içimi aydınlatan bir gülümseyişle ve ruhumu temizleyen bir ses ile kendime gelmiştim.
heran ağlayacakmış gibi duran gözlerle "kendini nasıl hissediyuorsun oğlum"diyerek saçlarımı okşuyordu yaşlı adam.
cüce yorgun ruhuyla fills i dikkatlice dinliyordu,genç adam anatmaya devam etti "konuşamadım evet konuşamadım" bana nasıl rastladığını ve uykumda sayıkladığım isimleri anlattı.ölümcül lient çölünde ne aradığımı sordu ancakona ailemden kaçtığımı ve hayalerimin peşinden koştuğumu söyliyemedim,birden seni anlıyorum evlat"dedi samimi bakışlarıyla "bedeninde bir savaşçı ruhu var"diyerek beni şaşırtan ilk sözünü söylemiş oldu"eğer bu çölü tek başına geçmeyi göze aldıysan eminim amacına uaşacaksın çocuğum"dedi gizem dolu bir edayla.
adeta düşüncelerimi okuyor gibiydi ve içtenlikle amacımı destekliyordu "siz kimsiniz"diyebildim sadece şakınlık denizinden çıkmış bir balık gibiydim..
fills o anda hanın sıcak havasını bastıran soğuk havayı sezdi "sanırım bi misafirimiz var"diyerek hanın kapısına yöneldi. büyücünün az önceki halinden eser yoktu birden sandalyesinden fırlyan adam kendisine "katil"diye bağıran çocuğu izliyordu.
BİLİNMEYEN KÖTÖLÖK
- hellscream666
- Kullanıcı

- Posts: 83
- Joined: Sun Jan 21, 2007 10:00 am
- Contact:
- hellscream666
- Kullanıcı

- Posts: 83
- Joined: Sun Jan 21, 2007 10:00 am
- Contact:
çocuk acı ve nefretten yoğrulan bir yüz ifadesiyle titrreyen parmaklarının arasında duran bıçağı büyücüğe doğrulttu diğer eliyle daha fazla acı taşıyamayan kan kırmızısı gözlerinden akan yaşları siliyordu.
büyücü aniden yere kapaklandı kasabada hissettiği baş ağrısı tekrar başlamıştı ve yavaşça bütün görüş açısı karardı göz kapakları ağırlaşıyorve işitme gücünü kaybediyordu kendi sesini bile duyamaz hale gelmişti.
karanlığın yerini güneş vedenizin buluştuğu sessiz bir kıyı aldı.
gerçek dünyadan bütün bağlantısı kesilen fills ucu bucağı görünmeyen denizi izlemekte olan çok güzel bir elf kızı gördü.
altın sarısı saçları esen tatlı rüzgarın etkisiyle dalgalanıyor bembeyaz ipekten giysisi ile ölümsüz elf diyarına has bir görünüm sağlıyordu.
fills bunu tamamen bir hayal ürünü olduğunu biliyordu fakat böylesini ne görmüş nede duymuştu.
gördüğü rüya gerçk ile ayırt edilemezdi çıplak ayaklarına hoş bir his veren sıcak kumu bile hisedebiliyordu.
yavaş adımlarla elfe doğru ilerlemeye başladı
ona yaklaştıkça mükemmel bir kokunun kendisine eşlik ettiğini hissetti.
"hoşgeldin" dedi elf kızı ciddi bir ifadeyle,hala rüzgarla dans eden dalgaları izliyor ve narin elleriyle dağılan altın sarısı saçlarını düzeltiyordu.
"tenesa"dedi adam kızın güzel mavi gözlerine bakarak.
üzgün bir ifadeyle başını eğen fills,elf kızının duygu yüklü sesiyle söylediği şarkının etkisinde kalmıştı "yapamadım"dedi genç adam"yapamadım"omuzunda kızın elini hisseden fills hafifçe başını kaldırdı .
ancak artık karşlısında o hayalleri süsleyen güzel elf kızı yoktu gözlerinden kan damlayan simsiyah bir yüze bakıyordu büyücü "neden"diye bağırdı kız fills ın yakasına yapışarak.
kumsal geniş bir mezarlığadönüştü.güneş o herzzaman korktuğu kara bulutların ardına saklandı"beni burada terkettin lanet olsun sana lanet olsun birlikte yaşadığımız herşeye"fills korku ve acının verdiği bir hisle hiçbirşey söyleyemeden donuk gözlerle olanları izliyordu..
birden herşey karardı
büyücü aniden yere kapaklandı kasabada hissettiği baş ağrısı tekrar başlamıştı ve yavaşça bütün görüş açısı karardı göz kapakları ağırlaşıyorve işitme gücünü kaybediyordu kendi sesini bile duyamaz hale gelmişti.
karanlığın yerini güneş vedenizin buluştuğu sessiz bir kıyı aldı.
gerçek dünyadan bütün bağlantısı kesilen fills ucu bucağı görünmeyen denizi izlemekte olan çok güzel bir elf kızı gördü.
altın sarısı saçları esen tatlı rüzgarın etkisiyle dalgalanıyor bembeyaz ipekten giysisi ile ölümsüz elf diyarına has bir görünüm sağlıyordu.
fills bunu tamamen bir hayal ürünü olduğunu biliyordu fakat böylesini ne görmüş nede duymuştu.
gördüğü rüya gerçk ile ayırt edilemezdi çıplak ayaklarına hoş bir his veren sıcak kumu bile hisedebiliyordu.
yavaş adımlarla elfe doğru ilerlemeye başladı
ona yaklaştıkça mükemmel bir kokunun kendisine eşlik ettiğini hissetti.
"hoşgeldin" dedi elf kızı ciddi bir ifadeyle,hala rüzgarla dans eden dalgaları izliyor ve narin elleriyle dağılan altın sarısı saçlarını düzeltiyordu.
"tenesa"dedi adam kızın güzel mavi gözlerine bakarak.
üzgün bir ifadeyle başını eğen fills,elf kızının duygu yüklü sesiyle söylediği şarkının etkisinde kalmıştı "yapamadım"dedi genç adam"yapamadım"omuzunda kızın elini hisseden fills hafifçe başını kaldırdı .
ancak artık karşlısında o hayalleri süsleyen güzel elf kızı yoktu gözlerinden kan damlayan simsiyah bir yüze bakıyordu büyücü "neden"diye bağırdı kız fills ın yakasına yapışarak.
kumsal geniş bir mezarlığadönüştü.güneş o herzzaman korktuğu kara bulutların ardına saklandı"beni burada terkettin lanet olsun sana lanet olsun birlikte yaşadığımız herşeye"fills korku ve acının verdiği bir hisle hiçbirşey söyleyemeden donuk gözlerle olanları izliyordu..
birden herşey karardı
Karanlığa küfredeceğine bir mum yak...
- hellscream666
- Kullanıcı

- Posts: 83
- Joined: Sun Jan 21, 2007 10:00 am
- Contact:
Kendine gelen fills buhulu bir camdan bakıyormuş gibiydi anlam veremediği şekilsiz şeyler görüyordu.
nihayet birşeyler duymaya başladı bu ses kendisini sarsmakta olan cüceye aitti"hetrik"dedi büyücü titrek sesiyle.
"odin adına ne oluyor sana böylei biraz önce kalbin bile durmuştu kaskatı kesilmiştin ölüden farkın yoktu"diyerek yere kapaklanan büyücüğü doğrultmaya çalışıyordu hetrik.
gözleri kan çanağına dönen fills terlemiş elleriyle göz yaşlarını siliyor diğer yandan ise dert yakınıyordu"ne yaptım ben tenesayı o halde nasıl bıraktım lanet olsun ban"sesi öyle yüksek ve kızgın çıkıyordu ki hetrik bir anlığına geri sendeledi.
kısa süren bi nöbetten sonra han yine sessizliğin esiri olmuştu"umarım tanrılar seni yalnız bırakmaz aziz dostum"diyerek sakinleşen fills in üzerine kalın bir battaniye örttü cüce hetrik..
neredeyse sabah olacaktı ancak iki gündür uykusuz kalan cüce rahat bir şekilde uyuymamıştı yine.bütün gece büyücünün yanıbaşıonda durmuştu.
derin bir esnemeyle uyanan fills kaşısınd uyku sarhoşu olan cücenin donuk gözlerine bakıyordu.
fills daha önce kendini hiç bukadar ağır hissetmemiştiigece olanları yarım yamalak hatırloıyabiliyordu hatırlamakta istermiyordu zaten.
aniden üst kattan gelen bağırışlara kulak astı şaşkınlıka"bu aksan.bu dil temeroyen diyarına ait"dedi genç adam alelacele tukarı çıkarken.
"sanırım hetrik barbnarlara bile oda veriyor "diye düşündü.
odanın kapısına yetişen fills tamda kapıyı tıklatmak için elini uzatmıştı ki kapı büyük bir gürültüylr açıldı..
kendisine sinirli bir suratla bakan barbarın ne söyleyeceğini tahmin etmiş gibiydi"adetmi kapı dinlmek sizin burda"diyerek eliyle büyücüğü yavaşça yolundan çekti.
iri adımlarla ilerleyen barbar kendi dilinde söylenerek aşağıya indi.
fills yüzünü odaya çevirdi tartışma hala devam ediyor gibiydi genç barbar kendisinden yaşça büyük yaşlı bozkırlıya son sözünü söyledikten sonra hemones"raahatsızlık için özür dileriz"dedi.
fills ile yüzyüze gelmemeye çalışlıyordu"siz fırtına sırasında karşılaştığım insanlar olmalısınız<"diyerek içeri süzüldü genç adam..
nihayet birşeyler duymaya başladı bu ses kendisini sarsmakta olan cüceye aitti"hetrik"dedi büyücü titrek sesiyle.
"odin adına ne oluyor sana böylei biraz önce kalbin bile durmuştu kaskatı kesilmiştin ölüden farkın yoktu"diyerek yere kapaklanan büyücüğü doğrultmaya çalışıyordu hetrik.
gözleri kan çanağına dönen fills terlemiş elleriyle göz yaşlarını siliyor diğer yandan ise dert yakınıyordu"ne yaptım ben tenesayı o halde nasıl bıraktım lanet olsun ban"sesi öyle yüksek ve kızgın çıkıyordu ki hetrik bir anlığına geri sendeledi.
kısa süren bi nöbetten sonra han yine sessizliğin esiri olmuştu"umarım tanrılar seni yalnız bırakmaz aziz dostum"diyerek sakinleşen fills in üzerine kalın bir battaniye örttü cüce hetrik..
neredeyse sabah olacaktı ancak iki gündür uykusuz kalan cüce rahat bir şekilde uyuymamıştı yine.bütün gece büyücünün yanıbaşıonda durmuştu.
derin bir esnemeyle uyanan fills kaşısınd uyku sarhoşu olan cücenin donuk gözlerine bakıyordu.
fills daha önce kendini hiç bukadar ağır hissetmemiştiigece olanları yarım yamalak hatırloıyabiliyordu hatırlamakta istermiyordu zaten.
aniden üst kattan gelen bağırışlara kulak astı şaşkınlıka"bu aksan.bu dil temeroyen diyarına ait"dedi genç adam alelacele tukarı çıkarken.
"sanırım hetrik barbnarlara bile oda veriyor "diye düşündü.
odanın kapısına yetişen fills tamda kapıyı tıklatmak için elini uzatmıştı ki kapı büyük bir gürültüylr açıldı..
kendisine sinirli bir suratla bakan barbarın ne söyleyeceğini tahmin etmiş gibiydi"adetmi kapı dinlmek sizin burda"diyerek eliyle büyücüğü yavaşça yolundan çekti.
iri adımlarla ilerleyen barbar kendi dilinde söylenerek aşağıya indi.
fills yüzünü odaya çevirdi tartışma hala devam ediyor gibiydi genç barbar kendisinden yaşça büyük yaşlı bozkırlıya son sözünü söyledikten sonra hemones"raahatsızlık için özür dileriz"dedi.
fills ile yüzyüze gelmemeye çalışlıyordu"siz fırtına sırasında karşılaştığım insanlar olmalısınız<"diyerek içeri süzüldü genç adam..
Karanlığa küfredeceğine bir mum yak...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests