Gaara, büyüden kastımız dünyeviyattır. Sonsuz Gökten değil, madde ile sonlu yerden meded ummaktır. Zaten büyünün semavi dinlerce günah(yük) sayılmasının aslıca sebebi de budur. Tabi bunlar hep yorumlara dayalı inançlar. İnanacaksınız demiyorum. Lakin,
Dua insanın zihnini ya da diğer bir deyişle ruhunu hadi bi de tabiri caiz ise algısını, sonsuzluğa yani Göğe çevirmesi, sonsuz olandan dilemesi ondan beklemesi demektir. Büyü de ise, çocuksu bir üslupla anlatacak olursak, ters döndürülmüş kaşıktan aşıkları küstürmesi yanan resimden resimdeki garibin gönlüne ateş düşürmesi umulur. Bir nevi şirk koşmak da denebilir bu meseleye. Ã?ünkü burda kişi arzusunu isteğini mededini Gökten(sonsuzluk) değil yerden(madde ile sınırlı) dilemesidir. Yani algısını farklı bir tarafa çevirmesi. Çok basitçe bakınız tekrar ediyorum çok basitçe, semavi dinlerin büyüye günah demesinin sebebi budur.
Sonra da yine mağara adamı çağlarına flashback yapacak olursak. Bir mağaranın içlerine doğru gidilip gidilip en sonunda çok deriin bir oyuk bulmuşlar. Oyuğun el ile yapıldığına kanaat kılmışlar. Dibinden ceset tavanından binbir çeşit resim çıkmış bu kuyunun. Dibi mezar, tavanı uyanmasınlar diye çizilmiş muska sanmışlar. Sonra cesetlere bir bakmışlar ki bunların her biri aynı şekilde öldürülmüş. Ve pozisyonlarından anlaşıldığı üzre (nasıl anlıyorlarsa bu kadar şeyi de :p) dipteki iken hala canlılarmış. Buranın eski insanların tanrılarına kurban verdikleri bir sunak olduğuna kanaat kılmışlar. Çizimlerden anlaşıldığı kadarı ile devir yine mağara duvarına av hayvanı çizilen devir..
Ama yaptıkları sapıkça bir katliam mıydı yoksam amacına hizmet eder canilik mi bilemem.
---------------------------------------------------------------------------------------
Gabriell-The-Sorcerer wrote:Bir rahip tanrıya dua ederdi,shaman ruhlara.Hiç birisi bir sorcerer gibi içindeki güçle bunu yaptığını düşünmezdi.Bunun nerede ve ne zaman değiştiğini bilmiyorum ama benim fikrim bireyselliğin güçlenmesinden sonra olması yönünde.
Denir ki "Adem ilk insandır ve lakin Adem ilk insan değildir"
Arapça da kelimelerin civa gibi ordan oraya ordan oraya yıvışmasından ötürüdür, bunun da pek çok farklı açıklaması var. Ama bir tanesi ve kendime yakın bulduğum diyor ki,
İnsan. "ins" kökünden gelir. Yaklaşmak demektir. Adem böle biyolojik canlıyı tarif ettiğimiz anlamı ile ilk insan değilidir. Kendince bir toplumu, bir sosyal hayatı vardır. Ama adem kendi özüne ilk yaklaşan, Gabrell in dediği farkındalığı ilk yakalayan ya da yakalaması için seçilmiş olandır. Yani Adem'e kadar, insanlık duasının kendi dışında yüksek bir güç tarafından gerçekleştirildiğine inanırdı, Adem ise bunu yapanın bizzat kendisi olduğunu bütün meselenin insanın özünde bittiğini farketmiş olandı.
Yani sanırım benim için, sorunun cevabı bu iş ademde değişmiştir. Zamanı ise men özümde bilmirem ay balam
Birleştirildi Yılmax...
Hani eski bir resme bakarken hani yılları sayar da insan hani gözleri dolar ya birden.. İşte öyle bir şey..