Yarından Önce, Bugünden Sonra...

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
Post Reply
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Yarından Önce, Bugünden Sonra...

Post by Artemis Entreri »

"Ne yazık ki efendim, krallığımız köyünüze daha fazla yardım yapamaz. Bundan sonra kendi başınızın çaresine bakmalısınız."

Köyün Lordu Cihan, sakin olmaya çalışıyordu. Krallığın yaptığı son yardıma, 3 araba dolusu zırh, silah ve tahıl a baktı.

"Yalnızca 8 savaşçımız var, kral bunu biliyor mu?" diye sordu Cihan, elçiye.

Elçi iki kaşını da havaya kaldırdı. "Hayır 9." dedi. Bu sırada arabaların birinden bir savaşçı çıktı dışarıya. Cihandan biraz kısaydı. Sağlam bir vücudu, uzun kumral saçları vardı. Endamlı duruşu, mavi gözleriyle çok yakışıklı bir adamdı. Yüzündeki yara izlerinden de tecrübeli biri olduğu anlaşılıyordu. Lordun yanına yaklaşıp selam verdi.

"Kendimi tanıtmama izin verin. Ben Helber'in 3.oğlu Ufuk. Sizin hakkınızda çok şey duydum. Emrinizdeyim lordum."

Elçi sırıtarak arkasını döndü ve arabaları boşaltmaya başladı.
Been there. Seen that. Got the scars.
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...
Contact:

Post by Dreamscape »

Lord Cihan dehşete kapılmış bir halde donup kalmıştı oracıkta.

Demek kadim dostu Helber'in yakışıklı ve bir o kadarda savaş yeteneği olan oğlu Ufuk buydu.

Savaş daha da renklenecekti.

Ufuk genç bir delikanlıydı.Babası gibi adeleli bir vucuda sahipti.Ama Lord Cihan ona baktığında daha fazlasını görmüştü bu çocukta babasından farklı bir yan vardı...
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Gözcülerden biri koşarak Cihanın yanına geldi. Terden sırılsıklam
yüzü ve koşmaktan nefes nefese kalmış bir şekilde mesajını bildirdi.

"Lordum..." Nefes aldı, tıkanmış göğsünü tuttu.
"Lordum Cihan... Orklar... Yüzlercesi..."
Cihanın bir anda gözleri açıldı. Adamın yakasına yapıştı.
"Söyle bana Elembar, ne kadar mesafedeler?"
"3 saat lordum." Gözcü başını salladı." 3 saatten fazla değil..."
Been there. Seen that. Got the scars.
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...
Contact:

Post by Dreamscape »

Cihan hızlı bir şekilde çevresinde olup bitenleri tarttı.Yüzlerce ork'a dayanmak gibi bir hayali olamazdı.

Köy zaten yeteri kadar harap olmuştu daha fazlasını kaldıracak gücü yoktu.

Birden Lord Cihan bağırmaya başladı;
"Orklar!Mevzilerinizi terk edin direnişimizi Ylaner dağlarında sürdürücez."

Aslında tüm bu söylediklerine Lord Cihanda inanamamıştı ama tek çare buydu.Ya burada kalıp birer birer öleceklerdi yada Ylaner dağlarına kaçıp oradaki barbarla direnişe devam edeceklerdi.

Birden araya Ufuk girdi;
"Efendim siz 8 adamla birlikte kaçın" tiz bir ıslık çaldı ve gölgelerin arasından 20 ye yakın elf okçu çıktı."ben adamlarımla birlikte onları oyalarım"

İlk başta lord Cihana mantıklı gelsede hemen vazgeçti,her ne kadar Helber'in oğluda olsa onu henüz tanımıyordu ve ona güvenemezdi.
"Hayır sizlerde bizimle geleceksiniz."
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Yalnız elfler böyle bir emire uymayı reddettiler.
"Sen işine bak, biz de kendi işimize efendi." dedi bir tanesi.

Ufuk Lordun yanına gelip kulağına fısıldadı.
"Efendim, bu adamlar işlerini bilirler. Orklar yanımıza yaklaşamıyacaklar, emin olabilirsiniz." diyerek ikna etmeye çalıştı.

Otoriter Cihan, emirlerine karşı gelinmesine alışkın olmadığından, kızgınlıkla Ufuğa şöyle söyledi. "Baban sana nasıl davranır bilemem ama evlat, sözler benim ağzımdan bir kere çıkar. Ya emirlere sürekli uyarsın, ya da hiç uymazsın. Seçim senin, biz ayrılıyoruz."

Atlar hazırlandı, yiyecekler zulalandı ve harekete geçtiler.
Ufuk ve elf okçular, köye sanki hala buradalarmış görünümü kazandırarak, yakınlardaki ağaçlara saklandılar. Orkların gelişini beklemeye başladılar.
Been there. Seen that. Got the scars.
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...
Contact:

Post by Dreamscape »

Orkların vahşi ayaklarının yarattığı gürültüyü elf okçularının lideri Kosliun duyduğunda orkların çok uzakta olmadığını anladı.

Ağaçlardakilerin duyabileceği bir sesle "Yüzlercesi ha hiçte fena değil" dedi.Ufuk ona sakin bir gülümsemeyle yanıt verdi.Diğer elf okçularda gülümsedi

Ufuk'un yapısı tamda kılıç kullanmak içindi.Adeleli bir vucuda sahipti.Zaten yanındaki kılıçtanda bu anlaşılıyordu.Sanki uzun yıllardır bu işin ustası olmuş gibi bir havası vardı.Nitekim öyleydide babasından çok şeyler öğrenmişti.Gerek kılıç oyununda gerekse hayatın acımasız oyunu hakkında.

Elf okçular Kosliun u bekliyorlardı.Kosliun un ıslık sesini.İlk ıslık sesi demek artık hazır durumda sessiz bir biçimde bekleyin demekti.Elflerin en iyi yaptığı şey yani..

Sessiz ve umutsuz bekleyişin ardından ilk ıslık sesi duyuldu.Kosliun sonunda dikkat etmeleri gerektiğini onlara söylemiş oldu.Ağacın üstüne tırmandı.Kendine güzel bir yer seçti ve gelecek ilk orku vurma umuduyla bekledi...Tıpkı yanındaki dostu Ufuk gibi...
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Orklar köyün yakınlarına, elflerin görüş alanından biraz uzağa gelince durdular. Savaş kıyafetleri içinde yüzü gözükmeyen kumandanları elini havaya kaldırarak peşinde takip eden yüzlerce orku durdurdu. Ã?nce havayı kokladı maskesi altından. Sonra eğilerek yerdeki toprakla oynadı. Gülümsedi. Elflerin duyamayıp göremiyeceği kadar uzak mesafedeydi. "Elfler..." diye mırıldandı ve en yakınındaki orka emir verdi.

"Tüm ağaçları ateşe verin."
Been there. Seen that. Got the scars.
shalafi666
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 25
Joined: Sat Jan 13, 2007 10:00 am
Contact:

cüce

Post by shalafi666 »

geniş omuzlu hırçın görünüşlü ork emirleri iletmek için okçu birliklerinin olduğu yana doğru hantal bir koşu tutturdu.

ormanın hemen yanındaki kayalık araziye mevzilenmiş 20 okçunun bulunduğu tepeye yaklaşırken,sessiz bir şekilde saklanıyor olması gereken goblin okçularının çığlıkları ve kırılan çatırdayan kemiklerinin sesleri ile afalladı.

tepeye ulaştığında karşılaştığı manzara karşısında şok olarak bir an hiçbirşeye anlam veremedi.goblin okçuların yarısı yerde parçalanmış ölü yatıyor diğer yarı ise ortalıkda kaçışıyor fırtına gibi aralarına dalmış elinde boyundan büyük bir çift ağızlı balta ile kısa mesafeden ok atmaya çalışan goblinleri hasat festivalindeymişcesine biçen kızıl saçlı cücenin elinde birer birer düşüyorlardı.

bir an cüceye meydan okumakla dönüp komutanına rapor vermek arasında bocaladı torak.o bocalama anıda hayatına mal olmuş çıplak tepenin üzerinde elf okçularının keskin görüşlerinden saklanmayı akıl edemeyen torak ın vücuduna bir salvoda 5 ok girmiş hayatını ondan almıştı bile.
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Ork kumandanı olup biteni gülümseyerek izledi. şimdiye kadar herşey planladığı gibi ilerliyordu. Bir an için gözleri kaydı ve bir büyünün sözcüklerini mırıldandı. Elflerin arkasında pusuya yatmış hazır bekleyen başka bir ork grubuna telepatik mesaj iletti. Bir yandan ölen orkları diriltmek için ilerlerken, zihninin diğer köşesinde, bir uzgörü büyüsüyle, elfleri arkadan kıstırıp şaşırtan orkların sladırısını izliyordu. Bir an için duraksadı.

Elflerin arasında bir savaşçı vardı.

Güçlü bir tane...
Been there. Seen that. Got the scars.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest