Nintendo Wii mi ? Playstation 3 mü ?
- Blackthorn
- Kullanıcı

- Posts: 79
- Joined: Sun Sep 10, 2006 10:00 am
- Location: Outlands(arada birde Ankara'da görüldüğüm olur )
- Contact:
Wii ile uzun süre oynama fırsatı yakaladım... ve izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kontrollere alışmak ilk başta oldukça zor geliyor, el göz koordinasyonunu kurmak kolay değil ancak 15-20 dakika gibi bir sürede kontrollere alışıyorsunuz.
İki controller gerektiren oyunlarda offhand'inize nuncaku denilen ikinci controller'ı alıyorsunuz. Ã?ift el ile kılıç dövüşü, M-16, Shutgun gibi silahları kullandığınızda bu ikinci controller'a ihtiyacınız oluyor.
İlk başta özellikle 1st person shooter oyunlarında kumandaları gerçek silah gibi tutarak oynamaya çalışıyorsunuz. Elinizi sürekli önde silah tutarak ekrana doğrulttuğunuzda 5 dakika sonra kolunuzda inanılmaz bir ağrı başlıyor. Bir süre sonra anlıyorsunuz ki bu şekilde 20 dakika bile oynayamazsınız.
O yüzden bir süre sonra elinizi ekrana silah gibi doğrultmadan, oturduğunuz yerden normal control pad tutar gibi de oynayabildiğinizi fark ediyorsunuz. Bunu fark edip bu şekilde oynamaya alıştığınızda da zaten bütün bu çığır açan yeniliğin normal gamepad'den hiç bir farkı kalmıyor.
Gelelim bu yeni kontroller ile kılıç dövüşünün nasıl olduğuna... Bir kere çok büyük beklentilerim olmasına rağmen kılıç dövüşü konusunda hayal kırıklığına uğradım. Kılıcı sizin savuruşunuz ile ekrandaki yansıması birbirini çok çok az tutuyor. Oyundaki belli hareketleri yapması için kumandanızla belirli hareketler yapmanız lazım. Onun dışında serbest stil hareketleriniz genelde eş zamanlı olmadan, hatta bazen farklı açılarda farklı yönlere doğru oluşuyor.
Oyunda ki controller olayının bütün keyfini kaçıran noktaya gelelim şimdi. Maalesef aygıt doğrusal hız ile açısal hızı ayırt edemiyor. Yani bilek hareketiyle çok ivmesel atik bir hareket yapabilirken aynı ivmeye bütün kolunuzu savurarak ulaşamadığınız için Wii sizin bilek hareketlerinizi daha hızlı bir hareket olarak algılıyor. Bu da şu demek oluyor: Oturduğunuz yerden kolunuzu bile kaldırmadan sadece bilek hareketi yaparak raketi, kılıcı veya ne oynuyorsanız oradaki silahı çok daha hızlı savurabiliyorsunuz. İsterseniz rakibiniz ayakta bütün gücüyle tepinsin... Bilek hareketi çok daha ivmeli olduğu için alet de bu şekilde algılıyor.
Demek istediğim yeni controller'lar ilk 1 saat çok büyük keyif verseler de daha sonradan zaafları ortaya çıkıyor ve takip eden bir iki gün içinde normal control pad lerden farkı kalmıyor sizin için ve böyle olunca da asıl fark ettiren şey oyunların güzel olup olmadığı oluyor bana kalırsa ki Wii nin bu konuda zaafları var. Oyunu Philips'in en kaliteli plazma televizyonunda oynadım, ama grafikler tatmin etmedi. Benim beklentim daha yüksekti açıkcası.
Artılarına gelince taşıması çok kolay, dizaynı zarif ve güzel, ayruca çok sessiz çalışıyor. Arkadaşlarınızla karşılıklı oynadığınız oyunlar çok daha fazla zevk veriyor, kontroller gizemini çözdükten sonra tek başına oyun oynamak biraz sıkıcı olabiliyor. Spor oyunlarından oluşan bir oyunu var, özellikle onu tavsiye ederim. Oynarken oturmayı ve bilek hareketi yapmayı da yasaklarsanız gerçekten sağlıklı bir oyun konsoluna bile dönüşebiliyor.
Benim tercihim PS3 yönünde olacak sanırım... Bir de PS3 ile microsoft'un bağlantısını anlayamadım.
Ayrıca sizin çipler ile kırdırdığınız PS2 oranı %99 olursa, hatta konsollar pazarda çipli olarak satılırsa, oyunlarınız korsan olursa bir firma elbette ürününü sizin ülkenize getirmez. Microsoft konsollarını bu tür olayların yasalar tarafından sıkı denetlendiği ülkelerde satışa sürüyor. Bir konsolu kıracak çipin üretilmesi için öncelikle talebin olması gerekir. Eğer bu talep oluşmaz ise siz de oyunlarınızı istediğiniz fiyattan satabilirsiniz. Bence Microsoft'un yaptığı akıllıca. Ne zaman konsolunun marketteki prime-time'ı biter, ürün belirli bir olgunluğa ulaşır ve yavaş yavaş piyasadan kaldırılma yoluna gider, o zaman gelip Türkiye'de de satarlar.
Kontrollere alışmak ilk başta oldukça zor geliyor, el göz koordinasyonunu kurmak kolay değil ancak 15-20 dakika gibi bir sürede kontrollere alışıyorsunuz.
İki controller gerektiren oyunlarda offhand'inize nuncaku denilen ikinci controller'ı alıyorsunuz. Ã?ift el ile kılıç dövüşü, M-16, Shutgun gibi silahları kullandığınızda bu ikinci controller'a ihtiyacınız oluyor.
İlk başta özellikle 1st person shooter oyunlarında kumandaları gerçek silah gibi tutarak oynamaya çalışıyorsunuz. Elinizi sürekli önde silah tutarak ekrana doğrulttuğunuzda 5 dakika sonra kolunuzda inanılmaz bir ağrı başlıyor. Bir süre sonra anlıyorsunuz ki bu şekilde 20 dakika bile oynayamazsınız.
O yüzden bir süre sonra elinizi ekrana silah gibi doğrultmadan, oturduğunuz yerden normal control pad tutar gibi de oynayabildiğinizi fark ediyorsunuz. Bunu fark edip bu şekilde oynamaya alıştığınızda da zaten bütün bu çığır açan yeniliğin normal gamepad'den hiç bir farkı kalmıyor.
Gelelim bu yeni kontroller ile kılıç dövüşünün nasıl olduğuna... Bir kere çok büyük beklentilerim olmasına rağmen kılıç dövüşü konusunda hayal kırıklığına uğradım. Kılıcı sizin savuruşunuz ile ekrandaki yansıması birbirini çok çok az tutuyor. Oyundaki belli hareketleri yapması için kumandanızla belirli hareketler yapmanız lazım. Onun dışında serbest stil hareketleriniz genelde eş zamanlı olmadan, hatta bazen farklı açılarda farklı yönlere doğru oluşuyor.
Oyunda ki controller olayının bütün keyfini kaçıran noktaya gelelim şimdi. Maalesef aygıt doğrusal hız ile açısal hızı ayırt edemiyor. Yani bilek hareketiyle çok ivmesel atik bir hareket yapabilirken aynı ivmeye bütün kolunuzu savurarak ulaşamadığınız için Wii sizin bilek hareketlerinizi daha hızlı bir hareket olarak algılıyor. Bu da şu demek oluyor: Oturduğunuz yerden kolunuzu bile kaldırmadan sadece bilek hareketi yaparak raketi, kılıcı veya ne oynuyorsanız oradaki silahı çok daha hızlı savurabiliyorsunuz. İsterseniz rakibiniz ayakta bütün gücüyle tepinsin... Bilek hareketi çok daha ivmeli olduğu için alet de bu şekilde algılıyor.
Demek istediğim yeni controller'lar ilk 1 saat çok büyük keyif verseler de daha sonradan zaafları ortaya çıkıyor ve takip eden bir iki gün içinde normal control pad lerden farkı kalmıyor sizin için ve böyle olunca da asıl fark ettiren şey oyunların güzel olup olmadığı oluyor bana kalırsa ki Wii nin bu konuda zaafları var. Oyunu Philips'in en kaliteli plazma televizyonunda oynadım, ama grafikler tatmin etmedi. Benim beklentim daha yüksekti açıkcası.
Artılarına gelince taşıması çok kolay, dizaynı zarif ve güzel, ayruca çok sessiz çalışıyor. Arkadaşlarınızla karşılıklı oynadığınız oyunlar çok daha fazla zevk veriyor, kontroller gizemini çözdükten sonra tek başına oyun oynamak biraz sıkıcı olabiliyor. Spor oyunlarından oluşan bir oyunu var, özellikle onu tavsiye ederim. Oynarken oturmayı ve bilek hareketi yapmayı da yasaklarsanız gerçekten sağlıklı bir oyun konsoluna bile dönüşebiliyor.
Benim tercihim PS3 yönünde olacak sanırım... Bir de PS3 ile microsoft'un bağlantısını anlayamadım.
Ayrıca sizin çipler ile kırdırdığınız PS2 oranı %99 olursa, hatta konsollar pazarda çipli olarak satılırsa, oyunlarınız korsan olursa bir firma elbette ürününü sizin ülkenize getirmez. Microsoft konsollarını bu tür olayların yasalar tarafından sıkı denetlendiği ülkelerde satışa sürüyor. Bir konsolu kıracak çipin üretilmesi için öncelikle talebin olması gerekir. Eğer bu talep oluşmaz ise siz de oyunlarınızı istediğiniz fiyattan satabilirsiniz. Bence Microsoft'un yaptığı akıllıca. Ne zaman konsolunun marketteki prime-time'ı biter, ürün belirli bir olgunluğa ulaşır ve yavaş yavaş piyasadan kaldırılma yoluna gider, o zaman gelip Türkiye'de de satarlar.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
- MeRLiNinVaRiSi
- Kullanıcı

- Posts: 6
- Joined: Thu Mar 29, 2007 10:00 am
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
