"Dokunmak" nedir?Aslında "enerjiyle itmek" ya da "elektronlarıın birbirini itmesi" olarak tanımlanamaz mı?Ve de fark ettiğimiz/bulduğumuz her şey bir "farz etme" ile başlamamış mıdır?(felsefeye felsefe:D)Darkgnome wrote:Ancak şimdi başka bir olay var aynı kapıya çıkan. Ben bu yazıyı yazarken aslında tuşlara dokunmuyorum. Ben bu tuşları sade enerjimle itiyorum. ayrıca yazı yazarken kalemi tutmuyorum enerjim içinde sıkıştırıyorum. Elektronlar birbirini ittiği sürece ben (ki bu böyle gelmiş böyle gider) ben asla hiç bir şeye dokunamayacağım. Sadece öyle olduğunu farz edeceğim. Ancak hala bir umudum var çünkü koşucu kaplumbağayı geçmiştir.
Cisimlenme imkansız mıdır ?
-
-zaman-
- Kullanıcı

- Posts: 50
- Joined: Sun Aug 27, 2006 10:00 am
- Location: okul:İstanbul,ev:Bursa
- Contact:
Özgür kalın...
Yav, maddeyi enerjiye çevirmeyi başardık hani 20. Yüzyılın başında. E=mc^2 hikayesi.. Ama enerjinin maddeye çevrilmesi teorik olarak sanırsam mümkün ancak, çevrilecek şeyin iç yapısı kamaşıklaştıkça yeniden yapılanmada olabilecek problemler çıkıyor büyük ihtimalle.
Ayrıca bu yapılabilirse.. Yani ışınlanma olabilir ise; ışınlacak şey veri haline gelecek, ve sonra tekrar o veriler kullanılarak büyük bir enerjiyle diğer tarafta yeniden oluşacak. Diğer bir değişle aynı verilerle, yeterince enerji ile bir sürü kopya yapmak mümkün.
Heh, hani Scotty eğer istese, bir sürü Kaptan Kirk yapabilirdi.
Tabi ışınlama olursa, ruh ne olacak, düşünceler nasıl transfer olur, kişi tekrar yaratıldığında tekrar mı canlanıyor falan.. bir sürü dert.
Ayrıca bu yapılabilirse.. Yani ışınlanma olabilir ise; ışınlacak şey veri haline gelecek, ve sonra tekrar o veriler kullanılarak büyük bir enerjiyle diğer tarafta yeniden oluşacak. Diğer bir değişle aynı verilerle, yeterince enerji ile bir sürü kopya yapmak mümkün.
Heh, hani Scotty eğer istese, bir sürü Kaptan Kirk yapabilirdi.
Tabi ışınlama olursa, ruh ne olacak, düşünceler nasıl transfer olur, kişi tekrar yaratıldığında tekrar mı canlanıyor falan.. bir sürü dert.
(\__/) This is Bunny. Copy and paste bunny into your
(='.'=) signature to help him gain world domination.
(")_(")
(='.'=) signature to help him gain world domination.
(")_(")
Bence ışınlanma geyette mümkündür. İnsanlığın yaşayabileceği başka bir gezegene ulaşması içinde gayette gereklidir. Üstelik bu olayın gerçekleşemeyeceğini ilişkin kesin kanıtlarda ortaya atılamamıştır. Zamanda yolculuğunda aynı şekilde mümkün olduğuna inanıyorum, insan oğlunun hayal gücünde var olan pek çok şeyin gerçekleştiğini tarih bize göstermedi mi ?
Uçsuz bucaksız bir evrende insan oğlunun ulaşabileceği pek çok yer var esasında, ulaşabileceği yerler ve karşılaşabileceği canlılar. Kısacası insan oğlunun tek bir gezegende tek bir galakside kısıtlı kalacağını düşünmüyorum. Ã?mrünü tamamlamasına az bir süre kalmış (insan ömrüne göre değil) olan dünyamızdan yer değiştirmemiz gayette mümkündür ve emin olun ki öyle icatlar ortaya çıkacakki ozaman cisimlenme konuşulmuyor olacak. Bence dünyanın yok oluşu insanlığın yok oluşuna sebep olamayacak, insan oğlunun zekasının zor durumlarda nasıl işlediğini her birimiz çok iyi biliyoruz.
Uçsuz bucaksız bir evrende insan oğlunun ulaşabileceği pek çok yer var esasında, ulaşabileceği yerler ve karşılaşabileceği canlılar. Kısacası insan oğlunun tek bir gezegende tek bir galakside kısıtlı kalacağını düşünmüyorum. Ã?mrünü tamamlamasına az bir süre kalmış (insan ömrüne göre değil) olan dünyamızdan yer değiştirmemiz gayette mümkündür ve emin olun ki öyle icatlar ortaya çıkacakki ozaman cisimlenme konuşulmuyor olacak. Bence dünyanın yok oluşu insanlığın yok oluşuna sebep olamayacak, insan oğlunun zekasının zor durumlarda nasıl işlediğini her birimiz çok iyi biliyoruz.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
-
bloodninja
- Kullanıcı

- Posts: 3
- Joined: Sat Jan 27, 2007 10:00 am
- Location: sehr-i istanbul
- Contact:
Ateşli bi tartışmaya ortasından balıklama dalıyorum ve açıkçası yazılanların çok küçük bi kısmını okuyabildim. Gözüme çarpan şeylerle ilgili söyleyeceklerim olucak.
Ã?ncelike bu "cisimlenlenme" denen şey nedir biri tam olarak tarif edebilir mi? Işınlanmaya eşdeğer bi anlamı var gibi duruyo ama emin diilim.
(Bu arada, bu başlıktaki "bence"lerin bazıları biraz fazlalık gibi. Doğa bu kadar göreli olamaz!)
Işınlanma olayı derken bir maddenin ışık hızıyla, yada ondan daha büyük -mesela sonsuz- bi hızla bir yerden başka bir yere gitmesini kastediyorsanız bu bugün bildiğimiz fiziğe aykırı. Eğer özel görelilik kuramı doğruysa, (durgun) kütlesi olan herhangi birşey ışık hızına ulaşamaz. Özel göreliliğin doğru olduğunu söylemek için elde önemli kuramsal gereksinimler var: elektrodinamik ve görelilik ilkesi. Bu kuramlarla uyuşmayan herhangi bir gözlem olmadığı için özel göreliliğin doğru olduğunu varsayıyoruz. Kuramın öngörülerine aykırı tek bir gözlem bile kuramın yanlış olduğunu ilan etmez için yeterlidir (tabii burda düzgün yapılmış bir gözlemden söz ediyoruz). "Bence ışınlanma vardır" diye başlayan cümleler, hiçbir kuramsal dayanağı olmadığı, bugünün kuramsal yapısına aykırı olduğu için anlamsızdır ve bu zeminde daha fazla tartışılması yalnızca zaman kaybı olur. Eğer elde günün kuramına uygun olmayan yepyeni bir olgu varsa, bu ancak deneysel olarak gösterildiği zaman -bilimsel anlamda- ciddeye alınır. Doğa hakkındaki bir fkiri yargılamanın nihai yolu budur.
Işınlanmadan kastınız sözde kuantum ışınlaması ise olay az önce tarif ettiğim ışınlanma ile alakalı değil. (teknik zeminde: kuantum mekaniğindeki tuhan olgulardan biri olan dolanıklıkla, yada dolaylı olarak dagla işlevinin çöküşünün ışık hızından fazla olabilmesiı ile ilgi birşey.) Detaylarını kuantum mekaniği çalışmadan anlamak mümkün değil sanırım, ama özetle ortada enerji yada bilgi aktarımı olmadığı için bu özel göreliliğe aykırı değil, ve cisimlenme/ışınlanma ile bi alakası yok. Kuantum ışınlanmasında kütle yada enerjinin bir yerden başka bir yere aktarımıyla ilgi olmadığını (dalga işlevinin durumuyla alakalı birşey olduğunu) söylemek yeterli.
Ayrıca uzak galaksilere yolculuk için ışınlamaya gerek yok, şu anki kuramsal yapıda var olan uzunluk kısalması sayesinde çok uzak galaksilere kısa sürede (yolcuya göre, tabii ki) gidilebilir. Böyle bir yolcuğun gerektiği enerji miktarı biraz abartı tabii ama bu teknik bi sorun.
Zaman yolculuğu biraz tartışmalı. Zamanın akışını hızlandırmak özel görelilik çerçevesinde mümkün. Ancak bunun yönünü değiştirmek, yani zamanda geriye doğru gitmek biraz dertli. Genel görelilik alan denklemlerinin matematiksel olarak geçerli olan bazı çözümleri, zaman yolculuğuna olanak sağlıyormuş (henüz genel görelilik çalışmadım). Zamanda geriye yolculuğu sağlayacak kapalı zamansal eğriler matemaiksel olarak geçerli olsa bile fiziksel anlamda geçerli olup olmadıkları henüz bilinmiyor, bu alanda deneylere ihtiyaç var. Eğer geriye doğru bir zaman yolculuğu yapamayı mümkün kılarsak bazı tuhaf çelişkilerle karşılaşıyoruz, örneğin geçmişe gidip dedeni öldürürsen ne olur, bunu bilmiyoruz. Henüz böyle bir deney yapılmadı.
Son olarak bu iletiyi temiz bi şekilde özetlicek bi alıntı yapıyım. Hic kimse onun kadar berrak olamazdı.
Ã?ncelike bu "cisimlenlenme" denen şey nedir biri tam olarak tarif edebilir mi? Işınlanmaya eşdeğer bi anlamı var gibi duruyo ama emin diilim.
(Bu arada, bu başlıktaki "bence"lerin bazıları biraz fazlalık gibi. Doğa bu kadar göreli olamaz!)
Bilimde hiçbir zaman kesin olamayız. Yalnızca yanlışlığı -henüz- kanıtlanmamış şeyler vardır. Bügün bildiğimiz çeşitli kuramsal çerçeveler var ve bunlar deneylerle uyum içerisinde. Yani bunlarla çelişen herhangi bir deney henüz yok. Doğanın tüm kurallarını bilmiyoruz. Yarın biri tuhaf bir kuramla çıkıp gelebilir, ancak bu yeni kuramın tuhaflığının bir sınırı var: daha önceki kuramlarla belli ölçütler altında tutarlı olmalıdır. Kuantum mekaniği, tüm tuhaflığına rağmen büyük sistemlere uygulandığında Newton mekaniğini üretir (kuantum mekaniği denklemlerinde Planck sabitini sıfıra götürerek bu sonucu elde edilebilir). Benzer şekilde Einstein'ın uzay ve zaman hakkındaki "tuhaf" kuramlarından biri olan özel görelilik, cisimlerin hızı ışık hızına kıyasla çok küçük olduğu durumlarda yine Newton mekaniğine indirgenir (bu ışığın hızını sonsuza götürerek elde edilebilir). Yani tuhaflıkların bir ölçütü var.Üstelik bu olayın gerçekleşemeyeceğini ilişkin kesin kanıtlarda ortaya atılamamıştır
Işınlanma olayı derken bir maddenin ışık hızıyla, yada ondan daha büyük -mesela sonsuz- bi hızla bir yerden başka bir yere gitmesini kastediyorsanız bu bugün bildiğimiz fiziğe aykırı. Eğer özel görelilik kuramı doğruysa, (durgun) kütlesi olan herhangi birşey ışık hızına ulaşamaz. Özel göreliliğin doğru olduğunu söylemek için elde önemli kuramsal gereksinimler var: elektrodinamik ve görelilik ilkesi. Bu kuramlarla uyuşmayan herhangi bir gözlem olmadığı için özel göreliliğin doğru olduğunu varsayıyoruz. Kuramın öngörülerine aykırı tek bir gözlem bile kuramın yanlış olduğunu ilan etmez için yeterlidir (tabii burda düzgün yapılmış bir gözlemden söz ediyoruz). "Bence ışınlanma vardır" diye başlayan cümleler, hiçbir kuramsal dayanağı olmadığı, bugünün kuramsal yapısına aykırı olduğu için anlamsızdır ve bu zeminde daha fazla tartışılması yalnızca zaman kaybı olur. Eğer elde günün kuramına uygun olmayan yepyeni bir olgu varsa, bu ancak deneysel olarak gösterildiği zaman -bilimsel anlamda- ciddeye alınır. Doğa hakkındaki bir fkiri yargılamanın nihai yolu budur.
Işınlanmadan kastınız sözde kuantum ışınlaması ise olay az önce tarif ettiğim ışınlanma ile alakalı değil. (teknik zeminde: kuantum mekaniğindeki tuhan olgulardan biri olan dolanıklıkla, yada dolaylı olarak dagla işlevinin çöküşünün ışık hızından fazla olabilmesiı ile ilgi birşey.) Detaylarını kuantum mekaniği çalışmadan anlamak mümkün değil sanırım, ama özetle ortada enerji yada bilgi aktarımı olmadığı için bu özel göreliliğe aykırı değil, ve cisimlenme/ışınlanma ile bi alakası yok. Kuantum ışınlanmasında kütle yada enerjinin bir yerden başka bir yere aktarımıyla ilgi olmadığını (dalga işlevinin durumuyla alakalı birşey olduğunu) söylemek yeterli.
Ayrıca uzak galaksilere yolculuk için ışınlamaya gerek yok, şu anki kuramsal yapıda var olan uzunluk kısalması sayesinde çok uzak galaksilere kısa sürede (yolcuya göre, tabii ki) gidilebilir. Böyle bir yolcuğun gerektiği enerji miktarı biraz abartı tabii ama bu teknik bi sorun.
Zaman yolculuğu biraz tartışmalı. Zamanın akışını hızlandırmak özel görelilik çerçevesinde mümkün. Ancak bunun yönünü değiştirmek, yani zamanda geriye doğru gitmek biraz dertli. Genel görelilik alan denklemlerinin matematiksel olarak geçerli olan bazı çözümleri, zaman yolculuğuna olanak sağlıyormuş (henüz genel görelilik çalışmadım). Zamanda geriye yolculuğu sağlayacak kapalı zamansal eğriler matemaiksel olarak geçerli olsa bile fiziksel anlamda geçerli olup olmadıkları henüz bilinmiyor, bu alanda deneylere ihtiyaç var. Eğer geriye doğru bir zaman yolculuğu yapamayı mümkün kılarsak bazı tuhaf çelişkilerle karşılaşıyoruz, örneğin geçmişe gidip dedeni öldürürsen ne olur, bunu bilmiyoruz. Henüz böyle bir deney yapılmadı.
Son olarak bu iletiyi temiz bi şekilde özetlicek bi alıntı yapıyım. Hic kimse onun kadar berrak olamazdı.
Ah... bu arada bu başkıl bilim-kurgusal bi başlık ise baltaladığım için özür dilerim :schemes:Richard Feynman wrote:Kuramının ne kadar güzel olduğu, ne kadar akıllı olduğun fark etmez. Eğer deneyle uyuşmuyorsa, yanlıştır.
I put on my robe and wizard hat.
- darkflarer
- Kullanıcı

- Posts: 551
- Joined: Wed Sep 06, 2006 10:00 am
- Location: heryerde olabilirim kafama bağlı
- Contact:
Re: Cisimlenme imkansız mıdır ?
biz görebilirmiyiz bilmem ama 100-150 seneye olur bu iş belki o zamana kadar insan ömrüde uzar bizde görürürz.yeminer wrote:Arkadaşlar son zamanlarda evrenin yapısı ile ilgili ( bu son zaman oldukça geniş bi son zaman ) ilginç teoriler ortaya atılır oldu ve bilim de hızla gelişmekte ve birçok olanaksızı olanaklı kılmakta.
Bu durumda merak ediyorum, acaba cisimlenme imkanımız olabilir mi ? Olursa nasıl bişey olur. Var mıdır bu konuda teorisi olanlar ?
<div>artık lightflarer'ım</div><br>
-
bloodninja
- Kullanıcı

- Posts: 3
- Joined: Sat Jan 27, 2007 10:00 am
- Location: sehr-i istanbul
- Contact:
Ha, bi de şu olay var:
Üzerinde iki tane çok küçük delik bulunan bir duvar olsun, ve bunun arkasında duvara doğru düzgün bir şekilde rastgele elektronlar fırlatan bir kaynak olsun. Biz de duvarın öbür tarafındayız, elektronlar deliklerden geçip bize doğru geliyor. Elektron bize ulaştıktan sonra şöyle bir soru sorabiliriz: "bu elektron hangi delikten geçip bana ulaştı?" Ancak bu sorunun yanıtı yoktur. (bu meşhur çift yarık deneyidir. bunun neden böyle olduğuyla ilgili detaylı bir tartışmayı Feynman'ın fizik kitaplarının çoğunda bulabilirsiniz) Elektronun hangi delikten geldiğini ölçmediğimiz sürece en fazla şunu diyebiliriz: "%50 olasılıkla üstteki delikten, %50 olasılıkla alttaki delikten geldi". Aynı anda iki yerde derken kastedilen şey budur. Ancak elektronun hangi delikten geldiğini ölçersek ya alt, ya üst buluruz.
(işin resmi dilinde şöyle denir: ölçüm yapmadan önce elektronun dalgaişlevi alt ve üstü temsil eden durumların toplamsallığı(superposition)ndadır --bunların başlarındaki katsayılar 1/kök2 olmak üzere. Matematiksel ifadesiyle |Psi> = |alt>/kök2 + |ust>/kök2. Ölçüm yapıldığında |alt> yada |ust> çıkabilir. Bunların çıkma olasılığı başlarındaki katsayıların kareleri kadardır. Ölçümü yaptıktan sonra ya |alt> ya da |ust> bulursunuz. Ölçümle beraber dalga işlevi çökmeye uğramıştır; dalga işlevinde, ölçümde bulduğunuz şeyi temsil eden dışındaki tüm terimler buharlaşmıştır, o terim ise başındaki katsayı 1 olacak şekilde çıkmıştır.)
Aslında hayır. Kuantum mekaniğinde bir şeyin konumunu ölçmeden önce nerde olduğundan söz etmek anlamsızdır. Bu tuhaf gelebilir --çok küçük ölçekte cisimler "bildiğimiz" şeylere benzemezler, günlük deneyimlerimiz onlar için geçerli değildir. Kuramın izin verdiği soru şu: parçacığın belli bir aralıkta bulunma olasılığı nedir? şu an bildiğimiz kadarıyla doğa sadece birşeyin olasılığını hesaplamamıza izin veriyor.Bir beden aynı anda iki yerde de olabilirmi?
-Kuantuma göre evet.
Üzerinde iki tane çok küçük delik bulunan bir duvar olsun, ve bunun arkasında duvara doğru düzgün bir şekilde rastgele elektronlar fırlatan bir kaynak olsun. Biz de duvarın öbür tarafındayız, elektronlar deliklerden geçip bize doğru geliyor. Elektron bize ulaştıktan sonra şöyle bir soru sorabiliriz: "bu elektron hangi delikten geçip bana ulaştı?" Ancak bu sorunun yanıtı yoktur. (bu meşhur çift yarık deneyidir. bunun neden böyle olduğuyla ilgili detaylı bir tartışmayı Feynman'ın fizik kitaplarının çoğunda bulabilirsiniz) Elektronun hangi delikten geldiğini ölçmediğimiz sürece en fazla şunu diyebiliriz: "%50 olasılıkla üstteki delikten, %50 olasılıkla alttaki delikten geldi". Aynı anda iki yerde derken kastedilen şey budur. Ancak elektronun hangi delikten geldiğini ölçersek ya alt, ya üst buluruz.
(işin resmi dilinde şöyle denir: ölçüm yapmadan önce elektronun dalgaişlevi alt ve üstü temsil eden durumların toplamsallığı(superposition)ndadır --bunların başlarındaki katsayılar 1/kök2 olmak üzere. Matematiksel ifadesiyle |Psi> = |alt>/kök2 + |ust>/kök2. Ölçüm yapıldığında |alt> yada |ust> çıkabilir. Bunların çıkma olasılığı başlarındaki katsayıların kareleri kadardır. Ölçümü yaptıktan sonra ya |alt> ya da |ust> bulursunuz. Ölçümle beraber dalga işlevi çökmeye uğramıştır; dalga işlevinde, ölçümde bulduğunuz şeyi temsil eden dışındaki tüm terimler buharlaşmıştır, o terim ise başındaki katsayı 1 olacak şekilde çıkmıştır.)
I put on my robe and wizard hat.
- darkflarer
- Kullanıcı

- Posts: 551
- Joined: Wed Sep 06, 2006 10:00 am
- Location: heryerde olabilirim kafama bağlı
- Contact:
-
bloodninja
- Kullanıcı

- Posts: 3
- Joined: Sat Jan 27, 2007 10:00 am
- Location: sehr-i istanbul
- Contact:
-
Ramonia
- Kullanıcı

- Posts: 42
- Joined: Tue Mar 27, 2007 10:00 am
- Location: Diyen dillerini yerim senin
- Contact:
Konu geniş bi konu..
Ama alan dar bi alan...
Yani dar alanda kısa paslaşmalar diyebiliriz biz bu duruma...
Cisimlenme... Teleport olma... Işınlanma... Ordan oraya geçiş yapma.. Connection gibi olaylar kanımca imkansız değildir. Ama günümüz şartları ve teknolojileri ele alındığında yapılması şuan imkansız gibi gözükmektedir..
Bunu örnek alırsak insanlık için uçmakta bir hayaldi.. Ama uçuluıyor..
Hatta Ay... Aya gitmek düşünceler ötesi imkansız bir hayaldi..
Ama bazı ülkeler gittiklerini İDDİA ediyor....
İddia ediyorlar çünkü görüntüleri aldıkları yerlerin film setleri olmadığı garantisini veremezler bize..
Her nesnenin her cismin uzay boşluğu denilen mevkiide bir adresi bir yeri vardır..
Önemli olan bu işi yapmak istiyorsak Gerçekliği bükebilmek ve yerleri değiştirebilmektir.
Ama bunu yaparken uğrayacağımız paradox yanımıza afiyet bal şeker olarak kalacaktır..
felanda felan...
vb vbbb şekerler
Ama alan dar bi alan...
Yani dar alanda kısa paslaşmalar diyebiliriz biz bu duruma...
Cisimlenme... Teleport olma... Işınlanma... Ordan oraya geçiş yapma.. Connection gibi olaylar kanımca imkansız değildir. Ama günümüz şartları ve teknolojileri ele alındığında yapılması şuan imkansız gibi gözükmektedir..
Bunu örnek alırsak insanlık için uçmakta bir hayaldi.. Ama uçuluıyor..
Hatta Ay... Aya gitmek düşünceler ötesi imkansız bir hayaldi..
Ama bazı ülkeler gittiklerini İDDİA ediyor....
İddia ediyorlar çünkü görüntüleri aldıkları yerlerin film setleri olmadığı garantisini veremezler bize..
Her nesnenin her cismin uzay boşluğu denilen mevkiide bir adresi bir yeri vardır..
Önemli olan bu işi yapmak istiyorsak Gerçekliği bükebilmek ve yerleri değiştirebilmektir.
Ama bunu yaparken uğrayacağımız paradox yanımıza afiyet bal şeker olarak kalacaktır..
felanda felan...
vb vbbb şekerler
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
