Yeni Dünya ( RP EKRANI )
Paladin yine grubun en arkasındaydı. Aklından geçenler yüzünde ufak bir tebessüm oluşturdu. “Bu insanların kıçını kurtarmak için hep burada mı kalmak zorunda olacağım?” Yavaş yavaş bu iblis yuvasında gruplaşan ve hala devam eden savaşı unutmuş, umursamıyormuş gibi davrananları kendine getirecek bir ses tonuyla;
“Kendinize gelin!”
Herkesin dikkatinin üzerinde olduğuna emin olduktan sonra öncekine nazaran daha kısık bir ses tonuyla konuşmaya başladı..
“Bu mağaradan biran önce çıkmazsak bu lanet şeylerden üstümüze daha çok gelecek. Biliyorum yaralarınız ağır ve acı çekiyorsunuz...” Büyücüye mahçup bir bakış fırlatır ve devam eder. “…Ama ancak buradan çıkabilirsek hayatta kalabiliriz.”
****
Swain Bir yandan rahibin yaptığı tedaviyi izlerken çoktan çıkış yolları aramaya koyumuştu. Mağarayı net bir şekilde görebilse de gidilecek yolların çokluğu ve hala devam eden savaş işini zorlaştırıyordu. Rahip yarasıyla ilgilenirken şifa bulması için ettiği dualar huzur bulmasına ve onun verdiği rahatlıkla daha da kolay düşünebilmesini sağlıyordu. Aniden aklında bir düşünce beliriverdi.
Eğer bu büyücü buraya gelebiliyorsa, daha önce neden gelmiş olmasın ki? Ve eğer öyleyse yolu da biliyor olmalıydı! Ama öncelikle af dilemesi gerekiyordu kendini kurtaran insana silah çektiği için...
Yaptığı şey için ne kadar utansa da bir kez daha yüzüne bakması gerekiyordu mahçup olduğu insanın suratına. Yanına giderek diz çöktü kendisini kıyametten kurtaran bilgeliğin önünde; kendisini izleyen onlarca çift gözün hiçbir önemi yoktu onun için.. Yapılan hatayı kabul edip af dilemenin bir erdem olduğunun farkındaydı.
“Efendim.. size yaptığım aptalca hareket için bağışlayın beni. Size minnettar olmam gerekirken size yaptığım şey için utanıyorum. Eminim tanrılar birgün kendimi affetirme şansını vereceklerdir bana.. şu anda bu kadar insanın bir kere daha bilgeliğinize ihtiyacı var. Lütfen Ayağa kalkmaya çalışın ve yolu gösterin bizlere
“Kendinize gelin!”
Herkesin dikkatinin üzerinde olduğuna emin olduktan sonra öncekine nazaran daha kısık bir ses tonuyla konuşmaya başladı..
“Bu mağaradan biran önce çıkmazsak bu lanet şeylerden üstümüze daha çok gelecek. Biliyorum yaralarınız ağır ve acı çekiyorsunuz...” Büyücüye mahçup bir bakış fırlatır ve devam eder. “…Ama ancak buradan çıkabilirsek hayatta kalabiliriz.”
****
Swain Bir yandan rahibin yaptığı tedaviyi izlerken çoktan çıkış yolları aramaya koyumuştu. Mağarayı net bir şekilde görebilse de gidilecek yolların çokluğu ve hala devam eden savaş işini zorlaştırıyordu. Rahip yarasıyla ilgilenirken şifa bulması için ettiği dualar huzur bulmasına ve onun verdiği rahatlıkla daha da kolay düşünebilmesini sağlıyordu. Aniden aklında bir düşünce beliriverdi.
Eğer bu büyücü buraya gelebiliyorsa, daha önce neden gelmiş olmasın ki? Ve eğer öyleyse yolu da biliyor olmalıydı! Ama öncelikle af dilemesi gerekiyordu kendini kurtaran insana silah çektiği için...
Yaptığı şey için ne kadar utansa da bir kez daha yüzüne bakması gerekiyordu mahçup olduğu insanın suratına. Yanına giderek diz çöktü kendisini kıyametten kurtaran bilgeliğin önünde; kendisini izleyen onlarca çift gözün hiçbir önemi yoktu onun için.. Yapılan hatayı kabul edip af dilemenin bir erdem olduğunun farkındaydı.
“Efendim.. size yaptığım aptalca hareket için bağışlayın beni. Size minnettar olmam gerekirken size yaptığım şey için utanıyorum. Eminim tanrılar birgün kendimi affetirme şansını vereceklerdir bana.. şu anda bu kadar insanın bir kere daha bilgeliğinize ihtiyacı var. Lütfen Ayağa kalkmaya çalışın ve yolu gösterin bizlere
what does not kill you.. wish you make it had.
Kendisini çok fazla zorlamıştı, yinede bir an önce bir şeyler yapmak istiyordu, bulunduğu yerden ayağa doğru kalktığı an başının şiddetle dönüğünü farketti. Bir az önce kalktığı yere tekrardan oturmak zorunda kalmıştı. Ne kadar caresiz ve acizdi kendi ailesini bile kurtaramamıştı, ne kendisine nede başkalarına yararı dokunmuyordu... İçinde tuttuğu göz yaşlarının akmasına izin verdi. Sevdiği ve değer verdiği her şeyi birer birer kaybediyordu. Yaşamak istiyordu, yeni bir başlanğıç istiyordu belki kendisinin bir ailesi olurdu." Neden olmasın!" Yaşamak istiyorum ve bunun için savaşmam gerekse bile bunu yapacağım. Göz yaşları tükenene kadar ağladı. Amora bir süre sonra kendisini daha iyi hissettiğini fark etti, oyuktan dışarı çıkmak için ayağa kalktı ,öncelikle dikkatlice etrafa bakındı pek bir şey anlamamasına rağmen daha fazla beklememeye karar verdi. Oyuktan yavaşca çıktı ve hızla etrafına bakındı. Bulunduğu noktadan pekte uzak olmayan bir yerde insanların toplandığını gördüğü an içinde büyük bir rahatlama hissetti. Sandığından daha fazla insan hayatta ve yaşıyordu. Hızla toplanmış grubun yanına gitmek için hareket etti.
Afallamış druid hayretler içinde yavaşça kalabalığın toplandığı ve seslerin geldiği yere doğru yürüdü. Etrafta bir sürü insan vardı ve çoğunun tedirginliğini hissediyordu.
Ã?amurların,sert kayaların ve tozun, toprağın içinde yalpalaya yalpalaya ilerledi.
Biraz ileride Piijek i ve kara tenliyi gördü, ikisi de kalabalığa doğru dönmüştü galiba onlar da fazla dışarda kalmak istemiyorlardı.Onlara döndü ve hızlanarak ikisine yetişti.Drowun biraz önce yaptıklarını takdir ediyordu ve önceki buluşmalarında yaptığı iğneleyici konuşmalar yüzünden özür dilemek istiyordu.
"Merhaba Piijek iyi misin? Biraz önce yuvarlandığını gördüm." gülümseyerek drowa döndü "Sizi de takdir ediyorum. Yaptıklarınız herkesin yapabileceği türden şeyler değildi. Ben Kathranis , bu arada..." Konuşurken bir yandan işittiği seslerle etrafına bakıyordu, içerideki karanlık boşluğun içinden geliyordu bu anlaşılmaz tantanalar.
Ã?amurların,sert kayaların ve tozun, toprağın içinde yalpalaya yalpalaya ilerledi.
Biraz ileride Piijek i ve kara tenliyi gördü, ikisi de kalabalığa doğru dönmüştü galiba onlar da fazla dışarda kalmak istemiyorlardı.Onlara döndü ve hızlanarak ikisine yetişti.Drowun biraz önce yaptıklarını takdir ediyordu ve önceki buluşmalarında yaptığı iğneleyici konuşmalar yüzünden özür dilemek istiyordu.
"Merhaba Piijek iyi misin? Biraz önce yuvarlandığını gördüm." gülümseyerek drowa döndü "Sizi de takdir ediyorum. Yaptıklarınız herkesin yapabileceği türden şeyler değildi. Ben Kathranis , bu arada..." Konuşurken bir yandan işittiği seslerle etrafına bakıyordu, içerideki karanlık boşluğun içinden geliyordu bu anlaşılmaz tantanalar.
-
haldor_goraxe
- Kullanıcı

- Posts: 275
- Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul, sen??
- Contact:
Piijek kendisine doğru gelen bir ateş topu gördü. Ne yapacağını şaşırmıştı. Bir kere bunlardan bir tanesinin patladığını görmüştü. şimdi koşmaya başlasa bile ateş onu yakalardı. Yerde yuvarlandı ve yere çömelip gözlerini kapadı. Yanmayı bekliyordu. Fakat şimdiye kadar yanması gerekiyordu. Gözlerini korkakca araladı. Bir de baktı ki ateş topu yok. Ayağa kalkarken iki tane taş gördü yerde. Hafif hafif parlıyorlardı.
Eğildi ve taşları aldı yerden. Gerçekten güzel parlıyorlardı. Taşları cebine koydu. Belki Khedan bunları görmek isteyebilir diye düşündü.
Kara Tenli gelmişti ve gruba katılmalarını teklif etmişti. En iyi seçenek bu gibi gözüküyordu. Gruba doğru ilerlemeye başlamışlardı ki arkadan Kathranis de onlara yetişti. "Evet iyiyim. Üzerimdeki bu toz tabakası harici herhangi bir sorunum yok." dedi Kathranis'e. Ve gruba doğru ilerledi.
Grup kalabalık gözüküyordu. İnsanlar Khedan'ın yanında toplanmışlar ve onun yaralarıyla ilgileniyorlardı.
Birden aklına gelivermişti Susy etrafta yoktu. Başına bir şey gelmiş olabilir miydi? Ya dev yaratık ona bir şey yaptıysa? Etrafa bakındı Susy'yi bulabilmek için...
Eğildi ve taşları aldı yerden. Gerçekten güzel parlıyorlardı. Taşları cebine koydu. Belki Khedan bunları görmek isteyebilir diye düşündü.
Kara Tenli gelmişti ve gruba katılmalarını teklif etmişti. En iyi seçenek bu gibi gözüküyordu. Gruba doğru ilerlemeye başlamışlardı ki arkadan Kathranis de onlara yetişti. "Evet iyiyim. Üzerimdeki bu toz tabakası harici herhangi bir sorunum yok." dedi Kathranis'e. Ve gruba doğru ilerledi.
Grup kalabalık gözüküyordu. İnsanlar Khedan'ın yanında toplanmışlar ve onun yaralarıyla ilgileniyorlardı.
Birden aklına gelivermişti Susy etrafta yoktu. Başına bir şey gelmiş olabilir miydi? Ya dev yaratık ona bir şey yaptıysa? Etrafa bakındı Susy'yi bulabilmek için...
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
-
Lupus Nigra
- Kullanıcı

- Posts: 236
- Joined: Sat Dec 24, 2005 10:00 am
- Location: Four Corner Square No:4 Old City/Silvermoon-SILVER MARCHES
- Contact:
Ales yayı elinde gruba doğru koşmaya başladı. Ateş topları savaş çığlıkları ona savaşı hatırlatmıştı. Hem heyecanlanmış hem de gerilmişti. Heyecanın diğer bir nedeni ise büyülerinin çalışşıyor olmasıydı.
İlerideki grubun arasına vardığında "Tekrar selam" dedi ve loş ışıkta zar zor tanıyabildiği drow kızı ve savaçının yanında durdu "Burası neresi ve nasıl çıkacağımızı bilen varmı?"
İlerideki grubun arasına vardığında "Tekrar selam" dedi ve loş ışıkta zar zor tanıyabildiği drow kızı ve savaçının yanında durdu "Burası neresi ve nasıl çıkacağımızı bilen varmı?"
Bir kişinin ölümü bir trajedi, bir milyon insanın ölümü ise bir istatistiktir.
Joseph Stalin
Joseph Stalin
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
- Contact:
Cody Bağıran paladine Baktı ...!!
Sesiz ol Diye haykırmak geldi içinden ama Kutsal bir savaşcı ile bu durumda tartışmak istemiyordu...
Kulağına Tünelden gelen seslere verdi...
Savaş yüzünden pek ayırt edemesede. Bir şeyler geliyordu sanki ..
bunu büyücünün yüzünden de anlamıştı büyücü de sanki kulağını Mağraya kabartmış sesleri dinlediğini anlamıştı.
EL Kol İşareti ile gruba yanlara Ayrılması için bir kaç hareket yaptı . Eyer tünelden cıkacak herhangi bir yaratık bu grubun sonu olabilirdi. Tünelin sağ tarafına geçti...Cody.
Kalkanını önüne aldı kılıcını yine biraz arkada tutarak. Kalkanın üstünde Bakıyordu.
Herhangi bir yaratık cıkması halinede... SAldıracaktı...
Ve umut etti şey ise diyer kişilerin YErlerine geçmiş olması ve süpriz bir atakla gelcek olan şeyleri. Kısa zamanda geri püskürtmekti Zaten yeterince ortamda canavar ve yaratık vardı...
Bir kaç tane daha olması hiç işlerine gelmezdi...
Sesiz ol Diye haykırmak geldi içinden ama Kutsal bir savaşcı ile bu durumda tartışmak istemiyordu...
Kulağına Tünelden gelen seslere verdi...
Savaş yüzünden pek ayırt edemesede. Bir şeyler geliyordu sanki ..
bunu büyücünün yüzünden de anlamıştı büyücü de sanki kulağını Mağraya kabartmış sesleri dinlediğini anlamıştı.
EL Kol İşareti ile gruba yanlara Ayrılması için bir kaç hareket yaptı . Eyer tünelden cıkacak herhangi bir yaratık bu grubun sonu olabilirdi. Tünelin sağ tarafına geçti...Cody.
Kalkanını önüne aldı kılıcını yine biraz arkada tutarak. Kalkanın üstünde Bakıyordu.
Herhangi bir yaratık cıkması halinede... SAldıracaktı...
Ve umut etti şey ise diyer kişilerin YErlerine geçmiş olması ve süpriz bir atakla gelcek olan şeyleri. Kısa zamanda geri püskürtmekti Zaten yeterince ortamda canavar ve yaratık vardı...
Bir kaç tane daha olması hiç işlerine gelmezdi...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
- C_Deschain
- Kullanıcı

- Posts: 291
- Joined: Thu Jun 01, 2006 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Clesnyé,sorusuna cevap veren olduğu için sevindi.Ve aralarına katılmasına karşı olmadıkları içinde mutlu oldu.Ve onunla konuşan kolcuyu gittiği yere doğru izlemeye başladı.şimdilik yapcak bi işi yoktu.Belki birilerine bi kaç iyilik yapabilirdi.Kahkahalar atarak kolcunun peşinde koşturdu...
<div>Tári Nénharma....</div><br>
Shuriak özellikle canavarın artıklarından uzak durarak Piijek'in yanına gitti, bu canavara fazla yaklaşmamaya özen gösteriyordu. Ve Piijekle konuşmaya başladı.
(Shuriak +1 Seviye)
Susy değerli taşları cebine attıktan sonra kızıl cüppelinin yanına gitti. Adam yaralı gibi görünüyordu. Bu oldukça can sıkıcı bir durumdu çünkü her ne kadar onları buraya getiren büyücü de olsa etraftaki en kudretli kişi o gibi görünüyordu.
Susy 'nin sorusuna şaşırmış gibi bir bakışla cevap verdi Khedan ama sonra bunun yeterli olmadığını düşünüp açıklama yapma ihtiyacı hissetti.
(Susy +1 Seviye)
"Toprak elementlerinin diyarındayız ve siz şu Kadahar'a saldırmasanız çok da güvenli olacaktık" dedi yaşlı büyücü ters ters Kadahar'ın artıklarına bakarak. Bu arada Susy'de bu yaratığın ne olduğunu anlayıvermişti.
Elenora sinirle işin çözülemeyeceğini düşünmüştü. Nasıl olsa biryere kaçacak gibi durmuyordu büyücü. Kadınla konuşurken o da etrafı inceledi. Xyra ile konuştu. Bu esnada Khedan'ın arada sırada endişe ile arkasına baktığını farketti.
Rahip çevresini incelerken aynı zamanda da büyücünün yanına gitmek için acele ediyordu. Sorgusuz sualsiz duasına başladığında bir an Khedan tereddüt etti ama rahibin tavrından niyetinin kötü olmadığını anlaması uzun sürmemişti. Rahip iyileştirme büyüsünü yaptığında Khedan'ın içini bir rahatlama kapladı. Yaraları iyileşiyordu, iyi ki bir rahip var buralarda diye düşündü. (Cure Moderato Wounds)
Alegria rahibi takip etti, bu esnada Khedan'ın hareketlerini inceliyordu. Adam yaralıydı ve bunu son derece metanetle karşılıyordu ama yaradan değil de sanki başka birşeyden dolayı endişeli gibi görünüyordu.
Lineas kalabalığın arasındaki drowa durumu açıkladığında Xyra da aslında onun ne kadar hklı olduğunu farketmişti. Kadaharlarla çarpışan cehennem yaratıkları adeta taşlaşıyordu. Xyra bunu kendi arkadaşlarında da farketti. Acaba onlar farketmiş miydi ? Yorgunluğa mı yoruyorlardı. Anlaşılan bu Kadaharların vuruşlarında taşlaştırıcı bir etki vardı. Lineas ise kalabalığın arasından sıyrılıp rahibin yanına kadar ilerledi.
Xardas durumu incelerken geçmişte kalanlar bir anda zihnine hücum edip onu acı anılarla başbaşa bıraktı. Geçmişte yaşananlar hep ders çıkarılması gereken şeyler olmuştu Xardas için ama demek bazıları da sadece acı çektirirdi. Bu esnada Xardas büyücünün neden edişeli olduğunu merak ettiğini farketti. Evet büyücü endişeliydi ve bu onun hiç hoşuna gitmemişti.
(Xardas +1 Seviye)
Edmond hızla Khedan'ın yanına koştu. Ama herkes onun gibi Khedan'ın yanına koşmuştu. Anlaşılan büyücü değerli görülüyordu. Bir rahibin büyücüyü izlemesini seyretti büyücü. Soracakları için biraz daha zaman vardı anlaşılan.
Xyra çevresine odaklanmaya çalışıyordu. Burası onun birzamanlar yaşadığı yerlere benziyordu ama kesinlikle çok daha kabaydı ve iticiydi. Ama en azından ona diğerlerinden fazla yaşama şansı tanıyordu. Ayrıca çevresindekiler de ilginç bir şekilde ona destek olma, koruma eğilimindeydiler. Her ne kadar anlaşılması güç olsa da Xyra bu garip yardımları kabul ediyor ama tetikte bekliyordu. Drowun gelişmiş görme yeteneği sis tarafından engellense de mağaranın ilerisindeki hareketlenmeleri ve değişik sesleri şans eseri de olsa farketmişti. Orada birşeyler vardı. Bu esnada yanına gelen Lineasın gösterdiklerini inceledi ve Kadahar'ların doğası hakkında birşeyi daha öğrendi.
(Xyra +1 seviye)
Swain insanları bir kez daha bir araya toplama görevinin kendisinde olduğuna inanıyordu. Hemen yumuşamışlar, dağılmaya başlamışlardı ama şimdi bunun için zaman yoktu. İnsanlara bunu belirtecek bir konuşma yaptıktan sonra yukarıda olanlar için büyücüden özür diledi. Bu esnada da rahip büyücünün yaralarını iyileştiriyordu.
(Swain +1 seviye)
Swainin bu davranışına büyücünün tepkisi onu şaşırtmış mıydı ? Bilinmez ama sanki sözleri hiç duymamış gibi paladini omuzlarından tutup yukarı kalmasını işaret ederken aceleyle konuşuyordu.
"Tamam tamam.. canımı yaktığın için ben senin canını sonra yakarım. şimdi iş zamanı. Tünellerden sesler geliyor, ve bu yaratıkların yanlız dolaşmama gibi bir alışkanlığı var. Ne kadar yaratık var bilemem ama bu yaratıklar eğer alana girerse hiç şansımız kalmaz. En azından şu 2-3 tünelin çıkışını tutmanız gerekecek. Bu esnada benim yapmam gereken büyüler var." dedi telaşla, bu esnada rahibin işi bitmişti ve herkes büyücünün sesini duyabilmişti. Dikkatle çevresine bakındı, zaten birkaç gurup oluşmuş gibiydi, bu guruplarla girişleri tutabilirlerdi herhalde.
"Yaratıklar Kadahar kadar güçlü değildir, yanına bile yaklaşamaz ama sayıları fazla olabilir, dikkatli olun. " dedi karşısındakileri izlerken. Bu esnada arka taraftan bir çığlık geldi. Birisinin son çığlığına benziyordu bu ve herkese zamanlarının ne kadar az kaldığını hatırlatmıştı.
Amora bu zorlu seansı atlatabilmişti ve eskisinden daha az sersemlemiş ve zarar görmüş durumdaydı. Bu iyiye işaretti.. Sevindi kadın ve onu ikinci kez sevindirecek kişileri de gördü. Birçok kişi, ve toplanıyordu. Hızla onlara doğru hareket etti.
Kathranis Piijek'in yanına gitti. Bu esnada büyücünün dediklerini duyuyordu ve seslerin ne olduğu konusunda şimdi kesin bi fikre sahip olmuştu.
(Kathranis +1 Seviye)
Piijek bu can sıkıcı yere düşme kalkma olaylarından sonra bir anda Susy nin yokluğunu farketti. Paniklemişti bir an ama sonra onu buldu. Büyücünün yanındaydı ve iki büyücü birşeyler konuşuyordu. Daha sonraysa kızıl cüppeli herkesin duyabileceği şekilde bağarmıştı. Dedikleri gayet açıktı. Yeni işler, yeni heyecanlar ya da ölüm... Sorun muydu ?
(Piijek +1 Seviye)
Ales heyecanla gurubun arkasına koşturdu. Biraz geç gelmiş, durumu tam anlayamamıştı ama savaş heyecanı onu sarmıştı. Bu esnada bu heyecanın davam edeceğini ilan etti büyücü. Birşeyler geliyordu.
(Ales +1 Seviye)
Cody bağırıp çağıran kutsal savaşçıya sinirlenmişti, ne anlamı vardı öyle yapmanın. El kol hareketleri ile anlatmayı denedi birşeyler ama hem karanlık hem de guruptakilerin çok çeşitli olması yüzünden bu yöntem pek işe yaramamıştı nitekim aynısını büyücü düşünmüş olacaktı ki Cody'nin endişelerini doğrularcasına gelenleri haber verdi ve 2-3 tünelin girişinin kapatılması gerektiğini söyledi.
(Cody +1 Seviye)
Clesnyé kolcuyu takip ederken kahkahalar atıyordu, savaş ona haz vermişti anlaşılan ve bu esnada yenilerinin de geldiğini duydu. Tünellerden yaratıklar geliyordu. Acı bir çığlık tüm sinirleri altüst edercesine mağaranın içinde yankılandı bir süre. Anlaşılan biri son nefesini vermişti.
Ardından bir çığlık daha duyuldu. Ama bu kez ölen bir kadındı. Ã?aresiz haykırışının tonu bunda şüphe bırakmıyordu. Her ne buraya doğru yaklaşıyorsa pek acıma sahibi olmadığı açıktı.
Not: DM:
Herkes bu iki çığlığı ve Khedan'ın konuşmasını duydu, Amora da dahil. Rp nizi buna göre yaparsanız sevinirim.
(Shuriak +1 Seviye)
Susy değerli taşları cebine attıktan sonra kızıl cüppelinin yanına gitti. Adam yaralı gibi görünüyordu. Bu oldukça can sıkıcı bir durumdu çünkü her ne kadar onları buraya getiren büyücü de olsa etraftaki en kudretli kişi o gibi görünüyordu.
Susy 'nin sorusuna şaşırmış gibi bir bakışla cevap verdi Khedan ama sonra bunun yeterli olmadığını düşünüp açıklama yapma ihtiyacı hissetti.
(Susy +1 Seviye)
"Toprak elementlerinin diyarındayız ve siz şu Kadahar'a saldırmasanız çok da güvenli olacaktık" dedi yaşlı büyücü ters ters Kadahar'ın artıklarına bakarak. Bu arada Susy'de bu yaratığın ne olduğunu anlayıvermişti.
Elenora sinirle işin çözülemeyeceğini düşünmüştü. Nasıl olsa biryere kaçacak gibi durmuyordu büyücü. Kadınla konuşurken o da etrafı inceledi. Xyra ile konuştu. Bu esnada Khedan'ın arada sırada endişe ile arkasına baktığını farketti.
Rahip çevresini incelerken aynı zamanda da büyücünün yanına gitmek için acele ediyordu. Sorgusuz sualsiz duasına başladığında bir an Khedan tereddüt etti ama rahibin tavrından niyetinin kötü olmadığını anlaması uzun sürmemişti. Rahip iyileştirme büyüsünü yaptığında Khedan'ın içini bir rahatlama kapladı. Yaraları iyileşiyordu, iyi ki bir rahip var buralarda diye düşündü. (Cure Moderato Wounds)
Alegria rahibi takip etti, bu esnada Khedan'ın hareketlerini inceliyordu. Adam yaralıydı ve bunu son derece metanetle karşılıyordu ama yaradan değil de sanki başka birşeyden dolayı endişeli gibi görünüyordu.
Lineas kalabalığın arasındaki drowa durumu açıkladığında Xyra da aslında onun ne kadar hklı olduğunu farketmişti. Kadaharlarla çarpışan cehennem yaratıkları adeta taşlaşıyordu. Xyra bunu kendi arkadaşlarında da farketti. Acaba onlar farketmiş miydi ? Yorgunluğa mı yoruyorlardı. Anlaşılan bu Kadaharların vuruşlarında taşlaştırıcı bir etki vardı. Lineas ise kalabalığın arasından sıyrılıp rahibin yanına kadar ilerledi.
Xardas durumu incelerken geçmişte kalanlar bir anda zihnine hücum edip onu acı anılarla başbaşa bıraktı. Geçmişte yaşananlar hep ders çıkarılması gereken şeyler olmuştu Xardas için ama demek bazıları da sadece acı çektirirdi. Bu esnada Xardas büyücünün neden edişeli olduğunu merak ettiğini farketti. Evet büyücü endişeliydi ve bu onun hiç hoşuna gitmemişti.
(Xardas +1 Seviye)
Edmond hızla Khedan'ın yanına koştu. Ama herkes onun gibi Khedan'ın yanına koşmuştu. Anlaşılan büyücü değerli görülüyordu. Bir rahibin büyücüyü izlemesini seyretti büyücü. Soracakları için biraz daha zaman vardı anlaşılan.
Xyra çevresine odaklanmaya çalışıyordu. Burası onun birzamanlar yaşadığı yerlere benziyordu ama kesinlikle çok daha kabaydı ve iticiydi. Ama en azından ona diğerlerinden fazla yaşama şansı tanıyordu. Ayrıca çevresindekiler de ilginç bir şekilde ona destek olma, koruma eğilimindeydiler. Her ne kadar anlaşılması güç olsa da Xyra bu garip yardımları kabul ediyor ama tetikte bekliyordu. Drowun gelişmiş görme yeteneği sis tarafından engellense de mağaranın ilerisindeki hareketlenmeleri ve değişik sesleri şans eseri de olsa farketmişti. Orada birşeyler vardı. Bu esnada yanına gelen Lineasın gösterdiklerini inceledi ve Kadahar'ların doğası hakkında birşeyi daha öğrendi.
(Xyra +1 seviye)
Swain insanları bir kez daha bir araya toplama görevinin kendisinde olduğuna inanıyordu. Hemen yumuşamışlar, dağılmaya başlamışlardı ama şimdi bunun için zaman yoktu. İnsanlara bunu belirtecek bir konuşma yaptıktan sonra yukarıda olanlar için büyücüden özür diledi. Bu esnada da rahip büyücünün yaralarını iyileştiriyordu.
(Swain +1 seviye)
Swainin bu davranışına büyücünün tepkisi onu şaşırtmış mıydı ? Bilinmez ama sanki sözleri hiç duymamış gibi paladini omuzlarından tutup yukarı kalmasını işaret ederken aceleyle konuşuyordu.
"Tamam tamam.. canımı yaktığın için ben senin canını sonra yakarım. şimdi iş zamanı. Tünellerden sesler geliyor, ve bu yaratıkların yanlız dolaşmama gibi bir alışkanlığı var. Ne kadar yaratık var bilemem ama bu yaratıklar eğer alana girerse hiç şansımız kalmaz. En azından şu 2-3 tünelin çıkışını tutmanız gerekecek. Bu esnada benim yapmam gereken büyüler var." dedi telaşla, bu esnada rahibin işi bitmişti ve herkes büyücünün sesini duyabilmişti. Dikkatle çevresine bakındı, zaten birkaç gurup oluşmuş gibiydi, bu guruplarla girişleri tutabilirlerdi herhalde.
"Yaratıklar Kadahar kadar güçlü değildir, yanına bile yaklaşamaz ama sayıları fazla olabilir, dikkatli olun. " dedi karşısındakileri izlerken. Bu esnada arka taraftan bir çığlık geldi. Birisinin son çığlığına benziyordu bu ve herkese zamanlarının ne kadar az kaldığını hatırlatmıştı.
Amora bu zorlu seansı atlatabilmişti ve eskisinden daha az sersemlemiş ve zarar görmüş durumdaydı. Bu iyiye işaretti.. Sevindi kadın ve onu ikinci kez sevindirecek kişileri de gördü. Birçok kişi, ve toplanıyordu. Hızla onlara doğru hareket etti.
Kathranis Piijek'in yanına gitti. Bu esnada büyücünün dediklerini duyuyordu ve seslerin ne olduğu konusunda şimdi kesin bi fikre sahip olmuştu.
(Kathranis +1 Seviye)
Piijek bu can sıkıcı yere düşme kalkma olaylarından sonra bir anda Susy nin yokluğunu farketti. Paniklemişti bir an ama sonra onu buldu. Büyücünün yanındaydı ve iki büyücü birşeyler konuşuyordu. Daha sonraysa kızıl cüppeli herkesin duyabileceği şekilde bağarmıştı. Dedikleri gayet açıktı. Yeni işler, yeni heyecanlar ya da ölüm... Sorun muydu ?
(Piijek +1 Seviye)
Ales heyecanla gurubun arkasına koşturdu. Biraz geç gelmiş, durumu tam anlayamamıştı ama savaş heyecanı onu sarmıştı. Bu esnada bu heyecanın davam edeceğini ilan etti büyücü. Birşeyler geliyordu.
(Ales +1 Seviye)
Cody bağırıp çağıran kutsal savaşçıya sinirlenmişti, ne anlamı vardı öyle yapmanın. El kol hareketleri ile anlatmayı denedi birşeyler ama hem karanlık hem de guruptakilerin çok çeşitli olması yüzünden bu yöntem pek işe yaramamıştı nitekim aynısını büyücü düşünmüş olacaktı ki Cody'nin endişelerini doğrularcasına gelenleri haber verdi ve 2-3 tünelin girişinin kapatılması gerektiğini söyledi.
(Cody +1 Seviye)
Clesnyé kolcuyu takip ederken kahkahalar atıyordu, savaş ona haz vermişti anlaşılan ve bu esnada yenilerinin de geldiğini duydu. Tünellerden yaratıklar geliyordu. Acı bir çığlık tüm sinirleri altüst edercesine mağaranın içinde yankılandı bir süre. Anlaşılan biri son nefesini vermişti.
Ardından bir çığlık daha duyuldu. Ama bu kez ölen bir kadındı. Ã?aresiz haykırışının tonu bunda şüphe bırakmıyordu. Her ne buraya doğru yaklaşıyorsa pek acıma sahibi olmadığı açıktı.
Not: DM:
Herkes bu iki çığlığı ve Khedan'ın konuşmasını duydu, Amora da dahil. Rp nizi buna göre yaparsanız sevinirim.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Edmond *LANET OLSUN* diye bağırdı.Bu olanlar onu sinirlendirmişti.Kısa bir süre içinde öleceklerini düşünmeye başladı.Ã?ünkü etrafları kapalıydı ve ilerde kötü şeyler olacaktı.Edmond büyücünün dediğini yapmaya koyuldu.Az önce yaptığı hatayı telafi etmek istiyordu.Ama şimdi yapacak pek bir şey gelmiyordu aklına.Sonraki iki çığlık da etrafı kızıştırmaya yetmişti.Edmond etrafına bakındı.Bir şeyler geliyordu.Kötü bir şeyler.Khedan tünelin çıkışlarını kapatmalarını istiyordu.Edmond hemen işe koyuldu.Tünellerden birine doğru ilerlemeye başladı.Ne kadar faydası olurdu bilmiyordu ama bir şeyler yapmalıydı.Ölmesi gerekirse bile bir şeyler yapacaktı.Az önce bir sürü kişinin hayatını tehlikeye atmıştı.Ancak şimdi bir sürü kişinin hayatını korumalıydı.
Edmond ağır adımlarla gözüne ilk çarpan tünele doğru ağır adımlarla ilerlemeye başladı.Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın.Yapacaktı.Bir işe yarayacaktı, ilk kez olsa bile bu.
Sonra arkasını döndü.Ã?ığlık yüzünden herkes panik yapmış olmalıydı.Bu yüzden kimsenin dikkatini toplayamazdı.Sonra arkasını döndü *Clesnyé, benimle geliyor musun?* dedi.Sonra cevap beklemeden arkasını dönü.Tekrar başı öne eğik, yürümeye başladı ağır ağır.Gözünden yaşlar akıyordu, sessiz sessiz.Ölecekti büyük ihtimalle.Ama umut yapraklarının sonuncusu henüz düşmemişti.Kimse umrunda değildi.Ne yaptığını bilmiyordu.Neden buradaydı, neden bu hâldeydi hiç bilmiyordu.Sonra sessiz şekilde ağlamaya ve yürümeye devam etti
Edmond ağır adımlarla gözüne ilk çarpan tünele doğru ağır adımlarla ilerlemeye başladı.Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın.Yapacaktı.Bir işe yarayacaktı, ilk kez olsa bile bu.
Sonra arkasını döndü.Ã?ığlık yüzünden herkes panik yapmış olmalıydı.Bu yüzden kimsenin dikkatini toplayamazdı.Sonra arkasını döndü *Clesnyé, benimle geliyor musun?* dedi.Sonra cevap beklemeden arkasını dönü.Tekrar başı öne eğik, yürümeye başladı ağır ağır.Gözünden yaşlar akıyordu, sessiz sessiz.Ölecekti büyük ihtimalle.Ama umut yapraklarının sonuncusu henüz düşmemişti.Kimse umrunda değildi.Ne yaptığını bilmiyordu.Neden buradaydı, neden bu hâldeydi hiç bilmiyordu.Sonra sessiz şekilde ağlamaya ve yürümeye devam etti
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
haldor_goraxe
- Kullanıcı

- Posts: 275
- Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul, sen??
- Contact:
Bu dünyayı sevmeye başlamıştı Piijek... Yeteri kadar aksiyon vardı. Fakat bir hana ihtiyacı vardı. O kumun içinden geçmek ve Kadaharla -Khedan öyle söylemişti sanırım- savaşmak acıktırmış ve birazda yormuştu Piijek'i...
Fakat şimdi yapması gereken şeyler vardı. Susy'yi bulmuştu. İyi olduğunu görünce rahatladı. "Hey Susy! şu ilerdeki Tünelden baya iyi sesler geliyor. Sende gelsen iyi olacak. Eğer o asanı kalenin girişindeki gibi sallarsan çok işe yarayabilir." diye seslendi.
"Kara Tenli bize iş çıktı. Sende geliyor musun? İki savaşçı bir savaşçıdan iyidir..." dedi ve kılıcını çekip havada çarpı yapıp hançerini çıkardı. "Hadi gidelim! Hızlandılar gibi gözüküyor." dedi. Ve en yakındaki tünele doğru ilerlemeye başladı.
Fakat şimdi yapması gereken şeyler vardı. Susy'yi bulmuştu. İyi olduğunu görünce rahatladı. "Hey Susy! şu ilerdeki Tünelden baya iyi sesler geliyor. Sende gelsen iyi olacak. Eğer o asanı kalenin girişindeki gibi sallarsan çok işe yarayabilir." diye seslendi.
"Kara Tenli bize iş çıktı. Sende geliyor musun? İki savaşçı bir savaşçıdan iyidir..." dedi ve kılıcını çekip havada çarpı yapıp hançerini çıkardı. "Hadi gidelim! Hızlandılar gibi gözüküyor." dedi. Ve en yakındaki tünele doğru ilerlemeye başladı.
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Susy, heyecanlı görünen Piijek in sorusuna, "Hayır, gitmiyorsun. Çok tehlikeli. Bu girişi koruyalım, sonuçta kurtulmamızın tek yolu bu adama yardım etmekten geçiyor." Kolluna dokunup, "Yoruldum." dedi. Bir taşın üzerine oturmuştu. Piijek in dikkatini gitmekten alıkoyacağını umuyordu. Ayrıca gerçekten, iradesini toplayıp uyanık kalabiliyordu. Uzun zamandır uyumamıştı ve birden fazla gücü aynı anda salı vermişti. Saatin kaç olduğunu ve yönü de karıştırmıştı. Yeraltında herşey, dikkat dağıtıcı olabiliyordu. Bir an önce uyum sağlamaya çalışıyordu.
Beyaz cüppesine yapışmış tozların ve sert toprağın üzerinde kurulmuştu. Tünelin tam yanındaki doğal kaya çıkıntısında, oturmuştu. Ã?ığlıkları işitiyordu.
"Duyuyorum. Piijek beni koruyacaksın dimi?"(yanıtı bekledim)
Biraz önce onu takip etmelerini isteyen, savaşçı ilerde, bütün vucudundan yansıyan loş ışıkta metal zırhını farkedebiliyordu.(Cody)
Piijek'in etrafa baktığı bakışları görüyordu. Drow dişisini göremiyordu. Sesini de, duymamıştı. Onlarca toprağın altında kalmanın verdiği, çaresizlik hissi savaştayken, bastırmıştı şimdi ise, nefes almak için uzun ve derin nefesler çekiyordu. Sanki boğuluyor, gibi aldatıcı hissi, insan duyularını kontrol almaya çalışarak oturduğu yerde bir müddet durdu. Drowlar daha uyumlu olmalı, diye düşündü.
Kathranis ve karşıdan gelen Xyra'yı görebiliyordu şimdi, yanlarındaki bir diğer yeşil kıyafetli kadını da gördü dar bir pantolon giyiyordu. Gözlerini kapattı, derin bir nefes alıp ayağa kalktı.
Kimse konuşmuyordu, çığlıklardan sonra büyük bir bekleyiş başlamıştı, tünelin ucundan gelen ordunun gümlemeleri artıyordu. İki kişinin tünelden aşağıya koştuğunu gördü, (Bunlar delirdi mi, diye düşünmeden edemedi, mantıksız ca birşeyler oluyor.)
"Piijek, bu girişi korumak için gücün hemen oluşturulması lazım."
Savaşçıdan birkaç adım uzaktalardı(Cody) ve yanında toplanmakta olan savaşçıdan;
fısıldayarak:
-"Büyücüyü duyduk ve girişi tutarken size yardımcı olurum." Başını salladı, Cody'ye.
Kızıl Cüppelinin, uzakta, büyü yapmasından endişelenmiyordu, artık.
Xyra, Kathranis ve yanındaki kıza el işareti etti. Ve piijek in elini tuttu,
"Ã?ılgınca birşey yapma, tamam mı? Tünelden aşağı gitme." gözlerinin içine bakıyordu.
Fısıldayarak devam etti.
"Ne düşünüyorsun?" dedi, Cody ye.
Beyaz cüppesine yapışmış tozların ve sert toprağın üzerinde kurulmuştu. Tünelin tam yanındaki doğal kaya çıkıntısında, oturmuştu. Ã?ığlıkları işitiyordu.
"Duyuyorum. Piijek beni koruyacaksın dimi?"(yanıtı bekledim)
Biraz önce onu takip etmelerini isteyen, savaşçı ilerde, bütün vucudundan yansıyan loş ışıkta metal zırhını farkedebiliyordu.(Cody)
Piijek'in etrafa baktığı bakışları görüyordu. Drow dişisini göremiyordu. Sesini de, duymamıştı. Onlarca toprağın altında kalmanın verdiği, çaresizlik hissi savaştayken, bastırmıştı şimdi ise, nefes almak için uzun ve derin nefesler çekiyordu. Sanki boğuluyor, gibi aldatıcı hissi, insan duyularını kontrol almaya çalışarak oturduğu yerde bir müddet durdu. Drowlar daha uyumlu olmalı, diye düşündü.
Kathranis ve karşıdan gelen Xyra'yı görebiliyordu şimdi, yanlarındaki bir diğer yeşil kıyafetli kadını da gördü dar bir pantolon giyiyordu. Gözlerini kapattı, derin bir nefes alıp ayağa kalktı.
Kimse konuşmuyordu, çığlıklardan sonra büyük bir bekleyiş başlamıştı, tünelin ucundan gelen ordunun gümlemeleri artıyordu. İki kişinin tünelden aşağıya koştuğunu gördü, (Bunlar delirdi mi, diye düşünmeden edemedi, mantıksız ca birşeyler oluyor.)
"Piijek, bu girişi korumak için gücün hemen oluşturulması lazım."
Savaşçıdan birkaç adım uzaktalardı(Cody) ve yanında toplanmakta olan savaşçıdan;
fısıldayarak:
-"Büyücüyü duyduk ve girişi tutarken size yardımcı olurum." Başını salladı, Cody'ye.
Kızıl Cüppelinin, uzakta, büyü yapmasından endişelenmiyordu, artık.
Xyra, Kathranis ve yanındaki kıza el işareti etti. Ve piijek in elini tuttu,
"Ã?ılgınca birşey yapma, tamam mı? Tünelden aşağı gitme." gözlerinin içine bakıyordu.
Fısıldayarak devam etti.
"Ne düşünüyorsun?" dedi, Cody ye.
SHruiak duyduğu seslerin olduğu yöne bakmaya çalışltı.Mağraların içine.Ama duman
nedeniyle pek bir şey gördüğü söylenemezdi.
Piijekin söylediği sözleri kulak arkası yaptı.Kılıçlarını kınlarına geri soktu.Susy`e döndü.
''Sen karar ver nereye gideceğimize, istersen sen büyünü yaparken ben de koruyabilirim seni.''
nedeniyle pek bir şey gördüğü söylenemezdi.
Piijekin söylediği sözleri kulak arkası yaptı.Kılıçlarını kınlarına geri soktu.Susy`e döndü.
''Sen karar ver nereye gideceğimize, istersen sen büyünü yaparken ben de koruyabilirim seni.''
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Xardas, kızıl cüppelinin endişesini görüyordu, bunu yüzünden ve beden hareketlerinden anlayabiliyordu. Sanki onların duymadığı bir şeyi kızıl cüppeli duyuyor, görmedikleri bir şeyi kızıl cüppeli görüyordu. Rahip onu iyileştirdikten sonra kızıl cüppeli ayağa kalktı ve şövalyeyi kaldırdı, ardından birkaç söz söyledi. Xardas, kızıl cüppeliyi dinlememişti-buna gerek duymuyordu zira herşey artık apaçıktı.
Bir çığlık, uyuyanları kaldırdı.
Kara cüppelinin etrafında bulunan, gördüğü ve duyduğu hemen herkes hareket etmeye başlamıştı. Kimisi telaşlı, kimisi bilinçli hareketlerdi bunlar, ama kara cüppeli kıpırdamadı.
Ta ki ikinci çığlığa kadar.
Ã?aresiz bir kadının iğrenç haykırışı...
Xardas, belki hayvani bir içgüdü, belki de bir tanrının kulağına fısıldayışı ile harekete geçti. Elf rahibin hemen arkasındaydı ve pençe gibi elini onun omzuna koyarak uzun tırnaklarını omzuna batırdı:
"Rahip, onurun ve vicdanın belki seni rahatsız edecek, ama... çeşitli sebeplerden dolayı... seninle ilgilenmek zorundayım... Bir kara cüppeli olduğum için belki beni yadırgayabilir, belki söyleyeceklerimi hiçe sayabilirsin ya da belki de sadece gururun beni dinlemene engel olur ama yine de...
"Senden savaşta seni korumak istediğimi söyleyeceğim rahip. Karşılığında ise, sadece neden bunu istediğimi sormamanı istiyorum. Ve bir şey daha, kızıl cüppeliden fazla uzaklaşmak istemiyorum çünkü onu da korumak ve yapacaklarını izlemek zorundayım.
"Sadece bir büyücünün hırsı yüzünden, rahip, sadece bir büyücünün hırsı..."
Bir çığlık, uyuyanları kaldırdı.
Kara cüppelinin etrafında bulunan, gördüğü ve duyduğu hemen herkes hareket etmeye başlamıştı. Kimisi telaşlı, kimisi bilinçli hareketlerdi bunlar, ama kara cüppeli kıpırdamadı.
Ta ki ikinci çığlığa kadar.
Ã?aresiz bir kadının iğrenç haykırışı...
Xardas, belki hayvani bir içgüdü, belki de bir tanrının kulağına fısıldayışı ile harekete geçti. Elf rahibin hemen arkasındaydı ve pençe gibi elini onun omzuna koyarak uzun tırnaklarını omzuna batırdı:
"Rahip, onurun ve vicdanın belki seni rahatsız edecek, ama... çeşitli sebeplerden dolayı... seninle ilgilenmek zorundayım... Bir kara cüppeli olduğum için belki beni yadırgayabilir, belki söyleyeceklerimi hiçe sayabilirsin ya da belki de sadece gururun beni dinlemene engel olur ama yine de...
"Senden savaşta seni korumak istediğimi söyleyeceğim rahip. Karşılığında ise, sadece neden bunu istediğimi sormamanı istiyorum. Ve bir şey daha, kızıl cüppeliden fazla uzaklaşmak istemiyorum çünkü onu da korumak ve yapacaklarını izlemek zorundayım.
"Sadece bir büyücünün hırsı yüzünden, rahip, sadece bir büyücünün hırsı..."
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br> <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest