Yeni Dünya ( RP EKRANI )

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
Post Reply
Swain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 103
Joined: Thu Aug 18, 2005 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Swain »

Swain tüm bu olanları izlerken hissettiği enerjiyi bir an kutsal bir güç olarak düşünmüş kalbini sıkıştıracak kadar büyük bir heyecan yaşamıştı. Fakat bunun kutsal bir güç olmadığını ona büyücünün kendi üstüne odaklanan bakışları anlatmıştı. İçinde büyük bir hayal kırıklığı doğdu ve karamsarlık tekrar sardı tüm bedenini..

Artık zamanı gelmişti Büyücü elini kaldırmış kalabalığa bir şeyler söylemişti. Ne söylediğini anlamamıştı.. zaten dinlemiyordu bile. Gözleri büyücünün üstüne tıpkı bir hayvanın avına kitlendiği gibi kitlenmişti ve hedefini herkese belli edercesine ilermeye başladı. Büyücüye delici bakışlar fırlattığının farkındaydı ama tek isteği tekrar onunla göz göze gelip gözlerinden ne hissettiğini sezebilmekti. Ağır ağır ilerledi kalabalığın arasından ön saflara .. İri cüssesi ve iki metreyi aşkın boyu ile pek güçlük çekiyor sayılmazdı. Hatta kimileri kenara çekilip yol verme nezaketini dahi gösteriyorlardı.
Kathranis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Wed Jan 10, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Kathranis »

Kathranis kalabalık ın içinden önünde ki adam ve kadına yaklaştı hızlıca. Kadını bir büyücü adamınsa epesinden bir savaşçı ya da öyle birşey olduğunu düşündü.Bir eliyle adamı diğer eliyle kadını durdurdu; " Merhaba ben Kathranis" dedi hızlıca durumun ne kadar uygunsuz olduğunu bilerek, "size katılabilir miyim ?" dedi merakla ve istekle.
darkelven
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 229
Joined: Fri Dec 29, 2006 10:00 am
Location: khalkedon
Contact:

Post by darkelven »

Xyra keskin bir kahkaha attıktan sonra kapıya doğru yöneldiğinde shruiak sözlerinin işe yaradığına sevinmişti.Hala elfin boynunu koparmak istiyordu ama bu fikrine mani oldu.Eski duyguları tekrar su yüzüne çıkmaya başlamıştı.Ama hayır, o arındırılmıştı ve tekrar kirlenenmezdi.Yoksa kirlenebilir miydi?Her ne olucaksa olsun diye düşündü shruiak.Beklemekten sıkılmıştı.

Elfe tekrar döndü: ''İl wur jrazzen sall`kn truzz,ur ju wus tu nezzer v`rdon.''
Sonra ortak lisana döndü: ''Sen kendini kanıtlayana kadar elimin altında bir hançerle uyuycam.Sana da öyle yapmanı öneririrm.'' Sonra da sinir edici bir şekilde gülümseyerek Xyra`ya yetişti.
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''

Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...

drow atasözü
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

Benim adım Aletralis Quantral..." dedi ve savaşçıya gülümseyerek "VI. Lejyon 4.Tugay 1. Ã?ncü Stratejik Saldırı ve Askeri İstihbarat Takımı... Bize Kokusuz Tilkiler derlerdi..."

"şimdi büyücü bizi arkada bırakmaya karar vermeden toparlansak mı ne dersiniz?"


''Korkusuz Tilkiler güzel lakap... Tanıştıma memnun oldum ''Drowun bir 2 şey sölediğin ve ardından gittiğni gören cody elfe Tekrar Dönerek

''Nİye kötü kalpli olan Yaratıklar Böle.. yaa Anlıyamadım HEpimizin amacı yaşamaken ne bu kin ... Neyse Bencede Büyücü bizi bırakmadan şu kapıya doğru yönelelim '' Kapıya Doğru yürümeye başladı Elfe ayak uydurarak

''Tilki bence Kapıya fazla yaklaşmıyalım anlamıyorum ama o büyü bir şekilde patlarsa zarar görmek istemiyorum ve Kapı açılır açılmaz Herkez Birden GEçmeye çalışacağı için Biraz arkada durmaya ne dersin ? Hadi ben ezilmem de SEn Pek bir Ã?elimsinsin. ''

Cody miferinden belli etmiyordu ama şu anda neşeli olamıyacak kadar huzursuz ve tedirgindi.

Gözleri arada etrafa bakıyor. Drow ile sürekli melezi Arıyordu...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Kathranis kalabalık ın içinden önünde ki adam ve kadına yaklaştı hızlıca. Kadını bir büyücü adamınsa epesinden bir savaşçı ya da öyle birşey olduğunu düşündü.Bir eliyle adamı diğer eliyle kadını durdurdu; " Merhaba ben Kathranis" dedi hızlıca durumun ne kadar uygunsuz olduğunu bilerek, "size katılabilir miyim ?" dedi merakla ve istekle.
İleriye doğru yürürlerken, yaklaşan adamın kurt postu bağlanmış kıyafeti ilgisi çekti, Susy nin.
"Tabii ki, katılabilirsin. Ben Susy. Bu da, arkadaşım Piijek."

Büyücünün çıraklarının, olduğunu yere doğru bakti. "Hadi durmayalım, şunlarla konuşmam lazım."
Kathranis' e bakti, sonra Piijek e döndü. "Tanistigimiza sevindim."
haldor_goraxe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 275
Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
Location: İstanbul, sen??
Contact:

Post by haldor_goraxe »

Enteresan bir şekilde birden arkadaş oluvermişlerdi Susy ile... Hatta arkadaş olup yanlarına biri daha eglmişti... Neyse grup büyüyordu buda yolculuğun sıkıcı geçmeyeceğine rivayetti. Susy Ã?ıraklarla konuşacağını söyleyip yürümeye devam etmişti. Piijek Kathranis'e dönüp : " Selamlar! Susy tanıttı ama ben Piijek. Vay canına kurdun güzelmiş. İsmi ne? Bir zamanlar -ben ufakken- benim de bir köpeğim vardı. Tabi daha küçüktü ama güçlüydü... Ahh Ahh eskileri özlüyorum... Ne güzeldi o zamanlar herkes evinde oturur piposunu içerdi... şimdi şu lanet olası şatonun önünde böyle dikiliyoruz..." diye saçmalarken birden yanından bir adam hızlıca yanından geçti. Baya iri biriydi, ve gerçekten hızlı ilerliyordu... " Hey şu adama bak... Nasılda hızlı yürüyor. Tıpkı bizim eski demirci Joey gibi... Oda böyle iriydi ve hızlı yürürdü. Sonra birden kayboldu... Bir daha haber alamadık ondan. Karısı çok üzülmüştü..." diye saçmalamaya başladı... Bir anda aklına takılıverdi demin ki kara tenliler ne yapıyordu acaba. Gözleri onları aramaya başladı... Fakat saçmalamayı kesmemişti. " İşte böyle olmuştu Demirci Joey'nin eski karısının 2. çocuğu"...
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
Kathranis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Wed Jan 10, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Kathranis »

"Tanıştığımıza sevindim Pijek ve Susy" dedi Kathranis seviçle bu insanların onu yanlarında istemeyeceğini düşünüyordu."Kurdun adı Volan." diye devam etti.
Büyücünün çıraklarının, olduğunu yere doğru bakti. "Hadi durmayalım, şunlarla konuşmam lazım."
Kathranis' e bakti, sonra Piijek e döndü. "Tanistigimiza sevindim."
"Tamam" dedi."Hadi devam"
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond adamın şaşkın tavrını hiç değiştirmeye çalışmadan ilerliyordu.Khedan artıkı gözüküyordu.Edmond Khedan'a doğru ilerlemeye başladı.Khedan'ı daha iyi duyabilmek için.Ancak Khedan konuşmaya başladığında bunun hiç gerekmediğini anladı.Ã?ünkü sesi gayet iyi çıkıyordu.Edmond adamı dinledikten sonra gülümsedi.*NEDEN KAÃ?ACAKMIşIZ?Ã?LMEMEK İÃ?İN Mİ?PEKİ KAÃ?ARSAK YAşAYACAK MIYIZ?* diye bağırdı sesini duyurmak için.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Hızla ilerleyen kalabalık arasında kalmıştı. Ne yapması gerektiğini bilmiyordu ve düşünmek için hiç de uygun anlar seçmediğini, insanların itiklemeleri yüzünden kıç üstü yere düşmüştünde kabul etti. Ã?fkeyle söylenerek yerden kalktı, ve hiç hareket etmeden açık kapılara baktı...

"En önde ilerlemek yerine, en arkada takip etmeksem daha iyi olacak". dedikten sonra, kalabalağın hızla ilerlemesini izledi...
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

Kendisini nefretle izleyen kadın savaşçının farkında olan Xyra kapıya yönelmiş büyücü kadını ve yanındaki kişileri izliyordu ki yanına büyük ihtimalle elf ve insanın söz düellosundan bezmiş Shruiak geldi. Bu sırada arkasına dönen büyücü kadınla yine göz göze geldi. Kadına hafifçe gülümseyip yanına gitti ve ortak lisanda konuşmaya başladı.

“Tekrar selam büyücü. Biraz önce tanışmak için pek müsait bir ortam yoktu. Ben Xyra’Shyntala ve bu da savaşçı Shruiak.”

Bu sırada etrafına bakınıyor ve mavi saçlı elf ile insan savaşçıyı arıyordu. Biraz geride kalmışlardı ve görünüşe göre onlar da Xyra ve Shruiak’ı arıyorlardı. Tanışma merasimi sürerken yanlarına gelmelerini umdu. Normal şartlarda yüzlerine bile bakmayacağı hatta öldürebileceği bu kişileri şu anda yanında istiyordu.
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Enteresan bir şekilde birden arkadaş oluvermişlerdi Susy ile... Hatta arkadaş olup yanlarına biri daha eglmişti... Neyse grup büyüyordu buda yolculuğun sıkıcı geçmeyeceğine rivayetti. Susy Ã?ıraklarla konuşacağını söyleyip yürümeye devam etmişti. Piijek Kathranis'e dönüp : " Selamlar! Susy tanıttı ama ben Piijek. Vay canına kurdun güzelmiş. İsmi ne? Bir zamanlar -ben ufakken- benim de bir köpeğim vardı. Tabi daha küçüktü ama güçlüydü... Ahh Ahh eskileri özlüyorum... Ne güzeldi o zamanlar herkes evinde oturur piposunu içerdi... şimdi şu lanet olası şatonun önünde böyle dikiliyoruz..." diye saçmalarken birden yanından bir adam hızlıca yanından geçti. Baya iri biriydi, ve gerçekten hızlı ilerliyordu... " Hey şu adama bak... Nasılda hızlı yürüyor. Tıpkı bizim eski demirci Joey gibi... Oda böyle iriydi ve hızlı yürürdü. Sonra birden kayboldu... Bir daha haber alamadık ondan. Karısı çok üzülmüştü..." diye saçmalamaya başladı... Bir anda aklına takılıverdi demin ki kara tenliler ne yapıyordu acaba. Gözleri onları aramaya başladı... Fakat saçmalamayı kesmemişti. " İşte böyle olmuştu Demirci Joey'nin eski karısının 2. çocuğu"...

Piijek in, anlatıklarını dinliyordu. İlerleyen kalabalığın ortasindaydilar. Agir yavas yavas olsada ilerleniyordu. "Peki, Joey'e nolmuş, kimse araştırmadı mı?" diye sordu.

Gözleri yaklaşan şatonun meydanından, arkaya doğru gitti. Drow kizini kalabalık arasinda yine gördü yanında diğer bir drow daha duruyordu. Farketmemek zor değildi, Siyah bir ten ve Elflerin Kadim güzelliğine sahip biri. Drow kızı ile gözgöze geldi, yeniden. Yaklaştılar.
“Tekrar selam büyücü. Biraz önce tanışmak için pek müsait bir ortam yoktu. Ben Xyra’Shyntala ve bu da savaşçı Shruiak.”

Bu sırada etrafına bakınıyor ve mavi saçlı elf ile insan savaşçıyı arıyordu. Biraz geride kalmışlardı ve görünüşe göre onlar da Xyra ve Shruiak’ı arıyorlardı. Tanışma merasimi sürerken yanlarına gelmelerini umdu. Normal şartlarda yüzlerine bile bakmayacağı hatta öldürebileceği bu kişileri şu anda yanında istiyordu.
Etrafina bakindigini gördüğü Drowun, bu kalabalık yüzünden, rahatsiz ve tetikte olduğunu varsaydı, Susy. Herhalde nadiren bu kadar çeşitli ırkın içine, çıkıyordu. Beklediği birileri de, olabilir.
"Selam Büyücü. Hoşgeldin. Tartışma sona ermiş, ne güzel. Bize katılın. Büyücünün çıraklarıyla, konuşmayı planlıyordum." Sonra, tereddütte bir ifade geçti suratından, drow dilinde, merhaba demeyi çok istiyordu, bir drow ila drow dilinde konuşmak için aldigi dil eğitimini, fakat vazgeçti. Yanında duran adam kendisini daha tanıtmamıştı. Bu dili bildiğini sır gibi saklicakti.
Tereddüt lü surat ifadesi şato ile ilgiliymiş gibi devam etti, "Hadi Büyücü ye merhaba diyelim. şu yolu açıcak bir büyün yoksa." Drow kıza gülümsedi.
"Korkmayın dostlarım... " dedi büyücü, sesi beklediğinden de iyi çıkmıştı, titrememiş, bir korku imaresi bırakmamıştı.

"Birazdan bize ölüm vaadeden bu dünyadan uzaklara gideceğiz, ama ondan önce zor zamanlar bizi bekliyor. Korkmayın, endişelenmeyin, kaçmayın... ve bana güvenin " dedi büyücünün kudretle güçlendirilmiş yaşlı sesi. Sesinde yılların verdiği bilgeliğin eseri vardı ve bu bilgelik çaresizlik ve korkuyu çok iyi maskeliyordu.
Büyücünün Sesi, duyuldu. "Korkmak mı? Korku, Akıl katilidir." kendi kendine söyledi.
darkelven
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 229
Joined: Fri Dec 29, 2006 10:00 am
Location: khalkedon
Contact:

Post by darkelven »

''Merhaba'' dedi shruiak ortak lisanda bu kadın xyranın dostu olduğuna göre güvenebilirim diye düşündü.

Kadının yanındakilere de selam verdi ve kendini tanıttı.kurdu olan adam ilgisini çekmişti.Bu adam bir druid olabilirdi.

Kadın bilgili bir büyücü gibi gözüküyordu.Hangi büyü okulunda uzmanlaştığını sorucaktı kadına ama büyücülük konusunda hiçbir şey bilmediğini fark etti, bilmek istediği halde.Bir zamanlar büyücü olabilme şansı vardı.Ta ki drowlar uth masar`a gelene kadar.

''Zaten o gün bütün hayatım mahvoldu'' diye düşündü savaşçı.''Bir zamanlar veliahttım şimdiyse bir serseri.İçinden hayatını değiştiren olaylar zincirine küfrediyordu ki aklına bütün bu acıların sonunda sahip olduğı şey geldi.Sol avucunu açtı ve lanet izinin orda olmadığına birkez daha şükretti.Onu arındırmışlardı suçlarından ve günahlarından.Bu sayede gezmişti açık renk bir deri rengiyle insanların diyarlarında.Bir daha günah işlemeyeceğine dair yemin etmişti.Ama savaş işte o savaş herşeyi elinden almıştı.

Kafasını hafifçe salladı ve gerçek dünyaya geri döndü.Büyücü zımbırtısı yüksek sesle bir büyü kullanarak bağırıyor olmalıydı.Xyra`nın ona seslendiğini duydu.Büyücü kadın kızıl cüppeliyle konuşmaya gidiyordu anlaşılan.Xyra`ya sordu:''Bu kzıl cüppeli baş büyücüye güveniyormusun,hayatını ona emanet edecek kadar?''
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''

Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...

drow atasözü
haldor_goraxe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 275
Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
Location: İstanbul, sen??
Contact:

Post by haldor_goraxe »

Susy ne yapıyor diye düşünmeden edemedi Piijek... Kara Tenlilerin yanına gitmiş ve onlarla konuşmuştu... Neden böyle bir şey yaptığını merak ediyordu... Herkes bilirdi onlar..., onlar sadece kötüydü... Onları dikkatle izleyecekti. Piijek kendi kendine şarkı mırıldanmaya başladı. Gözleri kara tenlilerin üstündeydi...
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
EldariL
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Sep 18, 2006 10:00 am
Contact:

Post by EldariL »

Kaderine kapılıp buralara geldiği gibi insan seline kapılmış gidiyordu. Kalabalıkta gözden kaybetmeden önce, drow kızının keskin gözleri, nefretini yansıtan kendi kara gözleriyle bir an çakışmış mıydı? Pek önemsemedi, bu konu bekleyebilirdi. şimdi odaklandığı yer şato ve sahibiydi. Ã?n saflara yaklaşmıştı ki tanıdık bir ses duyduğunu sandı. Arkasını döndüğünü sandığı sırada aslında tökezleyip diz üstü çöktüğünün farkında değildi. Eli bilinçsizce göğsünde sallanan taşa gitti. Başını kaldırıp ileri baktı.

Bu bir görü müydü? Kendisini görüyordu. Bir ağacın altında bağdaş kurmuş dedesini dinliyordu. Yaşlı adam sekiz-on yaşlarında görünen kıza hararetle bir şeyler anlatıyordu. "Hey neler oluyor?" diye seslendi. Yaşlı adam ağır ağır ona döndü. Tuhaf ki kız da öyle. Sanki orada olmasına şaşırmamış gibiydiler. "Geçmişte miyim?" diye fısıldadı korkuyla. şimdi sırası mıydı? Olması gereken daha önemli yerler varken...

"Ona iyi bak Alegria... Bu senin geleceğin," dedi yaşlı adam küçük kıza. "O bizim için bir görü, biz de onun için. Bugün sona erdiğinde her şeyi unutacaksın kızım ve günü geldiğinde tekrar hatırlayacaksın. şimdi ona bak... Görüyor musun? Hatırlıyor. Hatırlıyorsun. Onun günü geldi. şimdi sana anlattıklarımı ona anlatmanın zamanıdır. Ne yapacağını biliyorsun."

Küçük Alegria yerinden kalkıp şaşkınlıktan ağzı bir karış açık olan genç savaşçının önünde durdu. Olanlara anlam veremese de hala dizlerinin üstünde olan kadın kıpırdamadan bekledi. Kız bir eliyle tılsıma diğeriyle alnına dokundu. Gözlerini onunkilere kilitledi. "şimdi bir olma zamanı. Zihnini geçmişe aç. Orada kendini bulacaksın. Bizi..."

"Korkmayın dostlarım... " dedi büyücü, sesi beklediğinden de iyi çıkmıştı, titrememiş, bir korku imaresi bırakmamıştı.

"Birazdan bize ölüm vaadeden bu dünyadan uzaklara gideceğiz, ama ondan önce zor zamanlar bizi bekliyor. Korkmayın, endişelenmeyin, kaçmayın... ve bana güvenin " dedi büyücünün kudretle güçlendirilmiş yaşlı sesi. Sesinde yılların verdiği bilgeliğin eseri vardı ve bu bilgelik çaresizlik ve korkuyu çok iyi maskeliyordu.
Akıp giden görü ve küçük kızın ona anımsattıklarının dehşeti yüzünden mi yoksa büyücünün gür sesinden mi bilinmez, gözleri ansızın gerçekliğe açıldı. Farketti ki burada bir andan uzun bir süre kaybetmemişti.

Deliriyor muydu? Çok ender kontrolünü bu kadar kaybederdi. Ve çok ender yüzü hissettiklerini bu kadar açığa vururdu. Ama yaşadığı şoka rağmen kendini çabuk topladı. Cevapsız bir sürü soru vardı, cevap aramak için ise hiç zaman yoktu. Bütün bunları sakin bir zamanda düşünmeye karar verdi. "Tabii böyle bir zamanı yaşayacak bir gün daha bulabilirsek," diye söylendi kırmızı cüppeli büyücüye bakarken.

Zırhından dolayı doğal olmayan sıcaklığını hissetmediği taş, tıpkı büyücünün cüppesi gibi kan kırmızı bir ışıkla nabız gibi attı birkaç kez.Alegria yine farketmemişti. Gözleri büyücüde olacakları beklemeye başladı.
Lupus Nigra
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 236
Joined: Sat Dec 24, 2005 10:00 am
Location: Four Corner Square No:4 Old City/Silvermoon-SILVER MARCHES
Contact:

Post by Lupus Nigra »

Ales, savaşçının yanından ayrılıp koşşar adım atının yanına döndü... Elindeki şarap şişesini eyer çantasına koyup atını yularından kavrayarak kalabalığa doğru ilerlemeye başlamıtı ki bir şey gördü...

Ufacık bir şey bir fidan... Başını çevirip yoluna devam edecekti ama sonra istemsizce fidana bir kere daha baktı... "Bu yaprak şeklini tanıyorum..." kendi kendine konuşur ken adımları yavaşladı.

Atı durdurup fidana daha dikkatli bakmaya başladı... "Bunu tanıyorum ama nerden..." Bir anda kafasına dank etti. Ã?ocukken daha annesi ölmeden önce yaşadığı şşehirde evlerin üzerinde durduğu dev ağaçların yapraklarını hatırladı... "Aynı" diye düündü tekrar. Bir an kalabalığın toplandığı yere baktı... Keskin gözleri genç büyücü çıraklarının dudaklarının egzersiz amacıyla bir kaç sözü tekrarladığını görüyordu...

Acelesi vardı ama...

Ales kesinlikle bir mantık adamı değildi... Elinde bir anda nerden çıktığı belli olmayan bir bıçak belirdi... Hemen eğer çantasını karıştırıp bir kumaş parçası buldu.

Bıçakla yere eğilip bıçakla dize kadar ancak gelen fidanın etrafındaki toprağı eşelemeye başladı. Yanından geçen orta yaşlı bir kadının acayip bakışları altında elini fidanın kökleri altına sokup kökleri parçalamadan yavaşça fidanı yerinden aldı...

"Bana güven ufaklı burada kalmak istemezsin..." fidanla konuşurken hafifçe gülümsüyordu.

Bezi yere serip içine toprakları doldurdu ve biraz su serptikten sonra fidanın köklerini bu beze koyup toprakla birlikte bir güzel bezi kapattı ve bağladı.

Biri şans verse bu küçük fidanın ne kadar büyüyebileceğini biliyordu. Ama yok olan bir dünyada bu zavallı ağacın 200 metrelik bir deve dönüşşmesi pek olası değildi...

Alesin kalbi bu zavalının burada kalmasına razi olmamıştı. Elinde fidan olmasına rağmen atına atlayıp gruba yetişmek için mağrur savaş atını tırısa kaldırıp kulenin bulunduğu tepeye koşturdu.

İleride savaşçı yarı drow ve drowu bir grup insanla birlikte görüyordu... Yanlarında atından inip gruba döndü...

"Selam benim adım Alestralis." dedi kocaman bir gülümsemeyle

"Fidan bakımından anlayan var mı?"
Bir kişinin ölümü bir trajedi, bir milyon insanın ölümü ise bir istatistiktir.
Joseph Stalin
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests