Panın Flüdü Yeniden ( RP Ekranı )

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Locked
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Novelin çekmesi ile pencereleri oluşturan yaprağa benzeyen madde önce esnedi. Sonra hızla geriye doğru açıldı.

Dışarıda hemen ileride bir ev boyunda bir ayakkabı vardı. Yukarıya bağcıkların olduğu bölüme doğru çıkan merdivenler göze çarpıyordu.

Ayakkabı ile buludukları klubeyi ayıran iki ya da üç ayak genişliğinde bir dere vardı. Derenin içinde iki çocuk pencerenin açılması ile o yöne döndüler. Ã?ocukların kulaklarının belirgin şekilde daha uzun olduğu görünebiliyordu. Bunun dışında çocukların yüzleri sanki bir ozanın dizelerinde şekillenmiş gibiydi. Bu kadar anlamlı ve özenli hatlara sahip birilerini Anadoluda gören çok az insan olsa gerekti. Novel bu çocukların Anadolunun birçok yerinde nefes kesici bir güzelliğe ve daha da önemlisi parıldayan gözleri ve neşeleri ile görülmemiş bir etkileyiciliğe sahip olduklarını görebiliyordu.

Bunlar çoğu insanın sadece bir efsane olduğuna inandığı, kalanların da büyük kısmının isimlerinden korkarak bahsettiği elfler olmalılardı. Daha doğrusu muhtemelen onların çocuklarıydılar.
Last edited by Firble on Sun Dec 24, 2006 10:30 pm, edited 1 time in total.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond herkesin kendisini beğenmesine sevinmişti.Herkes ona hayranlıkla bakarken kendisi sadece utanıyordu.Ancak ne yaptığını da bilmiyordu.Ardından adamın kendisine teşekkür etmesiyle Ed iyice kendinden geçti.Aşırı havaya girdi.Adam elini omzuna koyunca Edmond düzeldi gibi oldu.Sonra adam bir şey çıkardı.O bir şapkaydı.Ed bayağı şaşırsa da çok memnundu.şapka da iyiydi aslında ama almasa daha iyi olurdu.Fakat başka çaresi yoktu.Ardından beklenmeyecek şekilde elini Ed'İn omzuna atmasıyla Edmond sanki kendinden dışarı çıktı.Son farkettiği iki şey ise; mezarlıkta kimse yoktu ve kaçırılıyordu
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

İki çocuk tamamen ıslanmış elbiselerine aldırmadan pencerede duran Novel e göz attılar. Kız olan geç kaldık Pak dedi. Pak bir iki saniye eve bakmaya devam etti. Hayır dedi kısık bir sesle. Sadece çocuk uyanmış. İnsan çocukları da bizim gibidir. Bizi ele vermezler. Sonra Novele bakıp elini ağzına götürdü. Fısıldar gibi bir sesle ama dudak hareketlerini belirgin yaparak biraz eğleneceğiz dedi.

Sonra Tini diye fısıldadı. Bir keçi üzerindeki tuhaf toprak tengi kovalar ve üzerlerindeki üst bölümleri gözüken dalları taşıyarak ayaklarıyla derenin sularını şapırdata şapırdata iki çocuğun olduğu yöne doğru geldi.

İsmi Pak olması gereken çocuk kapıya yöneldi. Kapıyı ittirdiğinde kapı hafifçe esneyerek açıldı. Pak dışarı bakıp uyanmamışlar dedi. İçinden geçiriyormuş gibi Oberon bizi kesin dövecek dedi ama çok da eğlenecez.dedi gülerek. Sonra Novele dönerek Sen de bize katılsana istersen dedi. Sonra orada uyuyanlara göz gezdirdi. Kadına bir kadının belki de üzerindeki oklara şaşarak uzun uzun baktı. Batıyı da gördüğünde bir an şaşırır gibi irkildi. Bir süre onu inceledikten sonra yeniden rahatladı. Sonra kıza döndü. Nin dedi. Sanırım başlayabiliriz. Sen kadına bi şeyler yap istersen. Ben de yatanlara yeniden tekrar baktıktan sonra Edmond a baktı. Bu adama yaparım. dedi sessizce. Neyse şimdi başlayalım. Novele dönüp Yüzlerini boyuycaz onların dedi. Güzel olacak sen de yapsana.

Nin kovalardan birini ve üzerindeki dalı alarak çizmeye başlamıştı bile çok ince ve hissedilmeyen hareketlerle kadının yüzüne bir arı öbür yanında da bir uğur böceği.

Puk da Edmond un yüzüne bir keçi resmi çiziyordu. Ã?bür yana da bir çiçek ve biraz çimen çizdikten sonra Solaron un yanına geçti.

Solaronun burnuna kırmızı bir nokta yaptı sonra alnına da bir içinde kırmızı bir içecek olan bardak çizdi. Bardağı tamamladığı sırada keçinin
Edmondun ayakkabılarını çekip çıkararak ayaklarını yaladığını gördü. Sesini kısık tutarak Tiniii dedi. Uyandıracaksın onları daha bitmedi işimiz. Tini Hadi durdur beni der gibi baktı Puk a sonra... Sonra yaptığını yapmaya devam etti.

RP Dışı: Eh uyana bilirsin Edmond. Novel Kardeş Batı ile Mefistoyu sana bıraktım çiz bi şeyler.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Sufi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 58
Joined: Tue Dec 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Sufi »

Ã?mründe gördğü en büyük ayakkabıydı bu. Ayakkabıyı giyen kişiyi gözünde canlandırdı. Trevor burada olsaydı ayakkabıyı denemesi için onu ikna etmeyi denerdi belki. Ayakkabıya yaslanmış merdivenleri görünce bu büyük ayakkabının ne tür bir işlevi olduğunu düşünmesen edemedi. Hemen dışarıda görünen eredeki hareketlilik Novel'in ilgisini çekmişti. Ayakkabı işini sonra düşünürdü.

"Ne güzel çocuklar!" diye geçirdi içinden. Yüzlerine bakınca içinin ferahladığını hissetti. Her ne kadar çocuklar hemen hemen kendisiyle aynı boyda olsa da onların en az 10 yaş büyük olduğunu farkedebiliyordu. Ama çocuklarda farklı olan birşey vardı. İnsanda olmayan birşey... Ã?ocukların kulaklarını farkettiğinde gözleri faltaşı gibi açıldı. Elfleri hep duymuştu ama hiç görmemişti. "Bunlar elf olmalı." diye geçirdi içinden.

Ã?ocuklar dereden çıkıp, üzerine toprak kovalar yüklenmiş bir keçiyi de yanlarında getirerek, kendisinin bulunduğu yere doğru geliyorlardı. Ã?ocuklar kapıya yönelerek kapıyı elleriyle iterek açtılar ve içeri girdiler. Erkek olan; galiba kız ona Pak diye seslenmişti; içerde yatanları gözden geçirdikten sonra kıza birşeyler söyleyip Novel'e dönmüştü.
Yüzlerini boyuycaz onların. Güzel olacak sen de yapsana.
"Yaramaz çocuklar." diye gülümsedi. Uyurken insanların yüzlerini boyamak... Tam çocuklara göre bir eğlenceydi. Bir yetişkin olarak onları durdurması gerekirdi.

"Ã?ocuklar!" diye seslendi. Uyuyanların boyalı yüzlerini düşündü bir an. Aslında çok keyifli olurdu. Bir an tereddüt ettikten sonra çocuklara yaramazlık yapmamayı öğütleme işini başka bir güne bırakmaya karar vererek devam etti sözlerine: "Bana da bırakın biraz."
Sufi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 58
Joined: Tue Dec 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Sufi »

Novel daha önce hiç resim yapmamıştı. Bunu pek önemsemedi. İlk kez deneyecek olsa da çok başarılı iş çıkaracağından emindi.

Tanımadığı iki adam kalmıştı ona. Birinin yüzüne bir eşek resmi çizmeyi denedi. Biraz kahverengi, biraz sarı... Gözler de güzel olmuştu, boncuk boncuk. Kulaklar da tamamdı ama eşeğin burnu olması gerekenden daha uzun olmuştu, birazda uç tarafa dpğru sivrileşiyordu. Novel, eşeğin burnunu iyice uzatıp sivrileştirdi ve kırmızı boyayı biraz beyazla pembeleştirip bütün burnu bu renge boyadı. Tamam işte, mükemmel bir gaga olmuştu. Eşeklerin pek gagası olmuyordu galiba ama olsun, bu çok yakışmıştı eşeğe.

Diğer adamın yüzünü de kıl bıyıklar ve uygun bir bakyajla bir kedi suratına benzetmeye çalıştı ama sonuçtan çok emin olamadı. Kediden çok, şeytansı bir görünüme bürünmüştü adam. Biraz sevimlileştirmek lazım dedi ve yüzün açıkta kalan yerlerini tamamen beyaza boyayarak üzerine nohut büyüklüğünde kırmızı yuvarlak noktacıklar kondurdu. Tamam, şeytani ifade koybolmuştu ve sevimli bir hal lmıştu adamın suratı.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmon gözlerini açar açmaz ayağının yalandığını hissetti.Ve tekmeyi geçirdi.Ancak bunun bir keçi olduğunu farkedince bayağı üzüldü.Sanırım pis bir hata yapmıştı.Yazık etmişti.Sonra orda duran çocuklara baktı.3 kişiydiler.2'si çocuktu ama diğeri biraz daha yetişkin gibi dursada onun da boya yaptığını gördü.*Ohooooooo, burası çocuk yuvası mı?* dedi gülümseyerek.Fazla geçmeden kaçırılmadığını ve buraya amacı için getirildiğini anladı.Tabii bunları söylerken ayağını yere sürüyordu.*Ne yapıyorsunuz baka.....* derken kendi suratınında boyanmış olma ihtimalini düşünüp suratı ekşidi.Ancak nedendir ki *Eee, bakalım suratımdaki yazıyı kim silecek* dedi gülümseyerek.*Ya da resim midir nedir, her neyse* dedi.Sanırım daha ilk günden onları korkutmuştu.*Ee isimlerinizi söylemeyecek misiniz?* tabii bunları sölerken eline yastığı alıp suratına son hızla geçirdi.Ardından bastırarak 1 dk bekledi.Yastığı çektiğinde yastığın üzerinde eşek vardı.Biraz bozulmuştu ama nasıl olsa silinir diyip kızmadı.Sonra çocuklara *İsim yok mu* diye sordu
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Sufi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 58
Joined: Tue Dec 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Sufi »

Novel, boyamak için kullandığı dalı tam kendi yüzüne çevirmişti ki, duyduğu yabancı sesle irkildi:
Ohooooooo, burası çocuk yuvası mı?
İşte bunun olmaması gerekiyordu. Adamlardan biri uyanmıştı. Hem de tam Novel kendi yüzünü de boyayıp şu boyama işinden sıyrlacakken.

Adam kendi yüzünün de boyalı olduğunu farketmişti işte... "İşte şimdi yandın oğlum." diye düşündü Novel. Adam o esnada bir yastığı alıp yüzüne bastırdı ve bir süre yüzünde tuttu. Novel şaşkın bakışlarla sonucu bekledi. Sonunda adam yastığı yüzünden çektiğinde Novel'in çizdiği eşek yastığın üzerindeydi. "İnanılmaz!" dedi kendi kendine.
İsim yok mu
Adam galiba kızmamıştı. İsmini soruyordu Novel'e. Ya da belki yüz boyama işine Novel'in de karıştığını farketmemişti.

"şey... ben Novel. Novelison yani. Ama herkes Novel diyor. Daha kolay oluyor böyle olunca."

şu boya işinden hiç bahsetmemek lazımdı. Konuyu değiştirmek işe yarayabilirdi.

"Ben aslında Dorleon'a şey için gelmiştim... Pan. Onun için gelmiştim. Ama şimdi burdayım. Yeni uyanmıştım. Senin gibi... Sen de yeni uyandın sonra da o yastığa eşek resmini çıkardın."

Eyvah! hani boya işini unutturmaktı plan? Eşek resmi konusu bir anda ağzından kaçıvermişti Novel'in. Hemen durumu toparlaması gerekiyordu.

"Yani aslında boyayı çocuklar yaptı. Ben çocuk değilim, biraz daha büyüğüm. Ama boyum küçük işte... Bi de sakalım yok." Adam Novel'e bakmaya devam ediyordu. "Yani eşeğin gagasını ben çizdim galiba. Ama o kadar. Geri kalanını da... şey galiba biraz da gövdesiyle kuyruğunu da çizdim. Ha kulakları tabi... güzel olmuş di mi?"

Herşey altüst olmuştu galiba. Novel son bir umutla devam etti.

"Peki senin adın ne?"
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond bu adamın söylediklerini kahkahayla dinliyordu çünkü bu garip yakalandığını anlamıştı ve saçmalıyordu.Ancak daha sonra ne için geldiğini söyledi.*PAN*, eee kendisi de o yüzden gelmişti.O zaman bu fukara da bir ozandı.Konuşmasına dikkat etti.Eşşek resmini çıkarması Edmond'un Novel'i bayağı şaşırtmıştı galiba.Hele hele adamın saçmalaması Edmond'u acayip neşelendiriyordu.Üstelik adam *güzel olmuş di mi?* diyince Edmond yerlere yattı.Ardından Novel Edmond'a ismini sordu.

*Edmond Do Tinêhtêlê, ben de senin gibi Pan'ı bulmaya geldim.* dedi Edmond
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Hayır olamaz. Yine o lanet hayvan geliyordu. Ne istediğini hala anlamış değildi ama kendisiyle kafayı bozmuş gibiydi. Hayır birkere tavşanların tamaen otobur olduğu düşünüldüğünde bu dev tavşanın Solaron'u kovalamasının altında beslenmeden başka bir amaç olduğu ortadaydı. Ama yine de saçmaydı...
Yine arayı kapatmak üzereydi lanet tavşan her seferinde onu nasıl buluyordu.

Olamaz bu sefer onu yakalamak üzereydi. Tanrılar adına şimdi hapıyutmuştu.


"Hayıırr. Yaklaşma.." Yataktan aniden doğrulan Solaron'un sesi odanın içinde yankılandı. Bu kendisinin bile uyanmasına neden olmuştu.
"Ohhh" dedi daha sonra "Sadece rüyaymış." Rüyanın verdiği heycan ve yeni uyanmanın verdiği sersemlikle. Kendi durumundaki garipliği farketmesi de biraz vakit almıştı.

Daha sonra alışkanlık olarak gözlerini ovuşturdu. Tam gerinmek üzereyken görüntü netleşmeye başladı. Burası da neresiydi? Hafızasının çalışmaya başlaması birkaç saniyeyi buldu. Tabii ya. şu adamı getirmişlerdi tapınağa. Ya da götürmüşlerdi (ki zaten burasının aynı yer olduğunu sanmıyordu)

Görünüşe göre güneş doğmuştu. Sabah olmuştu bütün akşam ve gece uyuduğu anlamına mı geliyordu bu? Ve onu kim getirmişti Burada hapislermiydi..

"Burası da neresi yahu?" diye sormaktan alıkoyamadı kendini. Cevap verebilecek birileri olduğunu umuyordu.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
User avatar
buzdaglarininleydisi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 204
Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by buzdaglarininleydisi »

Kutsemen, hafifce ortamda sesler olduğunu gülüşmeler ololduğunu duyuyordu ama uykuyla uyanıklık arasında sıkışıp kalmış bir şekilde yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı. İlk önce yattığı yerden hafifce doğruldu , gözlerini açtı ve sesin kaynağını bulmaya çalıştı aslında pekde zor olmadı bulması aslında tam karsısında çocuk duruyodu devin omuzlarında taşıdığı çocuk onu tanımıstı biran da adamı çıkaramamıştı ama. Bide 2 güzel elf çocuğu vardı karşısında.Odaya çevirdi gözünü anlayamıyordu nerdeydi. Sadece kapının önünde durumunun ağır olduğu nu söylediklerini hatırlıyordu Devle ilgili hafifi bi gülümseme belirdi yüzünde çocuğun Dev deyişi geldi aklına adam için. Sonra etrafına bakındı adamı aradı yatanlar arsında o yoktu ama enteresan rengarenk bir odanın içindeydi. Masalar ve sandalyeler tavana asılıydı ve dolap yerde yatıyodu en ilginci ve oda duvarlarında enteresan hayva figürleri vardı. Halen boş boş bakınmakta oldunuı hisseti ve odadakilerine dönerek "Merahaba..!" dedi. "Nerde oldumuzu ve nasıl geldimizi bilen varmı..?" die ekleyerek meraklı gözlerle çocuklara baktı yüzlerinde garip çekingen bir ifade vardı birde yanlarında keçi bunu nası yeni gördünü anlayamamıştı.şaşkın şaşkın bakıyordu hala.
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...

http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957

http://www.knightf
Artemis Entreri
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1521
Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
Location: Ýstanbul
Contact:

Post by Artemis Entreri »

Günce: 3

Duvarlara kanla yazılmış milyonlarca dize, ağıt, keder.
Parıldayan rünler kanla yazılmış bir şarkıyı fısıldıyorlar.
Tepelere asılmış fenerler, içlerindeki kanla çalışıyordu.
Sonra kadın konuştu. Saçları, sanki kanıyordu.

"Ve kaderin, Batı.. Rü..."


Nerdesin? Kalk hadi. Bak başın dönüyor yine.
Rüya gördün. Yine onu gördün değil mi?
Bu insanlar kim? Bu oda neresi?
Yiyecek birşeyler gerek.

Heh, şunun yüzüne bak, gerçekten komik.
Diğeri, arkada hala uyuyan adam, yüzündeki
kadeh resmiyle pekala bir rahip olabilirdi.

Panı bulmaya gelmiş (!) olan ve kendisini Edmond
diye tanıtan bir diğeri, sanırsan yüzündeki boyayı
çıkarmaya çalışmış. Hala komik gözüküyor.

Miden bulanıyor. Yüzünde bir ıslaklık. Senide boyamışlar
Batı. Umursamıyorsun. Yiyecek birşeyler aranmak için
ayağa kalk. Masa ile koltukları incele. Zararsız olmalılar.
Ã?nce test et, sonra otur. Başın ağrıyor.

Miden bulanıyor. Yüzünde bir ıslaklık.

Sofraya en son ne zaman yediğini hatırlayamadıklarını
boşalt. Yüksek sesle kus hepsini. Kafan zonkluyor.
Utandın mı? Neden kıpkırmızı kesildin o zaman?

Mırıldan. "Nerdeyim ben?"
Been there. Seen that. Got the scars.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond uyanan iki kişiye bakarak *Oooo, demek burada başka kurbanlar da varmış* dedi iki gariban'a da bakarak.Ã?nce uykusundan uyanamamış olan garip'e baktı-batı-.*şu anda Pan'ı bulmaya gelenlerin toplandığı manastırdasın.Benim adım Edmond Do Tinêhtêlê.Pan'ı bulmaya geldim ve bu çocukların kurbanı oldum* dedi gülümserek.Ardından diğerine baktı-Kutsemen-.*Merhaba, şu anda Pan'ı bulmaya gelenlerin kesiştiği manastır'dasın* dedi.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
User avatar
buzdaglarininleydisi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 204
Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by buzdaglarininleydisi »

Edmond wrote:Edmond uyanan iki kişiye bakarak *Oooo, demek burada başka kurbanlar da varmış* dedi iki gariban'a da bakarak.Ã?nce uykusundan uyanamamış olan garip'e baktı-batı-.*şu anda Pan'ı bulmaya gelenlerin toplandığı manastırdasın.Benim adım Edmond Do Tinêhtêlê.Pan'ı bulmaya geldim ve bu çocukların kurbanı oldum* dedi gülümserek.Ardından diğerine baktı-Kutsemen-.*Merhaba, şu anda Pan'ı bulmaya gelenlerin kesiştiği manastır'dasın* dedi.
Kutsemen biran manastır adını duydu ve şaşırdı eminmiydi acaba bu adam bu kadar renkli duvarlara sahip bir manastır görmemişti daha önceden helede bu şekilde döşenmiş bir manastır odası.."Bayım memnun oldum tanıştığıma ama bulunduğumuz yerin bir manastır oldğundan eminmisiniz, ve ne konuda kurbanlıktan bahsettiğinizi anlayamadım ."dieşaşkın şaşkın bakıyordu...adama.
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...

http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957

http://www.knightf
Sufi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 58
Joined: Tue Dec 07, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Sufi »

Herkes teker teker uyanıyordu. şu boyama işi şimdiye kadar sorun çıkarmamıştı ama daha uyananların çoğu yüzünün boyalı olduğunun farkında değildi. Başkalarının boyalı yüzlerine bakıp gülümsüyorlardı arada ama kendi yüzlerini farketmeleri uzun zaman almazdı. Uyananların boyalı yüzleriyle ne kadar da şirin gözüktüklerini düşünmeden edemedi.

Burasının bir Pan tapınağı olduğundan bahsediyorlardı. Gerçek miydi acaba? Truva'da çalıştığı hana gelen bazı ozanlar Pan tapınaklarından bahsederdi. Etraftakiler de masal niyetine dinlerdi genelde. Anlatan ozan o kadar güzel anlatırdı ki dinleyenler, ozan ne anlatırsa anlatsın ilgisiz kalamazdı zaten.

Dışarıdaki büyük ayakkabı... Duymuştu galiba böyle bir şeyi. Büyük bir ayakkabı şeklindeki bir ev. Evet bu o olmalıydı. Bir de merdiven yaslanmıştı. Muhtemelen girip çıkmak için kullanılıyordu. Dışarıya çıkar çıkmaz kontrol etmeye karar verdi.

şu boya işi... Kendini Edmond diye tanıtan ve Pan'ı bulmak için geldiğini söyleyen adamın ilgisini dağıtmayı başaramamıştı, yüzünü kendisinin boyadığını farketmişti adam. Ama şansına şükürler olsun ki adam kızmamıştı. Hatta oldukça sıcak bir biçimde yanıtlamıştı Novel'i. Ama ya diğerleri? Hemen ilgiyi başka yönlere çekecek bir şeyler bulmak zorundaydı.

Yerde yatan dolap hemen yanıbaşındaydı. Boya kaplarından birini dolabın üstüne koymuştu. Kabı alıp yere indirerek kapağı açtı. Dolabın içinde ilk gözüne çarpan, gösteri esnasında kendilerine verilen armağanlar oldu... Onlar da buradaydı. Kendilerini buraya getirenler herkimse kötü bir niyetleri yoktu galiba. Bu şekilde getirilmelerinin amacı neydi ama? Gizlilik?... Ah doğru ya! Pan tapınakları gizliyse buraya geliş de gizli olmalıydı. "Dur bakalım, anlarız herhalde." diye düşündü.

Dolapta ilginç görünen bir cisim vardı. Bir meyveye benziyordu ama Novel daha önce hiç böyle bir meyve görmemişti. Meyvenin hemen yanında ise bir dolu bir küp ve birkaç tane bardak duruyordu. Küpü eline alarak bardaklardan birine biraz döktü. Kırmızı bir sıvı bardağın içine dolmuştu. Novel, bu sıvının tehlikeli olabileceğini düşünse de merakına yenilip bardaktaki sıvıyı tattı... "MUHTEşEM!" diye haykırdı.

Bütün gözler kendisine çevrilmişken Novel de bardağını yeniden ve bu kez tamamen doldurmakla meşguldu.

"Bu içecek çok güzelmiş... Var mı başka susayan?"
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond yeni uyananlardan birisine -leydi- bakarak.*Evet galiba eğer ki yanılmıyorsam bir manastırdayız.Kurbanlık meselesine gelince sence sadece benim suratımı mı boyadılar?* dedi ve bir kahkaha kopardı.Galiba bu fukara buraya niçin getirildiğini bilmiyordu.*Sanırım çağrıyı biliyorsundur.Ozanların ozanı Pan'ı biliyorsundur(bunları söylerken tahmin edilemeyecek şekilde sinirlenmişti) ve ona yapılan bu hakareti ve yine ona yapılan hakaretin bana ve bütün Pan yoldaşlarına ister ozan olsun ister savaşçı ki bütün bir dünya'ya yapılmış hakarettir.Ve biz işte bu hakarete karşı buraya geldik* ardından biraz sakinleşti.Sonra bir çığlıkla tekrar kendine geldi.Bağıran o 3. çocuk(!) tu.Edmond gülerek *Sağol ben canıma susamadım* dedi.Ancak doğruya doğru ki bayağı susamıştı.*ma biraz alabilirim* dedi.Sonra da *Yav ismimi bir tek ben verdim.Sizin isimleriniz yok mu yav?* dedi
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest