Panın Flüdü yeniden ( başvuru ve sorular )
karakterin özgeçmişini gereken detay seviyesini okumadan hazırladığım için biraz uzun kaçtı.
İsim: Novelison (Novel)
Sınıf: Ozan
Irk: Hobbit
Yaş: 25
Görünüm: Açık kestane rengi saçlı, köse, mavi gözlü, açık renk tenli
Karakteristik özellikler: Girişken bir yapısı olmasına rağmen yaşadıklarından dolayı insanlara karşı ürkek ve güvensizdir. Topluluk içendeyken bile bazen dalıp gittiği anlar olur. Farklı oluşunu kabullenmeye yeni yeni öğrenmektedir. Hiçbir tanrıya sadık değildir, çünkü insanlar gibi tanrıları da zalimler sınıfına sokar.
Özgeçmiş:
Yurdundan ayrıldığı zamanı hayal meyal hatırlayabiliyordu ancak. Bir savaş sahnesiydi zamanın hafızasından hiç silemediği o görüntüdeki karmaşa. Elleri annesine uzanırken alevler arasındaki annesi sürekli uzaklaşıyordu. Yoksa uzaklaşan kendisi miydi boşluğa uzanmış elleri kendisini karşıyacak hiçbir şey bulamazken...
Bindirildiği gemiden ‘anayurdum’ dediği toprakların bulutlu akşam kızıllığında gözden kayboluşunu seyrederken kamışını üfledi. Ã?ğretmeninin çalışması için önceki gün verdiği şarkıydı çaldığı. şarkının, artık hatırlayamadığı bir gerçek ismi vardı mutlaka ama sonsuza dek şarkının ismi ‘memleketim’ olarak kalacaktı onun için. şimdi bile ne zaman çocukluğunu ve anayurdunu düşünse o şarkıyı üflerdi kamışından. Özellikle yalnız ve bulutlu akşamlarda...
Kasabalarına saldıranlar kimlerdi, neden saldırmışları hiçbir zaman bilemedi. Hatta zaman, eskittip tükettiği birçok anısıyla birlikte kasabalarının ismini bile yoketmişti zihninden. Kendisini kaçıranların kimler olduğunu da hiçbir zaman bilmedi. Köle pazarlarında kaç kere satıldığının hesabını da tutmadı.
Elden ele sahip değiştirirken en mide kaldırmayacak pis işleri yaptı, en ağır hakaret ve küfürleri işitti, en acımasız kırbaçları sırtında hissetti. Kendisiyle kaldığındaysa hep kamışını üfledi.
Seyahat halindeki bir büyücü kendisini satın aldığında, anayurdundan koparılalı 5 ya da 6 yıl olmuştu. Yeni sahibinin memleketine geldikten birkaç ay sonra bu topraklarda kölelik olmadığını öğrenmişti. Ancak sahibinin büyücü olması bu gerçeği tamamen önemsiz bir hale getiriyordu. Büyücünün evinden çıkıp gitmekte her zaman serbest olsa da bunu yapacak cesareti hiçbir zaman bulamadı.
Büyücünün tehlikeli denemelerinde sayısız kere kobaylık yapmak zorunda kaldı. Kedi ve köpeklerin, acınası çirkinlikte et yığını hilkat garibelerine dönüştüğü onlarca başarısız denemeye tanık olmuştu. Tanrıların iyiliğine inanıyor olsaydı böyle bir başarısız denemenin kurbanı olmadığı için onlara şükrederdi. Ama yalnızca kendi şansına teşekkür etmeyi daha uygun buluyordu.
Hizmetindeki ikinci yılda, büyücünün çalışma katının kendisine yasaklamamış bölümlerinde kendi kendine okumayı öğrendi. Daha sonraki yıllarda, büyücü her ne kadar bilmiyormuş gibi davransa da, büyücülükle ilgili birkaç temel kitabın yardımıyla küçük büyü denemeleri yapmaya başlamasından büyücünün haberdar olduğundan adı gibi emindi.
Büyücünün yanında geçirdiği yedinci yılın içindeyken büyücünün aniden ölmesiyle tamamen özgür kaldığını farketti. Geçerli bir kölelik sistemi olmadığı için, büyücünün dul kalmış karısının onu tutmaya gücü yetmezdi. Büyücünün evinden ayrılırken çantasına kamışı ve kütüphanenin kendisine yasak olan bölümünden seçtiği birkaç kitaptan başka hiçbir şey koymadı.
Kendisine yönelen meraklı bakışlar, özgürlüğe alışmasını çok zor bir hale getirdi. Birsüre sonra insanların kendisine sürekli çocukmuş gibi davranmasını umursamamayı öğrendi. Bir yıl boyunca kasaba kasaba dolanıp hanlarda kamış üfledi. Yolculukları esnasında yabanda geçirdiği zamanlarda iyi bir avcı olmadığını anlaması fazla zaman almadı. Ancak sıkıştığı zamanlarda, büyücü sahibinden öğrenmiş olduklarını kendi yararına kullanmayı da yavaş yavaş öğrenmeye başlamıştı. Ã?yle ki avını yakalaması için onu hipnotize etmesi yeterli oluyordu ya da artık kamışını üflediğinde taş yürekli diye bilinen insanlar bile müziğine ilgisiz kalamıyordu. Büyülerini insanların farkındalığından uzak tutması gerektiğini de çoktan öğrenmişti.
Ã?ağrıyı gördüğünde 3 aydır Truva'daki orta halli bir handa kamış üflemekteydi. Karnını hanın mutfağından doyuruyor ve geceleri hanın ahırında kalıyordu. Kamışını, akşamları handaki müşterilerin eğlenmesi için üflerken, geceleri de ‘memleketim’ şarkısını kendisi için üfleyerek anayurduna döneceği günün hayalini kuruyordu. Bir de anayurdunun neresi olduğunu öğrenebilseydi...
STR: 6 (9-3)
DEX: 16 (13+3)
CON: 10
INT: 12
WIS: 12
CHA: 14
İsim: Novelison (Novel)
Sınıf: Ozan
Irk: Hobbit
Yaş: 25
Görünüm: Açık kestane rengi saçlı, köse, mavi gözlü, açık renk tenli
Karakteristik özellikler: Girişken bir yapısı olmasına rağmen yaşadıklarından dolayı insanlara karşı ürkek ve güvensizdir. Topluluk içendeyken bile bazen dalıp gittiği anlar olur. Farklı oluşunu kabullenmeye yeni yeni öğrenmektedir. Hiçbir tanrıya sadık değildir, çünkü insanlar gibi tanrıları da zalimler sınıfına sokar.
Özgeçmiş:
Yurdundan ayrıldığı zamanı hayal meyal hatırlayabiliyordu ancak. Bir savaş sahnesiydi zamanın hafızasından hiç silemediği o görüntüdeki karmaşa. Elleri annesine uzanırken alevler arasındaki annesi sürekli uzaklaşıyordu. Yoksa uzaklaşan kendisi miydi boşluğa uzanmış elleri kendisini karşıyacak hiçbir şey bulamazken...
Bindirildiği gemiden ‘anayurdum’ dediği toprakların bulutlu akşam kızıllığında gözden kayboluşunu seyrederken kamışını üfledi. Ã?ğretmeninin çalışması için önceki gün verdiği şarkıydı çaldığı. şarkının, artık hatırlayamadığı bir gerçek ismi vardı mutlaka ama sonsuza dek şarkının ismi ‘memleketim’ olarak kalacaktı onun için. şimdi bile ne zaman çocukluğunu ve anayurdunu düşünse o şarkıyı üflerdi kamışından. Özellikle yalnız ve bulutlu akşamlarda...
Kasabalarına saldıranlar kimlerdi, neden saldırmışları hiçbir zaman bilemedi. Hatta zaman, eskittip tükettiği birçok anısıyla birlikte kasabalarının ismini bile yoketmişti zihninden. Kendisini kaçıranların kimler olduğunu da hiçbir zaman bilmedi. Köle pazarlarında kaç kere satıldığının hesabını da tutmadı.
Elden ele sahip değiştirirken en mide kaldırmayacak pis işleri yaptı, en ağır hakaret ve küfürleri işitti, en acımasız kırbaçları sırtında hissetti. Kendisiyle kaldığındaysa hep kamışını üfledi.
Seyahat halindeki bir büyücü kendisini satın aldığında, anayurdundan koparılalı 5 ya da 6 yıl olmuştu. Yeni sahibinin memleketine geldikten birkaç ay sonra bu topraklarda kölelik olmadığını öğrenmişti. Ancak sahibinin büyücü olması bu gerçeği tamamen önemsiz bir hale getiriyordu. Büyücünün evinden çıkıp gitmekte her zaman serbest olsa da bunu yapacak cesareti hiçbir zaman bulamadı.
Büyücünün tehlikeli denemelerinde sayısız kere kobaylık yapmak zorunda kaldı. Kedi ve köpeklerin, acınası çirkinlikte et yığını hilkat garibelerine dönüştüğü onlarca başarısız denemeye tanık olmuştu. Tanrıların iyiliğine inanıyor olsaydı böyle bir başarısız denemenin kurbanı olmadığı için onlara şükrederdi. Ama yalnızca kendi şansına teşekkür etmeyi daha uygun buluyordu.
Hizmetindeki ikinci yılda, büyücünün çalışma katının kendisine yasaklamamış bölümlerinde kendi kendine okumayı öğrendi. Daha sonraki yıllarda, büyücü her ne kadar bilmiyormuş gibi davransa da, büyücülükle ilgili birkaç temel kitabın yardımıyla küçük büyü denemeleri yapmaya başlamasından büyücünün haberdar olduğundan adı gibi emindi.
Büyücünün yanında geçirdiği yedinci yılın içindeyken büyücünün aniden ölmesiyle tamamen özgür kaldığını farketti. Geçerli bir kölelik sistemi olmadığı için, büyücünün dul kalmış karısının onu tutmaya gücü yetmezdi. Büyücünün evinden ayrılırken çantasına kamışı ve kütüphanenin kendisine yasak olan bölümünden seçtiği birkaç kitaptan başka hiçbir şey koymadı.
Kendisine yönelen meraklı bakışlar, özgürlüğe alışmasını çok zor bir hale getirdi. Birsüre sonra insanların kendisine sürekli çocukmuş gibi davranmasını umursamamayı öğrendi. Bir yıl boyunca kasaba kasaba dolanıp hanlarda kamış üfledi. Yolculukları esnasında yabanda geçirdiği zamanlarda iyi bir avcı olmadığını anlaması fazla zaman almadı. Ancak sıkıştığı zamanlarda, büyücü sahibinden öğrenmiş olduklarını kendi yararına kullanmayı da yavaş yavaş öğrenmeye başlamıştı. Ã?yle ki avını yakalaması için onu hipnotize etmesi yeterli oluyordu ya da artık kamışını üflediğinde taş yürekli diye bilinen insanlar bile müziğine ilgisiz kalamıyordu. Büyülerini insanların farkındalığından uzak tutması gerektiğini de çoktan öğrenmişti.
Ã?ağrıyı gördüğünde 3 aydır Truva'daki orta halli bir handa kamış üflemekteydi. Karnını hanın mutfağından doyuruyor ve geceleri hanın ahırında kalıyordu. Kamışını, akşamları handaki müşterilerin eğlenmesi için üflerken, geceleri de ‘memleketim’ şarkısını kendisi için üfleyerek anayurduna döneceği günün hayalini kuruyordu. Bir de anayurdunun neresi olduğunu öğrenebilseydi...
STR: 6 (9-3)
DEX: 16 (13+3)
CON: 10
INT: 12
WIS: 12
CHA: 14
Benim karakter harika çok sağol Firble.Ayrıca ben bu karakterle oyunda rahat oynarım galiba.Bir soru daha=Benim bu Edmond karakteri 8. lwl ozan karakteri olma özelliğinden faydalanabilecek mi?
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Son derece güzel bir karakter olmuş Sufi.. Yalnız önceki mesajlarımda da yazdığım bir noktayı hatırlatmak istiyorum. Büyü kehanet dışında yasak ve kesinlikle hoş görülmüyor Anadoluda... Büyücünün Anadolu dışında olduğunu ya da Anadolunun içinde gizli bir büyücü olduğunu var sayıyorum. Hoşgeldin oyuna... İnsan dışında bir karakter oynatmak da bu oyunda cesaret istiyordu. O açıdan da seni taktir ediyorum.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Edmond bu oyunda level yok level atlama da yok. Belli özellikleriniz oyun sırasında gelişebilir. Ama zaten bu gelişen özellikleriniz daha iyi rol yapmanızı sağlayacak ve level atlamanıza gerek kalmadan daha başarılı olacaksınız. : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
teşekkürler:)
anadolu'da gizli büyücü diye düşünmüştüm. ama novel sahibinin gizliliğe dikkat ettiğini bilmiyor çünkü hiç dışarı çıkmamış. köleliğin sistem olarak yaygın olmadığı biryer olduğuna göre anadolu olması daha uygun hem. yunan-roma tarafları bu konuda pek temiz değil o dönemlerde. tabi hikayeye özel bir düzenlemen yoksa...
anadolu'da gizli büyücü diye düşünmüştüm. ama novel sahibinin gizliliğe dikkat ettiğini bilmiyor çünkü hiç dışarı çıkmamış. köleliğin sistem olarak yaygın olmadığı biryer olduğuna göre anadolu olması daha uygun hem. yunan-roma tarafları bu konuda pek temiz değil o dönemlerde. tabi hikayeye özel bir düzenlemen yoksa...
şunu göz önünde bulundurmak lazım. MÃ? 7. Yüzyıl civarlarında geçiyor oyun... Bir yıl önce daha ilerisi gibi yanlış bir izlenim oluşmuştu. MÃ?.7 yüzyılda Roma henüz ismi duyulmayan ufak bir şehir devleti Atina da daha büyük ama henüz parlamamış bir şehir. Roma uygarlığından henüz hiç iz yok. Bunlar elbette bir iki düzenleme hariç oyuna katılıyor.
Karakterin çok ilginç ve cesurca son derece de uygun hikayeye.. Geriye kalan tek ayıntı çağrıyı nasıl duyup nasıl Dorleona geldiği ama bunlar halledilir. Çok da büyük meseleler değiller.
Karakterin çok ilginç ve cesurca son derece de uygun hikayeye.. Geriye kalan tek ayıntı çağrıyı nasıl duyup nasıl Dorleona geldiği ama bunlar halledilir. Çok da büyük meseleler değiller.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: Eskişehir
- Contact:
İsim: Kutsemen
Irk: İnsan
Sınıf: Fighter -Bard
Yaş: 26
Boy: 1.80
Kilo: 55
Göz: yeşil
Sac: Kızıl dalgalı omuz hizasında
Teni:Beyaz
Görünüş: üzerinde yeşil bir yünden yapılma pelerin var . içinde ise elf işi ince bir zırh zırhın üzerinde yıldızlar işli anlamı daha sonra çıkacak ortaya, atla yolculuk yapma taraftarı beyaz atı ile asil görüntüsünü tamamlayan bakışları var. eğeri el işi özel kahverengi deri bir çok gözünün içinde yiyecek erzakı içeceği ve bir kaç kat kıyafet mevcut. savaş alanlarında yıldızların arasında yatmaya alışkın olduğundan eğere bağlı battaniyelerde hemen göze ilişiyor.süsüz deri binici çizmeleri kahverengi dar siyah pantolonu ve kahve deri gömleği var üzerinde.sırtında çapraz asılı sadağı içinde yayı ve yedek okları yer alıyor sağ yanında sallanan kılıçsa solaklığının belgesi gibi ortada oda elf yapımı süslülüğü ile göze çarpıyor.Elindi bir mühür yüzüğü ve gizli çantasında parşömenleri var her an kullanılmak üzere.
Geçmişi:Geçmişi aslında pek bilinmiyor çünkü kendini pek anlatamayan bir karakter konuşmak zor sadece suskunluk onun seçimi...yeşil gözlerinde bir hüzün var biraz bilgelik ve çok savaş geçirdiğinin ifadesi dudağında çarpık gülüşüyle alay edercesine..ve elf işi eşyaları anlatıyor onun asil olduğunu çünkü bunlar özel hediyeler yok olmadan önce ailesine verilmiş olan yıkım öncesi..evet o yıkımda yok olmuş bir halkın prensesi...kutsanmış çocuk ailesinin sevgisiydi kutsanmak istendiği ama o ölümsüzlükle kutsanmış besbelli bir öcü var kötülüğün doğuşunu sağlayanlarla görünür olacak bir süre sonra tüm yoldaşlarıyla bes belli...
şarhöyük de eski yunan adıyla Doreylaion da yaşamına devam etmektedir. Yani Ozan yarışmasının merkezine yakın bir yerde devam etmekte hayatına şu aralar….Ozanlığa yalnızlığında bir rüyasında kendini kapısında bulduğu bir akademiden gelme Ozan Akademisinden…ve Ozanlığını ortaya koymak için savaştan uzak tek seçimi şuan için ama belli olmaz laneti bırakmazsa eteğini..
__strength
14 +4
dexterity
14 +4
constitution
13 +3
intelligence
14 +4
wisdom
14 +4
charisma
13 +3
Irk: İnsan
Sınıf: Fighter -Bard
Yaş: 26
Boy: 1.80
Kilo: 55
Göz: yeşil
Sac: Kızıl dalgalı omuz hizasında
Teni:Beyaz
Görünüş: üzerinde yeşil bir yünden yapılma pelerin var . içinde ise elf işi ince bir zırh zırhın üzerinde yıldızlar işli anlamı daha sonra çıkacak ortaya, atla yolculuk yapma taraftarı beyaz atı ile asil görüntüsünü tamamlayan bakışları var. eğeri el işi özel kahverengi deri bir çok gözünün içinde yiyecek erzakı içeceği ve bir kaç kat kıyafet mevcut. savaş alanlarında yıldızların arasında yatmaya alışkın olduğundan eğere bağlı battaniyelerde hemen göze ilişiyor.süsüz deri binici çizmeleri kahverengi dar siyah pantolonu ve kahve deri gömleği var üzerinde.sırtında çapraz asılı sadağı içinde yayı ve yedek okları yer alıyor sağ yanında sallanan kılıçsa solaklığının belgesi gibi ortada oda elf yapımı süslülüğü ile göze çarpıyor.Elindi bir mühür yüzüğü ve gizli çantasında parşömenleri var her an kullanılmak üzere.
Geçmişi:Geçmişi aslında pek bilinmiyor çünkü kendini pek anlatamayan bir karakter konuşmak zor sadece suskunluk onun seçimi...yeşil gözlerinde bir hüzün var biraz bilgelik ve çok savaş geçirdiğinin ifadesi dudağında çarpık gülüşüyle alay edercesine..ve elf işi eşyaları anlatıyor onun asil olduğunu çünkü bunlar özel hediyeler yok olmadan önce ailesine verilmiş olan yıkım öncesi..evet o yıkımda yok olmuş bir halkın prensesi...kutsanmış çocuk ailesinin sevgisiydi kutsanmak istendiği ama o ölümsüzlükle kutsanmış besbelli bir öcü var kötülüğün doğuşunu sağlayanlarla görünür olacak bir süre sonra tüm yoldaşlarıyla bes belli...
şarhöyük de eski yunan adıyla Doreylaion da yaşamına devam etmektedir. Yani Ozan yarışmasının merkezine yakın bir yerde devam etmekte hayatına şu aralar….Ozanlığa yalnızlığında bir rüyasında kendini kapısında bulduğu bir akademiden gelme Ozan Akademisinden…ve Ozanlığını ortaya koymak için savaştan uzak tek seçimi şuan için ama belli olmaz laneti bırakmazsa eteğini..
__strength
14 +4
dexterity
14 +4
constitution
13 +3
intelligence
14 +4
wisdom
14 +4
charisma
13 +3
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
Karakterlerin çoğu hazır gibi. Güzel olmuş Galadlirim. Karakterin kuzeyli savaşçıları biraz andırmış ama farklı bir hava katmış. Yalnız bir noktayı belki hatırlatmak lazım. Oyun zaten eski yunan döneminde geçiyor. O nedenle şehirde yaşayanlar için şehrin adı Dorleon. Eskişehire şarhöyük dendiğini bilmiyordum. Eh oyunda pek çok şey de öğrenecem her halde...
Artemis oyuna girmene çok sevindim. Karakterini bekliyorum.
Oyunun giriş bölümleri zaten hazır İlk oyundan ayırarak ya da yeniden hazırlayarak atarım. Sanırım Eflanın karakteri biraz aynı şeyleri yaşıyor gibi olacak... : ) Pazartesi dediğim gibi oyuna başlıyacağız. Ama cumartesi gününün geceyarısına kadar karakterleri sadece Dorleonda tutacağım. Diğer arkadaşlara giriş fırsatı vermek için..
Zevkli bir oyun olacağını umuyorum.
Artemis oyuna girmene çok sevindim. Karakterini bekliyorum.
Oyunun giriş bölümleri zaten hazır İlk oyundan ayırarak ya da yeniden hazırlayarak atarım. Sanırım Eflanın karakteri biraz aynı şeyleri yaşıyor gibi olacak... : ) Pazartesi dediğim gibi oyuna başlıyacağız. Ama cumartesi gününün geceyarısına kadar karakterleri sadece Dorleonda tutacağım. Diğer arkadaşlara giriş fırsatı vermek için..
Zevkli bir oyun olacağını umuyorum.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: Eskişehir
- Contact:
şarhöyük Eskişehirin eski yerleşgesi canım şuaralar sadece bir mahalle ama zamanında ilk yerleşekelerinden biriymiş ama sel baskınlarından korunmak insanlar daha sonra OdunPazarı mevkine geçmişler ...ama senin oyunun dönemlerinde sanırım şarhöyük civarında olmalılar... :ayyyy!:
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
novel'in tek başına dorleon'a gelmesi aslında biraz zor. her ne kadar bir yıl boyunca birkaç kasaba dolaşmış olsa da coğrafi bilgisi yok denebilir. truva eskişehir arası, şimdilik tek başına kolayca altından kalkabileceği bir yol değil.
çağrıyı duymuş ve dorleon'a giderken yolu truva'dan geçebilecek bir başka oyuncu varsa, novel çağrıyı ondan duyup onun peşine takılabilir. böyle bir durum sözkonusu olmazsa başka bir yol düşünürüz artık.
çağrıyı duymuş ve dorleon'a giderken yolu truva'dan geçebilecek bir başka oyuncu varsa, novel çağrıyı ondan duyup onun peşine takılabilir. böyle bir durum sözkonusu olmazsa başka bir yol düşünürüz artık.
-
mefistofeles
- Kullanıcı

- Posts: 481
- Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
- Contact:
GEçen hikayeden farklı bir şey olması için bir önerim var firble usta...İzninle derviş gibi bir karakter yapmak istiyorum..Daha bildiğimiz anlamda tasavvufi bir karakter.Tanrılara ve kendisine bakan değişik bir karakter.Fikir olarak geliştrmeme ve karakteri yapmama yardımcı olursan çok sevinirim.Tabi izin verirsen ... :plotting:
Olabilir. Ama öncelikle bir çekince yaşadım. Derviş İslam kültürüne ait. İslam da yok. Dervişi o günkü sisteme nasıl uyarlayanabileceği de şimdilik aklıma gelmedi. Ama tam sınavdan çıkmışken aklımın pek de iyi çalıştığı söylenemez. Sen fikrini açıkla bakalım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
mefistofeles
- Kullanıcı

- Posts: 481
- Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
- Contact:
Arkadaşlar karakterlerini hazır edenlerin ne kadar çok olduğunu görünce oyuna başlayabileceğimizi düşündüm. Karakterlerinizi Dorleona sokarak oyuna başlayabilirsiniz. Bunu yapmadan önce isterseniz yukarıdaki Dorleon hakkındaki bölümünü okuyun. Kente isteiğiniz kapıdan girebilir. Tasvir ettiğim binalardan birine ilerleyebilirsiniz. Ama sabah olduğunu gözden kaçırmayın.
Oyuna başlayanlara bir iki hatırlatma da yapayım. Paranın olmadığını unutmayın. Başlangıçta güçlük çekerseniz altın kullanabilirsiniz. Ama altın sikkesi değil bizzat altın... ( ufak altın parçaları diyebilirsiniz )
İkincisi büyücü rahip ve benzer karakterlerin güçlerini ne ölçüde kullanabileceğini iki unsur belirleyecek. İlki eğer büyücüyse büyü yeteneğini geliştirmek için ne kadar çalıştığı.. Ã?rneğin bir kahinse olayların akışı hakkında kafa yorabilir. Doğrudan büyü ile ilgili olmaa da en azından ilgili büyüyü yapabilmesi için gerekli kavram hakkında kendisini geliştirir ve bu da gücünü ciddi orada arttırır. Ya da gücü kullanmasını sağlayacak bir yaşama ne kadar yakın olduğu... Bir Afrodit Rahibinin kendisinin ve çevresinin güzelliğine dikkat etmesini ve tanrıçasının inancı hakkında da insanları bilgilendirmesini beklerim. İkinci etken ise ilgili gücü kullanırken yaptığınız RP ve elbette gücün boyutudur. Aslında ozanlarda şarkı söyledikçe hele belli şarkı türlerini daha çok söyledikçe o alanlarda daha başarılı olurlar. : )
Son olarak diyar dışı RP level da yok o nedenle eğlenmeye ve öyküye katılmaya bakın... : ) Umarım hoşunuza gider...
Oyunun asıl bölümünün başlama zamanını bir sonraki cuma 22 aralık geceyarısına aldım. Ama sanırım sabaha başlar... Bu demek değil ki ondan sonra karakter sokamazsınız. Yeni karakterleri oyuna sokmak isteyenlerin girebilecekleri belli noktalar hep olacak. Ama ne yazık ki grubu o noktalarda beklemeleri gerekecek.
Tekrar iyi eğlenceler. Umarım oynayanların da izleyenlerin de hoşuna gider.
Oyuna başlayanlara bir iki hatırlatma da yapayım. Paranın olmadığını unutmayın. Başlangıçta güçlük çekerseniz altın kullanabilirsiniz. Ama altın sikkesi değil bizzat altın... ( ufak altın parçaları diyebilirsiniz )
İkincisi büyücü rahip ve benzer karakterlerin güçlerini ne ölçüde kullanabileceğini iki unsur belirleyecek. İlki eğer büyücüyse büyü yeteneğini geliştirmek için ne kadar çalıştığı.. Ã?rneğin bir kahinse olayların akışı hakkında kafa yorabilir. Doğrudan büyü ile ilgili olmaa da en azından ilgili büyüyü yapabilmesi için gerekli kavram hakkında kendisini geliştirir ve bu da gücünü ciddi orada arttırır. Ya da gücü kullanmasını sağlayacak bir yaşama ne kadar yakın olduğu... Bir Afrodit Rahibinin kendisinin ve çevresinin güzelliğine dikkat etmesini ve tanrıçasının inancı hakkında da insanları bilgilendirmesini beklerim. İkinci etken ise ilgili gücü kullanırken yaptığınız RP ve elbette gücün boyutudur. Aslında ozanlarda şarkı söyledikçe hele belli şarkı türlerini daha çok söyledikçe o alanlarda daha başarılı olurlar. : )
Son olarak diyar dışı RP level da yok o nedenle eğlenmeye ve öyküye katılmaya bakın... : ) Umarım hoşunuza gider...
Oyunun asıl bölümünün başlama zamanını bir sonraki cuma 22 aralık geceyarısına aldım. Ama sanırım sabaha başlar... Bu demek değil ki ondan sonra karakter sokamazsınız. Yeni karakterleri oyuna sokmak isteyenlerin girebilecekleri belli noktalar hep olacak. Ama ne yazık ki grubu o noktalarda beklemeleri gerekecek.
Tekrar iyi eğlenceler. Umarım oynayanların da izleyenlerin de hoşuna gider.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests