Bu bitkinlik soğutuyordu bedenimi
Gülümsediğimi gösteren bu boya
Aynada gördüğüm maskeden iğrendim
Ama cesaretlim yoktu çıkarmaya
Sığamıyordum artık duvarlara
Korkularımda o yüzdendi belki de
Hiç bir şeyim yokken bir kalem dışında
Hücremde ağlayıp bekliyordum.
Gücünü bilemedim ellerimdekinin
Hayatımın kıymeti bir kalemde gizli
Yazdıklarım çökertirdi belki duvarları
Ama ben yitirdim kayıp asırları
Yüzdüğün bu pisliğin içinde kendini ne sandığın
Önemliydi aslında nasıl bi b.ka battığın
Paramparça olmuş duvara bir delik açtın
O delik şimdi büyüdü, bak yine ne yaptın
Kalbini kendin deldin, içinide sen doldurdun.
Ama s.laksın ki, tekrar kapamayı unuttun
şimdi bak sızıyor yaralar, hayallerin akıyor
Bu ozan delirmiş ah bak yine batıyor.
Acının bittiği yere kadar götürmüştü düşlerini
Sonrasında ihtiyacı olmayacağını düşünürdü
Kazanmak için gençti 'O'nu ama kaybetmek zordu
Gözyaşlarıyla ıslanmaktan ruhu üşürdü
Gözleri özlemdi ama özlem, gözleri saklardı
Sözleri nefretiydi ama nefret, sözleri yutardı
Dudakları baldı ama zehir, dudaktan akardı
Ruhunu bile satardı, bir ruhu olsaydı.
Acının bittiği yere kadar götürmüştü düşlerini. Eğer hiç acısı
olmasa, düşlerine de ihtiyacı olmayacağını zannederdi. Ah, o sürekli
düş görürdü bu yüzden. Sevmek için bile gençti ama kalbini bi
kere vermişti birine. Kalbiyle birlikte ruhunu da vermemesi
gerektiğini bilmiyordu. Evet çok gençti, ama kalbini verdiği kişiyi
giderken görmek zordu. Bir başkasının eline değdiğinde eli,
dudakları buluştuğunda, gözlerini senden kaçırdığında.. Onu
kaybetmek zordu. Bu yüzden ağladı..
Kendine uzaktan da olsa bakan gözlerini özlüyordu şimdi. O
gözler belki ona bir daha asla bakmayacaktı. Ã?ünkü biliyordu ki
ona bakarsa umut verir, ve umut en büyük yokedicidir. O yüzden
nefretini haykırmak istedi ama nefreti, sözlerini yutardı.Dudaklarını
öpmek istedi, öperdide ama zehir, o dudaklardan akardı.. şimdi
kaybolmuş bir şekilde oturuyor, neden hep ağlıyor? Sokağın
ortasında, yapayalnız kalmış, hastalanmış. Tek ihtiyacı gözlerine
bakabilmekti. Tek ihtiyacı bir parça umut... Ruhunu bile satardı, hala
bir ruhu olsaydı...
Acının bittiği yere kadar götürmüştü düşlerini
Sonrasında ihtiyacı olmayacağını düşünürdü..
Edmond şiirin güzel son mısra dışında.... Bence şiir sadece sana ait duyguları içermeli. Bu tip mısralar onun büyüsünü yok ediyor. şiir hakkındaki fikirlerini daha sonra düz yazı ile belirtebilirsin.
Ağla küçük çocuk
Yaşların biriksin toprağın bağrında
Acın birleşsin toprakla
Yeni bir umut yeşersin
Ağla küçük çocuk
Kör etsin yaşlar gözünü ağlarken
Görme Dünyayı bir an için ne olur
Acın ve çaresizliğin ve sen
Yapayalnız kalın gözyaşlarının boşluğunda
Ağla küçük çocuk
Umursamadan ağla sana bakanları
Belki onlar için de umut vardır kimbilir.
Ağla küçük çocuk
Hala ağlayabiliyoren ağla.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Yorgunum
Kendi içime atmaktan
Tüm kabuslarımı her gece
Haykıramamaktan çığlıklarımı
Geceleri ağlayamamaktan
Yoruldum
Sonucu ne olduğunu bilmeden
Savaşmaktan yoruldum.
Boşluğa yumruk atıyormuş gibi
Her gün
Neye yaradığını anlamadan
Çalışmaktan
Korkmaktan
Ama korkmamış gözükmekten
Sırtımı yaslayamadan arkama
Dik tutmaktan hep
Geçmişi içime gömüp
Gelecek planlarını unutmaktan
Dostlarımın uzaklarda olmasından
Aramızdaki mesafelerin birkaç metre olsa bile
Yoruldum.
Dinlenmekle geçmiyor yorgunluk
Başka bir şey lazım
Bilmiyorum.
Düşünemiyorum.
Devam etmeliyim yürümeye
Devam
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Selam olsun ozan dostlarma,
Gezip dolaşmak güzel ama,
Dayanamadım gurbet acısına.
Ha bugün ha yarın derken,
Yine döndüm yanınıza.
Bir ezgi ve bir name ile,
Selam olsun ozan dostlarıma
-----------------------
Enteresan bir yeniden giriş oldu. Epeydir yazmıyorum yine esti birşeyler karalayayım dedğim. Sonra da paylaşmak istedim...
------------------------
O kadar şey var ki...
Yapılacak o kadar şey var ki aslında.
Gidilecek o kadar yer,
Anlatılacak o kadar hikaye,
Sevilecek o kadar insan...
Hepimizin geldiği her aynı değil mi aslında?
Neden peki bu soğukluk birbirimize tutnacağımıza?
Bütün insanlar kardeşin, şehirdeki herkes hemşerin değil mi?
Bir başlasan sevmeye, sevecek o kadar çok insan var ki...
Herşeyin bir hikayesi var aslında.
Her ağacın, her her yolun, her insanın,
Hepsi olmaz belki ama, dinlemek lazım, anlatmak da...
Bir başlasan anlatmaya, o kadar çok hikaye var ki...
Herşey yürümek kadar kolay aslında.
Ã?yle fersahlarca değil aslında dünya.
Bütün yollar ilk adımın ardında.
Bir başlasan gitmeye, o kadar yer var ki...
Korktuğundan başlamaz insan aslında.
Belki halinden memnun olduğunu sandığından,
Ama çoğu zaman, nerden başlayacağını bilmediğinden.
Bir başlasan yapmaya, o kadar çok şey var ki...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Ã?ıldırmak bile bir hediye belki insana
Beynin isyanı üzerindeki tonlarca baskıya
Üzerine yığılan yükleri atarak bir anda üzerinden
Kurtuluyor onu saran zincirlerden
Deliriyor
Ã?ünkü her şeyi yapabilir bir deli
Bağırabilir gönlünce
Saçma konuşabilir
İmla hatalarına dikkat etmeden yazar isterse
Duygularını haykırabilir insanlara
Delidir o
Kimse garipsemez yaptığını
Bizi bağlayan bir zincir mi acaba akıllı olmak
Kaçış mı delilik de acaba
Zincirlere bağlı olmaktan
Olabilir mi bilmiyorum.
Ama olabilir sanki
Hele böyle günlerde
Sanki....
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
: ) Edmond şiirinin dizeleri dönüp dönüp tekrar aşka dönüyor. Ama olsun aşık olmak güzeldir. : ) İçinden geldiği gibi yaz. Ben de bugün içimden geldiğim gii yazacağım.
Bilmeli ne yaptığını
Adım attığında düşünmeli
Adımın nerelere götürebileceğini
Ã?yle dümdüz öne gider her halde
Dememeli
Biraz kafa yormalı
Acaba bugün öne attığım adım
Beni başka yöne götürür mü diye
Hata yapmayı engellemese bile
Yine de düşünmeli ve düşünmeli tekrar tekrar
Kendini suçlamalı belki de nefret etmeli kendinden
Ancak nasıl karanlık yeni bir günü doğurmak için gerekliyse
İçinde de biraz karanlık olmalı
Yeniden başlayabilmek için
Yeniden başlanması gerekenlere
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
ellerimi uzatıyorum sana
göklere çıkarıyorum sevdamı
yükseklerde aradım seni
kanatlarımın arasında dünya
yalnızlığım var yanımda arkadaşım
bunalımlarda koşuyorum
yerlere düşüyorum
hayat nedir senden çektiğim
hangimiz masumuz ki
gözler anlatıyor olsa herşeyi
herkes anlatırdı bana seni
kalbimde bir boşluk
neyle dolduracağımı
bilemiyorum
ilk nefesimde sigaranın dumanı
dudaklarımda biranın tadı
senin bıraktığın boşlukta
doludur fani zevkler
dolduramadım senin yerini
sen beni aldatırken
başkalarının kollarında yatarken
sevişirken zevklere dalmış
ben yalnızım
hayatı seninle öğrendim
içime kapandım
hayat yolunda otostop çekiyorum
birileri gelse de alsa beni
çekse ellerimden
dudaklarımda yanan alevini söndürse
hayatla doldursa içimi
alıp götürse beni sensizlikten...
Soğuk bir bozkır gecesinde ilk aşkıma ithaf edilmiştir. : )
Bir ortaokul düşüydün sen
Hayatı yeniden tanırken
Tanıştım seninle de
Görsem bilsem de
Z... adındaki kızı
Benim hayatımda taşıyacağın anlam
O günlerde belirdi yüreğimde
Bir rüyaydın
Ulaşılması zor
Ama hayal etmesi güzel
Yıllar geçse de vazgeçmedim
Seni düşünmekten
Gözümün önünde
Ve asıl bu nedenle
En iyi anlayacağım zamanları yaşarken
Asla benim olmayacağını
Vaz geçmedim
Hayal ettim
Sen ilk aşkımdın benim
En güzel anılarımı yaşadım senle hiç bilmesen de
Seni her gördüğümde hissettiklerim
Hiç anlamayacağın duygulardı.
Biliyordun benim seni sevdiğimi
Mümkün müydü bilmemen
Masalsı hayaller kuran bir çocuğa bakar gibi
Bakardın bana
Bakardın
Ve bana yeterdi
Bu gün
seni gördüğüm son günden
Altı yıl geçmiş
Sen uzaktasın
Farklı bir ülkede
Bir gazete haberinde görmüştüm adını en son
Sonra ne oldu?
Bilmiyorum
Nerede olursan ol
Benimlesin aslında sen
Hiç bilmesen de benimle olduğunu
Benimle yaşayacaksın
Her kızda seni göreceğim biraz
Yalnız kaldığımda
Hayal edeceğim
Tek kişilik aşkımızı
Bir gün evlenirsem
Sevdiğim kadın da bilecek seni
Ben saklamayı sevmem içimi
Hele bir hayat geçireceğim insandan
Dinleyecek sevecek
Ona sevgimi azaltmayacağını bilse de
Kıskanacak belki biraz
Olsun
Anlayacak ve bilecek
İlk aşkın değerini
Hele o aşk
Tek kişilik yaşanmışsa
......
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Her şeyimi kaybedince
Geriye yine kalır mı bir şey?
Mümkün müdür kaybetmek her şeyi?
Ya da ne kadarını kaybetmek lazım ?
Bunun için
Ne kadar çok şey var elimizde?
Elimizde olduğunu bilmediğimiz
Hava gibi mesela
Ancak yok olunca anladığımız
Bir zamanlar var olduğunu
Ve ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu ona
Ne kadarını kaybetmek mümkün?
Her şeyi kaybetmek de mümkün mü?
Olabilir mi?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Ne kadar zordur
Öldürmek bir tanrıyı?
Mümkün müdür?
Bizlerin
Zayıf ölümlülerin
Öldürmesi
İlahi bir varlığı
Kavramak bile zorken
Onun ne olduğunu
Ama ya zihnimizdeyse tanrının yaşamı
Ya tanrıyı yaşatan bizsek
Düşüncelerimizse
Sadece olmadığını düşünmek
Yeterliyse
Ölü insandan da ölü olması için
En güçlü tanrının
Ne çok tanrı var
Gerisinde kalmış tarihin
Zamanında öyle güçlü
Ã?yle ki kurbanlar almış yeryüzünden
şimdi çaresizce sergilenmekte heykelleri
Dalga geçiyor bacaksız çocuklar bile onlarla
Onlar bile şanslı oysa
Eğlence olarak çoluk çocuğa
Kurtuluyorlar tamamen yok olmaktan.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>