DM in Amacı

Herkesin kürsüye çıkıp özgürce tartışma başlatabilmesi için…
ElessarTelemnar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 407
Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
Location: Ankara/Bruxelles
Contact:

Post by ElessarTelemnar »

Evet katılıyorum sana DM siz oyun olmaz. Tamamda kimse DM 'siz oyun oynansız demedi ki .
UStam olayi kacirmisiz iste bi anlik dalginlik :angel:
ama sagolsun patronum firble beni bu guclukten kurtardi :ayyyy!:
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

dm in amaci olmaz....

dm aracıdır sadece. PC party ile karşı tarafın arasındaki faktördür. ve nötr dür. npc lerede (monsterlar dahil) pc lerede eşit uzaklıktadır. zorluk çıkarmaz mevcut zorluğa aracılık eder. ve bunu dengeyi koruyarak yapmak zorundadir.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Horcoel_Baator
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 673
Joined: Fri Oct 22, 2004 10:00 am
Location: Boş boş gezindigi Ankara sokaklarından..
Contact:

Post by Horcoel_Baator »

Bence dm in bir amacı vardır..Oda kendi dahilinde herkezin eğlenmesini en iyi bir şekilde sağlamak ve olabildiğince adil olmaktır..Ama bazı yerlerde olayların akışına müdehale etmeyi de bilmelidir DM aksi taktirde oyuna renk katan birçok oyuncunun sadece şansızlıktan dolayı oyunu çeşitli yollarla terk etmesine yol açabilir..Böyle oyuncuların kaybı genellikle oyunda duraksamaya yol açar ve oyunun aslında bir ''Oyun'' oldugu gerçeğini unutturarak alınan zevkin bayağılaşmasına neden olur..

Misal..Oyun boyunca şahane rol yapan bir arkadaşı sadece karşısındaki 20 20 20 attı diye direk öldürmek yerine geçici olarak sakat bırakabilir..Ağır yaralı bir halde ancak yinede kurtulmasına imkan tanınacak şekilde bırakılabilir..İyi bir dm tecrübesiz oyunculara bile filimsel tecrübeler yaratabilecek hayal gücüne sahip olan dmdir.. :ayyyy!:
''No matter what I do, no matter how hard I try,
the ones I love will always be the ones who pay..''
Azalin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1056
Joined: Fri Dec 26, 2003 10:00 am
Location: izmir
Contact:

Post by Azalin »

katılıyorum...

ama hala aracıdır bence... :D

eğlenme kısmını bende yazıcaktım ama vakit yetmedi.. malum işteydim.

party eğlenemediktan soora gersi hikaye... anlatacak komik anıların olacakki... oyun unutulmasın....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?

Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Rhonin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 478
Joined: Mon Dec 27, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Rhonin »

Katılıyorum.Ama bir konu dışında..Dmler gerçekten oyuncuya eziyet çektirmeyi severler arada bir.Yani sen oh süperim dediğin an bittiğin andır.Dmin gözünde " ahanda süperim dedi bitti ulan bu sömürmem lasım bunu." gibi düşünceler şekillenebiliyor.

O yüzden dmler arada bir aslında çoğunlukta acımasızlıkta ustalardır :D
 Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yağmurun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

DMsiz oyun olmaz demeyin gayette güzel olabiliyor herkes kendinin DMi olabiliyor. Mesela iki arkadaş birbirlerine DMlik yaparak oyun oynamışlar, konu taş devrinde geçiyor ve ikisi de mağara adamı, avcılık falan yapıyorlar mamut avlamaya çalışıyorlar falan.

Bi gün o arkadaşlardan tekiyle muhabbet ederken diğeri geldi:

A-Abi az önce oyniyim dedim, karşıma ayı çıktı ve çok fena öldürdü beni

dedi ve ben o saatten sonra Dmsiz oyunun ne kadar da adil olabileceğini anladım...
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Narq
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 290
Joined: Mon Jan 10, 2005 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Narq »

Dm hem aracıdır hem oyuncudur..Dm zorluk çıkarmalıdır ki oyuncular yaratıcılığını kullanmalıdır,

Bu zorluk,seviyeleri yüksek gruplarla savaşarak algılanmamalıdır...problem çözüm gücü,yargılama..bunların en temelidir.

Dm kendi senaryosuna bağlı kalmamalıdır.Oyunculardan çıkan güzel ve farklı fikirler Dm in senaryosunun akışının değişmesini sağlamalıdır..işte burda da Dm in kalitesi belli olur

Dm oyunda herşey değildir ama hiç birşey de değildir..
It's always darken as before the dawn;If Its not meant to be Its not meant to be www.bizkackisiyiz.com
DeMRaN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 629
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: L' I'niken d' Draeval (The Sands of Time)
Contact:

Post by DeMRaN »

Ben varolan hikayemin üzerine oyuncuların hepsinin backgroundlarını aldıktan sonra eklemeler yaparım hep... Yeni questler, varolan questlere oyunculara özel eklemeler gibi, bu illa oyuna başlamadan olmak zorunda da değil tabi ki oyun sırasında oyuncunun şiddetle yapmak istediği birşey çıkar mesela oraya yönlendiririm... Ama DM olarak çok geyik yapan oyun dışı konuşmaları çok abartan kişileri 2 kere uyardıktan sonra hiç çaktırmadan 3. yapışında kafasına pekte güzel çokta güzel bir Lightning indirmektende geri kalmam =) Yani biliyorum DM bu şekilde şeyler yapmamalı ama ne yapiyim kozlar elinde olunca insanın oyunun gidişatını bozan kişilere hoş şeyler olmuyor :D

Bu arada 3 tane 20 atarsa karşısında ki öldürmemeli de sakat bırakmalı demiş bir arkadaşımız, tabi olabilir ama ölümde oyunda gerçekte hayatta ki gibi bir son değil sonuçta yani o kişinin ölümü bile yeni yepyeni questlere ve hikayelere bağlanabilir bence... Tabi değinmek istediğin noktayı anladım bu örnekte güzel yakışmış ama belirtmek istedim yinede... ( DM in oyuncuların çabasına göre dışardan etki vermesi bazen hoş olabilir )
<div align="center">Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elghinn dal lil alust... <br>Those who watch their backs meet death from the front... </div><br><strong><em><div align="right"><strong><em>Tharivol Amakiir the Dark Elf Mystics Master</em></strong
Bunises
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 139
Joined: Tue Jun 15, 2004 10:00 am
Location: istanbul,Ankara,Kayseri,kibris, Berlin
Contact:

Post by Bunises »

Anlatıcının görevi olanı anlatmaktır.
Burada anlatılamak istenen şudur.Eğer ki bir kişi Dm'lik yapmak istiyorsa, öncelikle çok çabuk toplanabilir bir "odaklanma" yetisine sahip olabilmelidir. Odaklanacağı şey diğer dünya, anlatacağı şey "o" dünyanın gerçekleridir. Bu bilinci yakaladığını zannetmekten ziyade, yakalayamadığını farkeden kişi gerçek "Anlatıcı", bu bilinci yakalamak için çabalayan kişi gerçek "anlatıcı adayı", bu bilinci yakaladığını zannedip sürekli bunun vurgusu, kaygısı ve şekli yapısı içerisinde olan kişi "ben'cil" bir kişi ve son olarak bu kurguyu içerisinde hisseden kişi "gerçek anlatıcıdır".

Sorgular elbet uzayacaktır;ama özde ki "ayna" olma bilinci asla değişmemelidir. Egoist, bencillik, kendi kurgusunu oluşturarak anlatılan şeye zarar vermek vb. her durum, anlatıcı-dünya ilişkisin de anlatıcının misyonunu zedeleyecektir. Oyunculara karşı "ayna" görevinde olan anlatıcı, bu noktadan sonra o dünyanın renklerini, seslerini, yaşantısını anlatmaktan ziyade, kendi kurgusu içerisinde yok olarak, "gerçek oyundan" ziyade anlamsız bir şey ortaya koyacaktır.

Bu noktada oyuncu var olanda değil, var edilende yaşamak istiyorsa, koyun gibi "meee" diye uyacak, eğer bunu dilemiyorsa, saygılıca oyun sonunu bekleyip, oynamamayı bilecek biri olmaktır.

Anlatıcılık, bir noktadan sonra sanattır. Sanat ise var olan kalitesiyle değerlendirilir. Saygısı olan, yapamıyorsa uğraşmaz... saygısı olan, yapabiliyorsa emek verir.

Son söz olarak;
Bakınız kitapları şu şekilde ayırırız.
1-Yazarın kendi kurgusuyla yazdığı, şekillendirdiği ve sebebi sonuca bağladığı
2-Yazarın kendi kurgusu dışında bir patlamayla yazdığı, kendi kapasitesinin ilerisinde şeyler. (örnek: Karakule destanı-king, Büyücüler Kralı-Wilbur Smith)

Anlatıcılıkta işte budur.
Ne yaptığını bilerek, kontrol ederek, baş ile sonu bağlayarak yapılan değil;
Neler anlatacağını bilip, hissedip, o kurguyu "o" diyardan çekerek oyunculara yansıtmaktır.

Yakarışlar bölümü
Yolda bekleyen haydutlar istemiyoruz.
Yolda sanki yıllardır pusu kurmuş goblinlen istemiyoruz.
Yolda pusu kuran herhangi birşey istemiyoruz!...
Prensesin (dııtttt..rtük), kim kurtarırsa kurtarsın.
Handa otururken, kafasında "!" olan insanlar istemiyoruz...
QUEST istemiyoruz...
Yaşamak istiyoruz.

gibi... :king:
<a href="http://bunises.deviantart.com/"><strong>Hayat, ölüm anında görülen bir düş değil midir? Kim bilir?<br></strong></a>
Lixer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 511
Joined: Thu May 04, 2006 10:00 am
Contact:

Post by Lixer »

Bunises ile bir ara buluşmak lazım ya hadi hayırlısı, bu adamın kıymeti bilinsin ;)
Yukarıda yazdıklarımı bir daha okursan sen kazanırsın, okumazsan ben!<br>
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

zaten onun kıymetini bilen biliyor emin olabilirsin.
1 sene boyunca çilemi tasamı çeken sevgili dmcim bunisesim :)
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
DeMRaN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 629
Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
Location: L' I'niken d' Draeval (The Sands of Time)
Contact:

Post by DeMRaN »

Darısı başımıza :) Bunises az ama öz yazıyor anladığım kadarı ile...
<div align="center">Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elghinn dal lil alust... <br>Those who watch their backs meet death from the front... </div><br><strong><em><div align="right"><strong><em>Tharivol Amakiir the Dark Elf Mystics Master</em></strong
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Senaryosuz oyun olur mu? Aslında olmuştu. Bir defa genel talep üzerine Efla ve Dakgnome a oyun oynatmıştım. Bir senaryo yoktu. Tüm olaylar doğaçlama idi. Sonuçta ikili kız meselesinden birbirlerine girdiler. Ve Eflanın karakteri kızı tekrar kendine döndürmeyi başardı. : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests