Kupala'nın Gecesi (RPG)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

Leo, siyah saçlı hatunun yanından geçerken kafasını kaldırıp, hafifçe selam verdi. Hiç duraksamadan yoluma devam edip, geniş hole vardı. Üzerinde toplanan bakışlara aldırmadan, asma kata doğru çıkan merdivenlerden sol tarafta olanına üç basamak çıktıi arkasını döndü ve holdekilerle yüzleşti. Bu sayede, normalde 140cm.yi bulmayan boyunu biraz olsun dengelemişti. İlgiyi kendisinde toplamak için, yapay bir boğaz temizleme hareketi yaptı ve sesinin yüksekliğini ayarladı.

"Ã?ncelikle bu güzel gecede bana katıldığınız için hepinize teşekkür ederim, hoşgeldiniz."

Sözlerinin yarattığı ağırlığı tartmak için biraz duraksadı ve muhataplarının ne hissetiklerini anlamak için algılarını zorladı.

"Aranızda neden bu gece, buraya çağrıldığını bilen var mı acaba?"
War, war never changes...
User avatar
buzdaglarininleydisi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 204
Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
Location: Eskişehir
Contact:

Post by buzdaglarininleydisi »

silviya biran gördüğüne ve göreceklerine küfürü savurdu tanrılar lanetini buraya yağdırıyordu demekki..yada bütün lanetlilerini.. daha önce görmediklerini gösteriyorlardı haince Sylviaya korkutmaksa eğer istedikleri korkmuştu ve şimdiden kaçıp gidebilirdi çingeneliğine sığınarak ama çağrıya boyun eğmekti kaderi hayır diyemezdi hiç bir vampir davetli olduğunda bir eve veya şatoya lanetli veya değil karşı konulamazdı buna..ama gözlerini alamıyordu çocuktan yada inanamıyordu bu kadar küçük bir insanın lanetlenmesine olamazdı böyle bir şey onun gezdiği yerleşkelerde ondandı hayreti ama en önemlisi davetti.

DAvetin kapının önünden geldiğini görmüştü çağırılmıştı ve gitmeliydi elbette lanetlide olsa ünlü şatoya biran evvel.Ve çevik hareketlerle hızla tırmandı kapının önüne kadar önce durdu tedirgince gözden geçirdi bir zamanlar var olan kapıyı ince ince....
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...

http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957

http://www.knightf
User avatar
trulias
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 603
Joined: Wed Dec 21, 2005 10:00 am
Contact:

Post by trulias »

sinirle ve kontrol edilmez bir öfkeyle söylediklerini duymamazlığa gelip arkadaki merdivenlere çıkan çocuğa döndü. bu kadarı artık kan dökmek için yeterliydi. buraya geldiğinden beri öfkesini ve açlığını zor kotrol ediyordu

- Sen Nergal ın oğlunun sözünü nasıl kesersin seni zavallı çocuk ! BU YAPTIğININ BEDELİNİ HAYATINLA Ã?DEYECEKSİN !

(Kaftanının altından broadsword u çıkartıp çocuk un üzerine doğru yürümeye başlıyor, konumları gereği yakınlarında kimse yok ilk hamleyi yapıp çocuğun omuzu ile boynunun birleşim yerine aşağı doğru 60 derecelik bir açıkla vuruyor )
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Leo önündeki kimsenin birdenbire pelerininin içinden bir kılıç çıkardığını gördü. O merdivenlerin biraz yukarısında beklerken Zlatan kılıcıyla hızla çocuğun üzerine doğru hızla hareketlenir...



İnitiative Leo'dadır... Leo'nun hareketini bekleyeceğiz...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

Leo, tetikte olmasına şükrediyordu. Belki de karşısındakilerin tepkilerini ölçmek için konsantre olmuş olmasa, bu saldırgan hareket bir çırpıda onun sonunu getirebilirdi.

Açık tehdit karşısında, yıllardır aksatmadan sürdürdüğü eğitimine güvenen Leo, ileri doğru sıçrayarak, saldırganın silah tutan elini hedefleyen bir ki-vuruşu yaptı. Amacı, açık bir şekilde, saldırganı etkisiz hale getirmekti.

"Kİ-YAAAAAAaaaaaaa......!!!"
War, war never changes...
Beckett
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 523
Joined: Wed Oct 19, 2005 10:00 am
Location: underworld
Contact:

Post by Beckett »

Arabanın içinden bir çocuk çıktığında biraz afallamıştı Vladimir,buraya gelecek kişinin aklı selim bir insan olmayacağına göre ya deli bir çocuktu,yada bir lanetli ve bugüne kadar hiç çocuk lanetli görmemişti Vladimir...

Ã?ocuk yıkık kalenin içine girdiğinde sanırım artık zamanı geldi dedi ve küçük lanetlinin biraz ardından zamanında gayet lüks olan salonun girişine kadar geldi,diğerleri ile arasında biraz mesafe bırakarak söylenecek sözleri dinlemeye başladı.

Ve lanetli konuşmaya başladığında başka bir vampirin deli gibi çocuğun üstüne atıldığını gördü,kılıcını çekerek çocuğun üstüne gitmişti.Sinirlendi Vladimir,ortada hiç birşey yokken iki vampir niye birbirine saldırıyordu.Buraya bir neden için çağırlmışlardı ve önce durup konuşulmalıydı.Akılsız,salak diye düşündü,çocukta boyuna göre gayet iyi bir hareketle kendini savunmaya geçmişti.Hiç bulaşmayayım,ancak bana sıçrarsa... dedi kendi kendine.

Olanları daha iyi algılamak için bir iki adım daha yaklaştı,artık salonun içindeydi,sırtını orda bir duvara yasladı ve etrafınıda devamlı kontrol ederek beklemeye koyuldu...
Bu İsaret Kaos Tanrısının
Bu,Kılıcların Tanrısının
Bu,hayatın
Bu da olumun
..... Bilmen gereken bunlar.....
Geliyor zamanı Tanrıların;
Hayatın ve Olumun...
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Zlatan Broadsword'u çekmiş Leo'nun üzerine doğru hızla harekete geçmişti ki, Leo birdenbire hareketlenerek kısa olmasının avantajını kullandı. Tüm dikkatini rakibinin bilek bölgesine yoğunlaştıran ufaklık merdivenlerden hızlıca zıpladı ve Zlatan tam kılıcıyla ona hamle yapacakken ayağıyla bileğe tek ve kesin bir vuruş yaptı.

Zlatan'ın Broadsword'u tutan eli tekmenin etkisiyle dönerken bileğinden keskin bir çatırtı geldi ve kılıç elinden düşerek gerisinde bir yere düştü.

Kılıcın yere düşüşüyle beraber tüm holde çınlamalar yankılanmıştı. Kılıç ise kana değil toza bulanmıştı.

Leo merdivenlerin 6 7 metre kadar ilerisine temiz bir iniş yaptığı sırada, Zlatan zorlukla dönüp onu tekrar karşısına alabilmişti. Kılıcı sağ tarafında 4 metre kadar ilerisinde duruyordu. Bileği yarıyarıya dönmüş, kemikler kasları yırtarak dışarı fırlamışlardı.

Zlatan'ın sağ eli kılıç kaldıramaz haldeydi...


Bu hareket basit bir ufaklığın sergileyebileceğinin çok çok fazlasıydı...
Last edited by Eldarin_ on Wed Nov 08, 2006 9:59 pm, edited 1 time in total.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Initiative sırası:


Vladimir: 10

Leo: 13

Stefan: 11

Zlatan: 14


Vladimir initiative ini korumaktadır...
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Stefan geniş hole girdiğinde, çevredeki yıkımın etkisini farketti, savaşın izlerini kalenin her tarafında görmek mümkündü ve bu manzara clanına ve büyüklerine olan saygısını kat kat daha arttırdı Stefan'ın.. fakat yaşadığı bu haz, gece yaratıklarının çığlıklarıyla bölündü, yumruklarını sıkan Stefan olduğu yerde kalakaldı, farkında olmasada dişlerini sıkmıştı ve aklını, bedenini olası bir tehdite karşı hazır tutmaktaydı... çığlıklar artan bi tempo içerisindeydi ve dayanılmaz bir noktaya geldikleri anda kesiliverdiler, sessizlik tekrardan döküntü kaleyi kuşatmıştı..

Bir süre sonra kale kapısıdan içeri vuran ay ışığında uzunca bir gölge belirdi..

"sonunda.." diye düşündü Stefan, belkide onları buraya toplayan kişi içeri geliyordu ve bu toplantı bir anlam bulacaktı sonunda, fakat yaklaşan gölgeyi takip eden gözleri gölgenin sonunda kasılıp kaldı.. içeri giren bir çocuktu!

"Pek beklenmedik" dedi içinden, acaba bu mekan yada bu çocuk, daha ne süprizler barındırıyordu içinde.. şaşkın olsada, dışarıya hiç renk vermemişti Stefan, sessizce çocuğun merdivenleri tırmanışını izledi ve sözlerini dinledi.. taki gürleyen bir nefes duyana kadar..

"Sen Nergal ın oğlunun sözünü nasıl kesersin seni zavallı çocuk ! BU YAPTIğININ BEDELİNİ HAYATINLA Ã?DEYECEKSİN !"

"Tam bir gerizekalı" diye geçirdi içinden, ve bir Tremere olarak belli belirsiz bu adamın davranışından utanç duydu.. ve sonra sessizce olanları izlemeye koyuldu..
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

Hareketini başarıyla tamamlayan Leo, yere iner inmez az evvel kılıç tutan düşmanıyla yüzleşmek için arkasını döndü; fakat onun savaşacak durumda olmadığını görünce, temkinli duruşunu bozdu. Ã?olak düşmanına doğru bir adım atarak konuştu:

"şiddet, sadece son çare olduğunda anlamlıdır. Sefil canını -bu seferlik- bağışlıyorum. İleride, bana olan bu borcunu sakın unutma!"

Daha sonra, geniş holdeki diğer muhataplarını hatırlayarak suratına neşeli bir ifade yerleştirdi.

"Bu tatsız durumdan ötürü hepinizden özür dilerim. şimdi, soruma yanıt verecek kimse var mı acaba?"
War, war never changes...
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: Karşıyaka
Contact:

Post by Daeya »

Anislav, bulunduğu yerden etrafını izlerken, bir anda uçmaya başlayan yaratıkların sesiyle irkildi. Onları izledi ama sanki kendisi izleniyordu...Gösteri yapıyorlardı resmen. Uçan bütün yaratıklar bir anda ortaya çıktıkları gibi, bir anda da şatoya girerek yok olmuşlardı, gösteri şimdilik bitmişti.

Derken küçük bir çocuk kendisini selamlayarak yanından hızlıca geçti. Anislav bu durum karşısında gerçekten şaşırmıştı. Bir çocuk muydu o? dedi kendi kendine. Yüzünde anlamsız hafif bir gülümseme belirdi ve o da hemen çocuğun arkasından ilerlemeye başladı. Ã?ocuk asma kata çıktığında, Anislav, diğer kişilerin arasından geçerek merdivenlerin 7-8 m. önüne geldi ve izlemeye başladı.

Ve beklenmedik bir saldırı...Gerekçe? Bir sözün kesilmesi...Ne kadar da basit diye iç geçirdi.

Anislav'ın gözü önünde canlandı eski hatıraları..Tutamadı kendini tam çığlığı basıp, ileri atılacakken, çocuk büyük bir ustalık ve çeviklikle kendisine yapılan hareketi savuşturdu. Saldıranın elinden düşen kılıca kaydı Anislav'ın gözleri...Sessiz ve büyük bir sakinlikle yavaş yavaş kılıcın olduğu yere ilerliyordu. Kılıcı almaktı amacı.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

"Bu tatsız durumdan ötürü hepinizden özür dilerim. şimdi, soruma yanıt verecek kimse var mı acaba?"

Stefan bir müddet Tremere'i süzdü, hakkettiği dersi almış olmalı diye düşündü, almadıysa bile gereken cevabı kırık bileğine baktığında anlayacaktı, içeri giren yeni kimseyide farketmemiş değildi Stefan, fakat dikkati bu ilginç çocuk üzerindeydi.. dikkat edilmesi gereken bir kişi olduğunu az önce kanıtlamıştı çünkü..

"Sanırım aramızda bunu bilen tek kişi sensin? bizi buraya senmi çağırdın? ve eğer sen çağırdıysan, çağırdığın herkesin burda olduğundan eminmisin ?"

Stefan'ın kısık ses tonu bile, bu yıkık kalede yankı yapıyordu ve son sorduğu soruyu vurgulamak istercesine yerdeki kılıca doğru yönelmiş kadını işaret ediyordu parmağı..
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

"Ah, işte sonunda medenî şekilde konuşan birisi..."

Durum gerçekten ironik bir hal almaya başlamıştı; zira kendisini yanıtlayan kişinin görünüşü, medenî olarak tabir edilemeyecek derecede paspaldı.

"Açıkçası, herkesin burada olup olmadığından emin değilim; çünkü kimlerin daveti kabul ettiğini bilme şansım yok."

Bakışlarını odadaki diğer kişilerin üzerinde gezdirerek tekrar sordu:

"Evet... Yok mu gerçekten şu anda neden buraya geldiğini bilen kimse?"
War, war never changes...
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: Karşıyaka
Contact:

Post by Daeya »

Nihayet karşılıklı konuşmalar başlamış, ürkütücü sessizlik son bulmuştu.

Anislav, kılıcın bulunduğu yere doğru yürümeye devam ederek "Daveti kabul edenler burada olduğuna göre etmeyenleri bulmak daha kolay olmaz mı? Eğer bizi buraya çağıran sensen bunu daha açık bir şekilde görebilirsin" dedi.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Beckett
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 523
Joined: Wed Oct 19, 2005 10:00 am
Location: underworld
Contact:

Post by Beckett »

"Eğer ormanıma ortadoğulu garip bir kişi ile mektubu gönderen sen isen,bende merakı yenmek amacı ile geldim.Evet anlat bakalım şimdi neden buradayım,keza çok fazla vaktim yok.Burayı sevmedim..."

dedi Vladimir.Uzun zamandır kurduğu ilk cümleydi,kim olursa olsun birileri ile iletişime geçmek Vladimir'i eğlendirmişti.O kadar uzun zamandır konuşmuyordu ki kelimeler ağzından kendiliğinden çıkıyordu sanki.Hızlı ve anlaşılmaz bir şekilde konuşuyordu.Aksanıda yeterince kötüydü zaten.

Cümlesini bitirdikten sonra yerde kıvranan lanetliye acınası bir şekilde baktı ve bakışlarını !CÃ?CE! vampire -sanırım diye geçiridi kafasından ki hala onun bir vampir olduğundan emin değildi- çevirdi...
Bu İsaret Kaos Tanrısının
Bu,Kılıcların Tanrısının
Bu,hayatın
Bu da olumun
..... Bilmen gereken bunlar.....
Geliyor zamanı Tanrıların;
Hayatın ve Olumun...
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests