Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
findor wrote:"Buralardan değilim" dedi gülümseyerek " Yani cidden değilim bunu anlamakta zorluk çekmeyebilirsin" dedi ve kuyruğu ile adamın bacağına hafif dokundu ardından güldü.
İnsan olmayan ırkların sağı solu belli olmayan, dengesiz ırklar olduğunu düşünen Felnall, kendini zorlayarak tieflingin esprisine huzursuzca gülmeyi başardı. Bir gün içinde bir elf, bir hobbit ve bir tiefling, ki Felnall bu yaratığın boyutdışı bir yaratık olduğunu biliyordu, ile uğraşmak zorunda kalmış ve kalacaktı. 'şansıma tüküreyim.' dedi içinden.
Gözleri yaratığın parıldayan zırhına takıldı. "Sence bu kadar zırha gerek var mı?" diye sordu, belli belirsiz bir alayla, "Sonuçta en fazla sarhoş serserilerle uğraşacağız, dostum, biraz rahat ol."
uzakta konuşan ve burada çalıştığını bildiği 2 kişi -ki biri sabah konuştuğu kişiydi- az ötedeki masada konuşuyordu yemeği bırakıp onların yanından geçerken
-bi ortalığa sormak istiyorum bir şey isteyen var mı diye...peki ya siz?içecek bir şey falan ister misiniz?eğer bu akşam da dün gibi olursa bol bol enerjiye ihtiyacınız olacaktır dedi
hayatında ilk kez denediği bu çalışma işini en iyi şekilde yapmak istiyordu...yemekten pek anlamasa da mutfakta bulduğu neredeyse tozdan görünmeyecek hale gelmiş olan yemek kitabı sayesinde bir şeyler pişirmeye çalışıyordu
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
Elessar tutununu ictikten sonra yukariya cikmis yataklari toplamisti asagiya inmeden once hancinin yeni bir kizi ise aldigini duymustu asagiya indiginde masanin birinde dunku koruma ve ondan baska iki kisiyi fark etti korumaya seslenerek
"hanci yanima yeni birini almis nerede biliyormusun"
celeraen korumaların cevabını beklemeden etrafa bakmaya gitmişti fakat herkesin keyfi yerinde gibiydi,zaten çok da kalabalık değildi,dönüşte elasar yada...hah elessar ın -hancı böyle demişti galiba,neyse nasıl olsa tanışırdı- korumaların yanında olduğunu gördü yanına gitti ve :
-şey merhaba hancı beni yeni işe aldı galiba sana yardım edecekmişim...dedi çekingen bir şekilde
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
-şey merhaba hancı beni yeni işe aldı galiba sana yardım edecekmişim...
korumanin cevabindan once havadan narin ve cekingen bir ses kulagina dolandi
nazikce arkasina dondu
"evet adim elessar beni takip et istersen sana biraz burayi tanitayim" diyerek yurumeye basladi mutfaga dogru " Bir elfin handa calistigyla yeni karsilasiyorum heleki bu diyarda saskinligimi mazur gorun size nasil seslenmemi istersiniz bu arada?"
-önemli değil...anlıyorum,bu ilk zaten dedi biraz olsun utanarak,babası onu bu halde görse aşağılayıcı bakışlarıyla laf sokardı kesin
-bu arada celeraen diyebilirsiniz,hancı yemek yapabileceğimi söyledi ben de eski bir kitap buldum veee bir şeyler yapmaya çalışıyordum fakat tam zamanında geldiniz yoksa akşama 1-2 kişi zehirlenebilirdi dedi elessarı takip ederken
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
"Hepimiz yani 4 'ümüz iyi bir ekip olduk sanırım" dedi hafif yüksek bir sesle..
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
mutfaga girdiklerinde dolaplari gosterdi
"kendime gore biraz duzenlemistim bak burada catallara kasiklar bicaklar var"baska bir dolaba gecerek orayi acti "buradada tabaklar bardaklar bulunuyor" duvari gostererek "tavalar tencereler duvara asili kullanimi daha rahat olsun diye ole koydum "hafif gulumseyerek
"ve son olarak" mutfaktaki bir kapiyi acti "kilerimiz iste bukadar, ben siparisleri alirim sen hazirlarsin sabahlarida biraz sen bana temizlikte aksamlarida ben sana bulasikta yardim edrim gecinir gideriz" dedi sempatik bir tavirla
-evet yardımlaşarak oldukça rahat altından kalkabiliriz herhalde yani umarım diye ekledi celeraen...
-hiiii yemeeek!yanmasın lütfen yanmasın diyerek başına koştu!geç kalmıştı...
-özür dilerim ilk günden berbat ettim değil mi?diyerek özür diledi ve fazla acımasız olmamasını umdu elessar'ın
al işte,bir de temiz başlangıç falan diyordun!ilk günden herşeyi bitirirsen hiç şaşırma!aptal! dedi kendi kendine içinden
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
"acemilikte olur boyle seyler takmayin kafaniza"sesi oldukca nazikti
'neyse siz isinize bakin ben iceriye bir goz atayim musterilerin ihtiyaci var mi diye?"ve iceriye dogru gecti kapidan cikmadan once kiza seslendi "bi ihtiyaciniz olursa cekinmeden soyleyin celeraen"
Herkes bişeylerin ucundan tutmaya başlamıştı.
Genç adamda pek konuşkan değildi.
Omzuna dokundu ve bardan aşağıya indi...
Mutfağa doğru ilerledi..
"Bu güzel kokularda nedir " diyerek kızın yanına ilerlemeye başladı..
Herşey normal gibi gözüküyordu.
Odalar tamamdı
İnsanlar yemeklerini yiyorlardı
Ve kavga çıkmamıştı
Bir han için gayet iyi bir gün başlangıcı idi.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
şarkısından sonra etrafı izlemeye başlamıştı buçukluk hatun ama sevinmiştide canı hiç sıkılmıyordu burda hep birileri işe alınıyordu birileri beceriksizce hanı toparlamaya çalışıyordu helede şu korumaların biri cidi cidi herkezi süzüyordu eğlenceli bir yerdi burası galiba yanındada yeterince parası olduğu için bir süre daha kalabilirdi burda en azından dinlenirdi ve beklemeliydi gördüğü felaketleri.....ama tabi sadece beklemket olmamalıydı şu hobit hancı ne demişti pazar var demişti demekki bu daha büyük bir eylenceydi...hobbit köydeki hobbitleri patavatsız ve eğlence düşkünü die küçük göresede onun kanında vardı bu o reddetsede ve borcunu yatak ve kahvaltı parasını şu zırhlıya verecekti ancak ona güvenebildi ..sonrada çıkıp şu pazarı turlayacaktı..insallah adam onu önünde zıplamak zorunda kalmadan onu görürdü çünkü bunu ve uzunları hiç sevmiyordu hafif çatlak hobbit konuşma tonuyla.
"Bayım bu yatak ve kahvaltı ücretimdir hancı beye iletirsiniz ben bu gecede burda konaklıycam odamın hazır tutulmaını isterim biraz geçmek için dışarıda olucam efendim."
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
"hım... Peki " dedi ve yeteri kadar gümüşü alıp kesesine indirdi..
"Yalnız söylemek istediğim bir kaç şey var. Dışarı çıkıyorsanız lütfen dikkatli olun. Yalnız gezmek heleki bu zamanda pekte akıl karı değil. Macera arayıp karanlık bir köşede boğazınızın kesilmesini istiyorsanız sorun yok hanfendi " dedi..
ve Gözlerine bakmaya başladı...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Tüm tüycükleri diken diken hobitcik baktı ve kaldı adama dikkatle amam nasıl olurdu da kaçırabilirdi gezme fırsatını yavaşca başıyla teşekkür etiti ve ekledi arkasından nazik beye cevabını...
"teşekkür ettim beyim alakanıza ve uyarınıza emin olun ürktüm sözlerinizle ama merakdır kediyi öldüren ama tanrılarım var benim yolumda hep yüzümü güldüren.. teşşekürler efndim aksam görüşmek dileğiyle gecikmeden gelirim akşam çayı saatine emin olun." der ve geri dönüp hanın kapısından ürkekçe kafasını çıkarıp yönünü kestirmeye çalışır ama emin olamaz gei dönüp gelir ve" lütfen der nerdeir pazarı buraların acaba yardımcı olursanız edrim dikkat kendime."
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...