Ağlayan Kadın Hanı ( RP BAşLIğI)

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

tam sorusunu soracaktı ki yabancı hızlıca gitti
-neyse,tanıştığımıza memnun oldum dedi ve o da ona para kazanmasına yardım edecek ne yapabileceğini sormak için hancıyı aramaya koyuldu,bunu yaparken başına bela almamak için mümkün olduğunca sönük gözükmeye çalışıyordu
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

Felnall sakinleşmek için derin bir nefes aldı. Sadece göldeki küçük bir balığı kaçırmıştı, o kadar.

Hem daha büyük avlar varken, neden minik bir balık için bu kadar üzülüyordu ki?

Bara rahatça yaslandı ve elf kadının da hancıyı aramakta olduğunu gördü. Her ne kadar elfleri soğuk, itici ve kibirli bulsa da, ki bu şımarık kız da bir istisna değildi, güzelliklerini reddedemiyordu.

'Nerede bu cüce.' diye yavaşça homurdandı Felnall, gözlerini elften alabildiğinde. Gözleri mutfağa takıldı ve mutfağın kapısına doğru emin adımlarla yürümeye başladı.

Eğer hancıyı orda bulamazsa, yiyecek birşeyler bulacağı kesindi.
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

hancıyı bulamadığı için sinirlenen celeraen temiz hava almak ve ziyneti kaybettiği için başına gelebilecek şeyleri düşünüp bir çare bulmak için handan çıkıp biraz yürümeye karar verdi,hem döndüğünde hancı da gelmiş ya da ortaya çıkmış olurdu belki....insanların arasından süzülüp dışarı attı kendini
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ortalık yine kalabalıklaşmıştı. Dünkü gruptan onbeş gümüş para kazanmıştı. Düşündüğünden iyiydi. Böyle giderse bir ik ay sonra belki çok daha lüks bir han açabilirdi. Ve daha çok yemek yapardı.

Rebelde beş gümüş uzattı. Dünkü kazancımdan. Gülümsedi. Günde beş gümüş ve yemek. şimdilik verebileceğim bu yanlızca ama sonra dahasını veririm.

Sonra kalktı. Yardımcısı her halde uyumuştu. Neredeyse bir saat geçmişti hala kahvaltı hazır değildi.

Mutfağa gittiğinde adamın iyi iş yaptığını kabul etti. Yine de adamın ücretini vermek için onun gelmesini bekleyecekti. Dört tabağa kahvaltı hazırladı. Reçel ekmek çay ve peynir. İçeriye zar zor taşıyarak getirdi. Tek tek isteyenlere (rp dışı: Setsuna, Calis, Celeraen, Amras) kahvaltılarını verdi. Calis in sözleri onu kırmıştı. Yüzüne bakmayı başaramayarak biraz kırgın bir sesle Çok lüks han değiliz bayım ne yazık.. Ama ücretimiz uygundur. Bilmiyorum beğenir misiniz siz ? diye bir iki laf etti. Sonra Amrasın lafını hatırlayıp ona döndü. İş die düşünmeye başladı. Elini kafasına götürdü kaşıdı kaşıdı. Hımm ne tip bir iş istersin ki..

Bu aralar tek ciddi iş savaş sanırım. Hımm tabii savaş olunca.. Emin değilim ama arka sokaktaki at nallayan cüce bir yardımcı arıyodu galiba... Burası çok değişik bir kasaba... Burada hayat hep çok canlı hep.

Neyse deyip içeri gitti... Rebelde ve kendisine de aynı şekilde kahvaltı hazırlayıp içeri girdi. Hadi yiyelim dedi. Kendisine çay doldurdu. Çok acıkmıştı. Bir buçukluğun dört öğün yapacağı zamanda tek öğün yapıyordu. Yemek yemeği hakkaten de hak etmişti.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

Karnını, nihayet, doyurmuş olan Felnall, bu günkü ikinci girişimini yapmak için harekete geçti. Yemeği alıştığı şekliyle, yani hızlı bir şekilde yediği için henüz hancı kahvaltısını bitirmemişti. Buçukluğun yanına sokuldu, "Afiyet olsun, minik dostum." dedi yüzüne bir gülümseme yerleştirerek. "Hemen konuya gireyim. İşsiz güçsüz biriyim, hanını ve havasını beğendim, kapıya astığın ilanı da indirmemiş olduğunu gördüm, ve koruma olarak emrine girmeye karar verdim, tabii kabul edersen."

'Yine acele ettim.' diye düşündü dudağını ısırarak.
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

celeraen ne bir çıkış yolu bulmuştu ne de para kazanamsını sağlayacak bir yer...hana geri dönmekten başka çaresi yoktu...masaya çöktü,gelen kahvaltısını yaptı ve kahvaltı sonunda hancının yanına giderek :

-kusura bakmayın,fakat dün bu handa kesemi çaldırdım,takdir edersiniz ki tüm param içindeydi,burada kaldığım gece için ödeyecek param yok,gidecek yerim de yok,acaba burada kaldığım süre boyunca para kazanabileceğim bir iş var mı?ya d aburada bana verebileceğiniz bir iş?

dedi.en azından burada güvendeydi,ne de olsa küçük daha yheni açılmış kendi halinde bir han sokaklardan daha güvenliydi
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

Rp dışı: Ben Firble'la konuştuktan önce mi yoksa konuşma esnasında mı geliyorsun celeraen? Ben konuşurken geldiysen dik dik bakarım uyarmadı deme sonra :)
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

RP dışı : ıııh senden sonra :) ayrıca sağlık olsun
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
ElessarTelemnar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 407
Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
Location: Ankara/Bruxelles
Contact:

Post by ElessarTelemnar »

RP-D:
Sana ismimi söylemedim, nerden biliyorsun benim kim olduğumu bakiyim
abi antiparantez yazacaktik kacirmis olece taniyomus gibi dumduz yazmisiz kusura kalma artik :D
...............................

Elessar mutfagi temizledikten sonra cok yorgun dusmus ve oracikta elbiselerini koydugu kucuk odada uyua kalmisti
uyandiginda ne oldugunun farkina varmadan sersem bir sekilde disari cikmisti hanci ve korumayi yemek yerken gormustu. Hanci mutlu gibiydi ve o kucuk odada uyurken insanlara kahvaltilarini coktan vermisti bile koruumayi gordugune cok sevinmisti verdigi bira bosa gitmemisti anlasilan ( :D )
hancinin yanina yaklasti
"kusra bakma efendi biraz yorgun dusmusumde uyuyakalmisim suracikta"
yarim yamalak konusmus o sirada tikinmakta olan hancinin kendisini anlyip anlamadigini anlayamamisti
oradan 1-2 dilim ekmekle bir tas ccay aldi
"ben iceri geciyorum efendi birileri birsey ister belki sunu yiyeyim odalarida toplarim "
iceri gecti yari uykulu bir sekilde bir masaya oturdu han oldukca kalabalikti buda iyi para demekti usulca ekmegini yerken cayini yudumladi ardindanda sirada mutfaktan cikmadan esyalarinin arasindan buldugu eskiden cok buyuk paralara almis oldugu o guzel otu yakabilirdi
Amras__Fefalas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 207
Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Amras__Fefalas »

Zaowyn(RP dışı: Amras diil yani =) yemeğini yiyip hancıya sağladığı bilgi için teşekkür etti. Bir an önce kendini bu yerden dışarı atmak istiyordu, bu küçük han gayet güzeldi--zaten evi terk ederken bir daha eskidenki rahatını bulamayacağını biliyordu--ama hanın boyutundan mı yoksa kalanların çoğunun küçük boylu hırsızlar olmasından mı bilmiyordu ama nedense bir an önce kendini dışarı atması gerektiğini hissediyordu. Elf leydiyle adamın konuşmasının bir kısmını duymuştu,ne de olsa evde babasıyla lordların yaptıkları görüşmeleri dinlemekten bayaa bi tecrübe kazanmıştı bu konuda. Direk çıkış kapısına doğru yöneldi ve yanından geçerken elf kızına selam bile vermedi.Varsın başka biri yardım etsindi,soğuk davranışlı bir kızın kesesini aramaktan daha önemli şeyler olabilirdi dışarda. Sonuçta savaş vardı hancının dediğine göre ve kendisini artık gerçek bir maceraya atmak isteyen Zaowyn, bu savaş hakkında daha çok şey öğrenmeli ve bu sırada da para kazanıp en yakın zamanda kendisine bir silah almalıydı--"..sonuçta bu aptal yerin her yanı hırsız kaynıyor." diye bitirdi düşüncelerini. Artık dışardaydı ve sora sora o at nallayan cüceyi bulmak için yola çıktı..
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.



Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Hancı ile birlikte bişeyler yemişlerdi ve olduğu yerden kalktı bir kafa selamı verdi.
Hanın içinde olan bara gitti ve oturdu....Canı sıkılıyordu...

Parmakları ile masaya vurarak bir melodi tıngırdatmaya başlamıştı...
Ufak ufak cümleler dudaklarının arasından süzülmeye ve şekillenmeye başlamıştı...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Remi gece geç saatte odasına çıkmış ve de derin bir uykuya dalmıştı. Oldukça uzun bir süredir döşek yüzü görmeyen yorgun bedeni hemen gevşemiş ve onu derin bir uykunun sularına yollayıvermişti.

Genç adam o gece derin bir uyku çekti, iyi kötü bol rüyalı, hiç deliksiz bir uyku. Sabah kalktığında kendini dinç hissediyordu, korkusu biraz gitmiş yerini rahatlama ve merak'a bırakmıştı.

Remi alışkanlık üzre kalktı ve yatağını topladı, yüzünü yıkadı ve farkında olmadan annesini beklediğini fark etti.

Eğer annesi yaşasaydı ve köyde olsaydı şimdi sesini duymuş ve ona günaydın demek için odasına geliyor olurdu. Ama değildi...

Remi odasından çıktı ve aşağıya indi. Kahvaltı yapmalıydı ama parasının da çok fazla olduğu söylenemezdi, tüm parasını bu handa tembellik yaparak harcarsa hayatını nasıl sürdürebilirdi. En azından büyücülük kulesine gidip onlardan yardım isteyene kadar parası yetmeliydi.

"şu kahrolası büyücüler, nerede uzak, orada onlar ! "

Genç adam merdivenlerden inerken fark etti: yüzünü yıkamıştı ve o kadar zamandır kullandığı makyaj boşa gitmişti.

"Kafasız Remi, çuval kafalı ! Ben seni niye yanımda taşırım ki ? Acıkınca eşşekler otlasın diye mi? saksı ! Az çalışsan ölür müsün ? "

Remi suratında melankolik bir hava ile hanın ana salonuna indi.

"Hancı beyim, kahvaltı edebilir miyim ? " dedi buçukluğa bakarak. Bu arada ona da birşeyler sormayı planlıyordu. Ã?aktırmadan (en azından öyle umuyordu) çevreye bir göz gezidirdi. Hanın o boğucu kalabalığına anons yapmak istemezdi merak ettiklerini.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Adam tahtaya vurarak yaptığı müziği bir anda kesti.
Hancıya yaklaşan genci görerek...
Ardından söylediklerini işitmişti.

"Hancı beyim, kahvaltı edebilir miyim ? "
Pek kibardı.. Gerçekten kibardı. Ya iyi eğitim almış olmalı yada bu yollarda yeni çizme eskitmeye başlamış olmalıydı...

Hafifçe gülümseyerek içeriye mutfağa doğru seslendi..

"Patronum Hancım Genç Arkadaşın Kahvaltısını getirirmisiniz" dedi...

Yanındaki tabureyi çekerek çocuğa döndü... "Oturmak istermisin? " dedi..


RP DIşI : Görünüşüm.. Arkamda hafif yeşil bir pelerin var önde sade ama parıl parıl bir broş onu birleştiriyor İşlemeli zırhlar felan felan üstümde..
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
User avatar
buzdaglarininleydisi
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 204
Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
Location: Eskişehir
Contact:

Post by buzdaglarininleydisi »

gözlerini açtığında zamanın ve mekanın ötesindeydi hobitcik hanım gözlerini ovusturdu özenle açılmakta zorluk çekiyorlardı halen onca uykuya ragmen hanın gürültüsübile ona zarar vermemişti derince uyumuştu ama tanrılarının verdiği özellik onu uykularındada rahat bırakmıyordu aslında o yüzdendi yorgun uyanışı hiç bitmiyordu aylardır uykularının etrafında gezen ezgi kervanı ve hiç bitmeyen sonunu hatırlayamadığı şarkısı...Neyse elbet bulacaktı sebebini yada onu çözecekti insallah birileri..bosverdi yataktan çıktı giyindi serindi hava ürpermişti serin elbiseleri giyince..neyse hazırlandı inmeye aşağıya hancının yemeklerine ek şimdi tadacağı güzel kahvaltıyı..buna hazırlıyordu ve söyleyecekti karnı doyunca hatırlayamadığı sonu olan şarkıyı belki bulacaktı biri yolu gösterecekti ona ve biliyordu yaklaşıyordu son azalıyordu zaman...gıcırdayan ahşap üzerinde nazikce sekerek indi hobit hatunlara yakışır bir edayla..ve aşağıda herkez çoktaaan uyanmıştı uğultu ve yemek kokuları burnunda dolanmaya başlamıştı..

barın önüne geldi ama çok uzundu ama hobbit hanım kısaydı sonra vaz geip aksamki yerine yakın bir masa seçti ve beklemeye basladı...
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...

http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957

http://www.knightf
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Hancı iki kişinin daha iş istemesi karşısında afallamıştı. Dört kişinin çalışmasını kaldırabilir miydi han emin değildi. İkisine de şimdilik size verecek param yok. şey yerim de sınırlı tavan arasında yatıp yemek ve yatacak yer için çalışırsanız. Burada çalışabilirsiniz. Kazandığım para artarsa eer size de ücret verebiirim belki...

Sonra yeni kahvaltı isteği ile irikildi. Kahvaltı için ieri giderken içi sızlıyordu. Özellikle parası olmayan kıza çok üzülmüştü. Kahvaltıyı getirdikten sonra korumayı farkında olmadan çağırdı. Bir süre ne isteyeceğini düşündü sonra söyledi. şu bayan parasını kaybetmiş dedi. Para bulan olursa haber ver olur mu?

Sonra kıza döndü. şey bayan tekrar düşündüm. Peki kalın. Size verebileceğim tüm parayı veririm. İçeri gidin ve yardımcımla konuşun. Ona yardımcı olun. İçeriye doğru seslendi. ELESSAR Bİ BAYANI SANA YARDIMCI OLMASI İÃ?İN İşE ALDIM SENİN YANINDA Ã?ALIşACAK. oNA YAPACAğI İşLERİ GÃ?STER.

Koruma isteyen adama döndü. Siz de öbür korumamın yanına gidin bayım. Bu akşam ona yardımcı olun bakalım. Bu akşamın parasını da öderim. Ama özellikle sizden bu konuda yardım istiyorum. Eğer handa çok hırsızlık olursa müşteriler azalır di mi? Korumasına dönerek bu adamla da konuş Bu akşam sana yardım etsin. Eğer beğenirsen koruma işinde sana yardım edecek dedi.

Sonra yorgun şekilde koltuğuna çöktü. Doğru mu yaptı emin değildi. Dört kişi çalışıyordu yanında bu çok fazla da olabilirdi. Sonra o güzeller güzeli bayanın içeri girdiğini gördü. Farkında olmadan kızı izlemeye başladı. Bir on dakika geçmişti ki irkildi. Hemen içeri girip peynir reçel ekmekli ve çaylı kahvaltıyı hazırladı. Kıza götürdü. Kahvaltınız güzel hanım diye verdi. Sonra karşıya geçip kızı izlemeye devam etti.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests