RP Dışı: Gelişecek olayları merak ettiğim için kapının önüne ben geldim, bi güzel yuvarlandıkAmras__Fefalas wrote:RP DIşI: ben biliorm ve caktirmadan da uzun boyumla en son kapıda duran sizlerden birinin ustunden yuvarlancam
Ağlayan Kadın Hanı ( RP BAşLIğI)
"Sana bilmiyorum dedim! Daha ne yapayım. Elimden geleni yaptım olmadı işte."
"Elinden geleni yapmamışsın demek ki. şu hale bakl. Ben eve gidiyorum. Yine de seni seviyorum ama." Kız oğlanın yanağına bir öpücük kondurdu, eteğini toparladı saçında kalan son saman parçalarını toparlayıp evine yollandı.
"Bende seni seviyorum Mehtap."
"İyi geceler Gece."
Kızın gitmseyile Gece kendine küfür etmeye başilamıştı. Son zamanlar başına çokça gelmeye başlamıştu bu durum ve rahatsız oluyordu, hemde çok. Gömleğini içine soktu, askısını omuzlarına geçirdi ve samanlıktan çıktı.
Kafası çok fena atmıştı. Cebine baktı, yeterince parası vardı. Arkadaşları yeni bir han açılacağını söylemişti oraya gidip kafasını dağıtmaya karar verdi.
Meydana çık, yaşlı cadının evini geç, Gece hiç sevmezdi o kaltağı, hala da gebermemişti. Ordan sola ve işte karşında.
Tabelaya bakmadan içeriye girdi ve oturdu. Kız var mıydı ortalıkta, daha erkendi olurdu yakında.
Kimden bira isteyeceğini anlamak için etrafına bakındı.
"Elinden geleni yapmamışsın demek ki. şu hale bakl. Ben eve gidiyorum. Yine de seni seviyorum ama." Kız oğlanın yanağına bir öpücük kondurdu, eteğini toparladı saçında kalan son saman parçalarını toparlayıp evine yollandı.
"Bende seni seviyorum Mehtap."
"İyi geceler Gece."
Kızın gitmseyile Gece kendine küfür etmeye başilamıştı. Son zamanlar başına çokça gelmeye başlamıştu bu durum ve rahatsız oluyordu, hemde çok. Gömleğini içine soktu, askısını omuzlarına geçirdi ve samanlıktan çıktı.
Kafası çok fena atmıştı. Cebine baktı, yeterince parası vardı. Arkadaşları yeni bir han açılacağını söylemişti oraya gidip kafasını dağıtmaya karar verdi.
Meydana çık, yaşlı cadının evini geç, Gece hiç sevmezdi o kaltağı, hala da gebermemişti. Ordan sola ve işte karşında.
Tabelaya bakmadan içeriye girdi ve oturdu. Kız var mıydı ortalıkta, daha erkendi olurdu yakında.
Kimden bira isteyeceğini anlamak için etrafına bakındı.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
RP Dışı: Ben kaldırırım merak etme sen =)Setsuna wrote: RP Dışı: Gelişecek olayları merak ettiğim için kapının önüne ben geldim, bi güzel yuvarlandıkBurdan sonra yazmamı gerektirecek birşey var mı, yoksa sıra Amras'a mı geçiyor, kimse farketmemiş bizim halimizi, biri elimden tutup ayağa kaldırsın yazıktır
Amras şaşırmıştı,bir saniye önce orada hiçbir şey olmadığına yemin edebilirdi oysa şimdi yere yuvarlanmış küçük bir silüet vardı.Küçük bir çocuk diye düşümüyordu,ne de olsa evden pek dışarı çıkmamıştı ve bu kadar küçük canlı başka bir canlı bilmiyordu."Off yaa şimdi bi de küçük bi veletle uğraş" diye düşündü ama yüzüne sıkıntısını yansıtmadı.Yanına gitti ve elini uzatarak "özür dilerim küçüğüm,görmedim.kalkmana yardim ediyim" dedi..
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Depremden kimse etkilenmemiş gibiydi. İleriye baktı. şarap şişesi devrilmemiş gibiydi o zaman iyi idi. Ama uzunlardan birisi devrilmiş gibiydi. İleriye doğru çıktı ve sonra uzunun zaten kaldırılmış olduğunu gördü.
Odalar odaları hazırlamalıydı. Hem akşam da olmuştu. Gün ne de çabuk geçiyordu değil mi?
Yeni işe aldığı uzuna döndü. Aslında tanışmak ve sana hanı gezdirmek de isterdim ama çok iş var işte görüyorsun dedi kısa elleri ile etrafı göstererek.
şimdi işte sana mutfağı göstereyim dedi. Adamı alıp hafif kısa yapılmış bir kapıdan mutfağa geçti. Mutfakta uzun birinin çalışabileceğini düşünememişti. Kafana dikkat dedi arkadaki adamcağıza.
Sonra hala pişen yemeği gösterdi. Bu mantarlı tavşan yahnisi pişeli çok oldu ama tadı hala güzeldir. Akşama da bunu yeriz artık.. Sabahı da düşünürüz. Ufak dolabı gösterdi. Burada şaraplar var ve de bira. Getirdiğim şarap özeldi. Hobbitköyden... Normalde almam zordu. Ama içini çekti. Kötü zamanlardayız. Biliyorsun.
Neyse burada şaraplar var. İlerideki fıçıyı gösterdi şurada da bira... Daha sonra ileride başka bir kabı gösterip sıcak bir şeyler isteyenler için çay da var. Ama yapmak lazım artık çay yapmayı bilir misin bilmem.
Bir de dedi bir an unuttuğunu sanıp... İşte bir de tabaklar var. Koşup başka bir dolabı açtı. Tabaklar bardaklar çatal bıçaklar neredeyse üstüste yığılmıştı. İşte bunlar da tabak bardaklar. Neyse işte sen halledersin. Alt katın işlerini sana bırakacam ben hanımı odasına götürcem.
Yardımcı adamla içeri girdi. Hobbit hanımı da alıp yukarı çıktı. Odaların çoğu henüz hoş bir durumda değildi. Kızı kendi odasına götürdü. Ã?arşaflar serili yatak hazırdı. Burası size uygundur sanırım bayan... Dolapları henüz boşaltmadım bazı eşyalarım var. Ama hanımın en güzel odasıdır. Hem siz istediğiz kadar kalabilirsiniz de hem...
Sonra kızı bırakıp çıktı. Ã?arşafları yığdığı odadan çıktı. Odalara girip yatakları hazırlamaya yerleri süpürmeye başladı.
Odalar odaları hazırlamalıydı. Hem akşam da olmuştu. Gün ne de çabuk geçiyordu değil mi?
Yeni işe aldığı uzuna döndü. Aslında tanışmak ve sana hanı gezdirmek de isterdim ama çok iş var işte görüyorsun dedi kısa elleri ile etrafı göstererek.
şimdi işte sana mutfağı göstereyim dedi. Adamı alıp hafif kısa yapılmış bir kapıdan mutfağa geçti. Mutfakta uzun birinin çalışabileceğini düşünememişti. Kafana dikkat dedi arkadaki adamcağıza.
Sonra hala pişen yemeği gösterdi. Bu mantarlı tavşan yahnisi pişeli çok oldu ama tadı hala güzeldir. Akşama da bunu yeriz artık.. Sabahı da düşünürüz. Ufak dolabı gösterdi. Burada şaraplar var ve de bira. Getirdiğim şarap özeldi. Hobbitköyden... Normalde almam zordu. Ama içini çekti. Kötü zamanlardayız. Biliyorsun.
Neyse burada şaraplar var. İlerideki fıçıyı gösterdi şurada da bira... Daha sonra ileride başka bir kabı gösterip sıcak bir şeyler isteyenler için çay da var. Ama yapmak lazım artık çay yapmayı bilir misin bilmem.
Bir de dedi bir an unuttuğunu sanıp... İşte bir de tabaklar var. Koşup başka bir dolabı açtı. Tabaklar bardaklar çatal bıçaklar neredeyse üstüste yığılmıştı. İşte bunlar da tabak bardaklar. Neyse işte sen halledersin. Alt katın işlerini sana bırakacam ben hanımı odasına götürcem.
Yardımcı adamla içeri girdi. Hobbit hanımı da alıp yukarı çıktı. Odaların çoğu henüz hoş bir durumda değildi. Kızı kendi odasına götürdü. Ã?arşaflar serili yatak hazırdı. Burası size uygundur sanırım bayan... Dolapları henüz boşaltmadım bazı eşyalarım var. Ama hanımın en güzel odasıdır. Hem siz istediğiz kadar kalabilirsiniz de hem...
Sonra kızı bırakıp çıktı. Ã?arşafları yığdığı odadan çıktı. Odalara girip yatakları hazırlamaya yerleri süpürmeye başladı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
kafası yaşadılarından dolayı alt üst olmuş olan celeraen kalabalık sokaklarda tek başına yürüyordu,kalacalk bir yeri yoktu buraya yeni gelmişti uzun süredir yollardaydı....kaçıyordu...iyice yorulmuştu,gözü hiçbirşeyi görcek halde değildi artık insanlara çarpıyor ne yapacağını bilemiyordu gelişigüzel bir sokağa saptı önüne gelen ilk hana gitti hemen...
hancıdan şarap ve yiyecek birşeyler almak için önce parasını yokladı -evet az da olsa parası vardı- kimden isteyeceğini kestiremediği için yerdeki küçük silüetin yanından süzülüp köşeye oturmaya ve düşünmeye başladı
hancıdan şarap ve yiyecek birşeyler almak için önce parasını yokladı -evet az da olsa parası vardı- kimden isteyeceğini kestiremediği için yerdeki küçük silüetin yanından süzülüp köşeye oturmaya ve düşünmeye başladı
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
RP dışı: pardon onceki msjda adımı yanls yazmisim Zaowyn olrak gorun...
Zaowyn'in ilgisi,yerde çocuk olarak düşündüğü kişinin yüzünü göremeden,üzgün ve yorgun olduğu her halinden belli olan bir elf leydisi tarafından dağıldı..Daha önce de elf görmüştü,lord olduklarını tahmin ettiği birkaç tanesi ile babası samimiydi.ama ilk kez olarak bir elf kızı görüyordu ve zarafetinden çok etkilenmişti..gözlerini ayıramıyordu ve yerdeki kişi kimse onu tamamen unutmuştu.....
Zaowyn'in ilgisi,yerde çocuk olarak düşündüğü kişinin yüzünü göremeden,üzgün ve yorgun olduğu her halinden belli olan bir elf leydisi tarafından dağıldı..Daha önce de elf görmüştü,lord olduklarını tahmin ettiği birkaç tanesi ile babası samimiydi.ama ilk kez olarak bir elf kızı görüyordu ve zarafetinden çok etkilenmişti..gözlerini ayıramıyordu ve yerdeki kişi kimse onu tamamen unutmuştu.....
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
-
ombuspider
- Kullanıcı

- Posts: 347
- Joined: Sun Aug 27, 2006 10:00 am
- Location: New California Republic
- Contact:
Uzaklardan gelmişti bu şehire.. Onu hayatta tutan tek şey intikam ateşiydi.. İçindeki intikam yangınını biraz olsun dindirmek için savaşlara katılıyordu.. Ve yine bir savaştan çıkmıştı.. Eski yarasının üstüne bir kılıç darbesi daha almıştı ve göğsü dayanılmaz biçimde acıyordu.. Hana girip içki içmeyi acısını biraz olsun dindirmeye karar verdi..
Hana girerek etrafındakilere omuzuyla vura vura ilerledi.. Masaya oturdu..
Hana girerek etrafındakilere omuzuyla vura vura ilerledi.. Masaya oturdu..
With the ocean above me .. And flames in my eyes !..
Kapının oralarda dolanırken yanından omzuna vurarak geçen adama baktı.
Sinirleri Fırlamıştı bir anda. Elindeki silahının ucu ile adamın dizinin arkasına ileriye doğru vurmak için hamle yaptı bi tane.
"SENİN SORUNUN NE GERZEK" dedi yüksek sesle..
Sinirleri Fırlamıştı bir anda. Elindeki silahının ucu ile adamın dizinin arkasına ileriye doğru vurmak için hamle yaptı bi tane.
"SENİN SORUNUN NE GERZEK" dedi yüksek sesle..
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
celeraen köşesinde sessizce oturmaya devam ediyordu ki karşı köşedeki birinin bakışlarını farketti...birinin kendisine böyle bakması onu tedirgin etmişti,onu tanıyor olabilir miydi?gerçekten fazla yorulmuştu mantıklı düşünemiyordu artık...odasına çekilmez için hancıyı aramaya koyuldu
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
"Küçüğüm mü?" diye şaşkınlıkla sordu Felnall, uzatılan eli kabul etmeyip yerden kendi başına kalkarak. 1,65'lik boyuyla pek uzun sayılmazdı, ince yapısıyla birlikte olduğundan daha genç görünüyordu, yine de bu sıfatı hakettiğini düşünmüyordu.Amras__Fefalas wrote:Amras şaşırmıştı,bir saniye önce orada hiçbir şey olmadığına yemin edebilirdi oysa şimdi yere yuvarlanmış küçük bir silüet vardı...
Bütün karizması dağılmış bir şekilde daha fazla ilgi çekmemek için üst kattaki odasına çıkmadan önce uzun boylu adama iğneleyici bir söz söyleyecekti, ancak adamın aklı başka yerdeydi ve onu çoktan unutmuş gibiydi.
Daha kelimeler ağzından çıkmamıştı ki arkasından biri omzuna sertçe vurarak sendelemesine neden oldu. Aynı adam hışımla sağa sola çarparak ilerlerken arkasından dik dik baktı ve kafasını sallayıp kendi kendine "Ne kadar kibar insanlar, Sorgipol'de artık böyleleri bulunmuyor." diye mırıldandı. Odasına çıkmak için merdivenlere ilerliyordu ki küçük tieflingin ayaklandığını gördü.ombuspider wrote:Uzaklardan gelmişti bu şehire.. Onu hayatta tutan tek şey intikam ateşiydi.. İçindeki intikam yangınını biraz olsun dindirmek için savaşlara katılıyordu...
'Sonunda biraz eğlence.' diye düşündü, keyfi yerine gelerek.
Edmond uykusuzlaktan gözleri mor bir şekilde hana girdi.İçeriye baktı.Kavgalar çoktu.*Oooh eğleneceğe benziyoruz* dedi elini kılıcına götürerek.Hafif biraz esnedi.Sonra hancı'ya doğru ilerledi
RPOUT:Bu arada eski Rp'leri fazla okumadım bir şey olur mu?
RPOUT:Bu arada eski Rp'leri fazla okumadım bir şey olur mu?
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
RP DIşI NOT: Arkadaşlar han Sol Lagnada.. Sol Lagna da şu anda kıyametin eşiğinde daha çok uç olaylar hanın olduğu bölgeye yayılmasa da un ufak olan dağlar. Ateş denizleri çürüyen ormanlar yok olan tanrılar ve dengesizleşen büyü ile ilgili birçok söylenti var. : ) RPleri renklendirmek için belki bu ögeler kullanılabilir. : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Kavgadan çok korkardı gece. Akranları ile kavga ederdi ama bu herifler ciddiydi! Bellerinde kılıç taşıyan tipler. Hiç tekin değildi onun için. Hemencecik barın arkasına kaçtı, kafasını bardan hafif çıkardı.
O sırada ayağına bir şişe çarptı. Dolu bir şarap şişesi! Açtı ve içmeye başladı.
Kavgadan korksa bile, izlemek çok hoşuna giderdi.
O sırada ayağına bir şişe çarptı. Dolu bir şarap şişesi! Açtı ve içmeye başladı.
Kavgadan korksa bile, izlemek çok hoşuna giderdi.
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Herkes hareketlenmişti, ortalık karışacağa benziyordu.
Genç hırsız böyle ortamları ne de çok seviyordu.
Hanın duvarına sırtını yaslayıp rahat bir pozisyon aldı ve kimin para kesesini nereye koyduğunu incelemeye başladı. 'Kemer, sol taraf. Kemer, sağ taraf. Yine sağ taraf...' diye ezberlemeye başladı, gözleri tek tek potansiyel avlarının üzerinde gezinirken.
Genç hırsız böyle ortamları ne de çok seviyordu.
Hanın duvarına sırtını yaslayıp rahat bir pozisyon aldı ve kimin para kesesini nereye koyduğunu incelemeye başladı. 'Kemer, sol taraf. Kemer, sağ taraf. Yine sağ taraf...' diye ezberlemeye başladı, gözleri tek tek potansiyel avlarının üzerinde gezinirken.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests