Ağlayan Kadın Hanı ( RP BAşLIğI)
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: Eskişehir
- Contact:
ah efendi aynısından bende istiyorum ve yemeklerini övüp övüp övüp övüp azımı sulandıran bi gnom var (dı ki die teredüt etti) buranın sahibisi ama adam nerde bilinmez gitti mutfaga mutfagı yıktı. tangırdattı ama gelmedi bende açım ve yatmak istiyorum...
Hafada fasla souk bu atesde olmasa doncaz ama oda geçmek üsere nerdeyse ama ortalıkda odunda göremiyorum ben nerde olaki bu hancı acaba..???
Hafada fasla souk bu atesde olmasa doncaz ama oda geçmek üsere nerdeyse ama ortalıkda odunda göremiyorum ben nerde olaki bu hancı acaba..???
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
-
ElessarTelemnar
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
- Location: Ankara/Bruxelles
- Contact:
kadinin baktigi yere dogru bakti ama pek birsey gorememisti "herhalde hancinin son olarak gozuktugu yerdir" diye dusundu icinden aklina gelmisti kadini hanci sanmis ve ozur dilememisti "aa bu arada sizi hanci sandigim icin ozur dilerim hanimim ama buradaki tek kucuk koltuk bu ve bende sandimki..."ah efendi aynısından bende istiyorum ve yemeklerini övüp övüp övüp övüp azımı sulandıran bi gnom var (dı ki die teredüt etti) buranın sahibisi ama adam nerde bilinmez gitti mutfaga mutfagı yıktı. tangırdattı ama gelmedi bende açım ve yatmak istiyorum...
Hafada fasla souk bu atesde olmasa doncaz ama oda geçmek üsere nerdeyse ama ortalıkda odunda göremiyorum ben nerde olaki bu hancı acaba..???
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: Eskişehir
- Contact:
nieki koltuk küçük olsun hancıda
nieki kadınlar hep hismetli olsun bir handa
nieki kabul ediyim özrünüzden büyük olmasada kabahatinis
yada nie dileyesiniz özür bilmedsiniz bu osandan
ben anlamam büyük insanlaflarından ve hoşlanmam sizin kötü şiveli insan dili konusmanızdan
nieki kadınlar hep hismetli olsun bir handa
nieki kabul ediyim özrünüzden büyük olmasada kabahatinis
yada nie dileyesiniz özür bilmedsiniz bu osandan
ben anlamam büyük insanlaflarından ve hoşlanmam sizin kötü şiveli insan dili konusmanızdan
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
Geldim geldim diye tiz bir adam sesi duyulduk. Hobbit üç tabak yemeği kolları arasında taşıya taşıya içeri girdi. İçerideki insanların sayısına baktı. Bir an yerinden sıçradı sonra tabakları zorla tutmayı başardı. Yemekleri getirdim baylar bayanlar.
Sonra hobbit kızının Reminin ve kuyruklu garip adama yemekleri verdi. Sonra yeni gelenlere bir daha bir baktı. Elessar ve Frenhal a karın hizasına kadar eğilerek selam verdi. Hoşgeldiniz baylar... Beklettiğim için üzgünüm dedi.
Tekrar içeri girdi. İki tabak mantarlı tavşan yahnisini bir şişe şarapla beş bardağı zar zor taşıyarak içeri girdi. Ã?nce bardak ve şarapları koydu. Sonra yemekleri adamlara verdi.
Yemekler ücretsiz dedi. İlk gün olduğu için. şarap sadece bir gümüş en iyi hobbitköy şarabı....
şarap şişesini açıp bir kadehe biraz doldurdu. Ama bayana ikram edecem bi kadeh. Çok güzel bir sesi var. Sonra tekrar irkildi. Tekrar içeri girdi. Ã?ıktığı zaman elinde bir tabela vardı. Handa çalışacak yardımcı aranıyor diye... Kapıya astı. şansı yerindeyse normal boylu birini bulabilirdi.
Sonra sonunda oturabileceğini düşünüp hala masanın üzerinde olan sandalyelerden birini indirdi. Kıza iki üç metre uzağa oturup onu izlemeye başladı.
Sonra hobbit kızının Reminin ve kuyruklu garip adama yemekleri verdi. Sonra yeni gelenlere bir daha bir baktı. Elessar ve Frenhal a karın hizasına kadar eğilerek selam verdi. Hoşgeldiniz baylar... Beklettiğim için üzgünüm dedi.
Tekrar içeri girdi. İki tabak mantarlı tavşan yahnisini bir şişe şarapla beş bardağı zar zor taşıyarak içeri girdi. Ã?nce bardak ve şarapları koydu. Sonra yemekleri adamlara verdi.
Yemekler ücretsiz dedi. İlk gün olduğu için. şarap sadece bir gümüş en iyi hobbitköy şarabı....
şarap şişesini açıp bir kadehe biraz doldurdu. Ama bayana ikram edecem bi kadeh. Çok güzel bir sesi var. Sonra tekrar irkildi. Tekrar içeri girdi. Ã?ıktığı zaman elinde bir tabela vardı. Handa çalışacak yardımcı aranıyor diye... Kapıya astı. şansı yerindeyse normal boylu birini bulabilirdi.
Sonra sonunda oturabileceğini düşünüp hala masanın üzerinde olan sandalyelerden birini indirdi. Kıza iki üç metre uzağa oturup onu izlemeye başladı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: Eskişehir
- Contact:
küçük hobbitcik hanım erdi muradına azının suyunu kaıtacak kadar güzel et yemeği ve yanında topragının tadından kanına dokunan şarap kendi diayrından..elindeki kadehi kaldırdı hobitcik hancıya tesekküretti biraz sonra duyuracagı ziyafet bestesinden önce beceriksiz insan konusmasıyla.....tesekkür eettik ozanım ben hanci ....ve düzeltmeye yeltindi pardon sen dil ozan ben olmak ozan ama teşekkür ey hancıı...die toparladı ve verdi tüm ilgisini yemeğine utangaç kızarmış yanaklarla onu izlemeyi kesmeyen hancının gözü önünde.Ve tabi odadada zaten sace bıçak çatal sesleri hakim ve ürkütücü büyük insanların hızlı hızlı ve huzursuz yemeği...tadını çıkarmadan yenmeski yemek düşüncesi gelip geçiyor hobbitcin aklından ama olmasski..demi...
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
'Ã?cretsiz.'
Bu ne kadar güzel bir kelimeydi böyle.
Felnall bir gümüş sikke çıkardı ve şarap şişesi ile bardakların durduğu masanın yanına gitti.
"Bir bardak da ben alıyorum." diye seslendi buçukluğa. Ama hancı onu duymadı, veya duyduysa da belli etmedi ve şöminenin yanında oturan dişi hobbiti izlemeye devam etti.
Felnall bir bardağa şarap doldurdu, sikkeyi hızla kesesine geri koydu ve hiçbirşey olmamışçasına masasına geri döndü.
Görünüşe göre hancının aklı gümüşte değil, başka yerlerdeydi.
Bu ne kadar güzel bir kelimeydi böyle.
Felnall bir gümüş sikke çıkardı ve şarap şişesi ile bardakların durduğu masanın yanına gitti.
"Bir bardak da ben alıyorum." diye seslendi buçukluğa. Ama hancı onu duymadı, veya duyduysa da belli etmedi ve şöminenin yanında oturan dişi hobbiti izlemeye devam etti.
Felnall bir bardağa şarap doldurdu, sikkeyi hızla kesesine geri koydu ve hiçbirşey olmamışçasına masasına geri döndü.
Görünüşe göre hancının aklı gümüşte değil, başka yerlerdeydi.
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Zaowyn çok yorgundu,sonuçta ilk kez bu kadar uzak bir yolu yürüyerek geliyordu. Ailesi artik kendi ayakları üzerinde durması gerektigini soylemisti ve babasiyla bu yüzden kavga etmişti.Bir daha oraya dönmek istemiyordu.Cebindeki parayi saydi,evden aceleyle çıktığı için yanına pek birşey alamamıştı;sadece üstündekiler vardi giyecek olarak ve anlaşılan parası da yetmeyecekti uzun süre.
Bir süre daha yürüdü,artik Sporginolde denilen bir tabelayi birkaç yüz metre geçmişti. "Ne kadar saçma bir isim.." diye düşünürken enfes bir yemek kokusu ciğerlerine doldu ve düşüncelerini böldü.Bu kadar aç olduğunu farketmemişti.Etrafina bakindi ve kokuların açık bir han kapısından geldiğini gördü.Son bir gayretle içeriye doğru koştu,kendi bel hizasinda duran önündeki kişiyi çok geç farketti...
Bir süre daha yürüdü,artik Sporginolde denilen bir tabelayi birkaç yüz metre geçmişti. "Ne kadar saçma bir isim.." diye düşünürken enfes bir yemek kokusu ciğerlerine doldu ve düşüncelerini böldü.Bu kadar aç olduğunu farketmemişti.Etrafina bakindi ve kokuların açık bir han kapısından geldiğini gördü.Son bir gayretle içeriye doğru koştu,kendi bel hizasinda duran önündeki kişiyi çok geç farketti...
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
RP Dışı : Arkadaşlar Tiefling nedir bileniniz varmı bilmiyorum ama kocaman bişe değilim ben
Yerden bitme küçük boynuzları ve kuyruğu olan impimsin bi ırk.
Gelen yemekleri şöyle bir süzdü... Hafif hafif yemeklere yumulmaya başladı.
Ã?atal ve bıçağı eline almıştı. Onlar sanki bir çifft kukla idi bu küçük tieflingte onları parmakları ile dans ettiriyordu....
"Ã?cretsiz" demişti hancı denilen adam....
Niye ücretsiz olsun diye aklından geçirdi...
Kimsenin emekleri karşılıksız kalmamalı idi.. Tabağın yanına 3-4 gümüş serpiştirdi...
Kadehi eline aldı ve yerinden yine kalktı... Sanki Handa müzik varda oda o şekilde masaların arasında ilerliyordu...
Bişeyler yapmalı idi böyle boş olmamalı burası...
Bara Doğru ilerledi ve Oturdu yeni gelenlere baktı.. Süzdü herkesi...
Aklına oyun oynanak geldi... Ama bunu nasıl yapmalı idi...
Gelen yemekleri şöyle bir süzdü... Hafif hafif yemeklere yumulmaya başladı.
Ã?atal ve bıçağı eline almıştı. Onlar sanki bir çifft kukla idi bu küçük tieflingte onları parmakları ile dans ettiriyordu....
"Ã?cretsiz" demişti hancı denilen adam....
Niye ücretsiz olsun diye aklından geçirdi...
Kimsenin emekleri karşılıksız kalmamalı idi.. Tabağın yanına 3-4 gümüş serpiştirdi...
Kadehi eline aldı ve yerinden yine kalktı... Sanki Handa müzik varda oda o şekilde masaların arasında ilerliyordu...
Bişeyler yapmalı idi böyle boş olmamalı burası...
Bara Doğru ilerledi ve Oturdu yeni gelenlere baktı.. Süzdü herkesi...
Aklına oyun oynanak geldi... Ama bunu nasıl yapmalı idi...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
RP DIşI: ben biliorm ve caktirmadan da uzun boyumla en son kapıda duran sizlerden birinin ustunden yuvarlancam 
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Anton masaya düşen gümüşlerin sesi ile irkildi. İlk kazandığı paraydı. Paraya ihtiyacı vardı. Masaya bakınca şaraptan biraz daha içildiğini gördü. Muhtemelen şarabı içen adamın bıraktığı paraydı. Adama bakıp umarım beenmişsinizdir bayım dedi gülümseyerek. Para için sağolun diye ekledi.
Müzik handa gerçekten de müzik eksik gibiydi. Hobbitköyde müzik eksik olmazdı hiç. Han açılalı bir bir buçuk saatten fazla zaman geçmişti. Ortalık sessiz gibiydi. Kuyruklu olan adam garip de olsa hoşuna gitmişti Anton un yine de kıza gitti. Bayan dedi. İster misiniz? Bir şarkı daha söylemek ister misiniz acaba? Hanın açılışı için... Sanırım herkes çok sevinirdi değil mi?
Müzik handa gerçekten de müzik eksik gibiydi. Hobbitköyde müzik eksik olmazdı hiç. Han açılalı bir bir buçuk saatten fazla zaman geçmişti. Ortalık sessiz gibiydi. Kuyruklu olan adam garip de olsa hoşuna gitmişti Anton un yine de kıza gitti. Bayan dedi. İster misiniz? Bir şarkı daha söylemek ister misiniz acaba? Hanın açılışı için... Sanırım herkes çok sevinirdi değil mi?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Han çok sessizdi, kimse kimseyle konuşmuyordu. Felnallbir süre sonra yavaş yavaş sıkılmaya başladı.
"Bana bir iyilik yap ve odalarından birini ayır minik dostum," dedi hancının omzuna elini atarak, "Bu gece burada kalacağım.". Dişi hobbite döndü ve abartılı bir şekilde eğilerek reverans yaptı, "şarkınızı dinleyemeyeceğim için üzgünüm, ancak biraz hava almak için dışarı çıkmam gerek.".
Hanın kapısından çıkmadan önce keskin gözleri zeminde bir parlaklık yakaladı ve yerdeki gümüş parçasını almak için eğildi.
'şanslı günümdeyim.' diye düşündü, yüzünde bir tebessümle gümüş paraya uzanırken.
Kapıdan içeri hızla giren kişiyi farkedemedi, bu yüzden sırtüstü yere kapaklandığını ve üstünden bir adamın uçarak geçtiğini anladığında yüzündeki tebessüm şaşkınlığa dönüştü. Eli hala önünde, gümüş sikkeyi kapmak için uzanmış bekliyor, ancak sadece havayı tutuyordu.
"Bana bir iyilik yap ve odalarından birini ayır minik dostum," dedi hancının omzuna elini atarak, "Bu gece burada kalacağım.". Dişi hobbite döndü ve abartılı bir şekilde eğilerek reverans yaptı, "şarkınızı dinleyemeyeceğim için üzgünüm, ancak biraz hava almak için dışarı çıkmam gerek.".
Hanın kapısından çıkmadan önce keskin gözleri zeminde bir parlaklık yakaladı ve yerdeki gümüş parçasını almak için eğildi.
'şanslı günümdeyim.' diye düşündü, yüzünde bir tebessümle gümüş paraya uzanırken.
Kapıdan içeri hızla giren kişiyi farkedemedi, bu yüzden sırtüstü yere kapaklandığını ve üstünden bir adamın uçarak geçtiğini anladığında yüzündeki tebessüm şaşkınlığa dönüştü. Eli hala önünde, gümüş sikkeyi kapmak için uzanmış bekliyor, ancak sadece havayı tutuyordu.
-
ElessarTelemnar
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
- Location: Ankara/Bruxelles
- Contact:
kadinin soylediklerinden pek birsey anlamamisti ancak ozrunun onu tatmin etmedigi suphesi uyanmisti elessarda."cokda onemli degil her zaman karisiklik olabilir"nieki koltuk küçük olsun hancıda
nieki kadınlar hep hismetli olsun bir handa
nieki kabul ediyim özrünüzden büyük olmasada kabahatinis
yada nie dileyesiniz özür bilmedsiniz bu osandan
ben anlamam büyük insanlaflarından ve hoşlanmam sizin kötü şiveli insan dili konusmanızdan
diye dusunerek kosusuturarak gelen hanciya dondu
Selamina karsilik veren Elessar "tesekkurler bosbulduk actiginiz han hayirli olsun oldukca musteriniz var isinize devam edin isterseniz"dedi ve hancinin cevap vermesini beklemeden (hancida ona cevap vermeye vakit bulamadan coktan iceri ucmustu) sominenin yanindaki (yada en yakinindaki) bos bir masaya oturduSonra hobbit kızının Reminin ve kuyruklu garip adama yemekleri verdi. Sonra yeni gelenlere bir daha bir baktı. Elessar ve Frenhal a karın hizasına kadar eğilerek selam verdi. Hoşgeldiniz baylar... Beklettiğim için üzgünüm dedi.
ardindan hancinin getirdigi yemeklerden bir tabakta o almisti ve birkac gumus atarak 1-2 kadehlik sarabini alarak yemegine devam etti. Yapacak su anda bir isi yoktu elessarin ve hancinin is ilani ilgisini cekmisti " adam akilli bi gorev alana kadar bu isi alirim ardindan gorevi alinca isi birakirim evet evet zaten hanlara cok insan gelir evet evet aman olursa olur" dusuncesiyle ayaga kalkti ve hanciya dogru ilerledi hancinin onunde biri durmus ona birseyler soyluyordu (setsuna)
adam konusmasini bitirdiginde biraz geri cekilerek (adamin gecmesi icin)
yol verdi ve hancinin yanina yaklasti adam (setsuna) gider gitmez hanci yine o hobit kizina bakmaya baslamisti
" Ohom ohom hanci biraz once astigin tabelaya gozum ilisti su anda yapacak pek bir isim yok ne kalacak yerim nede fazla param eger kabul edersen haninda calismaktan memnun olurum"
- buzdaglarininleydisi
- Kullanıcı

- Posts: 204
- Joined: Thu Sep 21, 2006 10:00 am
- Location: Eskişehir
- Contact:
Efet hobbitcik sonunda karnı doymus iliklerine kadar ısınmıştı ve artık kaslarıda onu o kadar rahatsız edemiyordu demekki hancının istegine cevap verme zamaın gelmisti hemde ücretsiz yemekten sonra önce çantasından şarabın karsılıgı gümüscükünü cıkardı daha sonrada mızıkayı ama mızıkayı etkili olsun die sona saklıyordu önce günün şerefine dökülmesi gereken bir kaç cümleciki vardı.
yollarda güzeldir günes dostur kıs yolcusuna
gülümserse eger yolcuya
yapraklar eşlikcidir yolcunun söylemekte oldu şarkısına
bilirlerse eger makamını
magralar dosttur yolcuya yorgunsa eger
bir anne edasıyla sarabilrse eger
ve hanlar vardır yolcuların yoluna cıkar
dostlar olur içinde tanısmaya deger
hanlarda hamcılar olur tatlı dili güller yüzlü
canlıların kanını ısıtmaksa eger
şarkılar olur, içki kokar, kavgalar solar,
kuş tüyü yastıklar bkler yorgun han müşterisni
melek sanılır ama degildir hancı sever elbet bir kaç gümüşü bir arada yoksa altınımı..
artık çıkarmıs olduğu mızıkasını çalmaya başlamıştır. Ama bir türlü uyduramıyordur neşeli şarkısınıa bir şey vardır ortamda tanrılarının vrdiği gücünü açığa çıkaran biraz çalmaya çalışır ve bakar hep hüsünlüdür nameler... dönüp sorar hancıya
"Burda hiç olmuşmu savaş, yada yıkım, yada veba gibi kötü hasatalık olan felaket eseri acı.."
HAncı bakar bakar....ama bir türlü lafı toparlıyamıyordur yada bu nerden çıktı diyordur kendi kendine bilinmez (tabi o sırada kendilrini eğlenmeye hazırlamıs olan müşterilerde öle bakıyordur buçuklukun suratına)...ses çıkmaz bir süre kimseden ve üzülerke devam eder..
o zaman olacak bir felaketim var üzülerek söyliyim bunu nkilidi müziğimdir derinden dinleyin şifreyi çözecek burda olmasaydı gelmezdi dile ezgim...çalmaya devam eder birden şok içinde bir buçuklukta böylebi güçmü die alaycı bakışlar arasında çaldı hüzünlü şarkıyı ...evet şarkıda kan vardı ağıt vardı kayıp bir gelecek ve yerlere düşmüş bir umut ama ( yada yere yaklaşmış) çözüme ulaşacağı vardı nasılı mechul o işte kahramanın seçimine kalmıştı yada kararına...ama devam ettirdi müziğini uzun bir süre hata gecenin kör saatlerine ve artık yorgunluguna yenik düşmüştü küçük hobbitcik hancıya gitti ve bir oda istedi (hoş oda yoksa şömine karsısında çıtır çıtır uyumakda yeterdi ona)...
hafif utangaç bir yüzle büyük bir uykudan uyanmışcasına kendine gelmeye çalıştı şarkının etkisinden kurtulmaya çalışan hancı ..
yollarda güzeldir günes dostur kıs yolcusuna
gülümserse eger yolcuya
yapraklar eşlikcidir yolcunun söylemekte oldu şarkısına
bilirlerse eger makamını
magralar dosttur yolcuya yorgunsa eger
bir anne edasıyla sarabilrse eger
ve hanlar vardır yolcuların yoluna cıkar
dostlar olur içinde tanısmaya deger
hanlarda hamcılar olur tatlı dili güller yüzlü
canlıların kanını ısıtmaksa eger
şarkılar olur, içki kokar, kavgalar solar,
kuş tüyü yastıklar bkler yorgun han müşterisni
melek sanılır ama degildir hancı sever elbet bir kaç gümüşü bir arada yoksa altınımı..
artık çıkarmıs olduğu mızıkasını çalmaya başlamıştır. Ama bir türlü uyduramıyordur neşeli şarkısınıa bir şey vardır ortamda tanrılarının vrdiği gücünü açığa çıkaran biraz çalmaya çalışır ve bakar hep hüsünlüdür nameler... dönüp sorar hancıya
"Burda hiç olmuşmu savaş, yada yıkım, yada veba gibi kötü hasatalık olan felaket eseri acı.."
HAncı bakar bakar....ama bir türlü lafı toparlıyamıyordur yada bu nerden çıktı diyordur kendi kendine bilinmez (tabi o sırada kendilrini eğlenmeye hazırlamıs olan müşterilerde öle bakıyordur buçuklukun suratına)...ses çıkmaz bir süre kimseden ve üzülerke devam eder..
o zaman olacak bir felaketim var üzülerek söyliyim bunu nkilidi müziğimdir derinden dinleyin şifreyi çözecek burda olmasaydı gelmezdi dile ezgim...çalmaya devam eder birden şok içinde bir buçuklukta böylebi güçmü die alaycı bakışlar arasında çaldı hüzünlü şarkıyı ...evet şarkıda kan vardı ağıt vardı kayıp bir gelecek ve yerlere düşmüş bir umut ama ( yada yere yaklaşmış) çözüme ulaşacağı vardı nasılı mechul o işte kahramanın seçimine kalmıştı yada kararına...ama devam ettirdi müziğini uzun bir süre hata gecenin kör saatlerine ve artık yorgunluguna yenik düşmüştü küçük hobbitcik hancıya gitti ve bir oda istedi (hoş oda yoksa şömine karsısında çıtır çıtır uyumakda yeterdi ona)...
hafif utangaç bir yüzle büyük bir uykudan uyanmışcasına kendine gelmeye çalıştı şarkının etkisinden kurtulmaya çalışan hancı ..
Kalbinin esiri bir bilge
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
gözlerinin esiri bir kalp
iradenin esiri bir beden
arzularını hapsetmiş iki göz,
ve sevgiden bir haber sözler prensi sana selam...
http://tr2.monstersgame.net/?ac=vid&vid=34051957
http://www.knightf
Rp Dışı Not : Sadece kendi yaptıklarımızı repliklerimizi hareketlerimizi ve hissettiklerimizi geçelim oyuna.
"Savaş" durdu biraz içli içli "Yıkımlar.." dedi ellerini cebine attı. Kadına doğru ilerlemeye başladı.
"Yeryüzü yada sistem üzerinde en çok acı çeken topraklarda bulunuyorsun desem senin için bişey ifade edermi hanımım " dedi hüzün dolu bakışlarla.
"Zaman Acıyı bahşetti yaşayabilenlere. Bedenler kavrulurken ruhlar tanrıların boyutları arasında varolma savaşı verdiler" dedi.
"Hüzün bunalım yapmak istersem küçüğüm Burada bulunmam eskiden canlı kaynayan toprakların şimdiki çığlıklarını dinlemek için giderim ileriye."
"Hey sen Hancı... Eğlenmek istemek çokmu bizlere " dedi
"Savaş" durdu biraz içli içli "Yıkımlar.." dedi ellerini cebine attı. Kadına doğru ilerlemeye başladı.
"Yeryüzü yada sistem üzerinde en çok acı çeken topraklarda bulunuyorsun desem senin için bişey ifade edermi hanımım " dedi hüzün dolu bakışlarla.
"Zaman Acıyı bahşetti yaşayabilenlere. Bedenler kavrulurken ruhlar tanrıların boyutları arasında varolma savaşı verdiler" dedi.
"Hüzün bunalım yapmak istersem küçüğüm Burada bulunmam eskiden canlı kaynayan toprakların şimdiki çığlıklarını dinlemek için giderim ileriye."
"Hey sen Hancı... Eğlenmek istemek çokmu bizlere " dedi
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Hancı olayları takip etmekte zorlanıyordu. Hobbitköyde işler basitti. Burda ise bir sürü olay vardı görmesi gereken... Cebinde tuttuğu not defterine yazdı.
Garip adama oda...
Güzel kıza oda....
İş başvurusu...
Kendi kendine gülümsedi. İlk başvuru bile yapılmıştı. Bu güzeldi di mi ama? Gerçi bir uzunu çalıştıracaktı. Uzunlar onu ürkütüyordu. Ama kimbilir belki güzel de olurdu.
Elini uzuna uzattı. Ã?yle ise hayırlı olsun dedi. İşe alındın kardeş... Ama fazla para veremem haaa.... Sana hanı gezdireyim bakalım şimdiiii....
Birden han sallanmaya başladı. Anton haykırarak yere attı kendini. Bir şeyler bir şeyler her yerde kötü gidiyordu. Dışarıda gök gürültüsüne benzer bir ses duyuldu. Sanki hava kızarmıştı. Sonra sallantı azaldı. Ve her şey tekrar normale döndü.
Anton ürpererek kalktı. Diyar.. diyar çıldırmış gibi. Sonra kendini zorlayarak gülümsedi. Neyse ne dedi bir el hareketi yaparak. Hava kararmış geç olmuş gibiydi.
Ne yapıyorduk diye sordu bir yandan hatırlamak istercesine başını kaşırken.
Garip adama oda...
Güzel kıza oda....
İş başvurusu...
Kendi kendine gülümsedi. İlk başvuru bile yapılmıştı. Bu güzeldi di mi ama? Gerçi bir uzunu çalıştıracaktı. Uzunlar onu ürkütüyordu. Ama kimbilir belki güzel de olurdu.
Elini uzuna uzattı. Ã?yle ise hayırlı olsun dedi. İşe alındın kardeş... Ama fazla para veremem haaa.... Sana hanı gezdireyim bakalım şimdiiii....
Birden han sallanmaya başladı. Anton haykırarak yere attı kendini. Bir şeyler bir şeyler her yerde kötü gidiyordu. Dışarıda gök gürültüsüne benzer bir ses duyuldu. Sanki hava kızarmıştı. Sonra sallantı azaldı. Ve her şey tekrar normale döndü.
Anton ürpererek kalktı. Diyar.. diyar çıldırmış gibi. Sonra kendini zorlayarak gülümsedi. Neyse ne dedi bir el hareketi yaparak. Hava kararmış geç olmuş gibiydi.
Ne yapıyorduk diye sordu bir yandan hatırlamak istercesine başını kaşırken.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest