Karanlığın içinden...

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Karanlığın içinden...

Post by _Laurana_ »

Kaçıyorum,kaçıyorum...fakat gitgide bana daha çok yaklaşıyor ne olduğunu bilmediğim yaratık... Görebildiğim tek şey elinde insanın kanını donduran devasa bir kılıcı tutan kara bir silüet.Suratında bir maske görüyorum .
insanlardan yardım dileniyorum ama onlar bana delimişim gibi bakıyorlar.Artık dayanıcak gücüm kalmadı ,pes edecek gücüm de yok.
Aniden karşıma bir bina çıkıyor. Issız bir yere benziyor...
FaRaSTu
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 231
Joined: Sat Dec 25, 2004 10:00 am
Location: Hithlum-İzmir
Contact:

Post by FaRaSTu »

Uzaktan oldukça ısız görünen bina nın yaklaştıkça oldukça kadim bir bna olduğunu anlıyorum. Duvarlarında eskiden kalma şimdilerde unutulmuş duvar işçilikleri ile süslü... Belki eskinin bi tapınağı ya da görkemli bir konağı... Ama şimdi terkedilmiş sefil bir bina... Kapsına doğru olanca gücümle koşuyorum. Ama bir bakıyorum kapı kilitli... o anda içimden bir itiraz feryadı yükseliyor. Bu "böyle olmamalı, böyle bitmemeliydi" diyorum. Olanca gücümle kapıya yükleniyorum. Neyse ki kapıda bina kadar eski...
Kendimi binanin içinin karanlık sessizliğine doğru atıyorum...
To Live is To Die!
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Post by _Laurana_ »

Yorulduğumu hissediyorum... Binanın içindeki karanlık bir köşeye çekiliyorum.Binanın karanlık sessizliğinde öylece oturuyorum . derinden gelen nefes sesleri sessizliği bozuyor... Korkuyorum...Nefes sesleri daha da yaklaşıyor, karanlık üzerime çöküyor , bedenimden ruhumun çekildiğini hissediyorum ve karanlığın içine doğru düşüyorum...
FaRaSTu
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 231
Joined: Sat Dec 25, 2004 10:00 am
Location: Hithlum-İzmir
Contact:

Post by FaRaSTu »

Kendi kendime ben nerde yanlış yaptımda böyle kudretli bir yaratığın öfkesini üzerime çektim diye düşünüyorum. Bu düşünceler aklımın içinde döndükçe boğulacak gibi oluyorum ve çevremdeki karanlık bununla daha fazla artıyormuş gibi geliyor.
Birden duymakta olduğum ayak sesleri kesiliyor. Duyabildiğim sadece normal bir varlığın olmadığına inandığım hırıltılı nefes alış-veriş sesleri... İçimde kalan son cesaret kırıntısı ile gizlendiğim yerden kapıya doğru bakmaya çalışıyorum. Kapının girişinde durmuş olduğunu görüyorum... Ama sanki içeri girmeye tereddüt edermiş gibi duruyor...Fakat bir anda ani bir hareket ile kafasını hafif sola doğru çeviriyor. Yani benim olduğum yere doğru... O delici kızıl gözler... Hiç doğmamış olmayı diliyorum...
To Live is To Die!
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Post by _Laurana_ »

Yavaş yavaş bana doğru yaklaşıyor ... bense sanki ayaklarımdan yere çivilenmiş gibi hareket edemiyorum. Artık bana çok yakın. Her adımında yaşama ümidimin kaybolduğunu hissediyorum . Artık kendimi karanlığa bırakmak istiyorum bir daha aydınlığa çkmamak üzere..Tam pes etmek üzereyken sağımda duran bir kapıyı farkediyorum. Kapının altından bir ışık huzmesi yayılmaya başlıyor etrafa... Karanlığın içindeki yaratık gerilemeye başlıyor. İçimdeki yaşama ümidim geri geliyor.Ayaklarımın bağı çözülüyor ve kapıyı açıyorm... İçeri girdiğimde aydınlıktan gözlerim kamaşıyor...
Kılıcın ne kadar keskin, Kalkanın ne kadar dayanıklı ,
Miğferin ne kadar güçlü olursa olsun
Yüreğin olmadıkça bu savaşı çoktan kaybetmişsindir
_raistlin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 110
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by _raistlin_ »

bu öyle bir aydınlıkki içimi huzur ve güç kaplıyor. yeniden bu sefer daha fazla umutlanıyorum :
"neden olmasın!! hatta belki......"
<div>the master of past and NOW!</div>
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Post by _Laurana_ »

Belki diyorum içimden, bu korkunç karanlıktan kurtulabilirm.İçeri girip kapıyı arkamdan kapatıyorum...İçeri girdiğimde gözüme ilk çarpan eski ,nemden yıpranmış bir sehpa nın üzerindeki kapağı açık duran küçük bir sandık.Sandığa yaklaştıkça aydınlık daha artıyor.Merakla daha fazla yaklaşıyorum ...Aydınlık o kadar artıyorki ; ellerimi yüzüme siper etmek zorunda kalıyorum.Daha fazla yürüyemiyorum .Sandığın içinden çıkan bir ışık huzmesi bir silüeti ortaya çıkarıyor.Sandığın hemen yanında saçları beline kadar uzun , beyazlar içerisinde küçük bir kız çocuğu beliriyor.Görünüşü beni korkutsada yüreğim onun melekler kadar saf ve yeni doğmuş bir bebek kadar günahsız olduğunu kulağıma fısıldıyor...
Kılıcın ne kadar keskin, Kalkanın ne kadar dayanıklı ,
Miğferin ne kadar güçlü olursa olsun
Yüreğin olmadıkça bu savaşı çoktan kaybetmişsindir
FaRaSTu
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 231
Joined: Sat Dec 25, 2004 10:00 am
Location: Hithlum-İzmir
Contact:

Post by FaRaSTu »

Kızın yüzü o kadr sevimli o kadar ışık dolu ki içimde korkunun kırıntısı kalmıyor. Peşimdeki o karanlık silüet tamamen zihnimi terkediyor. Sadece kapının diğer tarafında olmasına rağmen sanki benim için artık fersahlarca uzaktaymış gibi geliyor.

Küçük kızın yanına yavaş adımlarla yaklaşıyorum.Ama yinde içimde bir şüphe kemirmiyor değil.Ã?ünkü bu olanların hiç birine anlam veremiyorum.

-"Ben nerdeyim?" diye sorabiliyorum.
-"Güvenli bir yerdesin." diye cevap veriyor küçük kız.
-"Peki senin gibi küçük bir kızın böyle terkedilmiş bir bina da işi ne?"
-"Ben bir muhafızım"diyor kız..."şimdilik bu kadarını bilmen yeterli... Endişelerinin tamamını anlıyorum" diyor kendisinden beklenmeyecek vakur bir sesle, "bütün sorularının cevaplarını da yakında alacaksın fakat öncelikle ilgilenmemiz gereken bir mesele var" diyor ve gözlerini kapıya doğru çeviriyor...
To Live is To Die!
_raistlin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 110
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by _raistlin_ »

o anda gözlerine bakıyorum... bir anda değişiyor. mavimsi bir alevle kaplı kadim bir ruhla parlamaya başlıyor
ve kapıdan içeriye bir tereddüt dalgası yayılıyor....
<div>the master of past and NOW!</div>
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Post by _Laurana_ »

Kapının arkasından kulakları yırtan bir çığlık duyuluyor.Keskin çığlık beynimin içine işliyor adeta...Korkunç çığlığın yerini ölüm sessizliği alıyor sonra...

Küçük kız melek yüzünü bana dönüyor ...

-" meseleyi hallettik ." diyor. Yüzüne yayılan hafif tebessümü içimi ürpertiyor.
-" O şey de neydi ? Niye benim peşimdeydi? " diye soruyorum cevapları her ne kadar duymak istemesem de..
- "Karanlık lığın bekçisi . Neden senin peşinde olduğu ise geçmişinde saklı..."
Kılıcın ne kadar keskin, Kalkanın ne kadar dayanıklı ,
Miğferin ne kadar güçlü olursa olsun
Yüreğin olmadıkça bu savaşı çoktan kaybetmişsindir
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

*Geçmişim mi* diyorum.Geçmişimde ne olduğunu hatırlamaya çalışıyorum.Sonra bunu bir an için unutuyorum.Ã?ünkü aklıma başka bir şey geliyor.Benim bilmediğim şeyi kız nereden biliyor.Soruyorum kız cevabı verdikten sonra dona kalıyorum çünkü.....
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
_Laurana_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 72
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: Qualinesti
Contact:

Post by _Laurana_ »

"Ben senin geçmişinin muhafızıyım" diyor küçük kız sanki aklımdan geçenleri okuyabiliyormuşcasına...
"Geçmişim hakkında ne bilyorsun ?Kimseye hiçbir kötülük yapmadım neden bu yaratık benim peşimde ?? diye bağırıyorum küçük kıza öfkeyle
"Onun istediği tek şey ruhun! ruhunun peşinde!" diye mırıldanıyor kız kanımı donduran tebessümüyle...ve devam ediyor anlatmaya görüntüsü kadar masum ve nefesi kadar soğuk sesiyle...
"Sen çok küçükken, baban ölümcül bir hastalığa yakalandı.Bunun tıbbi alanda tedavisi yoktu... Annen bu olayla yıkıldı.Henüz çok genç olmasına rağmen duyduğu keder onu kurumuş bir yaprak misali yıprattı, altın sarısı olan saçları beyazladı...Bir tek gözleriydi onun genç olduğunu anlatan..Babanın hastalığına bir çözüm bulunamayınca yolu tek bir kapıya çıkyordu..Büyü...
O zamanlarda bilinen fakat kimsenin gitmeye cürret edemediği bir büyücü vardı.Annenin başka bir seçeneği kalmamıştı . Büyücünün tedirgin edici mekanına adım atarken içini bir huzursuzluk sardı .Kırmızı kukuletalı bir kadın karşıladı onu. Annen daha anlatmadan tahmin etti yaşlı büyücü ...Ölümcül hastalık diye mırıldandı sessizce...İyileştirebileceğini söyledi ama tek bir şey karşılığında ... ona hizmet edebilecek bir RUH...Zavallı kadın bunu bulamayacağını söyledi .Büyücü ise onun küçük bir çocuğu olduğunu ve onun ruhunu verebileceğini söyledi...Bunu yapamam hayır diye haykırdı annen...Daha çok küçük olduğunu söyledi.. Ama kocasının acılar içinde kıvranarak gözlerinin önünde eriyip gitmesine dayanamıyordu.Ã?aresizce kabul etti.. . Sadece bir süreliğine onu alıkoyacağım daha sonra geri vereceğim ama 17 yaşına gelmesini bekleyeceğim dedi büyücü.
şimdi ise büyücü karanlığın bekçisini senin peşinden yolladı ruhunu alması için ..."
Kılıcın ne kadar keskin, Kalkanın ne kadar dayanıklı ,
Miğferin ne kadar güçlü olursa olsun
Yüreğin olmadıkça bu savaşı çoktan kaybetmişsindir
dekotta
Kutsanmış Kişi
Posts: 233
Joined: Sun Apr 10, 2005 10:00 am
Contact:

Post by dekotta »

"Yalan söylüyorsun... " dedim dehşetle, korkudan ve şaşkınlıktan sesim çatallanmış, anlaşılmaz iğrenç bir hal almıştı bir an. Ve bir an çığlığım boğazıma takılmış, kısa bir öksürük nöbetine tutulmuştum.

Bu öksürük krizi esnasında gözümden acıdan dolayı bir damla yaş gelmişti ama çocuğun üzerine gittim.

"Annem, annem... annem öyle bişey yapamaz ! Yalan söylüyorsun. " dedim adeta kıza saldracakmış gibi ona doğru atılırken.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Ã?anakkale
Contact:

Post by Edmond »

Ama sonra durdum.Düşündüm, annem acaba beni satmışmıydı gerçekten.Neden olmasın ki dedim.Ã?ünkü babamın acı çekmesine bende dayanamazdım.Ben olsam bende satardım.Ama sonra...Babam ölmüştü.Artık alamassa ruhumu hiçbirşey kaybetmezdik.kıza

-Kurtuluşum var mı?
diye sordum
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
FaRaSTu
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 231
Joined: Sat Dec 25, 2004 10:00 am
Location: Hithlum-İzmir
Contact:

Post by FaRaSTu »

- "Endişelenmene bir lüzum yok." diyor kız sakince "Sana yardım için gönderildim ve ben yanında iken senin yanına yaklaşamaz.Ama uzun süre madde dünyada varlığımı sürdüremem. Neden olduğunu sorma şimdi önemli olan seni bu karanlık büyüden nasıl kurtaracağımız..."

Kızın ya da herneyse bu varlığın bana dedikleri o an için çok fazla gelmişti. Korku,ihanet,karanlık büyüler... Bunların hepsini hakedecek ne yapmıştım ki??

Eskiden fakir olmamıza rağmen mutlu bir aileydik. Babam annem ve ben... Babam şehir muhafızlarında bir asker,annem ise bir terzi idi.İkisi de karnımızı zor doyuracak kadar az kazanıyordu ama bu mutluluğumuzu hiç etkilememişti. Hayatın zorluklarına karşı başarıyla direniyorduk. Yeterince büyüdüğümde ise beni büyücünün yanına çırak olarak verdiler.Ustam orta seviyede bir büyücü idi. Bana hep sanat için ne kadar yetenekli olduğumu bir gün büyük bir Usta olabileceğimi söyler dururdu.

Bu karanlık hizmetkarın saldırısına uğradığımda da zaten Ustam için erzak almak için şehir pazarın inmiştim.

şimdiye kadar kötülüğü üstüme çekecek hiç bir şey yapmamıştım.
Bunların hepsini hakedecek ne yapmıştım ki??

Dayanamıyorumve gözlerimden yaşlar süzülmeye başlıyorum ve bu süre içerisinde ağzımdan papağan gibi hep aynı cümle dökülüyor...

- "Bunların hepsini hakedecek ne yaptım ki?"

....
To Live is To Die!
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests