kamp ateşi rutinleri

Diyarın ustalarına katılmak isteyenlerin başvuru yeri
Post Reply
paul sernine
Gölge Ustası
Posts: 134
Joined: Tue Apr 12, 2005 10:00 am
Contact:

kamp ateşi rutinleri

Post by paul sernine »

Yaktığı ateşin başında oturmuş piposunu içiyordu. Bir yandanda etrafı kontrol etmekteydi. İzleniyor muydu? Oturduğu yerden uzun uzun baktı etrafa ve uzun uzun dinledi.

Kıyafeti -çok olmasada- gösterişliydi. Üstündekiler temiz, saçları düzgün. Oturuşu tam bir soylu gibiydi.

Soğukkanlılıkla yaptıklarını düşünmeye başladı. Yüz hatları ne kadar ciddi olduğunu gösteriyordu. Neyin peşindeydi, sınav olarak gördüğü bu iş ne için gerekliydi? Planları vardı takiiki. Her zaman planları olurdu zaten.

Bu onda hastalık haline gelmişti. En ufak sorunu bile inceler, etüt eder, arkasında yatanları tesbit eder ve ona göre hareket ederdi. Bazen kendi bile farkında olmazdı bunun. Refleks gibi, kendi kendine. Bu onun için nefes almak gibiydi. Ayrıntıları severdi. Belki bu yüzden rogue olmayı seçmişti.

"Sınava kim girmeli" diye sordu kendi kendine."Enesra'mı yoksa Nilup'mu? Yoksa Demir'i mi sokmalıyım sınava." Demir aslında kısaltmaydı. Demir leblebi derlerdi karakterlerinden birine. Kısaca Demir... Enesra'da kara kıldı.

Piposunu ve tütün kesesini ateşin içine attı, gösterişli bir pipoydu. Yerine çantasından daha sadesini çıkardı.Yeni tütününün aroması farklıydı. Soyunmaya başladı sonra. Ã?antadan çıkardığı kıyafetlerin bazılarını üzerine geçirdi, eskilerini ve bazılarınıda yaktı. Yüzüklerini ve kolyesini çıkardı. Koluna basit, deri bir bileklik taktı. Ã?antasından çıkardığı çam sakızını attı ağzına. Aynasını eline aldı sonra. Ã?nce saçlarını dağıttı, ıslattı. Sonrada uçlarından kesmeye başladı. Sakallarını kısalttı sonra. Artık az öncesine nazaran daha genç ve daha basit görünüyordu. Yirmi altı yaşındaydı. İnsan ırkı için güzel bir yaş.

Artık bir çaylak gibi oturuyordu. Meraklı gözlerle etrafa baktı.Ateşin ve ateşe attıklarının sönmesini bekledi. Bitirici darbeyi yaparken aynı zamanda tuvalet ihtiyacını gideriyordu. Islık çalarak toparlanmaya başladı. Dudaklarının arasından çıkan melodiyi orta halli bir hanın kalabalık akşamlarında duymanız mümkündü.

"Gidelim bakalım" dedi. Konuşma tarzı değişmişti, artık varoş ağzıyla konuşuyordu. "Efendi tam olarak nereye gideceğimi ve neden beni seçtiğini söylemedi. Enesra'yı seçtiğine göre vardır bir bildiği." Yürümeye başladı.
Shevarash
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1310
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Shevarash »

Artık Enesra kişiliğine bürünmüş adam elindeki parşömende yazan hana gelmişti. Tabelaya bakarken tek kaşı hafifçe havaya kalkmıştı.

"Cilveli Keçi hanı ha?" Bir han için bile olsa garip bir isimdi ancak şimdi bunu sorgulayacak zamanı yoktu. Handan içeri gürültülü bir şekilde girerken tam olarak genç bir hayta izlenimi veriyordu. Kısık gözleri salakça bir gülümsemeyi andırsa da belli belirsiz gözbebekleri temkinli bir şekilde etrafını kolaçan ediyordu.

Kendine bir masa bulan adam yüksek sesle hancıya seslendi. "Hey sen, şarap yolla. Bol olsun". Ã?nündeki kirli masaya bakan adam bundan hoşlanmadığını düşünüyordu ancak bunu düşünecek zaman değildi. Neşeli görünmeliydi. Kafasını kaldırdığı anda cilveli tavırlarla masaların arasında dolaşan garson kızı gördü.

Kızın hareketleri akıcı ve havası ağırlaşmış handa neredeyse akıcıydı. Tam yanından geçerken adam kızın poposuna bir şaplak indirdi. Kız belli belirsiz bir irkilme ile sıçradıktan sonra arkasına bile bakmadan uzaklaşıverdi.

Sandalyesinde iyice geriye yaslanan Enesra beklemeye başladı. Biraz sonra, az önceki garson kızın tam kendisine doğru yaklaştığını gördüğünde sevinsin mi üzülsün mü bilemedi. Her ne kadar iyi bir eğlenceye hayır demese de şu an bir başkası ile buluşması gerekiyordu.

Kız kalçalarını sallayarak masaya yaklaştıktan sonra hafiften adama doğru eğildi ve geniş gülümsemesinin arkasından ciddi bir ses tonu ile seslendi.

"Seni bekliyordu. Zamanında geldin doğrusu. şimdi elimi tutup benimle gel". Adamın yüz hatlarını inceleyen kız göz kırparak ekledi.

"Olabildiğince rahat davran ve dikkat çekme, bu sadece iş"

Hanın arka kapılarından birinden kızla elele geçen Enesra karanlık tünellerde bir süre ilerledikten sonra önünde bir perde olan odaya ulaştı. Perdenin ardından gelen ses, kim olduğu ile ilgili hiç bir tını içermiyordu.

Sonunda geldin...
Eldarin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2636
Joined: Wed Dec 20, 2006 10:00 am
Location: Yolcu
Contact:

Post by Eldarin_ »

Enesra bir an içindeki garip bir ürperme hissetti. Adamın sesi öyle soğuktu ki yılmaz dağların ardında bir grup eşkıyayı kovalayan ölümün bile bir an irkiliverdi.

"Söylesene elmas yanında mı? Onu getirmeyi unutmamışsındır umarım."

Enesra yüzünü buruşturdu. Elmas... Sonra kaşlarını hızla kaldırdı. Adam şeytan'ın Müceherinden bahsediyor olmalıydı.

"Evet, burada, yanımda" dedi karşısındakine benzetmeye çalıştığı soğuk edasıyla.

"Çok güzel. şimdi onu bana ver. Böylece anlaşmamız yerine gelecek"

Enesra bir an tereddüt etti. Ama öyle bir tereddüttü ki dönüp gitmek ve ne olursa olsun buradan kurtulmak gelmişti o an içinden. Ama sonra bu his yerini mahkumiyete bıraktı. Buradan kaçmasının imkansıza yakın olduğunu düşündü ve yerinde kalakaldı.

"İşte al." dedi elindeki birbirine dolandırılmış bez parçasını ilerideki silüete uzatırken. Hayatını ortaya koydarak elde ettiği mücevheratı kendi eliyle bir başkasına istemeye istemeye veriyordu işte.

"Aynı şekilde sende" dedi hızlıca. İstediği bir anahtardı. Gölgealtına ulaşması için geçeceği pasajın anahtarı.

"Hah hah haaa" dedi siluet bez yığınını eline alırken, eline aldığı anda içindeki ürpertiyi dizlerini tıkırdatarak yansıttı.

"Bu çok güzel. Senin için ise söyleyebileceğim tek bir şey var. Umarım tekrar karşılaşırız, çünkü seninle iş yapmak çok eğlenceli."

Siluet Esnera ya bir yığın parşömen ve birr yığın anahtar verdi. Esnera anlaşmadan pek memnun gözükmese de kendisine uzatılanları hızlıca alıverdi. Sonra tek bir söz dahi söylemeden kanaldan uzaklaştı.

şimdi aradığı yer Gölgealtıydı ve oraya ulaşamaması için neredeyse hiçbir sorun kalmamıştı.

---------------------

Esnera bundan bir yıl sonrasına kadar hep Gölgealtı'nı bulmak için çabaladı. Harita ve mühimmatlar yanındaydı fakat Gölgealtını doğal yöntemlerle bulmak imkansızdı.
Bir yılın sonunda bir grupla beraber çıktığı yolculukta Gölgealtına giren o kadim yolu bulan Esnera grubu arkasında bırakmak pahasına Gölgealtına ulaştı ve Diyarın en usta hırsızlarının yanında yerini edindi.

Siluetin ona bahşettiği "Giz" ise üzerinde kalmaya devam edecekti...



NOT: Başarılı. Diyarın Ustalarından +4 Rogue seviyesi kazandınız.
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest