ARAYIş (RP EKRANI)

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
Locked
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Boyut hemen kendini göstermişti. Karşılarına dev bir iblis çıkmıştı. Basit bir sınav olacağa benziyordu. FAkat aklında soru işaretleri vardı. Artık Apocalipse tamamen hakim değildi boyuta kimin zarar vermek isteyebileceğini kestiremiyordu şimdiden.

Yeni kaos şovalyesinin bazı şeyleri eline alması hoşuna gitmişti. Savaşçılara emir verebilirdi ama gerek kalmadıkça bununla uğraşmak istemiyordu. Genelde Andero yapardı. Eğer büyükullanıcıları olsaydı... Tabi Brenne'den başka. şu anda neler yapabildiği hakkında hiçbir fikri yoktu.

Birden bu büyük yaratığını dendinin Andero olduğunu düşündü. Acaba gerçekten saldırıyor muyu? Farketmez diye düşündü. Kimse Kaos Leyou'na böyle bir böğürtü çıkararak saldırmamalıydı. Bir an gözü peygambere kaydı. Birşeyler biliyor olmalıydı. Yoksa çoktan davranmış olurdu. Fakat kendisi vakit kaybetmeyecekti.

şu an için zarar vermesine gerek yoktu. Sadece diğerlerine bir fırsat yaratabilirse. Evet bu iyi olurdu. Beyni bir anda birçok düşünce üretti. Bunlardan en mantıklı görünenini seçti. Büyü başarılı olursa. Hızla üzerlerine gelen yaratığınsol ayağına uyguladığı bir itmeyle. Yaratık dengesini kaybedip yere düşecekti. Elleriyle destek alarak hareketine devam edebilirdi belki ama Zamanlamayı iyi ayarlamayı başarırsa savaşçılara yakın bir yerde düşecekti bir avantaj sağlayabilirdi. Başaramazsa zaten hızla lejyonun arasına dalacaktı. Büyük bir soğukkanlılıkla büyüsünü örmeye başladı. Kaos büyüsünün garip dili Pandemoneumda çınladı. Evet burada güçlüydü ve bunu yapmaktan büyük bir haz alıyordu.

----------------------------------------------------------
DC dm tarafından belirlenecek.
Uygulanan bir movement effect.
Mesafeyi tam bilmiorum.
Tek objeye uygulanıcak.
normal büyü süresinde yapılacak.
Saving throw element -2 (+5DC)
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Krayns'ın emir veren sesleri kanyonu doldurmuştu. Yeni komutanın ilk savaşında göstereceği başarı açıkcası soru işaretiydi. Ã?n tarafa Dafnet ve Raziel, adeta ezilmeleri için, sürülmüşlerdi. Boyu 5 metreye varan iblis onlara doğru koşarken grup soğuk kanlılıklarını koruyabilmiş, ve pozisyonunu almıştı.

Raziel güçlü zihninin ona verdiği ve onu savaşçılar arasında özel yapan o zengin denize uzandı. Ã?nündeki savaşın kendisi için önemli olacağının farkındaydı zira bu kendisinin de Chaos Legion için ilk savaşı olacaktı. Her ne kadar ilk savaş için böyle bir iblis beklemese de kaos lejyonuna hizmet sınır tanımazdı. Zihinsel gücünü kullanarak kendisine bir kalkan oluşturdu. Kalkan, oradaki bütün gözlerden gizliydi.

Dafnet yüzünde sert bir ifadeyle durmuş iblise bakıyordu. Drow korkusuzluğu, kendine doğru koşan bu koca iblisle adeta sınanıyordu. Yumuşak ama hızlı bir hareketler scimitarlarını çekti ve silahlarının akustik uyumuna güvenerek hazır bir şekilde yaratığı bekledi.

Yaratık yaklaştıkça ikilinin dikkatini çeken bir şey vardı ki, kendilerini biraz kötü hissetmelerine neden olan bir koku da yaklaşıyordu....

Krayns ikilinin arkasında durmuş, müthiş silahı elinde bekliyordu. İçinde az da olsa korku vardı ama bu korkunun bu iblisten kaynaklandığı söylenemezdi. Komutan Malhevian'ın duyduğu kadarıyla ufak bir hatası yüzünden nasıl da saniyeler içinde vahşice öldürüldüğünü duymuştu. Peki kendisi neler yapabilecekti? Apocalypse için savaşta canını kaybetmek ayrı, başarısız olup canını kaybetmek ayrıydı. Seçilmişlerin affetmediği bir başarısızlığı Apocalypse'in affedeceğini zannetmiyordu.

Brenne yaratığın yaklaştıkça belirginleşen görüntüsünden, onun Hezrou olarak bilinen bir Tanar'ri olduğunu anlayabilmişti. Nedenini bilmiyordu ama daha önce bu yaratığın yakın mesafesine girip de ona vuramadan boğazlarından garip gürültüler çıkararak uzaklaşan yaratıklar görmüştü.

Morien beyaz ve siyah kılıçlarını çekmiş iblisi izliyordu. Diğer seçilmişler yerlerinden kımıldamamıştı. Tek bir iblis için onun da kımıldamaya pek niyeti yoktu. Yine de silahları elde hazır olarak bekledi. İblis ilk seti yarıp geçecek gibi görünüyordu. Eğer yaratığın durdurulamayacağını hissederse o da savaşa katılacaktı.

Efla yüzünde hafif bir tatmin duygusuyla ellerini havaya kaldırdı ve ilk büyüsüne başladı. İçinden bir ses bunun buradaki tek büyüsü olmayacağıydı. Efla'nın elleri korkunç bir ahenkle dans etti ve içi inanılmaz bir güçle doldu. Aslında yaptığı büyü basit bir büyü olduğundan bu kadar büyük bir gücün içine hücum etmesini beklemiyordu. Bu sebeple bir an kontrolünü kaybeder gibi oldu ama tecrübeli lich için dengeyi korumak çok basitti.

"Akh sgraht mon ayrecl igfes olren.."

Kaos büyüsünün kendine has dili havayı doldurdu ve Efla'nın ahenkli hareketlerine eşlik etti. Efla son hareket olarak yaratığın sol bacağını iki eliyle işaret ederek iki parmağını kapadı. O anda yaratığın sol bacağı tökezledi ve öne doğru düşmeye başladı. İblis düşüşü durdurmak için ellerini yere uzattı ama bunda yeteri kadar çabuk olamadığı için yüzüstü yere kapaklandı. (DC success)

Dafnet ve Raziel bu fırsatı bekliyordu zira yaratık uzun boyu nedeniyle mesafelerine girmişti. Dafnet son sürat fırladı ve yaratığa doğru olan kısa mesafeyi koşmaya başladı (charge), hemen ardından da Raziel (charge). Yaratığa belli bir mesafeye gelmişlerdi ki birden burunlarına korkunç bir koku doldu. Dafnet bir an için yüzünü buruşturdu ama bedeni kokunun yarattığı o inanılmaz iğrenme hissine dayandı ve koşusuna devam etti. Raziel ise Dafnet kadar dayanıklı olamamıştı ve koşusunu yarıda keserek (charge fail) kensini koku sınırının dışına attı.

Yaratık üzerine koşanları görebiliyordu. Bir an gözlerini kıstı...

Dafnet yaratığa doğru koştu ve scimitarıyla düzgün bir darbe indirmeye çalıştı. Koca yaratık kendisini yana attı ve kılıcın hamlesinden kurtuldu. Kalkmaya başlıyordu.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Raziel_Zauvirr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 79
Joined: Mon Sep 26, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Raziel_Zauvirr »

Raziel yaratığın yere düşüşünü zevkle izledi,kendisi için bir fırsat doğmuştu oda bu fırsatı kullanacaktı.Dafnet le birlikte yaratığa doğru hücuma geçtikleri sırada iğrenç bir koku onu durdurdu.Dafnet halen iblise doğru ilerlemekteydi ama.

İblis yavaştan ayaklanmaya başlamıştı.Dafnet iblisle karşı karşıya kalacaktı,bu durumda sağ kalması çok zordu.

Raziel bir kez daha transa girdi , çevresindekiler küçülmeye başlamıştı aslında doğru olanı kendisi büyümeye başlamıştı.(Expansion)Artık iblisle neredeyse aynı boyda sayılırdı.
Devleşen kılıçlarıyla birlikte iblise doğru ilerledi ..
Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elyhinn dal lil alust.
_Nightfall_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 297
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by _Nightfall_ »

Nightfall odaya girdiğinde birçok ogrenmeyı ve *o* nun için olmeyi bekleyen rahibe aday adayı gormustu.... Başrahibe ise savaşcıyla baska bıryere gıtmıstı... şimdi başrahibenin emrini yerine getirecekti bu rahibe aday adaylarının *o* na olan inancını olcecektı... *O*na baglı olanlar yasayıp savasacak baglı olmayanlar ise diğer değersiz pislikler gibi olecekti....

Biraz once savaşcıyı suzen bir rahibenin yanına ilerledi... Nightfall elini havaya kaldırdı ve gozlerını rahıbe adayına dikip... (cause fear) ''senin aklında *o*na hizmetten başka şeylerde var... Ã?YLEMİ??'' bagırırken tum rahibeler bir adım geri cekıldıler...

Nightfall elini havaya kaldırdı ve gozlerını rahıbe adayına dikip rahibe aday adayına uzattı ve dokundu (inflict minor wounds)... '' rahibe adayı ruhani ve fiziki bir acıyla inledi.... ''Umarım bu sana neden burada oldugumuzu anlatır''

''şimdi eğer bunun gibi baska bir kepazelik gorursem ona verdiğim acının yuzlerce katını size yaşatarak ellerimle öldürürüm''

Ã?ğrencileri süzdü ve ilk dersine başlamak için ilerledi.. İlk ders her zaman için onemlıydı.. ilk ders ve ilk izlenim... Bu ögrencileri egitirken her zamankı beyin yıkama yontemını kullanacaktı... Beyni yıkanan savascılar kucuk bır emırle gozu donmus olıum makınalarına donusebilirlerdi...

''Gel gelelim buradaki bulunma amacıma... buradayım, çunku *O*na hizmet ediyorum... buradayım cunku yüce tanrımız apocalypse yi hayatımdan cok seviyorm... buradayım çünkü... *o*nun adına sizi eğitmeye ve *o*nun ihtişamına yakışan bir savaşcı yapmaya geldim....

''Ve siz buradasınız cünkü *o* na hizmet edeceksizniz buradasınız cunku *o*nu seviyorsunuz buradasınız Ã?UNKU *O* NUN ADINA OLECEKSINIZ.....''

''Size ilk odevinizi veriyorum... Bunu yapmak için yanlızca 15 dakikanız var... Yapmayan buradaki ilk leşim olur...'' İlerler ve rafın uzerinde duran bardaklardan birini alır... Kaldırıp ''herkes bundan bulsun... bunun içine *o*nun için akıtacagınız kanınızı istiyorum... *yeterli miktarı parmagıyla gostererek* (fazla olmayan bir miktar bir su bardagının altından 1 parmak kadar) şimdi sadakatınızı gosterin.... Herkesin kanını onumde istiyorum....''

Dönerek yerdeki ogrenciye baktı.... Bir küçükgörü ile... ''sana bu testi ilerliyen zamanlarda yapıcam.... Simdi dinlende derse odaklan....''
Artık insafsız olun... Gazap için... Yıkım için... Kızıl bir şafaga...<br><br>Değişik bişey isteyen <a href="http://s2.gladiatus.com/game/c.php?uid= ... IKLASIN</a>...
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne Hezrou'ya yaklaşılmaması gerektiğini zihnine kazımıştı.Onu gördüğünde geri geri gitmesinin bir nedeni de bu olabilirdi.Eflanın kaos enerjisini büküp yaratığı yere düşürmesi yine de yeterli olmamıştı.Savaşçılar çok zayıftılar ve muhtemelen Hezrou için kolay birer lokma olacaklardı.Brenne istediğini almıştı artık savaşçıları az çok tartabiliyordu.Lejyonun durumu içler acısıydı.
Sonra zihninde bir ışık parladı.Kurdumsu yaratık ve üzerindeki iblis...Onlar neden saldırmamıştı? Taşlar zihninde yerine oturdu.Hezrou sadece oyalamak için saldırıyordu ve diğeri bir haberciydi.Ama bu haber kime gidiyordu?Her kime gidiyorsa yakında buralar bir iblis ordusuyla dolabilirdi.Bu da efendinin verdiği görevin yerine getirilememesi demekti.
şimdi işe koyulma zamanıydı.Brenne bir miktar kürkü bir cam parçasına sürdü,sözler ağzından hızla dökülürken işaret parmağı Hezrou'yu gösteriyordu.Daha önce de bu büyüyü yapmış ve bu boyuttaki katlanan etkilerini görmüştü.(Lightning bolt)
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
dreamshadow
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 138
Joined: Sat Jan 15, 2005 10:00 am
Location: karşıyaka
Contact:

Post by dreamshadow »

Dorian, kitapların ihtişamını daha önce hiç farketmemişti. Kütüphanedeki rafları ve kitapları şimdi çok daha başka bir gözle görmeye başlamıştı ta ki baş rahibenin konuşmaya başlamasıyla, kitap raflarında kayboluşunu farkedene dek. Baş rahibeyi takip eden Dorian, konuşmak için durduklarında, "Baş rahibem" diyerek bir reverans yapıp konuyu anlatmaya başladı. "*O* nun hizmetine sunmak için boyutaki insanlardan bazılarına savaş eğitimi veriyorum. Yalnız bu iş tahminimden de zor çünkü çoğunun hiç tecrübesi yok. Ben ancak bildiklerimi öğretebiliyorum. bu yüzden de savaş eğitimiyle ilgili bilgi almak için kitap yaratmaya çalışıyorum olmuyor. Belki bu konuda bana yardım edebilirsiniz. Belki kütüphane de bu konuyla ilgili bir kitap vardır en azından bana yardımcı olabilecek bir kitap." dedi.
...........................S.D.W...........................
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Dafnet'in hamlesi koca yaratığı ilginç bir şekilde ıskaladıktan sonra Dafnet ve iblisin araları biraz açılmış ve aralarında yakın dövüş mesafesi ortadan kalkmıştı. Yaratık kendisini yana attıktan sonra ayağa kalkmış ve etrafını süzmekteydi. Gözleri kendisine az önce saldıran Dafnet'e kilitlendi ve böğürerek ona doğru koşmaya başladı.

Sahneyi ilk fark eden Krayns'tı. Adamantine çift başlı kılıcını zaten elinde hazır tutan kaos savaşçısı durduğu yerden fırlayarak yaratığa doğru koştu. Mükemmel silahını sağ elinde bir ucu yukarı bakacak şekilde dengelemiş yaratığa doğru koşarken bir anda korkunç bir koku dalgası üzerine hücum etti ama komutanın katı sinirleri bu dalgayı rahatlıkla aşarak yaratığa doğru koşmaya devam etti.

Brenne Hezrou'ların saçtığı dehşeti ve yarattıkları tehlikeyi çok iyi biliyordu. Bu sebeple çoktan büyüsünü örmeye başlamıştı. Eğer seçilmişlerin yardımı olmazsa askerlerin bu yaratığı almalarının imkansız olduğunu çok iyi biliyordu. Bunu diğerlerinin de fark etmesini diledi.

Raziel bir an kendisini sarsılmış hissetti zira midesi ağzında sayılırdı. Kendisini hastalıklı gibi hissediyordu ama kaos için bilenmiş sinirleri onu devam etmesi için zorluyordu. İnanılmaz gücünün ona verdiği ayrıcalıklardan birini daha kullanmaya karar verdi ve zihnini boşaltarak kendisini kuvvetlendirecek bir güce başvurdu. Bunun gerekli olacağına emindi.

Krayns tam iblise yaklaşmıştı ki yanından bir şekil şimşek gibi geçti. Morien o kadar hızlı hareket etmişti ki diğerlerinin onun koşuşunu anlamaları biraz zaman almıştı. Morien son sürat ilerledi ve siyah scimitarını iblise savurdu ama ufak bir zamanlama farkıyla iblisi kaçırdı. Morien'in iblise saldırısı sırasında Krayns'da artık menzile girmişti ve acımadan çift başlı kılıcını savurdu. Kılıç hızla indi ama Krayns'ın beklemediği bir şekilde yaratığın derisinden sekti. Krayns yaratığın vuruşundan hiç etkilenmediğini rahatlıkla anlamıştı.

Dafnet üzerine gelen iblisi izliyordu. Dört metreden uzun yaratığa karşı bir şansı olmadığını biliyordu ama kolay lokma olmamaya da kararlıydı. Defansif bir duruş pozisyonu aldı. Yaratığın hamlesini geri çıkartabilirse belki kendisi de bir hamlede bulunabilirdi. Gözlerini iblise dikti ve zamanlamasını ayarlamaya çalıştı. İblis koca pençesini kaldırdı ve alttan Dafnet'e doğru hızla savurdu. Dafnet mucizevi bir şekilde kendisini son anda yana çekti ve yaratığın geçen eline sert bir darbe savurdu ama darbe hızla geçen kolun altından geçti.

Yaratık yeniden Dafnet'le karşılaşmak üzere dönerken Brenne ördüğü büyüyü saldı. Brenne 'in parmaklarından çıkan yıldırımlar iblise doğru aktı. İblis gelen elektrik dalgasını son anda fark ederek kaçmak için bir girişimde bulundu ama bunu tam olarak başaramadı ve vücudunu saran elektrik nedeniyle acı içinde böğürdü.

Efla kaşlarını çatmış sahneyi izliyordu. Krayns'ın kılıcının iblisin derisinden sekmesi, bu savaşın seçilmişler karışmadan kazanılamayacağına dair bir göstergeydi.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Raziel_Zauvirr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 79
Joined: Mon Sep 26, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Raziel_Zauvirr »

Raziel böğüren yaratığa doğru hızlı bir şekilde ilerledi,sonunda seçilmişlerde savaşa katılmışlardı.

Kranys in kılıcını hiç hasar veremeden yaratıktan sekmesini bu drowun güçsüzlüğüne bağladı.Savunması güçlü olabilirdi iblisin ama aşılamayacak kadar değil.

Devleşen kılıçlarını bu istekle birbirine paralel bir şekilde tuttu.İblisin halen Dafnete saldırması ona saldırı fırsatı yaratabilirdi.İblisin yanına yaklaşınca saldırı pozisyonunu aldı ve Kılıçlarını iblise doğrulttu.'' Kibir '' i iblisin mide bulandırıcı yüzüne doğru yerden bir hilal çizecek şekilde savurdu.'' Hırs '' ise sol elinde, hızlı bir şekilde iblisin karnına doğru ilerlemekteydi...
Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elyhinn dal lil alust.
Beckett
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 523
Joined: Wed Oct 19, 2005 10:00 am
Location: underworld
Contact:

Post by Beckett »

Bu imkansız dedi Krayns o kargaşa sırasında,resmen kavga ortasında durmuş olanları izliyordu.Olamaz bu kesinlikle olamaz diye düşündü.Yıllarca *O* nun için kan dökmüş bir savaşçının kılıcı bir iblisin üzerinden sekiyordu.BU kesinlikle olamaz diye düşündü Krayns,hiç birşey ama hiç birşey *O* nun askerinden daha güçlü olamazdı.Kafası olanları almıyordu,etrafında olanlar çok hızlı gerçekleşiyordu ve Krayns yuavaş yavaş delirmeye başlıyordu.

Krayns'ın deli kişiliği ortaya çıkıyordu,gözü seğirmeye kasları istemsiz oynamaya başlamıştı.Ağzından daha önce hiç duyulmamış sesler duyuluyordu.İki eliyle birden kafasına vurdu ve üzerindeki siyah pelerini parçaladı,çok ileriden bile duyulacak bir böğürtü koparttı,ağzından salyalar çıkıyor ve gözleri artık normal bakmıyordu,leş gibi kokan iblisin üzerinde doğru koştu ve kılıcının sağ tarafını alttan boynuna doğru savurdu,aslında neresine geldiğine pek dikkat etmiyordu,hiç birşey düşünmüyordu.

Kılıcı savurduktan sonra askerlere son düşünme kabiliyeti ile bağırdı;

"UZAAAAGGG DURUğğNNN" bu sefer ağzından nedenini anlayamadığı bir şekilde kan çıkıyordu.Salya yerine kan geliyordu.

Ve tekrar kılıcını leş yığınına doğru savurdu,artık benliği dışardan gelen seslere ve kendi kafasına kapanmıştı.Hiç birşey düşünmüyor ve taktik uygulayamıyordu.Tek amacı iblisi öldürmekti...(Frenzy)
Bu İsaret Kaos Tanrısının
Bu,Kılıcların Tanrısının
Bu,hayatın
Bu da olumun
..... Bilmen gereken bunlar.....
Geliyor zamanı Tanrıların;
Hayatın ve Olumun...
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Heh.. Görünüşe göre yardım almadan pek başarılı olamayacaklar. Kaos leyyonu da olsa askerler zayıf. Ölmeleri için ise henüz erken. Daha çok işe yarayabilirler. Her zamanki gibi iş başa düştü.

Kolları yien havada dans eder gibi hareketlendi. Garip bir ahenkle hareketleniyor ve garip rünler şekilleniyordu. Bir yandan da ağzından gerekli kelimeler önce beyninde yankılandı sonra ağzından döküldü.

"Nuth aghegis mon daghate olen na mon aghegis monhate olen"

Havada olan iki elinde parlak enerjiler toplanmıştı. Sağ elini aşşağı indirerek elini bir yumruk yaptı. Işıklar bir an için yok olmuş gibiydi. Kolunu uzatarak yaratığa doğrulttu. Sıkılmış parmaklarını açtığında renkli bir enerji dalgası büyücünün bedeninden çıkarak. Yaratığa yönlendi. Her zamanki kadar zevkliydi. BElki daha fazla...

Bu büyünün yaraqtığa yeterince hasar vermesini bekliyordu. Bu boyutta farklı etkileri olabileceğini tahmin edebiliyordu. Ama en iyi yolu denemekti. Aynı zamandahareket edemez hale gelecekti. Askerlerin iişini biraz daha kolaylaştırırdı bu.
---------------------------------------------------------
movement efect: paralyse +20
Damage efect: degrading +10/2
range: close +1
duration: round +5
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Savaş tüm hızıyla sürüyordu. Eski peygamberlerinin büyüsüyle iblisi sonunda yaralayabilmiş olan Lanetliler Lejyonu, bu sefer yaratığa öfkelerini kusmaya hazırdılar.

Morien inanılmaz bir süratle ileri atladı. İlk harekete geçen yine o olmuştu. Zaten kendisine yakın olan iblise siyah scimitarını korkunç bir hızla savurdu. Aynı anda beyaz scimitarı da aşağı inmekteydi. Morien'in siyah silahı yaratıkla buluştu ve eti rahatça yardı. Daha ilk silah yaratıktan çıkmadan ikinicisi iblisle buluşmak için aşağı indi ve o da ilk silahın başarısını yakaladı. İkinci silahta bedeni kolayca yararak aşağıya indi.

İblis yüksek bir böğürtü savurarak az önce başaramadığını başarmak üzere Dafnet'e döndü. Az önce hissettiği acının hesabını ufak drowdan soracaktı. Yaratığın devasa çenesi açıldı ve Dafnet'e doğru uzandı ve Dafnet'in bedenini kaptı. Dafnet bir anda yan tarafında inanılmaz bir acı hissetti. Sıcak kanın bedeni boyunca dökülüşü gerçekten kötü bir histi.

Krayns öfkeyle böğürmüştü. Kendinden geçmiş savaşçının kasları anormal bir şekilde şişip iniyordu. Adeta etrafa öfke kusuyordu. Elindeki çift başlı kılıcı öfkeyle iblise savurdu. İnanılmaz öfkesi ona normalde sahip olmadığı bir hız ve güç veriyordu ama yinede hamlesi yaratığı sadece çizebildi. Kendinden geçmiş komutan kılıcı çekti ve bu sefer gerçekten inanılmaz bir beceriyle salladı. Sahibinin korkunç öfkesini yansıtan kılıç inanılmaz bir sertlikle yaratığa indi ve daha önce Krayns'ın vuruşlarını hiçe sayan kalın ve büyülü deri kolayca yarıldı. Yaratığın Dafnet'i kavramış ağzı açıldı ve yaratık daha önce böğürmediği kadar yüksek bir sesle ve acıyla böğürdü.

Krayns'ın mükemmel atağının ardından Brenne örmeye başladığı büyünün sonunu getiriyordu.

"... ash menril ruthen herjas..."

Ardından tecrübeli büyücü büyüyü saldı. Büyünün yaratık üzerindeki etkisini görmeyi bekledi ama yaratık hiçbir şeyden etkilenmemiş gibiydi. Büyücünün kaşları çatıldı. Bunun nedeni ne olabilirdi ki (int check fail)?

Raziel karşısındaki iştah kabartıcı savaşı dikkatli gözlerle izliyordu. Oraya girme arzusu hat safhadaydı ve yaratığa doğru son hızla koşmaya başladı. Onu bir süre önce etkisine alan koku bu seferde etkisini gösterir gibi oldu ama Raziel hazırlıklıydı ve durmadı. Yaratığa doğru kendisiyle beraber büyümüş silahını savurdu ama iştahı konsantrasyonunu bozduğundan kılıç iblisi ıska geçti.

Aynı anda Morien yeni bir saldırı için hazırdı ve beyaz-silah kılıçlarını yeninde iblise savurdu. Siyah kılıç yaratığa inanılmaz bir kuvvetle çarptı. Yaratığın sağ karnını yaran kılıç içerilere kadar girdi ve Dafnet'e savrulmakta olan yeni bir pençenin yönünün değişmesine sebep oldu. İblis acıyla böğürdü. Daha böğürtü bitmeden Morien ikinci kılıcını savurdu. Bu kılıç da inanılmaz akustiğiyle yaratığı tıpkı diğeri gibi yararak zaten süren böğürtünün yükselmesine neden oldu.

Efla bütün bunlar olurken kendisini kaos büyüsünün zevkine bırakmış büyüsünü örmekteydi.

"...zahr morden karse hethr..."

Büyü Efla'ya bir an için ağırmış gibi geldi ama usta büyücü kontrolü sağladı ve ördüğü büyüyü iblise saldı. Efla büyüyü yaptığına emindi. Ama şu anda iblis herhangi bir şeyden etkilenmemiş gibi görünüyordu. Lanet olsun! Yaratık büyüye karşı dayanıklıydı. (int check success)

İblis aldığı yaralar yüzünden sarsılmıştı. Dafnet'e doğru savurduğu pençesi bir an yönünden saptı ve Dafnet'i açık bir farkla ıskaladı. Aynı anda gelen ikinci bir pençe ise Dafnet için daha büyük bir tehlikeydi. Zira Dafnet inen pençenin altından son anda geri doğru bir adım attı ve pençeden zar zor kurtuldu. şimdi sıra ondaydı. Ã?nünden geçen kola scimitarını savurdu. Yan tarafından akan kana rağmen kılıcını mükemmel savurmuştu ve kılıçta eti yarmıştı ama yaratığın bundan pek etkilendiği söylenemezdi.

Krayns öfke içinde dibindeki iblisin artık yorulmul siluetine baktı. Düşünmüyordu. Bu sebeple kılıcını sertçe iblise savurdu. Kılıç tenle buluştu ve onu rahatça yardı. Korkunç bir böğürtü koyveren iblisin gözleri hızla kaydı ve devasa kütle sertçe yere düştü.

Savaş bitmişti. Lanetliler Lejyonu'nun tek yaralısı Dafnet'ti. Canının gerçekten acıdığı söylenebilirdi. Tek sorun hala sinirle kükreyen Krayns'tı.

Krayns için her şey kıpkırmızıydı. Etrafında kılıçlı varlıklar vardı ve potansiyel düşmanlardı. O kesmeliydi, öldürmeliydi, biçmeliydi. Özellikle şuradaki gerçekten etkileyici bir düşmana benziyordu. Herkesin gözleri önünde sertçe böğürerek Raziel'e doğru saldırıya geçti.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Raziel_Zauvirr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 79
Joined: Mon Sep 26, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Raziel_Zauvirr »

Raziel İblis son nefesini werdiğinde kılıçlarını kınına sokmak üzere kılıçlarını götürdü ki çılgınca bir savaş narası geldi kulağına.

Sesin geldiği yöne bakınca ağzından kanlar damlayan delirmiş drowu gördü ve kendisine doğru koşuyordu.Belkide bu burnu kalkık drow a bir ders werme ve seçilmişlerin gözüne girmek için bir fırsat olabilrdi.Zaten bu ırkdaşından hiç hoşlanmamıştı ve bu ondan kurtulmak için bir fırsattı.

Raziel kılıçlarını yüzüne yakın bir şekilde çaprazladı,sağ ayağını kaldırdı ve son gücüyle yere vurdu(Stomp(+2Augment 3d4 dmg +prone)

Deli drowu yere düşürürse ona öldürücü darbeyi vurup hızlı bir şekilde işini bitirebilirdi kimse onu durdurmadan önce...
Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elyhinn dal lil alust.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Lanet olsun. Biliyordum bu boyuttaki iblisler büyüye alışkındır en azından büyük bir kısmı. Aptalca bir hata. Çok daha önceden düşünmeliydim. Ama yine de geç kalınmış sayılmaz.

Kendi kendine zihninden konuşuyordu. Ve yeni komutanın iblisi biçtiğini gördü. Güçlüydü. Layık olduğunu ispatıyordu. Bu madolyonun bir yüzüydü. Olayları her zaman değişik bakış açılarından incelemek gerekirdi. Asker kendine hakim olmazktan uzaktı. Ve bu durum lejyona zarar verebilirdi. Hatta vermek üzereydi. Bu ne kadar elindeydi bu tartışılırdı. Bir seçim değildi. Fakat seçim olmaması da bir bahane değildi. Bu lanetle yaşayacaktı. Ya da bu kutsamayla. Ama Lejyonda kimse bir diğerine saldıramazdı. En azından Kaosun Gözlerinin önünde.

"Yaklaşmayın onlara." Diye emretti. Karalı bir ses tonuyla.

Ellerini kaldırdı ve gereken tonda sözleri söylemeye başladı. Kolunu ileri doğru kaldırdı ve 2 parmağını açtı. 2 parmak 2 kişiyi temsil ediyordu. Büyü bittiğinde Krayns ve Raziel in hareket edecek durumu kalmayacaktı. Bu sefer işini şansa bırakmayı da düşünmüyordu.

--------------------------------------------------
movement efect: paralyse +20
range: close +1
duration: round +5
2 Targets +2
Spell resistance için +5
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Brenne Hezrou'nun düşüşünü gördü.Gözleri delicesine etrafı araştırıyordu.Brenne biliyordu,bu sadece bir yemdi ve bu yemi yutmaya hiç niyeti yoktu.Mutlaka çok yakında yeni bir saldırı olacaktı.Paranoyaklık seviyesine ulaşmış bir düşünce yumağıyla boğuşuyordu ama buralarda çok uzun zamandır yürüyordu.Hezrou'dan çok daha güçlü iblisler olduğunu biliyordu.Yakında çok yakında saldıracaklardı.

Apocalypse'in elçisi bu düşünceleri aklından geçirirken lejyon askerlerinin birbirlerine saldırdığını gördü.Sonunda bu da olmuştu,kaosun yolu sapmış,seçilmişlerin lejyonun kontrolünü kaybettikleri ortaya çıkmıştı.Eflanın duruma müdahale ettiğini gördü ama artık çok geçti Brenne göreceğini görmüştü.

Sanki hiç bir şey olmamış gibi davrandı.

-Ã?abuk olun gitmeliyiz!

Ağır adımlarla ilerlemeye başladı.Zaman kaybetmeye hiç niyeti yoktu.Kaybedilen her an iblislerin pusularını daha ince işlemelerine olanak verecekti,şimdiden çok zaman kaybetmişlerdi ve daha hiç bir şey görmemişlerdi.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: Karşıyaka
Contact:

Post by Daeya »

Shi'el'Elesia savaşçıyı dikkatle dinledi ve kısa bir süre düşündü. Daha sonra savaşçıya "Burada aradığın kitabı bulman imkansız. Ancak boyut dışındaki tapınakta bulabilirsin. Gerçi orada bulacağını bile pek sanmıyorum. Sen bildiklerini öğretmeye devam et. Bu konuda eksik olduğun yerlerde *O* sana yardım edecek, senin yanında olacaktır. şimdi öğrencilerinin yanına dön ve öğretmen gerekenleri eksiksiz bir şekilde onlara aktar ki bir an önce gücümüze güç katalım!" dedi.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests