Kara Toprak

Gölgelerdeki yaşamı bilenler için...
MaNiak
Gölge Ustası
Posts: 492
Joined: Sat May 17, 2003 10:00 am
Location: Luskan
Contact:

Post by MaNiak »

bir an herşey durdu......
bir saniye niye bu kadar uzun gelirki sonuşta, ne tam bir nefes alabilirsin o anda, nede alamadığın nefesi werebilirsin.....

gölgeler titredi bunu görenlerin içi ürperdi

az önce orda olmadığına yemine edebilirdi.....herkes.....

selam Murdak die geldi ses...

efendilerin ne kadar sık ve kolay değişiyor, selam scyth die devam etti.
buruk bir gülümseme yerleşti yüzüne

ses MaNiak a ait değildi görünüm hiç değil
MaNiak genelde ihtişamı ve gösterişi severdi istediğini almayı severdi aldığının bilinmesini
adamın üsünde kara bir cübbe vardı hanın bulunduğu topraklara yakışır bir şekilde gözleri hiç görünmüyordu yüzünde ise sadece buruk acı bir gülümseme wardı ama murdak gözlerinin içine bakıldığını kalbinin en derininde hissediyordu adrenalin ritmini de değiştirmişti vücudunun. hissedilir düzeyde kokuyordu han artık.kokuyu alanlar sabırsızlandılar....
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Her bölgenin efendisi kendine hastır.
Ben sadece gölgelere bağlıyım bunu gerekenler bilir..


dedi ve sessizleşti...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
MaNiak
Gölge Ustası
Posts: 492
Joined: Sat May 17, 2003 10:00 am
Location: Luskan
Contact:

Post by MaNiak »

kim bu bölgenin efendisi die sordu cübbeli olan yüzündeki sırıtış genişledi ama ne bir diş göründü nede nefes wermişti hana girdi gireli...

cübbesi sanki sıvıydı yüzünün önünde bir o yana bir bu yana savuluyordu ama ne açılıyordu nede yüzünün hiç görünmemiş olan kısmını açık ediyordu

bilenler kim olduğunu biliyordu.....
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

"Gölgeler süre gelen zaman içersinde bi çok kez kendi efendiliğini kendisi yapmıştır..
Sadakatımı ve yaşamımı yoluna koyduğum tek gölge ustası maniak olmuştur... Güvenim onadır ve yolunadır.. Bir başkasına sadakat söz konusu bile değildir.." dedi...
Sesi ölümcül bir tonda geliyor ve hafif tıslama biçimi kulakları tırmalıyordu...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
MaNiak
Gölge Ustası
Posts: 492
Joined: Sat May 17, 2003 10:00 am
Location: Luskan
Contact:

Post by MaNiak »

gölgeler her gölge ışıkla def edilir düzeyde güçsüzdür kimdir ki MaNiak esamesi okunur.
tanrımıdır orenin kulları söyleyin tanrımıdır ki bu kadar korkulur.

MaNiak nerdedir uzun zaman dır hanlarda başı boş gezer hırsızlar kimdir MaNiak loncalar dağılmıştır boşalmış binaları yıkılmıştır.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

"Ben orenin kulu değilim... Maniak zorlu bir iş peşinde ortalıklarda yoktur... Ben ve benim gibi bir kaç arkadaşım oluşumu başlatmak için çabalıyoruz ama güce ve desteğe ihtiyacımız var zamanla hepsini kazanacağıma inanıyorum.... Yapacak çok iş var..
Sıra sende anlar kendini kimsin ? "
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
uLtior
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 217
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by uLtior »

Nikusa Kara Toprak Hanı"ndan içeri girerken, yine alnından başlayıp gözlerine doğru ilerleyen ağrıyı farketmiş ve gözlerinin kararmasına izin vermeden kapıya en yakın masaya sendeleyerek adeta kendini savurmuştur. " Tam da sırasıydı!". "Biraz su..." Hanın bu kadar kalabalık oluşu ve sıcak, Nikusa"nın dökülen terini daha da arttırmış susuzluğunu kat be kat fazlalaştırmıştır. Az önce yaşadığı baş dönmesinden sonra sakinleşmeye çalışan Nikusa pelerininin kapşonunu geriye atıp, her zaman olduğu gibi sağ elini baş hizasına kaldırıp uzun saçlarını geriye doğru atmıştır. Saçları burnuna denk geldiğinde üzerine sinmiş olan toprak kokusunu içine çekip derin bir nefes alıp, servis yapan hizmetliyi takibe alır. Üzerindeki koyu kahverengi pelerini ve pantolonu hariç, siyah çizmesi ve artık grileşmiş gömleği tozdan renklerini belli edemez hale gelmiştir. Elleriyle sakalını ovuşturur ve çenesinin halen tam olarak yerine oturmadığını farkeder. " İt oğlu it!... Bir dahaki sefere sadece bacağında bir yarık açmakla kalmayıp, hadım edicem seni..." diyerek içinden duyulmayacak bir şekilde mırıldanır. Düşüncelerinin onu engelleyemediği bir sinir nöbetine doğru sürüklemekte olduğunu geçde olsa farkeder, ayağa kalkar ve bara doğru ilerler. "Siz gelmezseniz, ben gelirim..."
MaNiak
Gölge Ustası
Posts: 492
Joined: Sat May 17, 2003 10:00 am
Location: Luskan
Contact:

Post by MaNiak »

Murdak dedi ilk defa bu kadar yüksek bir sesle bilmen gerekseydi bilmezmiydin?

çarpık gülümseme yeniden yüzüne yerleşti yeni hiren adam doğru döndü bi an başı

adam siz gelmezseniz demişti ben geilrim die dewam etmişti sorasında da. içeri girdiğinde

mırıldandıklarıysa onun la benim aramda sanırım die düşündü anında kimsenin duymadığından emin oldu we sessiz kaldı... ama eğer bi yere gidilecekse giderdi neden olmasın ki dedi.

---------------

bi an daldı gitti
sanki uzalaştı buralardan gölgeler kpladı üstünü çarpık gülümsemesinde oluşan gamzelere gölgeler doldu sangi gölge altında saklandı oturduğu yerde bi süre öyle kaldı bakalım orda neler olmaktaydı...

\\\Mesaj Birleştirilmiştir. ==> Moderatör
uLtior
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 217
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by uLtior »

Nkusa derin bir nefes aldı. Kendini sakinleştirmeye çalışıyordu. Her adımında daha derin derin derin... hoh....(son nefesini verip;) Bara ulaşır.

Daha fazla bekletecekmisiniz, su lütfen ve ardından yemek... Barda bulunan hizmetlinin cevap vermesini beklemeden sözlerini sıralamış ve böylelikle hizmetlinin ona bakışlarını izlemeye ve sözlerini beklemeye başlamıştır.
dekotta
Kutsanmış Kişi
Posts: 233
Joined: Sun Apr 10, 2005 10:00 am
Contact:

Post by dekotta »

Dekotta'da son zamanlarda dönen dümanlari öğrenmek i,çin kara toprağın yolunu tutmuştu. Her zamanki gibi üzerinde tam takım zırhları, sırt çantası ve dev kılıcı vardı. İnsan boyutlarının üst sınırlarında dolaşan dev adam kara toprağa yaklaştığında içine huzur doldu. Burası ölümün mekanıydı, ölülerin ve onlara yakın olmaya cesaret edebilecek kadar güçlü olanların mekanı.

Kapıdan içeri girdiğinde Dekotta ufak çaplı bir şok yaşamıştı, hiç de alışık olmadığı şekilde burada yaşayanlar vardı. Adamın deneyimli gözleri hemen çevrede hanın yöneticisi, ölüm rahibi Scythe'ı aradı ama görünüşe bakılırsa o ortalıkta yoktu. Böyle bir günde ortalıkta olmaması pek de olası olmasa da Dekotta şimdilik bu duruma göz yumdu ve bu kalabalığı analamaya çalıştı.

Yoksa bu diyarda cesur kişiler mi artıyor ? diye düşündü içten içe ama bunu söze dökmek hiç de akıllıca olmazdı. O esnada handa sipariş veren bir kişiyi duydu Dekotta ve o an cahillerin de çevrede bulunduğunu anladı.

Burası Kara Topraktı, bilginin merkezi, burada kimse kolay kolay sipariş vermez ve kimseye kolay kolay sevis yapılmazdı. Buradaki kişiler karınlarını bilgi ile doyurur, susuzluklarını son güncel haberlerle doyururlardı. Miğferi Dekotta'nın yüzünü tamamen örttüğü halde gidip bir masaya oturdu. Etraftaki konuşmalara kulak misafiri olmak için kulaklarını dört açtı ve beklemeye başladı.
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

"Bana Sesini yükseltme" dedi derinlerden gelen ses tonu ile...
"Benimle benim sana davrandığım gibi davranıcaksan muhatap ol yada git burdan başımdan" dedi ve içeri gelen yeni adamı fark etti..
İri bir yapısı vardı üstünü başını incelemeye koyuldu Murdak ama gözleri alevlenmişti..
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
MaNiak
Gölge Ustası
Posts: 492
Joined: Sat May 17, 2003 10:00 am
Location: Luskan
Contact:

Post by MaNiak »

olanları hiç duymadı görüyordu ama kulakları başka yerdeydi şimdi yoğun bir andı sadece ustaları dinliyordu ustalar kulağına neler fısıldıyordu neler....
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Murdak barda oturan ve çok konuşan adama gözlerini dikti adeta ona kilitlemişti rahatsız olmak istemiyordu ama çok sinirleri gerilmiş kendini denetliyordu...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
MaNiak
Gölge Ustası
Posts: 492
Joined: Sat May 17, 2003 10:00 am
Location: Luskan
Contact:

Post by MaNiak »

ortamdaki gerginlik sanki bi cımbız gibi çekti aldı onu hafif bir uykudan uyan mıştı adeta hölgelri üzerinden attı ve etrafa tekrar yoğunlaştı...

yeni gelen zırhlı adama takıldı biraz gözleri sora burda çook uzun hayatta kalamaz dedi içinden hemde hiç uzun...

ustalar zırh tanımazlar en açık noktaları bilir zaten sadece oraları kendilerine hedef seçerler
bu insan yawrusu bunu bilmiyor olsa gerek die düşünürken aynı zamanda da kafasını öbür tarafta çok konuşan adama çewirdi yüzünü görünce çarpık gülümseme geri geldi ve çok az kişinin duyabileceği bir sesle aynı anda nefes wererek ewwfffeeet dedi..
uLtior
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 217
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by uLtior »

Nikusa'nın dili damağına yapışmaya yakın bir zamanda asabiyet çerçevesini aşmamaya çalışırken arka taraflarından gelen eveeeeet sesiyle omurgalarının ve eklemlerinin yorgunluktan katır kutur sesleriyle birlikte kafasını sesin geldiği yöne çevirir ve ona bakan 2 kişiyi görür. gözü önce sesi çıkaran karanlık kişiye daha sonra tiefling oldugunu zannettigi 2. kisiye denk gelir. Kurumuş boğazından çıkmaya yeltenecek bir sesin çevredekiler tarafından algılanabilme şeklini önceden düşünrerek bu sefer sadece içinden hımmmm diyerek ciğerlerinden çektiği nefesi dışarı verir.

Baktıki bu susuzluk geçmeyecek olası ikamet yerine geri dönmesi en doğru şey olurdu. ve buralarda yeniolduğunu yeterince belli etti ve ona bakan kişilerin bakışları bir beklentileri olduğunu sanki belli ediyorlardı.

Nikusa tieflingin masasına doğru ilerler ve masanın önünde durur. "Selamlar olsun efendi. Acaba burada bir sebil varmı...?"
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest