Meleran: Kayıp Krallık ***Rp Ekranı***
Grog pazarcının uzattığı iki giganı aldı.Pazarcının sarfettiği sözler gerçektende çok dokunaklıydı,bu sözler karşısında Grog'un adeta yüreyi burkulmuştu,fakat bunu yine belli etmemişti herzamanki gibi grurlu ve başı dimdikti.
Grog son bikez daha pazarcıya baktı ve ozanı işaret etti ;
"Bunu ona sıksık hatırlatırım!"
Grog gitmeden pazarcıdan ona sert davrandığı için özür dilemek istemişti fakat bunu yapamamıştı,buda yüreğini oldukça burktu.
Grog şimdi yanında duran barbarı yukarıdan aşağı süzdü ve barbarın yüzüne baktı.
"Gerçektende heybetli bir herifsin!" Bu Grog un kendi kabilesinde güçlü adamlara söylenilen bir övgü ve teşekkür şekliydi.
Grog'un yerinde başka bir barbar olsa önce teşekkür eder sonrada neden işime karışıyorsun diye adamın boğazına sarılırdı,fakat Grog asla böle bişey yapmayacaktı.
Grog şimdi ozanın yanına gitti ve parasını uzattı.
"Bidaha daha uyanık ol kimseye fazla para verme,yoksa seni yolarla aynı bir tavuk gibi!"
Grog son bikez daha pazarcıya baktı ve ozanı işaret etti ;
"Bunu ona sıksık hatırlatırım!"
Grog gitmeden pazarcıdan ona sert davrandığı için özür dilemek istemişti fakat bunu yapamamıştı,buda yüreğini oldukça burktu.
Grog şimdi yanında duran barbarı yukarıdan aşağı süzdü ve barbarın yüzüne baktı.
"Gerçektende heybetli bir herifsin!" Bu Grog un kendi kabilesinde güçlü adamlara söylenilen bir övgü ve teşekkür şekliydi.
Grog'un yerinde başka bir barbar olsa önce teşekkür eder sonrada neden işime karışıyorsun diye adamın boğazına sarılırdı,fakat Grog asla böle bişey yapmayacaktı.
Grog şimdi ozanın yanına gitti ve parasını uzattı.
"Bidaha daha uyanık ol kimseye fazla para verme,yoksa seni yolarla aynı bir tavuk gibi!"
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
-
Ozan İnulüen
- Kullanıcı

- Posts: 28
- Joined: Mon Jan 02, 2006 10:00 am
- Contact:
Ozan'ın aklı konuşulanlarda değildi, yanındaki büyücüde de değildi, aklı tamamen bebeğe takılmıştı. bu yüzden söylenenleri anlamadı, duymadıda. Bu bebek... Bu bebek neden ona gelmişti? Bir bebek bu kadar sevimli olabilirmiydi? Kimdi o kadın? Hani ona bu bebeği veren kadın.
Sonra barbarın dediklerini duydu. azında geveleyerek bir cevap verdi, " Evet evet haklısın peki" ama aklı verilen cevaplarda değildi. Bu bebeği ne yapmalıydı? sonra etrafına baktı birden, evet yardıma ihtiyacı vardı!
" Bay barbar! bana yardım etmek istemiştiniz. Ne tür bir yardım öneriyorsunuz? ya siz niye burdasınız sayın büyücü ve bay barbar 2?"
Sonra barbarın dediklerini duydu. azında geveleyerek bir cevap verdi, " Evet evet haklısın peki" ama aklı verilen cevaplarda değildi. Bu bebeği ne yapmalıydı? sonra etrafına baktı birden, evet yardıma ihtiyacı vardı!
" Bay barbar! bana yardım etmek istemiştiniz. Ne tür bir yardım öneriyorsunuz? ya siz niye burdasınız sayın büyücü ve bay barbar 2?"
ve sancı geç saatlerde...
-
mefistofeles
- Kullanıcı

- Posts: 481
- Joined: Thu May 12, 2005 10:00 am
- Contact:
Salem sinirlerine bu kadar hakim olmasına çok şaşırmıştı ama arkadaki kedi kadınlar aklındaki onu dizginleyen tek nedendi.Savaşçıya yaklaşıp yavaşça
"Görüyorsun değil mi şerefli şovalye.Bunlar onurdan yaşamdan ,aşktan anlamaz anladıkları tek şey kaba kuvvettir bunların kültürleri ise sadece paradır.
Arkadaşımla kaçmamızın sebebi bu çapulcular değil.Bunlara sırf asaleti öğretmek için zaman harcarım ben ama peşimizdeki gerçek musibet bir sürü kedi kadın.
Ã?abucak buradan ayrılmalıyız yada saklanmalıyız.Yardım et bize soylu şovalye.Rehberliğine kılıcına olduğundan fazla ihtiyacımız var şimdi."
Bu kalabalıktan kurtulabilirse yapılacak listesine bir kaç nokta daha ekledi.Elindeki çatal mızrağı yere vurdu ne yapacaklardı acaba....
"Görüyorsun değil mi şerefli şovalye.Bunlar onurdan yaşamdan ,aşktan anlamaz anladıkları tek şey kaba kuvvettir bunların kültürleri ise sadece paradır.
Arkadaşımla kaçmamızın sebebi bu çapulcular değil.Bunlara sırf asaleti öğretmek için zaman harcarım ben ama peşimizdeki gerçek musibet bir sürü kedi kadın.
Ã?abucak buradan ayrılmalıyız yada saklanmalıyız.Yardım et bize soylu şovalye.Rehberliğine kılıcına olduğundan fazla ihtiyacımız var şimdi."
Bu kalabalıktan kurtulabilirse yapılacak listesine bir kaç nokta daha ekledi.Elindeki çatal mızrağı yere vurdu ne yapacaklardı acaba....
- khutai
- Kullanıcı

- Posts: 83
- Joined: Sun Jan 01, 2006 10:00 am
- Location: Barbar Bozkırları(Meleran)
- Contact:
Khutai pazarcının sözleriyle olayın suçlusunun bu ufak adam olduğunu anladığında şaşkınlıkla barbar"a baktı.-Ohhh yüce Horn nasıl bir barbar kabilesinin evladıydı bu adam?- diye mırıldandı Khutai.Herhalde oldukça insancıldı?Khutai düşünceli düşünceli bir ozana bir barbara bakarken Grog"un sesiyle kendine geldi.
"Gerçektende heybetli bir herifsin!"
Khutai barbarın söyledikleriyle gür bir kahkaha patlatarak konuştu.
"Sende oldukça adil ve heybetli bi herifsin hemşerim.Uzun zamandır bir barbarla konuşmamıştım"
Khutai bakışlarını barbardan ayırıp ozanla büyücüye baktı.ikiside kendi hallerinde bişiler konuşuyordu.
Khutai yanlarına gidip bebek hakkında konuştuklarını duyduğundaysa rahatsız bir şekilde etrafına bakındı ki bu arada ozan neden burada olduklarını sormuştu.Khutai büyücüye dönerek sıkkın bir şekilde sordu"
"Sen anlatmak ister misin dostum?Yoksa benim olmayan bir kavgadan dolayı muhafızlardan kaçıp sana çarptıktan sonra o şerefsiz muhafızlardan beni kurtardığını ve onları atlattığımızda bu eşek sıpasının viyaklamasını duyup buraya baktığımızda bir barbarla karşılaşınca buraya gelmek istediğimi ben mi anlatayım?Lanet olsun burada oturup karılar gibi kritik yapacağımıza bir an önce şu pazardan çıkıp sakin bi yerde konuşamaz mıyız bunları?"
Khutai"ın sesi hiddetlenerek çıkmıştı bu kalabalıkta ve bir an önce şu pazardaki it sürüsünden kurtulmak istiyordu.
"Gerçektende heybetli bir herifsin!"
Khutai barbarın söyledikleriyle gür bir kahkaha patlatarak konuştu.
"Sende oldukça adil ve heybetli bi herifsin hemşerim.Uzun zamandır bir barbarla konuşmamıştım"
Khutai bakışlarını barbardan ayırıp ozanla büyücüye baktı.ikiside kendi hallerinde bişiler konuşuyordu.
Khutai yanlarına gidip bebek hakkında konuştuklarını duyduğundaysa rahatsız bir şekilde etrafına bakındı ki bu arada ozan neden burada olduklarını sormuştu.Khutai büyücüye dönerek sıkkın bir şekilde sordu"
"Sen anlatmak ister misin dostum?Yoksa benim olmayan bir kavgadan dolayı muhafızlardan kaçıp sana çarptıktan sonra o şerefsiz muhafızlardan beni kurtardığını ve onları atlattığımızda bu eşek sıpasının viyaklamasını duyup buraya baktığımızda bir barbarla karşılaşınca buraya gelmek istediğimi ben mi anlatayım?Lanet olsun burada oturup karılar gibi kritik yapacağımıza bir an önce şu pazardan çıkıp sakin bi yerde konuşamaz mıyız bunları?"
Khutai"ın sesi hiddetlenerek çıkmıştı bu kalabalıkta ve bir an önce şu pazardaki it sürüsünden kurtulmak istiyordu.
Horn ölüleri say!!!!!
Grog heybetli barbara baktı.
"Burada birinin açıklaması gereken bişeyler var bu açıklama yapılmadan ben hiç bir yere gitmiyorum!"
Grog önce barbara sonrada onunla beraber gelen diyer adama baktı.
"şimdi almak istediğim cevabı sizde dinleyebilirsiniz,fakat siz sadece buradan geçiyordunuz isterseniz gidin".
Grog ağır adımlarla ozanın üzerine yürüdü sert bakışları ozanın üzerindeydi.
"şimdi bize bir açıklama borçlusun bu bebek nerden geliyor? nerden buldun bunu? şu anda soru sorması gereken kişi sen değilsin!"
Eyer ozan bu seferde vermesi gereken cevapları çarpıtırsa Grog artık gerekeni yapmak zorunda kalacaktı.
"Burada birinin açıklaması gereken bişeyler var bu açıklama yapılmadan ben hiç bir yere gitmiyorum!"
Grog önce barbara sonrada onunla beraber gelen diyer adama baktı.
"şimdi almak istediğim cevabı sizde dinleyebilirsiniz,fakat siz sadece buradan geçiyordunuz isterseniz gidin".
Grog ağır adımlarla ozanın üzerine yürüdü sert bakışları ozanın üzerindeydi.
"şimdi bize bir açıklama borçlusun bu bebek nerden geliyor? nerden buldun bunu? şu anda soru sorması gereken kişi sen değilsin!"
Eyer ozan bu seferde vermesi gereken cevapları çarpıtırsa Grog artık gerekeni yapmak zorunda kalacaktı.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Asgard son bir gayretle yaklaşan pazarcılara eliye dur işateri yatı. Pazarcılara karşı gittikçe sinirlenmeye başlamıştı. Anlamaz bilmez cahil tavırları yüzünden burda biri zarar görecekti.
Pazarcı Demiş Ki
"Tabi o haydutlarda ölümü hak ediyolar ama bu balıklar daha fazla hak ediyolar. Onların ırkları her gün birilerini öldürüyo. Sen bilmiyosun şövalye. şimdi çekil ve bu işi bize bırak. Bu balıklar ölümü yakediyo. Eğer öldürmemiz seni rahatsız edicekse o zaman onları sadece sakat bırakırız. Cinsel organlarını kesip sakat bir balık gibi denize atarız ki kendi halkları eminim onlarla ilgileniceklerdir!"
Asgard kendine hakim olmakta zorlandığını hissetti. Daha önceki söylediklerine bir de işkenceyi eklemişlerdi. şimdi çok daha sinirli bakmaya başlamıştı. göz ucuyla kaç tane pazarcı olduğunu saydı. Salemleri buradan sağ bir biçimde kurtarmalıydı.
Pazarcı Demiş Ki
"Tabi o haydutlarda ölümü hak ediyolar ama bu balıklar daha fazla hak ediyolar. Onların ırkları her gün birilerini öldürüyo. Sen bilmiyosun şövalye. şimdi çekil ve bu işi bize bırak. Bu balıklar ölümü yakediyo. Eğer öldürmemiz seni rahatsız edicekse o zaman onları sadece sakat bırakırız. Cinsel organlarını kesip sakat bir balık gibi denize atarız ki kendi halkları eminim onlarla ilgileniceklerdir!"
Asgard kendine hakim olmakta zorlandığını hissetti. Daha önceki söylediklerine bir de işkenceyi eklemişlerdi. şimdi çok daha sinirli bakmaya başlamıştı. göz ucuyla kaç tane pazarcı olduğunu saydı. Salemleri buradan sağ bir biçimde kurtarmalıydı.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
- khutai
- Kullanıcı

- Posts: 83
- Joined: Sun Jan 01, 2006 10:00 am
- Location: Barbar Bozkırları(Meleran)
- Contact:
Khutai ellerini iki yanına umutsuzca açarak kendi etrafında bir döndü ve dudaklarından sadece tanrısının adı mırıldadı...
"Horn..."
Khutai gözlerini bu herifler üzerinde gezdirerek konuştu...
"Belli ki hepimiz bu pazarda yabancıyız ve en azından ben amaçsızım..."
Gözleri büyücünün üzerinde kitlenerek devam etti,
"Dostum ile az önce tanıştık dediğim gibi ardından bir kaç muhafız ve şimdi burdayız ve görüyorum ki bu bebek bir açıklama gerektiriyor sanırım!Ama bu sıcağın ortasında bu veletin boğuılmasına gerek yok şu kalabalıktan bir an önce sıyrılalım derim he barbar dostumunda dediği gibi bu olanlardan bize ne ?Elbette bizi ilgilendirmiyor ama bu ozan az önce arkadaşımdan yardım istedi sanırım ve buda beni bağlar."
"Anlaşıldımı beyler?şimdi ya burda herkesin içinde durup açık oturum yapalım yada daha sakin bi yere gidip tanışalım gerisini orda düşünürüz!"
Khutai sakindi ama bu kalabalıkta belirsiz bir yazgının çizilmesini bekliyecek kadar sabırlı değildi.Zaten bir barbar ne kadar sabırlı olabilirdi ki?Khutai'ın bakışları bu heriflerin üzerinde gezerken suratında bıkkın ve sabırsız bir ifade vardı.belki de muhafızların daha fazla sorun çıkaracağından huzursuzdu.Yoksa kuruyan boğazı soğuk bir biraya mı hasretti?
"Horn..."
Khutai gözlerini bu herifler üzerinde gezdirerek konuştu...
"Belli ki hepimiz bu pazarda yabancıyız ve en azından ben amaçsızım..."
Gözleri büyücünün üzerinde kitlenerek devam etti,
"Dostum ile az önce tanıştık dediğim gibi ardından bir kaç muhafız ve şimdi burdayız ve görüyorum ki bu bebek bir açıklama gerektiriyor sanırım!Ama bu sıcağın ortasında bu veletin boğuılmasına gerek yok şu kalabalıktan bir an önce sıyrılalım derim he barbar dostumunda dediği gibi bu olanlardan bize ne ?Elbette bizi ilgilendirmiyor ama bu ozan az önce arkadaşımdan yardım istedi sanırım ve buda beni bağlar."
"Anlaşıldımı beyler?şimdi ya burda herkesin içinde durup açık oturum yapalım yada daha sakin bi yere gidip tanışalım gerisini orda düşünürüz!"
Khutai sakindi ama bu kalabalıkta belirsiz bir yazgının çizilmesini bekliyecek kadar sabırlı değildi.Zaten bir barbar ne kadar sabırlı olabilirdi ki?Khutai'ın bakışları bu heriflerin üzerinde gezerken suratında bıkkın ve sabırsız bir ifade vardı.belki de muhafızların daha fazla sorun çıkaracağından huzursuzdu.Yoksa kuruyan boğazı soğuk bir biraya mı hasretti?
Horn ölüleri say!!!!!
"Seni... seni lânet olasıca keçi!"
Adam elinden kaçan keçinin arkasından sıkıntı içerisinde bakarak lânetler haykırırken arkasında ki o gruptan yine tartışma sesleri geldiğini gördü. "Ah sizde kahrolun hemi! Bu pazarda insanlar bir işlerle uğraşıyorlar siz ise birbirinizi yiyorsunuz!"
Derken arkasını döndü ve o Salemler, pazarcılar ve bir şövalyenin tartışmayı sürdürdüğü yere yöneldi.
İnatçı keçiler çekiştire çekiştire onu yavaşlatıyorlardı ama adam adeta buna aldırmıyordu. Umurunda bile değildi. Keçiler onu dinlemek zorundaydı. Zaten keçilerde böylesine kalıplı bir adam üzerinde bir etki sahibi değildiler.
"Siz ne için tartışıyorsunuz kahrolasıcalar!" diye bağırdı keçilerin sahibi onlara ulaştığı anda. "Bu Pazar savaş meydanı değil! İnsanlar bur da alışveriş yapıyorlar ve siz onların tezgâhlarının üzerinde birbirinize girerek tüm müşterileri kaçırıyorsunuz!"
Asgard balıkçıları sayıyordu ki "altı balıkçı vardı- gelen bu bağrışma üzerine iki yanında ki tezgâhlara baktı. Pazarcılar onlara, balıkçılarda dahil hepsine tiksinti ile bakıyorlardı ve oldukça kızgın görünüyorlardı. Oradan geçen müşteriler bu işe karışmamak için oradan hızla ilerliyorlardı. Ama pazarcılar tüm bunlara rağmen sadece kavgaya karışmamak için onlardan uzak duruyor ve uyarıda dahi bulunmuyorlardı.
Balıkçılardan birisi ağzını açacak oldu ama keçilerin sahibi ona hızla dönünce balıkçı bu kendisinden bile iri olan adamın bakışları altında ezildiğini hissetti. "Sana kes artık dedim kahrolası!" Asgard adamın kendisinden bile iri olduğunu fark etti.
Aynı şekilde Mekisa bile bu adamın bakışları altında ezilmişti. Bir Salem ancak bir insana bu kadar saygı duyup sesini kesebilirdi demek ki! Mekisa ise işte o salemdi. Sustu ve izledi.
Pazarcı onlara tek tek baktı ve "şimdi!" dedi. "Size bakarken keçilerimden birisi elimden kaçtı yani bunun için bana yardım etmeniz gerekli! O keçiyi bulmamda! Ama mantıken sizleri keçinin peşinden sürmeyeceğim. Zaten onu yakalayabilecek tek kişi de benim!"
Balıkçılar önce konuşçak gibi oldular ama sonra keçinin sahibi sözlerini tamamlayıp onlara bakınca sustular.
"Keçimi yakalarken sizden tek bir şey istiyorum. Sizinde seçme hakkınız yok!"
Keçinin sahibi elinde ki ipleri uzattı ve her birini bir balıkçının eline tutuşturdu. Ayrıca birini de şövalyeye ve son iki keçiyi de salemlere olmak üzere hepsini onlara verdi.
Ardından yeniden hepsine baktı ve "Hemen geriye döneceğim!" dedi. "Buradan ayrılmayın ve geriye döndüğümde kavga eden olursa keçilerime yem olur!" Sonra Asgard"a döndü ve "Sör şövalye!" dedi. "Keçilerime sahip olursunuz umarım. Bu kalabalığın içerisinde güvenilir olan tek kişi siz olmalısınız ve bende size güveniyorum."
Ardından hızla döndü ve kalabalık içerisinde kayboldu. Herkes sus pus birbirine bakarken keçilerin sahibinin sesi kalabalık arasından onlara ulaştı. "Hemen döneceğim sör şövalye. O keçilere iyi bakınız..."
Adam elinden kaçan keçinin arkasından sıkıntı içerisinde bakarak lânetler haykırırken arkasında ki o gruptan yine tartışma sesleri geldiğini gördü. "Ah sizde kahrolun hemi! Bu pazarda insanlar bir işlerle uğraşıyorlar siz ise birbirinizi yiyorsunuz!"
Derken arkasını döndü ve o Salemler, pazarcılar ve bir şövalyenin tartışmayı sürdürdüğü yere yöneldi.
İnatçı keçiler çekiştire çekiştire onu yavaşlatıyorlardı ama adam adeta buna aldırmıyordu. Umurunda bile değildi. Keçiler onu dinlemek zorundaydı. Zaten keçilerde böylesine kalıplı bir adam üzerinde bir etki sahibi değildiler.
"Siz ne için tartışıyorsunuz kahrolasıcalar!" diye bağırdı keçilerin sahibi onlara ulaştığı anda. "Bu Pazar savaş meydanı değil! İnsanlar bur da alışveriş yapıyorlar ve siz onların tezgâhlarının üzerinde birbirinize girerek tüm müşterileri kaçırıyorsunuz!"
Asgard balıkçıları sayıyordu ki "altı balıkçı vardı- gelen bu bağrışma üzerine iki yanında ki tezgâhlara baktı. Pazarcılar onlara, balıkçılarda dahil hepsine tiksinti ile bakıyorlardı ve oldukça kızgın görünüyorlardı. Oradan geçen müşteriler bu işe karışmamak için oradan hızla ilerliyorlardı. Ama pazarcılar tüm bunlara rağmen sadece kavgaya karışmamak için onlardan uzak duruyor ve uyarıda dahi bulunmuyorlardı.
Balıkçılardan birisi ağzını açacak oldu ama keçilerin sahibi ona hızla dönünce balıkçı bu kendisinden bile iri olan adamın bakışları altında ezildiğini hissetti. "Sana kes artık dedim kahrolası!" Asgard adamın kendisinden bile iri olduğunu fark etti.
Aynı şekilde Mekisa bile bu adamın bakışları altında ezilmişti. Bir Salem ancak bir insana bu kadar saygı duyup sesini kesebilirdi demek ki! Mekisa ise işte o salemdi. Sustu ve izledi.
Pazarcı onlara tek tek baktı ve "şimdi!" dedi. "Size bakarken keçilerimden birisi elimden kaçtı yani bunun için bana yardım etmeniz gerekli! O keçiyi bulmamda! Ama mantıken sizleri keçinin peşinden sürmeyeceğim. Zaten onu yakalayabilecek tek kişi de benim!"
Balıkçılar önce konuşçak gibi oldular ama sonra keçinin sahibi sözlerini tamamlayıp onlara bakınca sustular.
"Keçimi yakalarken sizden tek bir şey istiyorum. Sizinde seçme hakkınız yok!"
Keçinin sahibi elinde ki ipleri uzattı ve her birini bir balıkçının eline tutuşturdu. Ayrıca birini de şövalyeye ve son iki keçiyi de salemlere olmak üzere hepsini onlara verdi.
Ardından yeniden hepsine baktı ve "Hemen geriye döneceğim!" dedi. "Buradan ayrılmayın ve geriye döndüğümde kavga eden olursa keçilerime yem olur!" Sonra Asgard"a döndü ve "Sör şövalye!" dedi. "Keçilerime sahip olursunuz umarım. Bu kalabalığın içerisinde güvenilir olan tek kişi siz olmalısınız ve bende size güveniyorum."
Ardından hızla döndü ve kalabalık içerisinde kayboldu. Herkes sus pus birbirine bakarken keçilerin sahibinin sesi kalabalık arasından onlara ulaştı. "Hemen döneceğim sör şövalye. O keçilere iyi bakınız..."
Solucan paketten çıktı ve ardından simyacı solucana bakarak "Gerçekten de ısırıyor musun bilmiyorum ama..." dedi. "Eğer ısırıyorsan verdiğim paraya değeceğini düşünüyorum."
Simyacı elini cebine attı ve az önce ki iksiri çıkartarak yine kendisi ile birlikte çalkalamaya başladı. İksir çalkalandıkça simyacıda adeta çalkalanıyordu.
Kalabalık şaşkın şaşkın izliyordu bu olanlar.
Simyacı kırmızı, kan kırmızısı iksiri solucanın ağzına doğru götürdü ve oradan içeriye boşalttı. Ardından solucandan bir puffff sesi geldi.
Solucanın üzeri kabuk bağlamaya başlamıştı. Simyacı ise gülümsüyordu.
Ã?nce tepinen ve ardından üzeri saydam bir kabukla kaplanan solucan durdu ve simyacının elinde öylece kaldı. "Başardım!" dedi. "İşe yarayacağını biliyordum."

Simyacı elini cebine attı ve az önce ki iksiri çıkartarak yine kendisi ile birlikte çalkalamaya başladı. İksir çalkalandıkça simyacıda adeta çalkalanıyordu.
Kalabalık şaşkın şaşkın izliyordu bu olanlar.
Simyacı kırmızı, kan kırmızısı iksiri solucanın ağzına doğru götürdü ve oradan içeriye boşalttı. Ardından solucandan bir puffff sesi geldi.
Solucanın üzeri kabuk bağlamaya başlamıştı. Simyacı ise gülümsüyordu.
Ã?nce tepinen ve ardından üzeri saydam bir kabukla kaplanan solucan durdu ve simyacının elinde öylece kaldı. "Başardım!" dedi. "İşe yarayacağını biliyordum."

Last edited by Gorath on Fri Jan 27, 2006 4:12 am, edited 1 time in total.
Ozan"a dönmüş bakışlar arasında Khutai"nin gözü bir an tezgâhın önünde ki küçük bir oğlan çocuğuna takıldı.
Ã?ocukla göz göze geldiler ve ardından çocuk "Harikaaaa!" diye haykırarak ona baktı. "Çok güçlü, çok güçlü harikaaaa!"
Ã?ocuk kocaman pörtlemiş gözlerle Khutai ye bakarken haykırıyordu. O sırada elinde limon olan bir çocuk Khutai nin yanına geldi ve yarısı kesilmiş limonu ağzına götürerek şapır şapır emmeye başladı.
Khutai ye bakan çocuk limonu şapur şupur emerken suratını buruşturuyordu. Ardından dili ile limonu yaladı ve ağzını şapırdatarak "Bu adam mı harika?" diye sordu. Eli ile Grog"u göstererek "Bence o daha harika!" diye belirtti. Kaslarına baksana.
Feryat figan takdirini belli eden diğer çocuk "Hayır hayır bu daha harika!" diye haykırdı. Parmak ise Khutai yi gösteriyordu.
Khutai"nin gözler ise şimdi limonu şapırdatmaya geriye dönmüş, kendisinin gözlerinin içine bakarak bu işlemi sürdüren ve diğer barbarın daha harika olduğunu gayet sakin bir şekilde söyleyen diğer çocuktaydı.
Ã?ocukla göz göze geldiler ve ardından çocuk "Harikaaaa!" diye haykırarak ona baktı. "Çok güçlü, çok güçlü harikaaaa!"
Ã?ocuk kocaman pörtlemiş gözlerle Khutai ye bakarken haykırıyordu. O sırada elinde limon olan bir çocuk Khutai nin yanına geldi ve yarısı kesilmiş limonu ağzına götürerek şapır şapır emmeye başladı.
Khutai ye bakan çocuk limonu şapur şupur emerken suratını buruşturuyordu. Ardından dili ile limonu yaladı ve ağzını şapırdatarak "Bu adam mı harika?" diye sordu. Eli ile Grog"u göstererek "Bence o daha harika!" diye belirtti. Kaslarına baksana.
Feryat figan takdirini belli eden diğer çocuk "Hayır hayır bu daha harika!" diye haykırdı. Parmak ise Khutai yi gösteriyordu.
Khutai"nin gözler ise şimdi limonu şapırdatmaya geriye dönmüş, kendisinin gözlerinin içine bakarak bu işlemi sürdüren ve diğer barbarın daha harika olduğunu gayet sakin bir şekilde söyleyen diğer çocuktaydı.
"şunu belirtmeliyim ki..." dedi adam kenetlemiş olduğu iki elinin parmaklarının üzerinden masanın karşısında ki adamlara bakarak "O bebeğin bulunmaması durumunda her şey boşa gidecek."
"Ama efendim tüm muhafızları zaten bu işe seferber ettik. Pazarı muhafızlarla doldurduk. Yine de bu samanlıkta iğne aramak gibi bir şey!"
Kenetlenmiş parmaklar bir an gerildiler ve sonrasında parmakların üzerinden konuşan adam yeniden masanın karşısındakilere bakarak "O bebek bulunmazsa..." dedi. "Her şey boşa gidecek..."
"Ama efendim tüm muhafızları zaten bu işe seferber ettik. Pazarı muhafızlarla doldurduk. Yine de bu samanlıkta iğne aramak gibi bir şey!"
Kenetlenmiş parmaklar bir an gerildiler ve sonrasında parmakların üzerinden konuşan adam yeniden masanın karşısındakilere bakarak "O bebek bulunmazsa..." dedi. "Her şey boşa gidecek..."
-
Ozan İnulüen
- Kullanıcı

- Posts: 28
- Joined: Mon Jan 02, 2006 10:00 am
- Contact:
Ozan'ın afacan çocuklardan daha önemli bir işi gelmişti aklına, eşşeği çalınmadan onun yanına gitti - hafiften paranoyaktı- Bebeği her zamanki yerine koydu ve eşşeğin iplerini tutup, barbar, barbar 2 ve bay büyücünün yanına sürdü. İşte şimdi bir çocuk daha limon yiyordu. Limon. Eşşeğine baktı ve sordu, " Siz eşşek ırkı limon yemez mi eşek?"
İçi sıkılmıştı, pazar ortamı ona boğucu geliyordu. Her tarafta bağırıp duran pazarcılar, boğucu bir kalabalık, bir bebek... Ne yapmalıydı? Başının döndüğünü hissetti. içi bunaldı. boğuldu. Etrafına bakındı, yeni grubu orada bekliyordu ama böylesine bi pazar alanında pek mertçe bir şey yapamazlardı, doğal olarak bir ozan içinde bir şey yoktu yapacak. Ozan iyice sıkılmaya başlamıştı, sıkıntıdan tekrar bebeğe uzandı ve onu eline aldı.
soru, bir soru sorulmuştu, zar zor duydu bu boğulmada bunu. Ama önce pek umursamadı, çünkü cevapları kendiside bilmiyordu
İçi sıkılmıştı, pazar ortamı ona boğucu geliyordu. Her tarafta bağırıp duran pazarcılar, boğucu bir kalabalık, bir bebek... Ne yapmalıydı? Başının döndüğünü hissetti. içi bunaldı. boğuldu. Etrafına bakındı, yeni grubu orada bekliyordu ama böylesine bi pazar alanında pek mertçe bir şey yapamazlardı, doğal olarak bir ozan içinde bir şey yoktu yapacak. Ozan iyice sıkılmaya başlamıştı, sıkıntıdan tekrar bebeğe uzandı ve onu eline aldı.
soru, bir soru sorulmuştu, zar zor duydu bu boğulmada bunu. Ama önce pek umursamadı, çünkü cevapları kendiside bilmiyordu
ve sancı geç saatlerde...
Grog'un artık gerekeni yapmasının zamanı gelmişti.Bebeyi adamın kucağından aldı ve arkasında duran barbarın kucağına güvenle bıraktı.Grog ozanı ensesinden yakalayıp eşşekten uzaklaştırdı.Grog şimdi sağ eli ile ozanı tutarken sol eli ile eşşeğin ipini yakaladı ve büyücüye uzattı.
"Biraz şunu tutu ver!"
Grog ozanın ensesini bıraktı ve adamın ellerini arkasında birleştirdi,şimdi onu bir kıs kaca almıştı.
"demekki sen bu çocuğu kaçırıyordun,sanırım artık sakin bir yöne çekilip konuşmanın vakti geldi!"
Grog Savaşşarkısı hiç tanımadığı iki adamıda bu işe bulaştırmak istememişti ama onlarda artık bu olayın içine girmişlerdi birkere.Grog şimdi diyer barbara ve eşşeğin ipini bıraktığı adama baktı.
"Gözleriniz sakin bir yer aramaya başlasın,sakin bir yere çekilmek isteyen sizlerdiniz,hem bu çocuk hırsızına bir ders vermem gerekiyor!!"
Grog yeniden kollarından yakaladığı ozana baktı ve onu ileriye doğru yürümeye zorladı.
"Bana bak çocuk hırsızı eyer bu çocuğu nerde kaçırdığını söylemezsen eşşeğini ateşte pişirip bir güzel yer,senide beni soktuğun zahmetler için sakat bırakırım!!!"
"Biraz şunu tutu ver!"
Grog ozanın ensesini bıraktı ve adamın ellerini arkasında birleştirdi,şimdi onu bir kıs kaca almıştı.
"demekki sen bu çocuğu kaçırıyordun,sanırım artık sakin bir yöne çekilip konuşmanın vakti geldi!"
Grog Savaşşarkısı hiç tanımadığı iki adamıda bu işe bulaştırmak istememişti ama onlarda artık bu olayın içine girmişlerdi birkere.Grog şimdi diyer barbara ve eşşeğin ipini bıraktığı adama baktı.
"Gözleriniz sakin bir yer aramaya başlasın,sakin bir yere çekilmek isteyen sizlerdiniz,hem bu çocuk hırsızına bir ders vermem gerekiyor!!"
Grog yeniden kollarından yakaladığı ozana baktı ve onu ileriye doğru yürümeye zorladı.
"Bana bak çocuk hırsızı eyer bu çocuğu nerde kaçırdığını söylemezsen eşşeğini ateşte pişirip bir güzel yer,senide beni soktuğun zahmetler için sakat bırakırım!!!"
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
-
Ozan İnulüen
- Kullanıcı

- Posts: 28
- Joined: Mon Jan 02, 2006 10:00 am
- Contact:
"Hayıır! eşşeğimi bu işten uzak tutun!" diye haykırdı ozan. " Ben o bebeği kaçırmadım! o bebek ellerime tutuşturuldu ve sonrada onu veren kadın kaçıp gitti, kimin nesi olduğunu bilmiyorum en yakın esirgeme kurumuna verecektim onu ama karşıma siz çıktınız!". Ozan şimdi ağlıyordu. " böhühü eşşeğimin bu işle bir ilgisi yok bühühüh. eşeğimi rahat bırakın!"
Ozan, çırpınıyordu! "O bebeğide çabuk geri verin barbarda olsanız o bebeği kurtarmak için elimden geleni yaparım! onu kaçırmadım! KAÃ?IRMADIM!". ozan ağlamayı kesti, bunun daha fazla işe yarayacağını sanmıyordu " Lütfen önce beni sonra bebeği bırak kimseyi kaçırmadım ve eğer beni bu şekilde tutmaya devam edersen belim kırılacak!"
Ozan, çırpınıyordu! "O bebeğide çabuk geri verin barbarda olsanız o bebeği kurtarmak için elimden geleni yaparım! onu kaçırmadım! KAÃ?IRMADIM!". ozan ağlamayı kesti, bunun daha fazla işe yarayacağını sanmıyordu " Lütfen önce beni sonra bebeği bırak kimseyi kaçırmadım ve eğer beni bu şekilde tutmaya devam edersen belim kırılacak!"
ve sancı geç saatlerde...
Grog şimdi ozanı bıraktı adamın ağlamasına çok şaşırmıştı,belliki baya duygusaldı eşşeğide çok sevdiği kesindi,aslında adamdada çocuk kaçıracak bir tip yoktu esasında ama lafı neden bukadar dolandırıyordu?
"şimdi bir erkek gibi davran ve kız çocuğu gibi ağlamayı kes!!"
"Sakin bir yer bulduğumuzda eşşeğini alabilirsin!"
Grog şimdi barbarın yanına gitti ve cocuğu barbarın kucağından aldı.
"Ã?ocuk şimdilik bende duracak,sakin bir yer bulduğumuzda hem eşşek sevgilinle kaynaşırsın hemde bize maceranı daha ayrıntılı bir şekilde anlatırsın!!"
"şimdi bir erkek gibi davran ve kız çocuğu gibi ağlamayı kes!!"
"Sakin bir yer bulduğumuzda eşşeğini alabilirsin!"
Grog şimdi barbarın yanına gitti ve cocuğu barbarın kucağından aldı.
"Ã?ocuk şimdilik bende duracak,sakin bir yer bulduğumuzda hem eşşek sevgilinle kaynaşırsın hemde bize maceranı daha ayrıntılı bir şekilde anlatırsın!!"
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest