şikayetçiyim

Birisi hikayeyi başlatır ve herkes tarafından devam ettirilir.
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

şikayetçiyim

Post by punctualazrael »

"şikayetçiyim memur bey! Bu kadın Fuffy'nin (yerdeki köpeğe benzer tüy yumağını göstererek) kuyruğuna bastı ve onu kendini saldırmaya mecbur etti" diyen şişman ve orta yaşlı adam, bir elinde köpeğinin tasması havayı döbüyordu. Ancak adam ne kadar sinirli gözükmeye çalışırsa o kadar komik görünüyordu. Belli ki bu asabi tombul adamın içinde küçük bir kız çocuğu saklıydı.

Kadın sağ elinde, üzerine yaslandığı lacivert şemsiyesi, sol elinde içinde notebookunu bulunduran bir çanta, kızıl saçları omuzlarına nemli dökülmüş sabırsız ve sıkkın bir yüz ifadesi ile polise bakıyordu. Ara sıra feminen hareketleri ile ağzından tükürükler saçan adama bakmak için kafasını çeviriyor ve sabırla susmasını bekliyordu.

Adam en sonunda sustuğunda memur, tek kaşı kalkık biçimde kadına doğru döndü. "Hanfendi beyfendinin anlattığı gibi mi oldu olay?" Adam tam ağzını açmıştı ki o tarafa doğru elini kaldırıp "Sen konuştun kardeşim yeterince. Bırak da bağyan anlatsın"
Böylelikle adamın aldığı nefesi geri bırakırkenki fıssss sesi ile kafasını havalı bir şekilde Fuffy'sine doğru çevirdi.

Kadın sakince ikisine ve sonra da köpeğe doğru baktı ve anlatmaya başladı...
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Kadın ağzını açmıştı ki yeniden bakışlarını önce köpeğe sonradan da adama çevirdi ve yeniden memura döndü. Elindeki şemsiyesine verdiği ağırlığını bacaklarına geriye alarak çemsiyesini kaldırdı ve öne doğru yürümeye başladı.

Ã?nce sağ adım sonra sol adım önce sağ kalça sonra sol kalça. Sağ sol ilerle...

Kadın memurun önüne gelip, masaya daha fazla yaklaştığında masanın arkasında ki memur beye doğru eğildi ve memur bey o anda kadının hoş, yasemin kokusu memura ulaştı ve onu bir anda kendisinden geçirdi. "Ben suçsuzum memur bey..." dedi kadın nostaljik bir sesle.

Ardından yeniden dikilerek yanda ki adamı işaret etti ve memur bey daha yeni o güzel, baş döndürücü kokudan kendisine gelirken "Bu adam..." dedi. "Köpeğini üzerime saldığında sadece oradan geçiyordum. Köpek ise birden önüme çıktı ve bana saldırdı. Eteğimi çekiştirmeye başladı. Sanki iç çamaşırlarımı açığa çıkartmak istiyor gibiydi. Bu adam..." şimdi yeniden memur beye doğru dönmüş ve o baş döndüren kokusunu hissettirmek istercesine memur beye doğru eğilmişti. "Bu adam bunu kasten yapmış olmalı memur bey. Yoksa neden köpeğimi üstüme salsın değil mi?"
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

Post by punctualazrael »

Memur sersemlemiş bir halde gözleri kadının dekoltesine dikilmiş vaziyette kokuyu içine çekerek sessizlik içinde durdu. Vaziyetin keyfini çıkarıyor gibiydi.

Kadın karşısındaki erkeğin hayranlığından keyif alarak bir kez daha sordu: "Ã?yle değil mi memur bey?"
"Ah e-evet sanırım böyle olmuştur..." derken gözlerini kadından ayırarak köpeğe doğru baktı, zavallıcık pek de bir masum görünüyordu.

Adam, memurun bu saçma sapan suçlamayı kabullenmesini anlayamamıştı, şaşkınlıkla oynanan tiyatroya baktı ve elleri ile havayı döverek "Ben... Ben neden senin iç çamaşırlarınla ilgileniyim be kadın?!" dedi. Sinirlendiği belliydi. Kadın, adamın bu zavallı halinden oldukça memnun görünüyordu. Zalim bir gülümseme sadece bir an yüzünü yalayıp geçti ve yine o masum ifadeyi takınarak derin bir nefesi bıraktı.

Nefesindeki nane kokusu memura çarparken gözlerinde çapkın bir bakış belirerek memurun omuzlarından başlayıp silah kemerine doğru süzdü.
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Memur hülyalı bir şekilde kendi kendisine gülümserken kapı çalındı ve memur kendisine geldi. Polis şefi oldukça sıkıntılı bir şekilde şimdi kimin onları rahatsız ettiğini düşünürken buldu kendisini. Burada tam da masum bir kadını rahatsız eden serseri bir adame ve masum görünen düzenbaz bir köpeğe cezasını vermek üzereydi.

Sıkıntı içerisinde "Gir!" diye bağıran polis şefi odaya giren adama baktı ve "Ne istiyorsun Frederich?" diye sordu. İçeriye giren adam karakol memurlarından birisiydi ve oldukça telaşlı görünen bir hali vardı.

Adam elinde ki dosyayı şefin önüne koyarak "şuna bir bakın efendim!" dedi.

Polis memuru dosyayı aldı ve bir göz attı ardından "Bankayı soyanın kadın olduğu biliniyor ama kadını tarif edebilecek hiçkimse yok öyle mi?"

Frederich üzgün şekilde başını salladı. "Hayatta kimse kalmamış efendim..." dedi. "Steatfard bankasında, iki banka görevlisi ve üç müşteri ölü olarak bulundular..."
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

Post by punctualazrael »

Adam içeri giren dördüncü kişiden oldukça sıkılmış göründü. Bu işin bu kadar uzamasını anlayamıyor gibiydi.
"Memur bey ben ve Fuffy, bu kadının..." derken polis ani bir hareketle adama doğru elini kaldırıp "Kes be adam! Sen ve aptal itinden daha önemli işlerim var!" diyerek kendini göstermiş olmaktan memnun kadına doğru hafifçe göz kırptı, "Eğer han'fendi şikayetçi değilse sen ve köpeğin... adı herneyse... gitmenize izin veriyorum"
Adam dehşete düşmüş bir yüz ifadesi ile kadına baktı, haklıyken haksız duruma düşmüştü. İşte lanet dişileri sevmemesi için ikinci bir neden daha...

Kadın çantasını yere bırakıp bir eli ile eteğini çekiştirdi. Bir yandan da adama ve köpeğine baktı. "Peki gitsinler... Komiserimin bu kadar işi olmasaydı gitmenizi istemezdim ama anlaşılan o ki kendisi büyük bir suçla savaşacak" diyerek adama hayranlık dolu bir bakış yolladı ve cüretkarca eğilerek yerden çantasını aldı.

Polis şefi manzaranın tadını çıkarırken yanında duran şapşal memurunun da aynı ağız tadında olduğunu fark edip bir anda sinirlendi ve ona dönerek "Frederich çabuk bana bir görgü tanığı bul ve olay yerine bir araç hazırla hemen gidiyoruz". Frederich başını olur anlamında salladı ve hızla arkasını dönerek kapıdan çıkmaya yeltendi.
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Adam gitmedi. şaşkın şaşkın polis şefine bakıyordu. Frederich kapıdan çıkarken de bakmaya devam ediyordu. Polis şefi ise eğilmiş çantasını almakta olan kadına doğru gözleri yuvalarından uğramış halde bakıyordu. Kadın ise eğilmiş çantasını alırken köpekli adama bir göz kırptı ve bu döngü bir anda, Fufy'nin havlamasıyla son buldu.

Adam kadını eli ile işaret ederek "Bu... bu kadın kesin o bankayı da soymuştur memur bey!" diye haykırdı kızgın bir şekilde.

Ama polis şefi bey her şeye rağmen kendinden geçiyor gibiydi. Bu kadın ne kadarda güzeldi böyle?

Derken kadın ona baktı ve göz kırparak "Memur bey..." dedi. "Bu akşam için bir randevunuz var mı?" diye sordu. "Akşama Portakal Güzeli sokağında 13 numarada bir parti var. Parti sahibi de benim arkadaşım. Ama oraya gitmek için bir kavalyeye ihtiyacım var."

Elini çantasına attı ve "Yakışıklı bir kavalye bulamazsam arkadaşlarım arasında küçük düşerim ki bu yakışıklı kavalyenin hoşlandığım birisi olmasını tercih ederim." dedi yeniden masa üzerinden polis şefine doğru eğilip o yasemin kokusunu hissettirerek...
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

Post by punctualazrael »

şef adamın cırtlak sesine ve itin havlamasına karşın manzaradan 'oldukça' hoşnut görünüyordu. "Eee tabiii şey oldukça memnun olurum a-ama bu banka işi yüzünden geç saate dek çalışabilirim. Sizin gibi güzel bir bayanı bekletmek istemem" diyerek gülümsedi.
Adamı da Fuffy'i de kimse duymamış gibiydi. Adam sinirle sağına soluna baktı ve eğilip köpeğini kucağına aldı, yerdeki valizi aldı. Kapıya yöneldi, çıkarken kadın ve şefe ters bir bakış attı ve tek kelime etmeden çıktı gitti. Eli kolu dolu olduğundan kapı ardından çarparak kapandı.

şef ve kadın odada yalnızdı. Kadın numarasını ve adını "Beth" bir kağıda yazdı özenle katlayarak şefe doğru uzattı. "Beni arayın. Belki işten sonra dinlenmek için bir kahve içeriz?" dedi. şef "Elimden geleni yapacağıma emin ol Beth" diyerek kadının geçmesi için kapıyı tuttu. Kadın mümkün olan en fazla şekilde adama temas ederek kapıdan çıktı.

"Ah komiserim adınız neydi?"
"Albert"
Esrarengiz bir tonda "Aramanı bekleyeceğim polis şefi Albert" dedi ve kırıtarak binanın çıkışına doğru yöneldi.

Albert odada kalan kokuyu içine çekerek elindeki kağıdı cebine koydu. Kapıdan gelen bir sese bakılırsa bir araç hızla hareket etmişti. Omuz silkerek masasına doğru yürüdü ve Frederich'in getirdiği dosyayı incelemeye koyuldu.
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Aynı Gün, Daha Ã?nceki Saatlerde Steatfard Bankasında

Steatfard bankası o gün çok kalabalık değildi. Bir çok insan iki gündür hiç durmadan yağan bu lanet olasıca yağmurdan korunmak için evinden dışarıya çıkmamıştı. Yağmur o günlerde çok rahatsız edici olabiliyordu ve o gün haftanın ortasıydı. Ã?arşambaya denk gelen bu günde kimsenin acil bir işi yoktu.

Bankada bulunan üç müşteriden birisi banka memuruna gülümsedi ve vezne penceresinden kendisine uzatılan para üstünü ve ilgili evrakları alarak "Çok teşekkürler." dedi. "Elimde ki paranın güvende olduğunu bilmek güzel."

Adam arkasını döndü ve bankanın çıkış kapısına doğru ilerledi. Kapıyı açmak için elini uzatmıştı ki kapı kendiliğinden açıldı ve içeriye oldukça gösterişli bir ayağa sahip ve yandan yırtmaçlı bir etek giymiş bir kadın girdi.

Kadın başında ki şapkasını çıkartmadan başını aşağıya doğru eğerek şemsiyesini kapatmak için önüne aldı ve bu yüzden adamın görebildiği tek şey kadının bacakları ve vücudunun üst tarafını kaplayan ve kapanmaya yüz tutmuş şemsiyesiydi.

Adam "Özür dilerim hanımefendi!" dedi ve bacakları dışında bir yerini göremediği bu oldukça hoş kokan kadının yanından geçerek dışarıya çıktı ve evine doğru yol aldı.
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

Post by punctualazrael »

Bugün, bu saat...

Beth binadan çıkarak sabah yağan yağmurla ıslanmış merdivenlerden dikkatle indi, oldukça sakin görünüyordu, kapıda bekleyen arabaya doğru yürüdü, etrafa şöyle bir göz atarak kapıyı açtı ve arabaya bindi. Arabanın şöförüne yarı dönerek "Kolay iş" dedi, "Gidelim". Araba hareket edince arka koltuktan hafif bir hırlama sesi duyuldu.
Last edited by punctualazrael on Tue Jan 24, 2006 7:56 pm, edited 1 time in total.
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Steatfard Bankası Soygunu

Sular damlayan şemsiye aşağıya doğru indi ve sağa sola doğru döndürülerek suların akması sağlandı. Lacivert şemsiyeden akan su damlalarının ardından bakan kırmızı saçlı, güzeller güzeli bayan gülümsedi ve Banka Veznesine doğru ilerleyerek "Merhabalar!" dedi.

Veznede bekleyen banka memuru bu güzeller güzeli gülümsemeye karşılık vererek o yasemin kokusunu içine çekti ve "Size de hanımefendi." dedi. "Nasıl yardımcı olabilirim?"

Kadın yavaşça "Ah bana yardımcı olabilirsin elbette..." derken çantasının o kilidini açtı ve bir çıt sesi ile açılan çantanın içine elini soktu.

Ã?antadan metal bir nesne dışarıya süzülürken "Ama..." dedi. Metal nesne korku ile, hızla ellerini havaya kaldıran adamın alnına dayandı. "Ama bana nasıl yardımcı olacağına karar verecek olan sensin!"

Silah hızla yana doğru döndü ve köşeden bir patlama sesi ile birlikte köşede ki bir beden yere düştü.

Veznede ki memur iş arkadaşı olan banka güvenliği Arthur'un yere düşmesine kalbi sızlayarak ve yüreği kendi hayatı içinde korku ile dolarak baktı.

Kadın şimdi dönmüş bankada ki herkese, iki müşteri ve o anda bankada olan bir diğer banka memuruna, bir şeyler söylüyordu. Ama ölen dostunun acısı ile kalbi dolan vezne memuru bunları bir an duyamadı bile.

"Her şey çok kolay olacak!" dedi kadın yeniden aynı memura dönerek. şimdi diğer üç kişi de ellerini kaldırmış banka duvarına doğru ilerliyorlardı. "Banka kasasını boşaltacaksın ve ben kimseye zarar vermeden buradan çıkıp gideceğim!"
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

Post by punctualazrael »

1 sene önce Fallheart Malikanesi...

Sarışın genç adam elinde tuttuğu kadehten bir yudum alarak ve alabildiğine uzanan devasa gölün maviliği ile büyülenmiş şekilde "şehrin bu kadar dışında yaşamak seni korkut muyor mu Susan? Yalnız bir kadınsın. Gerçi senin gibi sıcak kanlı bir kadın asla yalnız kalmaz sanırım hı?"
Kadın cevap vermeyince devam etti, "Daha bugün tanıştık ama sanki seni yıllardır tanıyor gibiyim. Kaybolmuş minik bir savaşçı kız çocuğusun sen" dedi ve tok bir sesle güldü. Aldığı karşılık yine sessizlikti. Kadını fazla yorduğunu düşündü ve tüm erkeklik gururu damarlarında dolaşırken kasıla kasıla arkasını döndü. Göğsüne saplanan bıçağa şaşkınlıkla baktı ve kadına "Neden?" derken ardında bir cevapsız soru daha bırakarak yere düştü.
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Steatfard Bankası Bu Gün

Polis şefi Albert bankanın kapısından girerken bankada halen hiçbir şey yokmuş gibi gözüküyordu. Sanki banka her zamankisi gibiydi. Ama kapıyı iterek içeriye girdiği anda...

Yerler berbattı. Kan... Koku...

Duvarın dibinde üç ceset yatıyordu ve veznede bir başka memurun cesedi vardı. Aynı şekilde köşeyi dönmekte olan güvenlik görevlisinin cesedi de yerde boylu boyunca yatıyordu. Henüz kimse cesetlerin üzerini örtmemişti. Katil ile ilgili ipuçlarının hepsi toplanana kadar da örtülmeyecekti cesetlerin üzerleri.

Frederich "Efendim!" dedi. "Dışarı da bir adam var. Cinayet içlenmeden önce buradaymış. Dehşete düşmüş durumda. Ölümden kıl payı kurtulduğunu düşünüyor ve sanırım öyle de. Ve... ve birisini görmüş. O dışarıya çıkarken içeriye giren birisini görmüş!"

şef Albert hemen ona döndü ve "Onu hemen içeriye getirin!" diye bağırdı. "Onunla konuşmam gerekli!"
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

Post by punctualazrael »

"Ya da dur hayır...İçeri getirme onu. Burası bizim için bile fazla kanlı... Ben geliyorum dışarı" içeri girerken çıkardığı paltosunu Frederich'e vererek burda kalmasını işaret etti. Adam bir polis arabasına yaslanmış öylece duruyordu. Korkmuştu.

"Merhabalar"
"Merhaba memur bey"
"Görünen o ki ilk ve belki de tek tanığımız sizsiniz. Bir kaç kısa soracağım. Cevaplarınız bizim için çok önemli".
"Tabi... Elimden geleni yaparım... Tanrım içersini şöyle bir gördüm de... Hele o patlama sesi..."
"Eh evet. Deliller henüz sıcakken işe başlasak iyi olur. Bankaya kaçta girdiniz?"
"Saat 10'da... Ah hayır. 10.10'da geldim. 10 dakka köşedeki büfeyi işleten arkadaşımla dünkü maç hakkında konuştuk ve ben geç kalmamak için aceleyle yanından ayrıldım. Ã?ünkü saat öğlene yaklaştıkça kalabalık artacaktı bankada."
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

şef: Bankada kaç kişi vardı?
Görgü Tanığı: Benimle birlikte beş... Hayır hayır! Altı. Bir de güvenlik görevlisi vardı ama o arka taraftaydı.
şef: Banka müdürü de bunların içinde miydi?
Görgü Tanığı: Banka müdürü de oradaydı. Arka tarafta oturuyordu. Zaten görevli olarak bir veznede ki memur bir de banka müdürü vardı. Ah bir de güvenlik görevlisi.
şef: O zaman söyler misiniz bana? Bunlardan hangisi o kahrolasıca katildi?

şimdi kızmış gibiydi. Sayılar birbirini tutmuyordu. İçeride bir katil olması gerekliydi ama adamın verdiği sayıda ki herkes ölmüştü.

Adam şoka uğramış gibiydi. şef yeniden kendini toparlayarak konuşmaya döndü.

Görgü Tanığı: Nasıl efendim anlamadım?
şef: Bana söylediğiniz sayılar içerdeki ölü sayısı ile eşit bayım. Bu arada isminiz... isminiz neydi?
Görgü Tanığı: William efendim. William Deadrun
şeft: Bay Deadrun lütfen biraz daha düşünün banka da başka kimse yok muydu? Ã?ünkü ölüler siz içeriye girdiğinizde orada olan kişiler ama birde katil olmalı. Siz çıktıktan sonra gelmiş olabilir mi?

Adam bir an düşündü ve sonra gözleri aniden kocaman açıldı. Birden şefin içine bir umut doğdu.

William Deadrun: Birisi tam ben kapıdan çıkarken içeriye giriyordu efendim ama bankadan çıkarken aklım bitmiş olan işimin ve gelecek borçlarımın hesaplarına o kadar dalmıştı ki onunla az kalsın çarpışmama rağmen dikkat etmedim.
şef: Lütfen biraz daha düşünün bay Deadrun! Lütfen bu bizim için ve orada yatan ölülerin aileleri için çok önemli bunu anlamalısınız.

Adam düşünürken kaşları çatıldı ve yüzü adeta çarpıldı.

William Deadrun: Sadece bir kadın olduğunu hatırlıyorum. şemsiyesini kapatıyordu. Sanırım biraz da o yüzden göremedim. Kafasında ki bir şapka ve şemsiyesi sayesinde görüşüm engelleniyordu. Ama... Ama kadının ayağında uzun botlar olduğunu hatırlıyorum ve... ve... evet bir şeyi daha çok iyi hatırlıyorum. Yasemin kokusunu...

şef ve Frederich bir anda birbirlerine baktılar.
punctualazrael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 24
Joined: Thu Jan 19, 2006 10:00 am
Location: Hymn Court
Contact:

Post by punctualazrael »

"Kızıl saçlı bir kadın mıydı? Kızıl saçlı güzel bir kadın?"
"Ah bilmiyorum ne saçlarını ne de yüzünü göremedim. Siyah belki de lacivert bir şemsiyesi vardı."
"Eeehh tamam şimdi siz Henrick'in *Eli ile Hendrick isimli memurun gelmesini işaret ederek* ifadenizi yazmasına yardım edin. İmzaladıktan sonra şahri terk etmemek koşulu ile gitmekte serbestsiniz."

Albert Frederich'e dönerek "Sence?" dedi.
Uçarken düşler uzaklarda
Hisseder misin soğuğunu
O puslu yarınların?
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest