Kender Bapin Kısaparmak
-
Stonedridercyrus
- Kullanıcı

- Posts: 3
- Joined: Sat Feb 12, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Kender Bapin Kısaparmak
Köyünden ayrılıp yola çıkalı yaklaşık 1 ay olmuştu ama daha doğru dürüst bir insan bile görememişti. Cansıkıntısı ile dar patikada da ilerlerken babasının ve gezginlerin anlattığı hikayeleri kenidisinin asla yaşayamıyacağını düşünüyordu. Yolunu dağlara çevirmiş günlerce ilerlemişti. Babasının dediğine göre dağlar çok maceralı ve güzel yerlerdi. Tabi bu güzelliğin asıl sebebi dağların derinliklerinde mağralarda bulunan bir sürü altın ve silahtı. En azından babası öyle anlatmıştı. Hatta babasının çantasına bakarken ne olur ne olmaz diye yanına aldığı işlemeli daggeri dağlardan gelmiş olmalıydı. Dagger altından güzel taşlarla süslenilmiş ve baya bi keskindi. Bapin kendi kendine babasının hikayelirini düşünürken dağ yoluna girmiş ve neredeyse yoldan çıkıp yamaça çıkmak üzere olduğunu fark etti. Başını kaldırıp yukarı doğru baktığında bir mağrayı andıran bir girintiyi fark etti. Girintiye yaklaştıkça mağra olduğunu iyiden iyiye belli olmuş küçük kenderin gözleri heyecanla açılmıştı. Giriş çok loştu ama birçok sarkıt ve bilinmezliğin heyecanı mağrayı çok güzel kılmıştı kenderin gözünde. İçeri heyecanla bir adım attı.....
-
Nadraskhal
- Kullanıcı

- Posts: 16
- Joined: Fri Jul 02, 2004 10:00 am
- Location: Ã…?uradan
- Contact:
İçeride güzel bir kürk içinde bir sarkıta yaslanmış uyuyan,burada güvende olmanın verdiği huzurla ve ganimetleriyle bir savaşçı duruyordu.Kollarında,girdiği savaşların izleri...Ama yüzünde huzurun verdiği mutluluk.Üzerinde sıcak,kalın bir kürk olmasına rağmen kasları yinede belli oluyordu.Eli her zamanki gibi kılıcındaydı.Hep tetikte olması gerektiğini zamanla öğrenmişti.Artık acımasız bir savaşçıydı.Eskisi gibi Köyünde Ã?iftçilik yapmak isterdi ama zamanla bu yola sapmış ve paralı bir asker olmuştu.İçinde halen var olan o küçük onur zerreciğini korumaya çalışmak her geçen gün daha zor oluyordu.Ama içindeki savaş dışardaki savaştan daha zorluydu.Sonunda yenen de yenilen de kendisi olacaktı!
Bapin içindeki macera arzusu ve bildik kender merakıyla, savaşçının yanına yaklaşmaya başladı. Her adımda daha fazla korkuyor ve daha fazla merak ediyordu. Yaklaştı, yaklaştı ve hayretle savaşçının üzerindeki eşyalarını incelemeye başladı. Hiç birine dokunmaya cesaret edemiyordu ama kılıcından üzerindeki kürke kadar herşeyi iyice incelemişti ve bu adam hakkında garip düşüncelere katıldı. "Yüzü yaşlı görünüyo" diye düşündü ve "fazla yakışıklıda değilmiş" diye geçirdi aklından bipin...
Kenderin gizlenerek adamı izlemeye başladı. Bu çok sıkıcı bir işti ama adamın ne yapacağını merak ediyordu. Adam sadece bakıyordu. Belki de böyle bir güzlelliği biri daha asla göremeyeceğindendi. Mutluluğun verdiği huzur ile altınların içinde birşeyler aradı. altınlara dokunmasıyla insan çığlığı gibi bir ses mağranın içinde yankılandı. Kender için durum giderek daha da güzelleşiyordu. Yanlızca sesten narin kulakları biraz zarar görmüştü. Ama yüzü hala gülüyordu. Savaşçı altını elinden atıp kulaklarını tuttu.
Ses yavaş yavaş durdu ve bitti. Kender merakla etrafına bakındı ama dehşete düşmüş savaşçıdan başka kimse yoktu. Kısa bir süre sonra adamın bütün vucudu ejderha korkusunun esiri olmuştu. Bacakları üzerine çokmüş titriyordu. Dişlerinin birbirine vuruşunu duyabiliyordu. Kender bu kadar kaslı bir insanın neden bu kadar korkmuş olduğunu merak ediyordu. Ardından mağranın içini rüzgar doldurdu. Ve deprem etkisi. Kender saklanarak olanları izlemekten bıktı ve titremekte olan adamın yanı giderek onu çekiştirmeye başladı.
Ses yavaş yavaş durdu ve bitti. Kender merakla etrafına bakındı ama dehşete düşmüş savaşçıdan başka kimse yoktu. Kısa bir süre sonra adamın bütün vucudu ejderha korkusunun esiri olmuştu. Bacakları üzerine çokmüş titriyordu. Dişlerinin birbirine vuruşunu duyabiliyordu. Kender bu kadar kaslı bir insanın neden bu kadar korkmuş olduğunu merak ediyordu. Ardından mağranın içini rüzgar doldurdu. Ve deprem etkisi. Kender saklanarak olanları izlemekten bıktı ve titremekte olan adamın yanı giderek onu çekiştirmeye başladı.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Adam tam anlamıyla ejderha korkusunun altındaydı ve bilincini kaybetmiş görünüyordu. Yer sarsılıyordu, bipinin aklından bu ahmak insanı burada bırakmak ve kaçıp gitmek geçti. Fakat yapamadı, oda korkmaya başlamıştı. Bacaklarının titrediğini hissediyordu. Fakat bilinci yerindeydi oradan çıkması gerektiğini biliyordu ama bu adamı burada bırakmak istemiyordu.
Birden artık korkudan deliye dönmüş adam ayağa kalktı, çıldırmış görünüyordu. Bipin önce tereddüt etti ve adamdan bir iki adım uzaklaştı. Sonra iri yarı savaşçı bir bizon sürüsünün çıkardığı gürültüye benzetilebilecek bir gürültüyle koşmaya başladı. Bipin adam tam yanından onu devirecek şekilde geçerken üzerindeki kürke tutunmayı başardı.
Bipin hayretler içindeydi, tamam adam güçlü olmasına güçlüydü ama bu kadarıda fazlaydı. Yaklaşık iki saattir ne bipine nede üzerindeki eşyalara aldırmadan koşmuştu, fakat bipin savaşçının yorulmaya başladığını sezmişti...
Birden artık korkudan deliye dönmüş adam ayağa kalktı, çıldırmış görünüyordu. Bipin önce tereddüt etti ve adamdan bir iki adım uzaklaştı. Sonra iri yarı savaşçı bir bizon sürüsünün çıkardığı gürültüye benzetilebilecek bir gürültüyle koşmaya başladı. Bipin adam tam yanından onu devirecek şekilde geçerken üzerindeki kürke tutunmayı başardı.
Bipin hayretler içindeydi, tamam adam güçlü olmasına güçlüydü ama bu kadarıda fazlaydı. Yaklaşık iki saattir ne bipine nede üzerindeki eşyalara aldırmadan koşmuştu, fakat bipin savaşçının yorulmaya başladığını sezmişti...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest