by Sylvos » Sun Nov 27, 2005 2:35 am
"Her zaman uyanık, tecrübeli askerlerden oluşan bir ordu.. Cücelerin hayatı sanılandan daha değerlidir. Bu yüzden hata yapmak, başarısızlığa uğramak insan gibi zayıf ırklara mahsus olduğunu öğrenin. Cüceler ise, daha akıllı, dayanıklı, kurnaz ve daha güçlüdür. Dokunduğunu kanatan, vurduğunu kesen silahlarla ve en iyi zırhlar ile donanmış bir cüceden daha tehlikeli bir şey olamaz. Korku; neredeyse hissedilmeyen bir duygudur, eğer yeterince cesur iseniz. Güç; cesarete sahip iseniz gücü de elde edersiniz. Yenilgi; sahip olabileceğiniz en kötü şeydir. Aklınızı kullanırsanız bu hissi yaşamazsınız. Teknik; hayatta kalmanın bir yolu da denilebilir. Rakibinizin zayıflarınızı bulmadan bir çarpışmayı kazanamayabilirsiniz. Yeterince ihtiyacınız olacaktır.
Alacağınız eğitimleriniz sayesinde, her zorluğa karşı üste gelmeniz gerekir. Kim olduğunuzu unutmayın."
Salonun etrafında soldan sağa hizaya girmiş cüce savaşçılarının hizasında ilerlerken bir yandan da konuşmasını bu şekilde sürdürüyordu.
"Kendinizi yeterince güçlü hissediyor musunuz? Bunun için tecrübenizin yeterliliği tatmin edici mi? Her an olabilecek bir savaşa hazır mısınız? Soruları ile karşı karşıya gelmemenizi istemiyorum. Ve bu eğitim sırasında, üstesinden gelemeyeceğiniz zor bir şeyin olduğunu da sanmıyorum." dedi, Dallas Silverender dudak bükerek.
"şimdi dağılabilirsiniz," dedi yüzleri ter ile kaplı, yorgun ifadeli cüceleri süzerken ağırca. "Bugünlük bu kadar yeter."
Cüceler tanrılarına şükreder bir biçimde mırıldanarak dağıldılar. Komutan Dallas" da gittiğinde büyük salonda sadece bir kişi kalmıştı. Salonun ortasındaki savaşan cüce heykeline doğru ilerledi.
Bu, çekicini yere indirmek üzere elini havaya kaldırmış bir cüceydi. Yüzünde ciddi bir ifade vardı. Ã?atık kaşları, gözlerinin ileri doğru bakıyor gibi görünmesini sağlıyordu. Heybetli bir görünümü vardı. Harbormm her ne kadar bu gibi eserlere ilgi duymasa da, bu heykel ona yeterince efsanevi ve göze hitap eden hoş bir görüntüsü olduğunu itiraf etmesini sağlıyordu.
Ã?nünde diz çöktü, selamlarmışçasına gibi başı önüne düştü ve derin düşüncelere daldı.
Bir süre sonra Harbormm, arkasından gelen ayak sesleri ile bir anlık irkilir gibi oldu. Kafasını çevirip baktığında, gelenini Komutan Dallas olduğunu gördü.
Heykele gelince: Bu heykel efsanevi cüce savaşçısı, Dorian Holyhammer" in görüntüsüne ait idi...
[i]"Her zaman uyanık, tecrübeli askerlerden oluşan bir ordu.. Cücelerin hayatı sanılandan daha değerlidir. Bu yüzden hata yapmak, başarısızlığa uğramak insan gibi zayıf ırklara mahsus olduğunu öğrenin. Cüceler ise, daha akıllı, dayanıklı, kurnaz ve daha güçlüdür. Dokunduğunu kanatan, vurduğunu kesen silahlarla ve en iyi zırhlar ile donanmış bir cüceden daha tehlikeli bir şey olamaz. Korku; neredeyse hissedilmeyen bir duygudur, eğer yeterince cesur iseniz. Güç; cesarete sahip iseniz gücü de elde edersiniz. Yenilgi; sahip olabileceğiniz en kötü şeydir. Aklınızı kullanırsanız bu hissi yaşamazsınız. Teknik; hayatta kalmanın bir yolu da denilebilir. Rakibinizin zayıflarınızı bulmadan bir çarpışmayı kazanamayabilirsiniz. Yeterince ihtiyacınız olacaktır.
Alacağınız eğitimleriniz sayesinde, her zorluğa karşı üste gelmeniz gerekir. Kim olduğunuzu unutmayın."[/i]
Salonun etrafında soldan sağa hizaya girmiş cüce savaşçılarının hizasında ilerlerken bir yandan da konuşmasını bu şekilde sürdürüyordu.
[i]"Kendinizi yeterince güçlü hissediyor musunuz? Bunun için tecrübenizin yeterliliği tatmin edici mi? Her an olabilecek bir savaşa hazır mısınız? Soruları ile karşı karşıya gelmemenizi istemiyorum. Ve bu eğitim sırasında, üstesinden gelemeyeceğiniz zor bir şeyin olduğunu da sanmıyorum."[/i] dedi, Dallas Silverender dudak bükerek.
[i]"şimdi dağılabilirsiniz,"[/i] dedi yüzleri ter ile kaplı, yorgun ifadeli cüceleri süzerken ağırca. [i]"Bugünlük bu kadar yeter."[/i]
Cüceler tanrılarına şükreder bir biçimde mırıldanarak dağıldılar. Komutan Dallas" da gittiğinde büyük salonda sadece bir kişi kalmıştı. Salonun ortasındaki savaşan cüce heykeline doğru ilerledi.
Bu, çekicini yere indirmek üzere elini havaya kaldırmış bir cüceydi. Yüzünde ciddi bir ifade vardı. Ã?atık kaşları, gözlerinin ileri doğru bakıyor gibi görünmesini sağlıyordu. Heybetli bir görünümü vardı. Harbormm her ne kadar bu gibi eserlere ilgi duymasa da, bu heykel ona yeterince efsanevi ve göze hitap eden hoş bir görüntüsü olduğunu itiraf etmesini sağlıyordu.
Ã?nünde diz çöktü, selamlarmışçasına gibi başı önüne düştü ve derin düşüncelere daldı.
Bir süre sonra Harbormm, arkasından gelen ayak sesleri ile bir anlık irkilir gibi oldu. Kafasını çevirip baktığında, gelenini Komutan Dallas olduğunu gördü.
Heykele gelince: [i]Bu heykel efsanevi cüce savaşçısı, Dorian Holyhammer" in görüntüsüne ait idi...[/i]