by esen » Fri Jan 28, 2005 2:09 am
Hey Belar biliyorsun sınırın ötesine geçmek yasak, her seferinde beni neden kandırmana izin veriyorum bilmiyorum.
- " Sende biliyorsun buralar çok sıkıcı, hem çıktığımızı kimse bilmezse sorun olmaz..."
- "Tamam, ama bu sefer mercan kayalıkların oraya ilk giden ben olacağım."
- " Ama oyun bozanlık yapıyorsun Kelaen, (heheh) ama unutma ben senden daha hızlıyım..."
- "Neden durdun yoksa korktun mu? Nereye bakıyorsun Belar?" ileride mercan kayalarının üzerine doğru düşmekte olan insanı gördüler. Bir an korkudan öylece durmuşlar ve mercan kayalarına çarpan insanı izlemişlerdi. Ama Belar denen küçük su perisi hızla yabancıya doğru yüzmeye başladığında, arkadaşı Kelaen korkudan hareket bile edememişti.
yabancıyı incelemeye başladı, ama insanlar su altında yaşayamazlardı ve galiba ölmek üzereydi. Kelaen' in olduğu yere doğru bakıp onu yanına çağırmayı düşündü. Bir şekilde bu insan hala yaşıyor olabilirdi. Bunu anlamaları için onu gecen sefer oyun oynarken keşfettikleri su altı mağrasına götürmeyi düşündü. Oradaki mağra yüzeye çıkış kapısı görevini görmesinin yanı sıra, insan yaşıyorsa nefes almasınada yardımcı olacaktı...
-" Bak gördünmü yaşıyor!, sana dedim" İnsanı mağraya getirmeleri zor olmamıştı ama arkadaşı Kelaen hep sızlanmış hatta korkudan bırakıp gitmeye bile kalkmıştı.
-" Belar , ya bu insana yardım ettiğimizi duyarlarsa, o zaman ne yapacağız söylermisin ?"
-" Kimse bilmeyecek ki!! Hem sen demezmiydin suyun üzerinde yaşam nasıldır diye? al işte elimize çok iyi bir fırsat çıktı. Hem bu seferki hala hayatta, diğerleri gibi ölü değil."
- " Ama yaralı ve her an ölebilir, hem ölmese bile onu burda tutamayız biliyorsun"
............
- " Tamam işte oldu, burada hem nefes alabilir hemde kuru ve rahat eder şimdi gitmeliyiz, ama bu olanlardan kimseye bahsetmeyeceksin Kelaen!!. Beni duydun değil mi? ayrıca bu seninle benim sırrımız olarak kalacak. şimdi söz ver bana , tamam mı ? dedim" İnsanı mağranın kuru yüzeyine kadar taşımış ve ona sıck bir yer hazırlamışlardı. Gerçi bu sıcaklık ne kadar işe yarardı bilmiyordu Belar, ilk iş olarak büyücüleri olan yaşlı Malear' dan insanı iyileştirmek için bazı iksirlerini almalıydılar ama bu kolay olmayacaktı.
-" Tamam söz veriyorum , sadece sen ve ben bileceğiz. Ama adam ileştiği zaman bize zarar vermeye kalkarsa o zaman ne yapmayı düşünüyorsun?"
Bu hiç aklına gelmemişti, biraz düşününce aklına bir fikir gelmişti. şimdi yüzünde koca bir sırıtışla cevap verdi.
-" İnsan iyileştiği zaman onu bir güzel bağlarız, bizim şu sağlam olan yosunları hatırlıyorsun değil mi. işte onlarla her yanını sararız yardımımız olmadan asla kurtulamaz ve bize zarar vermeyi bile düşünemez. Hadi geç kalıyoruz, şimdi anlayacaklar sınırı geçtiğimizi, elini çabuk tut. " Yaralı olan yabancıyı mağranın zemininde bırakıp hızla uzaklaştılar...
Hey Belar biliyorsun sınırın ötesine geçmek yasak, her seferinde beni neden kandırmana izin veriyorum bilmiyorum.
- " Sende biliyorsun buralar çok sıkıcı, hem çıktığımızı kimse bilmezse sorun olmaz..."
- "Tamam, ama bu sefer mercan kayalıkların oraya ilk giden ben olacağım."
- " Ama oyun bozanlık yapıyorsun Kelaen, (heheh) ama unutma ben senden daha hızlıyım..."
- "Neden durdun yoksa korktun mu? Nereye bakıyorsun Belar?" ileride mercan kayalarının üzerine doğru düşmekte olan insanı gördüler. Bir an korkudan öylece durmuşlar ve mercan kayalarına çarpan insanı izlemişlerdi. Ama Belar denen küçük su perisi hızla yabancıya doğru yüzmeye başladığında, arkadaşı Kelaen korkudan hareket bile edememişti.
yabancıyı incelemeye başladı, ama insanlar su altında yaşayamazlardı ve galiba ölmek üzereydi. Kelaen' in olduğu yere doğru bakıp onu yanına çağırmayı düşündü. Bir şekilde bu insan hala yaşıyor olabilirdi. Bunu anlamaları için onu gecen sefer oyun oynarken keşfettikleri su altı mağrasına götürmeyi düşündü. Oradaki mağra yüzeye çıkış kapısı görevini görmesinin yanı sıra, insan yaşıyorsa nefes almasınada yardımcı olacaktı...
-" Bak gördünmü yaşıyor!, sana dedim" İnsanı mağraya getirmeleri zor olmamıştı ama arkadaşı Kelaen hep sızlanmış hatta korkudan bırakıp gitmeye bile kalkmıştı.
-" Belar , ya bu insana yardım ettiğimizi duyarlarsa, o zaman ne yapacağız söylermisin ?"
-" Kimse bilmeyecek ki!! Hem sen demezmiydin suyun üzerinde yaşam nasıldır diye? al işte elimize çok iyi bir fırsat çıktı. Hem bu seferki hala hayatta, diğerleri gibi ölü değil."
- " Ama yaralı ve her an ölebilir, hem ölmese bile onu burda tutamayız biliyorsun"
............
- " Tamam işte oldu, burada hem nefes alabilir hemde kuru ve rahat eder şimdi gitmeliyiz, ama bu olanlardan kimseye bahsetmeyeceksin Kelaen!!. Beni duydun değil mi? ayrıca bu seninle benim sırrımız olarak kalacak. şimdi söz ver bana , tamam mı ? dedim" İnsanı mağranın kuru yüzeyine kadar taşımış ve ona sıck bir yer hazırlamışlardı. Gerçi bu sıcaklık ne kadar işe yarardı bilmiyordu Belar, ilk iş olarak büyücüleri olan yaşlı Malear' dan insanı iyileştirmek için bazı iksirlerini almalıydılar ama bu kolay olmayacaktı.
-" Tamam söz veriyorum , sadece sen ve ben bileceğiz. Ama adam ileştiği zaman bize zarar vermeye kalkarsa o zaman ne yapmayı düşünüyorsun?"
Bu hiç aklına gelmemişti, biraz düşününce aklına bir fikir gelmişti. şimdi yüzünde koca bir sırıtışla cevap verdi.
-" İnsan iyileştiği zaman onu bir güzel bağlarız, bizim şu sağlam olan yosunları hatırlıyorsun değil mi. işte onlarla her yanını sararız yardımımız olmadan asla kurtulamaz ve bize zarar vermeyi bile düşünemez. Hadi geç kalıyoruz, şimdi anlayacaklar sınırı geçtiğimizi, elini çabuk tut. " Yaralı olan yabancıyı mağranın zemininde bırakıp hızla uzaklaştılar...