ÖÖL RÖZGARI HANI!

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: ÖÖL RÖZGARI HANI!

by Dura » Wed Aug 18, 2004 6:53 pm

RP DIşI: biraz geç de olsa içebildim şu tatlı şarabı :)

teşekkür ederek alır ve bir yudum içer... tadı beklediği kadar güzeldir... cebinden çıkardığı küçük bir kesenin içinden bir tutam alır ve kadehe serper... koklar... gözlerini kapatır...

salona yayılan hafif bir fesleğen kokusunu algılayan veya algılasa bile tanımlayan olurmu bilinmez... ama orada oturan adam için bu koku çok şey ifade etmektedir... bir çok hatırayı tazeler bu koku...

by Ghost_OF_A_Rose » Wed Aug 18, 2004 3:12 am

hanımda gecelerini geçirmeyi kabul eden leydiler ve lordlar...sadece kendilerini söylesinler...sonrasında uzunca anlatacağım şeyler oplur emin olun....herkesi odasında bekleyecek bir muhteşemlik olacak...herkes için rüyalar...farklı çizecek resimlerini! sadece kendinizi belli edin yeter...

by Ghost_OF_A_Rose » Wed Aug 18, 2004 3:07 am

şarabın en tatlısı demiştim ya artık yeni bir renkle, rüzgarın en içten serinliğiyle ...
"Buyurun...istediğiniz şarap!"

by Dura » Fri Jul 09, 2004 11:20 pm

yavaşça açıldı han kapısı... ağır ağır... ardında bekleyen adam içeri girmeden önce şöyle bir süzdü etrafı... en son girdiği handa yaşadıkları, ona bu şehirdeki hanlara dikkat etmesi gerektiğini öğretmişti... bir kaç saniyelik bekleyişten sonra ağır adımlarla ilerledi... ağır, yumuşak fakat kararlı adımlarla... tüm vücudunu ayaklarına kadar kapatan cloak oldukça yıpranmıştı... boş bulduğu bir mindere oturdu ve şu dizeleri mırıldandı cloak'ının başlığını çıkarırken:

yollar, yıllar kadar uzaktır evim.
bir ömrü yola verip şehrinize geldim.
evimi, ailemi, ülkemi, yitirdim.
kalbimde burukluk, acı ve hüzün,
biraz olsun ferahlamaktır dileğim.

diyerek arkasına yaslandı... derin bir of çekerek, sırtındaki yayı, sadağı ve kılıcını yanına koydu... elindeki uzun sopayı yanına duvara dayadı sessizce... sonra hancıya doğru seslenerek: "güzel hanım, ılık ve tatlı bir şarap istiyorum, sadece bir kadeh..." dedi çok yüksek olmayan ama kendini duyurabileceği bir sesle... sesinde garip bir dinginlik vardı...

by Ghost_OF_A_Rose » Fri Jul 09, 2004 3:02 am

zaman1n içinden ç1kan bir rüzgar deil bu han! kadehinizi kaldr1d11n1zda a_k muhabbetle siz de olacak güvenin bana;)

leydiler ve lordlar günler geçerse bile buras1 her günü yazar sözlerine...çöl rüzgar1 size sorar; tanr1lar1n1za övgünüz nedir bu zamanda?

by jesterthedoommaker » Tue Jun 29, 2004 1:45 am

Soytarı köşesinde başını eğmiş yüzünde herkesin dikkatini çekiçek ve kimsenin inkar edemiçeği kadar itiçi bir sırıtış takınmıştı. Sanki çok uzaklardaki yada çok derinlerdeki bir şeyi dinliyordu oldukça zevk aldığı belliydi bu tek taraflı konuşmadan sırıtışı iyicene suratına yayılıp iyicene çekilmez olduğunda başıyla bir şeyi onaylamış gibi işaret edip hızlı ama zarifçe ayağa kalktı
"İyi eylençeler han sakinleri müsadeenizle benim ayrılmam gerek kimse sevinmesin yada üzülmesin mutlaka dönüçem buraya........"
sonra güzel han sahibinin yanına gider sanki karşısında bir kraliçe varmışçasına o leydinin önünde eyliri ve nazikçe elini öper
"Kendinize iyi bakın güzel leydim size ihtiyaçım oluçak....."
bunu yaptıktan sonra kimsenin birşey demesini beklemeden acele bir şekilde hanın kapısından çıkıp gider soytarı..............

by writer » Thu Jun 24, 2004 9:19 pm

elf goarn aniden irkildi. uzun zamandir duymadigi bir ses gelmisti kulagina. bir DOST sesi.... arkasina yavasca dondu ve etrafi suzdu. hana yeni gelen birini bulmayi planliyordu ve buldu da... uzun zamandir gormedigi, hayattaki tek dostunu gordu... bara yeni gelen kadini cok ama cok iyi taniyordu.. tabagini masasinda birakarak yemegini bekleyen kadinin yanina gitti ve soyle dedi:
"merhaba eski dostum...."

by Ghost_OF_A_Rose » Wed Jun 23, 2004 7:41 pm

lordum kibar gelişiniz için teşekkürler...isteğiniz gerçekleşirken sizde baylaşın en karanlık anınızı..bu handa geçen cümelleriniz rüzgarların eşlik ettiği kelimelerle oluşacak!

by hoko » Tue Jun 22, 2004 3:34 am

başlığını çıkardığında lady şaşırmıştı çünkü karşısındaki beklediği gibi bir yorgun savaşçı değil bir kadındı.

rüzgarın unuttuğu yerlerde unuttum kendimi
seni bulmaya çalışırken çölde buldum hayatımı
sessizliğimde çığlık çığlığa yaşıyorum seni...

mümkünse şimdi biraz et alabilirmiyim?kelle görmekten midemi unuttum açlıktan kendimi kaybetmek istemiyorum...

by Ghost_OF_A_Rose » Tue Jun 22, 2004 1:40 am

hoşgeldiniz lordum. hanım size ezgilerini sunmaya hazır. söyleyin dileğinizi dansın en muhteşemiyle sunulsun karşınıza.

by hoko » Mon Jun 21, 2004 8:12 am

kapıdan içeri girerken aradığını bulabileceğinden emin değildi ama rüzgar onu çağırmıştı ve buralara kadar getirmişti...
siyah peleriniyle kapıdan ilk girdiğinde ürkütücü bir havası vardı.sessizce en tenha yeri aradı ve çöktü.rüzgar ona bir şiir fısıldamıştı ama nasıl söyleyeceğini bilemiyordu.lady i beklemeye koyuldu ve etrafı sessizce ürkütücü bir gizemlilikle süzdü....

by Ghost_OF_A_Rose » Mon Jun 21, 2004 7:09 am

her an ve yerde zaman size feda. sohbete ayıracak zamanımın olmadığı hiç. olamdı şimdiye kadar. dost edinmekse amacınız her an burdayım..ve sizi cümlelerimle mutlu etmei bir görev bilirim:)

by writer » Mon Jun 21, 2004 2:34 am

teşekkür ederim dedi ufak ufak şarabını yudumlarden. ama o anda şarabın sadece boş bir mideye döküldüğünü hissetti. acıkmıştı... canı güzelce kızarmış, kocaman bir et parçası çekti... ve nihayetinde istemeye karar verdi...

şarabımın yanında şöyle güzel, büyük bir kızarmış et osa hiç de fena olmazdı diye seslenir hancıya... ve ücretini ödemeyi ihmal etmez:
"han sahibi güzel bayan
aşkımı birine ettim ilan
güzelliğiyle beni mest etti
arkasına bakardı her adını duyan..."

"ha unutmadan,
biraz sohbet hiç de fena olmaz
eğer sizin için uygunsa zaman..."

diyara yeni geldiği için fazla dostu yoktu. ve düşmanı da... ama birazcık dost edinmek hiç de fena olmazdı onun için... nede olsa yeniydi. ve hala onlar için bir yabancıydı...

by Ghost_OF_A_Rose » Sun Jun 20, 2004 10:27 pm

hoşgeldiniz hanıma. size kendine has rüzgarını hissettirsin ve güzel dörtlüğünüz için minnettarım...şarabıunız tüm güzel kokuısuyla kadehin en parlak hissiyle elinizde olacak!

by writer » Sun Jun 20, 2004 2:29 am

diyara yeni gelen yabancı tek tek hanları gezip kalabileceği en konforlu yeri seçmek için çabalıyordu.. bir kapının önüne geldi ve sessizce açıverdi...
içerisi minderler ve ortalarındaki alçak masalarla donatılmıştı... ve bir cümle gözüne çarptı. "ücretlerinizi aşk için kuracağınız güzel bir cümle ile ödeyebilirsiniz"
hoşuna gitmişti... yabancının bir elf olduğu her yernden belli oluyordu.. en başta uzun boyu, sonra gümüşi yayı, beyaz uzun saçları ve tabiki kulakları... kendini diğerleri gibi pelerinlere sarıp da gelmemişti hana. sadece basit ve oldukça rahat görünen bir elbisesi vardı üzerinde... belli ki cesaretliydi. bir mindere uzandı ve şöyle bağırdı:

"geldim işte çöl rüzgarı
bıraktım oklarımı ve yayımı
bana bir elf şarabı getir
dindirsin aşkımın acısını..."

ücretini, sorulmadan ödediği için yüzüne yayılan mutlulukla yerine iyice yerleşti... her zaman olduğu gibi...

Top