by Overseer » Wed Sep 03, 2003 9:14 pm
Siyah adamantitten yapılmış infernal dilde rünlerin kazılı olduğu dev aynanın önünde bu sefer hırslı görünümlü genç bir dişi büyücü vardı. Dişinin gözlerindeki çılgınlık derinlere vardıkça devam ediyor ve ediyordu. Bir ölümlünün kaldırabileceği sınırsızlığın ötesine dek. Gizli Asa"nın Büyücüleri"nde ölen liderin boşluğundaki kargaşadan güzel bir şekilde yararlanmış delicesine cüretkar hamleler ile diğerlerini kendi buyruğuna girmeye zorlamıştı.
Bu çılgınlık genç büyücü Morandisame Meriyuda de Tarappirivor"un aynanın karşısına geçmesiyle kendini katlamış görüntüsü bile bir ölümlünün hayatını değiştiren bu varlığın önüne çıkarmıştı. O"nun Morandisame üzerindeki etkisi bu sefer bir önde geleninde olduğu gibi yaşlanma değil çıldırmaydı. Yapması gerekecekler için uygun bir etki. Genç büyücünün arkasında aynaya yüzü dönük orta yaşlarında saçlarının çoğu dökülmüş kalanları ise terden sırılsıklam olmuş şişmanca bir adam duruyor, titremesine engel olmaya çalışıyordu.
Ayna onları çağırmıştı. İkisi de aynanın önüne geldikten bir süre sonra aynanın ortasında karanlık girdaplar dönmeye başladı, girdaplar ateşsi bir kırmızılığa çaldı ve görüntünün yavaş yavaş belirginleşmesiyle O gözüktü. Yanındaki Zarthel"in elindeki asasını düşürmesiyle Morandisame çılgıncasına bir kahkaha atmaya başladı. Zarthel korkusundan ne yapacağını şaşırmış bir halde ne yaptığını bilemeyerek ve gözünü aynadan ayıramayarak elini asasının olduğunu tahmin ettiği yere doğru yönelterek eğilmeye çalıştı. Vücudunun kaskatı kesildiğini ve ayağının da yere basmadığını tam o zaman fark etti. Kahkahanın sesi duruldu ve yerini bir delicesine zevk alan bir bakışa ve sadistçe bir sırıtmaya bıraktı.
O konuştu:
"Karar günü geldi. Karar verildi, Kehanetin seçilmişi kaosun kalbine gidecek. Diyarlarda yaşanan kargaşa yerini kaosun sonsuz kucaklamasına bırakacak. 2500 yıldır beklediğimiz ve geleceğini yıllar öncesinden gördüğümüz Neghkul"tar geri döndü. Neghkul"tar"ın dönüşü diyarın geleceğinde kazılıydı. Silinemez bir yazıyla."
Kulakların duyduğu ses bir an durakladı. Her iki büyücü de gözlerin ta içlerine işlediğini hissediyor, beyinlerini kasıp kavuran bir güçle kafalarına yerleştirilen sözleri duyuyorlardı:
"Yıkımın gelişi engellenemez. Ama hızlandırılabilir."
Gözleri kan çanağına dönmesine ve kulaklarından kan akmasına rağmen söylenen sözleri beyinlerinin dışında bir yerde hissetmekten memnun oldular:
"Onu ilahların durduramayacağını kehanet yazıyordu. Güçlerinin yüksekliği ile kibirlerinin gözlerini kör etmesine izin veren tanrılar kehanetin kaçınılmazlığını anlamamakta direnecek. Kehanet başka pek çok öngörüde de bulunuyordu. Neghkul"tar"ın kaderindeki lanet kendi şifasını dibinde taşımaktı, öyle oldu. Neghkul"tar"ı alaşağı edecek bir silah mevcut. Aynı zamanda onu tüm diğer güçlerden koruyabilecek bir kalkan. Bundan haberinin olmaması ise bir zaaf."
"Sizi buraya bizim diyarlara yeniden ayak basacağımız günü getirecek ritüelin son aşamasını bildirmek için çağırdık."
Aynada yanmış bir ormanın içinde çevresine bakınmakta olan Nodaril"in yüzü gözükür.
"Ritüelin gerçekleşeceği yere bu kadim güçlerle donanmış kapıyı "aynayı- götürün. O elfi bulun. Onu ritüelin odasına getirin ve bana kanını sunun. Aynanın olukları kanla dolduğunda mühür kırılacak ve bizim yeniden varoluş düzlemine ayak basacağımız tarihi ana tanıklık edeceksiniz."
Morandisame hiç düşünmeksizin belindeki bir hançerle sol kolunu keserek kanını aynaya sunarken ihtirasla konuşuyordu: "Benim kanımı alın tüm karanlığın, ölümün ve kaosun lordu! Sadık hizmetkarınızınkini alın!". Koluna giren bir kramp ile akan kan kendi vücudunu yakmaya başladı Kolunun dirsekten aşağısı kısa sürede tamamen karardı.
O, sunulan kana cevabını verdi: "Senin kirlenmiş kanın değil mührü kırıp bizi çıkartmak, senin sefil varlığına bile bir katkı sağlamaz. Tamamen saf ve ölümlü olmayan hiçbir kan bu mührü kıramaz."
Arkada hala havada asılı duran Zarthel tüm korkusuna rağmen kendisini zorlayarak titreyen çatallaşmış sesiyle konuştu: "Gelip varlığınızla bizi şereflendirince"" Ağzının kuruduğunu hissetti, kalbi dışarıya fırlayacak gibiydi "bu diyarlar üzerindeki planınız nedir ey en yüce olan."
Saygılı konuşmasının bir cevap alma yolunda hiçbir katkısı olmamıştı: "Sefil bir ölümlü bizim planlarımızı sorgulayamaz."
Zarthel vücudundaki tüm damarlar derisinin yüzünde gözükürken ve vücudunda inanılmaz bir gerilim hissederken korku içinde feryatlar atıyordu. Yanındaki Morandisame kendi kolundaki acıyla beraber tutulduğu kahkaha kriziyle buna eşlik ediyordu. Zarthel"in vücudundaki damarlardan kan sızmaya başlarken etinin de saydamsılaşmaya başladığını hissetti. Eti dışarıya doğru inanılmaz bir basınç gösterirken nerdeyse odadaki hiç bir şey saydamsılıktan gözükmüyor ve bağırış ve gülüşlerin karışımıyla duyulmuyordu. Vücudundaki etler baskıya dayanamayaıp dışarıya doğru patladı ve organları odanın etrafına saçıldığında Morandisame kahkahanın doruklarındaydı. Bir an sonra Zarthel ölmeden önce durduğu yerde hala canlı durduğunu fark etti. Sonsuz acının dinmesi ve hala yaşıyor olduğuna binlerce kez şükredebilirdi ama bunun için doğru zaman ve doğru yer değildi. Bu karmaşada odanın içinde fark edilmediğini zanneden bir hırsızın saydamsılaştığı sıra odanın duvarının içine girip içeride hapsolarak feci bir şekilde can verdiğini kimse fark etmemişti.
"Görevini yap fani ve hatanın cezasını unutma. Öleceksin muhakkak. Bunun bizim elimizden olmasını tercih etmeyeceksin. Git ve o elfi getirirken öl. Yanındaki diğer büyücüler onu buraya getirebilecektir."
Kor alevle yanan gözler Morandisame"ye çevrildi, kahkaha krizi bakışla beraber aniden sonlandı: "En iyilerini seç. Nodaril diye nitelendirilen kutsanmış kana sahip elfi diğerlerinin yanından uzaklaştırarak başka bir düzleme çağırırken sen burada kalacaksın. şu sefil büyücüyü ve seçtiklerini elfi getirmeleri için yolla."
Morandisame hevesle söylenenleri yapmak için kıpırdandı: "Ben de onu buraya sürükleyenlerden olamaz mıyım? Acısını seyredenlerin arasında?"
"Senin kaderin mührün kırılışını görmek. Seni çok daha özel bir an için düşünüyoruz. Kaosun kendisi seni ödüllendirecek."
"Kaosun kalbi diyarı saracak."
Aynadaki görüntü aniden silindi ve odadakiler vücutlarının kaldırabileceği son aşamayı geçmiş olmanın verdiği bitkinlikle aynı anda bayıldılar.
Siyah adamantitten yapılmış infernal dilde rünlerin kazılı olduğu dev aynanın önünde bu sefer hırslı görünümlü genç bir dişi büyücü vardı. Dişinin gözlerindeki çılgınlık derinlere vardıkça devam ediyor ve ediyordu. Bir ölümlünün kaldırabileceği sınırsızlığın ötesine dek. Gizli Asa"nın Büyücüleri"nde ölen liderin boşluğundaki kargaşadan güzel bir şekilde yararlanmış delicesine cüretkar hamleler ile diğerlerini kendi buyruğuna girmeye zorlamıştı.
Bu çılgınlık genç büyücü Morandisame Meriyuda de Tarappirivor"un aynanın karşısına geçmesiyle kendini katlamış görüntüsü bile bir ölümlünün hayatını değiştiren bu varlığın önüne çıkarmıştı. O"nun Morandisame üzerindeki etkisi bu sefer bir önde geleninde olduğu gibi yaşlanma değil çıldırmaydı. Yapması gerekecekler için uygun bir etki. Genç büyücünün arkasında aynaya yüzü dönük orta yaşlarında saçlarının çoğu dökülmüş kalanları ise terden sırılsıklam olmuş şişmanca bir adam duruyor, titremesine engel olmaya çalışıyordu.
Ayna onları çağırmıştı. İkisi de aynanın önüne geldikten bir süre sonra aynanın ortasında karanlık girdaplar dönmeye başladı, girdaplar ateşsi bir kırmızılığa çaldı ve görüntünün yavaş yavaş belirginleşmesiyle O gözüktü. Yanındaki Zarthel"in elindeki asasını düşürmesiyle Morandisame çılgıncasına bir kahkaha atmaya başladı. Zarthel korkusundan ne yapacağını şaşırmış bir halde ne yaptığını bilemeyerek ve gözünü aynadan ayıramayarak elini asasının olduğunu tahmin ettiği yere doğru yönelterek eğilmeye çalıştı. Vücudunun kaskatı kesildiğini ve ayağının da yere basmadığını tam o zaman fark etti. Kahkahanın sesi duruldu ve yerini bir delicesine zevk alan bir bakışa ve sadistçe bir sırıtmaya bıraktı.
O konuştu:
"Karar günü geldi. Karar verildi, Kehanetin seçilmişi kaosun kalbine gidecek. Diyarlarda yaşanan kargaşa yerini kaosun sonsuz kucaklamasına bırakacak. 2500 yıldır beklediğimiz ve geleceğini yıllar öncesinden gördüğümüz Neghkul"tar geri döndü. Neghkul"tar"ın dönüşü diyarın geleceğinde kazılıydı. Silinemez bir yazıyla."
Kulakların duyduğu ses bir an durakladı. Her iki büyücü de gözlerin ta içlerine işlediğini hissediyor, beyinlerini kasıp kavuran bir güçle kafalarına yerleştirilen sözleri duyuyorlardı:
"Yıkımın gelişi engellenemez. Ama hızlandırılabilir."
Gözleri kan çanağına dönmesine ve kulaklarından kan akmasına rağmen söylenen sözleri beyinlerinin dışında bir yerde hissetmekten memnun oldular:
"Onu ilahların durduramayacağını kehanet yazıyordu. Güçlerinin yüksekliği ile kibirlerinin gözlerini kör etmesine izin veren tanrılar kehanetin kaçınılmazlığını anlamamakta direnecek. Kehanet başka pek çok öngörüde de bulunuyordu. Neghkul"tar"ın kaderindeki lanet kendi şifasını dibinde taşımaktı, öyle oldu. Neghkul"tar"ı alaşağı edecek bir silah mevcut. Aynı zamanda onu tüm diğer güçlerden koruyabilecek bir kalkan. Bundan haberinin olmaması ise bir zaaf."
"Sizi buraya bizim diyarlara yeniden ayak basacağımız günü getirecek ritüelin son aşamasını bildirmek için çağırdık."
Aynada yanmış bir ormanın içinde çevresine bakınmakta olan Nodaril"in yüzü gözükür.
"Ritüelin gerçekleşeceği yere bu kadim güçlerle donanmış kapıyı "aynayı- götürün. O elfi bulun. Onu ritüelin odasına getirin ve bana kanını sunun. Aynanın olukları kanla dolduğunda mühür kırılacak ve bizim yeniden varoluş düzlemine ayak basacağımız tarihi ana tanıklık edeceksiniz."
Morandisame hiç düşünmeksizin belindeki bir hançerle sol kolunu keserek kanını aynaya sunarken ihtirasla konuşuyordu: "Benim kanımı alın tüm karanlığın, ölümün ve kaosun lordu! Sadık hizmetkarınızınkini alın!". Koluna giren bir kramp ile akan kan kendi vücudunu yakmaya başladı Kolunun dirsekten aşağısı kısa sürede tamamen karardı.
O, sunulan kana cevabını verdi: "Senin kirlenmiş kanın değil mührü kırıp bizi çıkartmak, senin sefil varlığına bile bir katkı sağlamaz. Tamamen saf ve ölümlü olmayan hiçbir kan bu mührü kıramaz."
Arkada hala havada asılı duran Zarthel tüm korkusuna rağmen kendisini zorlayarak titreyen çatallaşmış sesiyle konuştu: "Gelip varlığınızla bizi şereflendirince"" Ağzının kuruduğunu hissetti, kalbi dışarıya fırlayacak gibiydi "bu diyarlar üzerindeki planınız nedir ey en yüce olan."
Saygılı konuşmasının bir cevap alma yolunda hiçbir katkısı olmamıştı: "Sefil bir ölümlü bizim planlarımızı sorgulayamaz."
Zarthel vücudundaki tüm damarlar derisinin yüzünde gözükürken ve vücudunda inanılmaz bir gerilim hissederken korku içinde feryatlar atıyordu. Yanındaki Morandisame kendi kolundaki acıyla beraber tutulduğu kahkaha kriziyle buna eşlik ediyordu. Zarthel"in vücudundaki damarlardan kan sızmaya başlarken etinin de saydamsılaşmaya başladığını hissetti. Eti dışarıya doğru inanılmaz bir basınç gösterirken nerdeyse odadaki hiç bir şey saydamsılıktan gözükmüyor ve bağırış ve gülüşlerin karışımıyla duyulmuyordu. Vücudundaki etler baskıya dayanamayaıp dışarıya doğru patladı ve organları odanın etrafına saçıldığında Morandisame kahkahanın doruklarındaydı. Bir an sonra Zarthel ölmeden önce durduğu yerde hala canlı durduğunu fark etti. Sonsuz acının dinmesi ve hala yaşıyor olduğuna binlerce kez şükredebilirdi ama bunun için doğru zaman ve doğru yer değildi. Bu karmaşada odanın içinde fark edilmediğini zanneden bir hırsızın saydamsılaştığı sıra odanın duvarının içine girip içeride hapsolarak feci bir şekilde can verdiğini kimse fark etmemişti.
"Görevini yap fani ve hatanın cezasını unutma. Öleceksin muhakkak. Bunun bizim elimizden olmasını tercih etmeyeceksin. Git ve o elfi getirirken öl. Yanındaki diğer büyücüler onu buraya getirebilecektir."
Kor alevle yanan gözler Morandisame"ye çevrildi, kahkaha krizi bakışla beraber aniden sonlandı: "En iyilerini seç. Nodaril diye nitelendirilen kutsanmış kana sahip elfi diğerlerinin yanından uzaklaştırarak başka bir düzleme çağırırken sen burada kalacaksın. şu sefil büyücüyü ve seçtiklerini elfi getirmeleri için yolla."
Morandisame hevesle söylenenleri yapmak için kıpırdandı: "Ben de onu buraya sürükleyenlerden olamaz mıyım? Acısını seyredenlerin arasında?"
"Senin kaderin mührün kırılışını görmek. Seni çok daha özel bir an için düşünüyoruz. Kaosun kendisi seni ödüllendirecek."
"Kaosun kalbi diyarı saracak."
Aynadaki görüntü aniden silindi ve odadakiler vücutlarının kaldırabileceği son aşamayı geçmiş olmanın verdiği bitkinlikle aynı anda bayıldılar.